{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS     NO\t: 2022/645 <br>KARAR NO\t\t: 2026/24<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: KARŞIYAKA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/634 Esas  2022/12 Karar <br>DAVA\t\t: TAZMİNAT <br>KARAR TARİHİ            : 08/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ : 08/01/2026<br><br>Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/634 Esas ve 2022/12 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sonucunda; ''...Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde,  davalı şirket ve müvekkili hastane arasında 02.07.2014 tarihinde 16 adet ... marka tıbbi cihaz olan vantilatörlerin kalite güvencesi garanti esasları dahilinde satış ve servisinin yapılması konusunda sözleşme akdedildiğini, davalıdan finansal kiralama yöntemi ile alınan sözleşme konusu cihazların bedellerinin ödendiğini ve cihazların teslim edildiğini, sözleşmenin 6/1.maddesine göre garanti süresinin 7 yıl olduğunu ve 6/4.maddesi uyarınca 10 yıl boyunca yedek parça temininin garanti edildiğini, sözleşmenin 6/5.maddesine göre 7 yıllık garanti süresi içinde ve garanti bittikten sonra 2 yıl daha yılda iki kez ücretsiz bakım ve servis hizmeti verileceğini, 6/6.maddesine göre her cihaz için follow sensör ve oksijen sensörlerini ücretsiz vereceğini, 7/1.maddesine göre belirtilen sürelerde arıza giderilmediği veya bakım yapılmadığı taktirde hastane bakım onarım hizmetlerinin dışarıdan alınabileceğini ve bakım onarım hizmetlerinin bedelini satıcıya rücu edebileceğini, davalının sözleşme çerçevesinde edimlerini yerine getirmemesi üzerine Karşıyaka 4. Noterliğinden 30.05.2017 tarih 17648 yevmiye nolu ihtarname ile sözleşme şartlarına uyularak bakım ve servis sağlanmaması halinde yasal haklarının kullanılacağının davalıya ihtar edildiğini, davalı satıcının insan hayatı için çok önemli olan söz konusu vantilatörlerin servis zamanı gelmesine rağmen vecibelerini yerine getirmediğini, davalıya ulaşılamadığını, olumlu herhangi bir geri dönüş alınamadığını, davalıya ulaşılamayınca ticaret sicilde yapılan araştırmada davalının ikametgahını Karşıyaka'ya taşıdığının ortaya çıktığını, davalının 02.07.2014 tarihinden 02.07.2023 tarihine kadar ücretsiz bakım ve servis hizmeti, her cihaz için follow sensör ve oksijen sensörünü verme yükümlülüğü altında olduğunu, davalının bu yükümlülüğe uymadığı için müvekkili hastanenin ....un yeni Türkiye Distribütörü olduğunu öğrendiği .... A.Ş.ile temasa geçmek, hizmet ve döviz bazlı yedek parça almak ve sözleşme yapmak zorunda kaldığını, müvekkilinin dava tarihine kadar oluşmuş zararları yanında 02.07.2023 tarihine kadar oluşacak zararların da söz konusu olduğunu bildirerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 02.07.2014 tarihli sözleşme tarihinden dava tarihine kadar sözleşme dışı firmalara ödemek zorunda kalınan servis ve follow sensör ve oksijen sensörlerinden kaynaklı zararın şimdilik 10.000,00 TL'lik kısmının her bir masrafın yapıldığı tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. \t<br>\tCEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 02.07.2014 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin imzalandığı tarihten 2017 yılına değin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerin müvekkili şirket ve ... Şti.ile yerine getirildiğini, 2016 yılını sonunda .... Şti.'nin ekonomik çöküşü ve müvekkili şirketin sıkıntısı nedeni ile yetkililere ulaşılamadığını, davacı şirketin ihtarnamesi müvekkili şirkete ulaşana değin davacı şirketin sözleşme kapsamında belirlenen şartlarda gerçekleştirdiği tüm taleplerinin yerine getirildiğini, dava ile ilgili olarak müvekkili şirket yetkililerinin ve teknik ekibin davacı şirket işletmecisi özel hastaneye gittiklerini, ancak bakımını gerçekleştirmek istedikleri cihazın yanına yaklaştırılmadığını, değişim talep edilebilecek yedek parçaların kendilerine teslim edilmediğini, müvekkili şirket yetkililerine bakım konusunda yetkili üçüncü bir firma tarafından bakımların yapılmasına izin verilebileceğini, bunun üzerine müvekkili şirketin yetkili servis .... . firması ile iletişim kurulduğunu ve ilgili firma tarafından 2018 sonu ve 2019 yılı tüm bakımların ücretsiz olarak gerçekleştirileceği hususunun davacı şirkete e-posta adresine gönderildiğini, davacı şirketten tarih konusunda dönüş beklendiğini, böylece müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, açıklamaları saklı kalmak kaydıyla, bir an için müvekkili şirketin bir kısım yükümlülüğü aksattığı kabul edilse bile müvekkilinin yedek parça ve onarım hususunda temerrüde düşürülmediği gibi üçüncü kişi ...A.Ş.ile imzalanan sözleşme bedelinin fahiş olduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur. \t\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE\t\t:<br>\tDava; Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) istemine ilişkindir.<br>\tDavacı vekili delil olarak,  02.07.2014 tarihli davalı ile yapılan sözleşme ve fatura, ticaret sicili gazetesi, Karşıyaka 4.Naterliğinden gönderilen .30.05.2017 tarih ve 17648 Y.No.lu ihtarname, dava dışı .... AŞ.ile yapılan sözleşme, ticari defterler ve müstenidatı belgeler, faturalar ve bilirkişi incelemesine dayanmıştır.<br>\tDavalı vekili karşı delil olarak, tarafların ticari defterleri, sözleşme örnekleri, sektör içerisindeki diğer firmalardan benzer hizmetler için alınacak fiyat teklifleri, bilirkişi incelemesi ve tanık deliline dayanmıştır.<br>\tTarafların anlaşamadıkları ve çözülmesi gereken hususların davalının 02.07.2014 tarihli sözleşmede öngörülen edimlerini yerine getirip getirmediği, yerine getirmemişse yerine getirilmeyen edimlerin karşılığı bakım ve hizmet ile follow sensör ve oksijen sensörlerinden kaynaklı zarar tutarının (02.07.2014 - dava tarihi 15.11.2018 döneminde) ne kadar olduğu noktalarında olduğu anlaşılmıştır.<br>\t16/05/2019 tarihli celsede dosyanın muhasebe uzmanı bilirkişi .... ve tıbbi cihazlar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişilerce sunulan 09/09/2019 tarihli raporlarda; davacı tarafın defterinin incelenmesinde; davaya ilişkin olarak incelenmesi gereken 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları defterlerinden, 2014 yılı yevmiye kebir envanter defterlerinin noter onay fotokopilerinin ibraz edildiği, defter asıllarının ise ibraz edilmediği, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin e defter olarak tutulduğu, beratlarının zamanında alındığı, bu yıllara ait envanter defterlerinin noter onaylarına ilişkin fotokopilerin ibraz edildiği, “defter asıllarının ise ibraz edilmediği, incelemelerin bilgisayar kayıtları üzerinden yapıldığı, yapılan incelemede davalı cari hesabının kapalı olduğu, başka bir deyişle davacının davalıdan alacağının bulunmadığı, davalı tarafın defterinin incelenmesinde; davaya ilişkin olarak incelenmesi gereken 2014, 2015, 2016, 2017 ve 2018 yılları defterlerinin açılış ve kapanışlarının zamanında yapıldığı, kayıtların genel kabul görmüş muhasebe usul ve esaslarına uygun olduğu, herhangi bir usulsüzlüğe rastlanmadığı, davacıya ait cari hesabın bulunmadığı,  davalı ve davacı arasında imzalanan 02.07.2014 tarihli Tedarik ve Bakım Sözleşmesi, 13.06.2014 tarihli 29029 sayılı Resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği, aynı Resmi Gazetede yayınlanan Garanti Belgesi Yönetmeliği ile 14.06.2003 tarihli 25138 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına Dair Yönetmeliği ile 28.11.2013 tarihli 28835 sayılı Resmi Gazete yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 58.Maddesinin 6, Bendine göre konunun teknik incelemesi sonucu; Davacı tarafından Tedarik ve Bakım Sözleşme maddesinde tanımlı kullanılmış Oksijen Sensor ve Flow Sensor, Davalı firmaya teslim tutanağı (Kullanılmış ürün iade tutanağı), Bu cihazlara yapılan Teknik servis raporları bulunmadığından dolayı ihtar edilen tarih (30.05.2017) ile son yapılan Teknik Servis Hizmeti tarihleri (06.03.2019) arasında (1 yıl 10 ay 6 gün) kullanılması muhtemel en az 32 adet Oksijen Sensor ve:128 adet Flow Sensora ihtiyaç olduğu, Davalı tarafından temin edilmesi gereken ve en az 32 adet Oksijen Sensor ile en az 128 adet Flow Sensor dava dosyasında mevcut son Flow Sensor faturasına göre 18.880,00 TL (KDV dahil) Flow sensor bedeli ve son Oksijen Sensor faturasına göre 13.216,00 TL (KDV dahil) Oksijen sensor bedeli olmak üzere toplam 32.096,00 TL (KDV Dahil) bedelin söz konusu malzemelerden kaynaklı zararı olduğu, diğer harcamaların yukarıda belirtilen mevzuatlara ve yükümlülüklere göre Teknik olarak karşılığı bulunmadığı bildirilmiştir.<br>\t Mahkememizin 03/10/2019 tarihli duruşmasında taraf vekillerinin itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilerek dosya bilirkişilere yeniden tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından 07/11/2019 tarihli ek raporda kök raporda belirtilen 32.096,00-TL zararın 30.05.2017-15.11.2018 arasındaki miktarının ayrı 15/11/2018 tarihinden sonraki zarar miktarının ayrı ayrı belirlenmesi kök raporun 7. Sayfasının ilk paragrafı ile Teknik İnceleme Tespit ve Değerlendirme başlığını 9. Maddesinde açıklandığı üzere tarih aralığı olarak ayrılmasının mümkün olmadığı, çünkü alımı yapılı ürünlerin hemen kullanıldığına dair (davacı deposunda iade edilmeye uygun ürün bulunabilir) bir belge bulunmadığını, tüm bu tespitlere rağmen; davacı ve davalı itiraz dilekçelerinde aynı konuda itirazın olmasına rağmen bu cihazlarda kullanılan oksijen sensor ve Flow sensor sayılarının net belirlenmesi için Yetkili Teknik Servisler tarafından cihazlarda yapılan periyodik bakım ve arıza sonrası düzenlenerek yetkili teknik servis elemanı ve kullanıcı tarafından imzalanarak bir sureti cibaz mahalline bırakılan “Teknik Servis Formu\" dosya içeriğinde, defter ve belge kontrol esnasında ibraz edilemediği gibi tarafların mahkemeye sunduğu itiraz dilekçe eklerinde de bulunmadığının tespit edildiği, ancak dava konusu cihazlarda miatlı (süreli) olarak değiştirilen Flow (ortalama 6 ayda bir) ve oksijen (ortalama senede 1 defa) sensorlar 30.05.2017-15.11.2018 tarihler arası 1 yıl 5 ay 15 günlük sürede ortalama 3 defa Flow sensor, 2 defa oksijen sensor değiştirildiğinin ön görüldüğü, bu durumda 30.05.2017-15.11.2018 tarihler arasında ortalama toplam 96 adet flow sensor, 32 adet Oksijen sensoru kullanılmış olduğu düşünülerek, bu miatlı malzemelere karşılık 27.376,00  TL zararın olduğu 15.11.2018-06.03.2019 tarihleri arasında da 4.720,00 TL zararın olduğunun değerlendirildiği, kök raporda belirtilen sözleşme hususları, konuyu dair kanun, yönetmelik ve mevzuat dahilinde davalı tarafın ihtar edildiği tarih (30.05.2017) ile son yapılan Teknik Servis Hizmeti tarihleri (06.03.2019) arasında (1 yal 10 ay 6 gün) kullanılması muhtemel en az toplam 32 adet Oksijen Sensor ve toplam 128 adet Flow Sensora ihtiyat olduğu, Davalı tarafından temin edilmesi gereken ve en az 32 adet Oksijen Sensor ile en az 128 adet Flow Sensor Dava dosyasında mevcut son Fluw Sensor faturasına göre 18.880,00 TL (30.05.2017-15.11.2018 tarihler arası 14.160,00TL) Flow sensor bedeli ve son Oksijen Sensor faturasına göre 13.216,00 TL (30.05.2017-15.11.2013 tarihler arası 13.216,00 TL) Oksijen sensor bedeli olmak üzere topları 32.096,00 TL (30,05.2017-15.11.2018 tarihler arası 27.376,00 TL, 15.11.2014-06.03.2019 tarihleri arası 4.720.00TL) bedelin söz konusu malzemelerden kaynaklı zararı olduğu, diğer harcamaların kök raporda açıkça belirtildiği bildirilmiştir. <br>\tMahkememizin 12/12/2019 tarihli celsesinde bilirkişiler ... ve tıbbi cihazlar uzmanı bilirkişiden yeni bir rapor alınması istenmiş, dosya bilirkişilere tevdi edilmiş, 25/03/2021 havale tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2015- 2018 yıllarına ilişkin defterlerinin incelenmesi sonucu borç alacak toplamlarının 9.847,28 TL. olduğu, hesabın kapalı olduğu, davalının defterlerinde de davacıya ait hesap hareketlerinin bulunmadığı, söz konusu dosya incelendiğinde Tedarik ve Bakım Sözleşme maddesinde tanımlı olan Oksijen Sensor ve Flow Sensorlere ait Kullanılmış ürün iade tutanağı ve Teknik servis raporlarının bulunmadığı, ... Hastanesinin söz konusu O2 sensörlerini cihaza ne zaman takıldığına dair teknik servis raporu, Kullanılmış ürün iade tutanağı gibi belgeler sunamadığı, .... Hastanesi ve ... A.Ş. 12/07/2017 -12/07/2018 tarihleri arasında düzenlenen sözleşmenin 3,1,6 maddesinde, “sözleşme kapsamında cihazlarda kullanılacak olan Bakım kitleri (filter element, micro filtre batarya ve oksijen sensörü dahil teklifte yer alan sayılarda) ücretsiz olarak verecektir.” Denildiği, 12/07/2017-12/07/2018 tarihleri arasında kullanılan oksijen sensörlerinin bakım anlaşma değeri 1. periyodik bakım 24,418,56 TL 2.periyodik bakım 26,562,49 TL olarak faturalarda görülmüş olup, toplamda 50.981,05TL değerinin içinde olduğu, ....hastanesinin 10/10/2016 yılında, .... A.Ş. den 6.608,00 TL. bedeli karşılığında 16 Adet O2 sensörü aldığı, ....hastanesine gidildiğinde sensörlerin cihazlara kullanılması ile ilgili hiç bir teknik doküman ve kullanılmış ürün iade tutanağı sunamadığından, cihazlara 02 sensörü değişim zamanının tam olarak tespit edilemediği, Flow Sensörlerin sarf malzeme olmasına bağlı olarak kullanılmış ürün iade tutanağı olmadığı için teknik olarak analizinin mümkün olmadığı, bu duruma göre, yukarıda tabloda belirtilen ... Tıbbı Cihazlar ve ... firmalarından alınan 50.981,05 TL. sözleşme konusu ile 35.659,13 TL. tutarındaki sarf malzemesinin, davacının zararına ilişkin olup olmadığı konusunda herhangi bir sonuca varılamadığı bildirilmiştir. <br>\tHer iki bilirkişi kurulu arasında çelişki meydana geldiği, 15/04/2021 tarihli celsede bu çelişkinin giderilmesi açısından dosyanın tıbbi cihazlar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 12/12/2021 tarihli raporda; davalının 02.07.2014 tarihli sözleşmede öngörülen edimlerini yerine getirmediği, yerine getirilmeyen edimlerin karşılığı bakım ve hizmet ile flow sensör ve oksijen sensörlerinden kaynaklı zararın tutarın <br>224.439,2 TL olarak hesaplanmıştır. <br>\tMahkememizin 15/04/2021 tarihli duruşmasında, İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, dosyanın re'sen seçilecek tıbbi cihazlar uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek: iki bilirkişi kurulu raporu arasında oluşan çelişkinin giderilmesi ve ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşulmayan noktalar ve çözülmesi gereken sorun çerçevesinde rapor düzenlenmesinin temininin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi ... 12/12/2021 tarihli raporunda, davalının 02.07.2014 tarihli sözleşmede öngörülen edimlerini yerine getirmediği, yerine getirilmeyen edimlerin karşılığı bakım ve hizmet ile flow sensör ve oksijen sensörlerinden kaynaklı zararın tutarının 224 439.2 TL olarak hesaplandığı bildirilmiştir. <br>\tDavacı vekili 22/12/2021 tarihli dilekçe ile dava değerini 224.439,20 TL'ye arttırdığını bildirmiş ve bu değer üzerinden eksik peşin nispi harcı dosyaya yatırmıştır. <br>\tDava, hizmet sözleşmesine aykırılık iddiası ile fazladan ödenmek zorunda kalınan bakım ve parça bedelinin rücuen tahsili talepli alacak davasıdır. Taraflar arasında  02.07.2014 tarihinde 16 adet ... marka vantilatörlerin kalite güvencesi garanti esasları dahilinde satış ve servisinin yapılması konusunda sözleşme akdedildiği, davacının, davalıdan finansal kiralama yöntemi ile alınan sözleşme konusu cihazların bedellerini ödediğini ve cihazların teslim edildiği, sözleşmenin 6/1.maddesine göre garanti süresinin 7 yıl olduğu ve 6/4.maddesi uyarınca 10 yıl boyunca yedek parça temininin garanti edildiği sözleşmenin 6/5.maddesine göre 7 yıllık garanti süresi içinde ve garanti bittikten sonra 2 yıl daha yılda iki kez ücretsiz bakım ve servis hizmeti verileceği, 6/6.maddesine göre her cihaz için follow sensör ve oksijen sensörlerini ücretsiz vereceği, 7/1.maddesine göre belirtilen sürelerde arıza giderilmediği veya bakım yapılmadığı taktirde hastane bakım onarım hizmetlerinin dışarıdan alabileceği ve bakım onarım hizmetlerinin bedelini satıcıya rücu edilebileceği konularında taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık söz konusu değildir. <br>\tSözleşmenin imzalandığı tarihten 2017 yılına değin sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülüklerin davalı tarafından ve davalı tarafça yetkilendirilen ... Şti. ile yerine getirildiği, 2016 yılını sonunda ...Şti.'nin ekonomik çöküşü ve davalı şirketin sıkıntısı nedeni ile yetkililere ulaşılamadığını ve sözleşme kapsamında bir kısım edimlerin yerine getirilemediği de taraflar arasında çekişme konusu değildir. Zira bu husus da davacı tarafça ileri sürüldüğü gibi davalı tarafça da cevap dilekçesinde kabul edilmiştir. <br>\tDavalı taraf savunmasında, davacının ihtarı üzerine sözleşme kapsamında gerekli hizmetlerin verilmesi için davacı tarafa başvurduklarını, davacıya ait hastahaneye gittiklerini ancak yetkililer tarafından cihazlara yaklaştırılmayarak hizmetin verilmesinin davacı tarafından engellendiği yönündedir. Aksinin kabulü halinde ise davacı tarafça alındığı iddia edilen hizmetlerin bedellerinin fahiş olduğu iddiasındadır. <br>\tDavalı tarafça sözleşme kapsamında bakım hizmetinin eksiksiz verilmediği, değişimi garanti edilen bir kısım parçaların değişiminin yapılmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Davacı, söz konusu bakım ve parça değişimi ile ilgili dışarıdan hizmet aldığı iddiası ile ödemek zorunda kaldığı bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tMahkememizce ticari defterler üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Alınan ilk raporda davacı tarafından yapılan hizmet alım ve parça bedellerinin toplamı tespit edilmiş, tarafların itirazı üzerine dosya başka bir heyete tevdi edilmiş, söz konusu heyet tarafından düzenlenen raporda ise ilk rapordan farklı bir bedel tespit edilmiştir. Bunun üzerine mahkememizce iki rapor arasında çelişki bulunduğundan bahisle çelişkinin giderilmesi için başka bir heyetten yeniden rapor alınmasına karar verilmiştir. 3. Heyet tarafından düzenlenen raporda ise ilk iki rapordan tamamen farklı bir rapor tanzim edilmiş ve ilk iki rapor ile hesaplanan bedelden çok daha fazla bir alacak hesabı yapılmıştır. <br>\tÖncelikli olarak davalının savunmaları değerlendirildiğinde, sözleşme kapsamında bakım hizmetinin ve yedek parça hizmetinin davalı ve davalı tarafından yetkilendirilen şirket tarafından eksiksiz olarak yerine getirilemediği her iki tarafın kabulünde olduğu gibi dosya kapsamı ile de sabittir. Davalı her ne kadar kendisi tarafından davacının ihtarnamesi üzerine söz konusu hizmetlere yönelik edimini ifa etmek istediğini ancak davacının buna engel olduğunu ileri sürmüş ise de, bu hususu ispata yarar herhangi bir delil sunamamıştır. Yani hizmet alacaklısının temerrüde düştüğü iddiası davalı tarafça ispat edilememiştir. Kaldı ki, sözleşmeye konu cihazların niteliği, davacının yürüttüğü faaliyet dikkate alındığında, davacının bakım ve yedek parça temini hususunda davalının gecikmesi üzerine dışarıdan hizmet alması doğaldır. Bu husus taraflar arasında imzalanmış bulunan sözleşmede hüküm altına alındığı gibi söz konusu cihazlarda herhangi bir arızanın doğması halinde can kaybına neden olunabileceği gibi davacının da ağır maddi ve manevi sorumlulukları doğacaktır. <br>\tAçıklanan nedenlerle, sözleşme kapsamında davalının edimlerini ifada temerrüde düştüğüne kanaat getirilmiştir.<br>\tDosya içerisinde 3 adet bilirkişi raporu mevcuttur. İlk rapor incelendiğinde, yeterli inceleme yapılmadığı, tarafların iddia ve savunmalarının tam olarak cevaplandırılamadığı görülmüştür. Dosya içerisinde bulunan son rapor incelendiğinde ise, söz konusu cihazların bakım masrafları ve parça değişimleri yönünden davacının yaptığı masraf ve harcamalar dışında normal periyotta gerekli bakım ve parça değişimleri yapılsa idi harcanması gereken masrafların da hesaplamaya dahil edildiği, davacı tarafından yapılmayan harcamaların da raporda yer aldığı görülmüştür. Oysa davacı, davalının temerrüdü nedeni ile 3. Kişiden almış olduğu hizmete yönelik ödemiş olduğu bedelin davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tDosya içerisinde bulunan ikinci bilirkişi raporunda ise, heyette muhasabeci ve tıbbi cihazlar alanında uzman bilirkişi yer almış, bilirkişiler tarafından davacının ticari defterleri incelenerek sözleşme kapsamında davalı tarafından yerine getirilmesi gereken ancak yerine getirilmediği için 3. Kişiden alınmak zorunda kalan hizmete ve parça bedellerine ilişkin yapılan harcamalar net bir şekilde belirlenmiş ve denetime elverişli, hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu dikkate alınarak bu rapor hükme esas alınarak hüküm kurulmuştur. <br>\tDavacı vekili, yapılan her bir masrafın yapılma tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, davalıya ihtarname göndermiştir ancak gönderdiği ihtarnamede, sözleşme kapsamında verilmesi gereken hizmetlerin verilmesi ihtar edilmiştir. Edimin ifa edilmemesi üzerine 3. Kişiden hizmet almış ve ödeme yapmıştır. Ancak yapmış olduğu bu ödemelere ilişkin davalıdan davadan önce herhangi bir talepte bulunmamış ve davalıya temerrüde düşürmediği...\" gerekçesi ile; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 86.640,18-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>Fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, verilen bu karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen red kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya içinde yer alan bilirkişi raporları ile Mart 2015  tarihinden sonra davalının müvekkili şirkete hizmet sunmadığı, müvekkili şirkete sözleşmede ücretsiz verilmesi taahhüt edilen hizmetlerin Nisan 2015- Nisan 2016 yılları arasında ... Tıbbi Cihazlar, Nisan 2016-Aralık 2017 arası .... AŞ ve Aralık 2017 sonrası .... AŞ. tarafından verildiğinin sabit olduğundan bunun aksine gerekçenin hatalı olduğunu, davalı ile yapılan 02.07.2014 tarihli sözleşme tarihinden sonra ve dava tarihine kadar sözleşme dışı firmalara ödemek zorunda kaldıkları servis ve ücretsiz verilmesi gereken follow sensör ve oksijen sensörlerinden kaynaklı zararları ile dava tarihinden 02.07.2023 tarihine kadar oluşacak zararları ile ilgili taleplerinin olduğunu, yerel mahkemece dosyada ilk olarak 09.09.2019 tarihli bilirkişi raporu düzenlendiğini, tarafların itirazı üzerine 07.11.2019 tarihinde tekrar rapor düzenlendiğini ve bu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosya yeniden bilirkişiye verilmesi üzerine en son 12.12.2021 tarihli raporla zararlarının 224.439,20.TL olduğunun tespit edildiğini, son raporda tüm hususlar detaylı incelenmesine rağmen önceki raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere O2 sensörlerinin uygun koşullarda senede en az 1 en çok 2 kez değiştirilmesi gerekmekte olup, davalı tarafça hizmet verilmemesi üzerine alınan 02 sensörlerinin cihaz teknik dökümanı (Kullanım Kılavuzu)nın bakım programı ile uyumlu olduğunun sabit olduğunu, davalı tarafın ticari defterlerinde en son 2014 yılı Mayıs ayında hizmet verildiği ve bu hizmet karşılığı bedellerin davalıya ödendiğinin sabit olduğunu, dosya kapsamında davalı tarafın 2015 ve 2016 yıllarında müvekkili şirkete herhangi bir bakım ve yedek parça temin ettiğine dair bir servis formunun da bulunmadığını, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme uygun olarak davacının müvekkili 2017 yılına kadar davalıyı yazılı olarak temerrüde düşürmediğini, 2017 yılına kadar sözleşme gereğince bakım yükümlülüğünün gerek müvekkili gerekse .... Şti tarafından yerine getirildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında imzalanan sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği, Garanti Belgesi Yönetmeliği ve Garanti Belgesi Uygulama Esaslarına dair yönetmelik ile birlikte değerlendirildiğinde, ilgili bakım-onarım yükümlülüklerinin .... marka ventilatör cihazlarının Türkiye distribütörü ve yetkili teknik servisi olmaları yönüyle Nisan 2015-Nisan 2016 arası ... Tıbbi Cihazlar firması, Nisan 2016-Aralık 2017 arası ....A.Ş., Aralık 2017 sonrası .... A.Ş. tarafından da müteselsil sorumluluk gereği müvekkili şirket ve .... .. Şti. ile aynı koşullarda sağlanması gerektiğini, mevzuat hükümleri uyarınca ücretsiz şekilde alınması mümkün iken aksi yönde bir sözleşme düzenlenerek müvekkilinin bakım-onarım bedellerinin tazminine zorlanmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, sözleşme gereğince sensörlerin değişiminin miadı dolmasına müteakip eski sensörlerin satıcıya tesliminden en geç 48 saat içinde yenisi değişeceğinden alıcı davacının daha önceden bildirim yapmadığını, değişim talep edilebilecek yedek parçaları müvekkili şirkete teslim etmediğini ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla ancak davaya konu ihtarname tarihi olan 30.05.2017 ile dava tarihi olan 15.11.2018 tarihi arasındaki bedellerin talep edilebileceğini yine sorumluluk yüklense bile en fazla 128 adet flow sensör yönünden değerlendirme yapılabileceğini, öncelikle davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava, tacirler arasında imzalanan sözleşmedeki bakım ve servis yükümlülüğünün ihlalinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. <br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. <br>İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir.<br>İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre<br>“(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.<br>(2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.”<br>İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir.<br>İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir.<br>Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle tacir olan taraflar arasındaki sözleşmedeki bakım ve servis hizmeti yükümlülüğünün 2015 yılı Nisan ayından itibaren davalı satıcı tarafından ihlal edilmesine, davacı şirket tarafından sözleşmenin ihlal edilmesinden dolayı dava tarihine kadar bakım ve servis hizmetinden kaynaklı olarak dava dışı firmalara ödenen servis ve bakım ücreti ile sensör bedellerinin tahsilinin talep edildiği de dikkate alınarak hükme esas alınan bilirkişi raporunun oluşa, somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, taraf ve yargı denetimine uygun olmasına, yargılamada eksiklik bulunmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekili ile davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı  reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;  <br>1-Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2022 tarih ve 2018/634 Esas 2022/12 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 1.479,60.TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 747,60.TL harcın davacıya iadesine,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken  5.918,39.TL nispi karar harcından peşin olarak alınan 1.479,60.TL harcın mahsubu ile bakiye 4.438,79.TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,    <br>4-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>7-Kararın Dairemizce taraf vekillerine tebliğine, <br> Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 08/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ee6a57d8a13eb6c3","SID":"e2e4ff2b2fe7a6c6"}}