{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/2252 <br>KARAR NO\t: 2026/371<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br>BAŞKAN\t\t: ...                           ...<br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE\t\t: ...               ...<br>KATİP\t\t: ...                        ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/05/2024<br>NUMARASI\t\t: 2022/825 E.  -  2024/340 K.<br><br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Cezai Şart <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/05/2024 tarih ve 2022/825 Esas - 2024/340 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br> TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalının  müvekkili nezdinde çalışırken, iş akdinin feshi sonrasında davacı şirket ile aynı sektörde faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının bu suretle taraflar arasında belirsiz süreli iş sözlemesinin 14 maddesinde kararlaştırılan rekabet yasağını ihlal ettiğini, davalının sözleşmenin anılan maddesinde kararlaştırılan 12 aylık brüt ücreti tutarında cezai şartı ödemesi gerektiğini ileri sürerek, şimdilik 5000 TL cezai şartın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında talebini  101.995,20  TL olarak ıslah etmiştir. <br> Davalı vekili, müvekkilinin iş akdini haksız feshetmediğini, askere gitmek için fesih ettiğini, ancak askerlik durumu ertelenince hayatını idame ettirmek için başka bir işte çalışmaya başladığını, önce davacı şirketle iletişime geçmeye çalışmasına rağmen sonuç alınmadığını, sözleşmedeki rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğunu, havacılık  sektöründe hizmet veren firmaların oldukça az sayıda olduğunu, müvekkilinin davacıda çalıştığı sırda davacının müşteri bilgilerini, ticari sırlarına vakıf olacak bir pozisyonda çalışmadığını, müvekkilinin davacının müşterilerle diyalog ve iletişime geçmesinin söz konusu olmadığını, ayrıca davacının sadece Ankara'da hizmet verdiğini, müvekkilinin çalışmaya başladığı dava dışı şirketin ise Antalya'da olduğunu, sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağı maddesinin yer bakımından aşırılık içerdiğini, ayrıca müvekkilinin çalışmaya başladığı yeni şirketin faaliyet konusunun davacıdan farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 8.12.2014 tarihinde taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 14. maddesinde \"İşçi, sözleşmenin sona erdiği tarihten itibaren 1 yıl süreyle aynı sektörde ve aynı iş kolunda faaliyet gösteren (Sivil Havacılık, Hava Taksi, Uçak, Helikopter ve benzeri hava araçlarının İşletimi, bakımı, onarımı, teknik servis, her türlü yer hizmetleri) Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa İllerinde merkezi ya da şubesi bulunan başka bir iş yerinde işveren'in yazılı ve açık muvafakati olmadan çalışamaz, işçinin işverendeki çalışma süresi 5 yılı aştığı takdirde iş akdinin sona ermesinden sonra aynı iş kolunda çalışamayacağı süre 2 yıla uzar. İşçi; sözleşmenin feshinden sonra bu hükme aykırı hareket etmesi halinde sözleşmenin 5 yıl geçmeden sona erdiği durumlarda İşverenden aldığı son brüt ücretin 12 aylık tutarı kadar, sözleşmenin 5 yıl geçtikten sonra sona erdiği durumlarda ise 24 aylık brüt ücret tutarını tazminat olarak herhangi bir ihtara ve kanuni takibe gerek kalmaksızın defaten Ödemeyi kabul ve beyan eder.” düzenlemesine yer verildiği,  rekabet yasağı kapsamında getirilen yükümlülüklerin konu, yer ve süre itibarıyla orantılılık kriterlerini taşıdığı ve bu haliyle geçerli olarak kabul edilmesinin mümkün olduğu, rekabet yasağı kaydının, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğu, davalının 08.12.2014 tarihinden 05.07.2019 tarihine değin yaklaşık dört buçuk yıl (4 yıl 6 ay 27 gün) hava araçları bakım işlerinde bakım teknisyeni olarak çalıştığı, bu süre zarfında davalının, davacının yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı olduğu, ancak müşteri çevresi ya da davacının bir üretim şirketi olmaması sebebiyle üretim sırlarına vakıf olmadığı, davalının davacıdan sonra rekabet yasağı için öngörülen 1 yıllık süre içerisinde davacı ile aynı alanda  Antalya'da faaliyet gösteren dava dışı şirkette uçak bakım teknisyeni olarak çalışmaya başladığı, bu şekilde taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 14. maddesine yer alan rekabet yasağı hükümlerini, ihlal ettiği ve davacının bu nedenle  101.995,20  TL tutarındaki cezai şart isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile toplam 101.995,20  TL tutarındaki  tazminatın 5.000,00 TL ‘sinin  dava tarihi olan 16/11/2020 tarihinden , 96.995,20 TL’sinin ise ıslah tarihi olan  08/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine  karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin haksız olmadığını, askere gitmek için fesih ettiğini, ancak askerlik durumu ertelenince hayatını idame ettirmek için başka bir işte çalışmaya başladığını, önce davacı şirketle iletişime geçmeye çalışmasına rağmen sonuç alınmadığını, müvekkilinin davacıdan sonra çalışmaya başladığı şirketten daha düşük bir ücret aldığını, bu durumun davacı şirketten başka bir yerde çalışmak için ayrılmadığını gösterdiğini, rekabet yasağı şartlarının oluşmadığını, mahkemece alınan kök bilirkişi raporunda da aynı sonuca varıldığını, ek raporda ise müvekkilinin davacının müşteri çevresine veya üretim sırlarına vakıf olmadığı şeklinde bir tespit yapılmasına rağmen müvekkilinin rekabet yasasını ihlal ettiği sonucuna varıldığını, mahkemece kök ve ek raporun birbiriyle uyumlu oldukları  belirtilmişse de kök ve ek raporun çelişkili olduğunu, mahkemece cevap dilekçelerinin ve bilirkişi raporuna itirazlarının dikkate alınmadığını,  müvekkilinin davacı şirkette uçak bakım teknisyeni olarak yer hizmetlerinde çalıştığını, davacının ticari sırlarını, üretim sırlarını ve müşteri çevresini kullanarak davacıya herhangi bir zarar vermesinin söz konusu olmayacağını, müvekkilinin çalışmaya başladığı şirketin faaliyet alanının davacıdan farklı olduğunu, rekabet yasağı maddesinin geçersiz olduğunu, rekabet yasağının müvekkilinin çalışma hakkını engellediğini, rekabet yasağı maddesinin yer bakımından aşırılık içerdiğini, rekabet yasağı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddi istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t:  Dava, rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık iddiasına dayalı cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Taraflar arasındaki sözleşmenin imzalandığı 08.12.2014 tarihinde yürürlükte bulunan ve bu itibarla somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 Türk Borçlar Kanunu'nun rekabet yasağına ilişkin 444. maddesinde; fiil ehliyetine sahip olan işçinin işverene karşı sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunları dışında rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebileceği,  aynı maddenin 2. fıkrasında ise rekabet yasağı kaydının ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları yada işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olacağı düzenlenmiştir.<br> Aynı Yasa'nın  445. maddesinde de rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremeyeceği ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamayacağı, müteakip fıkrasında ise hâkimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabileceği hüküm altına alınmıştır. Burada hakime aşırı nitelikteki rekabet yasağının kapsamını veya süresini sınırlama yetkisi verilmiştir.  <br>\tBu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında; öncelikle belirtmek gerekir ki, her ne kadar davalı tarafça taraflar arasındaki iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği, bu nedenle TBK'nın 447/2 maddesi uyarınca rekabet yasağının sona erdiği ileri sürülmüşse de; taraflar arasında Ankara 28. İş Mahkemesi'nin 2020/430 E. -  2022/699 K. sayılı dosyasında görülen dava sonunda davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunun tespit edildiği, bahsi geçen mahkeme kararına karşı işbu dava dosyasında da davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi'nin 2022/3002 E.- 2024/1188 K sayılı ilamı ile kesin olarak reddine karar verildiği anlaşıldığından, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>Taraflar arasındaki  08/12/2014 tarihli sözleşmede davalı işçi için, davalının  4 yıl 6 ay 27 gün çalışması nedeniyle, 1 yıl süre ile  Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Bursa illeri yönünden rekabet yasağı öngörülmüştür. Görüldüğü üzere taraflar arasındaki rekabet yasağına ilişkin hükmün, TBK'nın 445. maddesinde belirtilen süre sınırlamasına uygun olmasına rağmen yer bakımından, özellikle davalının uçak bakım teknisyeni olduğu ve bu sektörün faaliyet alanı gözetildiğinde,  aşırı olduğu değerlendirilmiştir.  Yukarıda açıklandığı üzere TBK'nın 445/2 maddesi uyarınca hakimin, aşırı nitelikteki rekabet yasağı sözleşmesini sınırlama yetkisi olup, bu kapsamda davalının, davacı şirketteki görevinin niteliği, satış ve pazarlama alanında değil, bakım kısmında çalışması, işverenin üstlendiği karşı edim gibi hususlar değerlendirildiğinde, yer yönünden sözleşmenin sınırının, davalının, davacı şirket nezdinde çalıştığı il ile sınırlandırılması hakkaniyete uygun bulunmuştur. Zira, aksinin kabulü halinde davacının Anayasa ile güvence altına alınan çalışma hakkının ihlali sonucu doğacaktır.          <br>\tYukarıda açıklandığı üzere, taraflar arasındaki sözleşmede aşırı olarak belirlenen yer yönünden sınırın, TBK'nın 445/2. maddesi kapsamında davalının, davacı nezdinde çalıştığı il ile sınırlı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Buna göre, davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra 1 yıl geçmeden davacı şirketle aynı alanda faaliyet gösteren dava dışı şirkette , davacı şirkette çalıştığı pozisyonla aynı pozisyonda çalışmaya başladığı tespit edilmiş ise de davalının, davacının Ankara  ilinde bulunan iş yerinde çalıştığı, ayrılarak işe başladığı yerin ise Antalya olduğu, bu itibarla TTK'nın 445/2 maddesince verilen yetki doğrultusunda yer yönünden kapsamı belirlenen rekabet yasağı sözleşmesinin, davalı tarafından ihlal edilmediği, diğer bir deyişle, davacı nezdinde çalıştığı ilden farklı bir ilde çalışmaya başlayan davalının, taraflar arasındaki rekabet yasağına aykırı davrandığının söylenemeyeceği kanaatine varılmıştır. Bir an için taraflar arasındaki  sözleşmede kararlaştırılan rekabet yasağının yer bakımından  da  TBK'nın 445. maddesinde belirtilen yer sınırlamasına uygun olduğunun kabulünde de, yukarıda açıklandığı üzere rekabet yasağına ilişkin sözleşmenin geçerli olabilmesi için hizmet ilişkisinin, işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlamasının ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılmasının, işverenin önemli bir zarara uğramasına sebep olacak nitelikte olmasının gerektiği, davalının davacının iş yerinde uçak bakım teknisyeni olarak çalıştığı, davalının davacının müşteri çevresi yada davacının üretim yapmaması nedeniyle üretim sırlarına vakıf olmadığının mahkemenin de kabulünde olduğu, uçak bakım teknisyeni olan davalının, kullanılması davacı işverenin önemli bir zarara uğramasına sebep olacak nitelikte bilgilere vakıf olduğunun ispatlanamadığı, davalının aldığı eğitim icabı  uçaklara bakım yapmasının mesleki faaliyetini sürdürmesi niteliğinde bulunduğu, dolayısıyla bu halde de rekabet yasağı sözleşmesine aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından, mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.  <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/05/2024 gün ve 2022/825 Esas - 2024/340 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcının, ıslah harcı olarak alınan 1.656,45-TL harçtan mahsubu ile bakiye 924,45-TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,\t<br>\t4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 310,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.479,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t<br>\t7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), <br>\t8-Davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.741,82-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davalıya iadesine,  <br>\t9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 20/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2026    <br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f88d0e45a7aef405","SID":"c99c3e278383d9cb"}}