{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2093 - 2026/256<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2022/2093 <br>KARAR NO\t: 2026/256<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2022/... Esas ve  2022/... Karar<br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av.<br>DAVALI\t: ...PETROL KATIYAKIT NAK. PET. ÜR.SAN.TİC.PAZ.LTD.ŞTİ. <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR  TARİHİ\t:10/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:10/02/2026<br><br><br>Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/04/2022 tarih, 2022/...  Esas ve 2022/... karar sayılı  kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                          :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıdan gübre aldığını ve bedellerini bir kısım çeklerle ödediğini, icra takibine geçildiği, davacı tarafça davalının mal teslimi yapmadığı gerekçe gösterilerek iş bu menfi tespit davasının açıldığı, toplam 44.560,37.TL yönünden davacının davalı firmaya borçlu olmadığının tespitine karar verilerek, kötü niyetli davalıdan %20 oranında tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senedin illetten mücerret olduğunu, davacının ... adıyla bilindiğini, malın teslim edildiğini, senede ilişkin borcun vade tarihleri dolması sebebiyle muacceliyet kesbetmesine rağmen ödenmediği, açılan takibe davacı tarafın itiraz ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                                      :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Dava, davacı tarafından davalıya verilen bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili, 43.000,00-TL bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini istemekte, davalı ise, söz konusu bononun taraflar arasındaki ticari alışveriş doğrultusunda davacının kendisine olan borcu nedeniyle verildiğini savunmaktadır. Çift taraflı talil bulunması halinde ispat yükü yer değiştirmez. (Yargıtay 19. HD.2016/... K.) Davacı tarafından imzalanan bononun eksik mal teslimi yapıldığını, bu nedenle mal tesliminin ispat edilmesi gerektiğini belirtmiş,  senet üzerinde  nakten kaydının bulunması nedeniyle  davacı yanca senedin bu haliyle talil edildiği, davalının davacıya  mal teslimi karşılığında bu senedin düzenlendiği şeklindeki savunması karşısında, her iki taraf da senedin nakten düzenlenmediğini iddia edip savunmakta olup,  her iki  taraf da senedin ihdas nedenini talil etmesinden kaynaklı, ispat yükü yer değiştirmediğinden  davacı, senedin bedelsiz olduğunu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu yazılı delille ispatlamak zorundadır. Davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.<br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                           :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Nakden kaydının davacı tarafından talil edilmediği, taraflar arasındaki ilişkinin genel olarak mal alışverişinden kaynaklandığı ancak takibe konu senet hakkında spesifik olarak mal teslimine istinaden davaya konu senedin verildiğinin davacının kabulünde olmadığı, senette nakden kaydının bulunduğu ancak davalı tarafça davaya konu senede ilişkin ödemede bulunulmadığı ve ispat yükünün davalıda olduğu, HMK 31 maddesi gereğince davacı tarafa açıklama yapmak üzere süre verilmesi gerektiği yönünden istinaf sebepleri ileri sürülmüştür.<br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t           :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:<br>Dava,  takibin dayanağı bonodan kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.<br>İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. <br>İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'da düzenlenen kambiyo senetleri ve bunlar arasında bulunan bono sebepten mücerrettir. Kambiyo senetlerindeki taahhüdün mutlaka bir sebebi vardır. Ancak bu sebep senet üzerinde açıklanmaz ise bu husus kambiyo senetlerini temel ilişkiden soyut hale getirmektedir. Aksine davranış, yani kambiyo senetlerinin temel ilişki ile ilişkilendirmesi kambiyo senetlerini hükümsüz hale getirecektir. Kambiyo senetlerinde bedelsizlik iddiası ancak kesin delilleri ile ispat edilebilir. <br>TMK'nun 6. Maddesine göre kanun aksini emretmedikçe taraflardan her biri iddiasını ispata mecburdur. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (HMK'nın 190/1)<br>Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak davalı alacaklı üzerindedir. Ancak kambiyo senedine dayalı olarak alacak talebinde bulunulması halinde ispat yükü borçlu olmadığını iddia eden davacı üzerindedir. Bono metninde borcun sebebi (\"bedeli malen alınmıştır\" veya \"bedeli nakden alınmıştır\" şeklinde) belirtilmişse, bu kayda dayanan taraf lehine karine mevcut olup, ispat yükü karinenin aksini iddia eden yani senedi talil eden tarafa düşer. Menfi tespit davasının her iki tarafı da bononun ihdas sebebini talil etmiş ise ispat yükü davacıya düşer. (Prof Dr. Timuçin Muşul İcra ve İflas Hukukunda; Menfi Tespit ve İstirdat Davaları 2020 yılı Bas. Sahife 412-416)<br> \"....Bono, bağımsız borç ikrarını içeren bir senettir. Bu nedenle bir illete bağlı olması gerekmez ve kural olarak ispat yükü senedin bedelsiz olduğunu ileri süren tarafa aittir. Ancak senette borcun nedeni “mal” ya da “nakit” olarak belirtilmişse, davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından, ispat yükü bunun aksini ileri süren tarafa ait olacaktır (HMK’nın m. 191/1, TMK m. 6). Eğer yanlardan biri senet metninde yazılı kaydın doğru olmadığını söylüyorsa, buna senedin talili denmektedir. Bu anlamda talil senet metninde açıklanan düzenleme (ihdas) nedenine aykırı beyanda bulunma anlamına gelmektedir ve bu hâlde ispat yükünün kaydın aksini iddia edene ait olacağında kuşku bulunmamaktadır. Bonodaki bedel kaydının her iki tarafça talil edilmesi hâlinde ispat yükü borçlu üzerindedir. Diğer bir ifade ile bu durumda ispat yükü yer değiştirmez. HMK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası ve TMK’nın 6. maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat etmesi gerekir.......\" (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 05/02/2019 tarih, 2017/... karar sayılı ilamı, benzer nitelikteki Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 08/07/2020 tarih, 2019/... esas ve 2020/... karar sayılı ilamı,  Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 26/03/2019 tarih, 2017/... karar sayılı ilamı)  Bonoda nakden kaydı olması halinde her iki tarafın söz konusu bononun malen verildiğini veya malen kaydı olması halinde her iki tarafın söz konusu bononun nakden verildiğini kabul etmesi ve talil sebeplerinin uyuşması halinde de çift taraflı talil vardır.<br>Somut olayda davacı ve davalı tarafça senetteki nakden kaydının çift taraflı talil edildiği anlaşılmakla ispat yükünün borçlu davacı üzerinde olduğu, ispat yükünün yer değiştirmeyeceği,  HMK’nın 191. maddesinin 2. fıkrası ve TMK’nın 6. maddeleri uyarınca borçlunun bononun bedelsiz olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.<br>Yukarıda belirtilen sebeplerle İlk Derece Mahkemesi'nce davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                               \t\t\t\t\t\t                    :<br>1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesince ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL harçtan peşin yatırılan 80,70.TL harcın mahsubu ile 651,30.TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,<br>3-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından taraf lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br> Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince karar tarihindeki dava değerinin 78.630,00.TL'nin altında olması nedeniyle kesin olmak üzere  10/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan                        Üye                      Üye                                     Katip<br>e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t                    e-imzalıdır<br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bee69aec09a0b463","SID":"5a3038bed43e4d4e"}}