{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ       <br>T.C.<br>Ankara Batı<br>1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t\t\t\t TÜRK MİLLETİ ADINA<br>GEREKÇELİ KARAR<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t: 2025/35 <br>KARAR NO\t: 2026/89<br><br>HAKİM\t:<br>KATİP\t: <br><br>DAVACI\t:.  <br>\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t<br>VEKİLİ\t:<br><br>DAVA\t: Konut Tahsisi/Tazminat<br>DAVA TARİHİ\t: 04/08/2010<br>KARAR TARİHİ\t: 30/01/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİHİ  : 25/02/2026<br><br>Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ  :<br>TALEP\t:Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle;  müvekkilinin davalı kooperatifin kuruluşundan beri üyesi olduğunu, davalı  ile aralarında niza oluştuğunu, müvekkilinin üyelikten çıkarılmak ve kendisine konut verilmeme çabası içinde olunduğunu, daha önce hakkında verilen ihraç kararlarının iptali için açtığı davayı kazandığını, böylece üyeliğinin devam ettiğinin belirlendiğini, müvekkiline 21.07.1999 tarih ve 236 sayılı yönetim kurulu kararı ile tahsis edilen A4 blok zemin kat 1 nolu dairenin hileli bir şekilde daha sonra .... isimli bir başka üyeye tahsis edildiğini, bu tahsisin muvazaalı olduğunun açılan dava neticesinde mahkeme kararları ile de kesinleştiğini, yargı kararları kullanılarak konutunun gasp edildiğini, bu işlemler yapılırken kooperatifte kayıtlı olan “....” adresinin değil de, başka adreslere tebligatlar çıkarılarak kesinleştirme işlemlerinin yapıldığını, anılan tebligatları yapan kooperatif yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, Sincan ....Asliye Ceza Mahkemesi’nin ... esasında yapılan yargılamalar neticesinde beraatlarına karar verildiğini, üyeliği konusunda hiçbir sıkıntı olmamasına rağmen diğer üyelerden ayrı olarak kendisine konut tahsisi yapılamadığını, davalı tarafın tebligatlarını müvekkilinin kooperatifte kayıtlı adresine  yapmadığını, müvekkilinin davalı kooperatifin 29.02.2004 tarihli genel kurulunda alınan kararların iptali istemi ile dava açtığını, bu davanın retle sonuçlandığını ve verilen kararın kesinleştiğini,  Sincan ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına bir şekilde giren 06.07.2004 T., 382 sayılı ihraç kararının müvekkiline tebliğininde yapılmadığını, yargılama neticesinde; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile, müvekkilinin konutunun iadesi ile bu konuta ilişkin yoksun kalınan kira tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesini, verilecek konut yok ise emsal değeri ve diğer üye ...ya ödenen tazminat miktarı üzerinden maddi tazminatın %15 fazlası ile birlikte 30.06.1999 tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faizi ile hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davacı yargılama sırasında da; kendisine konut verilmesini, konut bulunmadığında ise bedelinin güncelleştirilerek hüküm altına alınmasını, kira tazminatı isteğininde karara bağlanmasını talep etmiştir.<br>CEVAP \t:Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; yönetim kurulunun 06.07.2004 tarih ve 382 sayılı kararı ile üyelikten ihraç edildiğini, davacıya tebliğ edilen bu karara karşı itiraz edilmeyerek ve dava açılmayarak kesinleştiğini, ihraç kararının kesinleşmesinden sonra iş bu davanın açıldığı tarih itibari ile de 6 yıl 20 gün geçtiğini, davacının açtığı tazminat istemi yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının davasının her yönden haksız ve hukuka aykırı olduğundan reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.<br>DELİLLER\t:Davalı kooperatifin defter ve kayıtları, aidat borcunun ödenmesine ilişkin birinci ve ikinci ihtarname, davacı hakkında verilen kooperatif yönetim kurulunun 06.07.2004..., ve .... sayılı ihraç kararı, bu kararın davacıya bildirilmesine ilişkin olarak çıkartılan 09.04.2004..., ve ... yevmiye nolu ihtarname ve 14.07.2004 tarihli tebligat parçası, mahkememizin ...E., ...K sayılı genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkin dava dosyası; mahkememizin ...E., ....K. sayılı yargılamanın iadesi  talebine ilişkin dava dosyası, 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporu, 10/09/2025 tarihli ek bilirkişi raporu,  16/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.\t<br>Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verilmiştir. <br>Mahkememizin anılan hükmünün temyizi neticesinde inceleme yapan Yargıtay 6.Hukuk Dairesinin 03/10/2024 tarih ve 2023/3907 Esas, 2024/3198 Karar sayılı ilamı ile bozmaya hükmetmiştir. Anılan Yargıtay ilamında özetle; \"mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğu hususu tartışmasız olup, önceki bozma ilamları gereğince usulü müktesep hak kapsamındadır. Bu durumda özellikle  Kooperatifler Kanunu'nun 23 üncü maddesinde karşılığını bulan eşitlik kuralı gereğince kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülüklerde eşit olduğu, kooperatifin aynı durumdaki ortaklarına eşit işlem yapmak zorunda olduğu, davacı vekilinin kendisi ile aynı durumda olan ortaklara konut tahsisi yapılarak adlarına tapu kaydı yapıldığına dair iddiası da araştırılarak kooperatifin elinde daire olup olmadığı, daire var ise davacının eşitlik ilkesi gereğince hak kazanıp kazanmadığı kooperatif üyesinin ödemelerini hiç yapmamış olması halinde tazminat talep etme hakkı bulunmamakta ise de, eksik ödeme yapmış olması durumunda kural olarak konut karşılığı tazminat talep hakkı bulunduğu dikkate alınarak  yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş\" denilmek suretiyle mahkememiz kararı bozulmuştur.<br>GEREKÇE\t:Dava, davacı hakkında verilmiş kesinleşen bir ihraç kararının bulunup bulunmadığı ile buna bağlı olarak davacının konut tahsisi, olmadığında konut bedeli ve kira alacağı istemine ilişkindir.             <br>Yukarıda bahsedilen Yargıtay'ın bozma kararına mahkememizce uyulmuştur. İlgili bozma kararında  belirtildiği üzere gerekli incelemeler yapılmıştır. <br>Mahkememizce mali müşavir...'dan alınan 02/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 03.10.2024 tarih, 2023/3907 E. ve 204/3198 K. sayılı bozma ilamında ifade edilen hesaplama yöntemine göre davacı ortağın davalı kooperatiften talep etmesi mümkün olan zarar tutarının 12.166,88 TL olduğu belirtilmiştir. <br>Tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişiden10/09/2025 tarihli ek rapor alınmış, alınan ek raporda özetle; taraf itirazlarının değerlendirilmesi neticesinde 02.07.2025 tarihli kök bilirkişi raporunda değiştirilmesi gereken bir husus bulunmadığı belirtilmiştir. <br>Mahkememizin 16/10/2025 tarihli ara kararı ile dosyada alınan raporlar ve tarafların  itirazlarının değerlendirilmesi bakımından yeni bir bilirkişiden yeni rapor alınmasına karar verilmiş olup, bilirkişi ...'dan alınan raporda özetle; dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler, taraf beyanları, bilirkişi raporları ile Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin her iki bozma ilamı ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin bozma ilamları birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalı kooperatifin ortağı olduğu hususunun, önceki bozma ilamları gereğince usulü müktesep hak kapsamında kaldığı, bu tespit; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 03.10.2024 tarihli, 2023/3907 Esas — 2024/3198 Karar sayılı bozma ilamında işaret edildiği üzere, Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde düzenlenen eşitlik ilkesi çerçevesinde yapıldığı, davalı kooperatifin 1991-2010 yıllarına ait genel kurul kararlarından bazıları ve genel kurul kararlarına çağrılar ve tüm ticari defterlerinin (2010 yılı dâhil), 6102 sayılı TTK m.64 ve HMK m.222'de öngörülen kanuni şartlara uygun şekilde tutulmadığı nedeni ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2001/19-652 E., 2001/675 K. ve 28.11.2001 tarihli kararında: “Tacir olan tarafın ticari defterlerinin açılış ve kapanış onaylarının usule uygun olmaması hâlinde, bu defterlerin lehine delil olarak kullanılmasının mümkün olmadığı, usulüne uygun tutulmayan defterler, ancak aleyhe delil teşkil edebilir.” Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/1818 E., 2013/20904 K. ve 18.12.2013 tarihli kararında da vurgulandığı gibi: “Tasdiksiz yahut üsüle aykırı tutulan ticari defterler, 6102 sayılı TIK'nın 64. maddesi ve HMK'nın 222. maddesi uyarınca ispat gücünden yoksundur.” davalı kooperatife, mahkemenizce verilen kesin süreli ihtaratlar uyulmadığı tespit edilmiş Yargıtay kararları bağlayıcılığı dikkate alınmak üzere HMK.m.220/3 sunucuna ulaşıldığı, dosya kapsamındaki tespitlerden; davalı kooperatif bünyesinde davacı ile aynı hukuki durumda bulunan bazı ortaklara konut tahsisi yapıldığı ve adlarına tapu kaydı tesis edildiği, buna karşılık davacıya konut tahsis edilmediğinin anlaşıldığı, Kooperatifler Kanunu m.23 maddesi uyarınca, kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülükleri bakımından eşit oldukları ve kooperatifin aynı durumda bulunan ortaklara eşit işlem yapmakla yükümlü olduğu gözetildiğinde, davacının bu uygulama karşısında eşitlik ilkesine aykırı şekilde konut tahsisinden mahrum bırakıldığı yönünde bir durumun ortaya çıktığı, mahkemenin takdirinde olmak üzere; Yargıtay bozma ilamında da vurgulandığı üzere, davalı kooperatifin elinde bağımsız bölüm bulunup bulunmadığının ve mevcut ise davacının eşitlik ilkesi gereğince bu bağımsız bölüm üzerinde hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi, uyuşmazlığın çözümünde belirleyici nitelikte olduğu, bu çerçevede; Yargıtay bozma ilamında da vurgulandığı üzere, davalı kooperatifin elinde boş ve tahsise elverişli bağımsız bölüm bulunup bulunmadığının ve mevcut ise davacının eşitlik ilkesi gereğince bu bağımsız bölüm üzerinde hak kazanıp kazanmadığının tespiti uyuşmazlığın çözümünde belirleyici nitelikte olduğu, açıklanan maddi ve hukuki tespitler karşısında; davacının kooperatif ortaklığından doğan haklarının, kooperatifler Kanunu m.23'te düzenlenen eşitlik ilkesi ve Yargıtay bozma ilamlarının bağlayıcılığı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği, davacıya, emsal ortaklar gibi zamanında konut tahsis edilmemiş olması nedeniyle maddi zarar doğduğu, emsal dosya olarak değerlendirilen Ankara ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına sunulan ve davalı tarafından da kabul edilen bilirkişi raporuna göre; 30.06.1999 - 04.08.2010 tarihleri arasındaki kira kaybının 42.903,29 TL olduğu, davalı kooperatif tarafından, davacının yokluğunda yapılan genel kurullarda alınan gecikme farkı ve cezai kararların davacı yönünden bağlayıcı olmadığı dikkate alındığında; dava tarihi itibarıyla davacının aidat + şerefiye + ek ödemeler + arsa payı kapsamında toplam 8.656,91 TL borçlu olduğu belirtilmiştir. <br>Uyulmasına karar verilen Yargıtay'ın bozma kararında belirtildiği gibi davalı kooperatif bünyesinde davacı ile aynı hukuki durumda bulunan bazı ortaklara konut tahsisi yapıldığı ve adlarına tapu kaydı tesis edildiği, buna karşılık davacıya konut tahsis edilmediğinin anlaşıldığı, Kooperatifler Kanunu m.23 maddesi uyarınca, kooperatif ortaklarının hak ve yükümlülükleri bakımından eşit oldukları ve kooperatifin aynı durumda bulunan ortaklara eşit işlem yapmakla yükümlü olduğu gözetildiğinde, davacının bu uygulama karşısında eşitlik ilkesine aykırı şekilde konut tahsisinden mahrum bırakıldığı, bu arada alınan bilirkişi raporlarında davacı içiin davalının elinde boş ve tahsise elverişli konut olduğu anlaşıldığından davanın bu yönden kabulüne fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı kooperatif adına kayıtlı olan ... ili, ... ilçesi, ...mahallesi ...ada, .. parselde kayıtlı ... blok zemin kat .. nolu dairenin davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>Kısa kararın İİK'nun 28 maddesi gereğince ... Tapu Müdürlüğüne bildirilmesine,<br>2-a)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 3.415,50 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 445,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.970,00 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>b)Davacı tarafından yatırılan 445,50 TL peşin harç, 17,15 TL başvuru harcı ve 2,75 TL vekalet  harcı olmak üzere toplam 465,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>3-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmek, karar tarihinde yürürlükte olana AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, <br>4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmek, karar tarihinde yürürlükte olana AAÜT uyarınca  red oranı dikkate alınarak hesap ve takdir olunan 42.903,29 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, <br>5-Davacı tarafından sarf edilen 18.750,00TL bilirkişi ücreti, 769,73TL tebligat ve posta gideri, 804,80 TL keşif harcı ile 170,00 keşif araç ücreti  olmak üzere toplam 20.494,53TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, <br>6-Davalı tarafından sarf edilen 260,00TL yargılama giderinden davanın red oranına göre hesap edilen 120,06TL'nin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, artan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, <br>Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere  karar verildi.30/01/2026<br><br>Katip ... e-imzalı                                                     Hakim ... e-imzalı<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"60302c62711e8b71","SID":"555c770715a08933"}}