{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1469 Esas<br>KARAR NO: 2026/363 Karar<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/05/2024<br>NUMARASI: 2022/135 E.  -  2024/143 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 27/02/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  Türkiye ve Dünyada ulaşılabilir lüks kavramının öncülerinden olan ...'nın, 30 yılı aşan deneyimin, sahip olduğu sağlam alt yapı ve uluslararası iş anlayışının gücüyle büyük hedeflerine hızla yaklaşmakta olan ve moda arenasında ülkemizi başarıyla temsil eden bir marka olduğunu, davacının \"...\" markasını 1/02/03/04/05/06/07/08/09/10/12/13/14/15/16/17/18/19/20/21/22/23/24/25/26/27/28/31/32/33/34/35/36/37/38/39/40141/42143144/45 sınıfları için Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirerek, marka tescilinden doğan haklara münhasıran sahip olduğunu, davacı markasının, tanınmış bir marka olup, \"...\" ibaresinin aynı zamanda davacı şirketin ticari unvanının........... kelimesi ve en önemli parçası olduğunu, davacı şirket ile karşı tarafın aynı iş kolunda faaliyet gösterdiğini, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından \"...\" markasının tanınmış marka olarak tespit edildiğini, davacının marka tescilinden doğan hakların münhasıran sahibi olduğu \"...\" markalarının ana unsuru \"...\" iken, davalının yaptığı \"...\" ibaresinin marka tescil başvurusuna yapılan itirazın, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, davacı markası ile karşı tarafın ticari faaliyetlerine devam ettiği \"...\" markaları arasında SMK'nun 6/1. maddesi kapsamında benzerlik olduğunu ve durumun aynı zamanda haksız menfaate sebep olduğunu, davacının itibarını zedelediğini, davacı tarafından davalıya ....... ....... Noterliği'nin .....03.2022 tarih ve ... Yevmiye numarası ile aykırılığın giderilmesi ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerine son vermesi için ihtarname gönderildiğini, ancak davalının davacının markadan doğan münhasır haklarına tecavüzünün devam ettiğini, davalı tarafın davacı şirketin markası ile iltibas yaratacak nitelikte olan \"...\" ve \"... .......\" markalarını haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığına, taklit edildiğine ilişkin bazı görüntülere dilekçe içeriğinde yer verildiğini, davalı tarafın davacı adına tescilli markayı davacının herhangi bir rızası ve onayı olmaksızın davalı tarafa ait; https:/www.............com/ linkindeki internet sitesindeki tüm görsellerde ve kataloglarında, https:/......../........- bağlantılı ınstagram hesabında, haksız bir biçimde kullandığını, haksız rekabetin işlendiğinin taraflarınca tespit edildiğini, davacı ve davalı şirketlerin aynı alanda faaliyet gösterdiklerini, .....12.2004 tarihinde odaya tescil edilen davacı şirketin kuruluşunun .........12.2004 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiğini, davacı şirketin faaliyet gösterdiği meslek grubu \"38-hazır ... ve konfeksiyon\" olup, iş konusunun ise yün, tiftik, ipek, pamuk, keten, deri gibi tabii maddelerle naylon akrilik, polyester, floş gibi sentetik maddelerden veya bunların karışımlarından oluşan iplik, kumaş örme, dokuma gibi tekstil ürünleri, her nevi triko, konfeksiyon, tuhafiye eşyası ve bunlarla ilgili kopça, kemer, düğme, fermuar, dantel, ayakkabı, çanta gibi yardımcı malzemeleri, bu işlerle ilgili hammadde ve yardımcı maddelerle mamul ve yarı mamul maddelerin imalat, alım satım, ithalat ve ihracatını yapmak, otel, restoran, cafe, lokanta işletmeciliği yapmak, her nevi ... ürünleri aksesuarları ile tekstil ürünlerinin toptan alım ve satımı ile ihracatı, ithalatı yapmak olduğunu, davacı ve davalı şirketin İTO kayıtlarındaki meslek grupları ve nace kodlarının aynı olduğunu, davalının davacı şirketin marka haklarına tecavüz ettiğini ve davacının esas ve ayırt edici unsur özelliğini haiz \"...\" ibaresini kullandığını, davacının Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde markalarında \"...\" ibaresini ayırt edici unsur olarak kullandığını, ayrıca \"... ...\" markasının da davacı adına tescilli olduğunu, markaların tescilden doğan münhasır kullanım haklarının davacıya ait olduğunu, bu hakların iltibas yaratılarak hukuka aykırı bir şekilde \"...\" ve \"... ...\" şeklinde davalı tarafından kullanılmasının, 6769 sayılı SMK uyarınca davacının marka tescilinden doğan münhasır haklarının ağır ihlali anlamına geldiğini, yerleşik Yargıtay içtihatları ve doktrin görüşleri gereğince halk tarafından karıştırılma ihtimali, ortalama tüketicinin algılamasına göre değerlendirildiğini, Yargıtay içtihatları ve öğretideki görüşlerle sabit olduğu üzere, ihtilaflı markalar arasındaki herhangi bir bağlantı, genel görünüş itibariyle benzerlik ve hatta çağrışımın dahi karıştırılma ihtimalinin varlığı için yeterli olduğunun kabul edildiğini, somut olayda davalının kullandığı \"...\" ve \"... ...\" markasının davacının diğer markaları ile dar ve geniş anlamda karıştırılmaya elverişli olduğunu, SMK'nın 7. maddesi uyarınca, davacının tescilden doğan münhasıran haklarının ihlal edildiğini, ayrıca \"...\" ve \"...\" ibarelerinin görsel ve fonetik olarak ayniyet derecesinde benzer olduğunu, İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/......... Değişik İş sayılı delil tespiti dosyası ile alanında uzman marka vekili ve bilgisayar mühendisi tarafından davalı tarafın internet sitesinde, iş yerinde detaylı inceleme yapılarak, her iki marka arasında benzerlik ve iltibas yaratacak niteliklerin olduğu yönünde kanaat getirilmiş olduğunu, ayrıca davalı şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, arabuluculuk süreci yürütüldüğünü ve anlaşmama şeklinde arabuluculuk tutanağı düzenlendiğini ileri sürerek, davalıya ait https: /Mwww.....com/ internet sitesine ve https:/........... hesabına erişimin engellenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıya ait üzerinde \"...\" ve \"... ...\" ibaresini içeren tabela, broşür, ürün ambalajı, iş evrakı, katalog, vs. araçların üzerindeki \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin değiştirilmesine veya silinmesine, bunun mümkün olmaması halinde ise el konularak imhasına, SMK'nın 149. ve TTK'nın 56. maddeleri uyarınca davalının haksız fayda sağladığının, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, giderilmesine, davalının ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine, bu talebin kabul görmemesi halinde davalının ticaret unvanından \"...\" ve \"... ...\" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik davacının uğramış olduğu zarara karşılık olmak üzere 100,00 TL maddi tazminatın işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, verilecek mahkeme kararının masrafları tecavüz eden davalı tarafından karşılanarak ilgililere tebliğ edilmesine ve ülkemizdeki en yüksek tirajlı gazetede kamuya ilan yolu ile duyurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin ismini ...'da bulunan ... ... esinlenerek seçmiş olduğunu, davalının isim hakkı için başvuruda bulunduğu ve başvurusunun reddedildiğini, ret kararına itiraz edildiğimi ve bu itirazın sonucunun beklendiğini, herhangi bir şekilde davacı şirketten esinlenme yahut davacı şirketin ününden faydalanma durumunun söz konusu olmadığını, davalı firmanın davacı firmadan, arabulucuya başvurulması hasebiyle, kendilerine gönderilen davet neticesinde haberdar olduklarını, davalı şirket ile davacı her ne kadar tekstil işiyle uğraşıyor olsalar da satışını yaptıkları ürünlerin büyük farklılıklar gösterdiğini, iki şirketin de internet sitesine girildiği anda bu iki şirketin birbirinden tamamen alakasız olduğunun ve karıştırılabilecek bir hususun bulunmadığının, gerek web sitesinin tasarımından, gerekse sitenin ana sayfasında bulunan ürünlerden bariz bir şekilde anlaşılacağını, davalı şirketin tesettür ... üzerine iş yaptığını, davacı şirketin ise tesettür ürünlerinin satışını yapmadığını, dolayısıyla iki şirket aynı ürün kategorilerinin satışını yapıyor olsa dahi, bu kategoriler içerisindeki ürünlerin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu, bu nedenle şirketlerin birbiriyle karıştırılmasının da mümkün olmayacağını, davalı şirketin, davacıdan haberdar olması üzerine Türk Patent ve Marka Kurumu'na \"...\" ismi ile ... sayılı marka tescil başvurusu olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu'ndaki işlemlerin henüz devam ettiğini, dolayısıyla işbu başvuru hakkında kesin olarak karar verilmeden mahkemece dava konusu hakkında karar verilememesi gerektiğini, davalı şirketin bile kendisine başvuru yapılıncaya kadar davacının varlığından haberinin bulunmadığını, dolayısıyla tüketicilerin bu iki şirketi ve dolayısıyla ismi birbirleriyle karıştırmalarının mümkün olmadığını, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından davalının başvurusunun kesin olarak sonuçlandırılması akabinde gerekli adımları atacaklarını, davalının bu duruma göre kullanmış olduğu \"...” ismini değiştirmeyi düşündüğünü, davacının haklarına herhangi bir saldırısı veya müdahalesinin söz konusu olmadığını, davacı tarafın tamamen farazi düşüncelerle hareket ettiğini, davacı tarafından ayırt edici unsur olarak ileri sürülen \"...\" ile \"...\" ibarelerin karıştırılmasının mümkün olmayacağını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iki şirket arasında isim benzerliği dışında hiçbir benzerlik yahut hak ihlalinin söz konusu olmadığını, \"...\" isminin ...'da bulunan piramitlerden esinlenerek konulduğunu, müvekkilinin bu ismin hakkını almak ve tescil ettirmek için uğraştığını, ... Piramitlerinin hala gizemi çözülmemiş eşsiz tarihi yapılar olduklarını, insanların kurdukları iş yerlerine yahut markalara verdikleri isimleri, ... isimlerinden esinlenerek koymalarının hayatın olağan akışına tamamen uygun olduğunu, isimler her ne kadar birbirine benzese de, davalı şirketin, anlamlı olarak ve davacı şirketin markasından bağımsızca bu ismi seçtiğini, davacının sırf bu isim benzerliği nedeniyle hiçbir temeli ve gerçeklik payı olmayan iddialarla hakkını kötüye kullanılması suretiyle dürüstlük kuralını ihlal ettiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.<br>BEDEL ARTIRIM DİLEKÇESİ: Davacı vekili dosyaya sunduğu 25/04/2024 tarihli dilekçesi ile, maddi tazminat taleplerini 100.000,00 TL olarak artırdıklarını bildirerek, 100.000,00 TL maddi tazminatın arabuluculuk tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, harcını yatırmıştır.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul  1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 15.05.2024 tarihli 2022/135E. - 2024/143 K.  sayılı kararıyla; \"...Her ne kadar yukarıda belirtili ceza mahkemesi kararı ile beraat kararı verilmiş ise de, ilgili kararın gerekçesi incelendiğinde mahkemece marka hakkına tecavüz olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılmayarak, sadece davalı yanın ticaret unvanının ... olması sebebiyle ... ibaresini taşıyan kullanımlarda bulunmasının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı sonucuna varacak gerekçe ile beraat kararı verilmiş olup,  davalı yanın ticaret unvanında ... ibaresinin bulunması, bu ibareyi taşıyan markasal  kullanımlarda bulunmasını haklı olarak gösteremeyeceği, ilgili ceza mahkemesinin gerekçeli karar bölümündeki bilirkişi raporunda dahi \"Bilirkişi Raporu: Bilirkişi ..... tarafından düzenlenen raporda, şüphelinin https://www.....com adresindeki intemet sitesi ile https:/Awwvw.......com/... adlı sosyal medya hesaplarındaki mağazalarında, ....adı olarak “...” ve “... ...” markalarının kullanıldığı, bu şekildeki kullanımların müşteki şirket adına ... numarası İle 35. Emtia sınıfında tescilli “...” ibareli markası ile İltibasa yol açacakları belirtilmiştir. \" şeklinde tespitlerin yer aldığı, ceza mahkemesinde alınan bilirkişi raporu ile de esasen marka hakkına tecavüzün varlığı net bir şekilde saptanmış ancak ilgili mahkemece, marka hakkına tecavüz olup olmadığı, davalı yanın aynı zamanda ticaret unvanında yer alan ... ibaresinin davacıya ait marka ile benzerlik taşıyıp taşımadığı, iltibas olup olmadığı değerlendirilmeden karar verilmiş olması sebebiyle bahsi geçen mahkeme kararı yukarıda belirtilen açıklamalar kapsamında mahkememizce hüküm için esas alınmadığı gerek delil tespiti raporu gerek iş bu mahkemece alınan bilirkişi raporları gerekse de  ceza mahkemesine ait dosyada gerekçeli karar bölümünde yer alan bilirkişi raporu bütün olarak ele alındığında; davacının marka hakkına tecavüz, haksız rekabet ve ticaret sicilinden terkin istemli davasında haklı olduğu mahkememizce değerlendirilmiş, anılı sebeplerle davalıya ait üzerinde \"...\" ibaresini içeren tabela, broşür, ürün ambalajı, iş evrakı, katalog, vs. araçların üzerindeki \"...\" ibarelerinin masrafı davalıya ait olmak kaydıyla  değiştirilmesi veya silinmesi; bunun mümkün olmaması halinde ise el konularak imhasına, davalının haksız fayda sağladığının, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması, giderilmesine, davalının ticaret unvanından \"...\" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, karar kesinleşmesi ile ilgili yere kararın icrası için müzekkere yazılmasına, iş bu kararın  masrafları tecavüz eden davalı tarafından karşılanarak hükmen kesinleşmesi ile birlikte hükmün kesinleştiği tarihte  ülkemizdeki en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde kamuya ilan yolu ile duyurulmasına dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir. Davacı vekilinin bir diğer talebi maddi tazminat  istemine ilişkin olup, davacı yan seçimlik hak olarak, SMK 151/2-c maddesine dayanmış, mahkememizce de bu minvalde inceleme yapılmıştır.13.11.2023 Tarihli Bilirkişi Raporunda davalının  tüm satışları üzerinden, İTO'dan gelen yazı cevabı nazara alınarak % 10 oran uygulanmak suretiyle  151/2-c bendine göre <br>72.280,34TL  tazminat hesaplandığı ancak  yukarıda yapılan açıklamalar ışığında davalının satışını yaptığı ürünlerin ... markası olmadığı, farklı markalar olduğu için  ilgili yıllarda  toplam satışlarda  marka hakkına tecavüz teşkil eden  ... markalı tabelanın, poşet ve sosyal medyada kullanımının satışlara  etkisinin belirlenerek maddi tazminatın bulunması gerekeceği ancak bu meyanda   tespitinin imkansız olacağı, tespitin yapılamayacağının ve   hakkaniyete uygun tazminat belirlenmesinin mahkemenin takdirinde olduğu yönünde tespitler ihtiva eden bilirkişi raporu nazara alındığında mahkememizce TBK 50 ve 51. Madde nazara alınarak takdir yetkisi kullanılmış, somut olay, tarafların faaliyet alanları, dosya kapsamına yansıyan  sosyal ve ekonomik durum, marka hakkına tecavüz eylemleri ve yine   davalı yanın tüm satışlar üzerinden elde edilen gelir miktarı da göz önünde bulundurularak takdiren 30.00,00 TL maddi tazminata hükmedilmiş, davalı yan her ne kadar davalı yanın elde ettiği gelirin sadece ... sektöründe olmadığını, gıda ve konaklama sektöründe de faaliyet gösterdiğini beyan etmiş ise de, davalı yanın bu alanlarda faaliyet gösterdiğine ilişkin sunulu delil olmadığı gibi dosya kapsamına alınan İTO kaydında davalı yanın ... sektöründe faaliyet gösterdiğinin anlaşıldığı, iş bu sebeple davalı yanın bahsi geçen itirazı yerinde bulunmamış, sonuç olarak 30.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata ilişkin davacının fazlaya dair  isteminin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br>HÜKÜM <br>1-Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;-Davalıya ait üzerinde \"...\" ibaresini içeren tabela, broşür, ürün ambalajı, iş evrakı, katalog, vs. araçların üzerindeki \"...\" ibarelerinin masrafı davalıya ait olmak kaydıyla  değiştirilmesi veya silinmesi; bunun mümkün olmaması halinde ise el konularak imhasına,-Davalının haksız fayda sağladığının, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile haksız rekabetin ve tecavüzün önlenmesi, durdurulması, giderilmesine,-Davalının ticaret unvanından \"...\" ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, karar kesinleşmesi ile ilgili yere kararın icrası için müzekkere yazılmasına,-İş bu kararın  masrafları tecavüz eden davalı tarafından karşılanarak hükmen kesinleşmesi ile birlikte hükmün kesinleştiği tarihte  ülkemizdeki en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde kamuya ilan yolu ile duyurulmasına,-SMK 151/2-c bendi kapsamında tazminatın tespitinin mümkün olmaması hasebiyle TBK50 ve 51. Maddeleri kapsamında takdir hakkı kullanılarak; takdiren 30.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata ilişkin davacının fazlaya dair  isteminin reddine...\" karar verilmiştir.İSTİNAF İSTEMLERİ: Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, mahkemenin maddi tazminat talebini kısmen reddetmesinin hatalı olduğunu,Bilirkişiler tarafından davalının ticari defterleri incelendiğinde 12.037.829,41 TL ile 72.280,34 TL şeklinde aralarında fahiş fark olan seçenekli lisans bedeli belirlendiğini, Mahkemece 30.000,00 TL maddi tazminata hükmedildiğini, ancak davalının müvekkilinin markasını kullanarak sırf 2021 yılında 1.206.960,05 TL net satış yaptığı gerçeği karşısında 30.000,00 TL tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olmadığını,Bu durumun müvekkilinin markasını aynen kullanan davalının adeta ödüllendirilmesi anlamına geldiğini,<br>Davalının dava açılmadan önce ihtarla temerrüte düşürülmesine rağmen, dava tarihinde itibaren faize hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, Reddedilen tutar hukuka aykırı olduğundan, redde bağlı yargılama gideri ve vekalet ücretinin de kaldırılması gerektiğini belirterek, arz oluna gerekçelerle, istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kısmen ret yönünden kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dosya muhtevasına ve hakkaniyete uygun bir şekilde maddi tazminatın belirlenmesine, belirlenen tazminata temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesine, nihayetinde davanın tümden kabulüne, yargılama gideri ve vekalet cüretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; cevap dilekçelerindeki savunmalarını tekrarla, müvekkili hakkında markaya tecavüz suçundan İstanbul Anadolu ... Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2022/538 Esas sayılı davasının yapılan yargılaması sonucunda üzerinde atılı suçun  unsurları oluşmadığından CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, buna rağmen mahkemece davanın tüm ferileriyle birlikte reddi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını,Her ne kadar Mahkemece müvekkilinin haksız rekabet koşullarının oluştuğuna karar verilmişse de, müvekkilinin çoğunlukla muhafazakar kesime yönelik, tesettür ... ürünleri sattığını, her iki tarafın müşteri kitlesinin farklı olduğunu, müvekkilinin haksız kazanç elde ettiğinin kabulünün abesle iştigal olduğunu,Gerek kesinleşen beraat kararı da vurgulanarak marka bilirkişisinin tespitine, gerekse vahim hatalar içeren sektör bilirkişisinin tespitlerine yönelik kapsamlı itirazlarda bulunmuşlarsa da, Yerel Mahkemenin bu itirazlarını dikkate almadığını, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ve eksik inceleme ile karar verildiğini, marka hakkına tecavüz olmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek, izah edilen nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulüne, hatalı ve hukuka aykırı mahkeme kararının kaldırılmasına, esas hakkındaki talepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER:  Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; ...numaralı \"...+.......\" markasının tanınmış marka olarak davacı adına tescilli olduğu, ayrıca ... numaralı \"...\" markasının 05,18, 25, 35. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 05, 18, 25, 35. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 05, 07, 08, 09, 10, 14, 16, 21, 23, 24, 26, 28, 35, 37, 38, 40, 41, 42, 43. sınıflarda, ...numaralı \"...+Şekil\" markasının 05, 18, 25, 35. sınıflarda, ... numaralı \"...\" markasının 05, 07, 08, 09, 10, 14, 18, 21, 24, 24, 26, 35, 38, 40, 41, 42, 43. sınıflarda davacı adına tescilli oldukları,Davalının 25 ve 35. sınıflarda tescil edilmesi için ... başvuru numarası ile \"...\" markasının tescili için başvuru yaptığı, başvuru işlemlerinin devam ettiği tespit edilmiştir.İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/....... D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine marka haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla 15/04/2022 tarihinde delil tespiti talep edildiği, Mahkemece marka vekili bilirkişi ... ve bilişim uzmanı ....'dan alınan ..../05/2022 tarihli bilirkişi raporu ile, davalıya ait internet hesaplarının adlarında ve içeriklerinde, ayrıca işyeri tabelasında, naylon çanta ve kartvizit üzerinde, satışa sunulan ürünlerin karton etiketlerinde \"...\" ve \"... ...\" ibarelerinin kullanıldığının  ve bu kullanımların tespit isteyene ait \"...\" markası kapsamındaki ürünlere ilişkin olduğunun tespit edildiği, bu kullanımların markaların karıştırılmasına neden olabileceğine dair görüş bildirdikleri anlaşılmıştır.Taraflara ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde; davalı şirketin 03/01/2019 tarihinde, davacı şirketin ise 24/12/2004 tarihinde tescil edildikleri, her iki şirketin faaliyet konusunun da hazır ... ve konfeksiyon olduğu tespit edilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince Bilirkişiler ..., ........... ve ........'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan  ..../08/2023 tarihli raporda;  Davalının \"...\" ibareli kullanımları ile davacı ... ve ...sayılı \"...\" esas unsurlu markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının davacı marka haklarına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiği, davacının, davalı unvanında yer alan \"...\" ibaresinin terkinini talep edebileceği, sektörel değerlendirme sonucu davalı tarafın \"...\" markasının kadın abiye ve günlük giysi tasarımları, davacı tarafın \"...\" markası kadın abiye ve günlük giysi tasarımlarının kadın giysi grubunda bulunmaları nedeni ile aynı hedef kitleye hitap ettikleri, ürün yelpazelerinin geniş olması nedeni ile sezon trendlerine paralel olarak benzerlikler gösterdikleri, marka adlarındaki ve satış kanallarındaki benzerlik nedeni ile tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varıldığı, mali inceleme neticesinde 2019-2020 yıllarında ağırlıklı yazar kasa kullanılarak perakende satış yaptığı, 2021 yılında internet satışları ile faturalı satışların ağırlık kazandığı, tespit edilen davalıya ait 2019-2020-2021 yıllarına ait örnekleme yolu ile incelenen faturalarda, mal hizmet bölümünde elbise açıklamalarının yer aldığı, \"...\" ifadesinin yer almadığı, E Arşiv fatura düzenleme sistemine geçilmeyen 2019 yılında matbaada basılmış faturaların sol üst köşesinde ... şeklinde amblem ve \"...\" ifadesinin yer aldığı, davacının tazminat hesabı ile ilgili lisans örneksemesi yöntemini seçtiği, ancak dosya içeriğinde bu konuda bir örneğe rastlanılmadığından hesaplama yapılamadığına dair görüş bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince, aynı heyetten alınan 13/11/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda;  Davalı itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde, marka ve sektörel yönden Kök Raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerden dönülmesini gerektiren bir durum saptanmadığı, Kök Raporlarında yer alan;  davalının \"...\" ibareli kullanımları ile davacının ... ve ...sayılı \"...\" esas unsurlu markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı kullanımlarının davacı marka haklarına tecavüz oluşturduğu, davalı tarafından haksız rekabet hükümlerinin ihlal edildiği, davacının, davalı unvanında yer alan \"...\" ibaresinin terkinini talep edebileceği şeklindeki görüşlerini  muhafaza ettikleri, sektörel inceleme neticesinde; davalı taraf \"...\" markasına ait \"gizamila\" Instagram adresinde yer alan modeller ile davacı tarafın \"...\" markalı giysi tasarımlarının kadın giysi grubunda bulunmaları nedeni ile aynı hedef kitleye hitap ettikleri, benzerlikler  gösterdikleri, marka adlarındaki ve satış kanallarındaki tasarımlar açısından benzerlik nedeni ile tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kanaatine vardıkları, mali inceleme neticesinde; davacının tazminat hesabı ile ilgili lisans örneklemesi yöntemini seçtiği, İstanbul Ticaret Odası'ndan gelen müzekkere cevabında yer alan %10 oranına göre, ilk olarak marka hakkı ihlal edilenin cirosuna göre, 1 yıllık lisan bedeli tazminatı, 12.037.829,41 TL olarak, ikinci olarak, davalıya ait ciroya Ticaret Odası'ndan gelen müzekkerede yer alan yüzde 10 lisans bedeli oranı uygulanarak 1 yıllık lisan bedeli tazminatını, 72.280,34 TL olarak hesapladıklarına dair görüş bildirmişlerdir.İlk derece mahkemesince, mali bilirkişi ...'dan alınan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda;  13.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda davalının tüm satışları üzerinden 151/2-c bendine göre 72.280,34TL  tazminat hesaplandığı, yapılan açıklamalar ışığında davalının satışını yaptığı ürünlerin \"...\" markası olmadığı, farklı markalar olduğu için  ilgili yıllarda  toplam satışlarda  \"...\" markalı tabelanın, poşet ve sosyal medyada kullanımının etkisinin  tespiti imkansız olacağından, hakkaniyete uygun tazminat hesabı yapılamadığını, takdirin mahkemede olduğunu bildirmiştir.<br>G E R E K Ç E : Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, ticaret unvanının terkini ve maddi tazminat davasıdır.<br>Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili istinaf yargı yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalı vekilinin istinaf talepleri incelendiğinde; davacıya ait marka tescil kayıtları, davalının marka kullanımlarına ilişkin tespitler ve alınan bilirkişi raporları ile, davalının giysi ürünleri üzerinde, işyeri tabelasında, internet sitesinin ve sosyal medya hesaplarının adlarında ve içeriklerinde, iş eşyalarında ve evrakında kullandığı \"...\" ibaresinin davacının aynı sınıfta tescilli \"...\" markaları ile iltibasa neden olacak derecede benzer olduğu, davalının aynı ibareyi ticaret unvanında da esas unsur olarak kullandığı, daha önce ticaret sicile tescil edilen davacının ticaret unvanının esas unsuru olan \"...\" ibaresi nedeniyle ticaret unvanlarında da karışıklık olabileceği anlaşılmakla, Mahkemece davacının marka haklarına tecavüz edildiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, davalının ticaret unvanından \"...\" ibaresinin terkinine karar verilmesi yerindedir.Marka hakkına tecavüz suçuyla ilgili davalı şirket yetkilisi hakkında açılan ceza davasında beraatine karar verilmişse de, kararın gerekçesinin tespiti yapılan davalı kullanımlarına uygun olmadığından, ilk derece mahkemesinin bu kararın hukuk hakimi için bağlayıcı olmayacağına dair gerekçesi de yerindedir. Davalı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5. maddesinde yazılı \"Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalarıyla iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak\" şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, sınai mülkiyet hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de az önce zikrolunan hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmaktaydı.  6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan \"Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,\" şeklinde düzenlenmiş olup, Kanun’un gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da, bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Gerçekten de, sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacı adına tescilli markalarla iltibas yaratacak şekilde marka kullanma eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin davacı talebi haklı olmadığı gibi, davalının tescilli ticaret unvanını terkin edilinceye kadar kullanması da haksız rekabet oluşturmayacağından, davacının haksız rekabete ilişkin talebinin reddi gerekirken, Mahkemece kabulüne karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi kabul edilmiştir.Davacı vekilinin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; lisans bedelinin mevcut delillerle kesin olarak tespiti mümkün olmadığından, Mahkemece maddi tazminatın TBK’nın 50. maddesine göre takdir edilmesi yerindedir. Ancak, davalı şirketin 2019 yılında ticaret sicile tescil edildiği, tescil tarihinden dava tarihine kadar \"...\" ibaresini markasal olarak kullandığının dosya kapsamı ile tespit edildiği, tecavüzün süresine, bilirkişi tarafından tespit edilen her iki tarafın bu süre içinde elde ettikleri cirolara, davacının markalarının sayısına ve tescil tarihlerine, davacının markasının tanınmış marka olarak tescilli  olmasına göre Mahkemece takdir edilen 30.000,00 TL lisans bedelinin hakkaniyete uygun olmadığı, davacı tarafça talep edilen 100.000,00 TL maddi tazminatın olaya uygun olduğu, maddi tazminat talebinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının buna ilişkin istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin faiz talebiyle ilgili istinaf incelemesinde ise; davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi belirtilmeden faiz talep edildiği tespit edilmiştir. Dava değerinin artırılması için sunulan dilekçede ise bu kez arabuluculuk tarihinden itibaren faize hükmedilmesi talep edilmişse de, dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep eden davacının bu konudaki talebini ancak ıslah ile değiştirebileceği, dava değerinin artırılması ile ıslah taleplerinin birbirlerinden farklı olduğu, davacı tarafından faiz başlangıç tarihinin değiştirilmesine ilişkin dosyaya ıslah dilekçesi sunulmadığı, bu nedenle Mahkemece dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle; davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf taleplerinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçe ile:<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf istemlerinin KISMEN KABULÜNE,<br>2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince  İSTANBUL .... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ nin 15/05/2024 tarihli 2022/...... E.  -  2024/.... K. Sayılı kararının   kararının KALDIRILMASINA,Açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;-Davalıya ait üzerinde \"...\" ibaresini içeren tabela, broşür, ürün ambalajı, iş evrakı, katalog, vs. araçların üzerindeki \"...\" ibarelerinin masrafı davalıya ait olmak kaydıyla  değiştirilmesi veya silinmesi, bunun mümkün olmaması halinde ise el konularak imhasına,-Davalının markaya tecavüzünün tespiti ile tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, giderilmesine,<br>-Davalının ticaret unvanından \"...\" ibaresinin terkinine, kararın kesinleşmesi ile ilgili yere kararın icrası için müzekkere yazılmasına,-İş bu kararın  masrafları tecavüz eden davalı tarafından karşılanarak hükmün kesinleşmesi ile birlikte hükmün kesinleştiği tarihte  ülkemizdeki en yüksek tirajlı üç gazeteden birinde kamuya ilan yolu ile duyurulmasına,-SMK 151/2-c bendi kapsamında tazminatın tespitinin mümkün olmaması hasebiyle TBK’nın 50 ve 51. maddeleri kapsamında takdir hakkı kullanılarak; takdiren 100.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,-Davacının haksız rekabete ilişkin fazlaya dair  istemlerinin reddine,<br>3-İlk derece yargılaması yönünden;    -Davanın kabulüne konu değer üzerinden davalı yandan alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslah harcı toplamı olan 1.773,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.057,30 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>-Davalı yandan alınması gereken karar ve ilam harcı tutarına mahsup edilen davacının yatırdığı  peşin ve ıslah harcı toplamı olan 1.773,70 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,-Davacı tarafça yapılan başvurma harcı, posta, müzekkere, tebligat ve bilirkişi masraflarından oluşan 7.683,95 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak takdiren 5.122,63 TL olan kısmının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince kabul edilen marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması talepleriyle ilgili takdir edilen 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>Kabul edilen maddi tazminat davasıyla ilgili 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,<br>Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki tarife gereğince reddedilen haksız rekabet davası nedeniyle 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-İstinaf yargılaması yönünden; <br>-Taraf vekillerinin istinaf istemleri kabul olduğundan, istinaf peşin harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesi'nce ilgili tarafa iadesine, <br>-İstinaf yargılaması sırasında  davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 240,00 TL tebligat ve posta giderinin 1/2 oranında 120,00 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya, kalan bakiyenin üzerinde bırakılmasına, <br>-İstinaf yargılaması sırasında  davalı avansından kullanıldığı anlaşılan; 390,00TL tebligat ve posta giderinin 1/2 oranında 195,00 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya, kalan bakiyenin üzerinde bırakılmasına, <br>-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 27/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a148ed063c0b2f75","SID":"b2ffcd6d1fbab84a"}}