{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t           <br>                    \t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t                   <br>ESAS NO\t: 2021/826 <br>KARAR NO\t: 2026/275<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>\t       <br>BAŞKAN \t: ...                              ...<br>ÜYE \t: ...                            ...<br>ÜYE \t: ...       ...<br>KATİP \t: ...                        ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 02.02.2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2020/277 E., 2021/50 K.<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 05.02.2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 06.02.2026\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tMüteveffa davacı vekili özetle: Davalı kooperatifin Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3636 sayılı dosyasında, müvekkilinin aidat borcu olduğu iddiası ile ilamsız icra takibi  yolu ile takip başlattığını ve takibin kesinleştiğini, aleyhe başlatılan takipten hacizler ile haberdar olunduğunu, müvekkilinin tebligat ve tebliğ işleminden bilgi sahibi olmadığını, usulsüz tebligat sebebi ile Ankara 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2020/148 esas sayılı dosyası ile kooperatif aleyhine şikayet yoluna gidildiğini, davanın derdest olduğunu, icra takibinde borcun sebebi kısmında borcun üyeliğe özgülenen hangi bağımsız bölüme ilişkin olduğuna dair bir açıklama bulunmadığını, müvekkilinin kooperatif üyesi olmadığını, ayrıca aralarında her 2 tarafın imzalarına havi üye senedi de olmadığını, bu sebeple müvekkilinden aidat borcu talep edilemeyeceğini, müvekkilinin aidat borcu olduğu iddiasının 31.05.2015 tarihinden başlatıldığını, müvekkilinin bugüne kadar kooperatif genel kurallarına çağrılmadığını, genel kurallara katılmadığını, oy kullanmadığını, yasa gereği kendisine gönderilmesi gerekli genel kurul tutanaklarından haberdar edilmediğini, kooperatife hiçbir aidat ödemesinde bulunmadığını, aradan geçen 5 yıllık uzun bir süre içerisinde kooperatifin belirtilen yükümlülükleri yerine getirmediği ve kooperatif ile karşılık hiçbir işlem ifa edilmemiş olduğu  göz önünde tutulduğunda müvekkilinin örtülü şekilde üye olduğunun da iddia edilemeyeceğini, müvekkiline ait dairenin kooperatif üyeliği sonucunda edinilmediğini, müvekkilin daireyi 3. şahıstan satın aldığını, tapu kaydında kooperatif lehine şerh ya da başka bir kısıtlama olmaksızın tapu kaydına güven ilkesi gereğince dairesini devir aldığını iddia ederek,  müvekkilinin kooperatif üyelisi olmadığının ve kooperatife borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, takibinde haksız ve kötüniyetli davalı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle: Davacının ödeme emrinin kendisine 17 Aralık 2019 tarihinde usulüne uygun olarak bizzat tebliğ edildiğini ve takibin kesinleştiğini, davacıya tebliğ edilen icra emrinin 4. maddesinde borcun sebebi, miktarı ve tarihlerinin açıkça yazıldığını, davacının kooperatif üyesi olduğunu, buna ilişkin T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı'na yapmış olduğu üyelik başvurusunun kooperatif yönetim kurulu tarafından verilen üyelik için müracaat eden kişilerin kabulüne ilişkin noter onaylı karar defteri, yine T.C. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı tarafından müvekkili kooperatife gönderilmiş olan üye değerlendirme tasnif listesi, olağan genel kurul üye çağrı iadeli taahhüt posta listesi, olağan genel kurul hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanaklarının mevcut olduğunu, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatife aidat borçlarını ödemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce yapılan yargılama sonunda, tarafların bildirmiş olduğu deliler toplandıktan sonra dosyanın Kooperatif hukukundan anlayan bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu bilirkişi tarafından hazırlanan rapora göre, davacının  kooperatif üyesi olduğu, davacının davalıya toplamda 27.827,47-TL borçlu olduğu, davacı kooperatif üyesi olmasa dahi söz konusu borçların genel giderlere ilişkin olması nedeni ile borçtan sorumlu olduğunun rapor edildiği, söz konusu rapor mahkememizce değerlendirildiğinde 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununun 8.Maddesinde ortaklığa girme şartlarının düzenlendiği, söz konusu madde de açıkça \".... Ortak olmak isteyen gerçek ve tüzel kişiler, kooperatif ana sözleşmesi hükümlerini bütün hak ve ödevleriyle birlikte kabul ettiklerini belirten bir yazı ile kooperatif yönetim kuruluna başvururlar...\" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, söz konusu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi gerçek şahsın kooperatife üye olmak için kooperatif yönetim kuruluna yazılı bir dilekçe ile başvurmasının gerektiği, mevcut olayımızda davacının davalı kooperatife kanunun 8.maddesi çerçevesinde üye olmak için herhangi bir yazılı başvurusunun bulunmadığı, yine Kooperatifler Kanunu'nun 18.maddesinde \"Her ortağın üyelik haklarının, ada yazılı ortaklık senedi ile temsil olunması şarttır....\" şeklinde düzenlemenin bulunduğu, mevcut olayımızda davacının adına düzenlenmiş bir ortaklık senedinin de bulunmadığı, bilirkişi tarafından her ne kadar davacının kooperatif üyesi olduğu ve bunun da dayanağının davacı tarafından TOKİ'ye verilmek üzere 23/11/2013 tarihli aile durumunu gösterir beyanname ve TOKİ'nin kooperatife gönderdiği 05/03/2014 tarihli yazı ve ekindeki üye değerlendirme tasnif listesi gösterilmiş ise de söz konusu her iki belgeninde kooperatifler kanununun 8 ve 18.maddedeki belgeler kapsamında olmadığı, bundan dolayı bu belgelerin verilmiş olmasının tek başına davacıyı kooperatif üyesi yapmayacağı,  aynı zamanda kooperatif üyesi de olduğunu ispatlamayacağı, bundan dolayı bilirkişinin söz konusu belgeler dayanak alınarak davacının kooperatif üyesi olduğu yönündeki görüşünün mahkememizce kabul edilmediği,  davacı taraf her ne kadar söz konusu belgelerdeki imzalara itiraz etmiş ise de, imzaların davacıya ait olmasının ya da olmamasının mevcut olayımıza bir etkisi olmaması nedeni ile imza incelemesine gerek duyulmadığı, zira söz konusu belgelerin davacının açık talebi olmadıktan sonra davacıyı kooperatif üyesi yapamayacakları, bilirkişi tarafından her ne kadar kooperatif üyesi olmasa dahi borçtan sorumlu olduğu yönünde bir görüş bildirmiş ise de bu görüşe de mahkememizce itibar edilmediği, zira söz konusu bilirkişi raporunda borcun kaynağının imalat, inşaat ve çevre düzenlemesi gibi genel giderler gösterilmesine rağmen, takip talebinde açıkça aidat alacağı gösterildiği, bilindiği gibi itirazın iptali davasının takip dayanağında gösterilen sebep ile bağlı olduğu, mevcut dosyanın takip talebinde de açıkça üye aidat alacağı olarak alacağın sebebinin gösterildiği, bundan dolayı icra takibindeki alacağın genel giderlerden kaynaklı bir alacak olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, bu nedenden ötürü bilirkişinin davacının üye olmasa dahi söz konusu borçtan sorumlu olduğu görüşünün mahkememizce kabul görmediği, davacının söz konusu davalı kooperatife üye olmaması nedeni ile icra takibinin konusunu oluşturan üyelik aidat ücretlerinden de sorumlu olmadığı, bundan dolayı davacının davasının kabulünün gerektiği anlaşılmış ve davacının davalı kooperatife üye olmadığının tespitine, Ankara1.İcra Müdürlüğü'nün 2019/3636 Esas sayılı dosyası nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, yine üye olmadığı halde kooperatif tarafından üyesi olmayan davacı hakkında üye aidatından dolayı icra takibi yapılması, söz konusu takibin açıkça haksız ve kötü niyetli olması nedeni ile mahkememizde davacının İİK 72/5 gereği yapmış olduğu tazminat talebinin kabulü yönünde kanaatin oluştuğu ve 25.461,62-TL üzerinde hesaplanacak %20 tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının 05.10.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile ortaklığa kabul edildiğini, bu karar doğrultusunda TOKİ’ye başvuru yapıldığını ve TOKİ tarafından 05.03.2014 tarihli yazı ile davacının hak sahipliğinin onaylandığını, bu suretle davacının kooperatif ortağı sıfatını kazandığını, davacının genel kurul toplantılarına çağrıldığını, hazirun cetvellerinde yer aldığını ve üyelikten ayrıldığına dair herhangi bir bildiriminin bulunmadığını, dolayısıyla kooperatif ortağı olarak yükümlülüklerini yerine getirmek zorunda olduğunu, bilirkişi raporunda davacının kooperatif üyesi olduğu yönünde kanaat bildirildiğini, buna rağmen mahkemece bu tespitin göz ardı edilerek hatalı değerlendirme yapıldığını, takip konusu alacağın “aidat” olarak nitelendirilmesinin sonuca etkili olmadığını, aidatın kooperatif genel giderlerini karşılamaya yönelik bir gider payı niteliğinde olduğunu ve kooperatif üyelerinin bu giderlerden sorumlu bulunduğunu, davacının müteahhitten daire satın almış olmasının üyelik vasfını ortadan kaldırmadığını, kooperatif ile müteahhit arasındaki sözleşme hükümleri uyarınca davacının kooperatif ortağı olarak kabul edildiğini ve tapu devrinin de bu sıfatla gerçekleştirildiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, davacının davalı kooperatifin üyesi olmadığının ve kooperatife borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>Dosyanın Tetkikinde; Mahkemece yargılama sırasında alınan 28.12.2020  tarihli  bilirkişi raporunda \" ...'nın kooperatife ortak olmak için yazılı bir müracaatının olmadığı görülmekle birlikte Toplu Konut İdaresi tarafından 775 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmelikleri kapsamında kooperatife 100 konutluk arsanın tahsis edilmiş olması, müteahhit ile kooperatif arasında düzenlenen sözleşmede müteahhidin satmış olduğu daireleri satın alınların kooperatife üyelikleri yapılıp TOKİ tarafından onaylandıktan sonra 10 gün içerisinde tapuların devredileceğine dair maddenin bulunması, ...'cının Toplu Konut İdaresine verilmek üzere 23.10.2013 tarihinde Aile Durumunu Gösterir Beyannamesini düzenleyerek vermiş olması, kooperatif yönetim kurulunca ortak kaydedilmesinden sonra kooperatif tarafından ...'cıya tapusunun verilmiş olması, Toplu Konut İdaresinin Kooperatife gönderdiği 05.03.2014 tarihli yazı ekinde yer alan Üye Değerlendirme Tasnif Listesinde ...'nın 78 sıra numarasında  üye olarak yer almış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, ...'nın kooperatif ortağı olarak kabul edilmesi gerektiği, site yönetimine geçilmediği, kooperatifin yaptığı harcamaların  imalat, inşaat ve çevre düzenlemesi ile kooperatifin genel yönetim giderlerinden oluştuğu, ve kooperatifin yaptığı bu harcamalardan da sorumlu olduğu\" belirtilmiştir.<br>Kooperatif ortaklığı kooperatif yetkili organlarının açık kabulü ile gerçekleşebileceği gibi bu hususta açık bir karar olması bile kooperatifin kişi ile bu sıfatla yazışmalar yapması onu genel kurullara çağırması belirli miktarda ödeme kabul etmesi veya konut tahsis etmesi ve teslim etmesi ve tadilata izin vermesi şeklinde zımnen de gerçekleşebilir.<br>Davacının 775 Sayılı Kanun ve Uygulama Yönetmelikleri kapsamında arsa tahsisi yapılan konut inşaatı yapan bir kooperatife TOKİ'ye verilmek üzere Aile Durum Beyannamesi vermesi ve bu kapsamda tapuyu kooperatiften devralmış olması davalı kooperatife üyeliğinin zımnen kabul edilmesinin doğal bir sonucudur. Kaldı ki diğer üyeliklerin de aynı yöntemle tahsis edildiği anlaşılmaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, davalının kooperatif üyesi olmadığı yönündeki talebinin reddine, Ankara 1. İcra Dairesi'nin 2019/3636 sayılı takibi nedeniyle  kooperatife 19.200 TL ana para 1627,47 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 20.827,47 TL borçlu olduğu belirlendiğinden borçlu olmadığının tespiti yönünden yapılan talebin ise kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.           <br>Bu durumda Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/(1)-b.2. madde uyarınca, ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak  yeniden esas hakkında karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1.b.2 gereğince, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/277 E., 2021/50 K. sayılı, 02.02.2021 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>\tBuna göre: <br>\t\"1-Davacının davalı kooperatif üyesi olmadığının tespiti yönündeki talebinin reddine, <br>\tDavacının Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2019/3636 Esas sayılı takibinde, 4.634,15 TL gecikme cezası borcu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine. <br>\t2-Alınması gereken 732 TL karar harcından davacı taraftan peşin alınan 434,83 TL harcın düşümü ile kalan 297,17 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davacı tarafça yapılan 1.339,03 TL yargılama giderinin kabul ret oranına göre 243,71 TL ve davacı taraftan alınan 434,83 TL peşin harç olmak üzere toplam 678,54 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 4.634,15 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tDavalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca 20.827,47 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,\"<br>\t2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek haline iadesine,<br>\t3-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 05.02.2026<br><br>        Başkan ...                   Üye ...                Üye ...               Katip ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2b372688345d6547","SID":"1d2ab69f56aee937"}}