{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2026/247 - 2026/374<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/247 <br>KARAR NO\t: 2026/374<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/12/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/452 E. <br><br><br><br>TALEP KONUSU\t: İhtiyati Tedbir<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/12/2025 tarih ve 2025/452 E. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkilinin 2009/71630 sayılı ve \"...\" ibareli tescilli markasının bulunduğunu ,anılan ibarenin aynı zamanda müvekkilinin ticaret unvanının ayırt edici unsuru olduğunu, karşı tarafın \"https://www....\" isimli internet sitesinde \"...\" ibareli kullanımlarının müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, markaya tecavüzü ve haksız rekabetin tespiti, markaya tecavüzün önlenmesi, maddi-manevi tazminat ve hükmün ilanı istemli davada,  bahsi geçen internet sitesine erişimin engellenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.<br>Karşı taraf vekili, müvekkilinin dava konusu kullanımlarının herhangi bir markaya atıfta bulunmaksızın yalnızca belirli sektörlere yapılan harcamaları tanımlamak amacıyla yapıldığını, mptpvale ibaresinin piyasada motorlu vale hizmetini genel olarak tanımlayan bir ibare olduğunu, ihtiyati tedbiri isteyenin marka hakkına tecavüz söz konusu olmadığını, ayrıca ihtiyati tedbir isteyenin 2009/71630 sayılı markasına karşı kullanmama definde bulunduklarını savunarak, tedbir talebinin reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, ihtiyati tedbir isteyenin davasını yaklaşık olarak ispat edemediği, karşı tarafın savunmalarının yargılama içerisinde araştırılması gerektiği, yargılama neticesinde iddialara ilişkin olarak somut değerlendirme yapılabileceği, HMK 389 vd. hükümleri uyarınca yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı gerekçesiyle tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir isteyen vekili,  mahkemece alınan bilirkişi raporuyla karşı tarafın \"...\" ibareli kullanımlarının müvekkiline ait markanın tescil olduğu hizmetlerde gerçekleştiğinin tespit edildiğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığını, karşı tarafında da bu kullanımları zımni olarak kabul ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve  ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesinin gerektiği, somut olayda,  dosya kapsamındaki deliller ve karşı tarafın savunmaları dikkate alındığında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığının söylenemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026  <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c1a9677f57e0a978","SID":"02c101d3c9df4f84"}}