{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2023/751 <br>KARAR NO\t\t: 2026/406<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI\t\t : 2017/1026 Esas 2022/663 Karar<br>KARAR TARİHİ\t : 20/09/2022<br>DAVA\t\t : Maddi ve Manevi Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 17/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 17/02/2026<br><br>Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı, istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;<br>G E R E Ğ İ     D Ü Ş Ü N Ü L D Ü<br>DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:<br>Davacılar vekili Urla Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; 20.06.2016 tarihinde davalılardan ...'ın işleteni...'ün sürücüsü olduğu ve diğer davalı sigorta şirketinin ZMMS ile sigortaladığı ... plakalı aracın İzmir Çeşme otobanının Urla çıkışının bağlantı yolunda müvekkillerinin 19 yaşındaki oğulları ...'i ezerek ölümüne sebebiyet verdiğini, çarpma neticesinde hayati tehlike arz edecek şekilde yaralandığını, bütün müdahalelere rağmen 21.06.2016 tarihinde vefat ettiğini, davalının olay yerinden kaçtığını, davalılar... ve ... hakkında Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/477 Esas sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunda davalıya tali kusur verildiğini, oğullarını kaybeden davacıların psikolojik çöküntü yaşadıklarını, küçük ...'ın abisini kaybettikten sonra anne ve babasını da kaybetme korkusu yaşadığını, kaza nedeniyle yaşanılan üzüntünün maddi karşılığının bulunmadığını, davalı sigorta tarafından sigortalanan davalı ...'ın maliki olduğu araç nedeniyle herhangi bir dönüş yapılmadığını belirterek, tahkikat sonucunda müvekkillerin kazanç kaybı ve destekten yoksun kaldığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davalılardan ... açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tüm davalılardan 10.000,00-TL maddi tazminatın davalılar... ... ve ... ...'dan olmak kaydıyla 100.000,00-TL manevi tazminatın, davalılardan ... A.Ş. için davalılardan ... A.Ş'ye yapılan başvuru tarihi olan 29.12.2016 tarihinden 15 işgünü sonrasından itibaren işleyecek yasal faizi ile, diğer davalılar için gerek maddi gerekse manevi tazminat açısından kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davacılar vekili 28/03/2018 tarihli dilekçe ile; tahkikat sonucunda müvekkillerinin kazanç kaybı ve destekten yoksun kaldığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere davalılardan ... açısından poliçe teminatı ile sınırlı olmak ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tüm davalılardan alınarak ... adına 4.000,000 TL maddi tazminat , ... adına 4.000,00 TL maddi tazminat, ... ... adına ise 2.000,00 TL maddi tazminatın ve davalılar... ... ve ... ...' dan olmak kaydıyla; ... adına 40.000,00 TL  manevi tazminat, ... adına 40.000,00 TL manevi tazminat,... ... adına 20.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan ... A.Ş. için, ilgili kanun gereğince tarafımızca davalılardan ... A.Ş'ye yapılan başvuru tarihi olan 29.12.2016 tarihinden 15 işgünü sonrasından itibaren işleyecek yasal faiz ile diğer davalılar için gerek maddi gerekse manevi tazminat açısından kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istediklerini belirterek, dava dilekçesindeki taleplerini açıklamıştır.<br>DAVALI CEVABININ ÖZETİ:<br>Davalılar... ... ve ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle;  23/06/2016 tarihli araştırma görüntü tutanağına göre; müvekkilinin kullandığı ... plakalı araç olduğu varsayılan kırmızı renkli yüksek tavanlı aracın reel saate göre 12 dakika geri saati gösteren ve olay yerinden Urla İstikametinde olan .... adlı işyeri kamerası görüş açısına saat 22:00:18 de görüş açısına girdiğinin tespit edildiğini, bu tespit doğrultusunda sözkonusu aracın müvekkili aracı olduğu varsayılarak yapılan hesaplamaya göre 12 dakika geri olan kamera saatine göre araç petrol istasyonu noktasından 22:12 de geçmiş olduğunu, kaza yeri olan .... önü ile.... arasının yaklaşık 1 km olup iki mesafe arası kaza anı tespit edilen kameralardaki araç kadar hızlı olmasa dahi 1 dakikada katedilmekte olduğunu, ancak kaza saati olan 21:49 ile müvekkiline ait olduğu varsayılan aracın ....'den geçişi olan 22:12 saati arasında 23 dakika olduğunu, iki nokta arası 1 dakika gibi kısa bir sürede katedilmekte iken müvekkilinin aracının iki mesafe arasına 23 dakikada ulaştığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkilinin kaza yeri ile .... arasında durduğuna dair herhangi bir delil ya da görüntü kaydının bulunmadığını, kazaya müvekkilinin kullandığı aracın sebebiyet verdiğini kabul etmemekle birlikte kazaya ilişkin Urla 2. Asliye ceza Mahkemesinin 2016-477 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada suça karışan aracın hızına dair bir tespit bulunmadığını, müteveffanın babasının 22.06.2016 tarihli şikayetçi ifade tutanağında; oğlunun  kullanmış olduğu motorsikletin ters yöne girmiş olması nedeniyle trafik ekiplerince işlem yapıldığını ve ehliyet puanın dolu olması nedeniyle ehliyetinin alındığını, motosikleti geri almak için oğlunu ve bir arkadaşını kendi kimliği ile gönderdiğini ve ehliyetsiz olarak motoru kullanmamasını tembih ettiğini beyan etmesine rağmen, bu elim olayın meydana geldiğini, müvekkili tarafından kullanılan aracın küçük boyutta ve ağırlıkta bir araç olup, olay anı kamera görüntülerindeki bir hızla maktulun üzerinden geçmesi halinde hayatın olağan akışına göre araç hakimiyeti kalmayarak aracın takla atması gerekeceğini,  23.06.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu Formuna göre, aracın muhtelif yerlerinde eski sürtünme ve çizik izleri olduğu otonun alt kısmında herhangi bir sürtünme, çarpma vb herhangi bir ize rastlanmadığının tespit edildiğini, arabanın alt kısmında yapılan muayeneye göre aracın olaya karışmadığının ortaya çıktığını, müvekkili... ...'nın dava konusu kazaya karıştığına dair ceza dosyasında yeterli delil bulunmadığını, davacı tarafça ceza dosyasında adli tıp raporuna itiraz edilmiş olmakla birlikte dosyanın yeniden incelemeye gönderilmesi konusunda henüz bir ara karar verilmediğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılmasını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuruda bulunulduğunu, kazaya karıştığı belirtilen .... plakalı arcın müvekkili şirkete 11.01.2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 113320216 numaralı ZMMS ile sigortalı olduğunu, poliçede teminat limitinin kişi başı 310.000,00 TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, öncelikle kusur tespitinin yapılması gerektiğini, dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini istediklerini, davacıların destekten yoksun kalıp kalmadıkları hususunun tespit edilmesini, destekten yoksun kalmışlar ise bu zararların uzman bilirkişilerce ayrı ayrı hesap edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Urla Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/07/2017 tarih ve 2017/453 Esas, 2017/412 Karar sayılı kararı ile; davanın İzmir Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının istinaf edilmeksizin 11/07/2017 tarihinde kesinleşmesi ve süresi içerisinde yapılan başvuru üzerine dava dosyası İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1026 Esas sırasına tevzi edilmiş ve yargılamaya bu dosya üzerinden devam edilmiştir.<br>Davacılar vekili 02/11/2021 tarihli dilekçe ile; manevi tazminat davasından kaynaklı alacak hakları saklı kalmak kaydı ile tüm davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasından feragat ettiklerini bildirmiş, davalı sigorta şirketi vekili 15/11/2021 tarihli dilekçe ile, diğer davalılar vekili de 18/11/2021 tarihli dilekçe ile; feragat edilen maddi tazminat davası nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti istemedikleri bildirilmiştir.<br>DELİLLER                                :<br>Urla  2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2016/477 Esas sayılı  dosyası, bilirkişi raporu, ATK raporu,  tanık beyanları, tüm dosya kapsamı.<br>İDM KARARININ ÖZETİ       :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; 20/06/2016 günü saat 21.50 sıralarında D300-01 Devlet Karayolu üzerinde İzmir istikametinden Çeşme istikametine  seyir halinde olan müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki .... plaka sayılı motosikletin ....isimli iş yeri önünde seyir yoluna giren başıboş haldeki köpeğe çarpmasıyla müteveffanın motosiklet üzerinden düşerek yola savrulduğu,  motosikletin yol üzerinde sürüklenmesinin ardından aynı istikamette seyreden ... plakalı  aracın yatar halde bulunan motosiklet sürücüsünün üzerinden geçmesi sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği, meydana gelen kazada ...'in hayatını kaybettiği ve davacı yakınlarının kazaya sebebiyet veren aracın sürücüsü, maliki ve ZMMS sigortasını tanzim eden sigorta şirketi aleyhine maddi ve manevi tazminat davası açtığı, davacıların maddi tazminat davasından feragat ettikleri, manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede; dava konusu kazaya ilişkin Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2016/477 Esas 2020/328 K. sayılı dosyasında Genişletilmiş Uzmanlar Komisyonunca düzenlenen 13/02/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu ve Mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan 29/06/2022 tarihli raporlarda; davalı sürücü... ...'nın %15 oranında tali kusurlu, müteveffa ...' in %15 oranında tali kusurlu, başıboş haldeki köpeğin taşıt yoluna girmesinin olay üzerinde %70 oranında asli derecede etken olduğunun tespit edildiği, her iki raporunda birbirini teyit eder nitelikte, denetime elverişli ve açık olması nedeniyle mahkemece itibar edildiği, ... plaka sayılı aracın maliki davalı ... ... ve sürücüsü davalı sürücü... ...'nın manevi tazminattan sorumlu oldukları gerekçesiyle; davacıların maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; davacılar ... ve .... için 15.000,00'er TL manevi tazminatın 20/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ... ve ... ...'dan müteselsilen alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine, davacı ... ... için 7.000,00 TL manevi tazminatın 20/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ... ve ... ...'dan müteselsilen alınarak davacı ... ..'e verilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ            : <br>Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... ...'nın işleteni ve maliki olduğu .... plakalı bordo renkli aracın eşi... ...’nın sevk ve idaresinde iken 20.06.2016 tarihinde müvekkillerden ... ve ...'in biricik oğlu diğer müvekkili ... ...'in biricik abisinin ölümüne sebebiyet verdiğini, yasal sınırların belirlemiş olduğu hız sınırının çok üzerinde araç kullandığını, yolun geniş olmasına, yolda her 20 m.de bir tam faaliyette ışıklandırma olmasına, görüş açısı çok açık olmasına, kendisinden 12 saniye daha önde olan diğer araç dahi basit bir direksiyon hamlesi ile müteveffa ...'in bırakın üzerinden geçmeyi ona çarpmamasına rağmen, aynı kendisinden bir önceki araç gibi basit bir direksiyon hamlesi ile yerde doğrulmuş olan müteveffa ...'in üzerinden geçmeyerek yanından geçebilecek iken saniyeler öncesinde müteveffayı görmesine rağmen gaz dahi kesmeden, mütevaffanın üzerinden geçmek sureti ile müvekkillerinin oğullarının kaza yerinde ölümüne sebebiyet verdiğini, Urla 2. Asliye Ceza dosyasında mübrez, dava konusu kazada kusur durumunun belirlenmesi için işbu dilekçenin ekinde sunulu Prof. Dr. .... Ve Prof.dr. ....'dan mütalaalar alındığını, işbu mütalaaların her ikisinde de olayın farklı açılardan değerlendirildiğini ve müvekkillerinin oğulları ...'in her hangi bir kusurunun olmadığının sabit olduğunu,  Mahkemece dosya üzerinde yapılacak araştırmada da görüleceği üzere, kaza sonrasında davalının işleteni bulunduğu aracın sürücüsü olan diğer davalının kazanın oluşumunda açıkça kusurlu olduğunu, tüm bu gerçekler ışığında yerel mahkeme dosyasında müteveffa ...'e ve adeta köpeğe kusur yüklenerek, davalıların kusur oranlarının düşürülmesi ve bunun sonucunda davalılar aleyhine hükmedilen manevi tazminat miktarı ile davacıların yaşadıkları acının görmezden gelindiğini, bunların yanında yerel mahkemece vekalet ücretinin müvekkillerinden ayrı ayrı alınarak davalılar... ... ve ... ...'ya verilmesine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve üst düzeyde manevi tazminata karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... ve ... ... vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davacı vekili tarafından sunulan dilekçede PTS kayıtlarına göre olayın olduğu saatte Urla İstikametine tek aracın geçtiğini, bu aracın da müvekkili... ...'nın kullandığı diğer müvekkili ... ... adına kayıtlı ... plaka sayılı araç olduğunun tespit edildiğini, müteveffanın ölümüne müvekkillerinin sebebiyet verdiğini beyan ettiğini, davacı vekilinin bu beyanını kabul etmediklerini, Urla 2. Asliye Ceza davası dosyasındaki savunmalarında da öne sürdükleri üzere müvekkilinin bu fiili işlemediğini, müteveffanın ehliyet ceza puanı dolu olmasına rağmen ehliyeti olmaksızın aşırı hızla kullandığı motorsikleti ile önüne çıkan köpeğe çarptığı için bu elim kazanın meydana geldiğini, davacı vekilinin dilekçesinde \"kazanın devamında davalının olay yerinden kaçtığını, kriminal raporda araçtan alınan numuneler üzerinde benzer fiziksel yapıda bulgular tespiti yapıldığını\" beyan ettiğini, araç ve maktulun kaskı üzerindeki boya izlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen 28/06/2016 tarihli kriminal rapora göre yapılan incelemelerin benzer yapı tespitine ilişkin olduğunu, delil konusu izlerin aynı kaynaktan olup olmadıklarının tespitinin mümkün olmadığının belirtildiğini, sözkonusu tespitin şüpheden uzaklaşılacak nitelikte yeterli delil olmadığını, davacı vekilinin Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesine sunulan iki çelişkili rapor arasındaki çelişkiyi gideren son Adli Tıp Raporuna ilişkin görüş ve beyanlarına da katılmadıklarını, raporda kazaya karışan aracın tespiti hususunun mahkemeye bırakılmak üzere dosya kapsamındaki tüm deliller değerlendirilerek araç sürücüsünün alt düzeyde tali kusurlu olduğu kanaatine varıldığını, dava konusu fiili müvekkili... ...'nın gerçekleştirdiğini kabul etmemekle birlikte, raporun tespitlerindeki haklılığı ortaya çıkardığının görüldüğünü, davacı tarafın dilekçesinde müteveffanın ailesinin işyerinde işe başladığından bahisle elim ölüm nedeni ile kazanç kayıplarının olduğunu beyan ederek destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, davacı tarafın yerel mahkemede görülen davada 02.11.2022 tarihli dilekçe ile ... ile yapılan anlaşma gereği maddi tazminat aldıklarını ve maddi taleplerinden açıkça feragat ettiklerini, bu nedenle \"kazanç kaybı\" içerikli maddi taleplerinin reddi gerektiğini, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin mahkeme kararının yerinde olduğunu, davalı müvekkilinin Kasko Poliçesi gereği ihtiyari mali mesuliyet kapsamında ... sigortada manevi tazminat klozu bulunduğundan bahisle manevi tazminat kapsamında davanın ihbarı talep edilmiş olup, yerel mahkemece bu talebin yerine getirilmediğini belirterek, kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP                   : <br>Davacılar vekili davalıların katılma yoluyla istinaf başvurusuna verdiği cevap dilekçesinde özetle; davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf dilekçesinde müvekkillerinin müteveffanın ölümünden sorumlu olmadığını iddia ettiğini, oysa ki davalı ... ...'nın işleteni ve maliki olduğu .... plakalı bordo renkli aracın eşi... ...’nın sevk ve idaresinde iken 20.06.2016 tarihinde müvekkillerinden ... ve ...'in biricik oğlu diğer müvekkili ... ...'in biricik abisinin ölümüne sebebiyet verdiğini, kazanın oluş şekline ilişkin detaylı açıklamalar için dosyada mübrez dava dilekçesinde belirtilen ve açıklamalara atıf yapmakla beraber Mahkemece dosya üzerinde yapılacak araştırmada da görüleceği üzere, kaza sonrasında davalının işleteni bulunduğu aracın sürücüsü diğer davalının kazanın oluşumunda açıkça kusurlu olduğunu belirterek, davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalılar... ... ve ... ... vekili davacıların istinaf başvurusuna  verdiği cevap dilekçesinde özetle; katılma yoluyla istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle, davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>G E R E K Ç E<br>Uyuşmazlık; ölümlü trafik kazasından kaynaklanan haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteklerine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yukarıda özetlenen gerekçelerle davacıların maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, davalılar... ... ve ... ... vekili de katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>6100 Sayılı HMK’nun 355. maddesi uyarınca inceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı ise re'sen gözetilir;  HMK'nun 357. maddesine göre de;  İlk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz, maddeleri çerçevesinde inceleme yapılmıştır.<br>Bilindiği üzere; sürücünün trafik kazasının oluşmasında kusurlu bulunması durumunda zarar gören 6098 Sayılı TBK'nun 49. maddesi gereğince sürücüye karşı dava açabilir. İşleten 2918 Sayılı KTK'nun 85. maddesi gereğince zarardan sorumludur.<br>6098 Sayılı TBK'nun 50/1. maddesi gereğince zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Aynı kanunun 56/2. maddesi gereğince ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.<br> Kural olarak; 6098 Sayılı TBK'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay HGK'nun 17/09/2008 Tarih, 2008/4/564 esas, 2008/536 karar). <br>Somut olayda; 20.06.2016 günü saat 21.50 sıralarında sürücü ... idaresindeki .... plakalı motosiklet ile D.300-01 devlet karayolu üzerinde İzmir istikametinden Çeşme istikametine  doğru seyir halindeyken ....isimli iş yeri önüne geldiğinde seyir yoluna giren başıboş köpeğe çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek motosikletin üzerinden düşerek savrulması ve motosikletin yol üzerinde sürüklenmesi, sonrasında aynı istikamette seyreden davalı sürücü... ... idaresindeki ... plakalı otomobilin de yol üzerinde yatar halde bulunan motosiklet sürücüsünün üzerinden geçmesi sonucu davaya konu ölümlü olay meydana gelmiştir.<br>Urla 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2016 tarih ve 2016/477 Esas, 2020/328 Karar sayılı kararı ile; 20/06/2016 tarihinde saat 21:45 sıralarında eski Çeşme yolu .... hizasında  yaralamalı trafik kazası meydana geldiğinin, yapılan ilk tespitlerde .... plakalı motorsikleti kullanan maktülün eski Çeşme yolu üzerinde İzmir-Urla istikametine seyir halindeyken sokak köpeğine çarpması sonucu kaza yaparak yaralandığının, kaza sonrası yapılan ayrıntılı  araştırmalar sonucunda maktülün sokak köpeğine çarptıktan sonra yaralı vaziyette yol üzerinde bulunduğu sırada sanığın kullanmakta olduğu ... plakalı aracı ile yaralı vaziyette bulunan maktüle çarparak olay yerinden uzaklaştığının, maktülün Dokuz Eylül Hastanesine kaldırıldığının, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğinin anlaşıldığı olayda, her ne kadar sanık... ... mahkemece alınan savunmasında, esasen akşam 21.30 sıralarında evi olan Gülbahçe'ye doğru yola çıktığını ve eve geldiğini, fakat yol üzerinde hiçbir şekilde bir kazaya şahit olmadığını, bir şeye çarpmadığını ve bunu da hissetmediğini beyan etmişse de, \"olay esnasında ... plaka sayılı aracın kaza saatinde aynı güzergahta seyir ettiği ve maktulün üzerinden geçen araç olabileceği\" tespitinin yapıldığı İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından düzenlenen 23.06.2016 tarihli tutanak, \".... plaka sayılı mavi renkli ...marka ... model ... adına kayıtlı motosikletin sağ fren pedalı, egzoz ve şase üzerinde kırmızı kan lekeleri olduğu değerlendirilen şüpheli lekeler ve kıl-tüy bulunduğunun, kırmızı lekeler ve kıl-tüylerin usulüne uygun olarak muhafaza altına alındığı\" yönündeki 23.06.2016 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu,  \"... plaka sayılı, .. renkli, .... marka... model otomobil incelendiğinde, aracın alt kısmı ve üzerinde yapılan incelemede, aracın ön tamponun sol ve ön kısmında eski yırtıklar olduğu, ön tamponun alt kısmında çok sayıda sürtünme ve çizik izlerinin mevcut olduğu, ön tamponun sağ ve sol ön kısmında sürtünme izlerinin mevcut olduğu, sol ön kapı alt kısmında ve sağ arka teker üstünde eski sürtme izlerinin bulunduğu görüldüğü, alt kısmında herhangi bir sürtünme, çarpma vb. herhangi bir ize rastlanmadığı; aracın muhtelif noktalarında şüpheli görülen lekelerin fizyolojik serum yardımı ile eküvyon çubuğuna alındığı, tampona yapışık vaziyetteki beyaz renkli sert plastik parçanın alındığı; maktule ait kask üzerinde yapılan incelemede; kaskın sağ ön ve yan kısmında başka yerden bulaştığı görülen bordo renkli boya izinin olduğu ve kaskın çeşitli yerlerinde ezilme ve kopmalar olduğu görülmüş, şüpheli olarak yakalanan ... plaka sayılı .. renkli ... marka araçtan mukayese amaçlı boya örneği alındığı\" yönündeki 23.06.2016 tarihli tutanak, \"beyaz renkli kask üzerinde sürtme neticesi oluşan bordo renkli boya kalıntıları ile kapaklı plastik kutuda bordo renkli boya numunelerinin, fiziksel incelemeler ve Fourier Transform Infrared Spektrometresi (FTIR) yöntemiyle yapılan Boya Analizi sonucunda, numaralı inceleme konusu bulgunun, numaralı inceleme konusu bulgu ile beyaz renkli boya yönünden benzer fiziksel ve kimyasal yapıda olduklarının, 2 numaralı inceleme konusu kask üzerinde bulunan bordo renkli boya kalıntılarının,3 numaralı inceleme konusu bulguda bulunan bordo renkli boya numuneleri ile benzer fiziksel ve kimyasal yapıda olduklarının\" tespit edildiği 20.07.2016 tarihli izmir Kriminal Polis Laboratuvarı Uzmanlık Raporu, \"12 noktadan alınan örneklerden 9 ve 11 nolu örneklerin birbirleri ile uyumlu olup erkek genotipik özellikte olduğu, diğer örneklerin genetik analizlere cevap vermediği,  9 nolu örneğin: ... plaka sayılı ...renkl...marka aracın sol aks kolu üzerinden alınan svap olduğu, 11 nolu örneğin: ... plaka sayılı ....renkli ...marka aracın sol viraj demiri üzerinden alınan svap olduğunun tespit edildiği\" ... plaka sayılı otomobile ait 05.12.2016 tarihli İzmir Kriminal Polis Laboratuvarı Uzmanlık Raporu ve 23.06.2016 tarihli Araştırma Görüntü İnceleme ve Tespit Tutanağı ile tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde, maktüle çarparak olay yerinden uzaklaşan aracın sanığın kullanımında olan ... plakalı araç olduğu sabit olup, sanık savunmasındaki hususların suçtan kurtulmaya dönük itibardan yoksun bulunduğu kanaatine varıldığı, yola savrulan müteveffa sürücüye çarpan araç sürücüsünün alt düzeyde tali kusurlu olduğunun, müteveffa sürücü ...'in asli kusurlu olduğunun, yola giren köpeğin tali derecede etken olduğunun tespit edildiği 20/06/2017 tarihli Adli Tıp Kurumu raporu, müteveffa ...'in ehliyetsiz olarak sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı motosikletle köpeğe çarpması ve yola savrulmasının, 2. olaya zemin hazırladığı bu durumun 2. olayın meydana gelmesinde tali derecede etkili olduğu, şüpheli araç sürücüsünün 2. olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun tespit edildiği; <br> İTÜ'de görevli bilirkişi heyetinin 14/01/2019 tarihinde düzenlediği bilirkişi raporu ile müteveffa sürücü ... olay yerinde seyri sırasında seyir yoluna giren köpek nedeniyle etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki motosikletin köpeğe çarpması ve motosikletten düşmesiyle meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle alt düzeyde tali kusurlu olduğunun, köpeğe çarparak yere düşen motosiklet sürücüsünün üzerinden geçen araç sürücüsü meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, kaza yapmış halde yol üzerinde bulunan motosiklet sürücüsü nedeniyle etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki aracın yol üzerinde yatar halde bulunan motosiklet sürücüsünün üzerinden geçtiği olayda dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı hareket etmekle alt düzeyde tali kusurlu olduğunun, başıboş haldeki köpeğin taşıt yoluna girmesi müteveffa sürücünün sevk ve idaresindeki motosikletin köpeğe çarpmasıyla motosiklet sürücüsünün seyir durumunun bozularak yol üzerine düşmesine neden olduğu olayda asli etken olduğunun tespit edildiği,<br>Çelişkinin giderilmesi amacıyla dosyanın Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'na gönderilmesi akabinde Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda;  sanığın meskun mahalde seyri sırasında yola gereken dikkatini vermesi, kaza yapmış halde yol üzerinde bulunan motosiklet sürücüsü nedeniyle etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken etkili tedbir almayıp sevk ve idaresindeki aracın yol üzerinde yatar halde bulunan motosiklet sürücüsünün üzerinden geçerek tali kusurlu olduğunun tespiti ile birlikte taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği sabit olduğundan, kullandığı araç ile yaralı vaziyette bulunan maktüle çarparak olay yerinden uzaklaşması, suçun işleniş biçimi, taksire dayalı kurusunun ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle neticeten 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın istinaf başvurusunun reddi kararı ile 24/01/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>Anılan ceza mahkemesi kararı ile kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliğindedir.<br> Eldeki davada da; ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 29/06/2022 tarihli raporda da ceza dosyasında kesinleşen maddi olgulara göre; müteveffa sürücü ...'in idaresindeki motosiklet ile gece vakti yerleşim yeri içindeki yolda seyri sırasında olay yerine doğru geldiğinde, seyir yoluna girmiş başıboş köpeğe karşı zamanında uygun fren/direksiyon tedbirlerine başvurması gerektiği hususlarına riayet etmediği ve bahse konu köpeğe çarpıp yol zemini üzerine düşerek kaldığında ise, devamında olay yerine gelen otomobilin çarpmasına maruz kaldığı olayda alt düzeyde tali derecede %15 oranında kusurlu olduğu, davalı sürücü... ...'nın idaresindeki otomobil ile gece vakti seyri sırasında yola gereken düzeyde dikkatini vermediği, her ne kadar öngörülür olmasa da yerleşim yeri şartlarında yol zemini üzerinde kazalı halde kalkmaya çalışan motosiklet sürücüsünü fark edip zamanında uygun fren/direksiyon tedbirlerine başvurması gerektiği hususlarına riayet etmeyip motosiklet sürücüsüne çarptığı olayda alt düzeyde tali derecede %15 oranında kusurlu olduğu, gece vakti 70km/h azami hız limiti bulunduğu belirtilen mahalde taşıt yoluna giren ve motosiklet sürücüsünün kaza yapmasına sebebiyet veren (devamında da ikinci kazanın oluşmasına zemin hazırlayan) başıboş köpeğin olayın oluşumunda asli derecede %70 oranında etken olduğu tespit edilmiş olup, davalı sürücü tali kusurlu eylemi ile davacılar yakınının vefat etmesine neden olduğundan, ilk derece mahkemesince araç sürücüsü ve maliki olan davalıların davacıların manevi zararından sorumlu tutulmuş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu davalılar vekilinin kusura ve sorumluluğa değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. <br> 6098 Sayılı TBK'nun 56. maddesi gereğince; hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İBK gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Bu ilkeler kapsamında, davaya konu kazanın gerçekleşme şekli, yeri, zamanı, müteveffanın ve davalı sürücünün kusur durumları, davalı sürücünün tali kusuruna göre manevi tazminat istenmiş olması, ceza dosyasında kesinleşen maddi olgular, ölenin yaşı ve davacılar ile yakınlık dereceleri, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme ve fakirleşme aracı olmaması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın olay tarihindeki satın alma gücü, hak ve nesafet kaideleri birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacı baba ... için 40.000,00 TL, davacı anne ... için 40.000,00 TL, davacı kardeş ... ... için 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi manevi tazminattan ulaşılmak istenilen manevi tatmin (doyum) için yeterli olacağı halde, daha az miktarlarda manevi tazminata hükmedilmesi somut olaya uygun olmadığından, davacılar vekilinin tazminat miktarlarının az olduğuna yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmüştür.<br>Her ne kadar davalılar... ... ve ... ... vekilince istinaf dilekçesinde; davalı müvekkilinin Kasko Poliçesi gereği ihtiyari mali mesuliyet kapsamında ... sigortada manevi tazminat klozu bulunduğundan bahisle manevi tazminat kapsamında davanın ihbarı taleplerinin mahkemece yerine getirilmediği ileri sürülmüş ise de, ilk derece mahkemesince 10/05/2022 tarihli celsede alınan 3 nolu ara karar ile; davalılar vekilinin davanın ihbarına ilişkin dilekçesinin davalılar vekilince masraf yatırılmış olması halinde ihbar olunan ... A.Ş.'ye tebliğine karar verildiği, davalılar vekilince masraf yatırılmadığından ihbar dilekçesinin tebliğe çıkartılmadığı, kaldi ki bu sigorta şirketine  davanın ihbarının dava dışında da davalılar tarafından yapılabileceği anlaşılmakla; davalılar vekilinin bu yöne değinen istinaf nedenleri de yerinde değildir.<br>Keza, 6098 Sayılı TBK'nın 61 inci maddesi uyarınca; birden çok kişi birlikte bir zarara neden oldukları veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanacaktır. Aynı yasanın teselsül hükümlerini düzenleyen 163 üncü maddesi uyarınca ise; alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir.Bu kapsamda, davalıların sigortaya başvurulması gerektiği yönündeki istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>Vekalet ücreti yönünden yapılan incelemede;<br>Hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti hüküm altına alınan miktar üzerinden bu tarifenin üçüncü (nisbi) kısmına göre belirlenir. 2. fıkrasına göre ise; davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu tarifenin üçüncü kısmına (nisbi) hükmedilecek ücret davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. <br>13. maddesinin 1. fıkrası gereğince bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydı ile (....) bu tarifenin üçüncü kısmına (nisbi) göre belirlenir. <br>Eldeki davada; davacılar HMK'nun 57/1-c maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşı olup, 58/1. maddesi gereğince ihtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Diğer bir anlatım ile tek dava değil davacı sayısı kadar dava vardır. Bu nedenle, her bir davacı yönünden kabul edilen manevi tazminat miktarları için kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10 ve 13 üncü maddeleri uyarınca ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde ve her bir davacı yönünden kabul ve reddedilen manevi tazminat miktarları gözetilerek kendisini vekil ile temsil ettiren davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ise de, Dairemizce kurulacak yeni hükümde manevi tazminat miktarlarına göre harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretleri de değişeceğinden, bu hususlar sonuca etkili görülmemiştir. <br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığından ve davalılar... ... ve ... ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek, yeniden esas hakkında karar vermek suretiyle;<br>-Davacıların maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, <br>-Davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile; davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 20/16/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>-Davacılar lehine ayrı ayrı hüküm altına alınan miktarlar üzerinden ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri ile harç ve yargılama giderlerinin yeniden hesaplanarak hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H  Ü  K  Ü  M      : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalılar... ... ve ... ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-2) bendi gereğince KABULÜNE,  <br>3-İlk Derece Mahkemesi olan  İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/1026 Esas 2022/663 Karar sayılı 20/09/2022 tarihli kararının KALDIRILMASINA, <br>4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;<br>a)Davacıların maddi tazminat davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, <br>b)Davacıların manevi tazminat davasının KABULÜ İLE;<br>c)Davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... için 40.000,00 TL, davacı ... ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın haksız eylem tarihi olan 20/16/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara VERİLMESİNE,<br>ç)Ferafat nedeniyle reddine karar verilen maddi tazminat davası yönünden feragatin ön inceleme duruşmasından sonra yapıldığı gözetilerek Harçlar Kanunu gereğince ilk derece karar tarihi olan 20/09/2022 tarihi itibariyle alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının 2/3'üne isabet eden 53,80 TL'nin davacılar tarafından peşin yatırılan 375,71 TL harçtan mahsubu ile Hazineye gelir kaydına,<br>d)Hüküm altına alınan toplam manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gereken 6.831,00 TL karar ve ilam harcından davacılar tarafından peşin yatırılan 375,71 TL harçtan feragat edilen maddi tazminat davası yönünden yukarıdaki bentte Hazineye gelir kaydına karar verilen 53.80 TL harç düşüldükten sonra geriye kalan 321,91 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.509,09 TL harcın  davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, manevi tazminat yönünden alınması gereken harçtan mahsubuna karar verilen 321,91 TL harcın davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,<br>e)Maddi tazminat yönünden taraflar birbirinden yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini bildirdiklerinden, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına, taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>f)Manevi tazminat davası yönünden davacılar tarafından yapılan toplam 1.806,00 TL yargılama giderinin tamamının davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>g)Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden 40.00,00 TL vekalet ücretinin davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, <br>h)Davacı ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, <br>ı)Davacı ... ... kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince; kabul edilip hüküm altına alınan manevi tazminat tutarı üzerinden 20.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, <br>5-Davacılar tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubuyla Hazineye gelir kaydına, 179,00 TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine,<br>6-Davalılar... ... ve ... ... tarafından peşin yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcının Hazineye gelir kaydına, karar tarihi itibari ile alınması gereken 2.527,47 TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 631,86 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.895,61 TL karar ve ilam harcının davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen  alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>7-Davacılar tarafından yapılan 55,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılar... ... ve ... ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, <br>8-Davalılar... ... ve ... ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin bu davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>9-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine,<br>İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 17/02/2026 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde  temyiz yolu açık  olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"98f1f84d9669293f","SID":"8c5a8d519267f141"}}