{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2024/1427 <br>KARAR NO\t: 2026/250<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/05/2024<br>NUMARASI\t: 2022/277 Esas, 2024/302 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ : 19/02/2026 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :<br>I. DAVA<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...AŞ'nin (yeni ünvanı ... ... A.Ş.) sahibi olduğu ve davalılardan ... . Ltd. Şti'nin yüklenici olduğu ... Endüstri Meslek Lisesinin alçıpan, bölme duvar, seramik altı, kaba sıva ve seramik kaplama işinin müvekkiline yaptırıldığını, ayrıca ... olarak adlandırılan Küçükçekmece'deki site inşaatının aynı tür işlerinin de sözleşme kapsamında müvekkiline yaptırıldığını ve sözleşmede yer almayan bazı duvarların taşıtıldığını, bedelin ödenmediğini, bu nedenle davalılar hakkında alacağı olan 1.100.000,00TL'nin tahsili için takibe geçildiğini, davalıların haksız ve dayanaksız itirazları ile takibi durduklarını belirterek itirazlarının şimdilik 1.100.000,0 TL için iptaline ve davalıların %20'den az olmamak üzere inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.<br>II. CEVAP<br>Davalı ... ... A.Ş (...A.Ş eski unvanı) vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, sözleşme bağıtlanmadığını, müvekkilinin taraf olmadığı bir sözleşmeden dolayı borç altına girmeyeceğini, müvekkili ile diğer davalı arasında bağıtlanan sözleşme çerçevesinde tüm edimlerin karşılıklı yerine getirildiğini ve ödemelerin yapıldığını belirterek davanın öncelikle husumet yönünden reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP VE KARŞI DAVA<br>Davalı ...  Ltd. Şti vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; itiraz tarihinden itibaren asıl davanın 1 yıllık hak düşürücü sürede açılmadığından reddi gerektiğini, davanın dayanaksız olduğunu, müvekkilinin davacıya borçlu olmayıp alacaklı olduğunu, taraflar arasında 08/08/2011 tarihinde ... Endüstri Meslek Lisesi ile ilgili olarak, 12/01/2017 tarihinde ... projesi A, B blokla ilgili olarak ve ayrıca aynı proje C Blokla ilgili olarak 3 adet sözleşme bağıtlandığını, yapılan işlerden dolayı müvekkilinin davacı-karşı davalıdan alacaklı olduğunu, tabloda gösterilen işin dışında davacının başkaca bir iş yapmadığını, tabloda yer almayan bir kısım işlerin davacı çalışanları tarafından yapıldığını, sözleşme ve e-maillerle belirlenen birim fiyatların uygulandığını, davacının yaptığı işlerden dolayı toplam alacağının 4.479.060,38 TL olduğunu, yapılan ödemelerin ise 4.642.131,07 TL olup, davacıya borçlu olmadıklarını, fazladan 163.070,69 TL ödeme yapıldığını ve bunun iadesi gerektiğini, ayrıca davacının sözleşmelerde belirtilen sürelerde işi yapmayıp geciktirdiğinden gecikme cezası olarak müvekkilinin davacı-karşı davalıdan toplam 364.028,23 TL tutarında alacağının bulunduğunu belirterek, asıl davanın reddine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL fazla ödeme nedeniyle ve 50.000,00 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yürütülecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı- karşı davacı vekili daha sonra verdiği dilekçe ile fazlaya ilişkin taleplerinden feragat ettiğini belirtmiştir.<br>III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli, 2014/1087 E., 2018/1309 K. Sayılı kararıyla asıl davanın ... ve İnş. San. Tic. Ltd. Şti. yönünden 248.028,48-TL'lik kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... ... A.Ş. yönünden reddine, karşı davanın ise reddine dair kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1458 E., 2022/453 K. Sayılı kararıyla kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, ... Projesi C Bloka ilişkin olarak taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan, yapılan iş bedelinin TBK 481 maddesi uyarınca yapıldığı yıl mahalli rayicine göre tespit edilerek var ise yapılan ödemelerin düşülerek kalan miktarın belirlenmesi ve A ve B blokta yazılı sözleşme dışında yapılan ek işlere yönelik olarak düzenlenen ve hükme esas  alınan bilirkişi raporu ile; A ve B Blok Sözleşme kapsamındaki iş miktarının taraflar arasında düzenlenen kesin hesaplardan sözleşme kapsamı olan iş miktarları sözleşmede %30 artış olabileceği belirlenmesi de gözetilerek bilirkişi raporunda belirtile tablo ile toplam KDV dahil 1.129.648,56-TL olarak hesaplandığı, A ve B Blok Sözleşme kapsamındaki ilave iş miktarının  yapım tarihindeki birim fiyatlar ile ilave iş miktarı ve bedelininbilirkişi raporunda belirtile tablo ile KDV dahil toplam 410.900,02-TL hesaplandığı, C Blok Sözleşme kapsamındaki ilave iş miktarının yapım tarihindeki birim fiyatları takdir edilerek ilave iş miktarı ve bedeli KDV dahil toplam 2.846.092,34TL hesaplandığı bu kapsamda önceki raporda ... Anadolu Meslek Lisesi 801.370,87 TL iş yaptığı tespit edilmiş olup buna göre toplam yapılan iş bedelinin 5.188.011,79TL olarak hesaplandığı, Davacı – K. Davalının yapmış olduğu imalatın tutarının toplam 5.188.011,79-TL olduğu yapılan ödemelerin de toplam 4.580.634,67 TL olduğu, davacının alacağının KDV dahil 607.377,12TL olduğu anlaşılmakla, davalı ... ... Ltd Şti yönünden İstanbul 22. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyasında takibin 607.337,12 TL üzerinden devamına, davalı ... ... A.Ş hakkındaki davanın davacı ile davalılardan ... ... A.Ş arasında bağıtlanmış bir sözleşmenin bulunmadığı, bu nedenle adı geçen davalıdan talepte bulunulamayacağı anlaşılmakla  hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilen davalı ... A.Ş tarafından kötü niyet tazminatı isteminde bulunulmuş ise de; davacının adı geçen davalı ile ilgili takibinde haksız olmakla birlikte kötü niyetli olduğu kanıtlanamadığından adı geçen davalının tazminat isteminin reddine, karşı davada ödenen fazla bedelin iadesi ve gecikme nedeniyle ceza koşulu isteminde bulunulmuş ise de; davalı karşı davacıya iadesi gereken fazla bir ödemenin bulunmadığı,  C blokla ilgili gecikmeye dayalı ceza koşulu istemininde  bulunulmuş ise de; bu konuda taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, e-posta yazışmaları ile işin götürüldüğü, bu nedenle ceza koşulu istenemeyeceği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>IV. İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davalı karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı karşı davacı müvekkili şirket aleyhine yapılan icra takibine 31.08.2012 tarihinde itiraz ettiği davacı karşı davalı ise itiraz tarihi olan 31.08.2012 tarihi üzerinden yaklaşık 22 ay geçtikten sonra dava açtığı, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi geretiği, taraflarca imza altına alınan sözleşme hükmü dikkate alındığında %30'a kadar artan ilave işin bedelinin de sözleşmedeki birim fiyatları üzerinden hesaplanması gerektiği, buna rağmen bilirkişiler tarafından %30'a kadar artan ilave iş miktarının taraflarca belirlenen birim fiyatları yerine rayiç birim fiyatlarının hesaplanmasının açıkça hukuka aykırı olduğu, davacının KDV dahil toplam alacağının 4.479.060,38-TL olduğu, davacı karşı davalıya yapılan toplam ödeme tutarının 4.642.131,07-TL olduğu, bu nedenle müvekkilinin davacı karşı davalı taşerondan toplam alacağı 163.070,69-TL olduğu, sözleşmelerde yer alan hükümlere göre işin gecikmesinden dolayı gecikme bedeli ve gecikme cezası olarak davalı karşı davacı işverenin davacı karşı davalıdan toplam 364.028,23-TL alacağının olduğu, davacı karşı davalının davalı karşı davacıya %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesi gerektiği iddialarıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>V. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE<br>Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 355. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Asıl dava davacısı yüklenici (alt taşeron), davalı-karşı davacı iş sahibi (üst taşeron), diğer davalı ise asıl iş sahibidir.Asıl davada davacı tarafın, davalı ile aralarında olan sözleşme kapsamında ve sözleşme kapsamı dışında inşaat işleri yaptığı ancak bedelini alamadığı iddiasıyla başlattığı icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, davalı tarafın asıl davanın reddini, açtığı karşı dava ile davacıya fazla ödediğini iddia ettiği tutarın iadesine karar verilmesini talep ettiği, ilk derece mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, karşı davanın reddine karar verildiği, karara karşı davalı-karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İlk derece Mahkemesinin 25/12/2018 tarihli, 2014/1087 E., 2018/1309 K. Sayılı kararıyla asıl davanın ... Ltd. Şti. yönünden 248.028,48-TL'lik kısım yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, ... ... A.Ş. yönünden reddine, karşı davanın ise reddine dair kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1458 E., 2022/453 K. Sayılı kararıyla; \"Somut olayda da taraflar arasında davaya konu ... projesi ile ilgili olarak sözlü sözleşme kapsamında C blokta yapılan işlerin bedeli konusunda ihtilaf bulunduğundan TBK'nın 481 (eski Borçlar Kanunu 366) maddesi gereğince bedelin yapıldığı yıl ve yer mahalli rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir. Mahkemece hükmüne uyulan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamada ise bu konuda açıklık bulunmayıp, bilirkişiler raporlarında sözlü sözleşme kapsamında C blokta yapılan işler ile ilgili bedeli, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşmede yer alan aynı işler için kararlaştırılan bedele göre ve yazılı sözleşmenin 5.3 maddesi gereğince yazılı sözleşmede de fiyatı bulunmayan işlerle ilgili bedeli sözleşmedeki benzer işler için belirlenen fiyat ve oranlar uygulanmak suretiyle belirlediklerini açıklamışlar, tarafların kök bilirkişi raporuna itirazı üzerine, her hangi bir gerekçe belirtmeden bazı iş kalemlerine ilişkin bedelde değişikliğe gitmişler, yine tarafların itirazı üzerine düzenlenen ek raporda kök raporda yer alan belirlemelere yer vererek mahalli rayici taraflar arasındaki yazılı sözleşmede belirlenen fiyat ve oranlara ve sözleşmenin 5.3 maddesine göre belirlediklerini ifade etmişler ancak bazı iş kalemlerinde kök rapordaki birim fiyatlar ile hükme esas alınan ek rapordaki birim fiyat değişikliğinin nedenlerini açıklamamışlardır. Taraflar bilirkişilerce düzenlenen 2. ek rapora da gerekçeli olarak itiraz etmişler ve farklı bir bilirkişi heyetinde rapor alınmasını talep etmişlerdir. Taraflar bilirkişi raporunun yetersiz olduğu konusunda hem fikir olup, itirazlarının karşılanmadığını gerekçeli olarak belirtiklerinden ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporu taraf itirazlarını karşılamaktan uzak, denetime elverişli olmayan kök ve ek rapor arasında tarafların da itiraz dilekçelerinde belirtikleri farklılıklar bulunan bu nedenle hükme esas alınamayacak olan bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş, taraflar arasındaki asıl ihtilaf ... projesi C bloka ilişkin sözlü anlaşma gereğince yapılan işler bedelinden kaynaklandığından ve taraflar arasında bedelde uyuşmazlık bulunduğundan konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişilerden oluşturulacak heyetten Yargıtay içtihatları doğrultusunda yapılan iş bedelinin TBK 481. (eski B.K. 366) maddesinde yazıldığı şekilde yapıldığı yıl ve yer mahalli rayiçlerine göre tespit ederek var ise ödemelerinde düşülerek sonucuna göre uyuşmazlığı çözmek olmalıdır.\" şeklinde gerekçeyle \"... davalı ... .... A.Ş. vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b1 maddesi ile esastan reddine, davacı-karşı davalı yüklenici ve davalı- karşı davacı iş sahibinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine\" karar verildiği, ilk derece mahkemesince kaldırma kararından sonra dosyanın yeni esasa kaydedildiği anlaşılmıştır.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin kaldırma kararında, C blokla ilgili olarak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunduğu hususunun, davalı- karşı davacı tarafça ispatlanamadığı, mahkemece taraflar arasında bu işe ilişkin sözlü sözleşme kurulduğunun kabul edildiği, davalı- karşı davacı C blok işlerinin geç teslim edildiğini bu nedenle gecikme tazminatı haklarının doğduğunu ileri sürmüş ise de taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından, gecikme halinde gecikme cezası ödenmesinin kararlaştırıldığı ispatlanamadığından ve A ve B blokla ilgili olarak yapılan yazılı sözleşmede bulunan gecikme cezasının C blok işleri yönünden de geçerli olduğunun kararlaştırıldığı ispatlanamadığından, mahkemece davalı karşı davacının talep ettiği gecikme cezasının reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı- karşı davacının bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmediği belirtilmiştir.<br>İlk derece mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda, yeni oluşturulan bilirkişi heyetinden rapor tanzim edilmesinin istendiği, bilirkişi heyetince, davacı tarafından yapılan iş bedeli TBK 481. (eski B.K. 366) maddesinde yazıldığı şekilde yapıldığı yıl ve yer mahalli rayiçlerine göre tespit edilerek rapor tanzim edildiği, buna göre davacı-karşı davalı tarafından yapılan işin toplam bedelinin 5.188.011,79-TL olarak hesaplandığı, yapılan ödemelerin de toplam 4.580.634,67-TL olduğu, davacının alacağının KDV dahil 607.377,12-TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, tarafların rapora itiraz etmesi üzerine alınan ek raporda görüşlerinde değişiklik olmadığının bildirildiği, davalı-karşı davacı tarafça her ne kadar yazılı sözleşme bulunan A ve B bloklar yönünden %30'u aşmayan fazla inşaat yönünden yönünden sözleşmede belirtilen birim fiyatlar esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği ancak buna dikkat edilmediği belirtilmişse de, ek raporda sözleşmede belirtildiği üzere %30'u aşmayan kısım yönünden birim fiyatlar üzerinden aşan kısım yönünden ise piyasa rayicine göre hesaplama yapıldığının belirtildiği, kaldırma kararı doğrultusunda atanan bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen ve ilk derece mahkemesince itibar edilen raporların dosya kapsamıyla uyumlu ve yeterli olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 14/05/2024 tarih ve 2022/277 Esas, 2024/302 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, <br>2-Asıl davada alınması gereken 41.478,20 TL nisbi istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.372,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 31.106,20 TL harcın davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-Karşı davada alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar harcından davalı-karşı davacı tarafça peşin olarak yatırılan  427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-Davalı-karşı davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. \t\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f1de05b8588fcb0f","SID":"8ce4efef2c866128"}}