{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/280 Esas<br>KARAR NO:2026/327 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2025/1330 D.İş Esas - 2025/1354 D.İş Karar<br>TARİH:19/12/2025 (Ek Karar Tarihi)<br>KARAR TARİHİ:19/02/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen ek karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:İhtiyati haciz isteyen 08/10/2025 tarihli dilekçesinde özetle; toplam 2.173.978,78 TL alacaklı olduğunu vadesinde borçluların borçlarını ödemediğini, borçluların borcuna ve masraflarına yeterli miktarda taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 10/10/2025 tarih ve 2025/1330 D.İş Esas - 2025/1354 D.İş Karar sayılı kararı ile;''1)İİK nın 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği ve bu istemin yerinde bulunduğu belirlendiğinden, talebin 6741 sayılı yasanın 8. Maddesi gereğince TEMİNATSIZ olarak kabulüne,<br>2)Davacının iddia ettiği 2.173.978,78 TL   alacak miktarı ile sınırlı olmak üzere borçluların,<br>a)Taşınır mallarının,<br>b)Taşınmaz mallarının,<br>c)Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE,'' karar verilmiş, karara karşı karşı karşı taraflar vekilince itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz edenler vekili 23/10/2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle;  Davacı taraf ile aleyhlerinde ihtiyati haciz talep edilen müvekkillerinin yetkilisi olduğu müvekkili şirket ... Şirketi arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden; ticari kredi açılarak kullandırıldığını,  ilgili sözleşme kapsamında da müvekkili ... ve ...’nin müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla borçlu olduğunu öne sürerek haklarında ihtiyati haciz kararı verilmesini, yine davacı tarafından her ne kadar, ihtiyati haciz talebine gerçekten yoksun ve afaki gerekçe oluşturulmak suretiyle;  müvekkillerinin mal  kaçırma eylemlerinin olduğu belirtilmişse de davacının bahse konu soyut iddialarına dayanılarak verilen ihtiyati haciz kararı hukuka aykırı olduğunu, İstanbul Anadolu 1.Banka Alacakları İcra Müdürlüğünün ... Sayılı  dosyası ile başlatılan icra takibine konu edilmiş olup ilgili karar; dosyaya vekaletnamelerini sunduklarını 16.10.2025 tarihinde fiilen dosya üzerinden öğrenildiğini, davacı ve müvekkillerinin yetkilisi olduğu... arasında düzenlenen ve davacı Bankanın ihtiyati haciz talebine dayanak oluşturan  ... sıra numaralı Genel Kredi Sözleşmesinde kefil olarak müvekkili şirket yetkilisi ...’nin imzası bulunmakta olup, ... tarafından ilgili kredi sözleşmesine istinaden davacı Banka lehine İstanbul İli ... Mahallesi 2485 Parsel 1 Nolu Bağımsız Bölüm üzerinde 320.000TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, Yine ilgili Kredi Sözleşmesi uyarınca; davacı lehine müvekkillerinin yetkilisi olduğu... firması adına kayıtlı İstanbul İli, Küçükçekmece İlçesi ... Mah. 94/33272 arsa paylı 5. Kat ... Nolu bağımsız bölümde 4.000.000,00 TL tutarlı İpotek tesis edildiğini, Nitekim; İİK Madde 257'de belirtilen; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” hükmü uyarınca verilen İhtiyati Haciz kararı hukuka aykırı nitelikte olduğunu, her ne kadar müvekkillerinden ... yönünden Kredi Sözleşmesine  kefil olduğu  ileri sürülerek aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmişse de; dosyanız kapsamında mübrez evraklardan ve kredi sözleşmesinden de görüleceği üzere müvekkili  ...'nin kefil sıfatı taşıdığına dair herhangi bir evrak mahkemenize ibraz edilmediğini, bu hali ile;  hangi somut belgeye istinaden hakkında ihtiyati haciz kararı verildiği anlaşılmayan ve müvekkili ... hakkında verilen ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini, ileri sürerek Mahkemece verilen 10.10.2025 tarihli  ihtiyati haciz kararına itirazlarımızın kabulü  ile, Hukuka aykırı olarak verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 19/12/2025 tarih ve 2025/1330 D.İş Esas - 2025/1354 D.İş Karar sayılı ek kararında;\"....Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İcra ve İflas Kanunu’nun 265/1. hükmüne göre,“Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.” Bu hüküm uyarınca ihtiyati hacze itiraz nedenleri, ihtiyati haczin dayandığı sebepler, mahkemenin yetkisi ve teminat ile sınırlandırılmış olup, bunların dışındaki hususlardan dolayı ihtiyati hacze itiraz edilemez. İhtiyati haciz talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak düzenlenen sözleşme ibraz edildiği, ibraz edilen belgelerin İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğinde olduğu, alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, ipotek kefillerin kati kefillik borçlarına ilişkin değildir. İpotek asıl borçlunun borcuna ilişkindir. İleri sürülen diğer istinaf nedenlerinin İİK 265. Maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmaması, ihtiyati hacze itirazda esas yargılama konusunu oluşturacak itirazların değerlendirilemeyeceği, işbu itirazların yargılamayı gerektirdiği, dikkate alındığında itirazların reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" gerekçesi ile, <br>''1-İhtiyati hacze itirazın REDDİNE,'' karar verilmiş ve ek karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli yasal şartlar oluşmadığından, ilgili karara itirazlarının reddi yönünde verilen hükmün hukuka  aykırı olduğunu, ihtiyati haciz talep eden banka ile müvekkillerin yetkilisi olduğu müvekkil şirket... Şirketi arasında imzalanan... sıra numaralı genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredilere ilişkin olarak, davacı lehine;<br>-Müvekkillerin yetkilisi olduğu... Firması adına kayıtlı istanbul ili, Küçükçekmece ilçesi ... Mah. 94/33272 arsa paylı 5. kat ... nolu bağımsız bölümde 4.000.000,00 TL tutarlı ipotek tesis edildiğini, <br>-Yine aynı kredi sözleşmesinde kefil olarak müvekkil şirket yetkilisi bir diğer müvekkil ...’nin imzası da bulunmakta olduğunu, müvekkil ... tarafından ilgili kredi sözleşmesine istinaden davacı banka lehine İstanbul ili ... Mahallesi 2485 parsel bodrum kat 1 nolu bağımsız bölüm üzerinde 320.000 TL tutarlı ipotek tesis edildiğini,Görüleceği üzere toplamda 4.320.000,000 TL tutarında ipotek konulan taşınmazlar mevcut olmasına rağmen davacı tarafından ‘‘müvekkillerin ödeme güçlüğü içine düştüğü ve mal kaçırdıkları’’ yönündeki mesnetsiz iddialarına dayanılarak hiçbir araştırma, inceleme yapılmaksızın müvekkiller aleyhinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, oysa ki ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yasal şartların oluşmadığını, bu suretle yerel mahkemenin 19.12.2025 tarihli ek kararının kaldırılması gerektiğini,Alacak rehin (ipotek) ile teminat altına alındığından müvekkiller aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının hukuka aykırı olduğunu, İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haczin ancak \"rehinle temin edilmemiş\" alacaklar için talep edilebileceğini, dava konusu genel kredi sözleşmesine istinaden, müvekkil ... tarafından 320.000 TL ve yetkilisi olduğu... firması adına 4.000.000 TL olmak üzere toplam 4.320.000 TL tutarında ipotek tesis edildiğini, davacının ihtiyati haciz talep ettiği asıl alacak miktarı olan 2.173.978,78 TL'nin davacı lehine verilen mevcut ipotek değerlerinin altında kalmış olduğunu, ihtiyati haciz talep eden banka alacağının zaten fazlası ile teminat altına alındığını,Mevcut yasal düzenlemeler gereği elinde tüm borcu karşılayacak bir rehin hakkı bulunan alacaklının alacağını tahsil için aynı alacak hakkında genel haciz yoluyla takip başlatamayacağını, ihtiyati haciz talebinde bulunamayacağını, zira rehin olarak verilen ipoteğin en güçlü ayni teminat olduğunu, ipotek altına alınan bu rehinin davacı / alacaklının tüm borcunu da fazlasıyla karşılamakta olduğunu, İstanbul Anadolu Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası ile gerek müvekkil ..., gerekse yetkilisi olduğu şirket... adına İpoteğin Paraya Çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatılmış olmasına rağmen,  müvekkiller ... ve ... aleyhine ayrıca bir ilamsız takip başlatılarak ihtiyati haciz isteminde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, Somut olayda herhangi bir ödeme güçlüğü veya alacağın sonuçsuz kalması gibi bir durum da mevcut olmadığı gibi; rehin altına alınan ipotek tutarlarının açıkça alacaklının tüm borcunu fazlasıyla karşılamaya yeter düzeyde olduğunu, her ne kadar davacı banka müvekkillerin mal kaçırma düşüncesi ile hareket ettiği, ödeme güçlüğü içine düştüğü sözde iddialarına dayanmışsa da, zaten lehine tesis edilen ipotekler neticesinde alacağını fazlasıyla teminat altına alan ve hatta bu ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluna giderek ayrı bir  icra takibi başlatan bankanın, mesnetsiz iddialarına itibar edilemeyeceğini, davacı bankanın hem ipotek altına alınan alacağına yönelik icra takibi başlatarak haciz işlemleri gerçekleştirdiğini, hem de mükerrer şekilde alacağın tahsiline yönelik yerel mahkemeden ihtiyati haciz kararı alarak müvekkillerin mağduriyetine sebebiyet verdiğini,Yerel mahkemenin ihtiyati haciz kararına itirazlarının reddi yönünde verdiği hükmün gerekçesinin somut gerçeklik ile bağdaşmadığını, ipoteklerin kefillerin kati kefillik borçlarına istinaden değil, asıl borçlunun borcuna ilişkin olarak verildiği gerekçesiyle ihtiyati haciz kararına karşı itirazlarını reddettiğini, oysa ki verilen ipoteklerin müvekkillerin yetkilileri olduğu şirket adına imzalanan genel kredi sözleşmesinden doğan tüm borçları kapsar nitelikte olduğunu, yerel mahkeme gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını ve yüzeysel bir kanaatten ibaret olduğunu,Yerleşik Yargıtay İçtihatları uyarınca kefil sıfatı taşıyan müvekkillerin kefalet borcu da ilgili ipoteklerin kapsamında olduğundan; ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne ve ilgili karara itirazlarının reddine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki ipotekler,in ilgili kredi sözleşmesinden doğan tüm borçları kapsar nitelikte olduğunu, bu husus dosya kapsamında mübrez ipotek belgelerinden dahi açıkça görülebileceğini, eksik ve hatalı inceleme neticesinde verilen hukuki gerekçe ve açıklamadan yoksun ek kararın kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılarak itirazlarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı ihtiyati haciz istemine ilişkindir.Mahkemece,  10/10/2025 tarih ve 2025/1330 D.İş Esas - 2025/1354 D.İş Karar sayılı kararı ile,  ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiştir.... vekilinin ihtiyati haciz kararına itirazı üzerine mahkemece, 19/12/2025 tarih ve 2025/1330 D.İş Esas - 2025/1354 D.İş Karar sayılı ek kararı ile; itirazın reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 265. maddesi uyarınca; borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder. TBK'nin 586/1. maddesi uyarınca; ''Kefil, müteselsil kefil sıfatıyla veya bu anlama gelen  herhangi bir ifade ile yükümlülük altına girmeyi kabul etmiş ise  alacaklı, borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehinini paraya çevirmeden kefili takip edebilir. Ancak bunun için  borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın  sonuçsuz kalması  veya açıkça ödeme güçsüzlüğü içinde olması gerekir. Somut olaya döndüğümüz de, talep eden banka ile dava dışı asıl borçlu...Şirketi arasında 04/03/2019 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, borçlu şirketin ortakları ... ve ...'nin 04/03/2019 tarihinde ...'ni müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın  kat edildiği anlaşılmıştır.Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin, hesabın kat edilmesi ile borcun muaccel hale geldiği, kat ihtarında ve ihtiyati haciz talebinde borcun dayanağı olarak Genel Kredi Sözleşmesinin gösterildiği, Kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi uyarınca borçlu şirketin borcu ipotek ile teminat altına alınmıştır. İpotek yalnızca asıl borçlu....Şirketi lehine tesis edilmiş olup, kefillerin kefaletten kaynaklı şahsi borçları için bir rehin veya ipotek bulunmamaktadır. Kefalet borcu, TTK ve TBK hükümleri gereği asıl borçtan ayrı ve bağımsız niteliktedir. Dosyaya sunulan belgelere göre yaklaşık isbatın gerçekleştiği, kefile müracaat şartının da mevcut  olduğu,  sair itiraz sebeplerinin İİK'nın 265. maddesinde sayılan itiraz sebepleri arasında yer almadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz kararına yönelik yapılan itirazın reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur.Sonuç itibariyle, ilk derece mahkemesi ek karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Muterizlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden ... tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı istinaf eden ... tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç tahsiline yer olmadığına, yatırılan harcın  hazineye gelir kaydedilmesine, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden ... üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 19/02/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1bf279f9f96ab6d3","SID":"2e723751b7cdde02"}}