{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t: 2025/1658 <br>KARAR NO\t: 2026/178<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t: 2024/793<br>KARAR NO\t: 2025/715<br>TALEP TARİHİ: 20/09/2024<br>KARAR TARİHİ: 02/09/2025<br>TALEP: Konkordato<br>KARAR TARİHİ: 04/02/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TALEP<br>Konkordato talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirketin inşaat alanında faaliyet gösterdiğini, diğer müvekkili gerçek kişinin ise şirket ortağı ve yetkilisi olduğunu, şirketin borçlarına müşterek müteselsil borçlu durumda olduğunu, taleplerinin azalması, döviz kurlarındaki ani değişim, piyasa koşullarındaki olumsuzluklar, maliyetlerin yükselmesi, banka kredi faiz oranlarındaki artışlar ve sınırlamalar nedeniyle şirketin mali sıkıntı içine düştüğünü, sunulan konkordato projesi kapsamında borçların ödeneceğini ileri sürerek konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın 285 ve devamı maddelerince açılan konkordato talebinde somut olay değerlendirildiğinde; Davacı şirket ...Sulaması işini yaptığı, davacı şirketin çıkarmış olduğu en son bilânço 31.03.2025 tarihli olduğu, şirketin söz konusu tarih itibarıyla 91.884.344.43 TL'si kısa vadeli, 338.396.551,04 TL'si de uzun vadeli olmak üzere toplam 430.280.895,47 TL borcu bulunduğu, yine aynı tarih itibarıyla 348.171.116,11 TL'lik dönen varlığı, 91.542.548,52 TL'lik da duran varlığı mevcut olduğu, iki varlığın toplamının 439.713.664,63 TL olduğu, her ne kadar varlıklar, borçlara nazaran 9.432.769,16 TL'si fazla gözükse de, kısa vadeli varlıklara dahil olan ve durağan hale gelen 203.107.855,44 TL'siı toplamındaki “Verilen Sipariş Avansları” hesabı dikkate değer bulunmakta olduğu, sipariş avansları hesabı, mal veya hizmet almak için önceden yapılan ödeme mahiyetinde olup bu ödemelerin çok uzun vadeli olmadığı, mal veya hizmet alımı gerçekleştiğinde kapandığı, ancak, somut olayda bu hesap hem davacı şirketin iş kapasitesine göre yüksek bakiyeli olup, hem de hareketsiz halde olduğu, davacı şirket 2025 senesinde 28.07.2025  tarihinde kadar 25.672.249,93 TL toplamda iş yaptığı görüleceği üzere 25.672.249,93 TL'lik iş yapan şirketin 203.107.855,44 TL tutarında sipariş avansı vermesinin hayatın olağan akışı ve ticari kurallarla bağdaşmadığı, davacı şirket revize projesinde konkordato kapsamındaki borçlarını, %25 faiz ilâvesi ile birlikte 268.583.649,23 TL olarak bildirdiği, ayrıca 58.800.000 TL tutarında teminatlı borcu bulunduğu, şirket revize projesinde 2025 senesi için 200.000.000 TL'lik iş yapmayı, vergi öncesi 40.000.000 TL vergi sonrası ise 30.000.000 TL net kâr elde etmeyi hedeflediği, davacı şirketin revize edilmiş projesinde 2025 senesi için öngördüğü nakit kaynak girişlerinin hiç biri  gerçekleşmediği, yıl sonuna kadar da gerçekleşme ihtimalinin görülmediği, davacı şirketin 2025 senesi için hedeflediği satış tutarı 200.000.000,00 TL olmasına rağmen komiser heyetinin gerekçeli rapor tarihine kadar gerçekleşen satış tutarı ise 25.672.249,93 TL olduğu, davacının hesabı ile %25 oranında 6.418.062,48 T.L. lık brüt kâr elde edilse bile, faaliyet ve finansman giderleri düşüldükten sonra, net kâr kalmadığı, kesin mühlet içerisinde satılan gayrimenkul olmadığı, olmasının da zor gözüktüğü, çünkü, gayrimenkulün değerinden çok ipotek bulunmakta olup bunun konkordato projesine bir katkı sağlamayacağı açık olup doğal olarak adi alacaklar yönünden konkordato açığının oluştuğu, davacı şirketin geçmiş yıl verileri  dikkate alındığında, bu veriler projeyi desteklemediği, davacı şirket komiser heyeti raporundan sonra iade aldığı çekleri ibraz etmiş ise de; söz konusu çekler; Hem bilânçonun aktifinde “Verilen Sipariş Avansları Hesabında” varlık olarak gösterildiğinden, Hem de bilânçonun pasifinde “Borç Senetleri Hesabında” borç olarak gösterildiğinden iki taraftan da düşülerek ve bu nedenle bilânçonun dengesi değişmediği, yukarıda yapılan tüm açıklamalar ve tespitler çerçevesinde, şirketin konkordato projesinde belirtilen kaynakların önemli bir bölümünün yukarıda açıklanan sebeplerle sağlanamayacağı, mevcut kaynakların yetersiz olduğu ve dolayısıyla talep edilen vadelerde borçların tamamının ödenmesinin mümkün olmadığı, ayrıca, borçları ödemek için öngörülen kaynakların yetersiz olduğu, bu kapsamda davacı şirketin  konkordato revize projesinde öngörülen teklifin gerçekleşme ihtimalinin son derece düşük olduğu, konkordato projesinin başarıya ulaşmasının mümkün olmadığı,  İİK'nın 292. madde de, konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşılması halinde konkordato talebinin reddi ile iflasa tabi borçlunun iflasına karar verileceği düzenlenmiş olup, komiser heyeti raporları ve dosya içerisindeki tüm bilgi ve belgelerden, borçluların konkordatonun başarıya ulaşmayacağının anlaşıldığından iflasa tâbi borçlu şirketin İİK'nın 292/1-b bendi uyarınca iflasının derhal açılması ile bu borçlunun malvarlığının tasfiyesi sağlanmak suretiyle daha iyi bir tatmin elde edeceği, İİK'nın 292. maddesinde belirtilen koşulların oluşması dikkate alınarak  iflasının açılmasının alacaklılar açısından daha avantajlı olduğu anlaşıldığından mahkememizce borçlu şirkete verilen kesin mühletin kaldırılarak konkordato talebinin reddine borçlu şirketin iflasına, borçlu gerçek kişinin konkordato projesinin şirketin konkordato projesine bağlı olması kendine özgü tedbirler içeren bir proje olmaması bu hali ile şahıs tarafından sunulan projenin de uygulama ihtimâli bulunmadığından gerçek kişi borçlunun konkordato talebinin de reddi ile kesin mühletin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Borçlu ...hakkında Mahkememizce verilen kesin mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin nedeniyle  REDDİNE, Borçlu ... İNŞAAT ... ... ANONİM ŞİRKETİ hakkında Mahkememizce verilen kesin  mühletin kaldırılarak borçlunun konkordato talebinin REDDİNE ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün .......sicil numarası ile kayıtlı ve muamele merkezi \"BARBAROS HAYRETTİN PAŞA MAH. .... SK. ... ISTANBUL NO: ...İÇ KAPI NO: .. ESENYURT/İSTANBUL \" olan ... ... ANONİM ŞİRKETİ'nin 02/09/2025 günü saat: 15:05 itibariyle İFLASINA karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Konkordato talep edenler vekili istinaf dilekçesinde; konkordato komiser heyetinin taşınmaz satışı konusunda taleplerini görmezden geldikleri, taşınmaz satışı ile ilgili kendinden menkul sebeplerle olumsuz görüş bildirdiklerini, verilen avans çeklerinini geri alınması gibi olumlu bir gelişme için dahi temelsiz gerekçelerle olumsuz görüş bildirdiklerini, konkordato komiser heyetinin bu mantık dışı ve görevlerini kötüye kullanan davranışlarına mahkemece değer verilerek müvekkili şirketin iflasına karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, sipariş avansları hesabının büyük bir kısmı, keşide edilen ve iade alınacak çeklerden kaynaklandığını, bu çeklerin iade alınmasıyla birlikte, ilgili hesabın kapanarak şirketin mali yapısında önemli bir iyileşme sağlanacağı göz ardı edildiğini, 2025 yılının henüz başında yapılan ara dönem rakamlarıyla projenin başarısız olacağı yönünde kesin kanaat bildirilmesinin isabetsiz olduğunu, müvekkilinin faaliyet alanı baraj inşaatı olup; bu sektörde kış ayları iş hacmini azaltmakta, yaz aylarında imalat miktarı ve buna bağlı olarak hakkediş tutarları arttığını, müvekkili ...'ın konkordato talebinin reddinin de, şirketin talebinin reddine bağlı olarak verildiğini, şirket hakkındaki kararın bozulması halinde bu kararın da bozulması gerekeceğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE<br>Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesince, konkordato talep edenler hakkında 24.09.2024 tarihinde üç ay süreyle geçici mühlet kararı verilerek 3 kişilik konkordato geçici komiser heyetinin görevlendirildiği, 24.12.2024 tarihli celsede bu tarihinden itibaren bir yıl süre ile kesin mühlet kararı verildiği, 07.08.2025 tarihli ara karar ile 02.09.2025 tarihinde duruşma açılmasına karar verildiği, 02.09.2025 tarihli celsede verilen konkordato taleplerinin reddi ile konkordato talep eden şirketin iflasına dair karara karşı konkordato talep edenler vekilince istinaf kanun yoluna başvurduğu anlaşılmıştır.<br>İİK'nın 285/3. maddesi uyarınca konkordato talebinde iflasa tabi olan borçlu için İİK'nın 154. maddesinin birinci veya ikinci fıkradaki yazılı yerlerdeki asliye ... mahkemesi, iflasa tabi olmayan borçlu için yerleşim yerindeki asliye ... mahkemesi yetkilidir. Konkordato talep eden şirketin muamele merkezinin Esenyurt, diğer konkordato talep eden gerçek kişinin yerleşim yerinin de Esenyurt ilçesi olması dikkate alındığında tüm gerçek ve tüzel kişiler yönünden görevli ve yetkili Bakırköy Asliye ... Mahkemesi'nde talepte bulunulmuştur. HMK'nın 74., 114/1.f ve TBK'nın 504/3. maddeleri uyarınca konkordato talep edenler vekilinin yasal düzenlemelere uygun olarak konkordato yönünden özel olarak yetkilendirildiği anlaşılmıştır.<br>Konkordato talep edenlerin ön projesi:\"Konkordatonun tasdikinden sonra 2 yıllık bir vadede borçların %100’ü ve konkordato borçlarına ilave edilecek (bir defaya mahsus) %30 faiz ile ödemesi” şeklindedir.Konkordato talep edenlerin 16.12.2024 tarihli revize projesi:\"2026 yılı için Ocak ayı sonu başlamak üzere eşit taksitler halinde 24 taksit olacak şekilde ödeme tabloları düzenlenmiştir.Şirket ortağının adına kayıtlı Sn. Bilirkişi ... tarafından değerlenmiş olan toplamda 12 adet 89.292.005,00 TL değer biçilmiş gayrimenkullerin tamamı şirket konkordato borç ödemesinde kullanılacak olup, şirketin ortağa olan borcuna ilişkin olarak ise şirkete ait tüm konkordato borçları ödendikten sonra ve ilave faiz olmaksızın şirket ortağına geri ödenecektir. Bununla birlikte şirketten olan 2.693.823,55 TL tutarındaki alacağı da şirkete sermaye olarak ilave edilecektir.<br>30.11.2024 tarihli mizanda yer alan Teminatlı Kredi borçlarının 2025 yılı içerisinde kredi kapamalı şekilde ödeneceği öngörülmüştür. Şirket tarafından 2025 yılında şirket ve şirket ortağına ait (banka ipoteği bulunan) teminattaki gayrimenkullerin ipoteklerin kredi borçlarının ödenmesi veyahut vefa satışı ile borçların tasfiye edilmesi planlanmaktadır. Böylece rehinli alacaklı bankaların tahakkuk edeceği faiz yükünden kurtulmuş olacak, bu da diğer alacaklıların ve şirketin yararına olacaktır.Yapılacak teklif uyarınca konkordatoya tabi alacaklılar ve %25 faiz eklemesi ile 268.583.649,23 TL tutarında olan toplam alacak tutarlarının %125'i kendilerine ödenecektir.2026 yılı için Ocak ayı sonu başlamak üzere eşit taksitler halinde 24 taksit olacak şekilde ödem tabloları düzenlenmiştir.Şirket üzerine kayıtlı maddi duran varlıklardan Binalar hesabında kayıtlı olan 17 gayrimenkulden tamamını (58.800.000.000,00 TL değerindeki) projeye ek mali kaynak sağlamak adına satmayı planlamaktadır.” şeklindedir.<br>Konkordato komiser heyetinin 20.12.2024 tarihli kesin mühlet kararı öncesi raporu:\"Borçlu ...  ... ... A.Ş. Yönünden: Davacı şirketin çalışma kabiliyetini kaybetmediği; bilirkişi raporuyla rayiç değerleri belirlenen taşınmazlar, taşıtlar, demirbaş, tesis makine cihazları ile mevcut çalışma düzenini koruduğu, faaliyetlerine devam ettiği, halen devam eden ...’ye ait iki adet gölet ve sulama işi sözleşmesinin bulunduğu, Konkordato Revize projesinde konu mali tablolardaki borç tutarı ile, şirketin ticari defter kayıtlarındaki borç rakamının uyumlu olduğu; şirketçe yapılan mutabakatların devam ettiği, mutabakat sonuçlarının ticari defter kayıtlarına yansıtıldığı, şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle Kaydi değerlere göre özvarlığının (-)5.994.263,12TL’sı olarak tespit edildiği, şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle TTK 376/3. maddesinde belirtilen \"aktiflerin hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de muhtemel satış fiyatları esas alınmak suretiyle düzenlenen bilançolara göre\" Davacı şirketin özvarlığının (+)9.492.052,56TL olduğu, davacı şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle borca batık durumda olmadığı, 5. Şirketin geçici mühlet tarihi 24.09.2024 tarihinden 30.11.2024 tarihine kadar geçen sürede 4.670.086,20TL tutarında net satış gerçekleştirdiği, ancak davacı şirketin yıllara yaygın inşaat ve onarım işi yapması nedeni ile karlılıklarının proje bazında değerlendirilmesinin gerektiği, devam eden projelerin teknik bilirkişi tarafından değerlendirilmesi sonucunda hedeflediği karlılıkları elde edebileceği, davacı şirketin olası bir iflas halinde konkordatoya tabi borçlarının % 52’sinin ödenebileceği, ancak konkordatonun başarıya ulaşarak tasdik edilmesi halinde borçlarının Revize Konkordato Teklifi çerçevesinde %100 + %25 (faiz) oranında ödenebileceği, bunun da alacaklıların iflasa nazaran durumunun daha iyi olacağı anlamına geldiği, kaldı ki bir tacirin borçlarının, iflas prosedürü sonucunda ödenmesi yerine, ticari faaliyetten elde edilecek kazançla ödenmesinin kanun koyucunun amacıyla da örtüştüğü, şirketin, mühlet tarih olan 24/9 /2024 itibariyle imtiyazlı alacaklılar dâhil toplam borç tutarının 341.911.008,59TL olduğu, ancak alacaklı sayısının 250’yi aşmadığı tespit edilmiştir. Bu itibarla; borç tutarı 125.000.000,00 TL’yi aştığından takdiri Sayın mahkemenize ait olmak üzere, alacaklılar kurulunun oluşturulmasının gerekli olduğu, şirketin 30.11.2024 tarihi itibariyle çalışan sayısının 13 kişi olduğu, günü geçmiş personel borcunun bulunmadığı, şirketin 24.09.2024 tarihinden 30.11.2024 tarihine kadar süreçte borçlarını büyütmediği, varlıklarındaki artışın borçlarının üstünde gerçekleştiği, Revize Projede Alacaklılar lehine olacak şekilde Anapara + % 25 faiz teklif edilmesinin projenin kabul edilebilirliği yönünden olumlu olduğu, şirketin sektördeki deneyimi ve devam eden iki adet ...’ye ait Gölet ve Sulama işi projesinin tamamlanması sonucu elde edeceği karlar ile konkordatonun başarıya ulaşmasının raporumuzda yapılan açıklamalar kapsamında mümkün bulunduğu, borçlu şirkete kesin mühlet verilebileceği kanaatine varıldığı,<br>Gerçek Kişi ...Yönünden: Borçlu Gerçek Kişi ...’ın aynı dosyada konkordato talep eden ... İnşaat ... ... Anonim Şirketi’nin hissedarı ve tek ortağı olduğu, rapor içinde açıklandığı üzere şahsi borçları yanında şirketin banka kredi borçlarına kefaletten kaynaklanan borçlarının ve sorumlu olduğu kamu borçlarının bulunduğu, gerekçesi rapor içerisinde açıklandığı üzere; borçlu şirkete kesin süre verilmesi durumunda borçlu şirketlerin konkordato projelerinin gerçekleşmesi noktasında gerçek kişi ...’ın kefaletten kaynaklanan ve sorumlu olduğu borçlar ortadan kalkacağından kesin süre verilmesinin uygun olabileceği,\" şeklindedir. Konkordato komiser heyetinin 11.04.2025 tarihli kesin mühlet 1. ara raporu:\" Geçici mühlet tarihi olan 24.09.2024'den itibaren meydan gelen gelişmeler: Davacı şirketin ... 'ye ait ... Hisar projesi ve ... projesi ile ilgili ödenekleri onaylanmış ve Resmi Gazetede yayınlanmıştır. ... hisar projesi hava şartlarının öngördüğü ölçüde boru döşeme işi devam etmekte olup, Mart 2025'te 26. hakediş 3.970.472,54 TL'sı olarak yapılmıştır. ... projesi ile ilgili kesin mühlet sonrası faaliyet olmadığı gözlenmiş olup, şirket yetkililerinden alınan bilgiye göre, yapılması gereken kil dolgunun hava şartları nedeniyle, yapılamaması nedeni ile durduğu, Mayıs 2025 tarihinden başlayarak faaliyetin hızlanacağı yönündedir. Borçlu şirketin mali raporlarına göre tedbir tarihinden bugüne yıllara yaygın inşaat ve onarım işleri için 36.265.377,08 TL'sı harcama, buna karşılık 31.048.335,91TL'sı hak ediş gerçekleştirmiştir. Personel ücret ödemeleri düzenli olarak yapılmaktadır. Borçlu şirketin vadesi geçmiş Vergi ve Sgk prim borcu bulunmamaktadır. Borçlu şirket faaliyetlerini ...'lerinden aldığı ön ödemelerle sürdürmekle birlikte, önümüzdeki süreçte mevsim nedeni inşaat işleri yoğunlaşacaktır. Bu nedende işletme sermayesi ihtiyacı için revize projede öngördüğü taşınmaz satışlarının yapılması gerekmektedir. Şirket yetkilileri komiser heyetimiz tarafından uyarılmış olup, iş bu rapor tarihine kadar taşınmaz fiyatlarının rayiçlerinin altında olduğu gerekçesi ile Sayın Mahkeme'den satışa ilişkin bir talepte bulunulmadığı görülmektedir.Davacı şirketin kesin mühlet tarihinden bugüne kadar geçen süreçte mevcut çalışma düzenini koruduğu, faaliyetleri devam etmekle birlikte mevsim nedeni ile durağan olduğu, Şirketin (24.09.2024) tedbir tarihi itibariyle Kaydi değerlere göre özvarlığı (-)6.625.713,20TL'sı iken, 31.12.2024 tarihi itibariyle Kaydi değerlere göre özvarlığının (+) 10.729.180,12 TL'sı olarak tespit edildiği, Davacı şirketin 2024 yılı 12. Aylık dönemde gerçekleşen net satış tutarının 2.559.613,95 TL olduğu, tedbir tarihinde raporlanan (-)18.701.321,62 TL olan dönem zararının 31.12.2024 tarihi itibariyle (-) 4.676.044,90TL olduğu, Davacı şirketin faaliyet konusu yıllara yaygın inşaat ve onarım faaliyeti olması nedeni ile projeler halen devam ettiğinden kar'lılık hesaplarının 31.12.2024 tarihli yansımadığı, gelir tablosunda meydana gelen iyileşmenin, hesap düzeltmelerinden kaynaklandığı, Davacı şirkette halen 11 kişi çalışmakta olup personel ücretlerinin düzenli olarak ödendiği, Vadesi geçmiş vergi ve sgk prim borcunun bulunmadığı, Revize projenin realize olabilmesi için öngördüğü taşınmaz satışlarının yapılması gerektiği,\" şeklindedir. Konkordato komiser heyetinin 20.07.2025 tarihli kesin mühlet 2. ara raporu:\"Davacı şirket ...Sulaması işini yapmaktadır. Davacı şirketin çıkarmış olduğu en son bilânço 31-03-2025 tarihlidir. Şirketin söz konusu tarih itibarıyla 91.884.344.43 TL kısa vadeli, 338.396.551,04 TL uzun vadeli olmak üzere toplam 430.280.895,47 TL borcu bulunmaktadır. Yine aynı tarih itibarıyla 348.171.116,11 TL'lik dönen varlığı, 91.542.548,52 TL'lik de duran varlığı mevcuttur. İki varlığın toplamı 439.713.664,63 TL'dir. Her ne kadar varlıklar, borçlara nazaran 9.432.769,16 TL fazla gözükse de, kısa vadeli varlıklara dahil olan ve durağan hale gelen 203.107.855,44 TL toplamındaki “Verilen Sipariş Avansları” hesabı dikkate değer bulunmaktadır. Bilindiği üzere sipariş avansları hesabı, mal veya hizmet almak için önceden yapılan ödeme mahiyetindedir. Bu ödemeler çok uzun vadeli değildir. Mal veya hizmet alımı gerçekleştiğinde kapanır. Ancak, olayımızda bu hesap hem davacı şirketin iş kapasitesine göre yüksek bakiyeli olup, hem de hareketsiz haldedir. Davacı yetkilisi tarafından, heyetimize; “verilen sipariş avansları hesabında takip edilen ... ... Şirketi'nin bakiyesinin keşide edilen çeklerden oluştuğu, hizmet veya mal alımı yapılmadığı, çeklerin iade alınacağı” bilgisi verilmiştir. Ancak, alacak kayıtları tamamlanmış olup; ... ...'a verilen çeklerin 11.000.000,00 TL'lik kısmı ... tarafından, 3.700.000,00 TL'lik kısmı ... Tüketim Maddeleri tarafından, 6.700.000,00 TL'lik kısmı ... ... tarafından, 4.000.000,00 TL'lik kısmı ...tarafından, 68.800.000,00 TL'lik kısmı ise ... tarafından alacak olarak kayıt ettirilmiştir. 94.200.00,00 TL'lik tutarın sadece 2.300.000,00 TL'sinin ...'ın alacağından mahsup yapılacağı görülmüş olup, söz konusu tutarlarla ilgili menfi tespit davası açılması gerektiği, kaynak tablosunda gösterilen bu tutarın kaynak olarak alınamayacağı kanaatine varılmıştır. 31.03.2025 tarihinden sonra verilen siparişlere ait sadece 3.200.000,00 TL'si tutarındaki çekin iade işlemi yapılmış olduğu belirtilmiştir.Davacı şirket 2025 senesinde rapor tarihinde kadar 25.672.249,93 TL toplamında iş yapmıştır. Görüleceği üzere 25.672.249,93 TL'lik iş yapan şirketin, 203.107.855,44 TL tutarında sipariş avansı vermesi, hayatın olağan akışı ve ticari kurallarla bağdaşmamaktadır. Bilânçoda toplamı 203.107.855,44 TL olan verilen sipariş avanslarını nazara almadığımız takdirde, davacı şirketin bilânço dengesi bozulmakta, varlıkların toplamı 236.605.809,19 TL'sine gerilemekte ve varlıklar 430.280.895,47 TL olan borçları karşılamaya yetmemektedir. Borçlar, varlıklardan 193.675.086,28 TL daha fazla hale gelmektedir. Böyle bir halde revize edilen konkordato projesinin de gerçekleşme imkânı kalmamaktadır. Davacı şirket revize projesinde 2025 senesi için 200.000.000,00 TL iş yapmayı, vergi öncesi 40.000.000,00  TL, vergi sonrası ise 30.000.000,00 TL net kâr elde etmeyi hedeflemiştir. Davacı şirket önceki sayfada dökümü yapılan 153.740.526,52 TL'lik nakit girişlerinin 58.800.000,00 TL'lik kısmıyla rehinli borçlarının ödenmesini öngörmüştür. Davacı şirketin revize edilmiş projesinde 2025 senesi için öngördüğü nakit kaynak girişlerinin hiç biri raporumuz tarihi itibarıyla gerçekleşmemiştir. Yıl sonuna kadar da gerçekleşme ihtimali görülmemektedir. Davacı şirketin 2025 senesi için hedeflediği satış tutarı 200.000.000,00 TL'dir. Raporumuz tarihine kadar gerçekleşen satış tutarı ise 25.672.249,93 TL'dir. Davacının hesabı ile %25 oranında 6.418.062,48 TL'lik brüt kâr elde edilse bile, faaliyet ve finansman giderleri düşüldükten sonra, net kâr kalmamaktadır. Heyetimizce defalarca yazılı ve sözlü uyarılara rağmen satılan gayrimenkul olmamıştır. Olması da zor gözükmektedir. Çünkü, gayrimenkulün değerinden çok ipotek vardır. Davacı şirketin geçmiş yıl verileri de önceki raporlarımızda yer almakta olup, bu veriler projeyi desteklememektedir. Davacı şirket ile birlikte konkordato talep eden ...açısından da bir gelişme olmamıştır. Zaten bu kişinin projesi davacı şirkete bağlı bulunmaktadır.<br>Davacı şirketin konkordato projesi revize edilmişse de, bu güne kadar projede öngörülen önlemler gerçekleşmemiştir. Gayrimenkul satışı olmamıştır. Davacı şirketin durağan hale gelen ve davacı şirketin mali yapısı ile bağdaşmayan yüksek tutarlı “Verilen Sipariş Avansları” hesabı kapanmamıştır. Bu hesabın kapanmaması halinde projenin gerçekleşmesi mümkün gözükmemektedir. Alacak kayıtları sırasında da, söz konusu hesabın varlık veya kaynak olarak kullanılamayacağı da ortaya çıkmıştır.\" şeklindedir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 06.06.2022 tarih ve 2021/4755 E., 2022/3074 K. sayılı ilamı:\"İlk derece mahkemesince, davanın reddi ile davacı gerçek kişi tacirin iflasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi tarafından, yapılan inceleme sonucunda davacıya ait konkordato projesinin başarıya ulaşma ihtimalinin bulunmadığı ve İİK’nın 292/1-b hükmü uyarınca iflas kararı verilmesi gerektiğinden bahisle  davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.Talep, davacı borçlu hakkında,  İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun  muhtemel bir iflasına nazaran,  daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Borca batıklık, borçlunun malvarlığındaki aktif değerler toplamının, pasif değerler toplamını karşılayamaması durumudur. Şirketin veya somut olayda olduğu haliyle gerçek kişi tacirin işletme sermayesinin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nun 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmelidir. Mahallinde keşif yapılarak, uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilebilen niteliklerine göre kayıtlardaki malvarlığının (örn; araçlar, model ve yaş gibi diğer özelliklerine göre) rayiç tespitinin yapılması mümkündür. Rayiç değerler ve yapılan araştırma ve inceleme sonucu elde edilen gerçekçi verilere göre bilirkişilerce yeniden oluşturulacak borca batıklık bilançosu da dikkate alınıp bir sonuca gidilmelidir. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir.Açıklanan durum karşısında, mahkemece yapılacak iş, davacıya ait taşınmazların tapu bedelinin sadece tapudaki kaydi değerlere göre değil piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi amacıyla konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden alınacak teknik, detaylı ve denetime elverişli rapor ile borca batıklığın tespit edilmesidir.Yapılacak inceleme neticesinde davacının borca batık olmadığının ve İİK’nın 292. maddesindeki şartların bulunmadığının anlaşılması halinde; iflas kararı verilmeksizin konkordato talebinin reddi ile yetinilmesi, aksi durumda ise iflas kararı verilmeden önce kanunun 292/2 fıkrası uyarınca davacı tacirin duruşmaya bu maddeye göre dinleneceği meşruhatı verilen davetiye ile çağrılarak geldiği takdirde, beyanı alınarak hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme neticesinde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.\"şeklindedir.Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 14.12.2021 tarih ve 2021/4653 E., 2021/2252 K. sayılı ilamı:\"Davacı vekili, davacı şirketin ekonomik durgunluktan etkilendiğini ileri sürerek, İİK'nun 285. ve TTK'nun 286. madde hükümleri gereği konkordato geçici mühleti verilmesini ve konkordatonun tasdikini talep ve dava etmiştir.İlk derece mahkemesince, konkordatonun başarıya ulaşamayacağı, İİK'nun 292/1.b bendine göre, davacı borçlu şirketin iflası gerektiği belirtilerek, davacı şirketin konkordato talebinin reddi ile iflasının açılmasına karar verilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından, kesin mühlet sonunda projenin başarıya ulaşamayacağı anlaşıldığından iflasa hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.<br>1-Talep, borçlu şirket hakkında,  İİK’nın 285. vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ile konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir.Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur.Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun  muhtemel bir iflasına nazaran,  daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu, piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkanları da korunmuş olur. Konkordato iflas ertelemenin aksine şirket kurtarma yolu değildir. Alacaklıların alacağına kavuşmasını amaçlayan bu kurum özünde borçlu şirketin faaliyetlerine devamını sağlamayı ve bu sayede borçların ödenmesini amaçlamaktadır. Konkordatonun tasdik şartlarından biri alacaklının eline olası bir iflasta geçecek bedelden daha fazlasının geçmesidir. Bu aslında konkordatonun amaçladığı sonuçlardan biridir. Konkordato sürecinde, dava teorisinin aksine yargılama sırasında değişen sermaye artırımı, iş ortaklığı yapılmsı vs. gibi durumların da nazara alınması, değişen hususların projenin uygulanabilirliğine etkisinin tartışılması gerekmektedir.<br>Bu durumda mahkemece, dosyaya ibraz edilen maden sahasının işletilmesine yönelik iş ortaklığı anlaşmasının projenin uygulanabilirliğine etkilerini değerlendirilen rapor tanzimi yoluna gidilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle ortaklık sözleşmesinin projenin uygulanamadığının kanıtı olarak nitelendirilmesinde isabet bulunmamıştır.2-Kabule göre, borca batıklığın tespitinde İİK’nın 376. maddesi uyarınca borçlu  malvarlığının rayiç değerlerinin dikkate alınması gerekirken, yalnızca şirket hesap ve kayıtlı üzerinde yapılan inceleme sonuçları ile yetinilmesi de doğru olmamıştır.\"şeklindedir.İlk derece Mahkemesince oluşturulan 07.08.2025 tarihli ara karar ile duruşmanın 02.09.2025 tarihine bırakıldığı, duruşma gün ve saatinin bildirir meşruhatlı davetiyelerin ayrı ayrı e-tebligat yoluyla tebliğ edildiği, ...'ın 02.09.2025 tarihli duruşmaya katıldığı ve beyanlarının alındığı anlaşılmıştır. Konkordato talep eden ... İnşaat ...  Anonim Şirketi'nin inşaat sektöründe faaliyet gösterdiği, şirketin halihazırda ...Sulaması işini yaptığı, diğer konkordato talep eden ...'ın şirketin tek hissedarı yetkili temsilcisi olduğu anlaşılmıştır. Konkordato talep eden şirketin revize projede öngörülen satış ve kar hedefinin gerisinde kalmasına rağmen 20.07.2025 rapor tarihi itibariyle 25.672.249,93 TL olarak komiser raporundaki tespite nazaran verilen sipariş avansı olarak defterlerinde 203.107.855,44 TL kayıtlı bulunduğu bildirilmiştir. Konkordato talep eden vekilinin istinaf dilekçesinde çekleri iade alınacağı bildirerek istinaf sebebi yaptığı hususta komiser raporundaa avans olarak verildiği bildirilen çeklerin ayırt edici bilgilerin bildirilmediği anlaşılmakla bu aşamada kısa mı yoksa uzun vadeli mi olduğu anlaşılamayan çeklere yönelik avans kayıtlarına ilişkin yeterince inceleme yapılamadığı anlaşılmıştır. Dava teorisindeki genel ilkeden farklı olarak konkordato bir dava olmadığından borca batıklık sadece talep tarihi itibariyle değil, yargılama safhasındaki olumlu veya olumsuz gelişmeler de dikkate alınarak belirlenmelidir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarih ve 2024/2016 E., 2024/3167 K. sayılı ilamı) Ayrıca komiser heyeti raporunda şirketin borca batık durumda olup olmadığı TTK’nın 376. maddesi uyarınca rayiç değerlere göre tespit edilmemiştir. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar İİK'nın 292/1-b. maddesi uyarınca konkordato talebinin reddine ile şirket yönünden iflas kararı verilmiştir. Dairemizce sadece İİK'nın 292/1-b. maddesi yönünden konkordato taleplerinde borca batık olmayan iflasa tabi gerçek veya tüzel kişiler için lafzi yorum yapılarak iflas kararı verilmesinin alacaklıların eline geçecek miktarın iflas tasfiyesinde daha düşük olama ihtimalinin fazlalığı ve ekonomik faaliyetlerinin sürekliliğinin sağlanması açısından tarafların menfaatlerine uygun olmadıkları kabul edilmektedir. Bu durumda komiser heyetinden yukarıda bildirilen istinaf sebebi avans kaydında yer alan çeklere yönelik vade taraihleri ve miktarları da bildirilerek güncek durum  itibariyle konkordato talep eden şirketçe iade alınıp alınmadığı hususunun detaylı inceleme değerlendirilmesi ve karar tarihine en yakın veriler ile güncel durumu itibariyle rayiç değerlere göre şirketin borca batık olup olmadığı konusunda rapor aldırılmasının ardından varılacak neticeye göre değerlendirme yapılarak konkordato talepleri ve gerekirse iflas konusunda karar verilmesi gerekmektedir.<br>Kabule göre de,  İİK'nın 308/2 maddesinde; \"(Ek fıkra:9/6/2021-7327/6 md.) Konkordato süreci iflâsla sonuçlandığı takdirde, iflâs kararını veren mahkeme tasfiyenin basit veya adi tasfiye usulüne göre yapılmasına ve gerektiğinde adi tasfiyenin komiserler tarafından yerine getirilmesine karar verir. Bu hâlde iflâs idaresine ait görev ve yetkiler komiserler tarafından kullanılır.\" hükmü yer almaktadır. Yani iflas kararı verildiği takdirde mahkemece ayrıca tasfiye usulünün de belirlenmesi gerekmektedir. İİK'nın 218.maddesinde \"İflas dairesince defteri tutulan mallar bedelinin tasfiye masraflarını koruyamayacağı anlaşılırsa basit tasfiye usulü tatbik olunur.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Aksi takdirde ise adi tasfiye usulü uygulanacaktır. Şirketin güncel verileri nazara alınarak tasfiye usulü de tespit edilmelidir.Açıklanan nedenlerle, konkordato talep edenler vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; <br>1-Konkordato talep eden vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/793 E. 2025/715 K. sayılı 02/09/2025 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahal mahkemesine İADESİNE,<br>3-Konkordato talep edenler tarafından yatırılan istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazine'ye irat kaydına, konkordato talep edenler tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talep halinde iadesine,<br>4-Kararın ilk derece mahkemesince tebliğine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/02/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a2c4fa9b206f4ff","SID":"a5dab55309bb85d4"}}