{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2024/24 <br>KARAR NO\t: 2026/261<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 28/09/2023<br>NUMARASI\t: 2021/22 E. - 2023/194 K.<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ...LTD. ŞTİ ile davalı arasında ilişkinin başladığı tarihlerde şirketin unvanı; ... ...LTD. ŞTİ. iken 04.01.2016 tarihli, 8981 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 547. Sayfasında yayınlanan kararla nevi ve isim değiştirmiş ve unvanı; .... A.Ş. olduğunu buna ilişkin Sicil Gazetesinin sunulduğunu, dava dışı ... ...LTD. ŞTİ ile davalı şirket arasındaki ticaretin 1990'lı yılların başlarında başladığını, 1999 yılında — yetkili satıcılık sözleşmesi imzalandığını sözleşmenin dilekçeyle sunulduğunu ve davalı şirketin TEK BAYİ olarak faaliyet yürüttüğü, davalının İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/48 D. İş sayılı dosyası ile ... ...LTD. ŞTİ'nin marka haklarına tecavüz ettiğinden bahisle tedbir talebi aldığını, dayanak olarak tescilli olmayan ürünleri belirterek mahkemeleri yanılttığını ve aynı yanıltıcı içeriklerle davalı İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/82 D. İş sayılı dosyası ile marka haklarına tecavüz ettiğinden bahisle tedbir kararı aldığını bu  kararlarını sadece davacı şirketin müşterilerine uyguladığını davalının bu dosyayı dayanak göstererek aldığı arama el koyma kararını karara konu ürünlerin ... ...LTD. ŞTİ. stoklarında ve deposunda binlerce olmasına rağmen müşteri olan davacı ... ...  Ltd. Şti. Adresinde yaptırarak bir kısım mallara el konulduğunu Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/1980 soruşturma nolu dosyası ile 23.01.2012 tarihli talep uyarınca Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosya ile ... .... Ltd. Şti.'nin Esenşehir Mahallesi ... Yolu ...Ümraniye/İstanbul adresinde, 24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işlemi yapıldığını ve el koyma ile 39.014 adet 404 sıvı conta 45 gr. Kırmızı, 216 adet 404 sıvı conta 80gr. kırmızı ve 33 adet 404 sıvı conta 80 gr. beyaz ürü yediemin olarak şirket müdürü ...'a bırakıldığını, Haksız şikayetler neticesinde, İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2012/977 E. Sayılı dosyası ile davacı ... hakkında marka hakkına tecavüz suçlamasıyla dava açıldığını ve Mahkemenin 2012/977 E. 2015/129 K. Sayı ile davacı sanık hakkında beraat kararı verdiğini ve dava esnasında tüm bu tedbirlere, davalara dayanak yapılan kutuların tescilli marka kapsamında korunmaya değer olmadığının anlaşıldığını ayrıca Müştekinin (davalı), İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/82 D. İş sayılı dosyasına sunulan numune ürünler ile el konulan ürünlerin aynı nitelikte olduğu ancak Müştekinin (davalının) mahkeme aşamasında numune olarak getirdiği ürünlerin el konulan ürünlerle farklı olduğunu yani müştekinin farklı kutular basarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığının buna ilişkin mahkeme kararının da sunulduğunu, uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini talebi ile 10.03.2020 tarihinde ara buluculuğa başvurulduğu, yaşanan virüs salgını nedeniyle sürecin 23.06.2020 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığını, Söz konusu ürünlerin 24.01.2012 tarihinden itibaren davacı şirketin deposunda kaldığını Tam ölçümleme yapılmamakla birlikte ancak yaklaşık 10 m2 alan yıllarca kullanılamamış, yediemin sorumluluğu gereği malların muhafazası için çaba harcanmak zorunda kalındığını ayrıca ürünlerin raf ömrünü doldurmuş olması ve mahkeme kararının kesinleşmesi nedeni ile davacı tarafından bu mallar dava dışı ... ...LTD. ŞTİ. (...  A.Ş.)'ye iade edildiğini, bahse konu ürünlerin bedelinin davacı şirket tarafından ödenmeden el konulmuş olduğundan davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, Mallar da iade olduğundan malların bedeline ilişkin bir zarar oluşmadığını ancak ürünlerin zarar tarihi olan 24.01.2012 tarihinden iade tarihine kadar 8 yılı aşkın bir süre davacı şirketin deposunda kalması nedeniyle depolama gideri ve yediemin ücreti ödenmesinin gerektiğini bu nedenle Uğranılan zararın hesabının bilirkişi tarafından yapılması gerektiğini hesaplanması istenilen zararın el konulan ürünlerin davacı şirket deposunda kaldığı süre zarfındaki depolama maliyeti ve yediemin ücretinin toplamı olduğunu, davacının yıllardır ticaretle uğraştığını, ... Ltd. Şti.'nin ortağı ve müdürü olduğunu davalının haksız şikayeti nedeniyle davacının yargılanmasına sebebiyet verdiğini sadece ürün temin ettiği için haksız bir el koymaya tabi kaldığını yıllarca yediemin olarak cezai sorumluluk yükü altında kalıp el konulan mallar nedeniyle ticari kayıp yaşadığını, davalı tarafından mahkemelere sanki marka tescili varmış gibi bazı kutular sunarak tedbirler alıp el koymalar yaptırdığı, mahkemelere farklı kutular sunarak taklit ürün yapıldığı izlenimi verdirmeye çalışarak buradan kendisine yüksek ticari fayda sağladığı, aslında bu davayla da giderilemeyecek ağır zararları davacılara vermiş olduğunu ve bu durumun tüm deliller toplandığında anlaşılacağını beyan etmiş ve bu sebeplerle;  Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosyası ile arama ve el koyma yapılan 39.014 adet 404 sıvı conta 45 gr. Kırmızı, 216 adet 404 sıvı conta 80 gr. kırmızı ve 33 adet 404 sıvı conta 80 gr. beyaz ürünün davacı şirket deposunda kaldığı süre zarfındaki depolama maliyeti ve yediemin ücretinin toplamı meblağın, el koyma tarihi (zararı doğuran haksız fiil tarihi) olan 24.01.2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı şirkete ödenmesine bedellerin tam ve belirlenebilir olarak hesap edilmesi durumunda artırma hakkı saklı kalması kaydıyla HMK madde 107 kapsamında belirsiz alacak olarak kabul edilmesine, bu bedelin şu aşamada (harca esas teşkil etmek üzere) 1.000,00 TL. Olarak davalıdan alınarak 24.01.2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı şirkete ödenmesine, davacı ...'ın kişilik haklarının saldırıya uğraması ve zarar görmesi nedeniyle, davalıdan 15.000,00 TL. Manevi tazminatın 24.01.2012 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte alınarak davacıya ödenmesine, davacı ile vekillik ilişkisi çerçevesinde yapılan avukatlık sözleşmesi gereğince, kötü niyetli ve haksız olarak davanın açılmasına sebep vermesi nedeniyle HMK md.329 gereğince, avukatlık ücreti olarak kararlaştırılan 10.000,00 TL. bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar ile ... Kimya arasındaki 01.09.2009 ile 31.12.2010 tarihleri arasında geçerli olan sözleşme sonunda son kullanma tarihleri geçen ürünleri piyasaya sunduğunu, Ceza yargılamasında kutuların benzer olmadığını ancak yerel mahkemenin bilirkişi raporlarında benzer olduklarına yönelik kanaat kurulduğunu, sanığa ait ürün ambalajlarında son kullanma tarihi orijinal ürünün üretim tarihinden (07.2012) itibaren 3 ay sonrasını (10.2012) bastıklarını her iki ambalaj arasında farklılıklar olduğunu ve taklit edildiğini, SMK uyarınca söz konusu tescilli markaya dayanarak ambalajlardaki mevcut kullanımların da korunabildiğini Sözleşme sonunda ellerinde kalan kutusuz ürünlerin iade edilmesi gerekirken yeni taklit kutular bastırılmış olduğunu ve bu haliyle piyasa sunulduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;  \"...Dava haksız ihtiyati tedbir ve haksız fiiller sebebiyle maddi manevi tazminat talebine ilişkin olup davacı tarafından davalının İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/82 değişik iş sayılı dosyası ile dava dışı ... Kimya Limited Şirketi aleyhine ihtiyati tedbir kararını aldığı fakat bu kararı ...  Limited Şirketi hariç olmak üzere bu şirketin müşterilerine uyguladığı davacı ... Limited Şirketinin bu tedbir kapsamında adresinde bir kısım mallara el konulduğu, yine Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1980 soruşturma numaralı dosyasından yapılan talep ile Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012//24 değişik iş sayılı dosyası ile davacı şirketin Ümraniye ilçesindeki adresinde el koyma işlemi yapılıp işlem neticesinde 39014  adet 404 sıvı conta 45 gram kırmızı, 216 adet 404 sıvı conta 80 gram, kırmızı ve 33 adet 404 sıvı conta 80 gram beyaz ürüne el konulup yediemin olarak diğer davacı ...'a bırakıldığını, ... hakkında İstanbul Anadolu Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2012/977 esas sayılı dosyası ile marka hakkına tecavüz suçlaması ile dava açıldığı, davada beraat kararı verildiği ve kararın kesinleştiği belirtilerek yedieminlik sebebiyle kullanılamayan depolama maliyeti yönünden maddi tazminat ... yönünden ise manevi tazminat talebinde bulunduğu ayrıca davalılarca kötü niyetli olarak iş bu davanın açılmasına sebebiyet verildiğinden taraflar arasındaki vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesini talep ettiği, davalı tarafından davacıların davalı şirket ile 2009 ve 2010 tarihleri arasında Tek satıcılık sözleşmesi olduğunu, sözleşmenin sona ermesinden sonra davacıların son kullanma tarihi geçmiş ürünleri hileli ambalajlar kullanmak suretiyle piyasaya sürdüğünü, bu sebeple yasal haklarını kullandıklarını iddia ederek davanın reddini talep ettiği, mahkemece aldırılan kök ve ek raporda maddi tazminat yönünden işgal bedelinin her dönem için ayrı ayrı hesaplama suretiyle toplamda dava tarihi itibariyle 48.196 TL olduğu yönünde görüş bildirildiği, buna göre tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davalı şirketin 404 esas unsurlu çok sayıda markanın yapıştırıcı ve benzeri emtialarda tescilli sahibi olduğu, davalı şirket ile dava dışı ... Kimya şirketi arasında 01/09/2009 ve 31/12/2010 tarihleri arasını kapsayacak şekilde yetkili satıcılık sözleşmesi düzenlendiği sözleşmenin sona ermesinden sonra davalı şirketin iddiasına göre ... Kimya şirketinin son kullanma tarihi geçen ürünleri ambalajlarını değiştirerek piyasaya sürdüğü ve bu nedenle ihtiyati tedbir kararları aldırılıp suç duyurusunda bulunulduğu,  ihtiyati tedbire ilişkin olarak İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/82 Değişik İş sayılı dosyası ile davacı ... Limited Şirketinin iş yerinde ele geçirilen numune ürün olarak kabul edildiği, daha sonra davaya konu Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/1980 soruşturma numarası kapsamında el konulup yediemin olarak bırakılan ürünlerin davacı ...'ın sanık olarak yargılandığı İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2012/977 esas sayılı dosyası ile birleştirilen İzmir Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2012/195 esas sayılı dosyasından aldırılan bilirkişi raporunda ürünlerin ambalajları arasında farklılıklar olduğu fakat davalının ambalaj bakımından tescilli markasının olmadığı, yine İzmir 1. Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin tarafları farklı fakat dava konuları aynı olan davalının katılan olduğu dava dışı ...'ın yine uyuşmazlığa esas dava dışı ... Kimya şirketinden satın almış olduğu ürünler sebebiyle açılan ceza davasında da  beraat kararı verildiği, ürünlerin orjinal olup sadece ambalajların farklı olduğu hususuna yer verildiği, bütün bu kararlar incelendiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın ceza mahkemesi kararında da belirtildiği üzere hukuki itilaf olduğu davalı şirket tarafından dava dışı ... Kimya şirketi ve onun müşterilerine yönelik olarak İstanbul 2. Fikri Sınai Haklar Mahkemesinin 2011/82 değişik iş sayılı dosyası ile ve Yine İstanbul 3. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2011/48 değişik iş sayılı dosyası ile tedbir kararları aldırdığı fakat tedbir kararlarına rağmen uyuşmazlığın esası yönünden herhangi bir hukuk davası açmadığı bu nedenle ihtiyati tedbire konu taklit olduğu iddia edilen ürünler bakımından aldırılan yukarıda bahsedilen değişik iş sayılı dosyalarının yasal süresi içerisinde davası açılmadığından kendiliğinden kalkmış sayıldığı bu sebeple hukuki savunma olarak dinlenemeyeceği ceza davası bakımından ise davacı ...'ın Ceza dosyasından beraat ettiği, beraat dosyasının kesinleştiği, bu yönüyle bakıldığında davacı şirketin el konulan ürünlerinin hukuki dayanağının kalmadığı yine bu ürünlere ilişkin olarak şirket yetkilisi ...'ın da ceza mahkemelerinde uzun süre sanık olarak yargılandığı, yaklaşık 10 11 yıllık bu süreç içerisinde mahkemelere gidip gelmek zorunda kalması yine şirketlerin benzer ticari alanlarda faaliyet göstermesi sebebiyle itibarlarının zedelenme ihtimali hususu da dikkate alındığında maddi tazminat yönünden hukuki dayanağı kalmayan ceza soruşturması kapsamında el konulan ürünlerin davacı ...'ın beraat etmesi sebebiyle ve ürünlerin taklit olduğu hususunda kesin bir mahkeme kararı bulunmaması sebebiyle davacı şirketin bu ürünleri uzun yıllarca saklamak zorunda kaldığı bu sebeple bir kısım taşınmazı kullanamadığı bu sebeple yediemin deposu olarak kullanılan taşınmaz yönünden kullanamadığı kısımla ilgili olarak tazminat talebinin haklı olduğu kanaatine ulaşıldığı buna ilişkin olarak aldırılan bilirkişi raporuna göre toplam maliyetin 48.196 TL olup bu miktarın her dönem başından itibaren faiz işletilmek suretiyle kabulüne karar vermek gerektiği, manevi tazminat yönünden ise yukarıda da belirtildiği şekilde ...'ın uzun süre mahkemede sanık olarak yargılanması bu yönde ticari itibarının zedelenmesi ve neticeten beraat etmesi sebebiyle dosya kapsamı sosyal ekonomik durum tespit raporu durumuna göre hesap edilen takdiren 7.500,00 TL manevi tazminatın kabulüne karar vermek gerekmiş, manevi tazminatın red edilen kısmı yönünden ise ürünlerin taklit olup olmadığı hususunun çekişmeli olduğu bu suretle davalının bu yöndeki şikayetinin nispeten haklı olabileceği fakat neticeten beraat etmesi ve bu yönde bir hukuk davası açılmamış olması sebebiyle davalının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ayrıca uyuşmazlığın çekişmeli olması ve ürün ambalajlarındaki farklılıkta dikkate alındığında davalının şikayet hakkını kullanması ve tedbir talebinde bulunmasının kötüniyetli olmadığı bu nedenle HMK 329.maddesindeki koşulların oluşmadığı anlaşıldığından bu yöndeki talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;<br>-hükme dayanak teşkil eden kök ve ek bilirkişi  raporunun hukuki ve fiili gerçeklere aykırı hatalı ve eksiklik  içerdiğini,  kök raporun sonuç kısmında yer alan  ifadelerle davacı tarafın, tarafı olmadığı davalar ve soruşturmalar gerekçesiyle iş yerinde arama ve el koyma yapıldığı, anılan ceza davalarının beraatle sonuçlandığı ve kesinleşmesi sebebiyle orantısız bir zarara uğradığı iddiası ile bazı tespitlerde bulunmuş olsa da söz konusu bilirkişi raporunun hatalı yorum ve eksik incelemeler içerdiğinden  raporu kabul etmediklerini, -davacı taraf  açılan davalar ve yapılan suç duyurularında taraf olmamasına karşın yediemin ücreti  ödediğini iddia etse de dosya kapsamında uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin somut bir belge dosyaya ibraz edemediğini, ne  kadar ücret ödediğini belgelendiremediğini, -ek rapor ve öncesindeki kök raporda da açıkça tespit edildiği üzere davacılardan ... hakkında herhangi bir tutuklama tedbiri uygulanmadığı, davacı hakkındaki yargılamanın  şirket ortağı sıfatıyla yapıldığı, davacının malvarlığı hakkında da bir tedbir kararı  bulunmadığından hukuki mesnetten yoksun ve  temelsiz olan  manevi tazminata ilişkin taleplerin reddi gerektiğini,-İstanbul 2. FSHHM 2011/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ,  İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E ve İzmir 1 FSHCM 2012/195 E sayılı dosyada  davacı taraf olmadığı dosya kapsamında davacı vekili ile davacılar arasındaki vekalet sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin  tazminat olarak talep edilmesinin de mümkün olmadığını-Davacı taraf,  24.01.2012 - 14.03.2019 aralığında yapılan arama el koyma neticesinde işgal  bedelinin  düşük hesaplandığı, enflasyon değerlemesi, ürünlerin  değerindeki artışı talebi haksız ve hukuka aykırı olup müvekkili şirketin bu ürünleri  tekrar satışa sunduğu yönündeki iddiaları tamamen soyut ifadelerden ibaret  iftira niteliğinde beyanlar olup bu yönde dosyaya davacı tarafça sunulmuş bir belgede bulunmadığından bu yöndeki taleplerinin de reddi gerektiğini, -davacı tarafça tamamen zenginleşme maksadı ile açılan işbu haksız davada Sayın Mahkemeyi yanıltmak için  1+1 daire  karşılaştırma yapılması gerektiği iddiası abesle iştigal olup  sayın bilirkişilerce de kök raporda da ifade edildiği üzere mahallinde yapılan tespitte işgal edilen yer bir  işyerinin deposu olduğundan bu evsafta bir gayrimenkul ile 1+1 daire kıyaslamasının davaya konu ihtilaf bakımından mümkün olmadığını, -her ne kadar ceza yargılaması neticesinde sanıkları üzerine atılı suçları işlediklerine dair mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli delil elde edilememiş olsa da, Yerel  Mahkemenin gerekçeli kararında açıkça  dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında sunulan numune ürünlere göre kutuların taklit olduğunun tespit edildiğini,  müvekkili markasının, orjinal ambalaj (kutu) üzerindeki yazı zemin rengi puntosu, farklı olarak ve son kullanım tarihi hileli olarak ileri alınmak suretiyle markanın taklit ürün kutuları ile satılması ve bu durumun müvekkil müşterilerinden şikayet alınarak tespit edildiğini, dava dışı  ... kimya, son kullanma tarihleri geçen  orjinal müvekkili ürünlerini taklit ve hileli ambalajlar ile son kullanma tarihi geçmemiş gibi sattığını, müvekkili markasına tecavüz edildiğini ve bununla birlikte müvekkili markasının zarar gördüğünü, -Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2012/ 977 esas sayılı dosyasında alınan 25.05.2013 tarihli bilirkişi raporu ile belirtilmiş olduğu üzere; davacılara ait ürün kutularının, orjinal ürün kutuları ile karşılaştırılması neticesinde taklit olduklarının sabit olduğunu, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2012/12130 hazırlık numaralı dosyasındaki 21.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda; \"müvekkil tarafından  tedbir için sunulan numune ve mahkemenin tedbir kararı neticesinde toplatılan taklit ürünlerin incelemesinde aynı oldukları tespit edilmiştir.Zira mukayeseli incelemede; davacılar tarafından  taklit olarak basılan kutular üzerinde müvekkil markası aynı şekilde kullanılmış, ancak taklit ambalaj (kutu) üzerinde barkod boyutları daha küçük şekilde basılmış, ürünün kullanıldığı başlıca yerler kısmı açıklamayı orjinal ambalaj( kutu) ya rağmen daha koyu yazılmış, yazı karakter ve puntoları değiştirilerek taklit kutular basılmıştır.\" ifadelerine yer verildiğini, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2011/82 değişik iş sayılı dosyasında müvekkiline ait orjinal ürün incelendiğini ve toplatma kararı verildiğini ve neticesinde ... Kimya tarafından üretilen ambalaj (kutuların) taklit oldukları ve bu sayede müvekkili markasına tecavüz edildiği husus tespit edildiğini, -İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 202/977 e. Sayılı dosyasının 28.05.2013 tarihli bilirkişi inceleme raporunda, İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/48 D.iş sayılı dosyası 22.11.2011  tarihli bilirkişi raporunda, Kartal Cumhuriyet Başsavcılığı  2012/12130 hz. Numaralı dosyasının 21.06.2012 tarihli bilirkişi raporunda, bağlantılı İzmir 1.Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2012/195 e. Sayılı dosyasın bilirkişi raporunda  ürün ambalaj resimleri üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılarak, sanığa ait ürün ambalajları üzerinde son kullanma tarihi, orjinal ürünün üretim tarihi olan 07.2012 tarihinden 3 ay sonraki 10.2012 tarihi olarak basılmış olduğu, şikayete konu ürün ambalajı ile orjinal ürün ambalajı arasında farklılıklar bulunduğu, şüpheliye ait ürün ambalajlarının taklit olduğu, ürünün gerçek kullanma süresi bittiğinde, şüpheli tarafından 3 ay sonraki tarihle, sanki ürünün son kullanma tarihi geçememiş gibi satılmakta olmasının davacının marka değerini düşüreceği kanaati oluştuğunu, <br>-Davacı taraf her ne kadar dilekçesinde söz konusu kutuların tescilli marka kapsamında korunmaya değer olmadığını iddia etse de; söz konusu mallar TPE nezdinde tescili olduğunu, Müvekkilinin eski 556 sayılı KHK ve yeni 6769 sayılı SMK anlamında korunan Marka Tescil Belgeleri gereğince, kendisine ait marka ve işaretin 3.kişiler tarafından mal veya ambalaj üzerinde kullanılmasını engelleme hakkı mevcut olduğunu,  Dava dışı ... Kimya taraf, ellerinde bulunan orjinal ürünlerini, müvekkili markasına tecavüz eder şekilde sahte ambalaj(kutu) bastırarak piyasaya sürdüğünü ve davacı ... Hırdavat'da bu ürünleri temin ettiğini, müvekkili markasının ambalaj sınıfında olup olmamasının sorun olmadığını, müvekkili şirketin ambalaj işi yapmamakta piyasanın olağan durumu gereğince ürünlerini, markasını ihtiva eden kutular içinde satışa arz etmekte olduğunu, bu şekli ile satışa sunulan ürünlerin, davacılar tarafından izinsiz olarak  müvekkili markasını kullanması suretiyle ve yazı karakteri, yazı puntosu gibi unsurların orjinalden farklı taklit kutular ile satılmasının apaçık müvekkili markasına tecavüz fiili oluşturduğunu, -müvekkili şirket ile dava dışı ... Kimya arasında 01.09.2009-31.12.2010 tarihleri arasına geçerli Yetkili Satıcılık Sözleşmesi imzalanmış olup, sözleşmesinin son geçerlilik tarihinin 2010 yılı aralık ayı olup suç tarihinden önce olduğunu, bu nedenle temsilcilik sözleşmesi geçerlilik tarihinin sona ermesi ile müvekkili markasını kullanma yetkileri de son bulduğunu, bu nedenle elde kalan kutusuz ürünlerin müvekkili şirkete iadesi gerektiğini,  fakat ... Kimya elde kalan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünleri müvekkili firmaya iade etmek bir yana, müvekkili markasına tecavüz etmek suretiyle ürün kutuları üzerinde yazı, karakter,punto,renk ve hatta seri numaralarını değiştirerek taklit etmek suretiyle ürünlerin gerçek son kullanma tarihini 3 ay ileri alarak taklit kutular bastığını ve müvekkili orjinal ürünlerini piyasaya düşük ücret ile sunduğunu, -Davacı taraf yaptırılan arama ve toplatmalarla itibarının zedelendiğini, 24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işleminin yapıldığını, el koyma ile 39.014 adet  404 sıvı conta 45 gr. Kırmızı, 216 adet 404 sıvı conta 80 gr. Kırmızı ce 33 adet 404 sıvı conta 80 gr beyaz ürüne el konularak  yediemin olarak şirket müdürü ...' a bırakıldığını, tam ölçümü yapılmayan ancak yaklaşık 10 m2 alan yıllarca kullanılmadığını , yediemin sorumluluğu gereği malların muhafazası için çaba harcamak zorunda kalındığını, ürünleri  raf ömrünü doldurmuş olması ve mahkeme kararının kesinleşmesi nedeni ile davacı tarafından bu malların dava dışı ... Kimyaya iade edildiğini, bahse konu ürünlerin bedeli davacı şirket tarafından satıcı dava dışı şirkete yapılmadan el konulmuş olduğundan kendileri tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve tüm zararlarının söz konusu bu mallardan oluştuğunu beyan etmekte ise de ;  İstanbul Anadolu 2.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk  Mahkemesi 2021/120 E.   Nolu dosyasında işbu uyuşmazlık konusu ürünlerin incelenmesi için alınan 30.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda; ''80 gramlık mavi kaplı beyaz sıvı conta ürünü bakımından ise üzerinde 33 adet yazan dikdörtgen kutunun  bulunduğu, sayının tuttuğu, ancak içerisinden çıkan ürünlerden heyetimizce rastgele seçilen birkaçının  incelenen son kullanma tarihinin, 24.01.2012 tarihli arama ve el koyma tutanağında belirtildiği gibi 04/2013  son kullanma tarihi taşımadığı, bunun yerine 08/2013 tarihini taşıdığı görülmektedir. Dolayısıyla 24.01.2012  tarihinde yapılan incelemede tüm ürünlerin son kullanma tarihlerinin incelenip incelenmediğine dair  tutanakta bir bilgi bulunmamaktadır. Dolayısıyla sayının paralellik arz ettiği, son kullanma tarihlerinin ise  farklılık arz ettiği, bu hususta ürünlerin aynı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamayacağı  kanaatine ulaşılmıştır. ''şeklindeki tespitleri ile söz konusu ürünlerin davaya konu ürünler olmayabileceğini dolayısıyla  uyuşmazlık konusu ürünler dışında başkaca ürünlerinde oraya konulmuş olabileceğinin ortada olduğunu, -Davacı şirketin uğradığını iddia ettiği maddi ve manevi zararların tamamen gerçek dışı olduğunu, Davacıların müvekkili şirket markasını izin almaksızın kutulara bastırdığını, elindeki son kullanma tarihi geçmiş ürünler ile birlikte satışa arz ederek müvekkili marka haklarına tecavüz ederek  bu taklit satış ve kullanımlardan  dolayı telafisi mümkün olmayan zararlar verdiğini, Davacı taraf kendi adreslerinde yaptırılan arama ve toplatmalarla itibarının zedelendiğini, 24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işleminin yapıldığını, el koyma ile 39.014 ader 404 sıvı conta 45 gr. Kırmızı, 216 adet 404 sıvı conta 80 gr. Kırmızı ce 33 adet 404 sıvı conta 80 gr beyaz ürüne el konularak  yediemin olarak şirket müdürü ...' a bırakıldığını ,tam ölçümü yapılmayan ancak yaklaşık 10 m2 alan yıllarca kullanılmadığını , yediemin sorumluluğu gereği malların muhafazası için çaba harcamak zorunda kalındığını, ürünleri  raf ömrünü doldurmuş olması ve mahkeme kararının kesinleşmesi nedeni ile davacı tarafından bu malların dava dışı ... Kimyaya iade edildiğini, bahse konu ürünlerin bedeli davacı şirket tarafından satıcı dava dışı şirkete yapılmadan el konulmuş olduğundan kendileri tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını ve tüm zararlarının söz konusu bu mallardan oluştuğunu beyan etmekte ise söz konusu bu iddialarının dayanağı olan diğer bilgi ve belgeler tarafımıza tebliğ edilmediğini, -davacı ... tarafından haksız ve hukuki mesnetten yoksun iddialarla iftira suçundan dolayı suç duyurusunda bulunmuş akabinde  İstanbul Anadolu 35.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/1203 e sayılı dosyasının  25/05/2022 tarihli celsinde ''Sanık ... hakkında iftira suçundan kamu davası açılmış ise de, sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince BERAATİNE'' şeklinde yaptığı tespitle davanın reddine karar verildiğini, İstanbul 3.fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/48 D.iş Sayılı Dosyası İle İstanbul 2.fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/82 D.iş sayılı dosyaları üzerinden müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemler nedeniyle alınan tedbir kararları  ve toplatmalar yasa ve kurallara uygun olduğunu, dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdiine ile yeni bir rapor alınması gerekirken  itirazlarımız hiçbir surette dikkate alınmayan ve davalı lehine deliller tamamen göz ardı edilerek düzenlenen hüküm kurmaya elverişli olmayan rapora istinaden hüküm verilmesinin hatalı olduğundan kararın kaldırılmasına karar everilmesini talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının, dava dışı şirketle  olan ilişkisini davacılara atfedemeyeceğini, Davacıları, davaya konu el konulan ürünleri piyasadan (...  Ltd. Şti., ...  Ltd. Şti.'den değişik tarihlerde satın almıştır.) İstanbul Anadolu  Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2012/977 E. 2015/129 K.  Sayılı dosyasına davacı tarafından sunulan faturalardan da anlaşılmakla, aldığını, Davacı, davalının suçlamalarının ve iddialarının muhatabı ve tarafı olmadığını, kesinleşmiş ceza mahkemesi kararıyla da bu durum açıklığa kavuştuğunu,  İstanbul Anadolu  Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2012/977 E. 2015/129 K.  Sayılı dosyasında verilen ve kesinleşen mahkeme kararına göre açık ve net olarak davacının (huzurdaki davanın davalısı) İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/82 D.İş sayılı dosyasına numune olarak sunduğu ürünler ile davamıza konu el konulan ürünlerin aynı mahiyette oldukları sabit hale geldiğini,  aynı kesinleşen mahkeme kararında davacının yeniden yapılacak inceleme için sunduğu numune ürünlerin ise el konulan ürünlerle başka mahiyette olduğu mahkeme kararı ile sabit hale geldiğini, yani davacının mahkemeleri yanıltmak için farklı kutular basıp farklı numuneler sunduğu mahkemeyi yanıltmaya çalıştığı kesinleşen mahkeme kararıyla tartışmasız açıklığa kavuştuğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalının haksız fiilleri neticesi davacıların uğramış oldukları maddi  ve manevi tazminatların, zarar tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tazmini talebine ilişkin davadır.Mahkemece aldırılan 31/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda;  24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işleminin 14.03.2019 kesinleşme tarih aralığında yapıldığı, işgal bedeli: 48.196,00-TL olarak hesaplandığını, Yedi Emin Muhafaza şartlarına göre taşınır mallarda; Malın hacmi 2m2 üzerinde ise Muhammen bedelin 962 si artı nakliye ve hamaliye şeklinde uygulama yapıldığını, dosyaya sunulan raporlar ve mahkeme kararlarında 404 ibareli markaların ihtilafa konu olduğunu, davalı şirket adına tescilli 404 ibareli 19 adet markanın tescilli olduğunu, bu markaların davacılar tarafından satışa sunulup sunulmadığı ile ilgili yapılan delil tespitlerinin (İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/82 D.İş Ve İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2011/48 D.İş ) olduğunu, yapılan suç duyuruları neticesinde açılan Ceza davaları ( İzmir 1. Fshem 2012/95 E Sayılı Dosyası,  İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E. 2015/129 Sayılı Dosyasının anılan markalarla bağlantılı olduğunu Delillerin 2 ayrı Hukuk Mahkemesi Tarafından toplandığı, İzmir 1. FSHM 2012/95 E Sayılı Dosyası,  İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E. 2015/129 Sayılı, dosyalarında BERAAT kararı verildiği, her iki kararda da taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi, ürünlerin orijinal olması (bazı ürünler ve kutular bakımından bilirkişi raporları arasında çelişkiler mevcuttur) ve Müşteki/katılan tarafın ürünlerin orijinalliği ancak ambalajların sahteliği ve ambalajların son kullanma tarihleri üzerinde oynanmış olduğunu beyan etmesi gibi nedenlere dayanıldığını, arama el koyma kararının ... ...LTD. ŞTİ. yerine ... ...  Ltd. Şti. Adresinde yapıldığını, Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/1980 soruşturma nolu dosyası ile 23.01.2012 tarihli talep uyarınca Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosya ile ... .... Ltd. Şti.'nin Esenşehir Mahallesi ... Yolu ...Ümraniye/İstanbul adresinde, 24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işlemi yapıldığını, davacı şirketin hiçbir davada taraf olmadığı, Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosyası kapsamında arama ve el koymanın bu şirketin adresinde yapıldığını, Ticaret sicil kayıtlarında, yeni unvanı ... ... Anonim Şirketi olan ... ...LTD. ŞTİ.'nin adresinin ...Sanayi Sitesi 1.cad.c-4 Blok ...Ümraniye / İSTANBUL olarak göründüğü, arama el koyma yapılan adresin ise davacı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın, taraf olmadığı davalar ile ilgili olarak işyerinde arama el koyma uygulaması yapıldığı, bu şirketin dosyaya sunulan hiçbir davada taraf olmadığı, diğer davacı ...'ın da Beraat ettiğini, davacı şirketin açılan davalar ve yapılan suç duyurularında taraf olmamasına karşın yediemin ücreti ödediğini, Davacılardan ... tarafından davalı aleyhine “iftira\" iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu, dosyada İstanbul Anadolu C. Başsavcılığının 2020/198310 soruşturma, 2020/37816 İddianame Numaralı iddianamesi mevcut olup henüz dava açıldığına dair bir belge bulunmadığını, somut uyuşmazlık bakımından davalı şirketin, tarafı olmadığı davalar ve soruşturmalar gerekçesiyle işyerinde arama ve el koyma yapıldığını, anılan ceza davalarının beraatla sonuçlandığı ve kararların kesinleştiği dikkate alındığında orantısız bir zarara uğradığı ve bu zararın karşılanması gerektiğini, Davacı ... hakkında herhangi bir tutuklama tedbiri uygulanmadığını, anılan davacının hakkındaki Ceza davasında beraat ettiği, aynı zamanda davalı şirket aleyhine İftira iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğunu, davacı hakkındaki yargılamanın şirket ortağı sıfatıyla yapıldığı, davalının malvarlığı hakkında da bir tedbir kararı bulunmadığını, manevi tazminata ilişkin talepler muhterem mahkemenin takdirinde olduğunu, Davacı vekili ile davacılar arasındaki vekalet sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin tazminat olarak talep edilmesi bakımından yapılan değerlendirmede, davacı şirketin Dosyaya sunulan İstanbul 2. FSHHM 201 1/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E ve İzmir 1 FSHCM 20121195 E sayılı dosyada taraf olmadığı dikkate alındığında değerlendirilmesinin muhterem mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ...'ın taraf olduğu İstanbul 2. FSHHM 2011/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E sayılı dosyalar bakımından HMK 329 anlamında ödenen avukatlık ücreti ile ilgili ispatlayıcı belge sunulması durumunda takdirin muhterem mahkemeye ait olduğu şeklinde rapor sunulduğu görüldü.Mahkemece aldırılan 02/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda;  Dosyaya sunulan raporlar ve mahkeme kararlarında 404 ibareli markaların ihtilafa konu olduğunu, davalı şirket adına tescilli 404 ibareli 19 adet markanın tescilli olduğunu, delillerin 2 ayrı Hukuk Mahkemesi tarafından toplandığı, İzmir 1. FSHCM 2012/95 E Sayılı Dosyası, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E. 2015/129 Sayılı dosyalarında beraat kararı verildiğini, Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosyasında arama el koyma kararının dava dışı ... ...LTD. ŞTİ. yerine davacılardan ... ...  Ltd. Şti. adresinde yapıldığını, davacı şirketin hiçbir davada taraf olmadığını, Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosyası kapsamında arama ve el koymanın bu şirketin adresinde yapıldığını, diğer davacı ...'ın da Beraat ettiğini, davacı şirketin açılan davalar ve yapılan suç duyurularında taraf olmamasına karşın yediemin ücreti ilgili tarafın ödediği ücretin belgelenmesi durumunda karşılanması gerektiğini, somut uyuşmazlık bakımından davacı şirketin, tarafı olmadığı davalar ve soruşturmalar gerekçesiyle işyerinde bir defa arama ve el koyma yapıldığı, davacı şirketin tarafı olmadığı ceza davalarının beraatla sonuçlandığı ve kararların kesinleştiği dikkate alındığında orantısız bir zarara uğradığı ve bu zararın karşılanması gerektiği, davacı ... hakkında herhangi bir tutuklama tedbiri uygulanmadığı, anılan davacının hakkındaki Ceza davasında beraat ettiği, aynı zamanda davalı şirket aleyhine İftira iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu, davacı hakkındaki yargılamanın şirket ortağı sıfatıyla yapıldığı, davalının malvarlığı hakkında da bir tedbir kararı bulunmadığı, manevi tazminata ilişkin taleplerin muhterem mahkemenin takdirinde olduğu, davacı vekili ile davacılar arasındaki vekalet sözleşmesinde kararlaştırılan ücretin tazminat olarak talep edilmesi bakımından yapılan değerlendirmede, davacı şirketin Dosyaya sunulan İstanbul 2. FSHHM 2011/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E ve İzmir 1 FSHCM 20121195 E sayılı dosyada taraf olmadığı dikkate alındığında değerlendirilmesinin muhterem mahkemenin takdirinde olduğu, davacı ...'ın taraf olduğu İstanbul 2. FSHHM 2011/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E sayılı dosyalar bakımından HMK 329 anlamında ödenen avukatlık ücreti ile ilgili ispatlayıcı belge sunulması durumunda takdirin muhterem mahkemeye ait olduğu, 24.01.2012 - 14.03.2019 aralığında yapılan arama el koyma neticesinde işgal bedelinin 48.196,00-TL olarak hesaplandığı, enflasyon değerlemesi, ürünlerin değerindeki artış ve davalı şirketin bu ürünleri tekrar satışa sunup sunmadığı konularında ayrıca mali inceleme yapılması gerektiği, kök raporda da ifade edildiği üzere mahallinde yapılan tespitte işgal edilen yer bir işyerinin deposu olduğundan bu evsafta bir gayrimenkul ile 141 daire kıyaslamasının davaya konu ihtilaf bakımından mümkün olmadığı, Yönetmeliğe ek olarak sunulan ücret tarifesinde yer alan ücret kalemleri dışında diği bu nedenle belirtilen işgaliye ücretleri (muhafaza) dışında şirket yetkilisine ayrıca ücret ödenmesi gerekmediği, davacı ... hakkında herhangi bir tutuklama tedbiri uygulanmadığı, anılan davacının hakkındaki Ceza davasında beraat ettiği, aynı zamanda davalı şirket aleyhine İftira iddiasıyla suç duyurusunda bulunduğu, davacı hakkındaki yargılamanın şirket ortağı sıfatıyla yapıldığı, davalının malvarlığı hakkında da bir tedbir kararı bulunmadığı, manevi tazminata ilişkin talepler muhterem mahkemenin takdirinde olduğu, tarafların gösterdikleri deliller toplandığını, tüm usuli eksiklikler giderildiği şeklinde rapor sunulduğu anlaşılmıştır.Somut olayda,  davacıların İstanbul 2. FSHHM 2011/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E ve İzmir 1 FSHCM 20121195 E. Sayılı dosyalarında taraf olmadığı halde arama ve el koyma neticesinde zarara uğraması nedeniyle tazminat davası açıldığı, 24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işleminin yapıldığı, el koyma ile 39.014 adet  404 sıvı conta 45 gr. Kırmızı, 216 adet 404 sıvı conta 80 gr. Kırmızı ce 33 adet 404 sıvı conta 80 gr beyaz ürüne el konularak  yediemin olarak şirket müdürü ...' a bırakıldığı, söz konusu uyuşmazlıkta davacının ilgili soruşturma, ceza ve hukuk mahkemesinde görülen davalarda taraf sıfatının bulunmadığı, davalı tarafça, taraf sıfatı bulunmamasına rağmen davacıların da ilgili soruşturmalarda ve hukuk yargılamalarında sorumlu olduklarının ileri sürüldüğü,  arama el koyma kararının ... ...LTD. ŞTİ.'ne yönelik verildiği, bunun  yerine ...  Ltd. Şti. Adresinde el koyma işleminin yapıldığı, Ümraniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 2012/1980 soruşturma nolu dosyası ile 23.01.2012 tarihli talep uyarınca Ümraniye 4. Sulh Ceza Mahkemesi 2012/24 Değişik İş Nolu dosya ile ... Ltd. Şti.'nin Esenşehir Mahallesi ... Yolu ...Ümraniye/İstanbul adresinde, 24.01.2012 tarihinde arama ve el koyma işlemi yapıldığı, davacı şirketin hiçbir davada taraf olmadığı, her ne kadar davalı tarafça sorumlu olduğu, tecavüz eyleminin davacı tarafça da gerçekleştirilmiş olduğu ileri sürülmüş ise de,  bu konuda davacı tarafları sorumlu tutacak herhangi bir yargılama bulunmadığı, 24.01.2012 - 14.03.2019 aralığında yapılan arama el koyma neticesinde işgal bedelinin 48.196,00-TL olarak hesaplandığı, tazminat olarak da bu miktara hükmedildiği,  bu nedenle davacı ...'ın taraf olduğu İstanbul 2. FSHHM 2011/82 D.İŞ , İstanbul 3. FSHHM 2011/48 D.İŞ, İstanbul Anadolu FSHCM 2012/977 E sayılı dosyalar bakımından kendi vekillik sözleşmesi gereği istemiş olduğu avukatlık ücreti ile ilgili olarak Mahkemece değerlendirmeye alınıp  bir karar verilmemiş olduğu, bu nedenle bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı, Davalı tarafça, dava konusuna ilişkin süren davalar ve farklı dosyalar üzerinden alınan bilirkişi raporlarında,  dava dışı ... kimyanın imal ettikleri taklit kutuların incelenmesinde, hem yazı karakter, renk ve puntosunun değiştirilmesi ile hem de son kullanma tarihini ileri alınması ile davalı ürünlerinin, davalıya ait markanın kullanıldığı taklit kutular içerisinde tecavüz edildiğinin  ileri sürüldüğü, davalının tüm iddialarının dava dışı şirkete ilişkin olup, davacılara ileri işbu yargılamada ileri sürülemeyeceği, bilirkişilerce hesaplanan tazminat miktarında aykırılık bulunmadığı, bu durumda mahkemece kabul karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/09/2023 tarih ve 2021/22 E., 2023/194 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  3.804,59-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 951,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.853,59-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,  <br>3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ded642240d9a4204","SID":"fcca19674d0235b4"}}