{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2025/662 <br>KARAR NO\t: 2025/1336<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2024/95 Esas,  2024/412 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 22/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 30/09/2018 tarihinde ...'a ait ve sürücülüğünü kendisinin yaptığı ... plakalı aracın ... üzeri ... kavşağında o sırada yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkili...'a çarpması sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, bu yaralanma sonucu müvekkili ...aylarca tedavi gördüğünü, eski sağlığına ve iş gücüne gelemediğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ve gün geçtikçe daha kötü olarak hastanede hayatını kaybettiğini, kaza nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/... Soruşturma sayılı dosyasındaki kaza tespit tutanağı, alınan bilirkişi raporları ve beyanlar bir bütün olarak incelendiğinde müvekkilinin kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, kazanın oluşumunda kusurlu olan sürücünün ...  olduğunu, ... ...'ın ölümü nedeniyle müvekkillerinin telafisi imkansız acı ve keder yaşadıklarını, sigorta şirketine başvuru yaptıklarını ancak olumlu bir sonuç alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerini sonucunda anlaşmaya varılmadığını, ... ...'ın vefatı nedeniyle müvekkillerinin destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenlerle müvekkillerinin bir nevide olsa acılarını hafifletebilmek için, ... ..., ... ..., ... ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın sigorta ve varsa kasko poliçesinde sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu yoksa sadecede davalı ...'tan  toplam 140.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline, müvekkili ... yönünden ise 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek reeskont avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, (sigorta şirketinin manevi tazminattan sorumluluğu yoksa sadecede davalı ...'tan tahsiline), müvekkili...'ın vefat etmesi nedeniyle toplanacak delillere göre maddi tazminat tutarı berilenerek davalı yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkillerine verilmesine, (sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile, davalı ... yönünden ise olay tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte alınmasına,) yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini  talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekilinin 03/08/... tarihli ıslah dilekçesi ile  dava değerini müvekkili ... yönünden toplam 92.860,24‬-TL  olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.<br>CEVAP:<br>Davalı ...Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; olay tarihinde kazaya karışan ... plaka sayılı aracın, müvekkili şirket nezdinde ... No.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketi sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, bu nedenle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, davacılar vekilince mahkemeden manevi tazminata hükmedilimesinin istendiği ancak manevi tazminat  ZMMS  poliçesi kapsamında teminat altına alınmadığını, davacı vekilinin manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davaya yönelik tüm beyanları dikkate alınmak suretiyle davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, aksi takdirde hesaplanacak olan tazminat tutarından dilekçelerinde belirtilen indirim sebepleri göz önüne alınarak indirim uygulanmasına karar verilmesini savunmuştur. <br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle  dava konusu olaya ilişkin Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı  2019/... Esas sayılı dosyasında ceza kovuşturması açıldığı ve bu dosya da iddianame düzenlendiğini, ancak henüz dava açılmadığını,  bu nedenle öncelikle ceza soruşturma ve kovuşturma sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların murisinin dava konusu kazada ağır kusurlu olduğunu, savcılık dosyasında aldırılan bilirkişi raporunda müvekkilinin tali kusurlu, davacıların murisinin tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davacıların manevi tazminat istemi fahiş ve sebebsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu, diğer yandan uygulama ve mevzuatta da manevi zararın tek başına tazminatı gerektirmediği bilinen ve kabul edilen bir gerçek olduğunu, manevi zararın yanında manevi tazminatı haklı kılan özel durumların da varlığı aranması gerektiğini, davacıların manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, aksi durum da ise manevi tazminat isteklerinin manevi tazminatın amacına aykırı bir şekilde çok fahiş miktarda olduğunun görüleceğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur.<br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"... Davalı sürücünün, davacıların desteğinin ölümüne sebebiyet verecek şekilde trafik kazasına sebebiyet verip vermediği yönünden yapılan değerlendirmede; haksız fiil sorumluluğundan söz edebilmek için gerekli beş koşul, eylem, hukuka aykırılık, zarar, illiyet bağı ve kusurdur. Somut olayda eylem ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağının oluşmadığı, adli tıp raporu ve bu rapor esas alınarak verilen ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğundan, davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin davalının fiili ile davacıların desteğinin ölümü arasında illiyet bağının olmaması nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\"  gerekçesiyle \"Davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; istinaf kaldırma kararından sonra deliller toplanmadan, irdelenmeden karar verildiğini, her ne kadar maktulün ölümü ile dava konusu kaza arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş ise de; dosya incelendiğinde maktulün kazadan sonra 1 yıl boyunca sürekli tedavi gördüğü ve birden fazla ameliyat olduğunu, maktulün gördüğü tedavi, olduğu ameliyatlar ve buna bağlı olarak kullandığı ilaçların başka rahatsızlıkların doğmasına neden olduğunun irdelenmediğini, bu durumun hastane kayıtları ile sabit olduğunu, dava konusu kazanın hemen akabinde maktulün tıbbi müdahale ve ameliyat ya da ilaç kullanımlarıyla illiyet yada bağlantısının olup olmadığı, kazandan sonra tedavi sürecinde aldığı tıbbi operasyon ve ilaçların ölüm nedeni olan rahatsızlığına neden olup olmadığı, etki edip etmediği hususlarının araştırılmadığını, bu hususta bir rapor aldırılmadığını, belirttikleri hususlarda rapor aldırılmadan sadece ceza dava dosyası celp edilerek ceza dosyasındaki rapora göre davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm hastane kayıtlarından anlaşılacağı üzere maktulün dava konusu kazadan önce sağlık sorunu olmayan normal bir vatandaş olarak hayatını ikame ettiğini, maktulün bu kaza sonrasında hastaneden hiç çıkmadığını, sürekli tedavi gördüğünü, maruz kaldığı tedavi sürecinde başka rahatsızlıklarının ortaya çıktığını, dolayısıyla bu kazadan sonra diğer hastalık ve tedavilerine sebep olan illiyet bağı olan durumun bu trafik kazası olduğunu, kaza tarihinde maktulün 78 yaşında olduğunu, 78 yaşındaki bir insanın söz konusu tedavi süreci ve ameliyat sonrası kullandığı ilaçları kaldırıp kaldıramayacağı, söz konusu ilaçların vücudunda ne tür rahatsızlıklara sebep olup olmadığı hususlarının araştırılmadan rapor tanzim edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi tazminat yönünden müvekkilleri ile davalı ...'ın anlaştıklarını ve birbirlerini ibra ettiklerini, bu nedenle feragat dilekçesi sunduklarını, buna rağmen mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilerek manevi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davalı tarafın itirazlarının aksine müvekkili ...'ın eşinin maddi ve manevi desteğine muhtaç olduğu için destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığını, ... Adli Tıp Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 01/04/... tarihli raporunda sürücü ...'ın %25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiğini, 27/07/... tarihli aktüerya bilirkişi raporunda ... dışındaki davacıların destek alacakları yaşı geçtikleri, ... için ise destekten yoksun kalma tazminat miktarının 92.860,24-TL olarak hesaplanabileceğinin belirtildiğini, ek rapor taleplerinin reddedildiğinden ıslah dilekçelerinin tespit edilen miktarı üzerinden yapıldığını, ıslah dilekçesindeki reddedilen kısım yönünden müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... dışındaki diğer müvekkilleri yönünden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, zira müteveffa...'ın tüm çocuklarına maddi olarak bakıp destek veren  birisi oluğunu, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davada tarafların ve vekillerin aynı olduğunu, reddedilen her talep için ayrı ayrı vekalet ücreti ödenmesine yönelik karar verilmesinin müvekkillerini mağdur ettiğini, davalı ...Sigorta A.Ş.'nin kazadan dolayı maddi tazminat açısından sorumlu olmadıkları yönündeki iddia ve beyanlarının mesnetsiz olduğunu, hukuka aykırı olduğunu,  müvekkilinin kaza nedeniyle uzun süre tedavi gördüğünü ve kazada almış olduğu darbeler sonucu vefat ettiğini, kaza sonucunun müvekkilleri üzerinde bıraktığı etki, elem, üzüntü dikkate alınmadan ilk kaza anındaki bilgi, tutanak ve raporlara göre karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, trafik kazası sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebidir. \tDairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacılar vekilinin dava dilekçesinde ...'a ait ve sürücülüğünü kendisinin yaptığı aracın yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan müvekkillerinin babası...'a çarpması sonucu ağır yaralandığını, bu yaralanma sonucu...'ın aylarca tedavi gördüğünü, eski sağlığına ve iş gücüne gelemediğini, söz konusu kaza nedeniyle müvekkilinin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığını ve gün geçtikçe daha kötü olarak hastanede hayatını kaybettiğini, iddia ederek destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminatın  tahsilini talep ettiği, davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunup bulunmadığının ve kusur oranının belirlenmesi gerektiğini, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği, davalı ... vekili cevap dilekçesinde kovuşturma sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacıların murisinin dava konusu kazada ağır kusurlu olduğunu, davacıların manevi tazminat isteminin fahiş ve sebebsiz zenginleşmeye neden olacak düzeyde olduğunu, ileri sürerek davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece 22/12/... tarihli ve  2020/219 Esas, .../492 Karar sayılı ilamı ile; <br>1-Davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın maddi tazminat davalarının reddine,<br>2-Davacılardan ...'ın maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile;<br>23.215,06 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davalı sigorta şirketi yönünden 13.02.2020 tarihinden, davalı ...yönünden 30.09.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,  fazla istemin reddine,<br>3-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile,<br>... için 12.500,00 TL, ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00'er TL olmak üzere, toplam 47.500,00 TL'nin 30.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacılara verilmesine, fazla istemin reddine, karar verilmiştir. <br>Hükme karşı  davacılar vekilinin ve davalı ...Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusu üzerine, Dairemizin  14/02/2024 tarihli ve 2022/535 Esas 2024/350 Karar sayılı ilâmı ile  özetle; <br>\"..Dosya kapsamında Dairemizce uyaptan yapılan sorgulamada davalı ... hakkında taksirle yaralama suçundan dolayı Erzurum... Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/... E. .../126 K. Sayılı dosyasında taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan dolayı mahkumiyet hükmü kurulduğu,  neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın taraflarca itiraz edilmeden 06.04.... tarihinde kesinleştiği, hükme esas alınan  Adli Tıp Kurumu Erzurum Adli Tıp Grup Başkanlığının 15/10/20...tarihli raporunda şahsın ölümü ile 30/09/2018 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazası arasında illiyet kurulamadığının bildirildiği anlaşılmıştır.<br>TBK'nun 74. maddesi uyarınca hukuk mahkemesi ceza mahkemesi kararı ile bağlı değilse de orada belirlenen olgular ile bağlıdır.<br>Bu nedenle davalı ... hakkında taksirle yaralama eylemi nedeniyle açılan bir ceza davasının bulunması ve netice olarak da ATK raporu doğrultusunda taksirle yaralama sebebiyle mahkumiyet hükmü kurulması dikkate alındığında yargısal birlik, yargı kararlarının meşruluğunun içselleşmesi ve yargı kararlarının çelişkiden azade olması amacıyla ceza yargılamasına ilişkin dosyadaki verilerin ve alınan bilirkişi raporlarının da bu dava yönünden değerlendirilmesi maddi gerçeğin ortaya çıkartılması bakımından gereklidir. Ceza dosyasında ceza mahkemesi hakiminin kararı 6098 sayılı TBK'nın 74. maddesi hükmü uyarınca hukuk hakimini maddi vakıa tespiti yönünden bağlayıcı olacaktır. <br>Hal böyle olunca mahkemece, ceza mahkemesince verilecek mahkumiyet kararının maddi vakıanın tespiti yönünden 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde ve oluşa ilişkin vakıanın belirlenmesi ve bu saptama üzerine bilirkişi raporlarının ve mevcut delillerin ve 6098 sayılı TBK'nın 49 vd. Maddelerinde düzenlenen haksız fiilin unsurları olan fiil,  hukuka aykırılık, zarar,  uygun illiyet bağı ve kusur durumunun ayrıntılı olarak değerlendirilmesi gerektiğinden ceza yargılaması sonucu dikkate alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.<br>Manevi tazminat isteminin mirasçılara geçmesi konusunda gerek 818 sayılı Borçlar Kanunu’nda, gerekse 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda her hangi bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Bu hususa ilişkin tek düzenleme Türk Medeni Kanunu’nun 25/4. fıkrasında yer alan \"manevi tazminat istemi miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez\" hükmüdür.<br>Kişilik hakları şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardandır. Davacıların murisi tarafından sağlığında davalıya karşı manevi tazminat davası açılmamıştır. Murisin sağlığında açarak talep etmediği manevi tazminatı, onun ölümünden sonra  mirasçıları davacılar açtıkları bu dava ile talep edemeyeceklerdir.(T.C. Yargıtay 17. HD. 2017/32  E. 2017/6026 K.) <br> Dava konusu olayda kaza olayı 30/09/2018 tarihinde gerçekleşmiş, muris ...14/10/2019 tarihinde vefat etmiştir. Muris...'ın 09.07.2020 tarihinde açılan davadan önce yaklaşık 9 ay, kazadan da 1 yılı geçtikten sonra öldüğü anlaşılmaktadır.<br>Olay tarihinden ölüm tarihine kadar geçen süre göz önüne alındığında, geçen süre içerisinde muris ...tarafından manevi tazminat davası açılmadığı gibi muris ...tarafından bu istemin davalılara karşı ileri sürüldüğü de kanıtlanmamıştır.<br>O halde mahkemece yapılacak iş; Ceza dosyasının celbi ile davacıların murisinin vefat nedeni ile kaza arasında illiyet bağı olup olmadığının irdelenmesi, davacıların bu kapsamda tazminat haklarının değerlendirilmesi, sonra  yargılamaya devam edilerek davacıların istemleri hakkında karar vermekten ibarettir. \" gerekçesiyle  davalı ...Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 355 ve 353/1-a-6 maddeleri uyarınca kararın kaldırılmasına, kararın kaldırılma sebebine göre davalı ...Sigorta A.Ş vekilinin sair istinaf itirazlarının ve davacılar vekilinin tüm istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.  <br>Dairemizin kaldırma kararından sonra mahkemece yeniden yapılan yargılama neticesinde;  <br>1-Davacıların maddi ve manevi tazminat davalarının reddine,  karar verilmiştir. <br>Hükme karşı davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>İstinaf talebinde bulunan davacılar vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda,  mahkemece, yargılamanın HMK’da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olduğu, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmadığı, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, ilk derece mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşıldığından, davacılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf aşamasında yeteri kadar harç alındığından harç konusunda karar verilmesine yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusu sırasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-Kararın kesinleştirme ve gider avansı  ikmali/iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine,<br>6-Gerekçeli kararın tebliği ve harç ikmali/iadesi işlemlerinin Dairemizce yerine getirilmesine, <br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. ve 362. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere 22.10.2025  tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"59c029d76b26bbad","SID":"c7ceb3a7fa0d994b"}}