{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/1921 <br>KARAR NO\t: 2026/304<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 20/06/2023<br>NUMARASI\t: 2021/119 E. - 2023/119 K.<br>DAVANIN KONUSU: Markanın Hükümsüzlüğü<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA DİLEKÇESİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin mobil oyun ve bilişim sektöründe faaliyet gösteren ve dünya çapında editörün seçimi ödüllerini almış, tanınan bir uygulama üreticisi olduğunu, müvekkilinin  ...'da yayınlanan ve dünya çapında 50 milyonunun üzerinde kullanıcısı olan... gibi birçok oyunu bulunduğunu, davalı ... Hizmetleri tarafından müvekkili şirkete Beşiktaş 28. Noterliği'nin 27 Mayıs 2021 gün ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek, “...” marka ibaresinin TPMK nezdinde kendilerine ait olduğu, bu durumun Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1-b ve 29/1-c maddelerini ihlal ettiği ifade edilerek, marka hakkına tecavüz teşkil eden oyunu internet üzerindeki mevcut tüm platformlardan kaldırılmasının talep edildiğini,   davalının sahibi olduğu markaların SMK’nun 4. ve 5. maddeleri uyarında tescil edilmemesi gereken markalar olmasının yanı sıra, söz konusu bu ibarelerin davalının markaları tescil etmesinden önce de müvekkili şirketçe kullanıldığını, davalıya  ait  ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”,  ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...” markalarındaki ibarelerin  genel itibari ile “....)” gibi cins, çeşit, vasıf, coğrafi kaynak gibi mal ya da hizmetin özelliklerini belirten ibareler olup, oyun içeriği hakkında tanımlayıcı bilgiler içeren ifadeler olduklarını, yine bu ibarelerin dünya çapında ticaret alanında herkes tarafından kullanılan ve topluma mal olmuş ifadeler olduklarını, bu sebeplerle SMK’nun 5/1-c maddesi marka tesciline konu olamayacaklarını, davalının hak sahibi olduğu ... başvuru numaralı “...” markasının, esas itibariyle oyunun otobüs simülasyonu oyunu olduğunu anlatan bir marka olup, doğrudan doğruya sunulan hizmetin cins, vasıf, çeşit ve diğer özelliklerini gösteren bir adlandırmadan ibaret olduğunu, ... başvuru numaralı “...” markasının oyunun otobüs simülasyonu olduğunu tanımlayan, ayırt edici herhangi bir özelliği olmayan bir marka olduğunu, ... başvuru numaralı “...” markasının oyunun kamyon simülasyonu olduğunu tanımlayan ayırt edici herhangi bir özelliği olmayan bir marka olduğunu, ... başvuru numaralı “...” markasının Avrupa menşei olduğu izlenimi uyandırabilecek oyunun kamyon simülasyonu olduğunu tanımlayan, ayırt edici herhangi bir özelliği olmayan bir marka olduğunu, ... başvuru numaralı “...” markasının oyunun bir trafik yarışı olduğunu belirten iki kelimeden ibaret olduğunu, ... ve ... başvuru numaralı “...” markalarının trafik yarışçısı, ... başvuru numaralı “...” markasının trafik sürücüsü, 2015 17001 başvuru numaralı “...” markasının yarış kulübü anlamına geldiğini, SMK’nun 5/1-c maddesi uyarınca marka olarak tescil edilemeyeceklerini, davalının 9. sınıfta yer alan “Elektronik cihazlar için (Bilgisayar, cep telefonu, tablet, akıllı saat, oyun konsolu vb.) oyunlar ve yazılımlar” bakımından tescil ettirdiği “... kelimelerinin, ilgili oyun sektöründeki bütün firmalar tarafından kullanılan ve oyunların genel özelliklerini ifade eden kelimeler olduklarını, bu kelimelerin mobil, PC ve konsol gibi farklı oyun platformlarında farklı firmalar tarafından, oyun içeriğini ifade etmek için kullanıldıklarını, “...” kelimesinin İngilizce ..., son anlamına geldiğini, oyun literatüründe son sürüm olduğunu ifade etmek için kullanıldığını, oyunun özelliğini ortaya koyan tanımlayıcı işaretler olduklarını, bu sebeple SMK’nun 4. ve 5. maddeleri ile bağlantılı 25/1. maddesi uyarınca davalının markalarının hükümsüz kılınması gerektiğini, davalının buna rağmen oyun sektöründeki hemen bütün firmalar tarafından kullanılan kelimeleri marka olarak tescil ettirmesinin dürüst olmayan bir davranış olduğunu, davalının markalarının SMK’nun 6/9. maddesi uyarınca da kötü niyetli tescil nedeniyle hükümsüz kılınması gerektiğini, müvekkili şirkete ait oyunların dosyaya sunulan ayrıntılı açıklamalarından görüldüğü üzere “....” uygulamasının 5 Nisan 2018, “....” uygulamasının 18 Şubat 2018, “....” uygulamasının 17 Mart 2018 tarihinde yayınlandığını, dolayısıyla bu ibarelerin kullanımının müvekkili şirket tarafından ..., ..., ..., ... numaralı başvurulardan çok daha önce olduğunu, bu nedenle markaların hükümsüz kılınması gerektiğini belirterek; öncelikle, müvekkilinin ağır ve telafisi imkansız zararlar görmesinin önlenmesi bakımından, dava konusu tescillerden doğan hakların müvekkili aleyhine dava süresince kullanılmasının geçici olarak durdurulması yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama neticesinde davalı adına tescilli ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...”, ... başvuru numaralı “...” markalarının, tescil kabiliyetini haiz olmadığından bu tescillerin hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP DİLEKÇESİ:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; <br> müvekkili şirketin markalarına bir bütün olarak bakıldığında stilize kullanıma ve karakteristik imaja sahip markalar olması nedeniyle, davacı tarafın SMK madde 5/1-c ve 5/1-d hükümleri anlamındaki müvekkili şirketin markalarında yer alan ibarelerin ayırt edici özelliği olmadığı gerekçesiyle tescil engeli taşıdığı iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca, müvekkili şirketin oyunlarının tanınmışlığı ve tescilli markalarının fiili olarak bu tanınmış oyunlara ilişkin olarak kullanılması nedeniyle müvekkili şirketin bu davaya konu olan markaları tescil ettirmesinin dürüst olmayan bir davranış olarak nitelendirilemeyeceğini, müvekkili şirketin “...” ve “...” türünde oyunlar üreten ve bu alanda tanınırlığını kanıtlamış bir şirket olduğunu, ilk oyununu 2014 yılında “... ...” adıyla piyasaya süren müvekkili şirketin 2014 yılından bu yana “...” ve “...” türünde cep telefonuna indirilebilen çevrimiçi oyunlar ürettiğini,  09/02/2015 yılında İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarası ile tescil olarak faaliyetlerini sürdürdüğünü,  kurulduğu günden bu yana ürettiği çevrimiçi oyunları piyasaya süren müvekkili şirketin iş hacmini her geçen gün daha da büyüterek 2016 yılında İzmir’de de bir şube açtığını, ana merkez ofisin Türkiye’nin en prestijli ve tanınan şirketlerinin ana merkezlerinin bulunduğu İstanbul ... ...’da olan müvekkili şirketin kısa sürede oyun piyasasında özellikle de “...” ve “...” türündeki oyunları ile uluslararası çapta ün yaptığını, araç ... oyunlarının araçların çeşitli işletim sistemleri tarafından gerçekçi bir şekilde yorumlanarak oyuncuya sunulan oyunlar olduğunu, otomobil, uçak, deniz taşıtları, uzay araçları, askeri araçlar vb. çeşitli araçları ve taşıtları içeren bu oyunların, oyuncuya sürücünün perspektifinden bu taşıtları kullanmasına veya araçlar ile mücadele etmesine olanak sağladığını, ... Derneği'nin ... türdeki oyunları basit kontrol mekanizmasına sahip ve öğrenmesi kolay oyunlar olarak tanımladığını ve bu oyunların ortalama tüketici tarafından yoğun olarak tercih edildiğini vurguladığını, basit ama işlevsel kontrol mekanizmalarına sahip olması sebebiyle, ... türdeki oyunların çok geniş bir pazar kitlesi tarafından tercih edildiğini, ... türdeki oyunların geniş kitlelere hitap etmesi nedeniyle oyun geliştiricileri tarafından bu oyun türünde her geçen gün yeni oyunlar üretildiğini, müvekkili şirketin ise her geçen gün sayısı artan oyunlar arasında kendi kitlesini yaratabildiği ve oyunlarında istikrarlı bir şekilde kaliteyi sağlayabildiği için piyasada uzun yıllardır başarıyla var olabildiğini, müvekkili şirketin marka yaratma sürecinde TÜRKPATENT nezdinde tescil süreçlerini itina ile yürüttüğünü ve davacı tarafından verilen mütalaanın taraflı olduğunu, kendilerince sunulacak mütalaa haklarını saklı tuttuklarını beyan ederek, tüm açıklamaları sebebi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br>İlk derece mahkemesi 2021/119 esas, 2023/119 karar sayılı, 20/06/2023 tarihli kararı ile; ''Davalıya ait markalar incelendiğinde, İngilizce kelimelerden ve şekilden oluştukları, alınan bilirkişi raporları ile  ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Şehir Sürüşü\" olduğu, bu ismi taşıyan bilgisayar oyunlarının da şehirde araba sürmekle ilgili oldukları ve bu isimle bilindikleri, ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Trafik Yarışçısı\" olduğu, trafikte yarış oyunlarının genel adı olduğu, ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Trafik Sürücüsü\" olduğu, trafikte araç sürülmesiyle ilgili oyunların adı olduğu, ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Trafik Yarışı\" olduğu, trafikte araç kullanarak yarışma konusunu içeren oyunların genel adı olduğu , ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Kamyon Simülatörü\" olduğu, kamyon sürüşüyle ilgili bilgisayar oyunlarının genel adı olduğu, bu nedenle bu markaların  9.sınıfta tescilli oldukları \"elektronik cihazlar için (bilgisayar, cep telefonu, tablet, akıllı saat, oyun konsolu vb.) oyunlar ve yazılımlar\" mal ve hizmetleri için tanımlayıcı nitelikte oldukları, SMK'nun 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüz kılınmaları gerektiği kanaatine varılmıştır.<br>Davalının ... başvuru numaralı “...+Şekil” markası  ile  ... başvuru numaralı “...+Şekil” markası ise yalnızca 42. Sınıfta \"Bu sınıfa dahil olup mühendislik, mimarlık, bilgisayar hizmetleri kapsamına girmeyen her türlü tasarım hizmetleri; grafik sanat tasarım hizmetleri (reklam amaçlı tasarım ve peyzaj tasarımı hariç). Sanat eserleri orijinallik onay hizmetleri.\" için tescilli olup, 09 sınıfta tescilli olmadığından ve tescilli oldukları mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmadıklarından SMK'nun 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, yine ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının da yalnızca 42 ve 41. sınıflarda tescilli olduğu, bu marka da 09 sınıfta tescilli olmadığından ve tescilli olduğu mal ve hizmetler için tanımlayıcı olmadığından SMK'nun 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Davalıya ait ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının Türkçe karşılığının \"... Lig\" olduğu, ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının Türkçe karşılığının \"Avrupa Kamyon Simülatörü\" olduğu, ve ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının Türkçe karşılığının da \"Yarış Kulübü\" olduğu, bu isimlerin doğrudan bir oyunu tanımlamadıkları, bu nedenle SMK'nun 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ile  davacının oyunlarının yayın tarihinin en erken 18/02/2018 olduğu, davalının 2015, 2016, 2017 tarihlerinde tescil başvurusunda bulunduğu markalarıyla ilgili, davacının gerçek hak sahipliği iddiasında bulunamayacağı, davalının, ... tescil numaralı \"...+Şekil\"  ibareli ve ... tescil numaralı \"...+Şekil\" ibareli markalarının dava konusu 09. sınıf çıkarılarak kısmi tescil edilmesi sebebi ile bu markalar üzerinde de davacının oyun adları nedeniyle 6769 Sayılı SMK'nun 6/3. maddesi kapsamında hak sahibi olmadığı,   davalıya ait ... tescil numaralı \"...+Şekil\"  ibareli markanın 03/10/2018 tarihinde koruma altına alındığı, davacının ....adlı oyunu 18/02/2018 tarihinde, .... adlı oyununun 17/03/2018 yılında, .... adlı oyunu 05/04/2018 tarihinde yayınlanmaya başladığı , davalının markasının \"...\" olduğu, davacıya ait ...., .... ve .... ibareli markalardan görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olması sebebi ile bu marka üzerinde de 6769 Sayılı SMK'nun 6/3. maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarından bahsedilemeyeceği, davalıya ait ... tescil numaralı \"...+Şekil\"   ibareli markanın 16/01/2020 tarihinde koruma altına alındığı, davacının ....adlı oyununun 18/02/2018 tarihinde, .... adlı oyununun 17/03/2018 yılında, .... adlı oyunu 05/04/2018 tarihinde yayınlanmaya başladığı,  davalı taraf markasının \"...\" olduğu,  davacıya ait ...., .... ve .... ibareli markalardan görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olması sebebi ile bu marka üzerinde de 6769 Sayılı SMK'nun 6/3. maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.<br>Somut olay incelendiğinde; davacı ve davalı markalarının özel bir çalışma sonucu oluşturulduğu, markalar arasında yanaştırma yapmak suretiyle benzerlik bulunmadığı, ... ibarelerinin oyun içeriğine atıfta bulunması sebebi ile  ihtilaf konusu oyunlar ve yazılımlar için bir araya getirilerek kullanılabileceği, davalının bu ibareleri içeren bir kısım markalarının davacının oyun yayın tarihlerinden daha önce tescil edildiği, davalının sonraki marka tescil müracaatını gerçekleştirirken “kötüniyetli” olduğunu ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafından davalının marka tescil tarihlerinde kötüniyetli olduğunu  gösterir herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, SMK'nun 6/9. maddesi uyarınca davalının markalarının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı kanaatine varılmıştır.  Tüm bu nedenlerle, davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı adına tescilli ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\", ... numaralı \"...\" markalarının 9.sınıfta tescilli oldukları \"elektronik cihazlar için (bilgisayar, cep telefonu, tablet, akıllı saat, oyun konsolu vb.) oyunlar ve yazılımlar\" mal ve hizmetleri için KISMEN HÜKÜMSÜZLÜKLERİNE VE SİCİLDEN TERKİNLERİNE, <br>Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin REDDİNE \" karar vermiştir.<br>İSTİNAF:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka hükümsüzlüğüne konu \"...\" ve \"...\" ibareli markaların tescili üzerinden beş yıldan fazla süre geçmesine rağmen davanın ikame edildiğini, mahkemenin SMK’nın 25/6. maddesi uyarınca re’sen gözetmesi gereken beş yıllık hak düşürücü süreyi dikkate almadığını, müvekkili “...” ibareli markası 25.05.2016 tarihinde ve “...” ibareli markası ise 26.08.2016 tarihinde tescil ettirdiğini, markaların tescilinde kötü niyet bulunmadığının kararda sabit olduğunu, \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" ibareleri, Türkçede “Şehir Sürüşü, Trafik Yarışçısı, Trafik Sürücüsü, Trafik Yarışı, Kamyon Simülatörü” anlamına gelen Türkiye’deki ortalama tüketici tarafından bilinemeyecek, basit olmayan İngilizce kelimelerden oluştuğunu, söz konusu markaları oluşturan İngilizce ibarelerin Türkiye’deki ortalama tüketici tarafından doğrudan tanımlayıcı kelimeler olarak algılanamayacağını, mahkeme müvekkili markalarını yalnızca kelime markasıymış gibi nitelendiren ve salt kelimelerin tercümesiyle markaların tanımlayıcı olduğu yönünde hatalı tespitler içeren bilirkişi raporunu esas aldığını, söz konusu markaların dünya genelinde milyonlarca indirilme sayısına ulaşıp ... gibi dev markalarla iş birliği yaparak SMK 5/2 maddesi kapsamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun markaların logo ve özgün görsel tasarımlarını göz ardı ederek yalnızca kelime anlamı üzerinden hatalı değerlendirme yaptığını ve markaların bütünsel olarak stilize bir karaktere sahip olduğunu ileri sürdüğünü, oluşturulan raporun denetime elverişsiz, hatalı ve eksik inceleme ile oluşturulduğunu,  müvekkili şirketin piyasaya sürdüğü oyunlar “...” olarak bilinen çeşitli marketlerde 600 milyondan fazla indirildiğini aylık 95 milyon aktif kullanıcıya ulaştığını, müvekkili şirkete ait markalar salt marka adı olarak değil, marka + logo şeklinde tescil edildiğini, bu sebeple de 6769 sayılı Kanun’un 5/1(c). maddesi kapsamında değerlendirilebilmesi hukuken mümkün olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP:<br>Davacı vekili istinafa cevap ve katılma yolu ile başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kısmen kabul kararı usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkemenin 5/1(c) kapsamında gerçekleştirdiği tespit ile söz konusu markaların hükümsüz olduğuna dair karar, haklılıklarını ispatladığını, davalı tarafından ilgili ibarelerin tanımlayıcı nitelikte olmadığının ileri sürülmesi, gerçekle örtüşmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, marka hükümsüzlük davası yasal süresine uygun ikame edildiğini, davalı iddia ve taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, zamanaşımı iddialarının kabul edilemeyeceğini, davalı mahkemeyi kötü niyetli olarak yanıltmaya çalıştığını belirterek davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının kabul yönünden onanmasını, davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğundan  kısmen red yönünden kaldırılarak uyuşmazlık konusu davalı markaların tüm mal ve hizmetler bakımından hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  Dava; davalı markalarının tescilli oldukları mal ve hizmetler için cins ve çeşit belirten ibarelerden oluştuğu, gerçek hak sahibi olunduğu ve kötüniyetle tescil edildiği iddialarına dayalı olarak SMK’nın 5/1-c , 6/3 ve 6/9. maddeleri uyarınca açılan markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, taraf vekillerinin yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Davalı tarafça davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı savunulmuş ve istinaf sebebi yapılmış ise de davanın mutlak ve nispi ret nedenlerine dayalı olarak ikame edildiği, mutlak ret nedenlerinde kamusal yarar bulunduğundan belli bir sürenin geçmesi ile kamusal yararın ortadan kalkmasının söz konusu olamayacağı, bu kapsamda mutlak ret nedenine dayalı talep yönünden SMK'nın 25/6. maddesinin uygulanma kabiliyeti bulunmadığı gibi gerçek hak sahipliği ile kötüniyet iddiasına dayalı nispi ret istemleri kapsamında beş yıllık süre yönünden anılı maddenin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda aksi yöndeki davalı savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır.  Mutlak ret nedenine dayalı inceleme kapsamında uygulanması gereken SMK'nın 5/1-c maddesinde düzenlenen, marka tescil başvurusundaki işaretin tanımlayıcılığıdır. Anılı düzenlemeye göre ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler marka olarak tescil edilemezler. Düzenlemenin amacı, herkesin kullanımına açık olması gereken işaretlerin marka tescili yoluyla belirli kişi veya kişilerin tekeline verilmesinin önlenerek kamu yararının sağlanmasıdır. (Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, İstanbul 2018, s. 149)  Açıklanan yazılı açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; her ne kadar davalı tarafça, \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" ibarelerinin, Türkçe'de “Şehir Sürüşü, Trafik Yarışçısı, Trafik Sürücüsü, Trafik Yarışı, Kamyon Simülatörü” anlamına gelen Türkiye’deki ortalama tüketici tarafından bilinemeyecek, basit olmayan İngilizce kelimelerden oluştuğunu, söz konusu markaları oluşturan İngilizce ibarelerin Türkiye’deki ortalama tüketici tarafından doğrudan tanımlayıcı kelimeler olarak algılanamayacağı istinaf sebebi yapılmış ise de tanımlayıcı işaretin İngilizce ifadeler olabilmesi mümkündür.  Nitekim öğretide ve Yargıtay uygulamalarında ticaret alanında cins, çeşit ya da karakteristik özellik belirten bir kelime ya da işaretin yabancı dildeki karşılığının da marka olarak tescilinin mümkün olmadığı istikrarlı şekilde belirtilmektedir. Bu noktada yabancı kelimenin ilgili sektörde yaygın olarak bilinip bilinmediğine bakılması gerekmekte olup   davalının ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Şehir Sürüşü\" olduğu, bu ismi taşıyan bilgisayar oyunlarının da şehirde araba sürmekle ilgili oldukları ve bu isimle bilindikleri, ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Trafik Yarışçısı\" olduğu, trafikte yarış oyunlarının genel adı olduğu, ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Trafik Sürücüsü\" olduğu, trafikte araç sürülmesiyle ilgili oyunların adı olduğu, ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Trafik Yarışı\" olduğu, trafikte araç kullanarak yarışma konusunu içeren oyunların genel adı olduğu , ... numaralı \"...\" markasının Türkçe karşılığının \"Kamyon Simülatörü\" olduğu, kamyon sürüşüyle ilgili bilgisayar oyunlarının genel adı olduğu, bu nedenle bu markaların  9.sınıfta tescilli oldukları \"elektronik cihazlar için (bilgisayar, cep telefonu, tablet, akıllı saat, oyun konsolu vb.) oyunlar ve yazılımlar\" mal ve hizmetleri için tanımlayıcı nitelikte oldukları, oyun sektöründe İngilizce temel dil olup ortalama tüketici kitlesi yönünden yaygın şekilde bilinip kullanıldığından 9. sınıfta tescilli işbu markaların SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüz kılınmaları gerektiği anlaşılmıştır. Davalının 2019 /59942 başvuru numaralı “...+Şekil” markası  ile  ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının ise yalnızca 42. sınıfta tescilli oldukları, 2015/ 26332 başvuru numaralı “...+Şekil” markasının yalnızca 41 ve 42. sınıflarda tescilli olduğundan tescilli oldukları sınıflarda tanımlayıcı olmadığı, ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının Türkçe karşılığının \"... Lig\" olduğu, ... başvuru numaralı “...+Şekil” markasının Türkçe karşılığının \"Avrupa Kamyon Simülatörü\" olduğu, ve 2015/ 71001 başvuru numaralı “...+Şekil” markasının Türkçe karşılığının da \"Yarış Kulübü\" olduğu, bu ibarelerin doğrudan bir oyunu tanımlamadıklarından, işbu markalar yönünden SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığına yönelik ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir. Son olarak davacının gerçek hak sahipliği ve marka başvurusunda kötüniyet iddiaları yönünden  dosya tetkik edildiğinde; davacının oyunlarının yayın tarihinin en erken 18/02/2018 olarak tespit edildiği, davalının 2015, 2016, 2017 tarihlerinde tescil başvurusunda bulunduğu markalarıyla ilgili olarak davacının gerçek hak sahipliği iddiasına cevaz verilemeyeceği, davalının, ... tescil numaralı,  ... tescil numaralı, ... tescil numaralı, ... tescil numaralı  markaları ile davacının oyunlarındaki ibarelerin görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olması sebebi ile işbu markalar yönünden SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında hükümsüzlük koşullarından bahsedilemeyeceği gibi ... ibarelerinin oyun içeriğine atıfta bulunması sebebi ile  ihtilaf konusu oyunlar ve yazılımlar için bir araya getirilerek kullanılabileceği, davalının bu ibareleri içeren bir kısım markalarının davacının oyun yayın tarihlerinden daha önce tescil edildiği, davalının sonraki marka tescil müracaatını gerçekleştirirken “kötüniyetli” olduğunu ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacı tarafından davalının marka başvurusunda kötüniyetli olduğunu  gösterir herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla, SMK'nın 6/9. maddesi uyarınca davalı markalarının hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığına yönelik ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik görülmemiştir. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre,  HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20/06/2023 tarih ve 2021/119 E., 2023/119 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-  Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  732,00 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-  Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d88933a72403f6d1","SID":"9225235b3729a380"}}