{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br> İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO: 2024/1535 <br>KARAR NO: 2026/131<br> TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 22/04/2024<br>NUMARASI : 2022/237 Esas, 2024/394 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ : 03/02/2026<br> Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : <br>Davacı vekili, taraflar arasında \"davacı adına kayıtlı bulunan İstanbul İli, ... İlçesi, ... Mahallesi'ndeki .... adet parselden ibaret brüt 642.437,96 m² arazinin imar planlarının yapılması, uygulama imar planlarına uygun ifraz ve parselasyon yapılmasına uygun hale getirilip net alandan taraflar arasında paylaşılmasını\" konu edinen bir site arsası kat karşılığı satış vaadi sözleşmeleri yapıldığını, ancak sözleşme asıllarının  mevcut olmadığını, karşı tarafta bulunduğunu, müvekkili tarafından sözleşme gereğince işlemlerin yapılması amacıyla 16/09/2016 tarihinde davalı firmaya 2.000.000,00 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin ve bu kapsamda davalıya yapılan ödemenin üzerinden bir yılı aşkın bir sürenin geçmiş olmasına rağmen davalı tarafça edimin yerine getirilmemesi üzerine; davalıya gönderilen 22/09/2017 tarihli .... yevmiye numaralı ihtarname ile sözleşme gereğince kendilerine ödenen 2.000.000,00 TL'nin hangi tutarda, nerelere ve hangi tarihlerde ödendiğinin bildirilmesinin ihtar edildiğini, bu ihtarın davalı yana gönderilmesine rağmen dava dışı bir firma tarafından müvekkiline cevap verildiğini, aradan geçen uzun süreye rağmen sözleşme gereği edim yerine getirilmediğinden müvekkili yanca taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin feshedildiğini ve bu hususun Bakırköy.... Noterliği'nin .../05/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa bildirildiğini, davalı ile akdedilen sözleşmeler feshedildiğinden, davalı tarafa ödenen ve kullanılmayan tutarların iadesinin gerektiğini, davalı tarafa ödenen 2.000.000,00 TL'nin ne kadarının iş gereği kullanıldığı müvekkiline bildirilmediğinden müvekkili tarafından davalı hakkında bu tutarın iadesi amacıyla Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, ancak davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve  inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (Harca esas dava değeri 500.000,00 TL olarak gösterilmiştir)Davalı vekili,  itirazın iptali davasının 1 yıllık süre içerisinde açılmaması nedeniyle davanın öncelikle süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, öte yandan, davacı likit olduğunu ileri sürdüğü alacak için kısmi dava açtığını,  bu alacak niteliği itibari ile bölünebilir bir alacak olmayıp, kısmi alacak davası veya belirsiz alacak davası olarak bu davanın ikamesinin mümkün olmadığını, müvekkili ile davacı arasında iki adet sözleşme imzalandığını, bunlardan yapılan ilk sözleşmenin 23.09.2016 tarihinde yapılan ikinci sözleşme ile fesih edilerek bu yeni sözleşme üzerinden  tarafların hak ve borçlarının düzenlendiğini, yapılan sözleşmeye göre, ... ilçesi ... mahallesinde bulunan toplam 624.437,96 metrekare arazi için imar çalışmalarının yapılması işini müvekkilinin KDV dahil 11.755.000 TL bedelle üstelendiğini, ayrıca sözleşme kapsamında müvekkili tarafından yapılan işlerin bitmesi ile birlikte tarafların yapacağı anlaşmaya göre arsa paylaşımı yapılacağını, sözleşme kapsamında yerine getirilmesi gereken yükümlülüklerden müvekkili firmanın öncelikle 1/5000 ve 1/1000 altlık haritalarının hazırlanması ve devamında Jeolojik jeoteknik Etüt raporları ile Jeofizik ölçüm kesitleri yaptırıldığını ve bunların tutanak ile davacıya teslim edildiğini, davacının kendisine teslim edilen işle ilgili bir itirazı bulunmadığını, bir sonraki aşama olan 1/1000 uygulama imar planının hazırlanma aşamasında ise davacı tarafın gönderdiği Bakırköy ... Noterliğinin...05.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmeyi haksız sebeple feshettiğini, davacıya gönderilen 27.09.2017 ve 06.06.2018 tarihli cevabi ihtarnamelerle ödemiş olduğu bedelin anılan çalışmaların maliyetine harcandığının bildirildiğini, sözleşme, müvekkili tarafından üzerine düşen yükümlülükler eksiksiz olarak yerine getirirken davacı tarafça haksız olarak feshedildiğinden davanın haksız olduğunu, davacı tarafın sözleşme gereği ödemesi gereken bakiye 9.661.893,98 TL ile vermesi gereken arsaları müvekkiline vermemek için bu yola tevessül ettiğini belirterek, davacıya eksik harcının ikmal ettirilmesine, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde davanın Harçlar Kanununa göre reddine, davanın süre yönünden reddine, davanın esas yönünden reddine karar verilmesini talep istemiştir.Mahkemece ilk olarak 2020/861 Esas - 2021/988 Karar sayılı kararla, ispat yükü üzerinde bulunan davacının verilen ihtaratlı kesin süreye rağmen inceleme günü defterlerini ibraz etmediği, miktar itibariyle davacının iddiasını yasal delillerle ispat etmesi gerekmekte olup buna ilişkin delil sunamadığı, soyut beyanlara itibar dilemeyeceği gerekçesiyle, davacının tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.Davacı vekilince bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Dairemizin 2022/209 Esas - 2022/248 Karar sayılı ilamıyla, Somut olayda, 14/06/2021 tarihli 2 nolu duruşmada mahkemece; \"davacı vekiline bilirkişi ücreti olan toplam 6.000,00 TL gider avansını yatırmak üzere 1 aylık süre verilmesine, aksi takdirde dosya kapsamına göre karar verileceğinin ihtarına\" dair kurulan ara kararın 6100 sayılı HMK'nın 324. maddesinde yazılı olan delil avansı niteliğinde olduğu, mahkemece niteliği itibariyle delil avansı olan gider için verilen sürenin kesin olduğu belirtilmeden ve sonuçları açıkça anlatılıp ihtar edilmeden, usulüne uygun kesin süre verildiğinden bahsedilemeyeceği, mahkemece, davacı tarafa usulüne uygun şekilde süre verilerek bilirkişi ücretinin yatırılmasının istenmesi suretiyle yargılamaya devam edilmesi, bilirkişi ücretinin yatırılması halinde işin esasının incelenmesi, aksi takdirde sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Kaldırma kararı sonrasında, Mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde, istinafa konu kararla; Davaya konu eser sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği ve davacının sözleşmeyi haksız feshettiği konusunda ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, alınan rapora göre davalının sözleşme konusu işleri yerine getirmediği ya da yerine getirdiğine dair somut delil sunamadığı, eser sözleşmelerinde yüklenicinin işe başlamaması ya da geç başlaması halinde TBK madde 473 uyarınca iş sahibinin sözleşmeden dönme hakkının mevcut olduğu, dosya kapsamına göre davalının sözleşme konusu işleri yerine getirdiğini ispat edemediği, davacının dönme hakkını kullanmasında haklı olduğu ve dönmenin geriye etkili sonuç doğurduğu, davacının eft aracılığıyla davalıya 2.000.000,00 TL ödeme yaptığı, ödediği bedelin iadesini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talep edebileceği, ayrıca alacağın likit olduğu, takibin kısmen iptali istendiğinden taleple bağlılık kuralı gereği buna göre karar verildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile; davalının aleyhine yapılan Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 500.000,00-TL üzerinden iptaline, takibin asıl alacak miktarı olan 500.000,00-TL üzerinden aynen devamına, hüküm altına alınan asıl alacağın %20'sine tekabül eden 100.000,00-TL  inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında; 1-)Cevap dilekçesindeki beyan ve savunmalarını aynen tekrar etmiş,2-)Ayrıca, UYAP üzerinden sunulan 11.02.2021 tarihli delil dilekçesi eklerinde yer alan sözleşmelerin, hesap mutabakatlarının, teslim tutanaklarının ve özellikle taraflar arasında yapılan hesap mutabakatının yargılama sırasında yeterince incelenmediğini, mahkemece işin kısmen tamamlandığı ve karşı tarafın haksız feshi bulunduğu kabul edilmesine rağmen, ödenen bedelin iadesine karar verilerek müvekkili tarafından yapılan işlerin bedelinin fiilen karşılıksız bırakıldığını, bu suretle verilen kararın hem hukuka hem de hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek,kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.Dava, davalı yüklenicinin temerrütü nedeniyle aralarındaki eser sözleşmesinin haklı olarak feshedildiği iddiasıyla, davalıya ödenen 2.000.000,00 TL avans bedelinin ondan tahsili için başlatılan ilamsız  takibine yapılan itirazın 500.000,00 TL üzerinden kısmen iptali talebine ilişkindir.<br>Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca davacı, dava harçlarını ödemek zorundadır. Harcın ödenmemesi halinde yargılamaya devam olunamayacağı ve müteakip işlemlerin yapılamayacağı anılan maddelerde düzenlenmiştir. Dava açılırken harcın eksik ödenmesi halinde eksik harcın ne şekilde tamamlatılacağı, Harçlar Kanunu 30. maddede açıklanmıştır. Buna göre, harcın eksik ödendiğinin anlaşılması halinde eksik harcın tamamlanması için davacı tarafa  uygun bir mehil  verilir. Mahkemece verilen süre içinde eksik harcın tamamlanmaması halinde, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir. Mahkemece, Harçlar Kanunu 30. maddesi uyarınca, eksik olan peşin harç tamamlanmadan işin esası yönünden karar verilmiştir. Anılan Harçlar Kanunu 30. maddesinde, harcın eksik olması durumunda yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı öngörülmüştür.Davaya konu  takibi 2.000.000,00 TL üzerinden başlatılmış olup, davalı-borçu tarafça borcun tamamına itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada ise sadece 500.000,00 TL'lik kısım bakımından itirazın iptali talep edilmiştir. Buna göre, dava açılırken yatırılması gereken 1/4 peşin nispi karar harcı miktarı 8.538,75 TL'dir. Davacı tarafça dava açılırken sadece 54,40 TL maktu peşin nispi harç yatırılmış, ayrıca dava dilekçesi ekinde davaya konu  takibi için 2.000.000,00 TL üzerinden yatırılan 10.000,00 TL'lik harcın derkenarı da sunulmuştur. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 29/3. Maddesi gereğince  takibi başlatılırken %05 oranında yatırılan harcın itirazın iptali davasında alınacak peşin harçtan mahsup edilmesi gerekmektedir. Ancak, somut olayda sadece 500.000,00 TL bakımından itirazın iptali talep edildiğinden,  dosyasına ilişkin olarak mahsup edilecek harç miktarının da sadece bu miktara isabet eden %05 harca göre dikkate alınması gerekmektedir. Zira itirazın iptali talep edilmeyen miktara isabet eden harcın o miktara ilişkin  dosyası akıbetine göre ayrıca değerlendirilmesi gerekecektir. Bu durumda, davacı tarafça işbu itirazın kısmen iptaline ilişkin dava bakımından yatırılan peşin nispi harç miktarı; 54,40 TL maktu harç + 2.500,00 TL  takibinde yatırılan %05 harç olmak üzere toplam 2.554,40 TL olup, dava değerine göre yatırtılması gereken 8.538,75 TL harç miktarı dikkate alındığında, davacı tarafça 5.984,35 TL daha peşin nispi harç yatırılması gerekmektedir. Bu açıklama ve tespitlere göre, Mahkemece, davacı tarafa dava değeri üzerinden yatırılması gereken peşin nispi harçtan eksik kalan 5.984,35 TL eksik harcın tamamlattırılması, aksi halde, davaya sadece harcı yatırılan kısım bakımından devam edilip, harcı yatırılmayan kısım bakımından dosyanın işlemden kaldırılması gerekirken, eksik peşin nispi harç tamamlattırılmadan yargılamanın devam ettirilmesi ve neticelendirilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, dava değeri üzerinden alınması gereken peşin nispi harç mahkemece Harçlar Kanunu 30-32. maddesindeki usul uygulanarak tamamlatılmadıkça davanın esasına girilemeyeceğinden, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, istinaf başvurusunun usul yönünden kabulüne, usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince kaldırılarak, yukarıda açıklanan şekilde işlem yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,<br>2-BAKIRKÖY .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 22/04/2024 tarih, 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, \t<br>4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,<br>5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,<br>6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 03/02/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ce897fa488dffb2","SID":"985560dd9a419fe9"}}