{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2024/1445 <br>KARAR NO\t: 2025/1428<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2024 (Karar)<br>NUMARASI\t\t: 2020/378 Esas,  2024/349 Karar<br>DAVA\t\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2025<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.\t<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili küçük ...'ün davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu yaralandığını, aracın diğer davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün asli ve tek kusurlu olduğunu, kazalı küçüğün olay tarihinde 10 yaşında olduğunu, yaralanması nedeniyle, iş göremezliğine bağlı olarak maddi ve manevi zararlarının bulunduğunu beyanla tedbir istemiyle birlikte davacı ... için 150.000,00 TL, davacı ... için 50.000,00 TL ve davacı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplamda 250.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte adı geçen müvekkillerine ödenmesine, davacı ... için 1.000,00 TL (fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla) maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıların üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirketçe istenilen usulüne uygun ve \"Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği ”ne göre düzenlenmiş heyet raporu ve gerekli diğer belgelerin usul ve yasalara aykırılık teşkil edecek şekilde sigorta şirketine iletilmediğinden müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını ve temerrüde de düşmediğini, davayı kabul manasında olmamak üzere, kusur oranlarının tespiti için dosyanın adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, hesaplanacak tazminattan davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, davacının kazanç kaybı taleplerinin teminat dışı kalan hallerden olduğundan müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, muhtemel bakıcı giderine ilişkin taleplerin teminat dışında kaldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; öncelikle müvekkili davalı hakkında açılmış olan soruşturma dosyasının halen derdest olduğunu, müvekkili davalının kusuruna ilişkin mahkeme kararının henüz kesinleşmediğini, bu sebepten ötürü Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 2020/... Soruşturma numaralı dosyanın kararının hukuk mahkemesi tarafından bekletici mesele yapılması gerektiğini, müvekkilinin kazaya sebebiyet vermek istemediğini, müvekkili davalının bahsi geçen kazada kusuru bulunmadığını, kendisine yeşil ışık yandığı sırada hareket ettiğini, yol hakkı kendisinde olmasına rağmen ancak plakasını bilmedikleri siyah renkli diğer aracın korna çalarak müvekkilini sıkıştırması üzerine müvekkilinin araca çarpmamak için yavaşlamak istediğini, davalı müvekkilinin evli ve iki çocuk babası olduğunu, ... isimli otobüs firmasında host olarak çalıştığını, müvekkilinin talep edilen bedeli ödeme durumunun olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda 04.07.2024 tarihli kararda; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava 13.06.2020 günü davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ...  plaka sayılı otomobili ile yaya geçidi ve orta refüj aralığında  karşıya geçmek için bekleyen 2011 doğumlu yaya ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebidir. Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2021/19605 Esas 2021/6472 Karar 11.10.2021 tarihli ilamı ile Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin  2020/10352 Esas 2021/2596 Karar 11.03.2021 tarihli ilamı doğrultusunda davacının maluliyetinin tespiti kaza tarihinde yürürlükte olan ''20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinimi Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılan değerlendirilmesinde travmaya bağli gelişen yaralanmalarda esas olarak alınan cetvel, şekil ve tabloların tamamı söz konusu yönetmelikte mevcut olmadığından aynı tarih ve sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik'' kapsamında değerlendirilmiştir.  <br> Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 19.04.2023 tarihli raporda ''Davalı sürücü ...'ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu, 2011 doğumlu yaya ... kusursuz'' bulunmuştur, mahkememizce kusur oranı kazanın oluşuna uygun bulunmuştur.<br>Yine bu ilamlar doğrultusunda aktüerya raporu TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak düzenlettirilmiştir. Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen maluliyet, kusuru raporları ve aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen rapor hükme esas alınmıştır. <br> 2918 sayılı KTK'nun 91/1. maddesinde; işletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur düzenlenmesi bulunmaktadır. Aynı yasının 85/1 maddesine göre de; bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. Karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarını A-1 maddesinde de sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu açıklamalara göre motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kişinin zarara uğraması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan kişiye olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan zorunlu mali sorumluluk sigortasını düzenleyen davalı sigorta şirketleri davacının uğramış olduğu zararlardan poliçe limitleri dahilinde ve sürücülerin kusurları oranında sorumlu olmaktadır.<br>6098 sayılı TBK'nın 49.maddesinde; \"Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.<br>Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.\"<br>Aynı yasanın 51.maddesinde; \"Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.<br>Tazminatın irat biçiminde ödenmesine hükmedilirse, borçlu güvence göstermekle yükümlüdür.\"<br>Aynı yasanın 54.maddesinde; \" Bedensel zararlar özellikle şunlardır:<br>1. Tedavi giderleri.<br>2. Kazanç kaybı.<br>3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.<br>4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.\" hükümleri mevcuttur.<br>Bu yasal düzenlemeler uyarınca meydana gelen haksız fiil sonrasında zarara uğrayan karşı taraftan, ortaya çıkan zararını maddi tazminat adı altında talep edebilecektir. Maddi tazminat yükümlüsü meydana gelen olay nedeni ile kusurundan dolayı karşı tarafın uğramış olduğu zararları gidermekle yükümlüdür. Bedensel zararın meydana gelmesi nedeniyle, davacının talep edebileceği bedensel zararların tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıtlar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından dolayı doğan kayıplar olarak yasada açıkça belirtilmiştir. <br>Tüm dosya kapsamına göre, dava trafik kazası nedeniyle maddi ve tazminat davası olduğundan yukarıda anılan kanunun maddeleri, mahkememizce alınan raporlar ve  davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda, davacı ...'ün maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 1.399.890,86 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti olan 410.000,00TL ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 27/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/6/2020 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>Davacıların manevi tazminat talepleri yönünden yapılan değerlendirmede ise; davacıların yaşı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, kazanın meydana gelmesinde sürücünün %100 oranında kusurlu olması, kazazeden maluliyet oranı ve yaşının küçük olması, hakkaniyet, manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak...\" gerekçesiyle <br>\"...1-Davacı ...'ün maddi tazminat davası yönünden davanın kabulü ile; 1.399.890,86 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere 27/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte, davalı ... yönünden kaza tarihi olan 13/6/2020 tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>2-Davacıların manevi tazminat davası yönünden davanın kısmen kabulü ile;<br>40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine, <br>10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine, <br>10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'e verilmesine, fazla istemin reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen trafik kazası nedeniyle tutulan kaza tespit tutanağına göre ... plakalı araç sürücüsünün 2981 sayılı KTK'nin 52/1-a maddisini ihlal ettiğini, meydana gelen kazada asli ve tek kusurlu olduğunu ve müvekkilin çocuğunun hiçbir kusuru olmadığının tutanak altına alındığını, yerel mahkemece manevi tazminat bakımından müvekkillerinin yaşadığı acıya kıyasla oldukça düşük bir miktara hükmedildiğini, yaşanan kazada atfı kabil hiçbir kusuru olmamasına karşın müvekkilinin yüzünde sabit bir iz kaldığını ve bunun ilerideki yaşamı, okul hayatındaki zorluklar ile ailesinin süreç boyunca yaşadığı elem acı keder yok sayılarak karar verildiğini belirterek kararın reddedilen kısmının kaldırılması ile talep doğrultusunda karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın sigortacılık kanunu ve karayolları kanunu gereğince usulü yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin işbu başvuruyu ikame ettiğinden başvurunun usulden reddi gerektiğini, sigorta şirketinin kaza tarihi itibariyle sorumluluğunun 410.000,00-TL olduğunu, bu miktarı aşan kısımdan dolayı sorumluluğun olmadığını, bu nedenle sorumluluk miktarının açıkça belirtilmesi ve hükmün icrasında çelişki olmaması için sigortanın sorumlu olduğu miktarın kararda açıkça gösterilmesi gerektiğini, maluliyetin belirlenmesi için kullanılması gereken yönetmeliğin kaza tarihine göre Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğunu maluliyet tespitinin yerinde olmadığını, , karar verilirken 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren güncel Trafik Sigorta Genel Şartları hükümlerinin ve bu doğrultuda TRH 2010 yaşam tablosu %1.8 - %1.65 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, usulüne uygun temerrüt şartı oluşmadığından dava tarihinden önce faize hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılması ile talepler doğrultusunda karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava; davalı sigorta şirketi tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ile teminat altına alınan, diğer davalının aynı zamanda işleteni konumunda olduğu hususi aracın davalının sevk ve idaresindeyken 13.06.2020 tarihinde yaya durumundaki davacı küçük...'ya çarpmasıyla  meydana gelen trafik kazasında, davacı küçüğün uğradığı cismani zarara bağlı TBK 54 ve 56-(1) maddeleri kapsamında maddi manevi tazminat, davacı anne baba yönünden ise TBK 56-(2) maddesince uğranılan yansıma zarara dayalı manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle maddi tazminat yönünden davanın  kabulüne/manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü/kısmen reddine karar verilmiş, davacılar vekili ile davalı sigorta vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355.addesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;     <br>1-) 6100 sayılı HMK 297/1-2. maddesinde; “(1) Hüküm \"Türk Milleti Adına\" verilir ve bu ibareden sonra aşağıdaki hususları kapsar;…c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri…..(2) Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi mevcuttur. <br>6100 sayılı HMK.nun 298-(2) maddesine göre “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” <br>Somut olayda maddi tazminat talebi açısından belirsiz alacak davası olarak açılan huzurdaki davada dava değeri 1.000 TL gösterilmiş, 31.05.2024 tarihli bedel arttırım dilekçesiyle geçici bakıcı gideri ve daimi iş göremezlik tazminat kalemleri yönünden talep 1.399.890,86 TL daha arttırılarak 1.400.890,86 TL'nin tahsili istenmiştir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne hükmedildiği belirtilmekle birlikte hüküm altına alınan miktarın 1.400.890,86 TL olmayıp 1.399.890,86 TL olduğu görüldüğünden oluşan çelişkinin resen nazara alınması gerekmekle kararın HMK 353-(1)/a-4 maddesince kaldırılması gerekmiştir. <br>2-) 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri örnekseme yoluyla sayılmış olup, Yargıtay uygulamaları gereği geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri de anılan kanun hükmü kapsamında tazmini gereken zararlardandır. <br>Eş söyleyişle kazada yaralanan kişi maluliyetinin oluşması halinde meydana gelecek sürekli işgöremezlik zararını bedeni zararlar klozundan; bakıcı gideri, geçici işgöremezlik zararlarını ise tedavi giderleri klozundan karşılanmak üzere sigorta şirketinden talep edebilir. (bknz. Yargıtay 4. H.D. 2021/20807 E. 2021/6667 K. Sayılı ilamı) <br>İstinaf incelemesine konu kararda hüküm altına alınan toplam  bedelin (1.399.890,86 TL)  aktüer bilirkişi tarafından hazırlanan rapor içeriğine göre hem geçici bakıcı giderini hem de sürekli iş göremezlik tazminatı bedelini kapsadığı aşikardır. Buna karşın hükümde sigorta şirketinin poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğuna karar verilmiş olması karşısında söz konusu limitin hangi kloz dahilinde karara dercedildiği açıklanmadığından tereddüt ve çelişkiye mahal verilmek suretiyle hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır.  Bu minvalde davalı sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olarak müteselsilen sorumluluğuna karar verilmiş ise de gerek koruma sağlanan klozların farklılık arzetmesi gerekse poliçe limitinin başlı başına kararda belirtilmemesi doğru olmadığı gibi Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca, davalı sigorta şirketine yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin sorumlu olduğu miktara oranlanarak hüküm altına alınması gerekirken, sigorta şirketinin yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulması da doğru olmamıştır. <br>3-)  TBK'nın 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının  belirlenerek  buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in uygulanma imkanı olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği, somut olayda da... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı nezdinde alınan raporda kazanın meydana geldiği tarih itibariyle  Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri esas alınarak yapılan maluliyet tespitinde hukuka aykırı bir yön bulunmamakla davalı sigorta vekilinin aksi yöndeki istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>4-)  Hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu’nun kullanılarak işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılmak suretiyle tazminatın belirlenmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.  Konuyla ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasında uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair alınan Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2024/3323 E. 2024/5474 K. Sayılı ilamı da benzer yönde olup yazılı gerekçe kapsamınca davalı vekilinin aksi yöndeki itirazının reddi gerekmiştir.<br>5-) 2918 sayılı KTK’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde  sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakla davalı sigorta şirketinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. <br>6-) Davacılar vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazı yönünden;  (..) ve (... no'lu bentlerde maddi tazminatın belirlenmesi yöntemine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiğinden kararın mahiyeti gereğince, manevi tazminat açısından takdir edilecek tutarın, var olan durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması ve hakimin belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmesi gerektiği ilkelerinden yola çıkılarak, ilk derece mahkemesince yeniden oluşturulacak karar dahilinde hak ve nesafet kuralları dahilinde takdirinde muhtariyetinin bulunduğu gözetilerek bu aşamada incelenmesine gerek ve yer olmadığı anlaşılmıştır. <br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davalı sigorta vekilinin istinaf itirazının (1) ve (2) numaralı bentler dahilinde kısmen kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma neden ve şekline göre davacılar vekilinin manevi tazminat takdirine ilişkin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun  KABULÜ ile mahkemece verilen hükmün HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Kaldırma neden ve şekline göre davacılar vekilinin manevi tazminat takdirine ilişkin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>3-Dava dosyasının HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İstinaf kanun yolu başvurusu sırasında alınan peşin harçların yatıran taraflara iadesine, <br>5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesinde verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>7-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi doğrultusunda yatırılan teminat olması halinde yatıran tarafa İADESİNE,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oybirliğiyle HMK'nun 362-(1)/g maddesi gereğince kesin olmak üzere 31/10/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7dcde7ab32c38781","SID":"0e340cf386f832db"}}