{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/91 <br>KARAR NO: 2026/284<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 25/11/2025<br>NUMARASI: 2024/817 E.    -   2025/1004 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 11/02/2026\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/11/2025 tarih ve 2024/817 E - 2025/1004  K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;  Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, davacının Kayseri 1. ATM'nin 2023/615 esas sayılı dosyası ile konkordato talebine ilişkin 20.11.2023 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süre ile kesin mühlet verilmesine karar verildiğini, davalı ...'ın 01.07.2024 tarihli dilekçe ile 16 adet senede dayanan 520.000 USD alacağı bulunduğunu bildirdiğini, mahkemenin 27.09.2024 tarihli ara karar ile alacak miktarının 17.009.200 TL olarak kabul edilmesine karar verildiğini, diğer davalı ... şirketinin 8 adet çeke dayanan 4.000.000 TL alacak bildirdiğini ve aynı karar ile 3.994.000 TL olarak kabul edilmesine karar verildiğini, davalılar tarafından yapılan alacak bildirimlerinin kötü niyetli olduğunu, davacıların davalılara bildirilen bedellerde borcu olmadığını, davalı ...şirketinin faturadan doğan alacak iddialı başvurusu ile Kayseri 1 ATM'nin 2023/38 D. İş dosyası ile 1.900.000 TL tutarında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacı şirketin adresine hacze gelindiğini, davacıların hukuki bilgisizliklerinden faydalanılarak tüm makine ve ekipmanların muhafaza altına alınacağı tehdidiyle 30.01.2023 tarihli protokolün düzenlendiğini, protokole göre davacının Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ve cari hesap alacağına istinaden toplam 1.900.000 TL tutarlı borç için 520.000 USD ve 8.000.000 TL tutarlı kıymetli evrak verildiğini, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların durumun şaşkınlığını atlattıktan sonra davalı vekili olan Av. ... ile görüşerek evrakları geri istediğini, ancak avukat tarafından evrakların ... isimli şahsa teslim edildiğini öğrendiklerini, adı geçen kişi ile yapılan görüşmede davalı ...şirketinden alacağı olduğunu söylediğini, davacının ticari defterleri ile davalı ...şirketinin ticari defterlerinin incelenmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz kararına konu alacaktan kaynaklı davacının borcu olmadığını, davalının ileri sürdüğü 04.11.2021 tarihli faturaya konu 12 parça makine üzerindeki hacizlerden dolayı davacıya hiçbir zaman teslim yapılmadığını, protokol ile Av. ...'ye teslim edilen evraklar dayanak yapılarak ...ile hiçbir borç/alacak ilişkisi bulunmayan ... ve diğer davalı ... şirketi tarafından tahsil girişiminde bulunulduğunu, davalıların elinden aldığı çek ve senetlerle haksız tahsilat yapma gayesi içinde olduklarını, evrakların ciro edilmeksizin doğrundan davacı şirket yetkilisinin cirosundan sonra davalı şirketlere fiilen geçtiğini, davacı şirket yetkililerinin davalı ... şirketi ve ...'a ciro ederek teslim ettiği evrak bulunmadığını, ciro silsilesinde kopukluk olduğunu belirterek davacının 3.994.000 TL bedelli 8 adet çek ve 17.009.200 TL bedelli 16 senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinden özetle; davacının beyanının gerçeği yansıtmadığını, davayı başka yöne çekmeye çalıştığını, senet alınırken açığa imza sucundan kurtulmaya çalıştığını, davacının tacir olduğunu ve basiretli davranma yükümlülüğü olduğunu, imzaya itirazı olmadığını, sadece borcum yoktur iddiasında bulunduğunu belirterek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında pek çok ticari ilişki yaşandığını, bu sebepten dolayı davacıya faturalar kesildiğini, ürünlerin teslim edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, dava konusu kıymetli evrakın teslim alındığını, davacının ya tutarsa mantığı ile dava açtığını, davacıların tacir olduğunu, taraflar arasında 2021 yılına dayanan ticari ilişki olduğunu, davacının Kayseri 4. İcra Hukuk mahkemesinin 2024/249 esas sayılı dosyasında ürünleri eksiksiz aldığını beyan ettiğini, ilgili evrakların emaneten davalı ...'a verildiğini, ... tarafından başkalarına verildiğinden haberdar olduğunu, buna ilişkin dava açma haklarını saklı tuttuğunu belirterek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının birçok iddia ortaya attığını, olayların tarafı olmadıkları için işin aslını bilmelerinin mümkün olmayacağını, davacının yıllardır tüccarlık yaptığını ve basiretli davranması gerektiğini, davacı iddiasının kabulü mümkün olmadığını, davalının çekleri ticaret sonucunda aldığını ve sıralı çekler olduğunu, şahıslara karşı başlatılan takiplere itiraz edilmediğini, davalıya çeklerin araç satışı ile geçtiğini ve toplam 9 parça çekle 4.500.000 TL bedelli çek alındığını, çekleri alırken bankadan sordurduğunu ve findeks raporlarına bakarak şirketin mali durumunun iyi olduğunu varsayarak çekleri teslim aldığını, ... numaralı 27.04.2023 tarihli 500.000 TL bedelli çekin bankaya ibrazı ile ödendiğini, icraya konulan çeklere itiraz olmadığını, davacıların bugüne kadar hiçbir hak iddiasında bulunmadığını ancak çekin ilk parçasının ödenmesinden 19 ay sonra menfi tespit davası açtıklarını, çeklerin mücerret borç ikrarı içeren kambiyo senedi olduğunu, ticari deftere ve cari hesaba kaydedilme şartına bağlanmadığını, ticari defterlerin incelenmesiyle sağlıklı sonucu ulaşılamayacağını, davalının alacağının çeke dayalı olduğundan aksinin senetle ispatı gerektiğini belirterek davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Davacıların irade sakatlığı ve kötüniyet iddiası yönünden HMK nın 226-1-c maddesi gereğince bu hususta yemin teklif edilemeyeceği gözetilerek yalnız çek ve senetler kapsamında alacağı bulunup bulunmadığı hususuda davacılar ile ticari ilişki tarafı olan ... Şirketi yönünden davacılara yemin hakkı hatırlatılmış olup yemin teklifinde bulunmayacaklarını beyan ettiği görülmekle  ispat edilemeyen menfi tespit davasının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Davalı vekilleri cevap dilekçesinde davanın reddi ile birlikte davacılar aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesini talep etmiştir. Menfi tespit davasının reddi halinde davalı lehine tazminatı düzenleyen İİK 72/4.maddesine göre \"Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden\" aşağı tayin edilemez.\"şeklindedir. Buna göre davanın reddi halinde davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir. Oysa davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebi reddedildiğinden davalıların alacağını geç alması söz konusu olmamış, bu nedenle şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddine, Şartları oluşmadığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, ...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  Faturaya konu makinelerin ... A.Ş. şirketine ait olduğunu, işbu makinelerin Kayseri Genel İcra Dairesi'nin..., ... ve ... E. sayılı icra takipleri ile 14.09.2021 tarihinde ...Mah. ... Cad. No:... .../KAYSERİ adresinde yapılan haciz işlemi ile haciz altına alındığını,... A.Ş. şirketi alacaklısından mal kaçırabilmek adına...A.Ş. şirketi üzerinden makineleri müvekkiline fatura ederek satmış ve malların hacizli olduğu bilgisini müvekkil ...Ltd. Şti. şirketinden sakladığını, akabinde 10.11.2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... ve ... E. sayılı dosyalarından haciz ve muhafaza işlemi yapılmak için \"... A.Ş. - ...Mah. ... Cad. No:... .../KAYSERİ\" adresine gelinmiş faturaya konu mallar yeni icra dosyalarından da haczedildiğini ve ödeme için süre alındığını, haciz yapılan adres ile müvekkili firmanın adresleri görüleceği üzere farklı olduğunu ve fatura tarihinden 1 hafta sonra yapılan haciz işleminde müvekkili şirketin haberdar edilmediğini, ayrıca malların müvekkiline teslim edilmediği haciz tarihi olan 10.11.2022 tarihli tutanak ile de sabit olduğunu,  haciz mahallinde müvekkili temsilen bir kişinin dahi bulunmadığını, daha sonra 03.03.2022 aynı icra dosyalarından \"... A.Ş. - ...Mah. ... Cad. ... Ltd. Şti. Blok No:... .../KAYSERİ\" adresine hacze gelindiğini ve muhafaza altına alınmasının talep edildiğini, bunun üzerine müvekkili şirket çalışanı ..., haciz mahalline geldiğini ve malların müvekkili şirkete fatura edildiğini ve müvekkili şirkete teslim edilmediğinden bahisle \"Ben bu makinaları ... Enerji'den satın aldım. Öncesinde haciz olduğunu bilmiyordum bilmemiz de mümkün değil. Üzerinde satılamaz şerhi yoktu, bu nedenle önceki hacizler bizi ilgilendirmiyor. Biz istihkak iddiamızı dosyanıza fatura ile sunuyoruz. Ayrıca yedieminliği de kabul ediyoruz. İİK 96-97 md. yapılan son değişiklikler sebebi istihkak iddiası hakkında mahkemece bir karar verilene kadar muhafaza işlemi yapılamaz. Bu haciz öncelerinden bağımsız yeni malik elinde hacizdir. Biz iyi niyetli üçüncü kişiyiz. Ben ...'da çalışanım.\" şeklinde beyanlar ile istihkak iddiasında bulunduğunu, işbu istihkak iddiası üzerine dosya Kayseri İcra Mahkemelerine gönderildiğini ve Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/144 ve 2022/145 E. sayılı dosyaları ile \"İstihkak İddiasının Reddine, Haczin Devamına\" karar verildiğini, buna mukabil müvekkili şirketin Kayseri 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/249 E. Sayılı dosyası ile İstihkak Davası yoluna başvurduğunu, ilgili dosyanın 25.10.2023 tarihli İstinaf İlamı ile kesinleştiğini, bu süreçlerin devam ederken faturaya konu malların kayseri genel icra dairesi'nin ... e. sayılı dosyası ile muhafaza altına alınmış ve cebri icra yolu ile satılmıştır. resmi deliller ile malların müvekkile teslim edilmediği ve icra dosyasından satıldığı ispatlanmasına rağmen mahkeme faturaya konu malların müvekkili şirketin teslim aldığına yönelik hüküm kurduğunu, bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketin davalı ... şirketine takip dayanağı fatura haricinde hiçbir ticari geçmişinin bulunmadığını, yine bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere 31.07.2022 tarihinde (cebri icra yoluna başvurulmadan önce) toplam tutarı 12.172.771,76 TL olan faturaların müvekkili şirket tarafından ... şirketine fatura edildiğini, işbu eylemin amacının müvekkilinin iddia edilen malları almadığı ve geri fatura ederek envanterinden çıkarmak istemesi olduğunu, lakin davalı ... şirketi tarafından işbu faturalara iade faturası düzenlenerek resmiyette alacaklı görünümünü koruduğunu, ...A.Ş. defterlerinde kayıtlı bulunan çekler dava konusu çeklerin olmayıp tutar, tarih ve çek numaralarındaki farklılıklar itibariyle düzenlenen faturanın geçerliliğine ilişkin bir karine oluşturmaması gerektiğini, yine davalı şirketin defter incelenmesinde cebri icra neticesinde alınan çekler ve senetlerin hiçbir kaydının bulunmadığını, kaldı ki davalı şirketin defter kayıtlarına göre alacağı 10.856.220,10 TL olarak belirtildiğini,  davalı ... şirketine ait BA/BS formları da göz önüne alındığı vakit müvekkiline 12.064.330,62 TL tutarında mal/hizmet fatura edebilecek bir ticari geçmişinin bulunmadığını,  şirketin terk vermiş olduğu 30.11.2023 tarihine kadar alış faturalarının toplamının 957.253,66 TL olduğunu, davalı şirket nezdinde dahi alış-satış formları arasında ciddi dengesizlik bulunduğunu, ihtiyati hacze konu 1.900.000 TL üzerinden haciz işlemine geçilmiş olması karşılığında dava konusu 5.000.000 TL ve 520.000 USD ( 31.01.2023 tarihindeki karşılığı 9.781.200 TL'dir) olmak üzere toplam 14.781.200 TL değerinde evrak verilmesinin mahkemece \"aşırı fark\" olarak kabul edilmediğini, dosya borcundan 8 kat fazla ödeme yapılması \"nın aşırı fark\" değil \"afaki fark\" olarak nitelendirilmesi gerekitiğini, dolayısıyla mahkemece yanılgıya düşüldüğünü, Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... e. sayılı dosyasında bulunan 30.01.2023 tarihli haciz tutanağı incelendiği taktirde  borç miktarı olarak 10.856.220,00 TL (on milyon sekiz yüz elli altı bin iki yüz yirmi türk lirası) belirtilmiş daha sonra işbu miktarın üstü çizilmek suretiyle 1.900.000 TL ( bir milyon dokuz yüz bin türk lirası) ihtiyati haciz miktarı olarak sonradan düzeltildiğinin görüleceğini, müvekkillerinin haciz esnasında gerçek borcun daha fazla olduğunun düşünmelerine olanak tanıyan Resmi Belge nin mevcut olduğunu,  işbu konuda müvekkillerinin basiretli bir tacir olarak davrandıkları halde veyahut o dönemki şirket vekilinin yönlendirmesinin bu tutar üzerinden yanılgıya düşürdüğünü, haciz tutanağı ile sabit olduğu üzere önce 10.856.220,00 TL tutarı üzerinden hacze gelindiğini ve bu tutar üzerinden müvekkilinden tahsilat yapıldığının mahkemece değerlendirilmediğini, taraflarınca daha önce iddia edildiği üzere dosyanın 1.900.000 TL üzerinden hacze gelindiği bilgisinin müvekkillerle aynı gün içerisinde anlaşılınca fazla ödemelerin geri tahsili amacıyla Adliyeye gittiklerini ve davalı vekili Av. ... ile görüştüklerini, bu görüşme neticesinde davalı şirket vekilinin çeklerin ve senetlerin diğer davalılara teslim edildiğini söylediğini, söz konusu durum dahi taraflarının iddialarını doğruladığını,  icra dosyasında Örnek No:7 Ödeme Emri müvekkili şirkete 04.02.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, haciz tarihinin 30.01.2023 olduğu göz önüne alındığı taktirde müvekkillerinin haciz sırasında borcun daha az veya daha fazla olduğunun bilinebilmesine imkan bulunmadığını ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/817 E.- 2025/1004 K. sayılı ve 25.11.2025 tarihli kararına karşı İstinaf kanun yollarına başvurularının kabulüne karar verilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ...A.Ş vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Bilirkişi raporunda \"Davacı taraf davalıya 31.07.2022 tarihinde toplam tutarı 12.172.771,76 TL olan 10 adet fatura düzenlemiştir. Davalı taraf da davacıya aynı tutarlı 10 adet iade faturası düzenlemiştir. Hem asıl faturalar hem de iade faturaları her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlıdır. Dolayısıyla bahse konu asıl ve iade faturalarından tarafların birbirine borcu veya alacağı oluşmamaktadır.\" şeklinde  tespitler yapıldığını, yani işbu davanın davacı tarafın borçtan kurtulmaya yönelik ilk hamlesi olmadığını, işbu davada davacının tek amacı müvekkiline olan borcundan haksız bir şekilde kurtulmaya çalışmaktan öte bir şey olmadığını, bu sebepten  istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Dosya muhtevasındaki tüm bilgi, belge ve kesinleşmiş mahkeme kayıtlarından açıkça anlaşılacağı üzere; davacıların iddialarının somut delilden yoksun, hayatın olağan akışına aykırı ve tamamen borcun ifasını geciktirmeye yönelik kötü niyetli beyanlar olduğunu, müvekkili ...’ın alacağının, hem hukuken geçerli ve illetten mücerret kambiyo senetlerine dayandığını, hem de bir başka mahkeme denetimindeki konkordato sürecinde alacak kaydı yapılarak yargısal bir kesinlik kazandığını, kendi özgür iradeleriyle imzaladıkları senetlerin ve tebliğ alıp itiraz etmedikleri ödeme emirlerinin sonuçlarından, tacir olmanın yüklediği basiret yükümlülüğünü hiçe sayarak kurtulmaya çalışan davacıların istinaf taleplerinin hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, yerel mahkemece tesis edilen kararın; maddi gerçekle tam bir uyum içerisinde olup, usul ve yasaya uygun bu kararın onanmasının hakkaniyet gereği olduğunu beyan ederek davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dava menfi tespit davasıdır.<br>Davacı, 31.01. 2023 tarihli protokole konu 8 adet çek  ile 16 adet bonodan dolayı borçlu olmadığını, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/38 değişik iş sayılı dosyasıyla verilen 1.009.000 TL'lık  ihtiyati haciz kararına konu  takipten va takibin dayanağı faturalardan  dolayı davalı şirkete borcunun bulunmadığını, davalı şirket tarafından  faturalarda belirtilen malların hiçbir zaman teslimat yapılmadığını, davalı ... A.Ş tarafından yapılan haciz işlemi esnasında hukuki bilgisizlik ve davalı avukatının eşyaların muhafaza altına alınacağı tehdidi nedeniyle 30.01.2023 tarihli protokolün düzenlendiğini, icra takibine konu edilen alacak tutarının 1.900.000 TL olmasına rağmen protokolde 520.000 Dolar ve 8.000.000 TL kıymetli erak verildiğini edimler arasında fahiş orantısızlık meydana getirdiğini    davalı ... ve davalı ... Limited Şirketinin kendilerinin davalı ... Anonim Şirketini  borçlu olmadıklarını bildikleri  halde senet ve çekleri  tahsil etmeye çalıştıklarını belirterek   tespiti amacıyla eldeki davayı açmıştır.  <br>Davalılar davanın reddini talep etmişlerdir .<br>Davalı ... Şirketi tarafından davacı ... Limited şirketi aleyhine 10.856,220 TL fatura alacağının tahsili amacıyla 30.01.2023 tarihinde Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, takip sonrası  taraflar arasında 31.01.2023 tarihli protokol isimli belgenin düzenlendiği sabittir .<br>Bahse konu protokol incelendiğinde;Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ve bu dosya  haricinde tarafların grup şirketleri bünyesinde birçok ticaret yaptıkları, bahse konu protokolün ilgili ticaretlere ve  ilgili icra dosyasına istinaden tanzim edildiği,  davacı ... Limited şirketinin icra takibine konu ilgili  ihtiyati haciz kararına ve fatura konusu ürünlerin   eksiksiz bir şekilde   kendisine teslim edildiğini kabul  ettiği, ilgili icra dosyasına grup şirketlerden yapılan ticaretleri ve taraflar arasındaki cari hesap alacağına istinaden taraflar arasında düzenlendiğinin belirtildikten sonra dava dilekçesinde ayrıntılı şekilde belirtilen 8 adet çek ve 16 adet bononun davalı ... A.Ş'ne verileceğinin belirtildiği görülmüştür. <br>Bahset olup protokol ... ... ve ...Limited şirketi tarafından imzalanmış olup davacıların protokoldeki imzaların sahte olduğuna yönelik bir  itirazlarının bulunmamasına, Protokolde takibe konu faturadaki malların davacılara teslim edildiğinin davacı tarafça kabul edilmesine,  davaya konu 16 adet bononun ve 8 adet çekin davacılar tarafından kabul edilen borcun ödenmesi amacıyla düzenlendiğinin sabit olmasına, tacir olan davacıların basiretli şekilde davranma yükümlülüklerinin bulunmasına, davalı şirket ve temsilcilerinin haciz yapılacağı yönündeki söyleminin yasal  hakları kullanmaya yönelik  sözler olduğundan somut olayda  davacılara yönelik  tehdit eyleminden söz edilemeyecek olunmasına, dolayısıyla protokolün tehdit hareketleri sonucu imzalandığından bahsedilmeyecek olunmasına yine somut olayda gabin unsurlarının bulunmamasına göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup davacıların yukarıda yazılı istinaf sebeperi yerinde görülmediğinden istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esasatan reddine karar vermek gerekmiştir.  <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 25/11/2025 tarih ve 2024/817 E - 2025/1004  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,  <br>2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, <br>3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere  oy birliği ile karar verildi.  11/02/2026<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f3871daa3fb073ae","SID":"2c16726add1a8f96"}}