{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\tEsas-Karar No: 2026/137 Esas - 2026/122<br> \t                                                                     T. C.<br>A N K A R A<br> 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN MAHKEMEMİZCE VERİLEN KARAR<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>ESAS NO\t: 2026/137 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/122<br><br>...<br><br>DAVA\t: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti<br>DAVA TARİHİ\t: 07/12/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 17/02/2026<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ         : 19/02/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinin Tespiti ve Tescili davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ...yönetiminin, müvekkili ... tarafından hukuka uygun şekilde satışı gerçekleştirilen fiilî kullanım alanlarının tescil işlemlerini bilinçli ve kastî bir kötü niyetle engellediğini, bu kapsamda 29/05/2025 tarihinde 180 numaralı fiilî kullanım alanının ... ve 178 ile 179 numaralı fiilî kullanım alanlarının ise ...'a devredilmesine rağmen tescil işlemlerinin yapılmadığını, davalı kooperatifin \"genel kurul bekleniyor\", \"komisyon toplanacak\" gibi hukuki değeri olmayan uydurma bahanelerle süreci sabote ettiğini, bu tutumun görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunu, davalı yöneticiler hakkında görevi kötüye kullanma ve hak engelleme gibi çeşitli suçlardan dolayı çok sayıda suç duyurusunda bulunulduğunu ve devam eden soruşturmaların davalının sistematik kötü niyetini somut olarak ortaya koyduğunu, bu nedenlerle tescilin sağlanması için mahkeme müdahalesinin zorunlu hale geldiğini belirterek, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, satışını yaptığı fiilî kullanım alanlarının tescilinin kooperatif tarafından kasıtlı şekilde engellenmesi nedeniyle cebren tesciline karar verilmesini, dosyanın mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu parselleri üçüncü kişilere devrettiğini, bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ayrıca davanın taşınmazın aynına ilişkin olması sebebiyle HMK'nun 14/2. maddesi gereğince kooperatif merkezinin değil, taşınmazın bulunduğu yer olan Gölbaşı Mahkemelerinin kesin yetkili olduğunu ileri sürerek davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise davacının tescilini talep ettiği 2, 3, 7, 8, 107 ve devamı niteliğindeki çok sayıda parseli 22/03/2023, 04/04/2023 ve 30/04/2024 tarihlerinde ... isimli kişilere devrettiğinin kooperatif kayıtlarından anlaşıldığını, bu nedenle taraflar arasında hukuki bir ilişki kalmadığını, davacının kooperatifin eski başkanı olduğunu ve görevdeyken kooperatif arsasını usulsüz devretmesi üzerine ... Esas sayılı kararıyla kayyım atandığını ve görevden alındığını, mevcut yönetimin bu arsayı geri aldığını, davacının kooperatifin işleyişini engellemek amacıyla ...Esas gibi çok sayıda mesnetsiz dava açtığını belirterek, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br> ... yazılan yazılara cevap verildiği görülmüştür.<br>... Karar sayılı kararı ile davanın mahkememizin ... esas sayılı davası ile birleştirilmesine karar verildiği, birleşme üzerine davacı asilin adli yardım talebinin mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının 15/12/2025 tarihli ara kararında reddedildiği, bu ara kararın davacı asile e-tebligat ile tebliğ edildiği, davacı asilin verilen süre içerisinde eksik gider avansını tamamlamadığı, bu sebeplerle mahkememizin ... esas sayılı dava dosyasında belirlenen 12/02/2026 tarihli duruşma sırasında birleşen dosyanın asıl dosyadan tefrik edilerek mahkememizin yeni bir esas sırasına kaydının yapılmasına karar verildiği anlaşılmakla yargılamaya devam olunduğu görüldü.<br>Dava, davacının kooperatif üyeliğinden kaynaklı hisselerini devrettiğinden bahisle bu işlem hakkında tescil kararı verilmesi istemlidir.<br>Mahkememizce öncelikle dava şartı noksanlığı olup olmadığının incelenmesi gerekmiştir.<br>Davacının adli yardım talepli olarak davasını açtığı, bu davanın mahkememizin 2025/990 esas sayılı dava dosyası ile birleşmesi üzerine mahkememizin 15/12/2025 tarihli ara kararı ile ''1-Davacının adli yardım talebinin REDDİNE,<br>2-Davacıya 2 haftalık kesin süre verilerek tebligat gideri için 500.00-TL, davalı kooperatif kayıtlarının incelenmesi gerekli 5.000,00-TL bilirkişi ücreti ve diğer işlemler (müzekkere ve posta) için gerekli 1.000.00-TL toplamı 6.500,00-TL eksik olan gider avansını tamamlamasının istenilmesine, verilen kesin süre içinde eksik gider avansı yatırılmadığında davanın HMK md. 114 ve 115 uyarınca reddine karar verileceğinin ihtarına, <br>3-Davacıya Harçlar Kanunu 16. maddesi uyarınca belirlenen bir sonraki celseye kadar kesin süre verilerek 615,40-TL maktu başvuru harcı ve dava değeri üzerinden tespit edilen 615,40-TL eksik peşin harcın tamamlamasının istenilmesine, eksik harç tamamlanmadığında Harçlar Kanunu 30. madde atfı ile 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesi gereği davanın işlemden kaldırılacağının ihtarına,<br>4-Davacıya verilen kesin sürenin adli yardım kararına itiraz edilmemesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, karara itiraz edilmesi durumunda itirazın mahkemece reddedildiği takdirde red kararının tebliğinden itibaren başlamış sayılacağının ihtarına,'' dair HMK md. 337/2 uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, ara kararın tebliği yapılan davacının bu karara itiraz etmediği gibi 2 ve 4 nolu ara kararda belirlenen kesin süre içinde eksik gider avansını yatırmadığı, davacının asıl dava dosyasında mahkememizce  01/12/2025 tarihli adli yardım talebinin reddi kararı üzerine yapılan itirazın reddine dair .... İş sayılı dosyasında karar verilmesi sonrası asıl dava için gider avansı ve harçları yatırdığı, birleşen dava için gider avansının yapılan ihtara karşın yatırılmadığı, bu suretle birleşen davanın asıl davadan tefrik edildiği, gider avansının yatırılmasının HMK md. 114/1-g'de belirtilen dava şartları arasında sayıldığı anlaşılmakla davanın HMK 114/1-g ve 115 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;<br>1-Davanın HMK 114/1-g ve 115 maddeleri uyarınca usulden REDDİNE,<br>2-Alınması gereken 732,00 TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AÜT md. 7/2 gereğince tespit edilen 7.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,<br>Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinden verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK KESİN SÜRE içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.19/02/2026<br><br>...<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b786d4b7fbdbc2d0","SID":"a0fa294122d46587"}}