{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/1462 <br>KARAR NO\t\t: 2026/231<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 20.06.2025<br>NUMARASI\t\t: 2022/363 E. - 2025/582 K.<br>BİRLEŞEN İZMİR 2.ATM'NİN 2023/515 E.SAYILI DOSYASINDA;<br>DAVANIN KONUSU\t: Tespit<br>KARAR TARİHİ\t: 11.02.2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11.02.20263<br><br>\tİzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 20.06.2025 tarih 2022/363 E. - 2025/582 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA : Asıl davada davacılar vekili, müvekkillerinden ...’ın mütevefa ....’ın eşi olduğunu, diğer davacıların ise çocukları olduğunu, davacıların murisi ...’ın .... şirketlerinin bir çoğunun hissedarı olduğunu ve 02/09/2021 tarihinde vefat ettiğini, .... şirketlerinden müvekkillerine intikal eden hisse hak sahipliğinin tespiti ve geçişinin sağlanması, hak sahipliğinin şirket pay defterine işlenmesi, paydan kaynaklanan haklarının temini için davalı şirket de dahil olmak üzere .... Şirketleri’ne Karşıyaka 5. Noterliği’nin 20/10/2021 tarihli 31009 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile başvurduklarını, .... firmaları tarafından İzmir 27. Noterliği’nin 26/10/2021 tarihli cevabi ihtarnamesi ile “başvuru hukuka ve kanuna uygun olmadığından ve hisse senetleri  ibraz edilmediğinden başvurunun değerlendirilemeyeceği” hususunun bildirildiğini, davalı şirkete hisse senetleri ibraz edilmesine rağmen, payların haksız ve sebepsiz olarak usulüne uygun tescil isteğinin yerine getirilmediğini belirterek davalı şirket tarafından müvekkillerine gönderilen İzmir 27. Noterliği’nin 28/03/2022 tarihli ve 06013 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alınan yönetim kurulu kararı ile müvekkili mirasçıların paylarının davalı şirket tarafından alınması adına davalı şirket tarafından çok cüzi bir miktarın teklif olunması nedenleriyle müvekkillerine mirasen intikal eden davalı şirket hisselerinin gerçek değerinin belirlenmesini istemiştir.<br>\tBirleşen davada davacılar vekili, muris ....’ın, müvekkillerinin dedesi olup, müvekkillerinin babası müteveffa .... 02/09/2021 tarihinde vefat ettiğini, 11/02/2023 tarihinde vefat eden ....'ın mirasçısı olarak geriye davacı müvekkili torunlar ..., ..., ... ve ile murisin eşi ... ile alt soyu/kızları .... ve .... ile kaldığını, davalı şirket tarafından müvekkillerine gönderilen İzmir 27.Noterliği’nin 29/05/2023 tarihli ve 02213-02215-02216 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile alınan yönetim kurulu kararı ile müvekkili mirasçıların paylarının davalı şirket tarafından alınması adına müvekkillerine ayrı ayrı mirasen intikal eden davalı şirket hisselerinin gerçek değerinin belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tCEVAP : Asıl davada davalı vekili, tikal eden pay senetlerinin tamamının TTK’nın ilgili düzenlemelerine göre “gerçek bedeli karşılığında devir alma hakkı” uyarınca müvekkili şirket adına satın alınması teklifinin İzmir 27. Noterliği’nin 28/03/2022 tarihli ve 6013 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile süresi içinde mirasçılara bildirildiğini, mirasçıların, satın alma teklifini kabul ettiklerini ancak teklif olunan değer konusunda mutabık olmadıklarını, teklif edilen değere Karşıyaka 5. Noterliği’nin 05/04/2022 tarihli ve 10530 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile itiraz ettiklerini, davacı mirasçılara teklif olunan değerin, kendilerine miras yolu ile intikal eden söz konusu payların tamamının TTK’nın 493 ve 494. maddeleri kapsamında müvekkili şirket tarafından devir alınması için “gerçek değer” olduğu, mahkeme aracılığı ile gerçek değer tespitinin yapılmasını istemiştir. <br>\tBirleşen davada davalı vekili, davacılar arasında dava arkadaşlığının bulunmadığını, her bir davacıya ayrı ayrı açılması gerektiğini, birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan davada TTK’nın 493/5 maddesi uyarınca mahkemece değerin belirlenmesinin istendiğini, miras yolu ile intikal eden söz konusu payların tamamının TTK’nın 493 ve 494. maddeleri kapsamında müvekkili şirket tarafından devir alınması için gerçek değerinin tespitinin yapılmasına karar verilmesini istemiştir.      <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın dayanağının 6102 sayılı TTK'nın 493 ve 494. Maddeleri olduğu, asıl davada ve birleşen davada davacı tarafça aynı davalı şirket aleyhinde İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada “davacıların genel kurula katılma ve oy kullanma hakkını haiz hisse sahibi bulunduğunun tespiti ile bu hali ile şirket pay defterine herhangi bir kısıtlama olmaksızın tesciline, aksi kanaatte olunması halinde ise davacılara mirasen intikal eden davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespitine karar verilmesinin” istendiği, davacı tarafın terditli istek (davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespiti) yönünden davayı takip etmeyeceklerini bildirdiği ancak bu isteğe ilişkin davanın davalı şirket tarafından takip edildiği, bu hususunun 26/03/2025 tarihli duruşmanın 3 numaralı ara kararı ile de belirlendiği; hatta bu mahkemece davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespiti için dava dosyasının bilirkişilere verildiği, bilirkişi raporunun henüz sunulmadığı, davanın derdest olduğu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davanın açılma tarihinin 03/02/2022 olduğu, bu davanın ise 15/04/2022 tarihinde, yani İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davadan sonra açıldığı, her iki davada da davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespiti istendiği, yani İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmış davada terditli  olarak ileri sürülen isteğin, söz konusu dava derdest olduğu halde ve hatta mahkemece bu istekle ilgili bilirkişi incelemesi kararı verilmiş iken, mahkemede de ileri sürüldüğü, dolayısıyla açılan bu dava derdest olarak açılmış bir dava olduğu gerekçesiyle asıl davanın ve birleşen davanın HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>\tKarara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ:Davacılar vekili, birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/515 E sayılı davasının davacılarının ... dışındaki müvekkilleri olduğunu ve bu müvekkillerinin kendilerine miras yoluyla intikal eden ... paylarının değerinin tespiti talebinde bulunduklarını, bu davanın İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin huzurdaki davası ile birleşmiş olmasının nedeninin, her iki davada payları değerlenecek şirketin ... olması olduğunu, yoksa değerlenecek payların miktarı ve intikal sebebinin farklı olduğunu, birleşen davadaki payların pay defterine kaydı talebinin görüldüğü davanın da farklı olduğunu, müvekkillerine intikal eden payların, müvekkiller adına pay defterine kaydı talebinin reddine ilişkin yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespitini konu edinen dava İzmir 7. ATM'nin 2023/468 E sayılı dosyasında görüldüğünü, mahkemece yönelttiği kaçınma klozunun hukuka aykırı olduğuna karar verdiğini ve kararın istinaf edildiği için kesinleşmediğini, bu talebin birleşen İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/515 E sayılı dosyasında ileri sürüldüğünü, hâl böyle olunca birleşen dava bakımından “derdestlik” gerekçesiyle red kararı verilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, asıl dava bakımından ise, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/100 E.sayılı dosyasıyla derdestlik bulunduğu gerekçesinin de isabetli olmadığını, TK m. 493/5 uyarınca payların gerçek değerinin belirlenmesi davası, ancak TK m. 493/4'e göre şirketin payları edinen kişiye, payları gerçek değeri ile devralmayı önermesi, mirasçının da şirketçe önerilen değeri yeterli görmemesi durumunda gündeme gelebilecek bir dava olduğunu, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/100 E. sayısı altında müvekkilleri tarafından açılan davada her ne kadar terditli olarak payların değerinin tespiti de talep edilmişse de bu talep teknik yönden TK m. 493/4 kapsamında açılmış bir dava olmadığını, çünkü henüz o davanın açılması şartlarının o tarih itibariyle mevcut olmadığını, söz konusu dava açıldıktan sonra bu kez ....ın, bir kaçınma klozu kullandığını, kullandığı klozda paylar için öngördüğü değeri belirlemiştir ki bundan sonra müvekkillerinin huzurdaki davayı ikame ettiklerini, davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2022/100 E. sayısı altında görülen davada ileri sürülen, pay defterine yazım talebini reddeden yönetim kurulu kararının batıl olduğunun tespiti ile müvekkillerinin pay defterine yazımı talebinin bekletici mesele yapılması; anılan davada aksine bir karar verilmesi olasılığına yönelik TK m. 493/4 çerçevesinde payların değerinin belirlenmesinin talep edildiğini, dolayısıyla asıl dava yönünden de derdestlik gerekçesinin yerinde olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı vekili, birleştirme kararı verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile derdestlik nedeniyle ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını, aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasının bir dava şartı olarak düzenlendiğini, buna göre tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın derdestlik teşkil edeceğini, somut ıolayda böyle bir durumun söz konusu olmadığını, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/100 E. Sayılı davasının, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/363 E. sayılı dosyası kapsamında asıl ve birleşen davalar bakımından derdestlik teşkil ettiğini söylemeye imkân olmadığını, bunların aynı davalar olmadığını, kiminin tarafları, kiminin dava konusu farklı iken; hiçbirinin sebebinin aynı olmadığını, bir hukuki ilişkiden kaynaklanan fakat farklı maddi sebeplere dayanılarak açılan davalar arasında derdestlikten değil, ancak davalar arasında bir bağlantı bulunduğu sebebiyle davaların birleştirilmesinden söz edilebileceğini, birbiri ile çelişen hükümlerin ortaya çıkmaması ve özellikle usul ekonomisinin sağlanması adına birleştirme kararı verilmesi gerekirken, davanın derdestlik nedeniyle reddedilmiş olmasının doğru olmadığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tGEREKÇE :Dava, TTK'nun 493 ve 494. Maddeleri gereğince miras yoluyla davacılara intikal eden şirket paylarının değerinin tespiti  istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın ve birleşen davanın HMK'nun 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir.     <br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tYerel mahkemece yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davada davacı tarafça aynı davalı şirket aleyhinde İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/100 E sayılı dosyasında açılan davada terditli olarak \"davacılara mirasen intikal eden davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespitine karar verilmesinin” istendiği, her ne kadar davacı tarafın bu terditli talebi yönünden davayı takip etmeyeceklerini bildirmiş ise de, bu isteğe ilişkin davanın davalı şirket tarafından takip edildiği, hatta bu mahkemece davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespiti için dava dosyasının bilirkişilere verildiği ve davanın derdest olduğu, bu şekilde eldeki her iki davada da dava konusu olan davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespitine yönelik talebinin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/100 E sayılı dosyasında derdest olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın HMK'nın 114/1-ı ve 115/2 maddeleri gereğince derdestliğe ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı değerlendirilmiştir.  <br>\tAçıklanan nedenlerle, toplanan tüm delillere, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, mahkemenin tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, özellikle iş bu asıl ve birleşen davalara konu olan davalı şirket hisselerinin TTK’nın 493/4 ve 494 maddeleri gereğince gerçek değerinin tespitine ilişkin  talebin İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin  2022/100 E sayılı dosyasında terditli talep olarak dava konusu olup, söz konusu dosyanın derdest olmasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarıyla hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.   <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılar yönünden istinaf karar harcı olan (732,00x2) 1.464,00 TL'den  peşin alınan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 848,60 TL harcın davacılardan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan (732,00x2) 1.464,00 TL'den peşin alınan 1.230,80 TL'nin mahsubu ile bakiye 233,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde,  kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.02.202 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"64be57287fd4230e","SID":"91f4122bf12a4409"}}