{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2025/1575 <br>KARAR NO\t: 2026/258<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE ... MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/09/2025<br>NUMARASI\t : 2024/452 E. - 2025/859 K.<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 5.ASLİYE ... MAHKEMESİ DOSYASI<br>ESAS NO: 2018/822 Esas<br>KARAR NO: 2018/1392<br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7.ASLİYE ... MAHKEMESİ DOSYASI <br>ESAS NO: 2018/828<br>KARAR NO: 2018/798\t<br>DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026<br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkilinin bir araya gelerek, müvekkilinin “...\" isimli mağazayı işletebilmesi için müvekkiline bayilik verilmesini kararlaştırdıkları, Davalı, bayilik görüşmelerinin başlaması esnasında, müvekkilden 600.000,00 TL tutarında teminat talep ettiği ve müvekkilinin de ... Bankası Mersin Şubesine ait, ... çek No.lu, 01.04.2018 keşide tarihli ve 300.000,00 TL bedelli ve ... çek No.lu, 12.09.2018 keşide tarihli ve 300.000,00 TL bedelli çekleri teminat çeki olarak keşide edip davalıya teslim ettiği, davalı şirket yetkilisi, söz konusu çeki teslim alırken, çeki 27.03.2017 tarihinde bayilik sözleşmesiyle  teminatı olarak aldığı ve başka amaçla kullanmamak üzere teslim aldığını beyan ettiği, müvekkilinin bir yıl önce 27.03.2017 tarihinde bayilik sözleşmesi için görüşmelere başlanmasının şartı olan teminat çeklerini vermiş olmasına rağmen, taraflar aradan geçen zaman içerisinde bayilik sözleşmesini imzalamadıkları ve karşılıklı olarak herhangi bir ticari faaliyette gerçekleştirmedikleri, bayilik sözleşmesinin imzalanmamasına rağmen tüm talep ve ısrarlara karşı gelerek teminat olarak almış olduğu çekleri iade etmedikleri, ayrıca davalı şirkete, Beşiktaş 19. Noterliğinin, 26.03.2018 tarih ve ... Y. No.lu ihtarnamesi gönderildiği hususlarını iddia ve beyan ederek, davacı müvekkili ile davalı arasında imzalanmış bir bayilik sözleşmesi olmadığının tespitini ve davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, Davacının ... Bankası Mersin Ticari Şubesine ait; ... çek No.lu, 01.04.2018 keşide tarihli ve 300.000,00 TL bedelli teminat çekinden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitini ve teminat çekinin iptalini, Davalının dava değerinin %20’si üzerinden davalı şirket aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile söz konusu çekin ödenmesinin tedbiren engellenmesi, bu durumun ivedilikle muhatap bankaya bildirilmesi talep edilmektedir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ..., ..., ... arasında 03.01.2017 tarihinde protokol imzalandığı, ...’ın davacı şirketin tek sahibi ve temsilcisi olduğunu, bu protokolde müvekkili ile ...’ın Kazakistan’da kuracağı şirket arasında distribütörlük ilişkisi kurulması kararlaştırıldığını, buna göre ..., ... ve ... Kazakistan’da şirket kuracaklar ve müvekkilinin şirketinin de kurulacak şirkete ürünleri göndereceği, ... ... adlı şirketi Kazakistan’da kurulduktan sonra tırlarla ürünlerin göndermesi için gerekli belgeler ne ise talep edildiği, e-posta yazışmaları müvekkili ile Kazakistan’daki ... ... arasında bayilik ilişkisi kurulduğunu açıkça ortaya koyulduğunu, Müvekkilinin Kazakistan’daki şirkete mal göndermesi karşılılığında davaya konu çeki teslim aldığını, davacının sunduğu belgede müvekkilinin \"... ... Şirketi\" ile yapılan bayilik sözleşmesi kapsamında çeki teslim aldığı yazılı olduğu, bu belgede bahsi geçen ... ... Şirketi’de Kazakistan’da kurulan ... ... şirketi olduğu gibi, kastedilen bayilik sözleşmesi de 03/01/2017 tarihli protokol olduğu, müvekkili dava konusu çek karşılığında Kazakistan’daki ... ... I.LP şirketine mallar gönderdiği, Protokol kapsamında malların Müvekkil şirket tarafından gönderilmesine rağmen, Müvekkil alacağını halen tahsil edemediği, dava konusu çek her ne kadar davacı keşideli ise de davacının yetkilisi ve tek sahibi ... tarafından 03.01.2017 tarihli protokol uyarınca müvekkiline teslim edilmediği, dava konusu çeki protokol gereği ... ... olduğundan ve sahibi ve tek yetkilisi olduğu, davacı şirket arasındaki ilişki müvekkili ilgilendirmediğinden davanın haksız ve yersiz olduğunu, Davacının iddiasının aksine, Müvekkili şirketin sözleşmesel ilişkisi Kazakistan’da kurulacak şirket ile olduğu, davacıya ait çekler, bu ilişkinin teminatı olarak Müvekkile verildiği hususları cevaben iddia ve beyan edilerek, Davanın reddi, aktif husumet yokluğundan davanın reddi, dava konusu çek üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması, %20’den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmektedir.Mahkeme dosyası üzerinde birleştirilen Bakırköy 5.Asliye ... Mahkemesinin 20178/822  esas 2018/1392 karar sayılı dosyasında ; Davacı vekilinin sunduğu dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin ... isimli giyim markasının sahibi olduğunu, davalı ile müvekkil bir araya gelerek müvekkilin ... isimki mağazayı işletebilmesi için müvekkile bayilik verilmesini ve karşılık olarak ... yapmayı kararlaştırdıklarını, davalı, bayilik görüşmelerinin başlaması esnasında, müvekkilden 200.000,00TL tutarında çeki teminat çeki olarak davalıya teslim ettiğini, ancak müvekkilin bir yıl önce bayilik sözleşmesi için görüşmelere başlanmasının şartı olan teminat çekini vermiş olmasına rağmen, taraflar aradan geçen zaman içerisinde bayilik sözleşmesini imzalamadıklarını ve karşılıklı olarak herhangi bir ticari faaliyette gerçekleştirmediklerini, davalı şirket, müvekkilinin vermiş olduğu çeki iade etmediğini, müvekkili ile davalı arasında imzalanmış bir bayilik sözleşmesi olmadığının ve taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığının tespitine, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ve ortakları ile birlikte müvekkili şirkete müracaat ettiklerini, yapılan görüşmeler sonucunda taraflar arasında 03/01/2017 tarihli ön protokol akdedildiğini, bu protokole göre müvekkil Kazakistan/Almaty'de bulunan kendisine ait bulunan iki mağazasını davacıların yeni kuracakları şirkete devredecekler, bu şekilde, yeni kurulacak şirket ile müvekkil arasında bayilik ilişkisi başlatılacağı konusunda anlaştıklarını belirterek, öncelikle davanın Bakırköy 4. Asliye ... Mahkemesinin 2018/317 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkeme dosyası üzerinde birleştirilen Bakırköy 7.Asliye ... Mahkemesinin 2018/828  esas 2018/798 karar sayılı dosyasında ;Davacı özetle;  Davacı müvekkili ile davalı arasında imzalanmış bir bayilik sözleşmesi olmadığının tespitini ve davacı müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitini, Davacı müvekkilin, Türkiye ... Bankası, Mersin Ticari Şubesine ait; ... çek nolu, 12.09.2018 keşide tarihli ve 300.000,00 TL bedelli teminat çekinden ötürü davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine ve teminat çekinin iptaline, Davalı şirketin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle, dava değerinin %20’si üzerinden davalı şirket aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesine, İhtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile söz konusu çekin ödenmesinin tedbiren engellenmesini, İşbu davanın hukuki ve fiili irtibat bulunan Bakırköy 4. Asliye ... Mahkemesinin 2018/317 E. sayılı dosyasında görülmekte olan dava ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece 2018/317 esas 2020/612 karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin 2021/425 esas 2024/732 karar sayılı ilamı ile; \" ... Davacı taraf çeklerin teminat çeki olduğunu iddia etmiş olup, çeklerin teminat fonksiyonu olup olmadığı ve ön protokol kapsamında verildiğini ispat etmek zorunda olup, dava dilekçesi ve beyanları incelendiğinde, ön protokolün 03/01/2017 tarihinde yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, çeklerin ise davalı tarafa 27/03/2017 tarihinde verildiğinin her iki taraf beyanı ile sabit olduğu, buna göre çeklerin ön protokol tarihinde değil,  ön protokolde belirlenen 40 günlük süre geçtikten sonra verilmiş olduğu, davacı her ne kadar 40 günlük sürenin aşıldığı ve sözleşmenin kurulmadığı iddiasında ise de, 40 günden sonra davacının bu süreyi bilerek çekleri verdiği anlaşılmakla ön protokolde belirlenen süreyi kendi isteği ile bertaraf ettiği, bu nedenle bu süreyle bağlı olmadığının kabul edilmesi gerektiği ve bilirkişi raporlarında da ön protokole taraflar arasında kurulması öngörülen bayilik ilişkisinin kurulduğu görüşünün beyan edildiği, buna göre çeklerin teminat amaçlı verilip verilmediğinin her bir çek yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, bayilik ilişkisinin kurulup kurulmadığı ve çeklerin bu ilişki çerçevesinde verilip verilmediğinin  mail yazışmaları da değerlendirilerek gerekirse yeniden defter incelemesi yapılarak hasıl olacak sonuca göre verilmesi gerekirken, sözleşmenin kurulmadığı gerekçesi ile verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmakla,  istinaf talebinin  kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.\" denilmek suretiyle mahkemenin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir<br>Dairenin bozma kararından sonra İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; \"...Davacı taraf çeklerin teminat çeki olduğunu iddia etmiş olup, çeklerin teminat fonksiyonu olup olmadığı ve ön protokol kapsamında verildiğini ispat etmek zorunda olup, dava dilekçesi ve beyanları incelendiğinde, ön protokolün 03/01/2017 tarihinde yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, çeklerin ise davalı tarafa 27/03/2017 tarihinde verildiğinin her iki taraf beyanı ile sabit olduğu, buna göre çeklerin ön protokol tarihinde değil,  ön protokolde belirlenen 40 günlük süre geçtikten sonra verilmiş olduğu, davacı her ne kadar 40 günlük sürenin aşıldığı ve sözleşmenin kurulmadığı iddiasında ise de, 40 günden sonra davacının bu süreyi bilerek çekleri verdiği anlaşılmakla ön protokolde belirlenen süreyi kendi isteği ile bertaraf ettiği, bu nedenle bu süreyle bağlı olmadığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmıştır.  Dava konusu çeklerin teminat amaçlı verilip verilmediğinin her bir çek yönünden ayrı ayrı değerlendirilmesi amacıyla dosyada yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, bu kapsamda 01.04.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çek yönünden, bahse konu çek üzerinde  bayilik sözleşmesine istinaden verildiğinin yazıldığı ve 27.03.2017 tarihinde elden teslim aldım şeklinde yazı bulunduğu anlaşılmış ise de, istinaf ilamında da belirtildiği üzere davacının söz konusu çeki 27.03.2017 tarihinde vermek suretiyle protokoldeki 40 günlük süreden sonra verdiği, davacıların Kazakistan'da kurdukları şirketin ve davalının da taraf olduğu 10.03.2017 tarihli  Satın Alma Sözleşmesinin bulunduğu ve ayrıca mail yazışmaları değerlendirildiğinde taraflar arasında Kazakistan'da kurulacak şirket için işlemlere başlandığı ve ... ...'nin Kazakistan/Almaty adresinin olduğu hakkında yazışmalar olduğu gibi 5 adet ihracat beyannamesinde ihracatçı/göndericinin ... ... olduğu, ithalatçının ise ... ... Kazakistan olduğunun anlaşıldığı bu suretle taraflar arasında protokolde anlaşılan şekilde bir ticari ilişkinin başladığı ve kurulduğu anlaşıldığından söz konusu çekin  prokolde imzalanması kararlaştırılan sözleşmenin imzalanmasının bir teminatı olarak verildiğinin ve bu sözleşmenin imzalanmadığının dolayısıyla çekin bedelsiz olduğunun/kaldığının davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmıştır. 12.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çek yönünden, çekin fotokopisinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığı, bunu iddia eden davacının bunu ispatla yükümlü olduğu, illetten mücerret olan kambiyo senedinin düzenleniş amacının yazılı kesin deliller ile ispatlanması gerektiği ancak  kıymetli evrakın teminat olarak verildiği usulüne uygun deliller ile ispatlanamadığı anlaşılmıştır. 01.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 200.000 TL tutarlı çek yönünden, çekin fotokopisinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunduğu, ancak çekin hangi ilişkiye dayanılarak verildiğinin ve şartlarını açık bir şekilde yazılmadığı, dolayısıyla senedin teminat senedi olarak verildiğini hususunun usulüne uygun yazılı ve kesin deliller ile ispatlanamadığı anlaşıldığından açıklanan tüm gerekçelerle davacının davalarının reddine\" karar verilmiştir.<br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; <br>-Müvekkili ile davalı arasında sözleşmenin mevcut olduğu tespiti neticesinde davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu,  Davalı tarafından sunulmuş olan 03.01.2017 tarihli ön protokolün 2. Maddesinde; özetle; “...Marka (Davalı ...Ş.), Almaty’de yer alan iki ...mağazasının devir işlemlerini gerçekleştirecek ve ... Kazakistan şirket kuruluş işlemlerini gerçekleştirecektir. Bu işlemlerin tamamlanmasının akabinde ... ... Sözleşmesi imzalanacak, bu süreç işbu Ön Protokol tarihinden itibaren en geç 40 gün sürecektir. Tarafların yükümlülüklerine yerine getirmemesi halinde bu Ön Protokol hükümsüz kalacaktır.” hükmü yer aldığını,  Müvekkili şirket ile ilgisi olmayan dava dışı şahıslar ile davalı şirket arasında imzalanmış olan protokolde, 40 günlük süre içeriğinde belirtilen şartların yerine getirilmemesi durumunda ön protokolün hükümsüz olacağı kesin olarak kararlaştırılmış olduğunu, bu süre içerisinde belirtilen işlerin yapılmaması sebebiyle ön protokolün kendiliğinden hükümsüz kaldığını, ayrıca, davalı yine ön protokolün geçerlilik şartlarından olan 40 günlük süre içerisinde imzalanmış olan herhangi bir ... ... Sözleşmesini de dosyaya sunamadığını, buna rağmen yerel mahkemece iddialarının ispatlanamadığından bahisle davaların reddine karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,, -Ön protokolün 2. maddesindeki şartların gerçekleşmemesi sebebiyle ön protokolün hükümsüz olduğunu,  buna rağmen, ön protokol geçerli kabul edilse dahi, bu ön protokolün müvekkili ile davalı arasında hangi hukuki nedenle bayilik sözleşmesi yerine geçebileceği yönündeki tespite anlam veremediklerini, kabul manasına gelmemek kaydıyla, bir an için söz konusu ön protokolün geçerli olduğunu kabul etsek dahi, salt müvekkili şirket yetkilisi tarafından ve şahsen imzalanan ... bu protokolün müvekkili açısından bağlayıcılığı olsa olsa, Kazakistan’da kurulacak olan şirketin borçlarına kefil sıfatıyla ön protokolün 17. maddesinde belirtilen teminat yükümlülüğünün müvekkili şirket tarafından üstlenilmesi noktasında olacağını, zorlama yorum ile elde edilecek sonuçta dahi bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği şekilde TBK’ da kefalet sözleşmesine ilişkin hükümlerde belirtilen şartların sağlanıp sağlanmadığı araştırılmadan müvekkili şirket ile davalı arasında kayıtsız şartsız bir borç ilişkisinin varlığının tespitinin fevkalade hukuka aykırı olduğunu, -Müvekkili şirketin borçtan sorumlu olabilmesi için davalı şirketin alacaklı olduğunu iddia ettiği bedellerin temelini oluşturan malların müvekkili şirkete teslim edildiğinin ispatının davalının sorumluluğunda olduğunu,-Müvekkili şirketin Kazakistan’da bulunan şirketin borcundan sorumlu tutulabilmesi için ayrıca irdelenmesi gereken hususlar bulunduğunu, davalı şirketin, dosya kapsamına Kazakistan’da bulunan ... Tic. ...’ ye kesmiş olduğu bir takım faturalar sunduğunu ve bu şirketten alacaklı olduğunu iddia ettiğini, bilirkişi heyetinin ise işbu faturaları dahi incelemeksizin yalnız 21.08.2018 tarihli bilirkişi raporundaki tespitleri alıntılayarak tespitlere yer verdiğini,  hükme esas alınan bilirkişi raporunda bilirkişi söz konusu dava dışı şirketin kayıtlarını incelemeden bu yönde tespit yapma yetkisine sahip olmadığını, salt fatura kesilmesi alacağın varlığının ispatı için yeterli olmayıp davalının akdi ilişkiyi ve alacağı başkaca delillerle ispat etmesi gerektiğini,  bu husus araştırılmadan bilirkişi tarafından önceki raporda yer alan hususların kopyalanarak  tarafların ticari kayıtlarının birbiriyle uyuşup uyuşmadığı tespit edilmeden alacağın varlığına yönelik tespit yapmasının açıkça hukuk aykırılık teşkil ettiğini,  ön protokol hükümlerinin halen müvekkili açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilse dahi, müvekkili şirketin Kazakistan’ da kurulmuş olan ... ... ...’ nin ön protokolün 17. Maddesi gereği teminat vermek borcunu üstlendiğini ve ...  Ltd. Şti.’ nin bu edimini yerine getirmesine kefil olduğunu, söz konusu var olduğu iddia edilen borçtan sorumlu tutulabilmesi için TBK m. 581 vd. belirtilen şartların gerçekleşmesi ve alacaklının en azından kefil ile beraber aynı anda asıl borçludan da talepte bulunması gerekeceğini, Müvekkili ile davalı arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki bulunmadığını, ön protokolün 17. maddesi gereği teminat verme borcunu üstlenmiş olduğunu kabul edilse dahi müvekkilinin tüm borçtan sorumlu tutulmasının da hukuka aykırı olduğunu, Müvekkilinin sadece 17. maddede belirtilen ve teminat bedeli olan 300.000,00 TL’ lik tutardan sorumlu tutulabileceğini, davalı yanca dosyaya ticari defterler sunulmadığını, hükme esas alınan raporda bilirkişinin bozma öncesi bilirkişi raporundaki tespitlere dayalı olarak alıntılamalar ile değerlendirme yaptığını, -Bilirkişi Raporunun, yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan hazırlandığını, gerekçeli, açıklamalı ve denetime elverişli olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını, -19.02.2020 tarihli Bilirkişi Raporunda açıkça müvekkilinin haklılığı kanaat edilmişken işbu hükme esas alınan raporda tam tersi tespitlerde bulunulmuş olduğunu, raporlar çelişkili olup işbu husus bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını gösterdiğini, çelişkinin giderilmesi gerektiğini, kararın bu nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 01.04.2018 keşide tarihli 300.000 TL bedelli ... nolu, 12.09.2018 tarih ... no’lu 300.000 TL bedelli ve 01.09.2018 keşide tarihli ... no'lu 200.000 TL bedelli çeklerden dolayı açılan menfi tespit davası olup, davacı tarafça çeklerin geçersiz kalan bir ön sözleşmeye teminat olarak verildiğini ileri sürerek borçsuzluğun tespitini talep ettiği, davalı tarafın ise bayilik sözleşmesinin kurulduğunu,  çeklerin davacı ve davalılar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında verildiğini ve davacı tarafın borçlu olduğunu savunmuştur. <br>Davacı tarafça, asıl ve birleşen davanın konusu oluşturan çeklerin,  03.01.2017 tarihlide protokole istinaden alındığını, bu protokolde belirtilen ve taraflar arasında daha sonra imzalanacak bayilik sözleşmesinin teminatı olarak alındığını ancak taraflar arasında bayilik sözleşmesinin imzalanmadığını ve çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek menfi tespit isteminde bulunulmuş, davalı tarafça ise, taraflar arasında bayilik sözleşmesinin kurulduğu,  10/03/2017 tarihinde Franchaise Sözleşmesi imzalandığı, 27.03.2017 tarihinde 300.000 TL'lik ilk çekin davalıya teslim edildiği, Kazakistan'a ilk ürün sevkiyatının 30.03.2017 tarihinde yapıldığını ve bu sevkiyat kapsamında 03.04.2017 tarihinde ilk fatura kesildiği, çeklerin davacı ve davalılar arasındaki sözleşmesel ilişki kapsamında verildiği ve davacı tarafın borçlu olduğu belirtilerek davanın reddi savunulmuştur. <br>21/09/2018 tarihli SMMM raporu ile taraf defter ve belgeleri üzerinden inceleme yapılmış tarafların beyanları, takip dosyası, deliller ve tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucunda, takdirin Sayın Mahkemenizin görev alanına ait olduğu bir kez daha işaret suretiyle; e-mail yazışmaları, taraf defter kayıtları ile bu kayıtların yasal dayanağı olan ticari belgeleri yukarıdaki Özün Önceliği kavramına göre, Davacı ile Davalı arasında yine yukarıda söz edilen \"Ön Protokole” göre bayilik sözleşmesi bulunduğu,Bu bayilik kapsamında ise, Davalı Şirketin kayıtlarına göre, Davacının, Davalıya 305.982,98 USD borcunun bulunduğu şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.19/02/2020 tarihli sözleşme konusunda uzmanlığı bulunan bilirkişi ,taşıma konusunda uzman  bilirkişisi ve SMMM bilirkişisi tarafından heyet halinde tanzim edilen bilirkişi  raporu ile;  \"Dosyada mübrez belgelerden ... ... AŞ ile ..., ... ve ... arasında İmzalanan 03.01.2017 tarihli Ön protokolün de... tarafından Kazakistan'da şirket kuracakların (...), markanın (... AŞ) franehise sözleşmesi ile distribütöre ... mağazacıların tek yetkili satıcılığını vereceği, distribütörün markaya 300.000 TL teminat mektubu veya teminat çeki düzenleyeceği. Kazakistan'da ... ... firmasının 06.03,2017 tarihinde kurulduğu davalının 2017 yılında ... ... firması adına fatura düzenlemiş olduğu, davalının 30,03.2017, 23.06.2017 tarihlerinde ... Ticarct ... firmasına mezkur ürünleri göndermiş olduğu (Gümrük Beyannamesi), 04,08.2017 tarihli Gümrük Beyannamesi ile ... Semti firmasına ürünlerin gönderildiği, ... tarafından ... AŞ lehine 12.09.2018 tarih ... no’lu 300.000 TL bedelli. 01.04.2018 tarih ... no’lu 300.000 TL bedelli, ... tarafından ... no’lıı 01.09.2018 keşide tarihli 200.000 TL bedelli çeklerin düzenlenmiş olduğu, taraf yetkililerinin e-mail yazışmalarından ve gümrük beyannamelerinden mezkur markalı ürünlerin davacıya Kazakistan'da teslim edilmek üzere gönderildiği davacı şirket ve ... tarafından davalı şirket lehine üç adet 300.000 TL, 300.000 Tl- vc 200.000 TL bedelli çek keşide edildiği, T. ... Bankasına ait ... no’lu 300.000 TL bedelli OL04.2018 keşide tarihli senet için davalı şirketin bayilik sözleşmesinin teminatı olarak 27.03.2017 tarihinde çeki elden aldığına dair. T. ... Bankasının 01.09.2018 keşide tarihli 200.00 TL bedelli davalı lehine düzenlenen çekin teminat olarak tanzim edildiğine ilişkin yazının çeki keşide eden ... tarafından yazılıp imza edildiği, asıl davada davacının şimdilik ... no'lu 01.04.2018 keşide tarihli çeklen dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ettiği belirlidir...Bu hale göre Ön Sözleşmenin imzalanmasını takiben 40 günlük süre yaklaşık 13.02.2017 tarihinde sona ermiş, dava dışı ... Ticareı ... 01.03.2017 tarihinde kurulmuştur. Şirketin kuruluşundan sonra da davalı ile ... ... arasında ... sözleşmesi imzalandığına dair dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Yani Ön Sözleşme m.2’de Şarı edilen iki hususta süresinde gerçekleşmemiş ön sözleşme hükümsüz kalmıştır..\" şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür.25/02/2025 Tarihli Bilirkişi  Raporu ile; \"A) Davacı şirkete ait 2017 yılı ticari defterleri incelenmiş olup, buna göre noter açılış tasdikine tabi olan Yevmiye, Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdikleri ile yine noter kapanış tasdikine tabi olan Yevmiye defterlerinin kapanış tasdiklerinin 6102 sayılı TTK madde 64 ve 6100 sayılı HMK madde 222'ye göre yasal sürelerinde onaylatılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının da  Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğleri ve Tek Düzen Hesap Planı'na uygun olarak tutulmuş olduğu, Davacıya ait 2017 yılı ticari defterlerde, davalı şirkete vermiş olduğu 01.04.2018 vadeli 300.000,00-TL. Tutarlı çekin ve 12.09.2018 vadeli 300.000,00-TL. Tutarlı çekin, ticari defterlerde kayıtlı olduğu, 31.12.2017 tarihli yevmiye defteri kapanış fişinde de davalı şirketin 126 NOLU Verilen Depozito ve Teminatlar hesabının altında 126.01.0001 nolu ... ... A.Ş. Hesabında 600.000,00-TL. ... ... A.Ş. Borcu olarak görünmekte olduğu, Yukarıda düzenlemiş olduğum tablodan da görüleceği üzere, çeklerin ticari defterlerdeki kayıt tarihi göz önünde bulundurulduğunda, davacı şirket tarafından davalı şirkete verilen çeklerden 01.04.2018 vadeli  ... nolu 300.000,00-TL.'lık çekin 23.03.2017 tarihinde ve 12.09.2018 vadeli  ... nolu 300.000,00-TL.'lık çekin ise 17.09.2017 tarihinde düzenlendiğinin değerlendirildiği, B)Dava dosyasına sunulmuş olan 03.01.2017 tarihli ön protokol incelenmiş olup, işbu ön protokolün taraflar arasında imzalanacak olan ... ... Sözleşmesi'nin ön protololü olarak, ... \"Marka\" sahibi ... ... A.Ş. İle Kazakistan'da \"Distiribütör\" (Bayi) olarak kurulacak şirketin ortakları olarak ..., M.... ve ... arasında imzalandığı, ....tarafınca yapılan incelemede, 03.01.2017 tarihi itibariyle ön protokolde imzası bulunan ...'ın davacı ... .... Ltd.Şti.'nde %95 hisse ve 522.500,00-TL. Sermaye payı ile ortak olduğu, İŞBU ÖN PROTOKOLDE;\"Ön protokol imzalandıktan sonra \"...\" marka sahibi ... ... A.Ş. Tarafından Almaty'de yer olana 2 ... mağazasının devir işlemleri gerçekleştirilecek ve Distiribütör tarafından Kazakistan'da şirket kuruluş işlemleri gerçekleştirilecektir. Bu işlemlerin tamamlanmasının akabinde derhal ... ... Sözleşmesi karşılıklı olarak imzalanacaktır. Bu süreç işbu ön protokol tarihinden itibaren en geç 40 (kırk) gün sürecektir. Tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde işbu ön protokol hükümsüz kalacaktır.\" \"Distiribütör 300.000,00-TL. Tutarında teminatı (Teminat mektubu veya teyitli teminat çeki) marka sahibine sunmakla yükümlüdür.\"şeklinde hükümler bulunduğu, C) Dosyada bulunan ön protokol ve e maillerden anlaşıldığı üzere, ön protokolde ön görülen en geç 40 günlük süreçte ... Sözleşmesi'nin imzalanmadığı, buna rağmen ön protokol gereği davacı şirket tarafından davalı şirkete verilmesi gereken teminat çekinin/çeklerinin davalı şirkete verilmiş olduğu, ön protokolde yazıldığı şekilde Kazakistan'da şirket kuruluşunun yapılmış olduğu, e mail yazışmalarında davalı şirket yetkilisi tarafından hazırlanan malların Kazakistan'da kurulan ... ... firmasına sevk edilmeye başlandığının davacı ...'a bildirilmekte olduğu, taraflar arasında bayilik ilişkisinin kurulup kurulmadığı hususunda nihai takdirin Sayın Mahkeme'ye ait olduğu\" beyan edilmiştir.<br>26/08/2025 Tarihli Bilirkişi Heyet Raporunda; \"...1-) 25.02.2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; “Davacıya ait 2017 yılı ticari defterlerde, davalı şirkete vermiş olduğu 01.04.2018 vadeli 300.000,00-TL. Tutarlı çekin ve 12.09.2018 vadeli 300.000,00-TL. Tutarlı çekin, ticari defterlerde kayıtlı olduğu, 31.12.2017 tarihli yevmiye defteri kapanış fişinde de davalı şirketin 126 NOLU Verilen Depozito ve Teminatlar hesabının altında 126.01.0001 nolu ... ... A.Ş. Hesabında 600.000,00-TL. ... ... A.Ş. Borcu olarak görünmekte olduğu değerlendirmesinin yapılmış olduğu,  <br>2-) Davalı yana ait ticari defterlerin inceleme için sunulmamış olduğu,   21.08.2018 Tarihli Bilirkişi Raporuna göre, Davalı şirket ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defterlerin HMK.222. maddesi gereğince sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, Takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Davalının kayıtlarına göre Kazakistan/Almaty mukimi ... Tic.... şirketinin Davalı şirkete 305.982,98 USD Borcu bulunmaktadır olarak değerlendirme yapılmış olduğu görülmekte olduğu,  <br>3-) Dava konusu çeklerden 01.04.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çekin Türkiye ... Bankası tarafından Sayın Mahkemeye 03.04.2018 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında, takas merkezine davalı ... tarafından ibraz edilen çeke ödemeden men blokesi konulmuş olduğu açıklanmış olduğu,  <br>4-) Davacı yan tarafından dosyaya sunulu belgeye göre, Dava konusu çeklerden 01.04.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çekin, davalı yan tarafından “... Tic. Şirketi ile yapmış oldukları Bayilik Sözleşmesinin teminatı olarak başka hiçbir amaçla kullanmamak üzere 27.03.2017 tarihinde elden teslim aldım.” Açıklaması yazılarak ve kaşe basılıp imzalanarak teslim alınmış olduğu görülmekte olduğu,  <br>5-) Dava konusu çeklerden 12.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çekin Türkiye ... Bankası tarafından Sayın Mahkemeye 05.10.2018 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında işbu çekin 19.09.2018 tarihinde ... ... LTD.ŞTİ. tarafından ibraz edilmiş olduğu açıklanmış olduğu, Çek incelendiğinde çekin karşılığının olmadığı, Sayın Mahkemenin 11.09.2018 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir kararı konulmuş olduğu, bu yüzden üzerinden işlem yapılmamış olduğu açıklanmış olduğu, ... Bankası cevap yazı ekinde dosyaya sunulu 25.08.2017 tarihli ... Sayılı ... Sicil Gazetesine göre ... ... LTD.ŞTİ.şirketi kurucusunun ... ... olduğu tespit edilmiş olduğu,  6-) 01.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 200.000 TL tutarlı çekin Türkiye ... Bankası tarafından Sayın Mahkemeye 07.09.2018 tarihinde gönderilmiş cevap yazısında, işbu çekin 07.09.2018 tarihinde davalı ...Ş. tarafından ibraz edilmiş olduğu, ...’ın hesabına bağlı 524930 no.lu çek ile ilgili Sayın Mahkemenin ödeme yasağı kararının kayıtlarına işlenmiş olduğu açıklanmış olduğu, Çek incelendiğinde, ilgili çekin keşidecisi ... tarafından çekin arkasına “bu çek teminat olarak tanzim edilmiştir.” Yazılarak imzalanmış olduğu ve Bakırköy 5.Asliye ... Mahkemesinin 31.08.2018 tarihli kararı gereği ödemeden men kararı olduğundan herhangi bir işlem yapılmamıştır olarak açıklama yapılmış olduğu tespit edilmiş olduğu,  <br>7-) Dosyaya sunulu Ön Protokolün, ... ... A.Ş ile ..., M. ..., ... arasında 03.01.2017 tarihinde imzalanmış olduğu, Protokolde, “Bundan böyle ... ... AŞ, 'Marka', ..., M. ... ve ... tarafından Kazakistan'da kurulacak Şirketin ise '...' olarak anılacağı, Kazakistan'da kurulacak Şirket ortakları tarafından imzalanan işbu Ön Protokolünün, Şirket kurulumu sonrası Şirket için de bağlayıcı olacağı kararlaştırılmış olduğu görülmekte olduğu, (25.02.2025 tarihli Bilirkişi raporunda ön protolde imzası bulunan ...’ın davacı ...…Ltd.Şti.nde %95 hissesi ve 522.500,-TL serpaye payı ile ortak olduğu değerlendirilmiş olduğu görülmüştür.) \t Ön Protokol’ün 1.Maddesi, “Ön Protokol, taraflar arasında imzalanacak olan '... ... Sözleşmesinin ön protokolü olup bağlayıcılığı bulunmaktadır.”  Ön Protokol’ün 2.Maddesi, “Ön Protokol imzalandıktan sonra Marka Almaty'de yer alan 2 ... mağazasının devir işlemlerini gerçekleştirecek ve ... Kazakistan Şirket kuruluş işlemlerini gerçekleştirecektir. Bu işlemlerin tamamlanmasının akabinde derhal '... ... Sözleşmesi karşılıklı olarak imzalanacaktır. Bu süreç işbu Ön Protokol tarihinden itibaren en geç 40 (kırk) gün sürecektir. Tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde bu Ön Protokol hükümsüz kalacaktır.”  Ön Protokol’ün 17.Maddesi, “... 300,000,- TL (üç yüz bin Türk Lirası) tutarında teminatı (Teminat Mektubu veya Teyitli Teminat Çeki) Marka'ya sunmakla yükümlüdür.”  Ön Protokol’ün 18.Maddesi “Bu garantinin sağlanmasından sonra Marka, ...' e alacağı ürünlerden dolayı ödemesi gereken bakiyeyi 90 gün süre ile vadelendirecektir.” Ön Protokol’ün 19.Maddesi “Vadesi gelen tüm ödemelerin ... tarafından gününde yapılması gerekmektedir, vadesi geçen tüm borçları Marka dilediği zaman başka bir ihtara gerek duymadan yasal faizleri ile beraber tahsil etme karşılığında teminat bozdurma hakkına sahiptir.” 8-) Dosyaya tercüme edilmiş hali dosyaya sunulu Satın Alma Sözleşmesinin 10.03.2017 tarihli düzenlenmiş olduğu, sözleşmede, “Sözleşmenin “İŞBU SATIN ALMA SÖZLEŞMESİ (\"Sözleşme”); 10.03.2017 tarihinde bir tarafta ... & ... (...) (Satıcı ya da \"... Alan”) ile diğer tarafta ... ... AŞ. / ... (\"... ...”) ve ... ...  ... (Alıcı ya da \"... Alan”), bundan sonra \"Taraflar” olarak anılacaktır, arasında yapılmıştır.” Olduğu belirtilmiş olduğu,   9-) Davacı yan tarafından davalı şirkete, konusunun “Bayilik sözleşmesi imzalanmadığının ihtaren bildirilmesi ve bayilik sözleşmesinin teminatı olarak verilen Toplam tutarı 600.000,-TL olan 2 Adet 300.000 TL’lik çekin iadesi hakkında ihtarnamedir.” Olan  26.03.2018 tarihinde Beşiktaş 19.Noterliği ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğu,  10-) Davalı ... tarafından davalı şirkete, konusunun “01.09.2018 keşide tarihli ... numaralı 200.000 TL tutarlı ... Bankası Teminat çekinin iadesi” Olan  28.08.2018 tarihinde Bakırköy 47.Noterliği ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olduğu,  11-) Gönderici/ihracatçısının davalı ...Ş., alıcı,ithalatçının davacı ... ... KAZAKİSTAN olan 5 Adet ihracat beyannamesi olduğu, ihracat bedelleri toplamının 365.982,98 USD olduğu, beyannamelerde ödeme şekillerinin “mal mukabili” teslim şekli olduğu,   12-) Ön protokolde, protokol imzalandıktan sonra ...’in Almaty’de yer alan 2 ... mağazasının devir işlemlerini gerçekleştireceği ..., M. ... ve ... tarafından Kazakistan'da kurulacak Şirketin ise Kazakistan şirket kuruluş işlemlerini gerçekleştireceği ve bu işlemler tamamlandıktan sonra “... ... Sözleşmesi”nin akdedileceği, bu sürecin protokol imzalandıktan itibaren en geç 40 gün süreceği belirtildiği, ...’ün, Marka’ya 300.000,-TL tutarında teminat vermesi gerektiği,  13-) Taraflar arasında ön protokolün akdedilmesinden 40 gün sonra imzalanmış “... ... Sözleşmesi”ne rastlanılamadığı,  mail yazışmaları değerlendirildiğinde; taraflar arasında Kazakistan/Almaty’de ... ... şirketi için işlemlere başlandığı, ... ...’nin Kazakistan/Almaty’de adresinin olduğu hakkında yazışmalar olduğu görüldüğü, heyetimiz teknik üyesince gönderici/ihracatçısının davalı ...Ş., alıcı, ithalatçının davacı ... ... KAZAKİSTAN olduğu 5 adet ihracat beyannamesinin toplam ihraç bedelinin 365.982,98 USD olduğu tespit edildiği, 21.08.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda “davalının kayıtlarına göre Kazakistan/Almaty mukimi ... Tic. ... şirketinin Davalı şirkete 305.982,98 USD Borcu bulunmaktadır” sonuç ve kanaatine varıldığı, hâl böyle olunca dosya münderecatından tarafların iradesinin ön protokoldeki ... verilmesi/alınması açısından birleştiği ve huzurdaki davanın tarafları arasında bir sözleşmenin mevcut olduğu kanaatine ulaşıldığı,  14-) 01.04.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çek yönünden; bahse konu çek üzerinde de bayilik sözleşmesine istinaden verildiği yazıldığı dolayısıyla senedin verilme nedeni olan temel ilişkiye bağlı olarak ilgili senedin teminat amacıyla verildiğinin ifade edilebileceği,   15-) 12.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çek yönünden; bahse konu kıymetli evrakın fotokopisinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh; kıymetli evrakın hangi ilişkiye dayanılarak verildiği ve şartlarının açık bir şekilde yazılmadığı, dolayısıyla kıymetli evrakın teminat olarak verildiği ispatlanamadığından kambiyo taahhüdünün bağımsızlığı ilkesi gereği kıymetli evrakın verilme nedeni olan temel ilişkiye bağlı olmadan kıymetli evrakın tanzim edildiğinin ifade edilebileceği,  16-) 01.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 200.000 TL tutarlı çek yönünden; bahse konu çekin fotokopisinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerhe rastlandığı, ancak çekin hangi ilişkiye dayanılarak verildiğini ve şartlarını açık bir şekilde yazılmadığı, dolayısıyla senedin teminat senedi olarak verildiğini ispatlanamadığından kambiyo taahhüdünün bağımsızlığı ilkesi gereği senedin verilme nedeni olan temel ilişkiye bağlı olmadan kıymetli evrakın tanzim edildiğinin ifade edilebileceği\" belirtilmiştir. Davalı ... AŞ ile ..., ... ve ... arasında imzalanan 03/01/2017 tarihli ön sözleşmede; ... v.d.leri Kazakistan'da bir şirket kurmayı, davalının ise  kurulacak bu şirkete sahibi olduğu ''...'' markasının bayilik ve satış hakkının vermeyi  ve ürün göndermeyi taahhüt ettiği, bu sürecin ön protokol tarihinden itibaren 40 gün içinde gerçekleştirileceği, tarafların yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde bu ön protokolün hükümsüz kalacağının düzenlendiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça 01/03/2017 tarihinde  .... Ltd. Şti'nin kurulduğu, 10/03/2017 tarihinde Franchaise Sözleşmesi imzalandığı, 27.03.2017 tarihinde 300.000 TL'lik ilk çekin davalıya teslim edildiği, Kazakistan'a ilk ürün sevkiyatının 30.03.2017 tarihinde yapıldığını ve bu sevkiyat kapsamında 03.04.2017 tarihinde ilk fatura kesildiği iddia edilmiştir.Bedelsizlik iddiası TTK  m.687  maddesi anlamında bir kişisel def'î olduğundan düzenleyen tarafından kural olarak ancak senet lehtarına karşı ileri sürülebilir, başvuran hamile karşı ileri süremez meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.Zira kambiyo senetlerinde geçerli olan mücerretlik (soyutluk) ilkesi gereğince, temel alacağın mevcut olmaması veya geçersiz olması, kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo  senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. İhdas nedeni belirtilen  senedin talil edilmesi halinde bu iddianın yazılı delil ile kanıtlanması gereklidir. Senedin teminat amaçlı verildiğinin kabul edilebilmesi için, neyin teminatı olarak verildiğinin senet metninden  veya 2004 Sayılı Kanun'un 169/a maddesinde öngörülen bir  belge ile teminat senedi olduğunun kanıtlanması gerekir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2010 tarihli ve 2010/19-67 E., 2010/99 K.;  28.03.2018 tarihli ve 2017/12-1140 E., 2018/563 K.; 11.02.2020 tarihli ve 2017/12-743 E., 2020/129 K. ile 15.09.2020 tarihli ve 2017/12-269 E., 2020/591 K. sayılı kararları) . Bononun teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılamıyor ise İİK’nın 169/a maddesi kapsamında bononun sözleşme ile bağlantısı kanıtlanmalıdır. Sözleşmede senedin vade, tanzim tarihi ve miktarlarına açık bir şekilde atıf bulunmalıdır. Davacı imzası inkar edilmeyen  dava konusu bononun  teminat amaçlı verildiğini, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek  bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında  kambiyo senedine bağlı   temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği  borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın  ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190   maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Davacı taraf çeklerin teminat çeki olduğunu iddia etmiş olup, çeklerin teminat fonksiyonu olup olmadığı ve ön protokol kapsamında verildiğini ispat etmek zorunda olup, dava dilekçesi ve beyanları incelendiğinde, ön protokolün 03/01/2017 tarihinde yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, çeklerin ise davalı tarafa 27/03/2017 tarihinde verildiğinin her iki taraf beyanı ile sabit olduğu, buna göre çeklerin ön protokol tarihinde değil,  ön protokolde belirlenen 40 günlük süre geçtikten sonra verilmiş olduğu, davacı her ne kadar 40 günlük sürenin aşıldığı ve sözleşmenin kurulmadığı iddiasında ise de, 40 günden sonra davacının bu süreyi bilerek çekleri verdiği anlaşılmakla ön protokolde belirlenen süreyi kendi isteği ile bertaraf ettiği, bu nedenle bu süreyle bağlı olmadığının kabul edilmesi gerektiği ve bilirkişi raporlarında da ön protokole taraflar arasında kurulması öngörülen bayilik ilişkisinin kurulduğu görüşünün belirtildiği, buna göre Dava konusu çeklerden 01.04.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çekin, davalı yan tarafından “... Tic. Şirketi ile yapmış oldukları Bayilik Sözleşmesinin teminatı olarak başka hiçbir amaçla kullanmamak üzere 27.03.2017 tarihinde elden teslim aldım.” açıklaması yazılarak ve kaşe basılıp imzalanarak teslim alınmış olduğu, bu çekin teminat çeki olduğunun sabit olduğu ve Davalı ... AŞ ile ..., ... ve ... arasında imzalanan 03/01/2017 tarihli sözleşmeye istinaden  Kazakistan/Almaty’de ... ... şirketi için işlemlere başlandığı, ... ...’nin Kazakistan/Almaty’de adresinin olduğu hakkında yazışmalar olduğu görüldüğü, gönderici/ihracatçısının davalı ...Ş., alıcı, ithalatçının davacı ... ... KAZAKİSTAN olduğu 5 adet ihracat beyannamesinin toplam ihraç bedelinin 365.982,98 USD olduğu tespit edildiği, 21.08.2018 tarihli Bilirkişi Raporunda da davalının kayıtlarına göre Kazakistan/Almaty mukimi ... Tic. ... şirketinin Davalı şirkete 305.982,98 USD borcu bulunduğunun tespit edildiği,  Ön Protokol’ün 19.Maddesi “Vadesi gelen tüm ödemelerin ... tarafından gününde yapılması gerekmektedir, vadesi geçen tüm borçları Marka dilediği zaman başka bir ihtara gerek duymadan yasal faizleri ile beraber tahsil etme karşılığında teminat bozdurma hakkına sahiptir.\" hükmünün bulunduğu,  taraflar arasındaki ön protokolün 19. Maddesine göre davalının teminatı bozdurma hakkını kullanabileceği, davacının bu çekten dolayı sorumlu olduğunun kabulü verilen kararda aykırılık bulunmadığı, 12.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 300.000 TL tutarlı çek yönünden; bahse konu kıymetli evrakın fotokopisinde teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir şerh bulunmadığı, senedin illetten mücerret olması ve teminat çeki olduğunun kanıtlanamaması nedeniyle menfi tespit davasının reddine karar verilmesinde aykırılık bulunmadığı, 01.09.2018 keşide tarihli ... No.lu 200.000 TL tutarlı çekte teminat kaydı bulunmakla birlikte  neyin teminatı olduğunun açıklanmadığı, davacı her ne kadar dava konusu çeklerin teminat çeki olarak verildiğini  iddia etmiş ise de, bu iddiasını ispata yarar bilgi, belge ve delilin dosyaya yansımadığı, taraflar arasındaki borç ilişkisi senede bağlandığından, senede karşı senetle ispat kuralı gereği senetlerin bedelsiz olduğunun kesin delillerle ispat edilmesi gerektiği, çek ödeme aracı olup, ticari olarak çekin kural olarak mevcut bir borcun tediyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacı vekilinin dosyaya iddiasını kanıtlayacak mahiyette yazılı ve kesin delil sunamadığı, dolayısıyla ispat yükü üzerinde olan davacının bu iddiasını ispatlayamadığı, davacı taraf davasını kesin delillerle ispat edemediğinden verilen kararda aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye ... Mahkemesi'nin 15/09/2025 tarih ve 2024/452 E., 2025/859 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından asıl ve birleşen davalara yönelik yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2- Asıl Dava yönünden davacı tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1826,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.094,20-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>3- Birleşen Bakırköy 7 ATM. 2018/828 E.sayılı dava yönünden davacı tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1826,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.094,20-TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>4-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,<br>7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"45ab2a1c964b2ce2","SID":"908abbebcc9cd1ed"}}