{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t:2026/19 Esas<br>KARAR NO\t:2026/126 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO:2025/4 Esas - 2025/726 Karar<br>TARİHİ:29/09/2025<br>DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ:22/01/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı banka ile davalı borçlu ... A.Ş.arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalıların sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, davalıya işbu sözleşmeye istinaden ticari kredi kullandırıldığını, borçluların borcunu ödememesi üzerine borçların ödenmesi için Beyoğlu ...Noterliğinin 11/10/2018 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye herhangi bir itirazda bulunmayan ve borçları da ödemeyen borçluya karşı İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, bu nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalılara usulüne uygun olarak tebliğ olunmuş, süresi içinde davaya cevap verilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesinin  29/09/2025 tarih ve 2025/4 Esas - 2025/726 Karar sayılı kararında;\".......Davaya konu icra takibi ile, davacı tarafından davalılar aleyhine... nolu ticari krediden kaynaklanan 25.749,94 TL asıl alacak, 602,51 TL işlemiş faiz, 30,13 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 26.382,58 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve  26.382,58 TL üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Somut olayda davalı tarafça, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce  16.11.2018 tarihinde 10.000,00-TL, 21.01.2019 tarihinde 3.100,00-TL., 28.08.2019 tarihinde 750,00-TL. olmak üzere toplam: 13.850,00-TL. Kredi tahsilatı olarak ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce bozma öncesi rapor sunan konusunda uzman bilirkişiden, borçluların icra takibinden sonra dava tarihinden önce yaptıkları ödemelerin, ödeme tarihleri de gözetilerek TBK. 100 madde hükmü uyarınca öncelikle faiz ve masraflara mahsubu ile bakiye kalması halinde asıl alacaktan indirilmesi sureti ile ek rapor aldırılmış olup, raporda   dava tarihi itibariyle ... no.lu Ticari Krediden Kaynaklanan 15.841,20-TL asıl alacak, 10.541,38-TL işlemiş faizi ve  BSMV olmak üzere toplam 35.224,39-TL hesaplandığı şekliyle ayrıca taleple bağlılık kuralı gereği dava değeri dikkate alınarak neticeten davanın kabulü ile, İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu/kefilller tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 15.841,20-TL asıl alacak, 10.541,38-TL işlemiş faizi ve  BSMV olmak üzere toplam 26.382,58-TL üzerinden devamına, asıl alacak anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar % 75,00 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'si işletilmesine, dava tarihinden sonra yapılan ödeme var ise infaz aşamasında dikkate alınmasına, İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan 26.382,58-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 5.276,51-TL aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.\" gerekçesi ile, ''Davanın  KABULÜ ile, <br>1-İstanbul 25.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında davalı borçlu/kefilller tarafından yapılan itirazın İPTALİ ile, takibin 15.841,20-TL asıl alacak, 10.541,38-TL işlemiş faizi ve  BSMV olmak üzere toplam 26.382,58-TL üzerinden DEVAMINA, asıl alacak anapara tutarına dava tarihinden tahsil tarihine kadar % 75,00 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 BSMV'si işletilmesine,   dava tarihinden sonra yapılan ödeme var ise infaz aşamasında dikkate alınmasına, <br>2 -İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca takipteki itiraza konu olan ve hükmedilecek alacak bedeli olan 26.382,58-TL'nin %20'si oranında olmak üzere 5.276,51-TL aleyhlerine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, bunun davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin bozma ilamına aykırı karar kurduğunu, BAM’ın 28/11/2024 tarihli bozma ilamında TBK m.100’e uygun şekilde güncel ve denetime elverişli hesaplama yapılması ve dava tarihindeki gerçek bakiye alacağın belirlenmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, ancak alınan 27/01/2025 tarihli ek raporun bozma gerekçelerini karşılamadığını, bilirkişi raporunda hukuki değerlendirmeler bulunduğunu, bilirkişinin yalnızca maddi vakıalar hakkında görüşünü bildireceğini, hukuki sorunlar hakkında görüş bildiremeyeceğini ve delilleri takdir yetkisi bulunmadığını,Bilirkişi raporunda yer verilen temerrüt faizinin hukuka aykırı olduğunu, TBK madde 21 gereğince karşı tarafın menfaatine aykırı olarak genel işlem şartları düzenlenmiş ise de; bu koşulların varlığını koruyabilmesi için karşı tarafın bu koşullar hakkında açıkça, tereddüte yer vermeyecek, kapsamlı şekilde bilgilendirilmiş olması ve karşı tarafında bunları kabul etmiş olması gerektiğini, banka tarafından uygulanan genel kredi sözleşmesinde müvekkile faiz oranları hakkında ayrıntılı bilgi verilmediği hususunun bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, bu nedenle itirazları neticesinde yeniden rapor alınması veya en azından seçenekli olarak hesap yapılması gerektiğini,Ayrıca istinaf kararı neticesinde yeniden hesaplama yapılmışsa da ana para, işlemiş faiz ve faizin gider vergisi hesaplamalarında maddi hata yapıldığını, işbu maddi hesap hatalarının da giderilmesi gerektiğini, bu sebeplerle bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yerel mahkemenin açıklanan gerekçelerle ek rapor alınmaksızın hüküm kurmasının usul ve hakkaniyete aykırı olduğunu,Davalılarca yapılan ödemeler sonrası davacının dava tarihi itibarıyla hukuki yararı ortadan kalktığını, BAM bozma ilamında da açıkça “davacı, ödeme edilen kısım yönünden hukuki yararını kaybetmiştir” denildiğini, mahkemenin yine 26.382,58 TL üzerinden hüküm kurarak, davacı lehine icra inkar tazminatı dahi hesapladığını, bu sonucun HMK m.26 taleple bağlılık kuralına ve BAM’ın bağlayıcı bozmasına aykırı olduğunu,İcra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını, icra inkar tazminatı verilebilmesi için davalının itirazının kötüniyetli, haksız, dayanaksız olması gerektiğini, oysa davalı tarafça ödemeler yapıldığını, alacak miktarının tartışmalı hale geldiğini, TBK m.100 uygulamasının bile uzman bilirkişilerce birbirinden farklı yorumlandığı durum oluştuğunu, bu şartlar altında icra inkar tazminatı  şartlarının varlığından söz edilemeyeceğini,Kefalet yönünden sorumluluk koşullarının ispatlanamadığını, mahkeme kefaletin geçerli olduğundan söz etmişse de: kefillerin sorumluluk tutarları ve kapsamı, sözleşme hükümlerinin açık yorumu, temerrüt bildirimlerinin kefillere usulüne uygun yapılıp yapılmadığının hiçbir şekilde tartışılmadığını, özellikle ihtarname tebliğleri, temerrüt tarihleri ve faiz başlangıcı yönünden mahkemenin denetime elverişli hiçbir değerlendirmesi olmadığını, bu durumun kararın eksik inceleme ile verildiğini gösterdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>Dairemizin 28/11/2024 Tarih ve 2022/1059  Esas - 2024/1871 Karar sayılı kaldırma kararımız doğrultusunda yapılan yargılama  sonucunda istinafa konu karar verilmiştir.Dava, GKS.'den kaynaklı alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine davalı borçluların itiraz etmesi üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kabulüne,  karar verilmiş  ve karara karşı davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı bankanın ... Şubesi ile davalılardan....A.Ş. arasında 02/03/2016 tarihli, 2.600.000,00 TL. bedelli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalılardan ... ile ...'nın ise 3.250.000,00-TL. limit üzerinden anılan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzalakları,  anılan sözleşmede kefilin sorumlu olduğu kefalet limiti, kefalet tarihi ve müteselsil kefil ibaresinin yazılı olduğu, kefalet sözleşmesinin  6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 583. maddesindeki yasal koşulları kapsadığı,  davalı kefillerin anılan sözleşmenin akdedildiği tarihde davalı asıl borçlu...A.Ş.'nin ortağı/yetkilisi olduğu, bu durumda TBK 584 maddesi uyarınca eş muvafakati aranmayacak ve kefalet geçerlidir. ... Bankası A.Ş. Tarafından, muhatap ... A.Ş., ... ve ...'ya Beyoğlu ...Noterliği'nden gönderilen 11.10.2018 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarname ile  toplam 26.472,46-TL.  Nakdi alacağın tebliğinden itibaren 24 saat içinde ödenmesi, 4.587,00-TL. Gayri nakdi alacağın ise tebliğinden itibaren 24 saat içinde Banka nezdinde depo edilmesinin ihtaren bildirildiği, ihtarnamenin muhatap şirket ve şahıslara 15.10.2018 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediği ve verilen sürenin sonunda 17/10/2018 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır.Davaya konu icra takibi ile, davacı tarafından davalılar aleyhine ... nolu ticari krediden kaynaklanan 25.749,94 TL asıl alacak, 602,51 TL işlemiş faiz, 30,13 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 26.382,58 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu ve  26.382,58 TL üzerinden itirazın iptali davası açılmıştır. Somut olayda davalı tarafça, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce  16.11.2018 tarihinde 10.000,00-TL, 21.01.2019 tarihinde 3.100,00-TL., 28.08.2019   tarihinde  750,00-TL. Olmak üzere toplam: 13.850,00-TL. Kredi tahsilatı olarak ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda mahkemece alınan bilirkişi raporunda; Yapılan hesaplama sonucunda; davacı Banka'nın T.C. İstanbul Anadolu 17.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında doğan icra harç ve masrafları vs. hariç olmak üzere 24.08.2020 dava tarihi itibariyle 15.841,20-TL Asıl Alacak + 18.460,18-TL İşlemiş Faiz +  923,01-TL Faizin 45 Gider Vergisi olmak üzere toplam:  35.224,39-TL tutarında alacaklı olduğu belirtilmiştir.Dosyaya sunulan bilirkişi raporu denetime elverişli, gerekçeli ve açıklayıcı olup karar vermeye  esas alınabilecek niteliktedir. Bilirkişi raporunda yapılan hesaplama ile davacı bankanın dava tarihi itibariyle  davalılardan toplam  35.224,39-TL. Alacaklı olduğunun hesaplandığı, mahkemece taleple bağlılık kuralı gereği dava değeri dikkate alınarak davanın 26.382,58-TL. üzerinden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davalılar vekilinin maddi hatalara dayalı yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğine ilişkin  aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dairemizin kaldırma kararına konu ilk derece mahkemesinin 01/11/2021 tarihli gerekçeli kararı davalılar tarafından istinaf edilmediği, bu kararda da davacı tarafından istinaf edilen hususlar dışındaki  hüküm altına alınan temerrüt faiz oranı, icra inkar tazminatı, davalı kefillerin sorumluluğuna dair tespitler kesinleştiğinden davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebepleri dairemizce değerlendirilmemiştir.Davalılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yargılama aşamasında verilen itiraz ve beyan dilekçeleri ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında bu iddialar ve itirazlar  değerlendirilmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davalılar vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalılar tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.802,19 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalılar tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.186,79 TL'nin davalılardan  tahsili ile hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davalılar üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 22/01/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d70149780f943064","SID":"bf68840636fb389a"}}