{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/200 Esas<br>KARAR NO: 2026/325 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>ESAS NO:2025/700 Esas - 2025/855 Karar<br>TARİHİ:08/12/2025<br>DAVA\t:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:19/02/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan 27.07.2022 ve 12/08/2022 imza tarihli ... Ortopedi , KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütörlük Sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki 26.03.2024 tarihli ek protokol kapsamında, davalının üretici olduğu sözleşmelere konu ürünlerin Türkiye Sınırları içinde münhasır satış yetkisi 31.12.2027 tarihine kadar müvekkile verildiğini, müvekkilinin distribütörlük sözleşmesi uyarınca ve ek protokol gereğince geri ödeme olarak tabir edilen satış kanalları açılmamış olması karşısında ve bu nedenle herhangi bir geçerli satış taahhüdü bulunmamasına rağmen müvekkili tarafından dava tarihine kadar 330.000 USD avans ödemesi yaptığını, ürünlerin tanıtımı ve satışı ile ilgili olarak 8 adet kongre organizasyonu ve diğer tanıtımlar için 100.000 USD ilave masraf ettiğini, müvekkili tarafından bugüne kadar yapılan ödemelere karşılık müvekkili şirkete teslim edilen ürün miktarının ise sadece 50.000 - 60.000 USD kadar olduğunu, yani ödenen bedellere karşılık yeteri miktarda teslimat yapılmadığını, müvekkilinin sözleşmenin ayakta tutulması, en yüksek miktar satış yapılması adına yaptığı tüm iyi niyetli çabalara ve masraflara rağmen davalının münhasır satış yetkisi ihlal edildiğini ve bu kapsamda doğrudan satışlar yaptığını, davalı üreticinin sözleşme bölgesinde doğrudan satış yapmasının sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça yasak olduğunu, ayrıca üreticinin sözleşme bölgesinden gelen talepleri ve bu konudaki görüşmeleri tek satıcıya iletmekle yükümlü olduğunu, üretici davacılın tek satıcının bu müşterilere satış yapabilmesi için tek satıcıyı kendisinden mal almak isteyen müşterileri malları tek satıcıdan alma konusunda bilgilendirmesi gerektiğini, hal böyle iken  davalı yanca bahsi geçen eylemler ile sözleşmelerin ihlal edildiğini, ihlal oluşturan eylemlerin sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca 400.000 USD cezai şarta bağlandığını, bu cezai şartın yanında yapma ve yapmama mükellefiyetleri  de ihlal edilmiş olduğundan  TBK 113 mad uyarınca oluşan müvekkili zararının tazmini  ve davalı yanca tahsil edilen karşılığında mal teslimi yapılmayan teminat avans bedellerinin de iadesi gerektiğini, müvekkili tarafından davalıya noter vasıtasıyla sözleşme ve ek protokol kapsımında aykırı eylemlerin derhal sonlandırılması, ve dava dışı firmalar ile yapılan sözleşmelerin feshedilmesi ve feshedildiğine dair belgeleri 3 gün içinde sunmaları ve aynı süre içinde yaptıkları doğrudan tek satıcı konumundaki müvekkile taahhüt ettiği kar payının ödenmesi, geçtikleri siparişlerin en kısa süre içinde üretilip müvekkiline teslimi konusunda ihtar çektiklerini, davalının bu ihtara cevap vermemesi üzerine arabuluculuk başvurusunda bulunduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, hali hazırda davalı tarafından müvekkilinin münhasır satış yetkileri ihlal edilerek müvekkilinden muvafakat almaksızın dava dışı firmalar ile sözde bayilik sözleşmeleri yaptıklarını tespit ettiklerini, davalı tüm bu haksız eylemlerine rağmen bir de haklıymış gibi izlenip yaratarak noter vasıtasıyla sözleşmeleri ve ek protokolü tek taraflı olarak feshettiğini müvekkiline bildirdiğini beyan ederek fazlaya ilişkin tüm hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeler ve ek protokol kapsamında davalının sözleşmeler ve ek protokole aykırı eylemlerinin sonlandırılmasını ve bu sözleşmelere konu ürünlerin 3. Kişi ve şirketlere satılmasının fatura edilmesinin yasaklanmasına dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini, verilecek ihtiyati tedbir kararının ilgili sağlık kuruluşları ve kamu otoritesine bildirilmesine, Davalı yanın Sakarya ... Noterliği bila tarihli ... yevmiye nolu ihbarnamesi ile tek taraflı olarak feshedildiğini bildirdiği sözleşmelerin ve ek protokolün, fesihlerinin iptali ile muarazanın giderilmesi yoluyla devamlarına, Sözleşmelerin ve ek protokolün devamı ile birlikte; Sözleşmelere göre muaccel hale gelmiş cezai şart miktarı olan 400.000 Amerikan Doları Cezai şartın ve temerrüt tarihinden itibaren bu cezai şarta uygulanacak Amerikan Doları için 3095 SK 4/a maddesine göre Kamu Bankalarınca uygulanan tevdiat azami faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine, .Sözleşmelerin ve ek protokolün devamı ile birlikte; Dava içinde ıslah edilmek üzere belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000 Amerikan Doları müvekkilin münhasır satış yetkisinin ihlalinden kaynaklanan doğmuş ve ihlal eylemleri devam ettiği sürece doğacak maddi zararının, temerrüt tarihinden itibaren bu alacağa uygulanacak Amerikan Doları için 3095 SK 4/a maddesine göre Kamu Bankalarınca uygulanan tevdiat azami faizi üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine,Sözleşmelerin ve ek protokolün devamı ile birlikte; Dava içinde ıslah edilmek üzere belirsiz alacak davası niteliğinde şimdilik 1.000 Amerikan Doları müvekkilin davalıya ödediği bedeller ile davalı tarafından müvekkile TİTUBB kaydına uygun şekilde Sağlık Bakanlığına bildirimi yapılarak fiilen üretilip/üretim seri numarası alınıp teslim edilen mallar arasındaki farkların, temerrüt tarihinden itibaren  faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı vekili öncelikle tahkim itirazında bulunarak yapılan anlaşma gereği mezkur sözleşmelerden doğabilecek olan uyuşmazlıklarda öncelikle çözümün arabuluculuk müessesi nezdinde aranması, akabinde anlaşma sağlanamaz ise İstanbul Tahkim Merkezi'ne başvurulmasının ön koşul olarak belirlendiğini, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, ayrıca davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, davacının iddialarını kabul etmemekle beraber haksız rekabet ve rekabet yasağına yönelik dava zaman aşımının 1 yıl olduğunu,dava konusu sözleşmenin taraflar arasında akdedilen 02/08/2022 tarihli distribütörlük sözleşmesi ile belirlenen satış ve ödeme koşullarına riayet edilmediğinden sözleşmenin feshedildiğini, sözleşme gereğince davacının ilk yıl 500.000 USD , ikinci yıl 575.000 USD, üçüncü yıl 650.000 USD sipariş vermesi kararlaştırıldığını, ek protokol ile de bu meblağların arttırıldığını, davacının taahhüt ettiği yıllık sipariş miktarına ulaşamadığı gibi sözleşmenin ödeme koşuluna da uymayarak sözleşmenin feshine sebep olduğunu, davacı her ne kadar ödeme yaptığı ürünleri alamadığını iddia etmiş ise de sözleşme ön ödeme, teminat koşullu ilerlemekte olup, sipariş ve ödemeler akabinde kişiye ve siparişe özel üretimle gerçekleştiğini, kaldı ki davacının toptan ödediğini iddia ettiği bedelin sözleşmenin teminat koşullarını dahi sağlamadığını, fesih olmuş sözleşme üzerinden yapılan işlemlerin geçersiz olduğunu, davacının sunduğu mesaj kayıtlarından da görüleceği üzere davacı sözleşme ayaktaymış gibi hareket etmeye çalışmışsa da müvekkili şirket yetkilisinin sözleşmenin maddeleri uyarınca fesih olması sebebi ile yeni anlaşma yapmadan kendilerine aynı koşullarda hizmet sağlamayacağını açıkça belirttiğini, akabinde davacı ile yeni sözleşme görüşmelerine başlandığını ancak davacı tarafın ekonomik olarak mali durumunun sözleşme maddelerini karşılayabilecek seviyede olmaması sebebi ile sözleşmeler sonuçsuz kaldığını, davacının bunun üzerine haksız menfaat elde etmek saik ile bu görüşmelerden çok sonra sözleşme hale geçerliymiş gibi kendilerine ihtarname gönderdiğini, davacının fazla ödeme yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının müvekkili ürünlerini doğru şekilde pazarlayamadığını, müvekkili şirketin davacı ile sözleşmenin geçerli olduğu tarihlerde farklı firmalara distibütörlük vermemiş ve satış da yapmadığını beyan ederek öncelikle tahkim ön şartı yerine getirilmeksizin, zaman aşımına uğrayan talepler neticesinde ikame edilen davanın usulden reddine, her halükarda davanın esastan reddine karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 08/12/2025 tarih ve 2025/700 Esas - 2025/855 Karar sayılı kararında;\"...Somut olayda; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 11.1. Maddesinde uyuşmazlıkla ilgili öncelikle tahkim yoluna gidileceği ancak tahkimle çözüme ulaşılmadığı taktirde İstanbul mahkemelerinin yetkili olacağı belirtilmiştir. Tahkimle çözüme ulaşılmaması halinde mahkeme yoluna başvurulacağı belirtilmiş ise de bu husus aynı zamanda tercihe bağlı seçenekli bir alternatif çözüm yolu olarak kararlaştırılmamış, her hangi bir nedenle tahkimin karar verememesi ve uyuşmazlığın mahkemeye taşınması halinde yetkili mahkemenin belirlenmesine ilişkindir.Bu düzenleme ile taraflar ihtilaf halinde açık bir şekilde ve şarta bağlı olmaksızın tahkim yoluna başvuracaklarını kararlaştırmıştır. Bu nedenle süresinde ileri sürülen tahkim ilk itirazı uyarınca 6100 sayılı HMK nin 116/1-b 413-1 maddeleri gereği davanın tahkim şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.\" gerekçesi ile, <br>''1-6100 sayılı HMK nin 116/1-b 413-1 maddeleri gereğince davanın tahkim şartı nedeniyle usulden REDDİNE'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkil ile davalı arasında yapılan 27.07.2022 ve 12.08.2022 imza tarihli ... Ortopedi, KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütörlük sözleşmeleri ve bu sözleşmelerin eki 26.03.2024 tarihli ek protokol kapsamında davalının üreticisi olduğu sözleşmelere konu ürünlerin Türkiye sınırları içinde münhasır satış yetkisinin 31.12.2027 tarihine kadar müvekkile verildiğini, Müvekkil firmanın 27.07.2022 ve 12.08.2022 imza tarihli distribütörlük sözleşmelerinin 3.14. maddeleri uyarınca satış kanallarında müvekkilden kaynaklanmayan problemler yaşanmasına, 26.03.2024 tarihli ek protokol 5 nolu madde uyarınca geri ödeme olarak tabir edilen satış kanalları açılmamış olması karşısında ve bu nedenle herhangi bir geçerli satış taahhüdü bulunmamasına rağmen, müvekkil tarafından bu tarihe kadar davalıya 330.000 Amerikan Doları teminat-avans ödemesi yapıldığını, ürünlerin tanıtımı ve satışı ile ilgili olarak 8 adet kongre organizasyonu ve diğer tanıtımlar için 100.000 Amerikan Doları kadar ilave masraf edildiğini, bugüne kadar ödenen bu bedellere karşılık müvekkil firmaya teslim edilen ürün miktarının ise sadece 50.000 – 60.000 Amerikan Doları kadar olduğunu, yani ödenen bedellere karşılık yeteri miktarda teslimat dahi yapılmadığını,Müvekkil firmanın sözleşmenin ayakta tutulması ve en yüksek miktar satış yapılması adına, yaptığı tüm iyi niyetli çabalara ve masraflara rağmen, davalı yanca münhasır satış yetkisinin ihlal edildiğini, bu kapsamda doğrudan satışlar yapıldığını, davalı yanca sözleşmeler ve tek satıcılık yetkisini ihlal ettiğine dair ... firması ile İstanbul Bölgesinde ortopedi ürünlerinin satışı konusunda sözleşme imzalandığına dair davalının resmi sosyal medya hesabınızdan yayınlar yapıldığının görüldüğünü, ayrıca ortak whatsapp grubunda davalının satış temsilcisi tarafından yeni 2 hasta için ön talep geçildiğinde, yeni anlaşma yapmadan müvekkil firmaya servis hizmeti sunulmayacağını, yani ürünün teslim edilmeyeceğinin beyan edildiğini,Tek satıcılık sözleşmelerinde üreticinin mal teslimi borcu, sözleşmede belirlenen bölgede başkalarıyla aynı konuda iş yapmama yükümlülüğü, teknik destek sağlama, bilgi verme yükümlülüğü gibi yükümlülükleri bulunmadığını, bilindiği üzere tek satıcılık sözleşmelerinde tek satıcıya münhasır satış yetkisi verildiğini, üreticinin sözleşme bölgesinde doğrudan satış yapmasının sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça yasak olduğunu, ayrıca üreticinin sözleşme bölgesinden gelen talepleri ve bu konudaki görüşmeleri tek satıcıya iletmekle yükümlü olduğunu, üreticinin tek satıcının bu müşterilere satış yapabilmesi için, tek satıcıyı, kendisinden mal almak isteyen müşterileri, malları tek satıcından alma konusunda bilgilendirmesi gerektiğini, tek satıcıya tanınan tekel hakkının bir sonucu olarak, üreticinin sözleşme konusu malları sözleşme bölgesinde satamayacağını, başka satıcılarla satış sözleşmeleri imzalayamayacağını, üreticinin, kendisinden mal alan 3. şahısların da o coğrafi bölgede satış yapmasını engellemesi gerektiğini, bu mükellefiyete uymamanın da üreticinin yapma borcuna aykırılık teşkil edeceğini, bu yapma ve yapmama mükellefiyetin hükümlerinin ise TBK'nın 113. maddesinde düzenlendiğini, hal böyle iken davalı yanca bahsi geçen eylemler ile sözleşmelerin ihlal edildiğini, ihlal oluşturan eylemler sözleşmelerin 8.5 nolu maddeleri uyarınca 400.000 Amerikan Doları cezai şarta bağlanmış olduğunu, bu cezai şartın yanında yapma ve yapmama mükellefiyetleri de ihlal edilmiş olduğundan TBK 113. maddesi uyarınca oluşan müvekkil zararlarının tazmini ve davalı yanca tahsil edilen karşılığında mal teslimi yapılmayan teminat-avans bedellerinin iadesinin gerektiğini, müvekkilin ise lehine tahakkuk eden cezai şart, tazminat – alacak hakları ve diğer tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, sözleşmeleri ayakta tutmak ve sözleşmelere uygun şekilde distribütörlüğe devam etmek istediğini,Davalı tarafından müvekkilin münhasır satış yetkileri ihlal edilerek, müvekkilden muvafakat almaksızın; ... Şti., ... Şti., ... Şti., ile sözde baylik sözleşmeleri yapıldığının tespit edildiğini, davalı taraf tüm bu haksız eylemlerine rağmen bir de haklıymış gibi izlenim yaratmak amacıyla Sakarya ... Noterliği bila tarihli... yevmiye nolu ihbarnamesi ile sözleşmeleri ve ek protokolü tek taraflı olarak feshettiklerinin bildirildiğini, işbu nedenlerle 27.07.2022 ve 12.08.2022 imza tarihli ... Ortopedi, KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütör Sözleşmeleri ve 26.03.2024 tarihli ek protokol kapsamında davanın açılması gerektiğini, ancak açılan davada işin esasına girilmediğini,Yerel mahkemece işin esasına girilmeden tahkim itirazı yönünden davanın usulden reddine karar verildiğini, verilen bu usulden ret kararının hukuka aykırı olarak verildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava,  taraflar arasında imzalanan ... Ortopedi , KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütörlük Sözleşmesinden kaynaklı ceza-i şart bedeli ve zararın tazmini talebine ilişkindir.Tahkim sözleşmesinin tabi olduğu şekil doğrudan doğruya Türkiye'nin tabi olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır. Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 4. maddesinde ise; \"Yazılı şekil şartının yerine getirilmiş sayılması için tahkim anlaşmasının taraflarca imzalanmış bir belgeye veya taraflar arasında teati edilen mektup, telgraf, teleks, faks gibi iletişim aracına veya elektronik ortama geçirilmiş olması ya da dava dilekçesinde yazılı bir tahkim antlaşmasının varlığının iddia edilmesine davalının verdiği cevap dilekçesinde itiraz edilmemiş olması gerekir. Asıl sözleşmenin bir parçası haline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması halinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayılır\" hükümlerine yer verilmiştir.Nitekim 6100 sayılı HMK'nın 412. maddesinde New York Sözleşmesi ve Milletlerarası Tahkim Kanunu hükümlerine eşdeğer nitelikte düzenlemelere yer verilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 412/1 maddesinde; \"Tahkim Sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır,'' hükmü düzenlenmiştir.Taraflar arasında  ... Ortopedi , KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütörlük Sözleşmesi  imzalananmıştır.Dava konusu olayda, davacı taleplerini taraflar arasında imzalanan  ... Ortopedi, KBB ve Plastik Cerrahi, Beyin Cerrahi Alan Distribütörlük Sözleşmesi başlıklı sözleşmeye dayanarak öne sürmektedir.Sözleşmenin 11.1 Maddesinde; ''İşbu Sözleşme ile ilgili herhangi bir anlaşmazlık, iddia veya farklılık veya bunlardan kaynaklanan bir durum olması halinde, Taraflar öncelikli olarak ticari arabuluculuk marifetiyle çözüm ararlar. Arabuluculuk görüşmelerinin nihai olarak üç oturumda sonuç vermemesi halinde, Taraflar İSTANBUL TAHKİM Merkezi'ne başvurarak çözüm ararlar. Tahkim heyetinin oluşturulmaması veya karar verememesi halinde İstanbul Mahkeme ve İcra Dairesi, Taraflarca yetkili kabul edilir.'' hükmü düzenlenmiştir.HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazı ilk itirazlar arasında sayılmış olup davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur.<br>Tahkim itirazında bulunulması üzerine, mahkemece tahkim anlaşmasının bulunup, bulunmadığı araştırılırken, söz konusu tahkim anlaşmasının geçerli olup olmadığınında incelenmesidir. MTK'nun 5.maddesinde \"tahkim itirazının kabulü halinde, mahkeme davayı usulden reddeder\"hükmüne yer verilmiştir. O halde mahkemenin görevi burada sadece hukuki durumu ne olursa olsun bir tahkim şartının var olup olmadığını incelemekle sınırlı değil fakat geçerli bir tahkim anlaşmasının var olup olmadığını incelemektir. Zira kanunda \"kabul edilebilir\" bir tahkim anlaşmasının bulunması şartı aranmaktadır.Tahkim iradesi tahkim sözleşmesinin kurucu unsuru olup, tahkim iradesinin bulunmadığı uyuşmazlıkların tahkime elverişli olduğunu kabul edebilmek mümkün değildir. Ayrıca uyuşmazlığın belirli olması gerekir. Somut olayda, sözleşmenin  11.1 Maddesinde, davaya konu uyuşmazlığın sözleşmeye göre  açık ve net  bir şekilde tahkim koşuluna bağıtlandığı, sözleşmedeki tahkimin ise şarta bağlı olmaksızın aşama aşama düzenlendiği ve bu düzenlemede tahkim şartını ortadan kaldırmayacağından mahkemece verilen karar yerinde olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin mahkemenin kabulüne yönelik tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 Maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsili ile  hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde artan gider avansı varsa avansı yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 19/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3c273f22a14b3d22","SID":"d3cc2a7a172cf9c3"}}