{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2026/55 Esas<br>KARAR NO: 2026/375 Karar<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ <br>HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/10/2025<br>NUMARASI: 2024/10 E. -  2025/273 K.<br>ASIL 2024/10 ESAS SAYILI DOSYA<br>BİRLEŞEN 2024/203 ESAS SAYILI DOSYA<br>DAVA: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/01/2024 <br>KARAR TARİHİ: 27/02/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :<br>ASIL DAVA: Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; vekil eden ... A.Ş.'nin 19... yılından bu yana sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösteren, güçlü markaları ile hızlı büyüyen ve piyasaya yenilikçi çözümler sunan global bir şirket olduğunu, ... A.Ş. çatısı altında birleşen... .... A.Ş.'nin ise, 19... yılında kurulmuş olup, yıllardır sürdürdüğü yoğun çalışmaları ve tüketicilere sunduğu yüksek kaliteli, modern ve benzersiz ürünleri neticesinde bugün gerek yurt içinde, gerekse yurt dışında, ürünleri ve kurumsal marka imajı ile ........ sektöründe Dünyada ......, Avrupa’da ., Türkiye’de ise...... büyük kuruluş olduğunu, vekil edenin ...........seri isimli ürünleri tüketici nezdinde kısa sürede tanınmışlığa ulaşan ve büyük bir beğeni toplayan ürünler olup, piyasaya sunulma tarihinden bu yana vekil eden şirketin tüketici nezdinde en çok tercih edilen ürün serilerinden biri olduğunu, vekil eden şirketin ilgili birimleri tarafından, yukarıda yer verilen vekil eden adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ile korunmakta olan tasarımlarının aynısının, karşı yan tarafından izinsiz kopyalanarak satışa sunulduğunu, ticaret mevkiine konulduğunu, anılan tasarımlarının haksız ve hukuka aykırı şekilde, kopyalanarak benzerlerinin satışa sunulması sureti ile, vekil edenin tasarım tescillerinden doğan haklarının ihlal edildiğini, vekil edenin itibarından ve tanımışlığından faydalanılması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin edilmeye çalışıldığının tespit edildiğini,...... ..... AHM 2023/..... D.iş Sayılı dosyası üzerinden verilen delil tespiti kararı ile, davalı iş yeri adresinde, bilirkişi .......katılımı ile yerinde inceleme gerçekleştirildiğini ve adreste, 13.04.2023 tarihinde gerçekleştirilen yerinde inceleme işlemi neticesinde, \"Delil tespiti talep edilen .... Mah. . Sok. . Blok Sitesi. Blok NO:.İç Kapı No:. .....MERSİN adresine ..04.2023 tarihinde gidilerek keşif yapıldığını ve gerekli tespit ve incelemelerde bulunulduğunu, her ne kadar, lehe gelen bilirkişi raporu doğrultusunda yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olsa da, .... 3. AHM'nin 2023/. D.iş Sayılı dosyası üzerinden taraflarınca, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının ürünlerinin satışının durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmişse de, ... 3. AHM'nin 2023/. D.iş Sayılı dosyası üzerinden .....06.2023 tarihli ara kararı uyarınca, \"davacı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik talebinin davanın esasına ilişkin olduğu ve yargılama sonucunda belirlenebileceği anlaşılmakla REDDİNE\" şeklinde hatalı ve hukuka aykırı olarak ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, bilindiği üzere, tasarım hakkına tecavüz nedeni ile açılan davalarda tecavüzün durdurulmasının her zaman tasarım hakkı sahibini tatmin etmediğini, somut olayda da olduğu gibi, tasarım hakkı sahibinin maddi zararlarının yanında uğradığı manevi zararların son derece önemli olabileceğini, özellikle vekil edenin tasarım tesciline konu ürünlerinin, somut olayda olduğu gibi tasarım hakkına tecavüz eden tarafından halk nezdinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde kullanılması, kötü kaliteli taklitlerinin daha uygun bir fiyata piyasaya sunulması sonucunda, vekil edenin ticari itibarının zarara uğrayabileceği ve bu durumun müşteri portföyünün olumsuz etkilenmesine neden olabileceğini, vekil edenin tescilli tasarımlarının davalı tarafından izinsiz kullanılması sonucu oluşan vekil edenin uğrayabileceği itibar kaybının sadece maddi ve manevi tazminatla giderilemeyebileceğini, zira alınan tazminatın çoğu zaman bu davalardan habersiz 3. kişi konumundaki müşteriler tarafından bilinmediğini,. nitekim somut olayda, tüketicilerin vekil edenin tescilli tasarımına konu ürünlerin yarattığı itibara güvenerek davalının ürününe yöneldiğini, tüketicilerin ürünlere ilişkin yaşayacağı her türlü olumsuz tecrübenin vekil edenin ticari itibarının zedelenmesine sebebiyet verme riski arz ettiğini belirtmiş ve öncelikle ve ivedi olarak; dava neticesinde verilecek kararın etkinliğini sağlamak için 6769 Sayılı SMK'nın 149, 159. maddeleri, TTK'nın 61 ve HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, . 3. AHM’nin  2023/... D.iş Sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olmakla, davalı yanca, vekil edenin ... numaralı tescilli tasarımlarına konu koruma kapsamındaki ürünleri imal ve satışa arz edilmesinin tedbiren durdurulmasına yönelik, tercihen teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6769 sayılı SMK’ nın 149. maddesi kapsamında davalının, vekil edenin ... numaralı tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, tecavüze sebebiyet veren ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, davalının eylemleri neticesinde oluşan TTK’nın 54 ve devamı maddeleri anlamındaki haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, şimdilik, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada, 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç hesap yöntemi ile 5.000,00 TL (BeşbinTürkLirası) maddi tazminatın, delil tespiti tarihi olan, 13.04.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile ve 100.000,00 TL (yüz bin türk lirası) tutarındaki manevi tazminatın delil tespiti tarihi olan, 13.04.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, vekil edenin tescilli tasarımlarına tecavüz nedeni ile, 6769 Sayılı SMK’ nın 150/2. maddesi uyarınca 50.000,00 - TL (Elli Bin Türk Lirası) tutarındaki itibar tazminatının delil tespiti tarihi olan, 13.04.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile ile birlikte davalıdan tahsiline, masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, .. 3 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/..... D.iş Sayılı Delil Tespiti dosya masrafları ile, esas dava yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>CEVAP: Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar huzurda açılmış olan davada davacı yan kendisine ait ... numaralı tescilli tasarımlarına konu koruma kapsamındaki ürünlere müvekkil şirketin tecavüzü olduğu iddialarında bulunmuş ise de, davacı yanın bu iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, müvekkil şirketin ülkemizde yaklaşık 9 yıldır faaliyet göstermekte olup, bugüne kadar davacı yanın huzurda açmış olduğu dava dışında aleyhine açılan tek bir dava dahi bulunmadığını, davacı yan açmış olduğu davasını her ne kadar alınmış olan bir bilirkişi raporuna dayandırmış ise de, söz konusu raporun hiçbir hukuki kabiliyeti bulunmadığını, herhangi bir hükme esas alınmasının da mümkün olmadığını, her şeyden önce davacının dayanak yaptığı rapora konu keşif müvekkil şirkete bildirilmeden ve müvekkil şirketten herhangi bir temsilci keşif mahallinde bulunmuyorken yapılmış olup yokluklarında yapılan keşfi kabul etmediklerini, söz konusu raporda belirtilen hususların ve yapılan tespitlerin somut gerçekliklerle de bağdaşmadığını,  raporun bu nedenle de kabulünün mümkün olmadığını, şöyle ki davacı yanın müvekkili şirket aleyhine tespit ve dava yoluna gitmeden önce   müvekkili firmanın sosyal medya sayfasında görülen bir bardak nedeniyle müvekkili firmaya ihtarname gönderdiğini ve \"...\" isimli bardak tasarımının kendisi adına tasarım tescilli olduğunu belirttiğini ve müvekkili firmanın internet sitesinde sattığı  bardağın kendi tescilindeki ürünün tasarımına tecavüz ettiğinden bahisle satıştan kaldırılmasını talep ettiğini, müvekkili şirketin sayfasında paylaşmış olduğu ve davacı yanın tasarımına tecavüz olarak addettiği ürünü hiç ithal etmemiş olmasına rağmen, internette birçok sayfada bu ürünün satıldığını görünce ürünün davacı yan adına tescilli olabileceğini düşünmediğini ve ürünün satılabileceğini düşünerek görsellerini sosyal medya sayfasına eklediğini, huzurdaki davanın dayanağı olan bilirkişi raporunun sonuç kısmında her ne kadar talebe konu 4 ürünün de satışa sunulduğu belirtmiş olsa da, bu hususun yukarıda arz etmiş oldukları tüm gerekçelerden de anlaşılacağı üzere somut gerçeği yansıtmadığını,  bu durumun hatalı tespitlerin rapor edilmiş olması nedeniyle ortaya çıktığını, keşif mahallinde ... isimlerinin hiçbirine benzer bir ürün bulunamadığı gibi, bir diğer ürün olan ... adlı ........ da davacı yanın ürünüyle birçok farklılık içerdiğini, bilirkişinin keşif mahallinde görmediği ürünlerin davacı yanın dilekçesinde belirttiği ekran görüntüsünü esas alarak raporunu hazırladığını ve müvekkili şirketin sosyal medya hesaplarında bulunduğu iddia edilen görüntülerden yola çıkarak hazırlamış olduğu raporu Mahkemeye sunduğunu, halbuki bilirkişiye verilen görev mahallinde yapılan keşifte bir üretim yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise üretilen ürünlerin var olup olmadığı yönünde olduğunu, bu sebeplerle bilirkişinin sunmuş olduğu raporda keşif mahallinde tasarım ihlali olarak kabul edilebilecek bir ürün bulunup bulunmadığını tespit etmesi gerekirken, tespit talep edenin sosyal medya hesaplarında var olduğunu iddia ettiği ürünlerden yola çıkarak ihlalin varlığından bahsetmiş olması ve bilirkişice fotoğraflandırılan ve aslında ihlal sayılmayacak farklılıklar barındıran ürünleri de ihlal olarak belirlemiş olmasının kabul edilebilir olmadığını,  yapılan keşif sonunda hazırlanan raporun eksik ve hatalı olması nedeniyle değerlendirilmeye elverişli olmadığını, davacı yanın dilekçesinde belirttiği ürünlerin aynılarının ....com adlı internet sitesinde dava dışı üçüncü kişiler tarafından halihazırda satılmakta olup, iş bu ürünleri satanların satıcılarının hiçbirinin müvekkili firmayla bir ilişiği bulunmadığını, davacı yan her ne kadar  müvekkilin kendi itibarından ve tanınmışlığından faydalanması suretiyle hukuka aykırı menfaat temin etmeye çalıştığını  belirtse de, müvekkili şirketin hiç bir suretle davacı adını veya markasını kullanmadığını, davacı yanın tazminat talep ve isteklerinin de bu haliyle reddi gerektiğini, tüm bu hususların yanında Mahkemece verilmiş olan tedbir kararı neticesinde yapılan inceleme, araştırma ve haciz işleminden de görüleceği üzere müvekkil şirketin davacı yanın tescilli tasarımlarına karşı en ufak bir ihlalinin dahi söz konusu olmadığını belirtmiş ve davacı yanın tümüyle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan davasının reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.  <br>ISLAH TALEBİ: Davacı vekili dosyaya sunduğu 23/06/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile, asıl davadaki maddi tazminat talebini 20.927,24 TL olarak artırdığını bildirmiş, eksik harcı tamamlamıştır.<br>BİRLEŞEN DAVA: Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde; dava neticesinde verilecek kararın etkinliğini sağlamak için 6769 Sayılı SMK’ nın 149, 159. maddeleri, TTK ’nın 61 ve HMK 'nun 389 vd. maddeleri uyarınca, ....3. AHM’nin 2023/.... D.iş sayılı dosyasına sunulu bilirkişi raporu ile yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiş olmakla, davalı yanca, vekil edenin numaralı tescilli tasarımlarına konu koruma kapsamındaki ürünleri imal ve satışa arz edilmesini tedbiren durdurulmasına yönelik, tercihen teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6769 sayılı SMK’ nın 149. maddesi kapsamında davalının, vekil edenin ........ tasarım başvuru numaralı, ....... tasarım başvuru numaralı, ..... tasarım başvuru numaralı ...... numaralı tescilli tasarımlarına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti ile durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, tecavüze sebebiyet veren ürünlere el konulmasına ve bunların imhasına, tecavüz eylemlerinin devamını önlemek üzere uygun görülecek sair tedbirlerin alınmasına, davalının eylemleri neticesinde oluşan TTK’nın 54 ve devamı maddeleri anlamındaki haksız rekabetin varlığının tespitine, önlenip yasaklanmasına, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına; şimdilik, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada, 6769 Sayılı SMK 151/2-b maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç hesap yöntemi ile 5.000,00 TL (BeşbinTürkLirası) maddi tazminatın, delil tespiti tarihi olan, 24.11.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile ve 100.000,00 TL (Yüz Bin Türk Lirası) tutarındaki manevi tazminatın delil tespiti tarihi olan, 24.11.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; vekil edenin tescilli tasarımlarına tecavüz nedeni ile, 6769 Sayılı SMK’ nın 150/2. maddesi uyarınca 50.000,00 - TL (Elli Bin Türk Lirası) tutarındaki itibar tazminatının delil tespiti tarihi olan, 24.11.2023 tarihinden işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek reeskont faizi ile ile birlikte davalıdan tahsiline, masrafı davalıdan alınarak, hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan ve hükmün kesinleşeceği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, ..... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/...... D.iş sayılı delil tespiti dosya masrafları ile, esas dava yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  müvekkili şirketin ülkemizde yaklaşık 9 yıldır faaliyet göstermekte olup, bugüne kadar davacı yanın  açmış olduğu dava dışında aleyhine açılan tek bir dava dahi bulunmadığını,  müvekkili şirketin tüm yasa ve nizamlara uygun olarak faaliyetini sürdürmekte olup, huzurdaki davaya konu iddialarda da hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığını,  davalı  şirketin ticaretinin temelini de başta ithalat ve ihracat oluşturmakta olup, müvekkili şirketin hiçbir suretle üretime ilişkin bir faaliyetinin söz konusu olmadığını, davalı  şirketin bu kapsamda özellikle yurt dışında üretimi yapılan ve özgün olmayan ve yıllardır uluslararası piyasada satılan ürünlerin tedarikini sağlamakta olup, davacı yanın iddia etmiş olduğu gibi hiçbir suretle davacı yanın tescilli tasarımlarının ithalatını, ihracatını veya satışını gerçekleştirmediğini, davacı yanın açmış olduğu davasını her ne kadar alınmış olan bir bilirkişi raporuna dayandırmış ise de,  söz konusu raporun hiçbir hukuki kabiliyetinin bulunmadığını, herhangi bir hükme esas alınmasının mümkün olmadığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>BİRLEŞTİRME KARARI: İstanbul Anadolu ..... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ...../02/2025 tarihli, 2024/.. Esas, 2025/.. Karar sayılı kararı ile, 2024/... Esas sayılı davası ile 2024/.. Esas sayılı davası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesiyle her iki davanın birleştirilmesine, yargılamaya 2024/10 Esas sayılı dava dosyası üzerinden devam edilmesine karar verilmiştir.<br>MAHKEME KARARI:İstanbul Anadolu....\tFikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi ....10.2025  tarihli 2024/.....E. - 2025/.... K.  sayılı kararıyla; \"...Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz  teşkil ettiği yönündeki talepleri değerlendirilmiş, TPMK kayıtları incelendiğinde; ......tescil tasarımının çoklu tasarım tescili olduğu ve bardak tasarımına ait olduğu ve 4 farklı bardak tasarımı olduğu, ..... tescil numaralı tasarımın çoklu tabak tasarımı olduğu, ...... tescil numaralı tasarımın çoklu bardak tasarımı olduğu, ......... tescil numaralı tasarımın çoklu bardak tasarımı olduğu, tasarımların halen koruma altında bulunduğu, ..... .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/... D. İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte davalı taraf iş yerinde yapılan tespitte, tespit edilen bardak, tabak, kase ürünlerinin tespit edildiği, bu ürünlerin cam malzemeden imal farklı formda ürünler olduğu, hem tespit sırasında alınan raporda hem de Mahkememizce alınan üç kişilik uzman heyet raporunda  davacı tarafa ait ....... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ....... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ........ numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait .......... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ....... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları. davalı fiillerinin davacıya ........, ....... ,....,  .....,  .... – ... ve ......numaralı tasarımdan doğan haklarının ihlali sayılabileceği anlaşıldığından davalı tarafın satışa sunmuş olduğu cam bardak, cam tabak, ürünlerinin tasarımları dikkate alınarak davacı adına tescilli, ........tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin 1 ve 4 numaralı, ....... tescil numaralı çoklu tasarımın 2 ve 4 numaralı, ...... tescil numaralı çoklu tasarımın 7 numaralı ve ...... tescil numaralı çoklu tasarımın 1 numaralı tasarımlar yönünden  tasarım hakkına  tecavüz oluşturduğu kabul edilmiş ve tecavüzün tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, tecavüzün sonuçlarının giderilmesine, masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu bardak ve tabak ürünlerine el konulmasına ve karar kesinleştiğinde imhasına karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat talepleri de incelenmiş, SMK'nın 150. Maddesine göre hakları ihlal edilen tasarım hakkı sahibinin oluşan zararının tazminini talep hakkı bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalı tarafından davacının tasarımlar  üzerindeki haklarının ihlal edildiğinin sabit olduğu, davalı kayıtları incelendiğinde davalı tarafın davacı tarafa ait tasarıma konu ürünlerin satışına ilişkin bir veri tespit edilememiş,davacı tarafın SMK'nın 151/2-b maddesi gereği net kazanç yönünden talepte bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere davalının ihlale konu ürünlerdeki net kazancının belirlenemediği ancak hakkı tecavüze uğrayan tarafın maddi tazminat talep hakkı bulunduğu gözetilerek davalı taraftan talep hakkı bulunduğu kabul edilmiş ve davacı tarafın talebi dikkate alınarak TBK'nın 50. Maddesi dikkate alınarak ve davacının talebi gözetilerek 20.927,24- TL maddi tazminat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın manevi tazminat talebi de değerlendirilmiş, davalının davalı tarafa adına tescilli ........ tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin 1 ve 4 numaralı,........ tescil numaralı tasarımın 2 ve 4 numaralı, ...... tescil numaralı çoklu tasarımın 7 numaralı, ..... tescil numaralı çoklu tasarımın 1 numaralı tasarımlar yönünden  tasarım hakkına  tecavüz ettiğinin sabit olduğu, bu sübut karşısında davacı tarafın davalı taraftan SMK'nın 149. Maddesine göre manevi tazminat talep hakkının bulunduğu, davacının tasarıma konu ürünlerin ticari iş hacmi, markanın itibarı, değeri, tarafların ticari ve ekonomik durumları, tecavüz eyleminin işleniş şekli ve somut olayın tüm koşulları dikkate alındığında 50.000,00-TL Manevi tazminatın uygun olduğu kanaati ile marka hakkına tecavüzden kaynaklı manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacı tarafın tasarım hakkına tecavüz dolayısıyla itibar tazminatı talepleri de değerlendirilmiş, davalı tarafça  sınai mülkiyet hakkına hakka konu ürünlerin kötü şekilde kullanıldığı, ürünlerin piyasaya uygun olmayan koşullarda sunulduğu, ya da yönünde bir delil dosyada bulunmadığı dikkate alındığında davacı tarafın itibar tazminatı talep hakkı bulunmadığı kabul edilmiş ve itibar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, yine davacı tarafın kararın yayınlanmasına ilişkin talebi de değerlendirilmiş, SMK'nın 1491-g maddesi gereği tecavüzün varlığı halinde kararın yayınlanması talebinde bulunma hakkı bulunduğu da gözetilerek bu yöndeki talebin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı tarafın haksız rekabetten kaynaklı talepleri de değerlendirilmiş,  sınai mülkiyet haklarının kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, davalının davacının, davacı adına tescilli markasının ve tasarım tescilinin fırın tepsisi ürününde kullanılması fillerinin marka hakkına ve tasarım hakkına tecavüz oluşturması eyleminin aynı zamanda TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin talebin özel kanunla korunması sebebiyle ayrıca genel hüküm niteliğindeki TTK hükümleri çerçevesinde korumadan birlikte yararlanmasının özel kanun olan SMK'nın amacına aykırı olacağı, yorum güçlüklerine yol açacağı ve özel koruma karşısında genel korumanın gereksiz olacağı kanaati ile haksız rekabet yönündeki taleplerin reddine karar vermek gerekmiş, tüm bu gerekçelerle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; <br>Asıl dava ve birleşen Mahkememizin 2024/...... E. sayılı davasının KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE ;<br>1- Davalı tarafın satışa sunmuş olduğu CAM BARDAK, CAM TABAK, ürünlerinin tasarımları dikkate alınarak davacı adına tescilli ....... tescil numaralı çoklu tasarım tescilinin 1 ve 4 numaralı, ...... tescil numaralı çoklu tasarımın 2 ve 4 numaralı, ...... tescil numaralı çoklu tasarımın 7 numaralı ve .... tescil numaralı çoklu tasarımın 1 numaralı tasarımlar yönünden  tasarım hakkına  tecavüz ettiğinin  TESPİTİ ile tecavüzün DURDURULMASINA, TECAVÜZÜN SONUÇLARININ GİDERİLMESİNE, <br>Masrafı davalıdan alınmak suretiyle davalıya ait tecavüze konu bardak ve tabak ürünlerine EL KONULMASINA ve KARAR KESİNLEŞTİĞİNDE İMHASINA,<br>2-Davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzü dolayısıyla 20.927,24-TL maddi tazminat alacağının 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, <br>3-Davalı tarafın davacı tarafın tasarım hakkına tecavüzü dolayısıyla 50.000,00-TL manevi tazminat alacağının 13.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, <br>4-Davacı tarafın asıl davadaki ve birleşen davadaki itibar tazminatı talepleri yönünden davanın REDDİNE, <br>5-Karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle hüküm özetinin Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına,\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF İSTEMLERİ: Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davalının müvekkilinin tasarımlarından haberdar olmasına rağmen tasarımlara tecavüz ettiği halde, manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Olayda kusur şartı aranmayacağını, davalının basiretli tacir gibi hareket etmesi gerektiğini, Müvekkilinin SMK'nın 149/1-ç ve TBK'nın 58. maddeleri uyarınca manevi tazminat talep edebileceğini, davalının tasarımları kullanması için haklı bir nedeninin bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini, davalının müvekkilinin tasarımlarından haberdar olması nedeniyle kusurlu olduğunu,Tüm bunlara rağmen, talep ettikleri manevi tazminatın 1/2'sine hükmedilmesinin adaletsiz olduğunu,Mahkemenin, özel koruma karşısında genel korumanın gereksiz olduğuna dair gerekçeyle haksız rekabete ilişkin taleplerini reddetmesinin hatalı olduğunu,Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin tasarım hakkına tecavüz halinde haksız rekabete ilişkin korumanın da söz konusu olacağına dair kararları bulunduğunu,Müvekkilinin davaya konu edilen tasarımlarının tanınmış tasarımlar olduğunu, büyük beğeni kazandıklarını, davalının müvekkilinin tanınmışlığından ve itibarından yararlanmaya çalıştığını, buna rağmen itibar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, <br>Müvekkilinin davalının kullanımlarından dolayı itibarının zedeleneceğini, davalının kendi ürünlerini satışa sunma, pazarlama şeklinin dahi müvekkilinin marka ve tasarım imajını zedelemeye yeter seviyede olduğunun görüldüğünü belirterek, açıklanan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle, İstanbul Anadolu ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararının manevi tazminat miktarı açısından kısmen reddine, haksız rekabet ve itibar tazminatına dair taleplerinin reddine ilişkin kararının kaldırılarak, reddedilen tüm taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacının asıl davadan sonra aynı konuda birleşen davayı açtığını, birleşen davaya ilişkin derdestlik itirazlarının ilk derece mahkemesince değerlendirilmediğini, hatta karara dahi bağlanmadığını,Ayrıca davacının davalar birleşmeden önce ayrı bir dava olarak açmış olduğu davada herhangi bir ara buluculuk süreci de yürütmediğini,Mahkemece birleşen davanın derdestlik ve arabuluculuk dava şartı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilmesinin hukuka aykırı olduğunu, İlk delil tespitine ilişin keşfin müvekkiline haber verilmeden yapıldığını, alınan rapora itiraz etmelerine rağmen hükme esas alınmasının HMK'nın 27. maddesine aykırı olduğunu, Bilirkişinin benzerlik incelemesini tespit mahallindeki ürünler üzerinden değil, davacının dilekçesinin ekinde sunulan ve müvekkilinin sosyal medya hesabında sehven paylaşılan ekran görüntüleri üzerinden yaptığını, . ...... İcra Müdürlüğünün...Talimat sayılı işleminde müvekkilinin iş yerinde tecavüz kapsamında hiçbir ürün bulunmadığını, Müvekkilinin ürünleri ile davacının tasarımları arasındaki farklılıkların göz ardı edildiğini, özellikle \"...\" isimli ... tasarımında bilirkişi incelemesinin eksik olduğunu, bardak altlığının kenarına eklenen ve ürünü farklılaştıran ..... şeklindeki detayların dikkate alınmadığını, dava konusu \"...\" ve \"...\" vb. ürünlerin formlarının ....com gibi pek çok platformda pek çok satıcı tarafından satılan anonimleşmiş formlar olduklarını,Hükmedilen 20.927,24 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın hatalı hesaplara dayandığını, mali rapora yaptıkları itirazlarının dikkate alınmadığını, müvekkilinin ticari defterlerinde veya fiili stoklarında dava konusu ürünlerin satışının yapıldığına dair bir kayıt bulunmadığını, bu nedenle \"yoksun kalınan kazanç\" veya \"haksız kazanç\" hesabı yapılmasının da mümkün olmadığını, bilirkişinin hesaplama yaparken %30 civarında gümrük vergisini, %10 seviyesinde diğer maliyetleri hesaba katmadığını, yalnızca %3 gibi sembolik bir genel gider düşerek hesaplama yaptığından, müvekkilinin karını yapay olarak yüksek çıkardığını belirterek, eksik inceleme konusunda istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul Anadolu .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın istinaf mahkemesinde yeniden görülmesine, davanın kabulüne karar verilmesine veya hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Asıl ve birleşen dava dosyalarında mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde;davacının ........ numaralı tasarım tescil başvurusunun reddedildiği, ...... ....., ........, ......, ..... ve .... tescil numaralı tasarımların davacı şirket adına tescilli oldukları tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince tasarım uzmanı ......, sınai mülkiyet uzmanı .... ve mali bilirkişi ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi heyet raporunda özetle; \"...Davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ....... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ......numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait ..... numaralı tasarım tescili ile Davalı tarafa ait tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davacı tarafa ait .... numaralı tasarım tescilleri ile davalı tarafa ait adreste tespit edilen ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları. davalı fiillerinin davacıya ..... ,  .... , ...... – ...... – ..... – ...... ve.... numaralı tasarımdan doğan haklarının ihlali sayılabileceği. davalı tarafça sunulan ....11.2024 tarihli beyan ile şirketin 2016 yılında kurulmuş mali müşavir ........ nezdinde ..... Mah. ....... cad. I..... Apt Kat:. .:. ./ MERSİN adresinde bulunduğu, bu nedenle mali inceleme yapılabilmesi için ......... yetkili ve görevli mahkemesine talimat yazılmasının uygun olacağı...\" yönünde görüş bildirilmiştir. <br>İlk derece mahkemesince, ........ ...... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/.... Talimat sayılı dosyası üzerinden aldırılan ....06.2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafa ait markalarla davalı tarafından benzer ürünlerin alım ve satıma konu edildiği teknik bilirkişi raporuyla tespit edildiğinin anlaşılmakta olduğu, davalı tarafından 2023 ve 2024 yıllarında davacıya ait markalar konusu benzer ürünlerin satışında 20.927,24.-TL tutarında, SMK 151/2-b maddesine göre kar elde ettiği yönünde görüş bildirilmiştir. <br>G E R E K Ç E : Asıl ve birleşen davalar tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi, manevi ve itibar tazminatı davasıdır.Mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı her iki taraf vekili de istinaf yargı yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya üzerine resen yapılan incelemede, asıl ve birleşen davalarla ilgili tek bir hüküm kurulduğu tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen davalar farklı talepleri içermekle ve her biri diğerinden bağımsız bir dava olmakla, her iki dava hakkında ayrı ayrı hüküm kurularak, kabul edilen ve reddedilen taleplerin ayrı ayrı açıklanması, harç ve yargılama giderlerinin tespiti ile ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, tek bir hüküm kurulması usule aykırı olmuştur.Asıl davada davacının ..............numaralı tasarımlara tecavüz edildiğinin iddia edildiği, birleşen davada ise .............tescil numaralı tasarımlara tecavüz edildiğinin iddia edildiği, Mahkemece sadece ilk davaya konu edilen tasarımlarla ilgili gerekçe yazıldığı ve karar verildiği, ilk davanın konusu olmayan ve birleşen davaya konu edilen....... ve ........ numaralı tasarımlar hakkında karar verilmediği gibi, gerekçede de bu tasarımlarla ilgili bir açıklama bulunmadığı, bu durumun HMK’nın 297. maddesine aykırı olduğu tespit edilmiştir.Asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; Mahkemece asıl dava dosyasında üç kişilik bilirkişi heyetinden yalnızca asıl davayla ilgili bilirkişi raporu aldırıldığı, rapor alındıktan sonra asıl davayla birleştirilen davayla ilgili bilirkişi incelemesi yaptırılmadığı halde, işbu bilirkişi raporu hükme esas alınarak her iki davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmamıştır.<br>Yine asıl ve birleşen davaların her ikisinde de ........ ve ......... tescil numaralı tasarımlara tecavüz iddiasıyla tecavüzün ve haksız rekabetin tespitinin, meninin ve refinin talep edildiği, davalı tarafın derdestlik itirazında bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, bu tasarımlarla ilgili birleşen davaya konu edilen eylemlerin, asıl davadaki eylemlerin devamı niteliğinde olup olmadıklarının tespit edilmesi ve buna göre akabinde derdestlik değerlendirmesinin denetime elverişli şekilde yapılması, eş anlatımla asıl davaya konu edilmiş ve aynı tasarımların koruma kapsamında kalan ürünlerin üretim ve satışının devamı söz konusu ise, bu kullanımlar yönünden, asıl davada alınacak tecavüzün tespiti, meni ve refine dair kararla birlikte mevcut tecavüzün aynısının daha sonra yeniden tekrarlanması halinde dahi sonlandırılması her zaman mümkün olacağından, anılan kullanımlarla sınırlı olmak üzere tasarım haklarına tecavüzün tespit, men ve ref'i talepleri yönünden derdestlik dava şartının değerlendirilmesi gerekirken, davalının birleşen davayla ilgili derdestlik itirazı konusunda bir değerlendirme yapılmaması da hukuka aykırıdır.Tüm bu nedenlerle; davalı vekilinin diğer istinaf talepleri ile davacı vekilinin tüm istinaf talepleri bu aşamada incelenmeksizin, resen de yapılan inceleme ile her iki taraf vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, Mahkemece kazanılmış haklar da gözetilerek,  birleşen davaya konu edilen bir kısım tasarım tecavüzlerinin asıl davaya konu edilen tasarım tecavüzlerinin devamı niteliğinde olup olmadığı araştırılarak, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi talepleriyle ilgili derdestlik itirazının değerlendirilmesi ve açıklanan diğer usuli eksiklikleri giderecek şekilde yeniden yargılama yapılması için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M  : Yukarıda açıklanan nedenlerle:<br>1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin ile asıl ve birleşen davada davalı vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile,  6100 sayılı HMK'nın 355/1 ve 353/1-a-6 maddeleri gereğince,  İSTANBUL ANADOLU .... FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ'nin .../10/2025 tarihli 2024/. E. -  2025/.. K.  sayılı  kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Yukarıdaki gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya devam olunmak üzere dosyanın, karar veren  ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-İstinaf talebi kabul edildiğinden, istinaf peşin harcının talebi halinde taraflara iadesine, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi'nce verilecek nihai karar ile birlikte değerlendirilmesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 27/02/2026 tarihinde HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. <br><br>       <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"10d4389da5c2c54d","SID":"e6f67dcf2bba25e8"}}