{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/2915 <br>KARAR NO\t\t: 2026/411<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t : 2021/121 Esas 2023/55 Karar<br>KARAR TARİHİ\t : 14/06/2023<br>Birleşen 2021/123 Esas - 2021/167 Karar sayılı dosyada;<br>Birleşen 2021/124 Esas - 2021/168 Karar sayılı dosyada; <br>DAVA\t\t : Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.)<br>KARAR TARİHİ             : 18/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ  : 18/02/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a bendi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>TARAFLARIN İDDİA, SAVUNMA VE YARGILAMA ÖZETİ;<br>1-Asıl davada; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2021 tarihinde ....İl Binası'nda gerçekleştirilen saldırı sonucunda ... isimli kişinin hayatını kaybetmiş olduğunu, olaydan sonra haber kanallarında, gazetelerde, internette yer alan haber sitelerinde ve sosyal medyada ...'ın fotoğrafının paylaşıldığını, müvekkili ...'ın saldırıda hayatını kaybeden ... ile aynı ad ve soyadı taşıdığını, davalı şirket bünyesinde yayın yapan \"...Gazetesi\"nin 18/06/2021 tarihli ve Yıl: ...Sayı:.. nüshasının.... Sayfasında yayımlanan ''.... BİNASINA SALDIRI” başlıklı, ... tarafından hazırlanan haberde müvekkili ...'ın fotoğraflarının izinsiz bir şekilde kullanılmış olduğunu, müvekkilinin kişilik haklarını ihlal eder mahiyette olduğunu, bu hususta TEKZİP metni yayımlanması amacıyla davalı yana ihtar gönderildiğini, davalının ihtara rağmen tekzip metni yayımlamaması nedeniyle Sulh Ceza Hakimliğine başvuru yapıldığını, İzmir 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 2021/4231 D. İş sayılı dosyasında da \"kişilik haklarının ihlal edildiği ve gerçeğe aykırı yayın yapıldığı değerlendirildiğinden\" demek suretiyle müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğinin tespit edildiğini, müvekkilinin Ege Üniversitesi'nde araştırma görevlisi sıfatıyla kamu görevlisi olarak çalışmakta olup, Devlet memuru olduğunu, müvekkilinin herhangi bir siyasi parti ile ilişkisi olmaması gerektiğini, çıkan haber ve paylaşımlar neticesinde müvekkilinin kamuoyunda siyasi parti çalışanıymış ve siyasi parti ile bir ilişkisi varmış gibi gösterildiğini, yayınlanan bu haberlerden sonra müvekkilinin fotoğraflarının sosyal medya kullanıcıları tarafından siyasi parti bayrağı ile birleştirilerek paylaşımlar yapıldığını, bu paylaşımların sebebinin de davalının gazetesinde yayımlanan gerçek dışı haber olduğunu, davacı müvekkilinin rızası alınmadan yüzü ve fotoğrafı kullanılarak müvekkil hakkında gerçek dışı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde, toplumda yanlış anlaşılmaya sebep verir mahiyette haberler ve paylaşımlar yapıldığının açık ve sabit olduğunu, FSEK madde 86'da eser mahiyetinde olmayan resim ve portreler koruma altına alınmış olup, resim ve portrelerin tasvir edilenin muvafakatı alınmadan kullanılması yasaklanmış ve aynı maddenin devam fıkralarına göre de bu kurala aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiile ilişkin hükümleri ile Türk Medeni Kanunu'nun Kişilik Hakları İhlallerine ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, bu sebeple rızası alınmadan fotoğrafı yayımlanan müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek; 10.000 TL manevi tazminatı haksız fiil tarihi olan 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Gazetesi'nin yayın sahibi olduğunu, müvekkilinin gazetesi dışında başka gazetelerde de davacının fotoğrafının kullanılmış olduğunu, müvekkilinin kasti bir haraketi olmadığını, editöryal bir hata nedeniyle böyle bir durumun meydana geldiğini, söz konusu habere ilişkin tekzip metninin; karşı tarafın müvekkiline göndermiş olduğu tekzip ihtarnamesi dikkate alınarak müvekkilinin gazetesinde yayınlandığını ve metnin yayınlandığına ilişkin karşı tarafa bilgi verildiğini, tekzip metninin yayınlanmasına ilişkin savcılığa suç duyurusunda bulunulmayacağına ilişkin gönderilen cevabi mailde \"Tarafınızca 02/07/2021 tarihli ... Gazetesinde tekzip metninin yayımlanmasından dolayı\" denilerek bu husustan haberdar olduklarının ikrar edildiğini, müvekkili yayıncı kuruluşun görünürde gerçekliğe uygun haberini, yayıncılık ilkeleri, AİHS, anayasa ve basın kanunu çerçevesinde yayınladığını ve bu minvalde gerek Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına gerekse basın ve ifade hürriyetinin sınırlarına  riayet ettiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>2-Mahkemenin Birleşen 2021/122 Esas - 2021/166 Karar sayılı dosyasında;<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2021 tarihinde .... İl Binası'nda gerçekleştirilen saldırı sonucunda ... isimli kişinin hayatını kaybettiğini, olaydan sonra haber kanallarında, gazetelerde, internette yer alan haber sitelerinde ve sosyal medyada ...'ın fotoğrafının paylaşıldığını, ancak müvekkili ... saldırıda hayatını kaybeden ... ile aynı ad ve soyadı taşıdığı için müvekkilinin fotoğrafının davalı şirket bünyesinde yayın yapan \".... Gazetesi\"nin 18/06/2021 tarihli ve Yıl: ... Sayı: ...nüshasının... sayfasında yer alan “PROVOKATÖR İŞBAŞINDA” başlıklı haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan müvekkili ...'ın fotoğraflarının gerçeğe ve hukuka aykırı, izinsiz bir şekilde kullanıldığını, davacı müvekkilinin rızası alınmadan yüzü ve fotoğrafı kullanılarak müvekkil hakkında gerçek dışı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde, toplumda yanlış anlaşılmaya sebep verir mahiyette haberler ve paylaşımlar yapıldığının açık ve sabit olduğunu, FSEK madde 86'da eser mahiyetinde olmayan resim ve portreler koruma altına alınmış olup, resim ve portrelerin tasvir edilenin muvafakatı alınmadan kullanılması yasaklanmış ve aynı maddenin devam fıkralarına göre de bu kurala aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiile ilişkin hükümleri ile Türk Medeni Kanunu'nun Kişilik Hakları İhlallerine ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, bu sebeple rızası alınmadan fotoğrafı yayımlanan müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı .....A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; söz konusu haberin; 17.06.2021 günü ..... İl binasında meydana gelen aynı gün ve anda saatte yazılı ve görsel medya mecralarındaki yayınlar ile aleniyet kazanmış olan somut olaylara dayanılarak yapıldığını,... Ajansı, İnternet ve ulusal medya mecralarının yayınlarıyla alenileşen haberde; haberin bir yerinde sehven verildiği kolayca anlaşılan bir fotoğraf kullanımının kişilik haklarına saldırı olmasının düşünülemeyeceğini, davacının İzmir 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2021/3594 D.iş sayı ile almış olduğu tekzip kararının gazetede yayınlanarak davalı müvekkilinin iyi niyetinin gösterilmiş olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>3-Mahkemenin birleşen 2021/123 Esas - 2021/167 Karar sayılı dosyasında; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17/06/2021 tarihinde.... İl Binası'nda gerçekleştirilen saldırı sonucunda ... isimli kişinin hayatını kaybettiğini, olaydan sonra haber kanallarında, gazetelerde, internette yer alan haber sitelerinde ve sosyal medyada ...'ın fotoğrafının paylaşıldığını, ancak müvekkili ... saldırıda hayatını kaybeden ... ile aynı ad ve soyadı taşıdığı için müvekkilinin fotoğrafının davalı şirket bünyesinde yayın yapan 17/06/2021 tarihli .... ... kanalında yayınlanan \"... ile Ana Haber\" adlı programda \"BU YAYIN VATAN BORCUDUR” başlıklı haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan müvekkili ...'ın fotoğraflarının gerçeğe ve hukuka aykırı, izinsiz bir şekilde kullanıldığını, davacı müvekkilinin rızası alınmadan yüzü ve fotoğrafı kullanılarak müvekkil hakkında gerçek dışı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde, toplumda yanlış anlaşılmaya sebep verir mahiyette haberler ve paylaşımlar yapıldığının açık ve sabit olduğunu, FSEK madde 86'da eser mahiyetinde olmayan resim ve portreler koruma altına alınmış olup, resim ve portrelerin tasvir edilenin muvafakatı alınmadan kullanılması yasaklanmış ve aynı maddenin devam fıkralarına göre de bu kurala aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiile ilişkin hükümleri ile Türk Medeni Kanunu'nun Kişilik Hakları İhlallerine ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, bu sebeple rızası alınmadan fotoğrafı yayımlanan müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 17/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı .... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen fotoğrafın haber maksadı ile kullanılmış olup, kamu yararına üstünlük tanınmakta ve hukuka uygun kabul edilmekte olduğunu, 17/06/2021 tarihinde öğle saatlerinde saldırıda hayatını kaybeden ...'ın haberinin aynı gün saat 19.45'te Müvekkil ....'de \".... ile Ana Haber\" adlı programda yayınlandığını, saldırının haber kanalları istihbarat bölümüne düşmesini müteakip saldırı ve saldırıda hayatını kaybeden kişi/kişilerin olup olmadığı ile ilgili araştırmaya başlandığını, ana haber programına yetiştirilmesi ve böylece toplumun saldırının detaylarını bir an önce öğrenebilmesi maksadıyla, fail ve saldırıda hayatını kaybedenin kimliğinin tespit edilmesi için gayret gösterildiğini, hatalı fotoğraf kullanmış olduklarının davacı tarafından LINKDEDIN isimli  profesyonel çalışanların iletişim kurduğu ve herkese açık internet sitesinde paylaşıldığını, müvekkili .... kanalında 17/06/2021 tarihindeki \".... ile Ana Haber\" programında, davacının şahsına yönelik en ufak bir itham, şahsı ile ilgili en ufak bir ibare bulunmadığını, tekzip metni yayınlanması ile ilgili Mahkemeden herhangi karar gelmeden önce, müvekkili .... tarafından kendiliğinden, sorumlu basın olarak, basın etik ve ilkeleri doğrultusunda, fotoğraflarla ilgili yanlışlık, ilk haberin yayınladığı aynı program ve aynı saatte ve aynı sunucu tarafından yaklaşık dört dakikalık bir süre ile tekzip edildiğini ve akabinde tekzip metninin müvekkili ....'e ulaştığı anda derhal yayınlandığını, davacının manen zarara uğradığı iddiasını kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini talep etmiştir. <br>4-Mahkemenin 2021/124 Esas - 2021/168 Karar sayılı dosyasında; <br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 17/06/2021 tarihinde ... İl Binası'nda gerçekleştirilen saldırı sonucunda ... isimli kişinin hayatını kaybettiğini, olaydan sonra haber kanallarında, gazetelerde, internette yer alan haber sitelerinde ve sosyal medyada ...'ın fotoğrafının paylaşıldığını, ancak müvekkili ...  saldırıda hayatını kaybeden ... ile aynı ad ve soyadı taşıdığı için müvekkilinin fotoğrafının davalı şirket bünyesinde yayın yapan \"... Gazetesi\"nin 18/06/2021 tarihli ve Yıl:... Sayı:40970 nüshasının 13. sayfasında yer alan “PROVOKATÖR” başlıklı haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan müvekkil ...'ın fotoğraflarının gerçeğe ve hukuka aykırı, izinsiz bir şekilde kullanıldığını, davacı müvekkilinin rızası alınmadan yüzü ve fotoğrafı kullanılarak müvekkil hakkında gerçek dışı ve kişilik haklarına saldırı niteliğinde, toplumda yanlış anlaşılmaya sebep verir mahiyette haberler ve paylaşımlar yapıldığının açık ve sabit olduğunu, FSEK madde 86'da eser mahiyetinde olmayan resim ve portreler koruma altına alınmış olup, resim ve portrelerin tasvir edilenin muvafakatı alınmadan kullanılması yasaklanmış ve aynı maddenin devam fıkralarına göre de bu kurala aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun Haksız Fiile ilişkin hükümleri ile Türk Medeni Kanunu'nun Kişilik Hakları İhlallerine ilişkin hükümlerinin uygulanacağının düzenlendiğini, bu sebeple rızası alınmadan fotoğrafı yayımlanan müvekkilinin kişilik haklarının ihlal edildiğini belirterek, 10.000 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br> Davalı .... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu haber muhteviyatından da anlaşılacağı üzere, adli makamlara yansımış iddiaların görünen gerçekler çerçevesinde kamuoyuna aktarılmasından ibaret olduğunu, davacının kişilik haklarını ihlal kabiliyeti taşımadığını, davacı taraf haberin araştırılması için gazetelerin 24 saatleri bulunduğunu iddia etmiş ise de; gündemi değiştiren bu olayın yaşandığı günün, sayfaların hazırlanması, baskıya verilmesi ve dağıtım süreci de düşünüldüğünde yazılı basının çok hızlı hareket etmesi ve güncelliği yakalaması gerektiğini, dava konusu edilen 18/06/2021 tarihli yayının, saldırının gerçekleştiği 17 Haziran günü saat 15:00 gibi hazırlandığını ve baskıya verildiğini, davacı ile vefat eden arasındaki benzerlik ve pek çok basın yayın organında aynı fotoğrafın kullanıldığı dikkate alındığında müvekkili şirkete kusur yöneltilemeyeceğini, gazetecinin görünürdeki gerçeklikten sorumlu olduğunu, bir cumhuriyet savcısı gibi araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, basının sorumluluğunun somut gerçeklik değil görünen gerçeklikle sınırlı olduğunu, görünen gerçekliğin, maddi ve kesin gerçeklikten farklı olduğunu, basının o an için bilinen ve orta düzey kişilerce kabul edilen gerçekler üzerinde haber yapabileceğini, söz konusu fotoğrafın haber verme hakkı kapsamında kullanıldığını, fotoğrafın haber niteliğini aşan şekilde de kullanılmadığını, basın özgürlüğü sınırları dâhilinde davacı yanın haklarına zarar verebilecek bir duruma mahal vermeksizin, üstün kamu menfaati çerçevesinde yayınlanan haber ve haberde kullanılan fotoğrafın, haber verme hakkının bir gereği olarak kullanıldığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; yasal düzenlemeler ve somut olay hep birlikte değerlendirildiğinde,... il binasında 17/06/2021 tarihinde meydana gelen olayda ... isimli kişinin öldürülüğü, davacının isim ve soy isminin ... olup, öldürülen kişi ile aynı isim ve soy isme sahip bulunduğu, davalı haber ve basın yayın şirketleri tarafından yapılan ve kamu oyuna sunulan haberlerde öldürülen ...'ın fotoğrafı olarak davacı ...'ın fotoğraflarının yayınlandığı, davalı basın yayın kuruluşlarının gerekli dikkat ve ihtimamı göstermeyerek davacının üzerinde mutlak bir hakka sahip olduğu resmini kullanmak suretiyle onun kişilik haklarına tecavüzde bulundukları, FSEK 86. madde kapsamında davacının resminin rıza ve diğer hukuka uygunluk sebepleri bulunmaksızın kullanıldığı, diğer yandan davacının Ege Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak görev yaptığı, davalı basın yayın kuruluşlarının yaptıkları ve umuma sundukları haberlerde davacının ....binasında çalışan olarak gösterildiği, bu durumun davacı için kişilik haklarının ihlali yanında manevi sıkıntı ve acı çekmesine, iş ve sosyal çevresinde kendisini kötü hissetmesine yol açacağı, davacının davalıların söz konusu eylemleri nedeniyle manevi olarak zarara uğrayıp elem ve ızdırap yaşadığı, bu sebeple davacının yaşamış olduğu acı ve sıkıntıları bir nebze giderebilmek adına davalıların davacıya manevi tazminat ödemesi yapmaları gerektiği, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarlarının, olayın mahiyeti, davacının sosyal ve akademik statüsü, ekonomik geliri, davalıların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde hak ve nesafet ölçülerine uygun olduğunun kabul edildiği gerekçeleriyle asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulü ile; asıl dava yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı..... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2021/123 Esas sayılı dava yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 17/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ... A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2021/124 Esas sayılı dava yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .... A.ş.'den alınarak davacıya verilmesine, birleşen 2021/122 Esas sayılı dava yönünden 10.000,00 TL manevi tazminatın 18/06/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ..... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.  <br>DELİLLER                                :<br>TPMK kayıtları, bilirkişi raporu, tüm dosya kapsamı.<br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin dava konusu haberin görünen gerçekler çerçevesinde kaleme alındığını dikkate almaksızın basın özgürlüğü aleyhine haksız ve yerinde olmayan bir hüküm oluşturduğunu, dava konusu haber içeriğinde 17/06/2021 tarihinde ..... İl Binasında meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin bilgilere yer verilmiş olup; adli sürece yansıyan bu olayın haber  verme hakkı kapsamında ve görünürdeki gerçekliğe de uygun olarak, objektif bir biçimde kamuoyuna aktarıldığını, davacı ile vefat eden arasındaki benzerlik ve pek çok basın yayın organında aynı fotoğrafın kullanıldığı dikkate alındığında, müvekkili şirkete kusur yöneltilemeyeceğini, dava konusu fotoğrafın haber verme hakkı kapsamında kullanılmış olup haber niteliğini aşan bir düzenleme de yapılmadığını, haberdeki tek amacın yapılan saldırı hakkında kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu, dava konusu haberde ne davacıya ne de saldırıda hayatını kaybeden ...'a yönelik aşağılayıcı, küçümseyici ya da hakaret içeren herhangi bir ifade bulunmadığını, dava konusu haber içeriğinde davacı hakkında olumsuz bir değer yargısı veya nitelendirmenin yer almadığını, mahkemenin dosyaya sunulu bilirkişi raporunu hükme esas alınabilir kabul etmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilgili yasal düzenleme çok açık olmasına rağmen; Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim görevlisi bilirkişinin uzmanlığı dışına çıkarak hukuki değerlendirme/ nitelendirmelerde bulunduğunu, bilirkişinin dava konusu yayınların haber niteliği hakkında teknik görüş paylaşabilecek uzmanlığı olmadığını, basın özgürlüğü sınırları dâhilinde, davacı yanın haklarına zarar verebilecek bir duruma mahal vermeksizin, üstün kamu menfaati çerçevesinde yayınlanan haber ve haberde kullanılan fotoğrafın da haber verme hakkının bir gereği olarak kullanıldığını, manevi tazminatın şartları oluşmadığı gibi, takdir edilen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı .... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; somut olayda dava konusu fotoğrafın fikri hak ürünü eser olmadığını, dolayısıyla olayda 5846 Sayılı FSEK hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir durum olmadığını, bu nedenle “görevsizlik kararı” verilmesi gerektiğinden, usule aykırı olan yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, haberin 17.06.2021 günü ... İl binasında meydana gelen aynı gün ve anda yazılı ve görsel medya mecralarındaki yayınlar ile aleniyet kazanmış olan somut olaylara dayanılarak yapıldığını, kamuoyunda alenileşen haberde fotoğraf kullanılırken davacının kişilik haklarına saldırmak gibi bir kasıt olmadığını, ayrıca haberdeki maksadın davacının kişiliğini öne çıkarmak olmadığını, haberdeki tek amacın .... binasına yapılan saldırı hakkında kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu, davacının, İzmir 4. Sulh Ceza Hâkimliği'nin 2021/3594 D. İş sayısı ile aldığı Tekzip Kararının davalı gazetede derhal yayınlanarak hukuken manevi tatmini sağlandığını, davacının manevi zarar görmediğini, yerel mahkemenin bu gerçekleri nazara almaksızın, afaki gerekçelerle manevi tazminata karar vermesinin kabul edilemeyeceğini, haberin davacının manevi haklarına saldırı niteliğinde olduğunu kabul etmemekle birlikte, bir an için kabul edilse de hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacı vekili davalı .... A.Ş.'nin istinaf başvurusuna karşı istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının \"dava konusu fotoğrafın fikri hak ürünü eseri olmadığını bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği\" iddialarının dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, nitekim Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında da açıklandığı üzere; 5846 sayılı FSEK'nun 86. maddesinde; eser mahiyetinde olmasalar bile resim ve portreler tasfir edilenin, tasfir edilen ölmüşse 19. maddenin 1. fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe teşhir veya diğer suretlerle umumu harf edilemez hükmü mevcut olduğunu, yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 24. maddesinde; hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimsenin saldırıda bulunanlara karşı korunma isteyebileceği, kişilik hakkı zedelenen kimsenin rızası, daha üstün nitelikte özel ya da kamusal yarar veya kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça kişilik haklarına yapılan her saldırının hukuka aykırı olacağı hususları düzenlendiğini, bu nedenlerle de; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve  devamı maddelerinde kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olduğu, zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar verenin de zararı gidermekle yükümlü olduğu, 56. maddede manevi tazminatın olayın özellikleri göz önünde tutularak uygun bir miktar paranın zarar görene ödenmesinin gerekliliği hususları düzenlendiğini, tüm bu gerekçelerden de görüleceği üzere resim, fotoğraf ve portrelerin FSEK'nun 86. maddesinde FSEK kapsamında kabul edildiği ve bu nedenle de manevi tazminat takdir edileceği hükümleri uyarınca davalının tüm bu istinaf sebeplerinin reddi gerektiğini, davalının \"hükmolunan tazminat miktarının fahiş olduğu\" konusundaki istinaf sebepleri ise haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davalı yanın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili davalı .....A.Ş.'nin istinaf başvurusuna karşı istinafa cevap  dilekçesinde özetle; davalının yaptığı haberin müvekkilinin kişilik haklarının ihlaline neden olduğunu, her ne kadar davalı taraf yapılan haberin görünen gerçekler çerçevesinde kaleme alındığını iddia etse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, zira yapılan haberde bir gerçeklik payı bulunmadığını, bu nedenle de Yerel Mahkemece verilen kararın yerinde olup davalının bu yönden istinaf sebeplerinin reddi gerektiğini, davalının takdir edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu iddialarının da haksız ve asılsız olduğunu belirterek, davalı yanın istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep istemiştir. <br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık; asıl davada ve birleşen davalarda basın yayın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan haksız eylem nedeniyle manevi tazminat isteklerine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle, asıl davanın ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş, karara karşı birleşen dosyalardaki davalılardan.... A.Ş. vekili ve .... A.Ş. vekili ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br> 6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357. Maddesine göre de; İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere; 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 58/1. fıkraya göre kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 33. maddesine göre hâkim, Türk Hukukunu re’sen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme hâkime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapma zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile hâkim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur.<br>Somut olayda; 17/06/2021 tarihinde .... İl Binası'nda gerçekleştirilen saldırı sonucunda ... isimli kişinin hayatını kaybettiği olaydan sonra haber kanallarında, gazetelerde, internette yer alan haber sitelerinde ve sosyal medyada ...'ın fotoğrafı bulunan haberlerin yayınlandığı ve paylaşıldığı, davacı ...'ın saldırıda hayatını kaybeden ... ile aynı ad ve soyadı taşıdığı, bu nedenle davacı tarafından;<br>1-Davalı .... A.Ş. bünyesinde yayın yapan ..... Gazetesinin 18/06/2021 tarihli ve Yıl: ...Sayı: ... nüshasının ... Sayfasında yayımlanan “... BİNASINA SALDIRI” başlıklı, ... tarafından hazırlanan haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan davacı ...'ın fotoğraflarının  paylaşıldığı iddiasıyla asıl dava dosyasında .... A.Ş. aleyhine, <br>2-Davalı ... A.Ş. bünyesinde yayın yapan .... Gazetesinin 18/06/2021 tarihli ve Yıl: ... Sayı:.... nüshasının ilk sayfasında yer alan “PROVOKATÖR İŞBAŞINDA” başlıklı haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan davacı ...'ın fotoğraflarının kullanıldığı iddiasıyla birleşen 2021/122 Esas - 2021/166 Karar sayılı dava dosyasında davalı ..... A.Ş. aleyhine,  <br>3-Davalı .... A.Ş. bünyesinde yayın yapan ....kanalında 17/06/2021 tarihinde yayınlanan \".... ile Ana Haber\" adlı programda \"BU YAYIN VATAN BORCUDUR” başlıklı haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan davacı ...'ın fotoğraflarının kullanıldığı iddiasıyla birleşen 2021/123 Esas - 2021/167 Karar sayılı dava dosyasında davalı ... A.Ş. aleyhine,<br>4-.... A.Ş. bünyesinde yayın yapan....Gazetesinin 18/06/2021 tarihli ve Yıl:.... Sayı:...nüshasının .... sayfasında yer alan “PROVOKATÖR” başlıklı haberde vefat eden ...'ın fotoğrafı kullanılması gerekirken, aynı adı ve soyadı taşıyan davacı ...'ın fotoğraflarının kullanıldığı iddiasıyla birleşen 2021/124 Esas - 2021/168 Karar sayılı dava dosyasında davalı ....A.Ş. aleyhine ayrı ayrı İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılmış, mahkemece asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiş, karara karşı birleşen dosyalar davalılardan..... A.Ş. vekili ile .... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'nın 76. maddesinin 1. fıkrasında, bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına görevli mahkemenin Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemelerinde bakılacağı, ihtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirleneceği ve 2. fıkrasında da, bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkemenin, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebileceği, belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil edeceği belirtilmiştir.<br>6100 Sayılı HMK'nun göreve ilişkin 2. maddesinde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi düzenlenmiş olup, buna göre; (1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir.<br>Eldeki asıl ve birleşen davalarda; davacı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasası'nın düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan bir hak nedeniyle değil, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu iddiasıyla manevi tazminat isteminde bulunduğuna göre, eldeki uyuşmazlığın görüm ve çözüm yeri Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesidir.<br> Bu haliyle, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir iken; Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince davaya bakılıp esastan karar verilerek sonuçlandırılması hukuka aykırı olmuştur.<br>Keza, göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olup, 6100 Sayılı HMK’nın 114/1-c maddesine göre mahkemenin görevli olması dava şartıdır. Aynı Kanunun, 115. maddesine göre ise, dava şartlarının mevcut olup olmadığı, taraflarca ileri sürülüp sürülmediğine bakılmaksızın yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden gözetilir. Diğer taraftan görevsiz mahkeme davanın esası hakkında karar veremez.<br>6100 Sayılı HMK'nun 353/1-(a) bendine göre; Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verileceği hükme bağlanmıştır.<br>Aşağıdaki durumlar arasında;<br>(a-3) bendinde \"mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması \"<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (a-3) bendi ve 355. maddesinde yer alan  \"mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması\" hükmü gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi  kararının resen esası incelenmeden kaldırılmasına,karar verileceği hüküm altına alınmıştır.<br>Hal böyle olunca yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre;  birleşen dosyalar davalılarından ....A.Ş. vekili ile .... A.Ş. vekilinin istinaf başvuruları 6100 Sayılı HMK'nun 355. maddesi kapsamında yapılan inceleme uyarınca yerinde olduğundan ayrı ayrı kabulüne,  ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a fıkrası ve (a-3) bendi uyarınca esası incelenmeden kaldırılmasına, asıl ve birleşen davalara asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerektiğinden, dosyanın esasının kapatılarak İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi tevzi bürosuna gönderilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine,  davalıların diğer istinaf nedenleri ile davacının  istinaf nedenlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına; ilişkin karar  verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M  :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Asıl ve birleşen davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden   birleşen dosyalar davalılarından ..... A.Ş. vekili ile .... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK un 355 inci maddesi uyarınca AYRI AYRI KABULÜNE, <br>2-İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  2021/121 Esas 2023/55 Karar sayılı, 14/06/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1 fıkra (a-3) bendi ve 355 inci maddeleri gereğince ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA,  asıl ve birleşen davalara asliye hukuk mahkemesinde bakılması gerektiğinden, dosyanın esasının kapatılarak İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi tevzi bürosuna gönderilmek üzere ilk derece mahkemesi olan  İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, <br>4-Davalıların diğer istinaf nedenleri ile davacının istinaf nedenlerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>5-Davalı ..... A.Ş'nin peşin yatırdığı 738,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 269,85 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>6-Davalı ..... A.Ş'nin peşin yatırdığı 738,00 TL istinaf karar ve ilam harcının istek halinde iadesine, 269,85 TL istinaf yoluna başvuru harcının mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği ve harç tahsil / iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 353. Maddesi (1-a) bendi uyarınca 18/02/2026 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dc0bf7f1e0ac8287","SID":"3827eb1c66538083"}}