{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1679 <br>KARAR NO\t\t: 2026/240<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2025<br>NUMARASI\t\t: 2022/773 E. 2025/673 K. <br>DAVANIN KONUSU\t: İstirdat<br>KARAR TARİHİ\t: 12.02.2026 <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 12.02.2026<br>\t\t\t      <br>\tİzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04.07.2025 tarih 2022/773 E. 2025/673 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye...... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Davacı vekili, müvekkilinin .... isimli bir esnafa ihtiyaç kredisi olarak 5.000,00 TL ye kefil olduğunu, kredi akdinin 2004 yılma dayandığını, müvekkilinin rızası dışnda ve imzası olmadan limit artırımları olduğunu ve en sonunda bankadan alacağı tem'ik alan davalı ..... Aş. İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2012/6168 E. Sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ancak takipten sonra müvekkiline ödeme emrinin tebliğ edilmediğini, bunun yerine müvekkili aleyhine diğer borçlu/kefillerle birlikte ihtiyati haciz kararı alındığını ve karar uyarınca da maaşına ihtiyati haciz uygulandığını müvekkilinin süresi içinde bu takibe itiraz ettiğini, ancak alacaklı tarafından süresinde itirazın kaldırılması yoluna gidilmediğini, dava açılmadığını, bu nedenle ihtiyati haczin hükümsüz hale geldiğini, ancak itiraz ve ihtiyati haczin hükümsüz kaldığına dair beyanlarından sonra icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına ancak haczin devamına karar verildiği için bu kararın iptali amacıyla taraflarınca memur muamelesini şikayet yoluna gidildiğini, İzmir 6.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/59 E. 2015/141 K. Sayılı dosyasında ihtiyati haciz kararı nedeniyle daha önceden borçlunun maaşına haciz konulduğu için bu haczin itiraz nedeni ile kaldırılması gerekmez denilerek davalarının reddedildiğini, bunun üzerine ihtiyati haciz hükümsüz kaldığından konulan hacizlerin haksız olduğundan ve maaş haczinin kaldırılarak ödenen meblağın iadesi ve kararın bozulması talepli temyizinin Yargıtayca kabul edidiğini, kararın bozulduğunu, Yargıtay'ın bozma kararında davalı tarafından itiraz üzerine süresinde dava açılmadığından ötürü ihtiyati haczin hükümsüz olduğuna değindiğini, bu nedenle müvekkilinden hükümsüz ihtiyati hacze dayanılarak haksız yere icra baskısıyla para tahsilatı yapıldığını, müvekkilinin Yargıtay kararı sonrasında İzmir 5. İcra Müdürlüğünden 2016/14153 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatmışsa da davalı tarafın bu takibe de itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle icra takibi baskısı ile dosya borcunu ödeyen müvekkilinin ödemiş olduğu 18.100,00 TL'nın 31/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek (davalı tarafından icrada işletilen oranda) faiziyle birlikte iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmeslne karar verilmesini  tatep ve dava etmiştir. <br>\tCEVAP : Davalı vekili, istirdat davası açılabilmesi için borçlunun İcra takibine itiraz etmemesinin ön koşul olduğunu  fakat celp edilen icra dosyasından anlaşılacağı üzere borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, ayrıca borçlunun dayanak aldığı icra mahkemesi kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, bu nedenle davacının müvekkili şirkete borcu bulunmakta iken ve iş bu borcuna mahsuben tahsil edilen bedeller konusunda iş bu davayı açma hakkının mevcut olmadığını, davacının icra dosyası için ödemiş olduğu tutarları icra kuvvetinin tehdidi ve baskısı altında değil, kendi rızası ile ödediğini, bu nedenlerle kanuna, usule aykırı açılan davanın reddine, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN ÖNCEKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı temlik eden .... A.Ş ile dava dışı .... arasında 04/05/2004 tarihinde imzalanan ticari kredi niteliğindeki  genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aldığı, kredi limitinin 5000 TL olduğu ve kefaletin süresiz olarak verildiği, asıl borçlu tarafından borcun ödenmemesi nedeniyle davacı hakkında İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2012/6168 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, davacının icra tehdidi nedeniyle icra dosyasında yapılan hesap gereğince 31/07/2015 tarihinde 18.100 TL ödeme yaptığı, ancak dosya içerisinde bulunan kredi sözleşmesi ve ödeme belgelerinin incelenmesine göre davacının kredi sözleşmesi nedeniyle kredi mevduat hesabı borcunun ödeme tarihi itibariyle 6.783,63 TL olduğu, davalının kredi sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığı halde 11.316,37 TL yi icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı gerekçesiyle davacı tarafından açılan davanın kısmen kabulü ile 11.316,37 TL'nin 31.07.2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARININ ÖZETİ : Dairemizce, İlk derece mahkemesince dosya üzerinden bankacı bilirkişi tayini ile inceleme yaptırılmış, ancak davaya dayanak teşkil eden 04.05.2004 tarihinde temlik eden ... A.Ş ile dava dışı ..... arasındaki Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nden sonra limit arttırımlarını içerir sözleşmelerin ve bilhassa 22.12.2006 tarihli  Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi'nin dosyaya kazandırılmaksızın, sözleşmede davacı kefilin imzasının bulunup bulunmadığı araştırılmaksızın varsa buna dair belge asılları getirtilmeksizin rapor tanzimi suretiyle karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Bu nedenle mahkemece ilk sözleşmenin tanziminden sonra yapılan sözleşmelerin ve özellikle 22.12.2006 tarihli sözleşme aslının ilgili bankadan (.... A.Ş Foça Şubesi) celp edilerek, davacının varsa imzalarının kendisine ait olup olmadığı sorulmaksızın, hükme esas almaya elverişli nitelikte görülmeyen raporla karar verildiğinden; ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve  değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurularının  esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>\tDAİREMİZİN KALDIRMA KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, istinaf ilamı doğrultusunda temlik alan davalı bankaya müzekkere yazılarak dava dışı .... ile genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinden sonra akdedilen limit arttırımlarını içerir sözleşmelerin ve 22.12.2006 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin asıllarının gönderilmesi istenmiş, müzekkereye eksik cevap verilmesi üzerine davalı bankaya yeniden müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında 16.12.2004 tarihli genel kredi sözleşmesinin aslı gönderilerek, sonraki tarihli sözleşme asıllarının İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1249 Esas sayılı dosyasına gönderildiği bildirilmiş, müzekkere cevabı doğrultusunda İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne müzekkere yazılmış, müzekkere cevabında dosyada mevcut belge asıllarının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/2562 Esas sayılı dosyasında olduğu bildirilmiş, müzekkere cevabı doğrultusunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne müzekkere yazılmış, gönderilen belge asıllarının incelenmesinde 22.12.2006 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin bulunmadığı, gönderilen belgelerde davacı adına atılı imzalı bir belgenin de bulunmadığı görülmüş, davalı vekilinin beyanı doğrultusunda İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi'ne yeniden müzekkere yazılarak 22.12.2006 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin ve bu sözleşmeye ilişkin limit artırım sözleşmeleri aslının 2021/2562 Esas sayılı dosya içerisinde bulunan İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin dosyası ve bu dosyanın ekinde bulunan İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1249 Esas sayılı dosyası içerisinde bulunup bulunmadığının bildirilmesi istenmiş, müzekkere cevabında bildirilen dosyalarda istenilen kredi sözleşmesi ve limit arttırım sözleşmesi asıllarının bulunmadığının bildirildiği görülmüş, davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesi doğrultusunda İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne yazılan müzekkere yazılarak 2014/1249 Esas 2018/595 Karar sayılı dosyası ve dosyada mevcut belge asılları yeniden celbedilmiş, gönderilen belgeler arasında 16.12.2004 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinin bulunmadığı görülmüş, davalı bankaya davalı vekili tarafından 28/06/2024 dilekçe ekinde sureti sunulan 16.12.2004 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi aslının gönderilmesi için müzekkere yazılmış, müzekkereye ve cevap verilmemesi üzerine yazılan tekit müzekkeresine cevap verilmemesi üzerine davalı vekilinin sözleşme asıllarının vekil sıfatıyla kendilerinde bulunmadığını beyanla davalı bankadan istenmesi yönündeki talebi gözetilerek davalı bankaya 16.12.2004 tarihli genel nakdi ve kredi sözleşmesi aslının ibrazı için 2 haftalık kesin süre verilerek kesin süre içinde sözleşmenin aslının ibraz edilmemesi halinde dosyanın mevcut hali ile karar verileceği hususu ihtar edilmiş, müzekkere cevabında 11.10.2022 tarihli cevabi yazı ile ilgili belgelerin gönderildiği bildirilmiş, davalı vekili tarafından 16.12.2024 tarihli genel nakdi ve kredi sözleşmesinin sunulduğu görülmüştür. Mahkemece davalı vekili tarafından limit arttırımlarını içerir sözleşmelerin ve 22.12.2006 tarihli genel nakdi ve gayrinakdi kredi sözleşmesinin asıllarının bulunduğu beyan edilen mahkemelere müzekkere yazılmış ise de sözleşme asıllarının bildirilen dosyalarda olmadığı, kesin süre içerisinde davalı banka tarafından sözleşme asıllarının ibraz edilmediği, kesin süre içinde sözleşme aslının ibraz edilmemesi halinde dosyanın mevcut hali ile karar verileceği hususu ihtar edildiği, davalı tarafından kefalet limitinin arttırıldığı ve/veya başka bir kefalet sözleşmesinin daha bulunduğu hususunun ispat edilemediği, davacının 04/05/2004 tarihli genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinde 5.000,00 TL kefalet limiti ile kefil sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğu, istinaf ilamı öncesi bankacı bilirkişiden alınan bilirkişi raporu ile davacının borçlu olmadığı halde 11.316,37 TL'yi icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davacı aleyhindeki söz konusu takipten kaynaklı gönderilen ödeme emrine itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde itirazın kaldırılması yahut iptali davası açılmadığından icra dosya dayanağı ihtiyati haczin düştüğü, bu hususta icra mahkemesine yapılan başvuru reddedilmiş ise de temyiz incelemesi sonucu davacının haklılığının Yargıtay'ca benimsendiği, dosyaya kazandırılan 16/01/2018 tarihli raporda haklılığın ortaya konulduğu, Yargıtay ilamı neticesi bu sefer İcra Mahkemesince şikayetin kabulü ile hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, bu nedenle borçlu olanmayan tutar icra dairesine yatırılmakla talep konusu 18.100,00 TL'lik tutar haciz baskısı altında ödendiğinden davanın tam kabulü yönünde karar verilmesi gerektiği hususları istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.\t<br>\tGEREKÇE : Dava, Genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesinden kaynaklı ödenen tutarın rücusuna yönelik istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, dava dışı .... ile temlik eden .... arasında 04/05/2004 tarihli Genel Kredi Sözleşmesinin imzalandığı ve kredi asıl muhatabında söz konusu sözleşme kapsamında bankadan taksitli ticari kredi kullanıldığı, davacı yanın söz konusu sözleşeme 5.000,00 TL bedel üzerinden müteselsil kefil olduğu, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesabı kat edilerek kredi ve mevduat hesabı alacağı temelinde alınan ihtiyati haciz kararı kapsamında asıl borçlu ile davacının da içinde bulunduğu şekilde diğer müteselsil kefiller aleyhine İzmir 7. İcra Müdürlüğünün 2012/6168 esas sayılı dosyası üzeriden ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının \"15/05/2012 tarihli taksitli kredi ve mevduat hesabı olarak\" belirtildiği, söz konusu icra dosyasının davalı yana temlik edildiği, davacı yanca icra dosyasına .... aracılığı ile 31/07/2015 tarihinde 18.100,00 TL para gönderildiği, davacı yanca İzmir 6. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/59 esas sayılı dosyası üzerinden ödeme emrine yapılan itirazın tebliğinden itibaren 7 günlük süre içinde iptal/kaldırma talep edilmediğinden haciz kaldırma ve ödenen tutarın iadesine yönelik talebin reddine ilişkin kararın şikayetinin yapıldığı, adı geçen mahkemece 2015/141 Karar sayılı ilam ile talebin reddine karar verilmiş ise de Yargıtayca hükmün incelenmesinde şikayetin kabulü gerekirken reddinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmesi üzerine davacı yanca ödenen tutarın ödeme tarihinden itibaren iadesine yönelik iş bu istirdat davası açıldığı, kaldırma ilamı öncesi yukarıdaki şekilde davanın kısmen kabulü yönünde verilen kararın davalı yanca istinaf edilmesi üzerine İDM'ce istinaf ilamında belirtilen belgelerin dosyaya ibrazı için verilen süreler neticesi elde edilen delil durumu karşısında önceki verilen hüküm benimsenerek davanın reddine yönelik verilen kararın bu sefer davacı yanca istinaf edildiği anlaşılmıştır.<br>\tUsulü kazanılmış hak, bir yargılama sürecinde taraflardan biri lehine, yürürlükteki usul kurallarına uygun bir şekilde doğmuş ve artık ortadan kaldırılamayan hakları ifade eder. Bu ilke uyarınca, tarafların süresi içinde kullanmadıkları kanun yolları bakımından oluşan hukuki durum korunur ve kesinleşen hüküm, aynı taraflar arasında yeniden kanun yoluna konu edilemez.<br>\tBu kapsamda her ne kadar davacı yanca yukarıdaki gerekçeler ile inceleme konusu hüküm istinaf edilmiş ise de önceki verilen hükmün, davacı yanca yasal süresi içinde istinaf edilmemesi nedeniyle adı geçen yönünden kesinleştiği ve davalı lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu açık olmakla usulü kazanılmış hakkın korunması ilkesi gereğince davacı açısından kesinleşmiş hükme karşı yeniden  yargılama verilen inceleme konusu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması hukuken mümkün olmadığından davacı istinafının reddine karar vermek gerekmiştir. <br>\tBu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1edd20f29c9c099e","SID":"4424d575625c8ca6"}}