{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/663 <br>KARAR NO\t: 2025/1256<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/04/2025 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2025/110 Esas,  2025/229 Karar<br>DAVA\t\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/10/2025<br><br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak amacı ile Ocak 2011 (dâhil)- Aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı dağıtım sistemine bağlı elektrik aboneliği kapsamında davalı şirketlerin her birinin ilgili dönemi kapsamında elektrik enerjisi satın aldığını, bu kapsamda davalı şirket tarafından faturalar düzenlendiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin satın almış olduğu elektrik enerjisinin miktarını tespit etmek ve faturalandırmak üzere sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler hizmetler karşılığında perakende satış hizmet bedeli, fatura/sayaç okuma/, hizmet bedeli tahsil ettiğini, ancak bu perakende satış hizmet bedeli, fatura/sayaç okuma/, hizmet bedeli hem yasal düzenlemeler hem de akdedilen sözleşmeler uyarınca, sabit bir ücret olması gerekirken davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı kwh üzerinden nispi olarak, sözleşmelere, yargı kararlarına, mevzuata ve hukuka aykırı olarak fazla tahsilat yaptığını, buna göre davalı tarafın sabit bedel olarak tahsil edilmesi gereken psh bedelini kwh baz alarak hukuka aykırı olarak tahsiline olanak veren ve gerekçe olabilecek bir yasal düzenlemenin mevcut olmadığını,  ayrıca PSH bedelinin 1.1.2011 tarihinden itibaren iki kaleme ayrıldığını, birincisi faturalama için alınan PSHf ve ikincisi ise sayaç okuma işlemi için alınan PSHo bedeli olduğunu, dağıtım şirketinin fatura düzenlediği tüketicilere her iki bedelin ayrı ayrı alınmakta olduğunu ve tedarikçilerden ise sadece ikincisi olan PSHo alındığını, tüm bu ücretlendirmenin Elektrik Piyasası Kanununun 9. maddesine istinaden yapıldığını, buna göre nihai müşterilerinden tahsil ettikleri bedelleri yukarıda izah edilen yasa ve ikincil mevzuat düzenlemeleri uyarınca ilgili şirketlere, kurumlara  aktarılabildiğini, ayrıca davalı şirketin faturalarının bazılarında tarife hesaplamalarına esas birim fiyatlarına uyuşmayan fatura kalemleri olduğunu, bu kapsamda PSHB tahsil edildiğini, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak davalı şirket tarafından, müvekkili şirketten Ocak 2011 (dâhil) - Aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı elektrik aboneliğine ilişkin olarak fazla, hatalı, sözleşmelere ve mevzuata aykırı olarak tahsil edilen, elektrik faturalarında yer alan perakende satış hizmeti-sayaç okuma/faturalandırma bedeli ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV bedeli dâhil olan alacağın her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber, tarafların her birinin için ilgili oldukları faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen olacak şekilde kaydıyla iadesini ve yargılama masrafları ve ücreti vekâletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin 15/02/2022 tarihli dava değeri artırım dilekçesi ile  dava değerini toplam 684.090,10‬-TL  olarak artırdığı anlaşılmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafa diğer davalı ... OSB tarafından tanzim edilen faturaların talep tarihleri olan 2011-2015 dönemleri arasında gönderildiğini, ancak davacı tarafça fatura içeriklerine emredici kanun hükmü kapsamında herhangi bir itirazda bulunmadığı gibi diğer davalıya ödeme yapılırken de ihtirazi kayıt konulmadığını, bu hususun davacı tarafın söz konusu faturaları kabul ettiğini, dava konusu fazladan ödendiği iddia edilen PSHB’nin tahsil edildiği 2011 Ocak ve 2015 Aralık ayları arasındaki dönem için talep edildiğini, müvekkili şirketin 6446 Sayılı Kanunun 9. Maddesi çerçevesinde dağıtım faaliyetini gerçekleştiren özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, lisansında belirlenen bölgede sayaçların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerinin yerine getirilmesinden sorumlu olduğunu, lisansında belirtilen bölgedeki dağıtım sistemini elektrik enerjisi üretimi ve satışında rekabet ortamına uygun şekilde işletmek, bu tesisleri yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmak, dağıtım sistemine bağlı ve/veya bağlanacak olan tüm dağıtım sistemi kullanıcılarına ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin hizmet sunmakla yükümlü olduğunu, hak ve yükümlülüklerinin bilinci ve mevzuata tam uyum amacı ile iş ve işlemlerin gerçekleştirildiğini, yine  davacı tarafından dosyaya sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere enerji kullanımlarına ilişkin tüm faturaların ... OSB tarafından düzenlendiğinin görüldüğünü, dağıtım tarifesinin elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinden naklinden yararlanan kullanıcılara eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin hüküm ve şartlardan oluştuğunu, ilgili dağıtım şirketi için belirlenen verimlilik hedefine ulaşılması ölçüsünde, dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamında gerekli olan yatırım harcamaları ile yatırım harcamalarına ilişkin makul bir getiri, sistem işletim maliyeti, teknik ve teknik olmayan kayıp maliyeti, kesme-bağlama hizmet maliyeti, sayaç okuma maliyeti, reaktif enerji maliyeti ve iletim tarifesi kapsamında ödenen tutarlar gibi dağıtım faaliyetinin yürütülmesi kapsamındaki tüm maliyet ve hizmetler dikkate alınarak belirlendiğini, dağıtım dava konusu olan PSH bedeli serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketiciler için, eşit taraflar arasında ayrım gözetmeksizin uygulanacak fiyatları, hükümleri ve şartları içerdiğini, serbest tüketici niteliğini haiz olmayan tüketicilere uygulanacak perakende satış tarifeleri, görevli tedarik şirketi tarafından önerilir ve kurul tarafından incelenerek onaylandığını, PSH bedelinin hukuki alt yapısını oluşturan asıl hükümler geçerliliğini koruduğunu, davacı tarafın 2011 Ocak ile 2015 Aralık döneminde fazla tahsil edildiği iddia edilen PSH bedelinin iadesini talep ettiğini ancak her ne kadar Aralık 2015 tarihine kadar süren dönem için iade talebinde bulunmuşsa da tüm talep  tarihlerinde  düzenlemeye esas tarifelerden elektrik enerjisi aldığını, hal böyle olunca davacının, taleplerini uzun bir döneme yaymak suretiyle haksız kazanç sağlamasına yönelik talebinin haksız olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak haksız ve mesnetsiz açılan davanın esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... Organize Sanayi Bölgesi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin adresinin ... olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu ve yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili tarafından tanzim edilen ve gönderilen faturalara ve içeriklerine herhangi bir itirazda bulunmadığını, müvekkilinin OSB dağıtım lisansı sahibi olduğunu, Ocak 2011- Aralık 2015 döneminde ... Dağıtım A.Ş'den alarak kar amacı gütmeksizin müteşebbislerine sattığını, müvekkilinin dava konusu dönemde satın aldığı elektrik için perakende satış bedeli ödediğini ve ödediği PSH bedelini aynen olduğu gibi müteşebbislerine fatura ettiğini, Danıştay tarafından her ne kadar pek çok kararın iptalinden söz edilmişse de PSH bedelinin değişken olacağına ilişkin başkaca EPDK Kurul kararlarının mevcut olduğunu ve iptal edilmediğini, davacı tarafın her ne kadar Aralık 2015 tarihine kadar süren dönem için iade talebinde bulunmuş ise de talep tarihlerinde düzenlemeye esas tarifelerden elektrik enerjisi aldığını, tahsil olunan diğer bedeller gibi EPDK kararları uyarınca hukuka uygun olarak tahsil ediğini, tarife metodolojisinin söz konusu hükmünün iptal edilmiş olmasının ilgili dönemde alınan perakende satış hizmet bedelinin tüketicilerden tahsilinin, hukuka aykırı hale geleceği anlamını taşımadığını, zira hem tahsil edilen dönemde EPDK kararları uyarınca hukuka aykırı bir durumun olmadığını hem de her ne kadar Danıştay tarafından mezkur hüküm iptal edilmiş ise de PSH bedelinin hukuki dayanağını oluşturan pek çok düzenleyici işlemin EPDK tarafından iptal edilmediğinden dolayı PSH bedelinin tahsili bakımından hukuka aykırı bir durumun olmadığının açık olduğunu, EPDK tarafından yayımlanan 28/12/2011 tarih ve 3607 sayılı kurul kararı ile 18/12/2012 tarih 4193 sayılı kurul kararları kapsamında PSH bedellerinin tahsili işlemlerinin gerçekleştirildiğini, ayrıca emsal olarak gösterilen kararların sadece serbest tüketiciler yönünden uygulanacağının açıkça belirtildiğini, davacının serbest tüketici olmadığını, müvekkili kurumdan elektrik aldığını, tüm bu açıklanan nedenler göz önünde bulundurularak usul ve yasaya aykırı olan davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"...Bu suretle dosyaya kazandırılan 24/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu edilen Ocak 2011 - Aralık 2015 tarihleri arasında davacıdan toplamda 585.974,56 TL. tutarında PSH bedeli, 105.475,42 TL. tutarında KDV olmak üzere toplamda 691.449,98 TL tahsil edildiği, bu dönem içerisinde sayaç başına maktu olarak alınması gereken okuma bedelinin ise 16.903,54 TL. olduğu ve bu bedelin KDV'sinin ise 3.042,64 TL. olduğu, buna göre alınması gerekli maktu bedel toplamının 19.946,18 TL. olduğu mütalaa edilmiş olmakla birlikte raporda, davacıdan nispi olarak tahsil edilen toplam bedelden alınması gerekli maktu bedelin mahsup edilmesi gerekirken bilirkişi raporunda her iki bedelin toplandığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacıdan fazla alındığı iddia edilen miktarın bulunabilmesi için toplam nispi alınan bedelden alınması gerekli maktu bedelin mahsubu gerekecek olup; bu hesaplamaya göre davacıdan (691.449,98 TL - 19.946,18 TL) 671.503,80 TL tutarında fazladan PSH bedeli adı altında tahsilat yapıldığı sonucuna varılmış olup; bu bedelin davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünden tahsiline karar vermek gerekmiştir.<br>Son olarak, davacı tarafından dava tarihinden önce davalı Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünün temerrüde düşürülmesi söz konusu olmadığından adı geçen davalının, dava tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek tahsiline karar verilen tutara dava tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.\"  gerekçesiyle \" Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>1-Davacıdan fazla alındığı anlaşılan 671.503,80 TL. tutarında perakende satış hizmet bedelinin, dava tarihi olan 25.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünden alınarak davacıya VERİLMESİNE; fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,<br>2-Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne yönelik davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve ... Organize Sanayi Bölgesi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece istinaf kaldırma kararında davalı ... ... yönünden kaldırma gerekçesinden farklı bir nedenle ve Bölge Adliye Mahkemesi'nin onadığı bir hususta karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece reddedilen istinaf itirazları hakkında da karar verildiğini, davalı ... ...'ın beyanlarının yanılgı oluşturmaya yönelik olduğunu, bu kapsamda da davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, dava konusu bedellerin kendine aktarılmadığına dair ispat yükünün davalılara ait olmasına rağmen, davalılarca bu hususta hiçbir bir belge ve delil ibraz edilmeyerek ispat yükünün yerine getirilmediğini, fakat mahkemece bu husus hiç dikkate alınmaksızın husumet yönünden hatalı bir karar tesis edildiğini, davalı şirketlerin PSHB'nin tahsili kapsamında da dava dönemlerinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, buna ilişkin emsal kararları sunduklarını, iş bu davanın davalı tarafça müvekkil şirketten Ocak 2011 - Aralık 2015 dönemleri arasında fazla tahsil edilen elektrik faturalarında yer alan perakende satış hizmeti, sayaç okuma bedeli ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV bedeli dahil toplam alacak tutarının iadesi konulu olduğunu, yani davalı tarafın 4628 sayılı Yasa kapsamında hukuki ayrıştırması yapılmadan önceki dönemi de kapsadığını, bu tarihlerde elektrik faturaları, sayaç okuma işlemleri (kaldı ki hukuki ayrıştırmadan sonra da davalı ... ... tarafından bu işlemin gerçekleştirilmekte olduğunu) ve perakende satış hizmetinin ... tarafından yürütüldüğünü, bu nedenle davalı tarafın iş bu davaya konu dönemde de işlemleri yapmadığı iddiasına itibar edilemeyeceğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, bu hususta sundukları emsal kararlar incelendiğinde elektrik tedarik şirketlerinin fatura düzenlemelerine göre sorumlu tutulduğu ve alacakların iadesine bu dönemsellik ilkesi gereğince hükmedildiğini, birden fazla davalı olması durumunda BAM tarafından bir davalı yönünden kararın onanması, diğer davalı yönünden kararın kaldırılması halinde mahkemece hakkında verilen hüküm onanan taraf yönünden kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada yeniden hüküm verilemeyeceğini, mahkemece bu hususa riayet edilmediğini, faiz başlangıcının ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini, mahkemece faiz başlangıcı konusunda hatalı karar verildiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... Organize Sanayi Bölgesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; aşamalarda zaman aşımı itirazında bulunmalarına rağmen mahkemece zaman aşımı itirazları değerlendirilmeksizin davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 16/12/2017 tarih ve ED-OSB/...-... nolu OSB Dağıtım Lisansı sahibi olduğunu, müvekkilinin dağıtım lisans bölgesinde ki müteşebbislerine elektrik dağıtımı yaptığını ve sayaların okunması, bakımı ve işletilmesi hizmetlerini yerine getirdiğini, davalı ... ...'ın müvekkiline kestiği faturalara perakende satış hizmet bedeli tahakkuk ettirerek müvekkilinden tahsil ettiğinden müvekkilinin de davacıya ve diğer müteşebbislerine kestiği faturalarda perakende satış hizmet bedelini aynı oranda tahakkuk ettirerek tahsil ettiğini ve ... ...'a ödediğini, müvekkilinin herhangi bir kar amacı gütmeksizin elektrik dağıtım hizmetinde aracı konumunda olduğunu, ... ...'ın müvekkil OSB'ye düzenlediği faturalar incelendiğinde perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedelinin faturalarda tahakkuk ettirilerek müvekkilinden tahsil edildiğinin açıkça aynlaşılacağından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulün karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, EPDK'nın 28/12/2011 tarih ve 3607 sayılı kararına karşı iptal kararı açılmadığından halen yürürlükte olduğunu, yine 18/12/2012 tarih ve 4193 sayılı EPDK Kurul kararının 22 ve 26. maddeleri uyarınca PSH bedelinin değişken/ nisbi olarak alınacağının açıkça ifade edilmiş olup, işbu kurul kararının iptali için dava açılmadığını, hal böyle olunca söz konusu dönemlere ait perakende satış hizmet bedellerinin hukuka aykırı olduğunun ileri sürülmesinin mümkün olmadığını, 3135, 3300, 3443 sayılı 2011 ve devamı için uygulanan EPDK Kurul kararlarına karşı da açılmış herhangi bir dava bulunmadığını, Ocak 2011- Aralık 2015 döneminde uygulanan ve PSH bedelinin tahsil edilmesine hukuki dayanak teşkil eden EPDK Kurul kararlarına karşı dava açılmadığı gibi kurul kararlarının iptal de edilmediğini, mahkeme gerekçesinde davacının serbest tüketici olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiğini, davacı taraf serbest tüketici olmadığından kararın kaldırılması gerektiğini, serbest tüketici olmayan davacının Tarifeler Yönetmeliğinin 10. maddesindeki düzenlemeye esas PSH tarifesine tabi olduğunu, anılan maddedeki düzenlemeye karşı davacının serbest tüketici olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının serbest tüketici sayılabilmesi için tedarikçisini seçebilmesi gerektiğini, tedarikçisini seçemeyen tüketicinin serbest tüketici şartlarını taşımasının serbest tüketici olması için yeterli olmadığını, KDV tutarlarının KDV borcundan mahsup edildiğinden mahkemece KDV alacağına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini, mahkemece 02/02/2022 tarihinde davacıya verilen 1 haftalık kesin süreden çok sonra 15/02/2022 tarihinde davayı ıslah ettiğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, elektrik enerjisi temini hizmetini sağlayan davalılar tarafından düzenlenen faturalarda nispi olarak tahsil edilen perakende satış hizmeti bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekilinin dava dilekçesinde müvekkili şirketin elektrik enerjisi ihtiyacını karşılamak amacı ile Ocak 2011 (dâhil)- Aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı dağıtım sistemine bağlı elektrik aboneliği kapsamında davalı şirketlerin her birinin ilgili dönemi kapsamında elektrik enerjisi satın aldığını, davalı şirketin müvekkili şirketin satın almış olduğu elektrik enerjisinin miktarını tespit etmek ve faturalandırmak üzere sayaç okuma, faturalama gibi diğer hizmetler hizmetler karşılığında perakende satış hizmet bedeli, fatura/sayaç okuma/, hizmet bedeli tahsil ettiğini, ancak bu perakende satış hizmet bedeli, fatura/sayaç okuma/, hizmet bedeli hem yasal düzenlemeler hem de akdedilen sözleşmeler uyarınca, sabit bir ücret olması gerekirken davalı şirketçe tüketilen enerji miktarı kwh üzerinden nispi olarak, sözleşmelere, yargı kararlarına, mevzuata ve hukuka aykırı olarak fazla tahsilat yaptığını, iddia ederek davalı şirket tarafından, müvekkili şirketten Ocak 2011 (dâhil) - Aralık 2015 (dahil) dönemleri arasında, ... tesisat/ sayaç/ abone numaralı elektrik aboneliğine ilişkin olarak fazla, hatalı, sözleşmelere ve mevzuata aykırı olarak tahsil edilen, elektrik faturalarında yer alan perakende satış hizmeti-sayaç okuma/faturalandırma bedeli ve bu bedel üzerinden tahakkuk ettirilen KDV bedeli dâhil olan alacağın her bir faturanın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile beraber, tarafların her birinin için ilgili oldukları faturalarla sınırlı olmak üzere ve birlikte tahsil ettikleri dönemlerle ilgili müştereken ve müteselsilen olacak şekilde kaydıyla iadesini talep ettiği, davalılar  vekillerinin ayrı ayrı cevap dilekçesinde  davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece 16/01/2023 tarihli ve  2021/.... Esas, 2023/... Karar sayılı ilamı ile; <br>Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,<br>Davacıdan fazla alındığı anlaşılan 671.503,80 TL tutarında perakende satış hizmet bedelinin dava tarihi olan 25/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir. <br>Hükme karşı  davalılar vekillerinin ayrı ayrı istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin  27/02/2025 tarihli ve 2023/696 Esas 2025/303 Karar sayılı ilâmı ile  özetle; <br>\"..a-...Dava dilekçesinin davalı ... OSB Müdürlüğüne 28/07/2021 tarihinde tebliğ edildiği, bu davalı vekili tarafından 26/08/2021 tarihinde dosyaya cevap dilekçesi ibraz edildiği, diğer davalı ... Elektrik A.Ş'ye dava dilekçesinin 19/07/2021 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiği, bu davalı tarafından cevap dilekçesinin 09/08/2021 tarihinde dosyaya ibraz edildiği, ilk derece mahkemesince de her iki davalı tarafından sunulan cevap dilekçelerinin 2 haftalık yasal süresinden sonra sunulduğu, bu nedenle ileri sürülen yetki ve zaman aşımı itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalıların zamanaşımı defi değerlendirilmemiştir. Oysa ki 6100 sayılı HMK'nın 103. Maddesinde Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşlerin ayrıntılı olarak belirtildiği, aynı yasanın 102. Maddesine göre adli tatilin, her yıl yirmi temmuzda başlayacağı, otuz bir ağustosta sona ereceği, yeni adli yılın bir eylülde başlayacağı, yine ayanı yasanın 104. Maddesine göre de adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu sürelerin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede somut uyuşmazlığa konu davanın HMK'nın 103. Maddesinde düzenlenen Adli Tatilde Görülecek Dava ve İşler arasında belirtilmediği, yani somut davanın adli tatile tabi dava ve işlerden sayıldığı, davalıların cevap verme sürelerinin son gününün adli tatil zamanına rastladığı, ... OSB Müdürlüğü vekilinin 26.08.2021, davalı ... Elektrik A.Ş. vekilinin ise 09.08.2021 tarihinde cevap dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri,  bu kapsamda adli tatile tabili somut davada sürenin ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılacağından davalılar vekillerinin cevap dilekçelerinin yasal sürede ibraz etiklerinin kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davalılar vekillerinin cevap dilekçelerinin süresi içerisinde olmadığı gerekçesiyle (davalıların istinaf itirazları ile bağlı kalınarak) davalı ... Elektrik A.Ş. vekilinin zamanaşımı definin değerlendirilmemesi yerinde değildir.<br>Sonuç itibariyle; Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında somut olaya dönüldüğünde, söz konusu dava, niteliği itibariyle abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine yönelik olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103. maddesi kapsamında adli tatilde görülebilecek nitelikte bir dava değildir. Diğer yandan söz konusu davanın ivedi görülmesine karar verilen dava ve işlerden de olmaması sebebiyle, davalıların Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 104. maddesinde belirtilen bir haftalık süreden yararlanması gerekir. <br>b-Dava konusu faturaların bir kısmı ... Elektrik Perakende Satış A.Ş. adına düzenmiş olup davalı ... Elektrik A.Ş.'nin bu hususa yönelik husumet itirazı bulunduğu halde mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemiştir. Mahkemenin kararı bu yönüyle de yerinde değildir. <br>O halde mahkemece yapılacak iş; Öncelikle davalı ... Elektrik A.Ş. vekilinin husumet itirazı ve zamanaşımı defi hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmesi suretiyle (usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir.<br>\" gerekçesiyle davalı ... Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının reddine, davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin  istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde;  <br>Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br>1-Davacıdan fazla alındığı anlaşılan 671.503,80 TL. tutarında perakende satış hizmet bedelinin, dava tarihi olan 25.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte, davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğünden alınarak davacıya VERİLMESİNE; fazlaya ilişkin isteğin REDDİNE,<br>2-Davalı ... Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi'ne yönelik davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,  karar verilmiştir. <br>Hükme karşı davacı vekili ve davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekili  istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ... OSB Müdürlüğü vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; Davalı ... OSB Müdürlüğünün istinaf itirazlarının Dairemizin  27/02/2025 tarihli ilâmı ile tümden reddine karar verildiği anlaşılmakla davalı ... OSB Müdürlüğü vekilinin istinaf itirazlarının dairemizin önceki kararı doğrultusunda esastan reddine karar verilmiştir. <br>Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde;<br>a-Davacı vekili her ne kadar istinaf itirazında faiz başlanıcının ödeme tarihinden itibaren başlatılmasını talep etmiş ise de mahkemenin önceki kararını istinaf etmediği, bu hususta davalılar lehine usulü kazanılmış hak doğduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. <br> b-İlk derece mahkemesince her ne kadar dosya kapsamının tetkikinde, davalı ... Elektrik A.Ş.'nin savunmasında da yer verildiği üzere dava konusu alacağa esas dava dilekçesi ekindeki faturaların davalı ... OSB Müdürlüğü tarafından tanzim edilmiş olduğu; davalı ... Elektrik A.Ş. yönünden düzenlenmiş bir fatura bulunmadığı; buna göre davacının davalı ... Elektrik A.Ş.'ye husumet yöneltmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı anlaşılmakla davalı ... Elektrik A.Ş. yönünden pasif dava ehliyeti (husumet) dava şartı noksanlığına dayalı olarak davanın usulden reddi cihetine gidilmiş ise de davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin dosyaya ibraz ettiği 17.08.2021 tarihli davaya cevap dilekçesinin ekinde davalı davalı ... Elektrik A.Ş. tarafından düzenlenmiş 25 adet fatura bulunmaktadır. Bu sebeple mahkemenin  davalı ... Elektrik A.Ş. yönünden düzenlenmiş bir fatura bulunmadığı yönündeki tespiti yerinde değildir. Taraflarca mahkemeye ibraz edilen deliller yeterince irdelenmeden eksik araştırma ile karar verilmesi isabetsizdir. Bu sebeplerle davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin dosyaya ibraz ettiği cevap dilekçesinin ekinde yer alan davalı ... Elektrik A.Ş. tarafından düzenlenmiş faturaların irdelenerek gerekirse bu hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak davalı ... Elektrik A.Ş. vekilinin husumet itirazının ve zamanaşımı definin yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. <br>O halde mahkemece yapılacak iş; Yukarıda belirtilen faturaların yeterince incelenmesi, bu hususta bilirkişi heyetinden ek rapor alınması ve davalı ... Elektrik A.Ş. vekilinin husumet itirazının ve zamanaşımı definin yeniden değerlendirilmesi suretiyle (usulü kazanılmış haklara riayet edilerek) yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında bir karar vermekten ibarettir. <br>HMK.'nun 353/1-a-6. maddesinde \"...Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması\" bölge adliye mahkemesince başvuruya konu kararın esası incelemeden kaldırılmasına karar verilmesi gereken haller arasında sayılmıştır. Somut olayda;  yukarıda ayrıntılı  biçimde izah edilen yargılamadaki eksiklikler uyuşmazlığın esasının çözümü için olmazsa olmaz niteliktedir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı  ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemeye göre, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, kararın HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... Organize Sanayi Bölgesi vekilinin istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>A)1-Davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü vekilinin  istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br>2-İstinaf aşamasında alınması gereken45.870,42-TL istinaf karar harcından başlangıçta alınan 11.468,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 34.402,42-TL harcın davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü'nden alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf başvurusu sırasında davalı ... Organize Sanayi Bölgesi Müdürlüğü tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>B)1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile, mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. Maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, sair istinaf itirazlarının reddine, <br>2-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların davacıya iadesine, <br>4-İstinaf aşamasında davacı yönünden yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>C)-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin mahal mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fae98b4e9fe55976","SID":"7e7ac30fb8f294a4"}}