{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/817 Esas<br>KARAR NO: 2026/61<br>DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>DAVA TARİHİ: 06/01/2020<br>YARGILAMANIN YENİLENMESİ <br>TALEP TARİHİ: 04/09/2025<br>KARAR TARİHİ: 26/01/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili; dava dışı asıl borçlu ------- kredi kullandırıldığını, davalının iş bu kredi sözleşmesini müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredinin geri ödenmemesi üzerine ----- tarihli hesap kat ihtarının gerek asıl borçlu gerekse müteselsil kefil olan davalı borçluya tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, davalı borçlular hakkında------- sayılı takibinin başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili; mahkemenin yetkili olmadığını, davanın ----------mahkemelerinde açılması gerektiğini, araçların ----- sayılı ipotekli takibinde satıldığını, kefillerden --------- vefat ettiğini, müvekkilinin kefilin aynı zamanda mirasçısı olduğunu ve---- hakkında başlatılan -----esas sayılı takibinin şikayet yolu ile iptal edildiğini, ayrıca asıl borçlu şirketin iflasına karar verildiğini, müvekkilinin kefalet sözleşmesini imzalarken eşinden muvafakat alınmadığını, müvekkilinin şirkette ortak olarak görünse de fiilen bir çalışması olmadığını, bu nedenle kefaletin geçersiz olduğunu, ayrıca rehin açığı belgesi alınmadan kefile karşı takip yapılamayacağını, müvekkilinin tacir sıfatı olmaması nedeniyle sözleşmedeki faiz hükümleri ile bağlı olmadığını belirterek davanın reddine, % 20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR:Mahkememizce; davacı ile dava dışı --------adet taksitli ticari taşıt kredi sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davacının ----- yevmiye numaralı ihtarname düzenlediği, ilgili ihtarnamenin davalıya ---- tarihinde daimi çalışanına tebliğ edildiği, ----tarihinde temerrüt oluştuğu, bankacı bilirkişinin ---- tarihli raporundaki hesaplamanın hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının-----sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, toplam ----- Yönünden; asıl alacak ----Temerrüt Faizi ---- ve BSMV --- olmak üzere toplam ----)(----- Nolu Ticari Taşıt Kredisi Yönünden; asıl alacak ---Temerrüt Faiz---- olmak üzere toplam ----)(Masraf Yönünden; İhtarname masrafı ---) üzerinden takibin aynen devamına, asıl alacak ------ takip tarihinden itibaren %25,92 temerrüt faizi ve bu temerrüt faizin %5'i oranında --- uygulanmasına, fazla talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacının takipte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. <br><br>BAM İLAMI:Taraf vekillerinin verilen kararı istinaf etmeleri üzerine,------ Karar sayılı ilamı ile \"...Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için kefil hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı ile dava dışı asıl borçlu şirket arasında ------Kredi numaralı 2 adet taksitli ticari taşıt kredi sözleşmesi akdedildiği, söz konusu sözleşmelerde davalının müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunduğu, davacı tarafından hesabın ---- tarihinde kat edilerek ---- yevmiye nolu ihtarnamelerin davalıya ---- tarihinde tebliğ edildiği, temerrütün ---- tarihinde oluştuğu, aynı alacakla ilgili davacı tarafından dava dışı asıl borçlu hakkında ----- sayılı rehinli takibi başlattığı, rehnin paraya çevrilmesine müteakip ise davacı tarafından davalı hakkında ---- asıl alacak, ----- işlemiş faiz olmak üzere ---- alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, mahkemece ----ihtarname masrafı, faiz ve feriler dahil olmak üzere toplam ----- üzerinden takibin devamına karar verildiği, karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuştur.TBK’nın  584/3. Maddesinde şirket ortak ve yöneticilerinin şirket lehine verdikleri kefaletlerde eş rızasının aranmayacağı belirtilmiş olup davalının asıl borçlu şirketin ortağı olduğu, TBK'nın 583. maddesindeki kefaletin geçerlilik koşullarının da bulunduğu anlaşıldığından davalının kefaletin geçersizliğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Davalının, diğer kefil ----- mirasçısı olması, kefil sıfatıyla sorumluluğuna gidilmesine engel değildir.İcra takibinin sadece -----nolu kredi için başlatıldığı halde hesaplamada ---- nolu kredinin de dikkate alındığı, itirazın iptali davasında takipteki talebin genişletilemeyeceği ileri sürülmüş ise de takip talebinde alacağın dayanağı olarak hesap kat ihtarnamesi ve kredi sözleşmesinden bahsedildiği, ancak takip talebine hem ---- nolu hem de ------ nolu kredi belgelerinin eklendiği dikkate alındığında alacak hesabında her iki kredinin dikkate alınmasında hatak bulunmamaktadır. Kaldı ki sözleşmenin 3. maddesinde kredi borçlusunun birden fazla kredi kullanması durumunda yapılacak ödemelerin alacaklı finans kurumuna dilediği kredi borcuna öncelikle mahsup etme yetkisi verilmiştir.  Bunun dışında aynı alacakla ilgili rehinli takip yapılması, kefil hakkında takip başlatılmasına engel olmadığı gibi dava dışı asıl borçlu şirketin ----tarihinde iflas ettiği, kat ihtarnamesi tebliğine rağmen borcun ödenmediği dikkate alındığında TBK'nın 586/2 uyarınca müteselsil kefil davalının sorumluluğuna gidilmesine engel bulunmamaktadır.Davacının iflas eden şirketin iflas masasına alacak kaydı yaptırmadığını, bu hususun müvekkilini zarara uğrattığını, asıl borçlunun konkordato sürecinde olduğunun müvekkiline bildirilmediğini ileri sürerek davacının kefile müracaat hakkını kaybettiği ileri sürülmüş ise de TBK'nın 594. maddesi kapsamında dosyaya yansıyan bir zarar bulunmadığı gibi davalının asıl borçlu şirketin ortağı olduğu dikkate alındığında davalının bu istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Bunun dışında rehinli araçların satış bedelinin icra dosyasındaki satış bedeli ile karşılaştırılmadığı ileri sürülmüş ise de rehinli araç satışından dolayı icra dosyasına yatan bedellerden icra dairesinde yapılan kesintilerden arta kalan kısımların ödeme olarak dikkate alındığı anlaşılmakta olup bilirkişi tarafından hesaplamada dikkate alınan miktarlar alacaktan doğru olarak düşülmüştür. Bunun dışında rehin araç satış bedellerinin icra dosyasına daha önceki bir tarihte girdiği halde bankanın hesabına daha sonra girmesinden dolayı sonraki tarih esas alınarak fazla faiz hesaplandığı ileri sürülmüş ise de her iki aracın satışında da rehinli araç bedellerinin kalan kısımlarının ihaleden daha sonraki tarihte tamamlandığı, yapılan kesintilerden hesaplanmasından arda kalan kısımların araçlar yönünden ayrı ayrı ---- tarihlerinde banka hesabına geçtiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Her iki araç yönünden de kat ihtarnamesinde ---- ödeme düşüldükten sonra kalan tutar alacak gösterildiği halde bilirkişi tarafından ------- ödemenin mükerrer olarak düşüldüğü davacı tarafça ileri sürülmüş ise de ---------- ödemenin hesabın kat edildiği gün yapılmış olup kat tarihindeki alacaktan --------ödemenin düşüldüğü davacı tarafça ispatlanamamıştır. Bunun dışında temerrütün taksit ödemelerinin yapılmadığı tarihte gerçekleştiği, dolayısıyla temerrüt faizinin taksit tarihlerinden itibaren hesaplanması gerektiği ileri sürülmüş ise de davacı tarafından davalı kefile ve asıl borçluya gönderilen ihtarnamelerde bir günlük süre verildiği dikkate alındığında davacının bu uygulaması karşısında temerrüt faizin taksit tarihinde hesaplanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Davacı vekili  ihtarname masrafını da istinafa konu etmiş ise de  hükümde davacı lehine ihtarname masrafı yönünden de itirazın iptaline karar verilmiştir. Buna karşılık; İİK’nın 67. maddesi uyarınca, itirazın iptali davasında borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi gerekmektedir. Davacı bankanın hesaplanabilir ve likit nitelikteki alacağı için koşulları oluştuğu halde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken,icra inkar tazminatı talebinin  reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik istinaf nedeni haklı görüldüğünden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından yeniden karar verilerek itirazın kısmen iptaline  likit alacak nedeniyle  %20 oranda hesaplanan------ icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile davalı tarafın istinaf taleplerinin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebine yönelik istinaf talebinin ise kabulüne kesin olmak üzere karar verilmiştir.<br><br>YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEP DİLEKÇESİ:Davacı taraf ---- tarihli talep dilekçesinde aynen \"...Davacı yanca aynı alacak için kefil ------ mirasçıları olarak ----Esas sayılı icra dosyası ile takibe girişilmiş, bu takibe karşı -----Karar sayılı kesinleşmiş Kararı ile; ---- mirasçılarına ----- dosyası devam ettiği müddetçe icra takibi yapılamayacağı bu nedenle ---- dosyasından ---- mirasçılarına karşı başlatılmış icra takibinin İPTALİNE Kararı verilmiştir.Kararın dayanağı ------ dava dosyası halen devam etmektedir.Davacı yan, dava dışı ---- kullandırdığı ticari taşıt kredisi için----- Esas sayılı dosyada---- dosyada kefil sıfatıyla mükerrer olarak icra takibi yapmıştır.-----sayılı kesinleşmiş Kararı  varken ve yine-----------dosyası ile irtibatlı olduğu belirtilmektedir. Tahsilde tekerrüre düşülmemesi uyarısı yani her iki ödeme emrindeki alacağın da aynı borcun alacağı olduğu anlamı taşımaktadır. Bu sebeple işbu takip dosyası mükerrer takip olmakla birlikte itirazın iptaline konu ---- Esas sayılı dosyası mükerrer takip olduğundan işbu durumun değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Keza anılan takibin iptaline yönelik----- Karar sayılı ilamı, mükerrer takibin yapıldığı  ------Esas sayılı icra takipleri ile bir bütün olarak değerlendirilmemiş olup tüm bu hususlar yargılamanın iadesi sebebidir. Yargılama sırasında da kesinleşmiş bir başka mahkeme kararları ve -----dosyası değerlendirmeye alınmamış olduğundan Yargılamanın iadesine karar verilmesini arz ve talep ederiz...\" şeklinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu görülmüştür. <br><br>DELİLLER:----- Esas sayılı icra dosyası, ----- Karar sayılı dosyası, ----- dosyası,-----sayılı dosyası. <br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, yargılamanın iadesi  davasıdır. Mahkememiz görevli ve yetkilidir. Tarafların dava ve taraf ehliyeti vardır. Yargılamanın yenilenmesi (muhakemenin iadesi), kati olarak verilmiş veya katiyet kesbetmiş olan hukuk ve ceza mahkemesi kararlarıyla Danıştay ve diğer hususi mahkeme kararlarının, kanunda muayyen maddi sebeplerin mevcudiyeti halinde, aynı kaza mercilerinde yeniden tetkikine, tekrar yargılama yapılmasına ve kararların tebdiline imkan veren olağanüstü kanun yoludur . 6100 sayılı HMK'nın 374. maddesine göre yargılamanın iadesi, kesin olarak verilen veya kesinleşmiş olan hükümlere karşı istenebilir. Aynı Kanunun 375. maddesine göre \"Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:<br>a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.<br>b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.<br>c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.<br>ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.<br>d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.<br>e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.<br>f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.<br>g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.<br>ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.<br>h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.<br>ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.<br>i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.<br>(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir.\" İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Her ne kadar davacı tarafça dava konusu alacak için kefil ---- mirasçıları olarak ---- aleyhine---- sayılı icra dosyası ile takibe girişildiği, bu takibe karşı ----- Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile ----- (Tespit İstemli) dosyası devam ettiği müddetçe icra takibi yapılamayacağı bu nedenle----- sayılı dosyası ----- mirasçılarına karşı başlatılmış icra takibinin İPTALİNE karar verildiğini, dava dışı ---- kullandırdığı ticari taşıt kredisi için ------- dosyada kefil sıfatıyla mükerrer olarak icra takibi yapıldığını, işbu hususun ve mezkur icra takip, dava ve tereke dosyalarının yargılama sırasında dikkate alınmadığını iddia ederek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu, ancak mezkur icra takip dosyalarının, dava dosyasının ve tereke dosyasının yargılama devam ederken dosyaya kazandırıldığı, her birinin esas numaraları dikkate alındığından dava tarihinden evvel her birinin  mevcut olduğu, davalı tarafın her birinden haberdar olduğu, mahkememizce verilen kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, bununla birlikte mükerrer takip talebine dayanak gösterilen ---- Esas sayılı dosyasının da davalı taraf beyanlarına göre iptal edilmiş olduğu, bu haliyle somut olay bakımından HMK'nın 375. maddesinde öngörülen yargılamanın iadesi şartlarının gerçekleşmediği anlaşılmakla, yargılamanın iadesi talebinde bulunanın yargılamanın yenilenmesine karar verilmesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br><br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin yargılamanın yenilenmesi talebinin HMK 375. Maddesinde sınırlı olarak belirtilen iade sebeplerinden olmadığından REDDİNE,<br>2-Yapılan yargılama giderlerinin talep eden üzerinde bırakılmasına,<br>3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcından mahsubu ile 116,60 TL nin yargılamanın yenilenmesini talep edenden tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>4-Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince 37.272,36 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, <br>5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider  avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından  Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)<br> Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı  ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak  üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026      </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"530e9955875850dc","SID":"ad3ee0e81c613098"}}