{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t        (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t        E S A S T A N    R E D D İ)          <br>ESAS NO\t: 2021/450 <br>KARAR NO\t: 2026/339<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN \t: ...                          ...<br>ÜYE \t: ...                        ...<br>ÜYE \t: ...  ...<br>KATİP \t: ...                   ...<br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 19.06.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2015/73 E., 2019/548 K.<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 12.02.2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 13.02.2026\t     \t<br>\tDavacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatif kayıtlarına göre 24.12.2009 tarihinde 45.000 TL bedel ödeyerek ortak olduğunu, bunun karşılığında kendisine 2. kat güney cephe kura dışı bağımsız bölüm tahsis edildiğini, müvekkili uzun süre davalı kooperatif tarafından hiçbir genel kurul toplantısına davet edilmediği için kooperatife başvurduğunu, bunun üzerine kendisinin aslında kooperatife ortaklık kaydının olmadığının dile getirildiğini, bu beyan sonrasında müvekkilinin dolandırıldığı zannı ile Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/523 esas sayılı dosyası üzerinden kooperatif başkanına, kooperatif ikinci başkanına ve bir kooperatif üyesine karşı bir alacak davası açıldığını ve müvekkilinin ödediği 45.000 TL'nin müvekkiline faizi ile birlikte iadesinin talep edildiğini, bu dosyada yargılama esnasında yazılan müzekkereler neticesinde müvekkilinin yaptığı 45.000 TL'nin kooperatif kayıtlarında mevcut olduğunun ve müvekkilinin kooperatife ortak olduğunun anlaşıldığını, dava devam ederken kötüniyetli kooperatif tarafından iki adet ihtarname keşide edildiğini, kooperatif tarafından keşide edilen 01.07.2014 tarihli ihtarnamede 28.06.2014 tarihli kooperatif genel kurulu aylık ödenti karşılığı biriktiğini ve gecikme faizi eklenmiş haliyle ana para 50.400 TL talep edildiğini, yine davalı kooperatifçe müvekkiline ikinci bir ihtarname keşide edilerek müvekkilinin ana para ve faiz borcu olmak üzere toplamda 123.542 TL'nin tebliğden itibaren 10 gün içinde ödenmesi aksi takdirde ihraç edileceğinin ihtar edildiğini,  davalı kooperatif tarafından müvekkilinden talep edilen 123.542 TL'nin yasal bir dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin peşin ödemeli  ortak olduğunu iddia ederek, davanın kabulüne,  müvekkili kooperatife herhangi borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili özetle: Davacının genel kurula davet edildiğini ancak katılmadığını, mali yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle ihraç edildiğini, davacının yapmış olduğu ödemelerin önceki yönetim kurullarınca muhasebe kayıtlarına girilmemiş olmasına rağmen müvekkillerince kooperatif yönetim kurulu kararları ile şahsın üyeliğinin tespit edildiğini, eski dönem yönetim ve denetim kurulu üyelerinin usulsüz işlemleri hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, ceza yargılamasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, davacının üyelik tarihi itibarıyla kooperatif genel kurullarında ortaklardan alınması gereken aylık ödenti tutarlarının belirlendiğini, belirlenen tutarların yasal ve diğer ortaklarla eşit  olduğunu, davacının kooperatif ortaklığı dolayısıyla diğer tüm ortaklarla eşit koşullarda aylık ödeme yükümlülüğü bulunduğunun muhasebe kayıtlarından anlaşıldığını savunarak, davanın reddine,  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Mahkememizce usul ve yasaya uygun olarak hazırlanan bilirkişi raporu denetime elverişli olması nedeni ile kabul edilmiş olup, defter ve kayıtlar ile davalı tarafından gönderilen ihtarnameler incelendiğinde, kooperatif yönetim kurulunun 24.11.2009 tarih ve 04 sayılı kararında davacı ... 2. kot güney cephe kura dışı bağımsız bölüme üyelik başvurusu görüşülüp oy birliği ile üyeliğe kabul edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu uyarınca sabit ve peşin bedelli ortak statüsü bulunmasa da Yargıtay içtihatları uyarınca bu statünün kabul edildiği, kooperatifin 23.02.2008 ve 10.07.2009 tarihli genel kurullarında boşta bulunan dairelere ortak kaydının yapılması ve bu daireler için çevre düzenlemesi ada içi ve dışı alt yapı, şerefiye, genel giderlere katılım payı hariç peşin satış usulü ile üye kaydının yapılmasının kararlaştırıldığı, ancak yine Yargıtay kararları uyarınca peşin bedelli ortakların sadece genel yönetim giderleri, alt yapı giderleri ve çevre düzenleme giderlerinden sorumlu olduğu, bunun dışında herhangi bir gider veya ödeme sorumlulukları bulunmamaktadır. <br>\tDavalı kooperatif tarafından düzenlenen 06.03.2010 tarih ve 01 nolu tahsilat makbuzu uyarınca davacı ... tarafından 45.000,00 TL ödeme yapıldığı ve makbuzun davalı kooperatif yetkilileri tarafından imzalandığı, bu belge ve kooperatif kayıtlarında yapılan tespitler uyarınca davacının sabit ve peşin bedelli ortak olduğu mahkememizce kabul edilmiş, davacının davalı kooperatife yaptığı ödeme ve yine defter kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile Yargıtay 23.HD'nin 09.10.2017 tarih ve 2015/6447 esas, 2017/2601 karar sayılı ilamı uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davacının davalı kooperatife 9.153,87 TL borçlu olduğu, buna göre davalı tarafından gönderilen 30.06.2014 tarihli ihtarname ile belirtilen borç tutarı yönünden 114.388,13 TL borçlu olmadığı anlaşılmakla, mahkememizce davanın kısmen kabulü ile davacının  S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine sabit ve peşin bedelli ortak olduğunun tespiti ile davacının davalıya 114.388,13-TL borçlu olmadığının tespitine...\" karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davalının 01.07.2014 tarihli ihtarname ile müvekkilinden 50.400 TL anapara ve 73.542 TL faiz olmak üzere toplam 123.542 TL talep ettiğini, bu talebin hukuki dayanağının bulunmadığını, müvekkilinin kooperatife peşin ödeme ile ortak olduğunu ve sonradan tahakkuk ettirilen aylık ödentiler ile faizlerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, mahkemece alınan bilirkişi raporlarının birbirinden farklı sonuçlar içerdiğini, bu çelişkili ve hatalı rapora dayanılarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkeme kararında müvekkilinin sabit ve peşin bedelli ortak olduğunun tespit edilmesine rağmen kooperatif tarafından müvekkilinin uzun yıllar ortak gibi değerlendirilmediğini, genel kurullara çağrılmadığını, yönetim ve altyapı giderleri hakkında kendisine hiçbir bildirim yapılmadığını, bu hususların mahkemece dikkate alınmadığını, kooperatifin, müvekkiline dava açıldıktan sonra geriye dönük borç tahakkuk ettirdiğini, bu tahakkukların kötüniyetli ve dayanaktan yoksun olduğunu, mahkemece de 114.388,13 TL tutar yönünden müvekkilinin borçlu olmadığının tespit edildiğini, mahkemece reddine karar verilen 9.153,87 TL tutar yönünden müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini ve gecikme faizi işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: KK 23. madde gereği ortakların hak ve yükümlülüklerde eşit olduğunu, peşin ödemeli ortaklık statüsünün ancak genel kurul kararıyla mümkün olabileceğini, müvekkili kooperatifin hiçbir genel kurulunda peşin veya sabit ödemeli ortak kabulüne dair karar alınmadığını, raporlarda dayanak gösterilen 25.02.2007 tarihli genel kurul kararının peşin ortaklıkla ilgili olmayıp yalnızca kottan çıkan dairelerin firmalara asgari bedelle satışına ilişkin olduğunu, bilirkişilerin bu kararı varsayıma dayalı yorumla davacı lehine hatalı değerlendirdiğini, bilirkişi raporlarına yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, bir an için davacının peşin ödemeli ortak olduğunun kabulü mümkün görülse dahi, davacının 2009 yılı için genel kurulca belirlenen asgari satış bedeli olan 60.000 TL tutarın değil yalnızca 45.000  ödeme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi halinde oran kararlaştırılmamış olsa dahi yasal faiz uygulanması gerektiğini, davacının aynı ödeme iddiasına dayanarak kooperatif yetkilileri aleyhine Ankara 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığını, ayrıca savcılık soruşturmasına konu başvurularının bulunduğunu, davacının ödediğini iddia ettiği tutarın kooperatif kayıtlarında yer almadığını, bu nedenle ödeme iddiasının doğruluğunun ceza yargılamasının sonucuna bağlı olduğunu, buna rağmen ceza dosyasının bekletici mesele yapılmadığını ve ilgili dosyaların celp edilmediğini, davacının aidat ve faiz borcundan muaf tutulmasının kanunun eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, yıllarca aidat ödeyen diğer ortaklar aleyhine haksız eşitsizlik yarattığını, davacının yalnızca altyapı ve genel giderlerden sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, kooperatif ödemelerinden kaynaklı olarak borçlu olunmadığının tespiti taleplidir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı ve  davalı vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurularının esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-) Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, <br>\t2-) Alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 54,40 TL harcın düşümü ile kalan 677,60 TL harcın davacı ve davalıdan ayrı ayrı alınıp Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine,<br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,<br>\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 12.02.2026<br><br>        Başkan ...                   Üye ...                Üye ...                  Katip ...<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f4e421325a7fc34a","SID":"f63b00d917d490aa"}}