{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/1492 Esas<br>KARAR NO: 2026/293<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/02/2024<br>NUMARASI: 2020/299 Esas, 2024/26 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 25/02/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... sayılı... markasının mal ve hizmetleri üzerindeki inhisari olarak kullanma hakkını 5 yıl süreli lisans devri sözleşmesi yolu ile elde ettiği, davalıların haksız şekilde maddi kazanç sağladığını, davacı müşterilerine davalılar tarafından mesaj gönderilerek, kendilerini yetkili servis olarak tanıtıp taklit ürün sattıklarını, davalının mağazasında ve araçlarında \"...\" yazısını bulundurduğunu, müşterilerin davalıyı yerkili servis zannettiğini, bu hususta delil tespiti yaptırıldığını, davalının bahsedilen eylemlerinin aynı zamanda TTK kapsamında ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının ... mağazası üzerinden satış yaptığını, markaya  tecavüzün  ve haksız rekabetin tespitine, durdurulması ve önlenmesine, davalının ...'deki online mağaza erişiminin engellenmesine, şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın ve 10.000-TLmanevi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya, marka kullanım hakkının davacıda olduğuna dair bir bildirimde bulunulmadığını, asıl marka sahibinin... marka su filtrelerinin üretimi konusunda birden fazla firma ile çalıştığı, delil tespitinde incelenen ürünlerin de... markası için üretilen ürünler olduğunu,  raporda tespit edildiği üzere filtre üzerinde ... üretimi yazılı olsa da, ithal edilmeyip Türkiye'de üretildiğini, davacının üretici olmadığı, tespit edilen ürünlerin taklit olmadığını, ... online mağazada satışa sunulan ürünlerin ekte sunulan faturalar ile yetkili satış bayisinden satın alınan ürünler olduğunu, davacının marka hakkına tecavüz edilmesinin söz konusu olmadığını, tükenme ilkesi gereği marka hakkı sahibinin malı bir kez sattıktan sonra artık o malın müteakip satışlarına, el değiştirmesine engel olamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin ... numaralı... ibareli markanın inhisari kullanım hakkının ...../06/2018 tarihli sözleşme ile 5 yıllığına marka sahibi dava dışı ... firmasından devraldığı, bu sözleşmenin 4. maddesine göre marka hakkına yönelik tecavüz ve haksız rekabet davası açma hakkına da sahip bulunduğu, davalının eylemleri bakımından ise davalı tarafından iş yerinde... ibareli ürünlerin kullanıldığı, kaldı ki davalı tarafından da bu hususun kabul edildiği, davalı tarafından bu ürünlerin satışı için ... online satış platformunda ticari faaliyette bulunduğu, değişik iş dosyası ile aldırılan bilirkişi raporuna göre davalı ürünlerinin yazılarının orijinal ürünlerden farklı olduğu yine davalı tarafından bu ürünleri satan yetkili temsilci veya bayiymiş gibi ilanlar verildiği, davalının sanki davacının yetkilendirdiği temsilci veya bayi olduğu izlenimi uyandırdığı bu durumun da tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verebileceği, davalının eylemlerinin SMK 29. maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz, TTK 55/1-a)4 kapsamında ise haksız rekabet oluşturduğu, her ne kadar davalı tarafından davaya konu ürünlerin bu markanın daha önceki yetkili temsilcisi olan dava dışı ... Elektronik isimli firmadan alındığı şeklinde kullanımın yasal olduğu iddia edilmiş ise de ürünler üzerinde seri numarası olmaması ve aldırılan değişik iş raporu ve ... 3 Asliye Ceza Mahkemesinde aldırılan raporda da orijinal olmadığı dikkate alındığında, bu sebeple davalının bu yöndeki savunmalarına itibar edilmediği, maddi tazminat talebi yönünden SMK 151/2-c) maddesi uyarınca lisans bedeli üzerinden talepte bulunulmuş her ne kadar bilirkişi raporunda davacının marka sahibine ödediği 2 marka için toplam yıllık 10.000-USD üzerinden hesaplama yapılarak 8.333.3-USD tazminat hesap edilmiş ise de bu bedelin dosya kapsamına uygun olmadığı, davacının tüm Türkiye' deki kullanım hakkı için bir marka için kullanım hakkının bir marka için karşılığının 5.000-USD olduğu halde küçük bir işletme olan sadece davaya konu bir kısım ürünlerin satış ve tamirini yapan davalının bu miktar üzerinden tazminata mahkum edilmesinin hakkaniyete uygun olmadığı, davacı tarafından da 25.000-TL maddi tazminat talep edildiğinden bu bedelin hem dosya kapsamına hem de daha hakkaniyetli olduğu, 10.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki avunmalarını tekrar ederek; müvekkilinin ... isimli firmadan da, bu firmanın... isimli markanın kullanım haklarına sahip olduğundan da haberdar olması mümkün olmadığını, delil tespit dosyasında tespit edilen ürünlerin... markası için üretilen su filtreleri olduğunu, filtreler üzerinde müvekkilinin geçmiş dönemde çalıştığı ve bu filtreleri aldığı ... isimli şirketlerin adının bulunduğunu,  müvekkilinin ... online mağazada satışa sunduğu ürünlerin ekte sunulan faturalar ile yetkili satış bayisinden satın alınan ürünler olduğunu, bilirkişilerin eksik inceleme ile hatalı tespitlerde bulunduklarını, marka hakkının tüketilmesinin söz konusu olduğunu, müvekkilinin yıllar önce satın aldığı ve kendisine ait olan 2. el eski üretim filtreleri satışa sundupunu, ... firmasına ait hiçbir ürünü taklit etmediğini ve satışa sunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, markaya tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile tazminat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. <br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın  kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının  iş yerinde  davacının inhisari lisans hakkını elinde tuttuğu ... numara ile tescilli   ... ibareli ürünlerin kullanıldığı, davalı tarafından bu ürünleri satan yetkili temsilci veya bayiymiş gibi ilanlar verildiği, ... online satış platformunda ticari satışa sunulduğu, davalı tarafça davaya konu ürünlerin bu markanın daha önceki yetkili temsilcisi olan dava dışı ... Elektronik isimli firmadan alındığı, kullanımın yasal olduğu savunulmuşsa da, davalı ürünlerinin yazılarının orijinal ürünlerden farklı olduğunun, ürünler üzerinde seri numarası olmaması, ... 3 Asliye Ceza  Mahkemesin de aldırılan raporda da orijinal olmadığının tespit edilmesi karşısında bu savunmanın yerinde olmadığı, davalı  eylemlerinin  marka hakkına tecavüz oluşturduğu, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gereken 2.390,85 TL harcın, peşin alınan 2.927,60 TL harçtan mahsubu ile artan 536,75 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/02/2026<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"234059e78c502b7d","SID":"e0ada19c856b5899"}}