{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO: 2021/274 <br>KARAR NO: 2026/49 <br>DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 05/05/2021<br>KARAR TARİHİ: 21/01/2026<br><br>Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda;<br><br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili tarafından ibraz edilen ve buraya aynen alınması uygun görülen gerekli-yeterli kısımları:''...<br><br>KONU (Fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkımız saklı<br>kalmak kaydıyla)1.1. -------- tarihinde yapılan genel kurulunda '8' numaralı gündem maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. maddesinde tanımlanan ----- dair verilmiş olan yetki/izinle ilgili olarak; ----- sayılı dosyası tahtında tesis edilen --------- tarihli karar gereği anılan genel kuruldaki yetki/izin kararının öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve neticeten daha sonra iptaline karar verilmiş ve işbu iptal kararı da kesinleşmiş olup,-------- yılındaki bahsi geçen genel kurulda verilmiş olan 6102 sayılı TTK 395. maddesinde yazılı \"Şirketle İşlem Yapma Yasağı\"na dair yetki ve iznin mahkemece yürütülmesinin geri bırakılması / kesin iptali nedeniyle ve ayrıca daha önceki yıllarda ------- genel kurullarında yönetim kurulu üyelerine verilmiş olan aynı mahiyetteki yetki ve izinlerin mahkemelerce devamlı olarak yürütülmesinin geri bırakılmasına / iptaline karar verilmiş olduğu ve geçmiş yıllarda verilen bu yürütülmesinin geri bırakılması / iptal kararlarının davalılar tarafından çok iyi bilindiği hususu da dikkate alınmak suretiyle, davalıların 6102 sayılı TTK 395. maddesinde tanımlanan \"Şirketle îşlem Yapma Yasağı\"na aykırı her bir işlemi ve eylemi için -fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 80.000 TL (SeksenBinTürkLirası)'nin, tazminata sebebiyet verilen olay tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile----- ÖDENMESİ talebi ile,<br>1.2. -------- tarihinde yapılan genel kurulunda, 8 numaralı gündem maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 396. maddesinde tanımlanan ----- dair verilmiş olan yetki/izinle ilgili olarak; -----sayılı dosyası tahtında tesis edilen -------- tarihli karar gereği anılan genel kuruldaki yetki/izin kararının öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve neticeten daha sonra iptaline karar verilmiş ve işbu iptal kararı da kesinleşmiş olup, 2016 yılındaki bahsi geçen genel kurulda verilmiş olan 6102 sayılı TTK 396. maddesinde yazılı \"------Yasağı\" na dair yetki ve iznin mahkemece yürütülmesinin geri bırakılması / kesin iptali nedeniyle ve ayrıca daha önceki yıllarda -------- genel kurullarında yönetim kurulu üyelerine verilmiş olan aynı mahiyetteki yetki ve izinlerin mahkemelerce devamlı olarak yürütülmesinin geri bırakılmasına / iptaline karar verilmiş olduğu ve geçmiş yıllarda verilen bu yürütülmesinin geri bırakılması / iptal kararlarının davalılar tarafından çok iyi bilindiği hususu da dikkate alınmak suretiyle, davalıların 6102 sayılı TTK 396. maddesine aykırı her bir işlemi ve eylemi için -fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla- şimdilik ----- tazminata sebebiyet verilen olay tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile ---------- ÖDENMESİ, talebidir.HARCA ESAS DEĞER : 160.000 TL (YüzAltmışBinTürkLirası) (Bilirkişiİncelemeleri neticesinde tespit edilecek değer üzerinden harç tamamlaması yapılacak olan BELİRSİZ ALACAK DAVASI)<br><br>AÇIKLAMALAR:Öncelikle belirtmek isteriz ki, işbu davayı açmadan evvel (dava şartı olduğundan) tarafımızca arabulucuya -------- başvurulmuş olup, bu bağlamda; ----Arabuluculuk Numaralı, --------- tarihli Arabuluculuk Son Tutanağının aslı Ek 1'dedir.<br>I- OLAYLARIN GELİŞİMİ :<br>1- Müvekkil ------- hissedarıdır. Müvekkil, hissedar olması dolaysıyla yapılan genel kurul toplantılarına katılmış ve hukuka aykırı şekilde yönetim kurulu üyelerine tanınan 6102 sayılı 395. ve 396. maddelerine dair genel kurul tarafından verilen yetki ve iznin iptalini talep etmiştir.------- tarihli Genel Kurul toplantısı gündemindeki 8. madde \"Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddelerinde yazılı yetkinin verilmesi,\" ne dair olup, Müvekkil tarafından açılan davada; ------ sayılı dosyası tahtında tesis edilen ----tarihli karar gereği; ------ tarihli ------ Gündem maddesinin öncelikle yürütülmesinin geri bırakılmasına ve neticeten daha sonra iptaline karar verilmiş, söz konusu iptal kararı da KESİNLEŞMİŞTİR.<br>2-Davalılardan ----- yıllardır yönetimini hakimiyetlerinde bulduran-------- bir aile şirketidir. Ayrıca,------- hakim hissedarları özellikle ----- hissedarıdır. Yine, davalı ----yılından önce olduğu gibi --- yılından sonra da ----- yönetim kurulu üyesidir.<br>3-------(bundan böyle dilekçemizin bazı yerlerinde kısaca ----- başlangıçta -----bağlı bir müessese olarak faaliyetini sürdürmüş ve işletmenin muhtelif ünitelerin ilavesi ile genişletilmesi üzerine --- yılında ---- ayrılarak bağımsız bir ---- durumuna gelmiş ve ----- adını almıştır. ------ bir müessesesi olan ----- de bünyesine katılmasıyla ------ --- olarak faaliyetini sürdüren ----- bu tarihten sonra ---- kararnamesi ile yeniden yapılandırılmış ve ----- bağlı bir müessese haline getirilmiştir. ----- için en önemli statü değişikliği İse ------yılında yaşanmıştır. ---- yılı sonuna kadar ----- - bağlı bir müessese olarak faaliyet gösteren ------- tarihli ekonomik istikrar kararları çerçevesinde kapatılmasına karar verilmiştir. Ancak, ülkemize sayısız hizmetleri olan ----- kapatılması kararına karşı, fabrikada örgütlü bulunan ----- çalışanlarıyla birlikte tüm yöre halkı büyük tepki göstermiş ve kamuoyunda oluşan bu tepkiler -------için yeni bir sürecin başlangıcı olmuştur. Dönemin hükümeti ile sürdürülen uzun görüşmeler sonrasında fabrikanın özelleştirme kapsamına alınması sağlanmış ve ----- kararı ile ----- Müessesesinin,---- devri öngörülmüştür. ------- tarihinde imzalanan sözleşme ile devir şartları hükme bağlanarak özelleştirme gerçekleştirilmiş ve ------- tarafından ---- gibi bir sembolik değer ile devir alınmıştır.<br>4------- kendi sektöründe tekel olmuş bir kuruluştur. Özelleştirme neticesinde, -------yılında yapılan mezkur genel kurul tarihi itibarıyla davalıların da aralarında bulunduğu 3 ailenin mensupları hakim hissedar olarak yer almaktadır. Davalıların da aralarında bulunduğu ve ------- hakim hissedar pozisyonundaki kişiler, elindeki şirket hisseleri ile şirketi halka açık şirket olmaktan çıkarmış ve bir aile şirketi haline dönüştürmüştür. Neticesinde, ----- mal satımlarında hakim hissedar oldukları aile şirketlerine öncelikle tanımak sureti ile haksız işlemler yaparak ------ büyük zararlara uğramasına sebebiyet verilmiştir. Bu durum hissedarların dolaylı zararına sebebiyet vermiştir ve vermeye devam etmektedir.<br>5-------- tümü halka açık bir ortaklıktır. ---- hisse çoğunluğu ----- aynı sektörde faaliyet gösteren 3 ailenin elinde bulunmaktadır. Gerek -----kayıtları gerekse diğer davalı ----- celp edildiğinde ----yönetiminde bulunan kişilerin davalı ------- yönetiminde bulunan hakim ortakları oldukları görülecektir.---- yönetim kurulu üyeleri hakim ortakların mutabakatı ile seçilmekte ve yapılan genel kurullarda 6102 sayılı TTK 395 ve 396 maddelerindeki yetkileri alarak, hakim hissedarların sahip olduğu aile şirketleri dışındaki şirketlerin daha yüksek birim fiyatından ------- kütük demiri alma talepleri olmasına rağmen, kendi hakim pozisyonunda olan şirketlere -fiyat listeleri adı altmda-daha düşük birim fiyatından liste fiyatları düzenleyerek satış yapılmıştır. Ayrıca, ticari teamüllere ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak, ---------- daha önce siparişnameye bağlanan dava dışı şirketlere ait siparişin teslimatı bekletilerek, kendi hakim hissedar oldukları şirketlere, daha sonra siparişe bağlanmasına rağmen hem öncelikli hem normal kısım adı altında teslimatlarda bulunmak sureti ile halka açık ortaklığın kârını eritmek sureti ile kâr aktarımları yapmışlardır.<br>6--------- yönetimi uzun süredir aynı kişilerin/ailelerin tekelinde bulunmaktadır. Bu durum ticaret sicil dosyalarının celbi neticesinde anlaşılacaktır. Bu durum ticaret hukuku açısından normal karşılanmış olsa da somut durumdaki özellik gereği mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. Yönetimde yer alan kişiler ------ muhalefet etmek sureti ile örtülü kazanç elde ederek ----uğratmışlardır. ------- bu tespiti neticesinde elde ettikleri menfaati iade etmek zorunda bırakılmışlardır. -----kişiler ile menfaat çatışmasına girmiş ve -----ve firmalara tazminat davaları ikame etmiştir. Daha sonra bu kişiler ----yönetimini ele geçirip davaları geri çektirmiştir. <br>7-------- hakim ortakları, yapılan genel kurul toplantılarında kendilerini yönetime seçtirip, yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395 ve 396 maddeleri mucibince izin verilmesini genel kuruldan geçirmektedir. Bu yetkinin yönetim kurulu üyelerine tanınması yönetim kurulunda bulunan kişilerin aile şirketleri üzerinden haksız ve hukuksuz menfaat elde etmesinin zeminini hazırlamaktadır. Yönetim kurulu üyeleri, tamamı halka açık bir şirket olan ------hissedarlarının hakları hilafına ve kendi menfaatlerine iş ve işlemler gerçekleştirerek -----zarara uğratarak kendi aile şirketlerine haksız menfaat temin etmektedir.  <br>8--------- genel kurulunda; TTK 395. ve 396. Maddeleri uyarınca aynı kişilere verilen yetkiler neticesinde şirkette ------tarafından yapılan denetimde Örtülü Kazanç elde edildiği tespit edilmiştir. ---- tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesinde de aynı husus tespit edilmiştir. ----- genel kurulunda önce yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395 ve 396 maddeleri mucibince izin verilmek sureti ile haksız işlemlerin ilk hamlesi gerçekleştirilmiştir. Bu haksız eylemler -------istihdam sağlayan haddehanelerin kapanmasına, işsizliğin ortaya çıkmasına neden olmuştur.<br>9---- yılında yönetim kurulunda davalı ---- hakim hissedarları ----- bulunmaktaydı. ---------yönetimi çok uzun süredir aynı kişilerin tekelinde bulunmaktadır. Genel kurulda çoğunluk hissesini elinde bulunduran kişiler hisse çoğunluğunun kendilerine tanıdığı haklan kötüye kullanmak suretiyle kendilerini yönetime seçtirip; 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddelerinde tanımlanan yetkileri ve izinleri yönetim kuruluna tanıyarak AYNI SEKTÖRDE faaliyet gösteren aile şirketlerine menfaat temin etmişlerdir. Tüm bu hususlar davalı ------ ticari defter ve belgelerinin bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde ortaya çıkacaktır.<br>10--------- tarihli Genel Kurul toplantısı gündeminin 8. maddesi \" Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddelerinde yazılı yetkinin verilmesi,\" ne ilişkin olup genel kurulda yapılan oylama neticesinde Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. ve 396. Maddelerinde yazılı yetki verilmiştir.------ telafisi güç ve hatta imkânsız zarara düçar olmasına sebebiyet veren yönetim kurulu üyelerine ----- tarihli Genel Kurul toplantısında 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddeleri mucibince verilen izin ve yetkinin,----- sayılı dosyası tahtında tesis edilen ----- tarihli kararı gereği önce yürütülmesinin geri bırakılmasına ve neticeten daha sonra iptaline karar verilmiş ve bu iptal kararı kesinleşmiştir. ------sayılı dosyasının ilgili mahkemesinden celbini talep etmekteyiz.<br>11---------yılında yapılan genel kurulda 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddeleri mucibince izin verilmesine dair genel kurul kararının iptaline yönelik davamız Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. ----- sayılı dosya tahtında tesis ettiği --- tarihli karar ile ------- gündeminin 8. maddesi \" Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. ve 396. Maddelerinde yazılı yetkinin verilmesine dair genel kurul kararı iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı kesinleşmiştir.<br>12-Davalı ---- hakim hissedarı olan ------ yönetim kurulu üyesi oldukları ------ an sektörde tekel konumundadır. Davalı ----- de aralarında bulunduğu 3 aile şirketi, ------ çoğunluk hissesine sahip olmakla istediği talepleri genel kuruldan geçirmek sureti ile söz sahibi konumundadırlar. Davalılar bu konumlarını kullanmak sureti ile iyi niyet kurallarına, usul ve yasaya aykırı olarak ve hukuku dolanmak suretiyle TTK 395 ve 396. maddesindeki yetkileri ve izinleri kendi aile şirketlerine tanımış ve davalı ----- aile şirketlerine menfaat temin etmişlerdir. Davalı ----- menfaat doğrultusunda, ticari teamüllere ve iyi niyet kurallarına aykırı olarak ------haddehanelerin daha yüksek birim fiyatından ------- kütük demir alma talepleri olmasına rağmen, kendi hakim hissedar bulundukları aile şirketlerine -fiyat listeleri adı altında- daha düşük fiyattan satış yapmak ve siparişler sıraya bağlandığı halde kendi şirketlerine sıra gelmediği halde kendi aile şirketlerine öncelik vermek suretiyle -----şirket olduğu hususu da görmezden gelinerek)----- zararına sebebiyet vermişlerdir. Tüm bu hususlar yargılama esnasında yapılacak incelemelerde tespit edilecektir.<br>II- HUKUKİ DEĞERLENDİRME <br>1-Huzurda ikame edilen dava, müvekkil şirketin ------hissedarı sıfatıyla; ----- tarihli Genel Kurul toplantısı gündeminin 8. Maddesi uyarınca \" Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddelerinde yazılı yetkinin verilmesi\" kapsamında genel kurulda verilen yetki ve izinlerin iptaline ilişkin açtığı davada, ----- sayılı dosyası tahtında tesis ettiği karar uyarınca, ------ tarihli genel kurul kararının uygulandığı süre boyunca davalılar tarafından elde edilen tüm menfaatlerin 6102 sayılı TTK 395 ve 396. Maddeleri ve sair TTK hükümleri uyarınca sorumlulukları bulunan kişilerin sorumlulukları gereği ödemek zorunda oldukları tazminatların --------- ödenmesi talebini içermektedir.<br>2-Dava konusu genel kurul kararı iptal kararı kesinleşinceye kadar geçerli bir karar olduğu noktasında bir tartışma bulunmamaktadır. Yani genel kurul kararları, bu kararların mahkemece iptaline karar verilene kadar geçerlidir. Genel kurul kararının iptali kararı bozucu yenilik doğuran bir haktır ve geriye doğru etkilidir. Genel kurul kararının iptal hükmü GEÇMİŞE ETKİLİDİR,<br>3-6102 sayılı TTK 450. maddeye göre genel kurul kararının iptali kararı kesinleştikten sonra tüm pay sahipleri için hüküm ifade eder. TTK Madde 450- \"(1) Genel kurul kararının iptaline veya butlanına ilişkin mahkeme kararı, kesinleştikten sonra bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade eder. Yönetim kurulu bu kararın bir suretini derhal ticaret siciline tescil ettirmek ve internet sitesine koymak zorundadır. \" hükmü düzenlenmiştir.Mahkemenin kesinleşen iptal hükmünün geçmişe etkili olması bunun yenilik doğuran bir hüküm olmasından değil, hukuki işlemlerin feshine (iptaline) dair bildirimlerin ---- ve kesinleşmiş mahkeme hükümlerinin -----geçmişe etkililiğini kabul eden yasal düzenlemelerden kaynaklanmaktadır. <br>4- Öğretide de kabul gördüğü üzere; Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin karar, bozucu yenilik doğuran bir karardır. Mahkemece verilen bu karar geçmişe etkili olarak ortadan kalkar. -----Yani, Genel kurulca sanki hiç karar verilmemiş gibi bir durum ortaya çıkar.-----<br>5-Davalı ------ hakim hissedarlarının, aynı zamanda------ yönetiminde bulunması nedeniyle, iptal edilen dava konusu------- tarihli genel kurul kararının iptalinin de geçmişe etkili olduğu ve yapılan işlemlerin tümünün \"Şirketle işlem yapma, şirkete borçlanma yasağı\" başlığını taşıyan 6102 sayılı TTK. 395. ve \"----------yasağı\" başlığını taşıyan 396. madde hükümlerine aykırılık teşkil ettiği ortadadır.<br>6-6102 sayılı TTK madde 395. Maddesinde; Yönetim Kurulu üyelerinin şirketin ana sözleşmesinde yazılı maksat ve mevzuuna giren işlerden herhangi birisini kendisi veya başkası namına bizzat veya dolaylı olarak yapabilmesi için genel kuruldan izin alması gerektiği hususu belirtilmiştir. Yani, Yönetim Kurulu üyelerinden biri, Genel Kurulun izni olmadan kendi veya başkası namına bizzat veya dolayısıyla, ortaklıkla, bir ticari muamele yapamaz. Bu hükmün amacı yönetim kurulu üyelerinin mevki ve yetkilerini kötüye kullanmalarını önlemek ve böylece ortaklığın menfaatlerini korumaktır. Bu sebeple davalıların işlem yasağına aykırı olarak yapmış olduğu işlemler nedeniyle, kendi aile şirketlerinin elde etmiş oldukları tüm menfaatlerin----- ödenmesi gerektiği hususu yasal düzenleme gereğidir.<br>7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 396. maddesine göre Genel Kuruldan müsaade alınmadıkça şirket ile aynı alanda faaliyet gösteren başka bir şirkette kendi veya başkası hesabına ticari işlemlerde bulunamaz ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkete ortak sıfatıyla giremez denilerek -------açıkça yasaklanmıştır. Aynı şekilde, davaya konu hukuki olaya uygulanacak ------yapma yasağından kaynaklı tazminat taleplerine ilişkin 6102 sayılı TTK 396. maddesi açıkça nettir.<br>8-Yönetim kurulu üyelerinin Anonim Şirket ile arasındaki hukuki ilişkinin niteliği güven ilişkisidir. Bu ilişkiyi düzenleyen akdin yönetim kurulu üyelerine yüklediği yükümlülüklerden en önemlisi özen borcudur. Özen yükümü sadece kanun ya da sözleşmenin yönetim kurulu üyelerine somut olarak yüklediği görevlerin ifasında gösterilmesi gereken dikkat ve itinayı değil, buna ek olarak başlı başına görevler yaratan ve yükleyen bir kaynağı ifade eder. Gerekli özenin gösterilmemesi ortaklıkla yönetim kurulu üyesi arasındaki akdin ihlalini teşkil eder. Özen borcunu gereği gibi yerine getirmeyen yönetim kurulu üyesi ortaklığa, ortaklara ve ortaklık alacaklılarına karşı akde aykırılık sebebiyle sorumludur. Somut vakıada davalı yönetim kurulu üyesi ortağın birlikte hareket ettiği dava dışı diğer yönetim kurulu üyeleri ve aralarındaki aile bağları da düşünüldüğünde sermayenin esas olduğu Anonim şirkette sermayeden çok aile ilişkileri nedeniyle kişisel unsurların ağır bastığı açıktır. Zaten, davalıların ------yasağı ve işlem yapma yasağına aykırı olarak yapmış oldukları iş ve işlemler nedeniyle kendi şahsi ve aile şirketleri menfaatleri doğrultusunda hareket ettikleri ve şirketi zarara uğrattıkları hususu kesinleşen yargı kararları ile de tescil edilmiştir.<br>9-Türk Ticaret Kanunu'nun işlem yapma ve ------yasağına aykırılık öğretide ve yerleşmiş Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere; yönetim kurulunun sadakat yükümüne aykırı davranmasına dayanmaktadır. Sadakat yükümü, ortak veya yöneticinin, her türlü faaliyetinde ortaklığın menfaatlerini her zaman ön planda tutması, kendi menfaati ile ortaklık menfaati çatıştığı durumlarda, ortaklık lehine kendi menfaatlerini feda etmesi şeklinde tanımlanmaktadır. Kanuni düzenlemede de belirtildiği üzere, özen ve bağlılık yükümlülüğü nedeniyle; tüm ortaklar, ortaklığın ve dolayısıyla kendi kazançlarının artması için ellerinden geleni yapmakla yükümlüdürler; her halde, ortaklık kazancını azaltacak işlemlerde bulunamazlar. işlem yapma ve ------yasağı, yöneticilik sıfatının gereği olan çalışmayı ortaklığa tahsis etme borcunun bir sonucudur. Özellikle anonim ortaklıklarda  yöneticiler, ortaklık dışındaki faaliyetleri ile çok fazla meşgul olup ortaklığa karşı olan görevlerini ihmal edilmesini engellemek adına Eski ve Yeni Türk Ticaret Kanunu'nda işlem yapma yasağına ilişkin düzenleme yapılmış ve yönetim kurulunda bulunan kötü niyetli yönetim kurulu üyelerinin görevlerini ihmalle birlikte kendi menfaatleri uğruna şirketi zarara sokma girişiminin önüne geçmek istenmiştir. Somut olayımızda ise; davalı yönetim kurulu üyeleri hakim hissedar oldukları şirket üzerinden, müvekkil şirketin de hissedar bulunduğu ------- zararına, işlem yapma yasağına aykırı birçok iş ve işlemlerde bulunulmuştur.Ortaklıkla genel işlem yapma yasağına ilişkin yasal düzenleme ile anonim ortaklığı korumak amacıyla yönetim kurulu üyelerinin ortaklıkla işlem yapması yasaklanmıştır. 6102 sayılı TTK 395. maddesindeki şirketle işlem yapma yasağına göre, yönetim kurulu üyeleri genel kuruldan izin almadan kendi veya başkaları adına herhangi bir işlem yapamayacakları gibi izin alınmış olsa dahi hakkın kötüye kullanılması suretiyle şirketi zarara uğratacak iş ve işlemlerde bulunamazlar. Her iki durumda da tazminat sorumluluklarının doğacağı açıktır.<br>10- Yönetim kurulu üyesinin ortaklıkla işlem yapma yasağının kaynağının sadakat yükümlülüğü olduğu az yukarıda izah edilmişti. Gerçekten de ortaklıklar hukukunda sadakat yükümlülüğü ortak ve yöneticinin her türlü faaliyetlerinde ortaklık menfaatlerini ön planda tutması, kendi menfaati ile ortaklık menfaati çatıştığı durumlarda ortaklık menfaatini gözetmesi anlamına gelir. Sadakat yükümlülüğü yönetim kurulu üyesinin hem ortaklığın amacının gerçekleşmesi için aktif olarak çaba göstermesini, hem de ortaklığa zarar verecek davranışlardan kaçınmasını emreder. Yönetim kurulu üyelerinin konum ve yetkilerini kötüye kullanmaları suretiyle ortaklığa zarar vermelerini önlemek amaçlanmıştır. Bu şekilde ilk olarak anonim ortaklık malvarlığı korunmuş olmaktadır. Ortaklığın korunmasıyla pay sahipleri de korunmaktadır. Zira ortaklık malvarlığında meydana gelen her azalma pay sahiplerinin dolaylı zararını oluşturur. Diğer taraftan, ortaklık malvarlığında meydana gelen azalma halinde alacaklıların ve şirket ortaklarının da zarar gördüğünü kabul etmek yasa gereğidir. Zira, bu halde alacaklıların ve ortakların menfaati de zedelenmiş olmaktadır. 6102 sayılı TTK 395. maddesindeki şirketle işlem yapma yasağının uygulama alanı bulabilmesi için yönetim kurulu üyesinin bu işlemi, bizzat gerçekleştirmesi şart değildir. Bu itibarla, yönetim kurulu üyesi ad ve hesabına üçüncü bir kişinin ortaklıkla yaptığı işlem de söz konusu yasağın kapsamındadır. Belirtelim ki, bu hükmün uygulama alanı bulabilmesi için yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine sahip olması şart değildir.<br>Yani, bu madde yönetim kurulu üyelerine anonim ortaklıkla ortaklık konusuna giren bir sözleşmeyi kendi adına veya başka bir şahsın temsilcisi sıfatıyla yapmayı yasaklamaktadır. Yönetim kurulu üyesi işlemi kendi hesabına üçüncü bir kişiye de yaptıramaz. Bu işlemler yasağın kapsamındaki yönetim kurulu üyelerinin ortaklıkla doğrudan doğruya veya dolayısıyla yapacağı işlemlerdir. Yönetim kurulu üyesinin iyi niyetli olup olmaması önemli değildir. Çünkü kanun maddesi bu konuda açıktır. Yasak işlemin yapılması sırasında yönetim kurulu üyesinin işlemin sonucundan yararı olacağının anlaşılabildiği hâlleri kapsar. Üye, temsil yetkisini haiz olsun olmasın işlem yapma yasağına tabidir. İşlem yasağını çiğnemek aynı zamanda TTK 369 da yerini bulan sadakat borcuna aykırılık teşkil ettiğinden, ortaklığın her halükarda yasağın ihlali yüzünden uğradığı zararları yönetim kurulu üyesinden talep edebilmesi için hukuki imkân ve dayanak vardır.<br>11- Sadakat ve özen yükümlülüğü 6102 sayılı Kanun madde 369 da düzenlenmiştir.<br>6102 sayılı TTK 369. Maddesi;<br>5. Özen ve bağlılık yükümlülüğü<br>MADDE 369- (1) Yönetim kurulu üyeleri ve yönetimle görevli üçüncü kişiler, görevlerini tedbirli bir yöneticinin özeniyle yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kurallarına uyarak gözetmek yükümlülüğü altındadırlar. ...\" <br>hükmünü düzenlemektedir. Madde'nin gerekçesinde; \"... şirket menfaatinin dürüstlük kuralına göre gözetilmesi gerektiğine ilişkin temel özen kuralı 6762 sayılı Kanunda açık olarak öngörülmemişti. Bu yüküm ile, yönetim kurulu üyesinin kişisel menfaatini, hakim pay sahibinin veya pay sahiplerinin ve onların yakını olan gerçek ve tüzel kişiler ile üçüncü kişilerin menfaatini, şirketin menfaatinin önüne geçirmemesi kastedilmiştir. Hüküm menfaatler çalışması bulunan hallerde yönetim kurulunun gerekli önlemleri almasını ve arm's length temelinde yani, hakim ortağı ve onun yakınlarını kayırmadan şirket için, ------şartlarına uygun olarak pazarlık yapmasını ifade eder. Hüküm yönetim kurulu üyesini ayrıca ------yasağına uymak dışında şirkete karşı kapsamlı bağlılık yükümü altına sokar; içerden öğrenenlerin ticareti yasağına ve kendi kendisiyle iş (sözleşme) yapmak kurallarına uymasını zorunlu tutar.\" denilmektedir.Bu hükümlere aykırılık halinde yani \"işlem yapma yasağı\" ve \"------yasağı\"na aykırı hareket edilmesinin özen yükümlülüğüne aykırılık nedeniyle doğan şirket zararından davalıların 6102 sayılı TTK 553. Maddesi gereği sorumluluğunun doğacağı hususu tartışmasızdır.<br>12- Yönetim Kurulu Üyesi olan davalı tarafından yapılan iş ve işlemler başlı başma tazminat sorumluluğunu doğurması bir yana, öğreti ve Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarında -------ve işlem yapma yasağına yönelik izin verilse dahi, şirketin menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılmayacağı hususu vurgulanmıştır. Davalılar, zaten iptal edileceğini bildikleri ve baştan itibaren sakat genel kurul kararını çoğunluğu elinde bulunduran diğer yönetim kurulu üyeleri ile birlikte almak suretiyle bu kötü niyetlerini ortaya koymuştur. Önemle belirtmek isteriz ki davalılar, -------- yılı genel kurulunda verilen izin ve yetkilerin, daha önceki yıllarda devamlı olarak yürütülmesinin durdurulduğunu ve iptal edildiğini de bilmektedir. Devamında kötü niyet hususundaki tereddüdü ortadan kaldıracak şekilde, hakim hissedar bulundukları davalı ------dava dışı diğer yönetim kurulu üyelerinin yaptığı gibi öncelik tanımak ve satışlarda usulsüzlükler (çevirme işlemleri ve sair) yapmak suretiyle haksız bir çok iş ve işlemler neticesinde menfaat elde etmesini sağlamıştır. Davalıların bu hukuksuzluklardan dolayı ------ karşı sorumlu oldukları ve tazminat ödemek zorunda bulundukları izahtan varestedir.<br>13----- yılı genel kurulunda TTK.'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca verilen yetkilerin icrası ----- yılından bu yana mahkemelerce durdurulmakta ve neticeten ise iptaline karar verilmektedir. Davalılar, mahkeme tedbir ve iptal kararlarına aykırı işlem yapmaya ve mahkeme kararlarını tanımamaya devam etmiş ve ------ yılı genel kurulunda da aynı mahiyetteki yetki ve izin davalılara yeniden tanınmıştır. Yani, ------- tarihli genel kurulun 8 numaralı gündem maddesi uyarınca yönetim kurulu üyelerine tanınan yetki ve izin, daha önceki genel kurullarda da alınmış ve iptal edilmiştir. Şöyle ki;<br>-----yılı genel kurulunda, şirket yönetim kuruluna 6102 sayılı TTK 395 ve 396. maddelerindeki yetkilerin ---- maddelerindeki yetkilerin) verilmesine ilişkin genel kurul kararı ----- sayılı kararıyla iptal edilmiştir. ----- sayılı ilamıyla bu iptal kararı onanmış ve davalıların karar düzeltme talepleri reddedilerek karar kesinleşmiştir.---- yılı genel kurulunda, şirket yönetim kuruluna 6102 sayılı TTK 395. ve 396. maddelerindeki yetkilerin verilmesine ilişkin karar ----- sayılı kararıyla iptal edilmiştir. -----sayılı ilamıyla yerel mahkemenin bu iptal kararı onanmış ve davalıların karar düzeltme talepleri reddedilerek karar kesinleşmiştir. ------sayılı dava dosyasında ---- tarihinde oluşturulan ara karar ile -------- tarihli genel kurulunda alman ---- No 1u kararın - 6102 sayılı TTK.'nm 395 ve 396. maddeleri uyarınca verilen yetkilerin- teminatsız yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.-----yılında yapılan genel kurulda TTK 395. ve 396. maddelerindeki yetkilerin verilmesine dair kararın yürütülmesi -----sayılı dava dosyasından tesis edilen ihtiyati tedbir kararı ile durdurulmuş ve ----- sayılı ilamı ile daha önce verilen yetkilerin iptaline ilişkin mahkeme kararlarının tekrar genel kurul gündemine getirtilip mahkeme ilamlarının yok sayılmasına dair kararlar iptal edilmiştir. Bu iptal kararı, ------ tarihli kararıyla onanmıştır.<br>14-Davalılar, elindeki hisse imtiyazını/çoğunluğunu her şeyin üstünde görmektedir. Mahkemelerden bir karar çıktığında en kısa sürede yeni bir genel kurul düzenleyip aynı yetkileri yine kendilerine tanıyarak mahkeme kararlarının uygulanmasının önüne geçmektedir. Yani davalılar adeta, davalarda verilen tedbir ve iptal kararlarının uygulanmasını önlemek için genel kurul yapmaktadır. Bu durum, davalıların kötü niyetini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla verilen izin/yetkinin bir an için geçerli olduğu kabul edilse, verilen izin/yetki açık bir şekilde kötüye kullanılmıştır.<br>15-Öğretide de kabul edildiği üzere; Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun oluşturulması, yönetim kurulunun görevlerini ve yetkilerini kanun ve ana sözleşmeye uygun şekilde kullanmaya zorlamak için en etkin yoldur. Bu sorumluluk, yönetim kurulunu, kanun hükümlerini ihlal etmemek ve görevlerini gereği gibi yapmaya mecbur etmek için konmuştur. Böylece, yönetim kurulu üyelerinin kusurlarından doğan zarar varsa yönetim kurulu üyelerinin kişisel malvarlıkları bu zararların tazmin edilmesine esas oluşturmalıdır.-------<br>16-Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu 6102 sayılı TTK 553. maddesinde düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK 553 maddesinde; \"... (1) Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan <br>ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar. ...\"hükmü düzenlenmiştir.<br>Yasal düzenlemelerde belirtildiği üzere; yönetim kurulu üyeleri kişisel olarak sorumlu bulunmaktadır. Bu sorumlulukları 6102 sayılı TTK 553. maddesinde sınırları açıkça belirtilmek sureti ile hüküm altına alınmıştır.<br>17-\t6102 sayılı TTK'nm 395. Maddesindeki şirketle işlem yapma yasağı ve 396. Maddesindeki ------yasağı aynı zamanda sadakat borcuna aykırılığı da oluşturduğundan, 6102 sayılı TTK 553. maddesinin de ihlali sayılır. Bunun olağan sonucu da, işbu yasağa aykırı davrananın yöneticilerin sorumluluğu söz konusudur. Hal böyle olunca, yasak işlemi yapan yönetim kurulu üyesi tazminatla sorumlu olur. Yasal düzenlemelerden yola çıkılarak öğretide de kabul gördüğü üzere; ------ kurulu üyeleri olan davalıların işlem yapma yasağına ve ------yasağına aykırı iş ve işlemlerden kaynaklı tazminattan sorumluluğu bulunmaktadır.<br>18-Yukarıda yapılan izahlardan da anlaşılacağı üzere, yönetim kurulu üyelerinin yaptığı işlem yasağına aykırı işlemlerle ve doğrudan --------- hissedar olması nedeniyle dolaylı olarak müvekkil şirketin zararına sebebiyet verdiği açık olup, zararın boyutu ise Sayın Mahkemenizce alınacak bilirkişi raporu neticesinde daha net ortaya çıkacaktır. Bu zararlar ve davadaki tazminat talepleri, 6102 TTK 395 ve 396 maddelerinde belirtilen; şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemin yönetim kurulu üyesi tarafından kendi veya başkası hesabına yapılmış olması ve aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla girilmesi suretiyle ve hakim hissedar olduğu şirketleri ile -------yasağının ihlali neticesinde oluşmuştur.<br>19-Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğuna ilişkin talep edilen tazminatın kime ödeneceği hususu da 6102 sayılı TTK 555. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca tazminatın şirkete ödenmesi istenebilir. Huzurdaki davada tazminatın davalılardan tahsili ile ------ ödenmesi talep edilmektedir.<br>20-Somut olayımızda, davalı yönetim kurulu üyesi ---------hakim hissedar oldukları ve bir aile şirketi olan diğer davalı -------üzerinden dava dışı ---------- zararına fiil ve işlemlerde bulunarak bu şirketin doğrudan zararına sebebiyet verdikleri gibi, dolaylı yoldan hissedar olan müvekkil şirketin de zararına sebebiyet verecek iş ve işlemlerde bulunmuştur. Bu işlemlerin yapılması neticesinde işlem yasağına aykırı davranmasından kaynaklı olarak doğan zarar davalıların sadakat ve özen yükümlülüğünü de ihlal etmesi neticesinde tüm davalıların sorumluluklarını doğurmaktadır.<br>21-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu gereğince; şirket, bu hükümlere aykırı harekette bulunan yönetim kurulu üyelerinden tazminat istemekte veya tazminat yerine yapılan işlemi şirket adına yapılmış saymakta ve üçüncü kişiler hesabına yapılan sözleşmelerden doğan menfaatlerin şirkete ait olduğunu dava etmekte serbest olduğu belirtilerek doğrudan ve dolaylı zarar görenlere seçenek sunmuştur. Bu doğrultuda; davalılarca yapılan işlemlerin şirket adına yapılmış sayılarak ve -------yasağının ihlali neticesinde elde edilen kazanımların bilirkişi tarafından hesaplanacak tazminatın davalılardan tahsili ve dava dışı ------- ödenmesini istemekteyiz....<br><br>SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda arz ve izah etmeye çalıştığımız nedenler ve re'sen belirlenecek durumlar neticesinde;--------tarihinde yapılan genel kurulundaki -------- numaralı gündem maddesi uyarınca; şirket yönetim kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK 395. maddesinde tanımlanan \"Şirketle İşlem Yapma Yasağı\"na ve TTK 396. maddesinde tanımlanan \"-------Yasağı\"na dair verilmiş olan yetkilerle/izinlerle ilgili olarak; ------ sayılı dosyası tahtında tesis edilen --------- tarihli karar gereği anılan yetki/izin kararlarının öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve neticeten daha sonra iptaline karar verilmiş ve işbu iptal kararı da kesinleşmiş olduğundan, -------- yılındaki bahsi geçen genel kurulda verilmiş olan 6102 sayılı TTK 395. maddesinde yazılı \"Şirketle İşlem Yapma Yasağı\"na ve TTK 396. maddesinde tanımlanan \"-------Yasağı\"na dair yetki ve izinlerin mahkemece yürütülmesinin geri bırakılması / kesin iptali nedeniyle ve ayrıca daha önceki yıllarda --------genel kurullarında yönetim kurulu üyelerine verilmiş olan aynı mahiyetteki yetki ve izinlerin mahkemelerce devamlı olarak yürütülmesinin geri bırakılmasına / iptaline karar verilmiş olduğu ve geçmiş yıllarda verilen bu yürütülmenin geri bırakılması / iptal kararlarının davalılar tarafından çok iyi bilindiği hususu da dikkate alınmak suretiyle;(Başkaca ve fazlaya dair her türlü yasal haklarımız saklı kalmak kaydıyla),<br>f 1. Haklı ve yasaya uygun davamızın KABULÜ ile;<br>1.1.\tDavalıların 6102 sayılı TTK 395. maddesinde tanımlanan \"Şirketle İşlem Yapma Yasağı\"na aykırı her bir işlemi ve eylemi için -fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 80.000 TL (SeksenBinTürkLirası)'nin, tazminata sebebiyet verilen olay tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ----- müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile ------- ÖDENMESİNE,<br>1.2.Davalıların 6102 sayılı TTK 396. maddesinde tanımlanan \"-------Yasağı\" na aykırı her bir işlemi ve eylemi için -fazlaya dair her türlü dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla- şimdilik 80.000 TL(SeksenBinTürkLirası)'nin tazminata sebebiyet verilen olay tarihlerinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte davalılar ------ müştereken ve müteselsilen TAHSİLİ ile ----- ÖDENMESİNE,...''<br>şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan DAVA DİLEKÇESİNDE İLERİ SÜRÜLEN SEBEPLERE BAĞLI OLARAK davalı yöneticilerin şirketi zarara uğrattıkları, davalıların aile şirketlerinden biri olan davalı şirkete kar aktarımı yapmak suretiyle davacı şirket aleyhine ve davalı şirket yararına olacak şekilde TTK. Madde 395, 396, 369 ve 553 düzenlemeleri kapsamında şirketle işlem yapma yasağına ve -------yasağına aykırı işlemlerle zarara sebep oldukları, bütün davaların bu zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları ileri sürülerek ve belirsiz alacak davası kapsamında fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere TTK. Madde 395 düzenlemesi kapsamında 80.000 TL ve TTK. Madde 396 kapsamında 80.000 TL olmak üzere toplam 160.000 TLnin tazminata sebebiyet verilen olay  tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ------- ünvanlı şirkete ödenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir. Davacı vekili tarafından ----- tarihli duruşmadaki imzalı beyanında davaya konu edilen sorumluluk döneminin ---- yılında yapılan genel kurul  tarihi ile bir sonraki genel kurul tarihi arasında geçen süreye ilişkin olduğunu belirtmiştir.İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre-----ve arabuluculuk numarası ----- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, tarafların davete uyduğu ancak anlaşma sağlanamadığından ---- tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.Davalılar vekili tarafından ibraz edilip  duruşmada tekrar edilen ve gerekli-yeterli kısımları:\"...  Davaya karşı cevapların arzı ile haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi talebi hakkındadır.   <br>Açıklamalar<br>Davacı tarafça ikame edilen iş bu eldeki dava, haksız ve yasal dayanaktan yoksun olup cevap dilekçesinde sunduğumuz cevap, itiraz ve delider doğrultusunda reddine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki;<br>Davacı taraf dava dilekçesinde özette;Müvekkiller ----dava djşı ------- yönetim kurulu üyesi olduklarını, ------ yılında yapılan genel kurulunda altnan \"Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK. 395 ve 396. Maddelerinde yazılı yetkinin verilmesine\" dair kararın ------- Kaar sayılı karar; ite iptal edildiği, anılan kararm kesinleştiği bu sebeple genel kurul tarafından verilen yetki ve izne dayafı olarak yapılan işlemler nedeniyle müvekkillerin tazminat sorumluluğunun bulunduğundan bahisle tazminat talebinde bulunmuştur.<br>Davacı Tarafın Müvekkillerin \"Şirketle İşlem Yapma Yasağı-------- Yasağına\" Aykırı İşlemlerde Bulunduğunda Dair İddialarına Sistematik Olarak Her Bir İddia Bakımından Ayrı Ayrı Ve Gerekçeli Olarak Cevap Va İtirazlarımız:<br>Öncelikle dava dilekçesinde ileri sürüldüğü üzere ----- demir çelik sektöründe tekel olduğu ve müvekkillerin ------ hakim hissedarları olduğu yönündeki iddiaların tarafımızca kabul edilmesi mümkün değildir.---- --çelik sektörü ticari hayatında tekel konumunda bulunmadığı gibi piyasada hakim pozisyonda da bulunmamaktadır. Ülke çelik üretiminin yaklaşık %5'îni --------- gerçekleştirmekte olup ----- dışında içlerinde bizzat davacı şirketin de yer aldığı onlarca çelik üreticisi bulunmaktadır. ---- ürünleri için coğrafi pazar ülke sınırlarını da aşar nitelikte dünya piyasalarıdır. -------ürünleri hemen hemen dünyadaki tüm bölgelere ihraç edilebildiği gibi özeliikle kütük demir birçok yabancı ülkeden de ithal edilebilmektedir. Bizzat davacı şirketin kütüm üretim kapasitesi ---- daha fazladır. Bu halde ------ gerek ülke pazarında gerekse coğrafi pazarda tekel oluşturduğunu iddia etmek mümkün değildir.Müvekkillerin, ---- hakim hissedarlar oldukları yönündeki iddianın da tarafımızca kabulü mümkün değildir.----- hisseleri borsada iştam gören halka açık bir anonim şirkettir. Tüm işlemleri Türk Ticaret Kanunu, -----ve tabi olduğu yasal mevzuat hükümlerine uygıın olarak gerçekleştirilmektedir. Müvekkiller ----- en büyük hissedarları değildir. -------- müvekkillerden daha büyük oranda hissedarlan bulunmaktadır. Müvekkillerin sahip oldukları hîsseier ile genel kurulda İstedikleri karartan çıkartabilmeleri söz konusu değildir. Bu iddia öncelikte müvekkillere ve devamrnda ------ tüm hissedarlarına yönelik kabuf edilemez nitelikte haksız bir ithamdan öte bir iddia değildir,<br>1- Müvekkiller tarafından Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı olacak biçimde herhangi bir şekilde -------kuralları İhlal edilmemiş, dava dışı -------zarara uğramasına yönelik hiçbir eylem yada işlemde bulunulmamıştır:<br>A. Davacı taraf, Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı biçimde müvekkillerin -------zarara uğratacak nitelikte kendilerine ârtaiü kazanç sağlama amacı ile işlem ve eylemlerde bulunarak haksız -------kurallarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir. Öncelikle müvekkiller hiçbir şekilde haksız -------kurallannı ihlal edecek nitelikte eylem yada işlemde bulunmamıştır. Bu husus müvekkiller hakkında davacı şirket tarafından iieri sürülen iddialar çerçevesinde------ Esas sayılı dosyasında yapılan ceza yargılaması neticesinde,------ Karar sayılı ilamında verilen BERAAT hükmü ile sabittir.<br>-----Karar sayılı ilamı ----- Karar sayılı ilamı İle de onartarak kesinleşmiştir. Anılan kararda hükme esas alınan ------- tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere müvekkillerin eylemlerinin 6762 sayılı TTK'nın 57, maddesi nin 1,2,4,5,6,8,9 fıkraları ile 64.maddesinin 2,3 ve 4 fıkralarında düzenlenen haksiz -------eylemlerinin hiçbirisine uymadığına hükmediierek müvekkiller hakkında BERAAT kararına hükmedilm iştir.Davaya konu ----- yılında yapılan genel kurulda alınan kararın ipta/ine ilişkin hukuki süreçte, karann iptaline yönelik gerekçede aynen \"davalı şirket yönetim kuruiu üyelerine 6762 sayılı TTK'nın 334 ve 335,maddelerince düzenlenen yetkiler tanınmış ise de aynı yöneticiler hakkında daha önceden anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerden dolayı açılmış ve devam eden ceza davasın/n bulunmasına göre aynı kişilere, aynı yetkilerin tanınmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu ve bu aykırılığın kararın çoğunluk oyu ile alınması suretiyle giderilemeyeceği\" şeklindedir.İptal kararının gerekçesinin anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerden dolayı açılmrş ve devam eden ceza davasının bulunması olması karşısında bahsedilen ceza davası olan ----- Esas sayılı dosyası esasında iptal kararının hukuki gerekçesini oluşturmaktadır. 6u nedenle ---- Esas dosyasının iş bu eldeki dava ite de yadsınamaz bağlantısı bulunmaktadır.----- Esas dosyasında alman ------ tarihli bilirkişi raporunda müvekkillere isnat edilen haksiz -------suçunun fiillerinin işlendiği iddia edilen tarihlerde yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 57. ve 64.maddelerinde öngörülen unsurlarrn hiçbirinin oluşmadığı, müvekkillerin haksız -------oluşturacak eylemlerde bulunmadıktan tespit edilmiştir----- Esas dosyasında yapılan yargılama neticesinde ------- Karar sayılı İlamı ile müvekkiller dahil yönetim kurulu üyeleri hakkında beraat karan verilmiş, karar temyiz incelemesinden de geçerek kesinlik kazanmıştır. Kesinleşen beraat kararı karşısında, genel kurul karannın İptaline dayanak gösterilen gerekçe de temelden sarsılmış, iptal karannın gerekçesi hukuki manada ortadan kalkmıştır.Bu kapsamda kesinleşen oeza yargılamasında müvekkillerin haksız --------yaratmadıkları tespit edilmiş ve temyiz incelemesinden geçerek bu durum kesinleştiğinden, İptal kararının gerekçesinin t>u halde ortadan kalmış olması karşısında davacının beyanlarının maddi gerçekliği yansıtmadığını açıkça ortadadır. Davacı taraf ceza yargılamasında kesinleşen hükmün aksine müvekkillerin haksız rekabette bulundukları İddiasında bulunmakta ise de ceza yargılaması neticesinde tesis edilen ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen hükümle açıkça müvekkillerin haksız --------kabul edüebilecek herhangi bir eylemlerinin bulunmadığı ilamla tespit edilmiştir Bu bakımdan davacı tarafın aksi yöndeki iddialarına itibar edilemez.<br>B. Müvekkillerin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine aykırı biçimde haksız -------olarak kabul edilebilecek eylemlerde bulunmadığı yine davacı şirket tarafından müvekkil ------ Esas sayılı ikame ettiği dava dosyasında yapılan yargılama neticesinde ------- Karar sayılı kararı ile de tespit edilmiştir.<br>Davacı taraf, müvekkil -----aleyhinde -------- Esas sayılı dava dosyası ile müvekkil şirketin haksız rekabette bulunduğu, ------- hakim ortağı olduğundan bahisle davacının da zararına olacak biçimde mal alımında bulunduğun, bu surette menfaat temin ederek haksız --------kurallarının ihiaî edildiğinden bahisle haksız rekabetin tespiti ve tazminat taleplerinde bulunmuştur. Yapılan yargılama neticesinde -------Karar sayjlı karan ile davanın reddine karar verilmiştir.Ancak davacı şirket tarafından aynı iddia ve talepler doğrultusunda ---- aleyhinde ----- Esas sayılı dosyası ile de dava ikame edilmiştir. Yaprlan yargılama neticesinde------Karar sayj/ı karan ile davanın reddine karar verilmiş, Yere/ Mahkeme kararı temyiz incelemesi neticesinde ------ Karar sayılt karan ile ONANARAK KESİNLEŞMİŞTİR.<br>C.Davacı tarafça müvekkiller aleyhinde ---- toplantısı neticesinde işbu dava konusu ite aynı nitelikte iddia ve taleplerle ----------Karar sayılı dosyasında ikame ettiği davada, yargılama sonucunda \"Doktrindeki bir kısım ayrık görüşler haricinde doktrindeki ağırlıklı görüş ve -------- tarafından kabul oören uygulama gerefl; iptal kararlarının geçmişe yürümesi mümkün değildir. İptal edilebilir kararlar, başlangıçta geçersrz olmadıkları İçin iptal edilinceye kadar sağlıkît bir kararın hukuki sonuçlarım meydana getirirler. Dava dışı --------- tarihinde yönetim kutulu üyesi ofan davalılara TTK'ıvn 395 ve 396. Maddelerinde ön görülen yetkiler verilmiştir, duna dair genel kuruf kararının iptaline karar verilmiş veri/m bu karar ----- tarihinde kesinieşmıştir. Dolayısı ile iptale tabi ofan bu karar gereği ------tarihinden evvelki is ve işlemlere hukuken etki etmesi mümkün değildir Dava dışı şirket kısa aralıklarla genel kurut yapmış ve şirket vöneticilenne genel kurallarda TTK 395-396. Maddelerinde ön görülen yetkileri tekrar vermiştir Söz konusu iptal editen genel kurul karan etkisini bu nedenle ------- tarihleri arasında göstermiştir. İptal karartntn geçmişe yürümezliği İlkesi nedeni ile davanın bu nedenle reddi gerekmektedir Aksi yorum yapılsa dahi talimatla alman denetime uygun bilirkişi raporu ile davalıların sorumluluğunu gerektirecek bir işlem yapmadıkları tespit edilmiştir. Davacı şirketin benzer nedenlerle şirket yönetim kurulu üyesi ve yönetim kurulu üyesinin yöneticisi oiduöu diğer şirketlere karsı actıâf benzer mahiyetteki davanın ------- Savdı ilamı He red edildiği anlaşılmıştır Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm açıklamalar ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporları gereği davanın reddine karar verilmesi gerektiği vicdani kanaatine vanlmts\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>D.Yine davacı tarafça, müvekkiller aleyhinde ------ yılı genel kurul toplantısı neticesinde işbu dava konusu ile aynı nitelikte iddia ve taleplerle --------- Esas sayılı dosyasında ikame ettiği davada alınan bilirkişi raporiar/nda da müvekkillerin sorumluluğunu gerektirecek bir işlemin söz konusu olmadığı, kamuya ilan edilen satış fiyatlan ile üçüncü kişilere yapılan satışlara ait faturalar ile müvekkil şirkete yapılan satışJardaki fiyatların tamamının birbiri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.<br>E. Müvekkillerin haksız -------oluşturacak bir davranış ve eylem birlikteliği içerisinde bulunmadıkları ---- tarafından da tespit edilmiştir ----- müvekkillerin de dahil oldukları --------hakkında demir çelik piyasalarında gerçekleştirdikleri çeşitli faaliyetlerle 4054 sayıiı Kanunun 4., 6. ve 7. Maddelerinin ihlal edilip edilmediklerinin tespiti için yapılan incelemeye esas başvuruda özetle;<br>------ ailelerinin kontrolünde olduğu, ----- hissedarı konumunda bulunan ve bu teşebbüsü müştereken hareket etmek suretiyle kontrol eden ------ aralannda anlaşarak birbirlerinin pazarlarına girmedikleri ve bu yolla aralarındaki potansiyel rekabeti ortadan kaldırdıkları,<br>-----arafından üretilen mamulün büyük çoğunluğunun ----- yönetim kurulu üyelerinin aile şirketleri olan ------ satıldığı,<br>-Sektörde faaliyet gösteren diğer teşebbüsler tarafından yapılan daha yüksek fiyatlı alım tekliflerinin göz ardı edildiği,<br>-Diğer teşebbüsler tarafından daha önce verilen siparişlere ait teslimat/n aylarca bekletilerek bağlantılı aile şirketlerine öncelik tanındığı, ifade edilerek 4054 sayılı Kanun hükümlerinin ihlal edildiği isnadında bulunulmuştur<br>------- tarafından yapılan incelemeler neticesinde tanzim edilen ------ karar sayılı kararında hiçbir tereddüde yer vermeyecek biçimde açıkça; * \"Yukarıdaki tüm bilgi ve değerlendirmeler sonucundat ---- pazarda hakim durumda olmadığı ------ taralından sağlanan kütüğün şikayetçi ve diğer haddehaneler bakımından vazgeçilmez nitelikte olmadığı, soruşturma konusu eylemlerin aft Pazar olan uzun demir çelik pazarında rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin bulunmadığı, bu nedenle ------- hakim durumda olmuş ofsaydı dahi soruşturma konusu eylemlerinin maf vermenin reddi unsurlarını taşımadığı tespit edilmiştir,\"------- sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ite ilgili olarak düzanlenen Rapora, Ek Görüş'e, toplanan delillere, yazılı savunmalara ve incelenen dosya kapsamına göre;-------- 4054 sayılı Kanun'un 4. Ve $. Maddelerini ihlal etmediklerine dolayısıyla aynı Kanun'un 16. Maddesi uyarınca adı geçen teşebbüslere fdar, para cezası uygulanmasına gerek olmadığına,\" OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.-------- kararında, iş bu eldeki davada davacı tarafça ileri sürülen iddialar da tüm detaylar; ile İncelenmiş olup neticede müvekkillerin iddia edildiği şekilde haksız -------oluşturacak yahut kendilerine örtülü kazanç sağlayacak herhangi bir işlem yada eylemde bulunmadıkları tespit edilmiştir. Bu bakımdan an Kan karar, iş bu eldeki davada davacı tarafın iddiaiannın hukuki dayanaktan yoksun, mesnetsiz ve gerekçesiz olduğunu göstermesi bakımından değerlendirmeye alınmalıdır.<br>F. Davacı taraf --------- yılındaki genel kurul kararında yönetim kurulu üyelerine tanınan izin/yetkinin bulunduğu genel kurulu kararının 8 no.lu maddesinin iptal edilmesi karşısında bu madde hükmüne uygun olarak genel kurul tarafından kendilerine tanınan izin ve yetki hükümleri çerçevesinde işlem yapan müvekkillerden -------- bu işlemler nedeniyle zarara uğradığından bahisle tazminat talebinde bulunmaktadır. Ancak davacı taraf, söz konusu iptal edilen genel kurul kararının --------- yıllarındaki genel kurul toplantılarında aynî şekilde alındığı, bu genel kurullarda da yönetim kurulu üyelerine izin/yetki verildiğini ve en önemlisi ----- yönetim kurulu üyesi bulunan müvekkillerin genel kurul toplantılarında ibra edildiklerini göz ardı etmektedir.Pay sahiplerinden veya temsilcilerinden oluşan genel kurul anonim şirketin iradesini açıklamaya ve karar almaya yetkili bir organdır. Genel kurul kararları hukuki işlem niteliğindedir, Karan alan kurula göre genel kurul kararları, olağan genel kurul kararları ve olağanüstü genel kurul karartandır.Genel kurul kararları pay sahipleri veya onların temsilcilerinin oylan ile meydana gelen ortaklık içi ilişkide ve bazen de dış ilişkide hukuki sonuç sağlama amacında olan irade beyanıdır, Kanun ve esas sözleşme uyarınca diğer organların münhasır yetkisine giren hususlar dışında genel kurul yetkilidir. Genel kurul kararları toplantıya katılsın katılmasın bütün pay sahipleri ile diğer organları bağlar ------Genel kurul kararlarının inşai niteliğe haiz olması, genel kurul tarafından alınan kararlarla bütün pay sahipleri ve organlarını bağlayıcı iç ilişkide ve dış ilişkide yürütülen işlemlere esas nitelikte olmasıdır. Bu bakımdan genel kurul tarafından alınan kararlarla şirketin faaliyetleri belirlenmekte yönetim kuruluna şirketin temsil ve idaresi amacıyla talimat verilmektedir.Bir genel kurul kararı iptaline mahkemece karar verilene kadar geçerlidir. Hukukî sonuç doğuran bir irade beyanı olması nedeniyle genel kurul karan, bir hukukî işlem niteliğindedir. Genel kurul kararının bu niteliği genef olarak -------- hukuklarında egemen görüş olarak kabul edilmektedir. İptal edilebilirlik itiraz veya defi yoluyla İleri sürülemeyeceği gibi hâkim tarafında da re'sen dikkate alınmaz.----şirketlerde genel kurul kararlarının hukuki niteliği doğrultusunda ----- yıllannda da yönetim kurulu üyelerine aynı mahiyette izin/yetki verilmesinin birlikte değerlendirilmesi sonucunda; Somut olay bakımından, ---- yılında verilen izin çerçevesinde yönetim kurulu tarafından yürütülen işlemler dolayısıyla ---- herhangi bîr zarara uğramamış olmasıdır. Bu sonuç ----- yıllanndaki genel kurul toplantılarında da aynı mahiyette yetki ve iznin yönetim kuruluna tanınmış olmasından çıkmaktadır.------- genel kurui tarafından yönetim kurulu üyelerine verilen izin nedeniyle bir zarara uğraması halinde gelecek dönem genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin ibrasfnın beklenemeyeceği gibi aynı iznin devam eden yıllar bakımından her bir genel kurulda tekraren verilmesi de beklenemez.------ yıllarında yönetim kuruluna aynr mahiyette iznin vehlmiş olması en nihayetinde inşai nitelikte genel kurul karan ile geçmiş dönemlerde tanınan iznin geçerli olduğunu, şirket menfaatlerinde herhangi bir zarann oluşmadığını göstermesi bakımından önem arz etmektedirDavacının iddia ettiği gibi müvekkillerin hakim hissedar olması da söz konusu olmadığı bu iznin her genel kurul toplantısında tartışılarak, görüşülerek karara bağlanmış olması karşısında sabittir. Zira müvekkillerin haklim hissedar olmaları halinde her genel kurulda bu izin için genel kurul kararı olmasını bek/emeksizin ana sözleşmede yapılacak bir değişlikle süre sınırı da olmaksızın hukuki yada fiili herhangi bir zorlukla karşılaşmaksızın izin/yetki alması beklenirdi. Ancak böyle bir durumun söz konusu olmaması, genel kurul tarafından bu yetki/izin toplantı görüşmelerinde tartışılarak varılan kanaat ile yönetim kuruluna tanınmıştır. Önceki ve devam eden yıllardaki genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyeleri İbra edilmiştir. Bu bakımdan genel kurul kararlarının inşai özelliği de nazara alındığında anılan karar nedeniyle dava dışı ----- hertıangi bir zarara uğramadığı açıkça ortadadır.<br>Belirtilen nedenlerle müvekkillerin haksız -------olarak nitelendirilebilecek hertıangi bir eylemlerinin bulunmadığı, sadakat ve özen borçlannı ihlaf etmedikleri gerek ceza mahkemesi gerek hukuk mahkemeleri tarafından verilen ve ----- incelemesinde geçerek kesinleşen kararlarla ite kesin olarak tespit edilmiş olmasına, ---- tarafından yapılan incelemelerde haksız -------olabilecek herhangi birey/emin tespit edilmemiş olmasına,-----------yıllannda yapılan genel kurullannda yönetim kurutu üyelerinin ibra edilmesi ve iptale konu yetki/iznin yönetim kurulu üyelerine yeniden tanınması ve bu halde -----hertıangi bir zararının bulunmadığının bizzat hissedarları tarafından ikrar ve kabul edilmiş o/ması karşısında davacı tarafça tüm bu tespitler yok sayılarak müvekkillerin haksız rekabette bulunduklarına ve -------- zarara uğrattıklarına dair iddialarda bulunması hukuk mantığı ile bağdaşmamaktadır. Davacının bu iddiaları kesinlik kazanan mahkeme ilamları karşısında dinlenemez ve kabul edilemez. Bu bakımdan davacınrn bu yöndeki iddialanna itiraz etmekteyiz.<br>Yukarıda değinilen ceza ve hukuk mahkemeleri ilamlan, ------yılları genel kurullarında alınan kararlar birlikte değerlendirildiğinde; müvekkillerin, -------- yılındaki genel kurul toplantısında alınan \"Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK. 395 ve 396. Maddelerinde yazılı yetkinin verilmesine1' dair karara istinaden yapmış oldukları işlemler haksız -------oluşturmadığı gibi bu işlemler nedeniyle -------- herhangi bir zarara duçar olmadığı açıkça ortadadır. Genel kurulun önceki yıllarda da yönetim kuruluna aynı yetki ve izni tanıması ---- yılındaki genel kurul kararına istinaden yapılan işlemler nedeniyle------ herhangi bir zarara uğramadrğını göstermektedir. Aksinin kabulü halinde genel kurulun -------- yılından itibaren devam eden yıllar bakımından aynı yetki ve izni vermesinin beklenmesi hayatın olağan akışına aykırı olacağı gibi bu işlemler nedeniyle bir zarar oluşmuş olsa İdi yahut bu işlemlerin haksız -------oluşturması söz konusu olsa idi -------- yılından sonra özellikle davacı şirketin ikame ettiği davalar ve şikayetleri neticesinde yapılan yargılamalarda ve incelemelerde ortaya çrkardr. Sunulan mahkeme ilamları ve --- incelemeleri açık biçimde müvekkillerin gerek haksiz -------gerekse ---- zaranna olabilecek herhangi bir işlem içerisinde olmadıklarını ispatlamaktadır. Bu bakımdan davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilemez.<br>2- ----- Genel Kurulunda ------ Kararın İptal Edilmesine Dair Kararın Geçmişe Dönük Olarak Etki Etmemiştir:İş bu eldeki davada İncelenmesi ve çözülmesi gereken hukuki sorun, TTK'nın 395 ve 396.maddelerinde ifadesini bulan şirkette işlem yapma ve -------yasakları ile genel kurul kararlarının iptalinin etkisi konuları etrafında şekillenmektedir.Genel kurulu kararının, üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından unsur olmadığı dış ilişkide üçüncü kişiler korunur Bu halde iptal edilen genel kuru! karanna dayanriarak üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından kesin hüküm geçmişe etkili değildir. Genel kurul tarafından tanınan izin çerçevesinde yapılan işlem/er hiçbir şekilde iptal kararianyla ortadan kaldırılamaz. Yönetim kuruluna genel kurul tarafından tanınan yetkilerin genişletilmesi hali süreklilik arz eden ilişkilerden olup bu manadaki ilişkilerde iptal kararının geriye yürütülmesinin kabulü halinde ilişkilerin ortadan kaldırılması noktasında yaşanacak hukuki güçlükler bakımından da fiilen mümkün değildir. İptal edilen karar kesinleşinceye kadar geçerli olacağından yönetim kurulunun bu karara istinaden yaptığı işlemler bakımından sorumlu tutulabilmesi mümkün değildir. Ayrrca iptali talep edilen kararın ileri dönemlerdeki genel kurul tarafından alınan yeni bir kararla onaylanması halinde de alman karar uyarınca gerçekleştirilecek işlemler geçerliliğini koruyacağı gibi yönetim kurulun üyelerinin bu nedenle de sorumluluğu doğmayacaktır----- tarafından sunulan ------ tarihli hukuki mütalaa içeriğinde şirketle işlem yapma yasağı, -------yasağı, izin prosedürü, genel kurul kararlarının iptaline dair yasal mevzuat hükümleri, ----- doktrinde yer alan görüşler birlikte değerlendirilmiş olup mütalaada aynen------------------- hukuki mütalaasında değindiği yasal mevzuat hükümleri, ---- doktrinde yer alan bilimsel görüşler birlikte değerlendirilerek somut olaya uygulandığında, --------- yılı genel kurul kararı ile yönetim kuruluna tanınan izin çerçevesinde, izin süresince yapılan işlemlerin sonradan kararın iptali nedeniyle geçerliliği etkilenmemektedir. Dolayısıyla İptal kararının geçmişe yürütülerek müvekkiller dahil yönetim kumlunun sorumluluğunun bulunduğundan bahsedilmesi hukuken mümkün değildir Kaldı ki İptal edilen karar, genel kurul tarafından ------ yıllarında da verilmiş, ---- yılındaki genel kurul kararına karşı iptal davasf ikame edilmemiş ve karar kesinleşmiştir. Bu halde artık ---- yılındaki kararın iptaline yönelik hükmün geriye yürütülerek izne istinaden yapılan işlemlerin geçersizliği yada izne dayanarak işlem yapan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bulunduğundan bahsedilemez.-------- yılında alınan genel kurul kararı, kararı İptal eden mahkeme karan kesinleşinceye kadar hüküm ifade etmiş olması ve İptal edjlinoeye kadar geçerli olan bu karara göre işlem yapan yönetim kurulu üyeleri olan müvekkiller ile müvekkil şirketin sorumlu tutulması mümkün değildir. Ayrıca söz konusu kararın süreklilik arz edecek niteliğe haiz olması dolayısıyla da geçmişe etkili olması ve bu nedenle müvekkillerin sorumluluğuna gidilebilmesi mümkün değildir. Yine önceki genel kurullarda, yönetim kuruluna aynı yönde izinler verilmiş olduğu nazara alındığında iptal kararının geriye etkili olması önceki tarihli genel kurul izin kararlan sebebiyle fiilen ve hukuken imkansızdır.<br>3- ------ Sonra Gerçekleşen Genel Kurullarında Da \"Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayıh TTK. 395 ve 396. Maddelerinde yazılı yetkinin verilmesine\" Dair Karar Alınmış Ve Yönetim Kurulu Üyeleri Genel Kurul Tarafından İbra Edilmiştir<br>-------yıllarındaki genel kurul toplantılarında da \"Yönetim Kurulu üyelerine 6102 sayılı TTK. 395 ve 396. Maddelerinde yazılı yetkinin verilmesine\" dair kararlar alınmıştır. ------ yıllarında yapılan genel kurullarında yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesi ve TTK Madde 395 ve 396 hükümlerinde yer alan yetkı^iznin yönetim kurulu üyelerine yeniden tanınması karşısında ---- konusu yetki/izin nedeniyle hertıangi bir zarannın bulunmadığının bizzat hissedarian tarafından ikrar ve kabul edilmiştir.İbra, hukuki niteliği itibariyle \"menfi borç ikrarı\" mahiyetindedir. Buna göre anonim ortaklık genel kurulunda yönetim kurulu ibra edilmekle şirket, genel kurulca bilinen tüm işlem ve konularda yönetim kurulu üyesini sorumluluktan kurtardığını, bu konularda yönetim kurulu üyesine karşı herhangi bir talep hakkının kalmadığını kabul etmektedir.TTK Madde 558 İbranın etkisi; \"(1) İbra karart genel kurul kararıyla kaldırılamaz, 445 inci madde hükmü saklıdır: (2) Şirket genel kurutunun, sorumluluktan ibraya ilişkin karan, ibranın kapsadığı açık/anan maddi olaylara ilişkin olarak, şirketin, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahiplerinin dava hakkını kaldırır. Diğer pay sahiplerinin dava hak/an ibra tarihinden itibaren altı ay geçmesiyle düşer.\"İbra kararı, ortaklığın kendi dava hakkı üzerinde tasarruf etmesini ifade eder. İbra kararı, ortaklığın dava hakkını ortadan kaldırır. Hukuki yönden menfi borç İkran olarak nitelendirilen geçerli bir ibra kararı, kapsamına giren hususlarda ortaklığın dava hakkını ortadan kaldırmaktadır.Öyle ki ibra kararı sadece ortaklığın değil, karar lehine oy veren veya ibra kararının bilerek payı iktisap etmiş olan pay sahibinin dava hakkına etki ederek onu da ortadan kaldırdığı gibi ibra kararı aleyhine oy kullanan veya genel kurul toplantısına katılmayan pay sahibinin de (ibra tarihinden itibaren altı ay hareketsiz kalması durumunda) dava hakkını düşürmektedir------.Maddi içeriği itibariyle ibra kararı, genel kurulun bilgisine ulaşan tüm işlem ve konulan kapsar. O kadar ki genel kurulca bilinebilecek veya tanınabilecek konular da bu kapsama dâhildir. Bu bakımdan genel kurulun bilgisine sunulan bir hususa yönelik olarak daha sonra zararın bilinmediği iddiasında bulunulması mümkün değildir Bu halde ------ hissedarları tarafından müvekkiller ile birlikte tüm yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmeleri karşısında davacı tarafça iddia edilen müvekkillerin haksız rekabette bulunduklarına ve ---- uğrattıklarına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığı açıkça ortadadır.Ayrıca davacı tarafça müvekkiller aleyhinde ---- yılında yapılan gene kurulunda alınan dava konusu ile aynı mahiyette yönetim kurulu üyelerine verilen iznin/yetkinin iptal edilmesi sebebiyle tazminat talepli olarak-------- Esas sayılı dosyası ile dava ikame edilmiştir. Söz konusu dava ile eldeki davanın tarafları, dava konusu, talep sunucu aynı niteliktedir. ----Esas sayılı ite eldeki dava dosyası arasında hukuki bağlantı bulunmaktadır. Zira ------ Esas sayılı dosyasında yapılacak olan yargılamanın neticesi eldeki davayı birebir etkileyecektir Bu nedenle-----Esas sayılı dosyasının HMK Madde 165 hükmü çerçevesinde bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep etmekteyiz.Belirtilen nedenlerle davacı tarafça ileri sürülen genel kurul kararının iptaline dair hükmün geçmişe etkili olarak sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmaması, ayrıca müvekkillerin haksız -------oluşturacak eylemlerde bulunmadıklarının tespit edilmiş olması ve ----- herhangi bir zararının da bulunmaması karşısında haksı* ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.<br>-------<br>Sonuç ve İstem :<br>Yukarıda arz ve izah edilen nedenlere izafeten,<br>1-Öncelikle ------- müzekkere yazılarak; ----- yılında gerçekleştirilen genel kurulunda 6102 sayılı TTK'nın 395 ve 396 maddeleri uyarınca yönetim kurulu üyelerine verilen izinler sebebiyle ----- maddi bir zararının olup olmadığının sorulmasına,<br>2-İşbu eldeki dava ile ----Esas sayılı dosyası arasında hukuki irtibat bulunması,----- Esas sayılı dosyası ile işbu dava dosyasının taraflarının, konusunun ve talep sunucu aynı olması, ----- Esas sayılı dosyasında verilecek karann işbu eldeki davayı doğrudan etkileyecek mahiyette olması sebebiyle ----- Esas sayılı dosyasının işbu eldeki dava bakımından HMK Madde 165 hükmü çerçevesinde bekletici mesele yapılmasına,<br>3-Müvekkillerin haksız -------oluşturacak eylem lerde bulunmadıklarının tespit edilmiş olması ve ----- herhangi bir zarannın da bulunmaması, genel kurul kararının iptaline dair hükmün geçmişe etkili olarak sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmaması karşısında haksız, mesnetsiz ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, <br>...\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılan cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmalara bağlı olarak ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın bekletici mesele yapılması talep edilmek suretiyle ve davalıların ileri sürülen şekilde yasaklara aykırı eylemlerinin bulunmadığı, söz konusu şirketin zararının da bulunmadığı, genel kurul kararının iptaline dair hükmün geçmişe etkili olarak sonuç doğurmasının da hukuken mümkün olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.Ön inceleme duruşmasında dosyaya sunulan emsal---------ilamlarına göre TTK. Madde 561 düzenlemesindeki yetki kuralının kesin yetki olarak kabul edilmediği belirlenerek Mahkememizin yetkili olduğuna karar verilmiş ve engel bir dava şartı olmadığı belirlenerek taraflar arasındaki ihtilafın  dava dilekçesinde ileri sürülen ---------- ünvanlı şirketin TTK. madde 395 ve 396'ya aykırı eylemler  nedeni ile uğradığı zarar olup olmadığı ve buna bağlı olarak sonuçta zararın varlığı ve miktarı ile  her bir davalının yönetici sıfatını haiz olup olmamasına da bağlı olarak sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, tarafların kusurlu olup olmadıkları, kusur ve varsa paylaşım oranlarının ne olduğu, bütün bunlara bağlı olarak her bir davalı yönünden ayrı ayrı ve müştereken sorumlu olunan zarar miktarının aydınlatılması noktasında toplandığı tespit edilerek tahkikata geçilmiştir.Delil olarak dayanılan bütün dosyalar yönünden ve ayrıca ilgili şirket ve kurumlarla gerekli yazışmalar yapılarak deliller toplanmış olup bekletici mesele talebi yönünden -----Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören davanın konusuna ilişkin tarih aralığı yönünden o dosyanın duruşmasında zapta geçen beyan, eldeki bu davanın konusu dönemin --------yılında yapılan genel kurul tarihi ile bir sonraki genel kurul tarihi arasında geçen süreye ilişkin olması, her iki davanın kapsamı ve konu dönemin farklı olması nedenlerine bağlı olarak söz konusu diğer davanın bekletici mesele yapılmasına yer olmadığına karar verilerek ---- ünvanlı şirketin -------- adresine göre talimat yazılarak defter ve kayıtları üzerine dava konusu ihtilafı aydınlatacak yılları kapsar şekilde bir mali müşavir marifetiyle inceleme yapılarak rapor temin edilmesi yoluna gidilerek temin edilen raporda söz konusu şirketin defterleri incelenerek rapora yansıtılmak suretiyle sonuçta söz konusu şirketin herhangi bir zarara uğramadığı kanaati açıklanmış olup ileri sürülen itirazların mahiyeti, davacı vekilinin ----- tarihli itiraz dilekçesinde ileri sürülen itiraz sebepleri ve ---- tarihli duruşmadaki beyan gözetilerek başka bir bilirkişi marifetiyle yeniden bilirkişi incelemesi yapılması için talimat yazılmış olup temin edilen ----- tarihli raporda söz konusu şirketin (kısaca ----) defterleri rapora yansıtılarak davalıların sahip oldukları hisse oranlarına göre davalıların --- tek başına hakim ortağı olmadığı, davalı gerçek şahıslardan ------ tarihinden itibaren yönetim kurulu başkan vekili olarak ve ------- tarihinden itibaren yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı, genel kurullarda TTK. Madde 395 ve 396 uygulanması konusunda oy çokluğu ile izin verildiği, davalıların hissedarı oldukları tüzel kişilerin ----- yapmış oldukları ticari işlemlerde daha düşük birim fiyatından satış yapılmadığı,------ herhangi bir zarara uğramadığı kanaati açıklanmıştır.<br>Davacı vekili --- tarihli dilekçe ile itiraz etmiş ise de davalılar vekili beyanında rapora göre zarar olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.İleri sürülen itirazların mahiyeti ve söz konusu raporun dava dışı---------- defterlerinin incelenmesi yönünden temin edilmiş olması gözetilerek itirazların nihai raporu düzenleyecek bilirkişi heyeti tarafından aydınlatılması suretiyle ihtilafı aydınlatacak uzmanlıklara sahip bilirkişilerden oluşturulan heyetten nihai rapor temin edilmesi yoluna gidilmiştir.Söz konusu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 08/10/2024 tarihli raporun gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>B.  Dosyaya Sunulan Yargı Kararları:Hukuk Mahkemesi Kararları:<br>a. Genel Kurul Kararının İptali Yönündeki Kararlar:<br>---------Sayılı  Genel Kurul Kararının İptali Kararında özetle; \"Dava hukuki niteliği itibariyle; Anonim şirket niteliğinde olan  davalı şirketin ---- tarihinde yapılan ---- toplantısında alınan ----- numaralı kararlarının  TTK nun 445 vd. Maddeleri uyarınca iptali talebine ilişkindir. (...) Delil olarak dayanılan----sayılı dosyalarının Uyap ortamından celp edilen belgelerine göre, ------ yılında alınan genel kurul kararlarının iptali talebiyle açılmış davalar oldukları, iptali talep edilen ----- nolu genel kurul kararı ile aynı mahiyette olan kararların  iptaline karar verildiği, her iki iptal kararının da---- gerekçeli olarak onandığı ve halen karar düzenleme incelemesi için ------ bulundukları  anlaşılmıştır. Buna göre tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, davalı şirketin önceki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan Yönetim Kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. Maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik genel kurul kararları aleyhine iptali istemiyle  davalar açıldığı, açılan davalar sonucu ---- ve -----yılındaki  genel kurul kararların iptaline karar verildiği, her iki iptal kararının da ----- gerekçeli olarak onandığı, ----- tarihli genel kurulda verilen izinle ilgili ---- Karar sayılı iptal kararının onanmasına ilişkin ------ Karar sayılı kararında  gerekçe olarak; iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususları gözetildiğinde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun belirtildiği, iş bu onama kararının gerekçesinde  ------ yılındaki genel kurul kararının iptali isteminin reddi üzerine onama ilamının karar düzeltme aşamasındaki bozma gerekçesinden farklı olarak salt yönetim kurulu üyeleri hakkındaki ceza davasının varlığının gerekçe yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine devam eden hukuk davalarının ve şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususlarının da gözönünde bulundurulduğu, kararların alındığı tarih olan -----tarihi itibariyle --- kararındaki belirtilen olguların halen geçerli olduğu, bir içtihat mahkemesi olan ----kararlarının ilk derece mahkemeleri için yol gösterici olduğu, iptali talep edilen kararların, iptaline karar verilmiş ve ------- onamasından geçmiş kararlar ile aynı mahiyette  olduğu, iptaline karar verilmiş kararlar ile aynı mahiyetteki kararların hukuk dünyasında sonuç doğurmaya devam etmesinin hukuk güvenliğini zedeleyeceği ve hukuka olan inancı sarsacağı bu nedenle yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, söz konusu kararların çoğunluk oyu ile alınmasının yapılacak değerlendirmeye etkisi olmayacağı değerlendirilmiş, afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan ----- nolu  genel kurul kararlarının  iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.\" denilerek anılan genel kurul kararının iptali yönünde hüküm kurulmuş ve bu karar, istinaf ve temyiz denetiminden geçerek --- tarihinde kesinleşmiştir. ----Sayılı  Kararında özetle; davacı ---- tarafından ---- açılan \"davalı ------- tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul toplantısında TTK.nun 395 ve 396. Maddeleri mucibinde izin verilmesi yasaya, ana sözleşmeye ve objektif iyi niyet kurallarına aykırılık teşkil etiğini, aynı yönetim kurulu üyeleri, daha önceki genel kurullardan aynı yetkilerin verilmesi dolayısıyla------------ hissedarlarının haklarını hilafına ve kendi menfaatlerine iş ve işlemler gerçekleştirdiğini, davalının daha önce tesis edilen aynı nitelikteki yetkilerin verilmesine ilişkin genel kurul iptali kararları ısrarla ve hukuk tanımaz bir surette yok saymakta ve tekrar hisse çoğunluğunun verdiği yetki kötüye kullanılmak sureti ile aynı yetkiler genel kuruldan geçirildiğini, ----- daha önceki yıllarda görev almış olduğu yönetim kurulu üyeleri verilen bu hakları kötüye kullandığını ve şirketin zarara uğratıldığını, ---- tarihinde yapılan ---- alınan ----- nolu kararını usul, yasa, ana sözleşme ve objektif iyi niyet kurallarına ve sadakat yükümlülüğüne açıkça aykırı olması nedeni ile iptaline karar verilmesi\" istemli davanın incelenmesi neticesinde, ------- yerleşmiş uygulamaları da dikkate alınarak davacı tarafın  anonim şirketlerde genel kurul kararlarının, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için gerekli olan dava şartı sayılan muhalefet şerhini şekline uygun olarak sunmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı şirketin  6102 sayılı TTK'nın 446. maddesi uyarınca toplantıya katılan üyenin karara ret oyu kullanarak muhalif kalmasının  keyfiyetini zapta geçirmesi gerekirken zapta geçirmediği görülmüştür. Oylama öncesi yapılan görüşme ler sırasında madde  önerisine  karşı olunduğunun belirtilmesi ve ya ret oyu kullanılması  alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımaz. Bu durum peşin muhalefet sayılır ve oylama öncesi peşin muhalefet kabul edilmez. Davacının muhalefet şerhinin şekil şartlarına uygun sunulmasının davalı tarafça engellendiği iddiası da yerinde değildir. Davacının oylama sonrası muhalefet şerhi sunmadığı ------ lerden ve raporlardan anlaşılmaktadır. Oylama öncesi Görüşmeler esnasında sunulan beyanların tutanağa aktarıldığı ve herhangi bir engel oluşmadığı da aynı şekilde görülmüştür. Bu nedenle yapılan yargılama sonrasında dava açılabilmesi için gerekli olan dava şartı sayılan  muhalefet şerhinin şekle uygun olarak sunulmadığı sonucuna varılmıştır. Mahkememizce açılan dava şart yokluğundan reddedilmiş ayrıca maddenin yürütmesinin geri bırakılmasına yönelik karar kaldırılmış\" denilerek dava şartı eksikliğinden davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Karar,---- tarihinde kesinleşmiştir.-----Sayılı Kararında özetle; davacı ---- tarafından -------- açılan genel kurul kararının iptali davasının neticesinde, \" ... 6762 sayılı TTK.nun 334 ve 335 maddesi ile 6102 sayılı TTK.nun 395 ve 396 maddelerinin aynı olması ve yönetim kurulu üyelerinin şirket ile işlem yapma ve şirkete borçlanma yasağı ile -------yasağı düzenlemelerinin aynı olduğu görülmekle ------- az yukarıda ifade edilen aynı nitelikte bulunan kararı da göz önünde bulundurularak aynı yöneticiler hakkında anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden dolayı devam eden ceza davasının bulunması dikkate alınarak aynı kişilere yeniden aynı yetkilerinin tanınmasını afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunmuştur. Bu afaki iyi niyet kuralına aykırılık oy çokluğu ile alınan bir karar ile giderilemeyecek nitelikte görülmüştür. -------ilamının açık olması ve davanın da mahiyeti itibarıyla aynı olması göz önünde bulundurularak bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmemiştir. Sonuç olarak, (...) TTK.nun 395 ve 396. Maddelerinde öngörülen hususlarda yetkiler tanınmış ise de, aynı yöneticiler hakkında anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerinden dolayı ------Asliye Ceza Mahkemesinde devam eden ceza davasının bulunmasına göre, aynı kişilere yeniden aynı yetkilerin tanınması afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup, söz konusu kararın çoğunluk oyu ile alınmasının yapılacak değerlendirmeye etkisi olmayacağı görülerek davacının istemi kabul edilmiş ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan davaya konu ---- numaralı genel kurul kararının iptaline\" karar verilmiş, hüküm ----- tarihinde kesinleşmiştir.  <br>------ Sayılı  Kararında özetle; davacı ----- açılan genel kurul kararının iptali davasının neticesinde, \"Mahkememizce yapılan ilk yargılamada ------ karar sayılı ilamı ile açılan davanın reddine karar verilmiş, verilen kararın davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine----- Karar sayılı ilamı ile verilen kararın onandığı ve akabinde yapılan karar düzeltme kapsamında ise ---------karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının bozulduğu görülmüştür. Karar düzeltme ilamında; Mahkemece, oylamada TTK'nın 374/1. maddesine aykırılık bulunmadığı, oydan yoksun oyların ve hakim ortak konumunda bulunan kişilerin oylarının tamamının geçersiz sayılması halinde bile 4. maddenin çoğunlukla kabul edildiği, bu durumun iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturmayacağı gerekçesi ile davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin ----- günlü ilamıyla onandığını, davacı vekilinin karar düzeltme isteminde bulunduğu ve akabinde -------- karar sayılı ilamı ile, iptali istenen genel kurul kararı ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı TTK'nın 334 ve 335. maddelerinde düzenlenen hususlarda yetkiler tanınmış ise de, aynı yöneticiler hakkında daha önce anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerinden dolayı açılmış ve devam eden bir ceza davasının bulunmasına göre, aynı kişilere yeniden aynı yetkilerin tanınması afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup, söz konusu kararın çoğunluk oyu ile alınmasının da yapılacak değerlendirmede etkili olamayacağı, bir başka anlatımla kararın oy çokluğu ile alınmış olmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırılığı ortadan kaldırmaya yetmeyeceği, bu itibarla davacının isteminin kabulü ile afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan davaya konu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme istemi yerinde görülmekle Dairemizin onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar verilmiştir. Mahkememizce bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamında açıkça ifade edildiği üzere ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde genel kurul kararı ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı TTK.nun 334 ve 335. Maddelerince düzenlenen yetkiler tanınmış ise de, aynı yöneticiler hakkında önceden anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerden dolayı açılmış ve devam eden ceza davasının bulunmasına göre aynı kişilere, aynı yetkilerin tanınmasının afaki iyi niyet kullarına aykırı olduğu ve bu aykırılığın kararın çoğunluk oyu ile alınmak suretiyle giderilmeyeceği sonucuna varılmıştır\" denilerek ------- tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan--nolu maddenin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu anlaşılmakla iptaline karar verilmiştir. Hükmün, -----tarihinde kesinleştiği görülmüştür.------Kurul Kararının İptali  Kararında özetle;  davacı ----tarafından---- tarihinde yapılan---- toplantısında alınan ------ no'lu kararların iptali istemli davada yapılan incelemeler neticesinde, -----aracılığı ile bilirkişi raporu alınmış, raporda özetle iptali iptali talep edilen ----- nolu karar ile ilgili iptal koşullarının bulunmadığı rapor edilmiş, Davacı vekili ------ tarihli duruşmada, ibra maddesi ile ilgili --- numaralı genel kurul kararının iptali taleplerinden feragat ettiklerini beyan ettiğinden Genel kurulda alınan ----- nolu kararın iptali isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. (...) davalı şirketin önceki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan Yönetim Kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. Maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik genel kurul kararları aleyhine iptali istemiyle  davalar açıldığı, açılan davalar sonucu ---- yılındaki  genel kurul kararların iptaline karar verildiği, her iki iptal kararının da ---- gerekçeli olarak onandığı ve kararların kesinleştiği, ---- genel kurulda verilen izinle ilgili ----- Karar sayılı iptal kararının onanmasına ilişkin ------------- Karar sayılı kararında  gerekçe olarak  iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususları gözetildiğinde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun belirtildiği, iş bu onama kararının gerekçesinde  ------ genel kurul kararının iptali isteminin reddi üzerine onama ilamının karar düzeltme aşamasındaki bozma gerekçesinden farklı olarak salt yönetim kurulu üyeleri hakkındaki ceza davasının varlığının gerekçe yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine devam eden hukuk davalarının ve şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususlarının da gözönünde bulundurulduğu, kararın alındığı tarih olan ----tarihi itibariyle ----kararındaki belirtilen olguların halen geçerli olduğu, bir içtihat mahkemesi olan --------- kararlarının ilk derece mahkemeleri için yol gösterici olduğu, iptali talep edilen kararın  iptaline karar verilmiş ve ----- onamasından geçmiş kararlar ile aynı mahiyette olduğu, iptaline karar verilmiş kararlar ile aynı mahiyetteki kararların hukuk dünyasında sonuç doğurmaya devam etmesinin hukuk güvenliğini zedeleyeceği ve hukuka olan inancı sarsacağı bu nedenle yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, söz konusu kararların çoğunluk oyu ile alınmasının yapılacak değerlendirmeye etkisi olmayacağı değerlendirilmiş, bu nedenlerle bilirkişi raporundaki görüşe itibar edilmemiş, afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan ----- nolu  genel kurul kararının  iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.\" Hüküm, -----kesinleşmiştir.<br>-------Sayılı Genel Kurul Kararının İptali  Kararında özetle;  davacı ----tarafından ------ tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında alınan ------ numaralı kararının  TTK'nın 445 vd. Maddeleri uyarınca iptali istemli davada yapılan incelemeler neticesinde, \"... davalı şirketin önceki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan Yönetim Kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. Maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik genel kurul kararları aleyhine iptali istemiyle  davalar açıldığı, açılan davalar sonucu ------yılındaki  genel kurul kararların iptaline karar verildiği, her iki iptal kararının da ----- gerekçeli olarak onandığı ve kararların kesinleştiği, ---- tarihli genel kurulda verilen izinle ilgili ----iptal kararının onanmasına ilişkin ---------- Karar sayılı kararında  gerekçe olarak  iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususları gözetildiğinde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun belirtildiği, iş bu onama kararının gerekçesinde ------ yılındaki genel kurul kararının iptali isteminin reddi üzerine onama ilamının karar düzeltme aşamasındaki bozma gerekçesinden farklı olarak salt yönetim kurulu üyeleri hakkındaki ceza davasının varlığının gerekçe yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine devam eden hukuk davalarının ve şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususlarının da gözönünde bulundurulduğu, kararın alındığı tarih olan ------ tarihi itibariyle ----kararındaki belirtilen olguların halen geçerli olduğu, bir içtihat mahkemesi olan ---- kararlarının ilk derece mahkemeleri için yol gösterici olduğu, iptali talep edilen kararın iptaline karar verilmiş ve ------ onamasından geçmiş kararlar ile aynı mahiyette olduğu, iptaline karar verilmiş kararlar ile aynı mahiyetteki kararların hukuk dünyasında sonuç doğurmaya devam etmesinin hukuk güvenliğini zedeleyeceği ve hukuka olan inancı sarsacağı bu nedenle yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, söz konusu kararların çoğunluk oyu ile alınmasının yapılacak değerlendirmeye etkisi olmayacağı değerlendirilmiş, afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan ----nolu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, neticeten, --- numaralı kararın afaki iyiniyet kurallarına aykırılık nedeniyle iptaline dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"  Hüküm,---- kesinleşmiştir.------Genel Kurul Kararının İptali  Kararında özetle;  davacı ---- tarafından -----tarihinde gerçekleştirilen Olağan Genel Kurul Toplantısının-------numaralı maddelerinin TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca iptali istemli davada yapılan incelemeler neticesinde, \"...davalı şirketin önceki yıllarda yapılan genel kurul toplantılarında alınan Yönetim Kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. Maddelerindeki yetkilerin bir arada verilmesine yönelik genel kurul kararları aleyhine iptali istemiyle  davalar açıldığı,  Mahkememizde açılan ----Esas  sayılı dosyası ile------ yılındaki genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği, ---- Mahkemesinde açılan davalar sonucunda ise ---- yılındaki  genel kurul kararlarının iptaline karar verildiği, her iki iptal kararının da ------ gerekçeli olarak onandığı ve kararların kesinleştiği, ----- tarihli genel kurulda verilen izinle ilgili ---- Karar sayılı iptal kararının onanmasına ilişkin ---------- Karar sayılı kararında  gerekçe olarak  iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususları gözetildiğinde, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun belirtildiği, iş bu onama kararının gerekçesinde ------yılındaki genel kurul kararının iptali isteminin reddi üzerine onama ilamının karar düzeltme aşamasındaki bozma gerekçesinden farklı olarak salt yönetim kurulu üyeleri hakkındaki ceza davasının varlığının gerekçe yapılmadığı, yönetim kurulu üyeleri aleyhine devam eden hukuk davalarının ve şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu hususlarının da gözönünde bulundurulduğu, bir içtihat mahkemesi olan ---- kararlarının ilk derece mahkemeleri için yol gösterici olduğu, iptali talep edilen------nolu genel kurul kararlarının iptaline karar verilmiş ve ----onamasından geçmiş kararlar ile aynı mahiyette olduğu, iptaline karar verilmiş kararlar ile aynı mahiyetteki kararların hukuk dünyasında sonuç doğurmaya devam etmesinin hukuk güvenliğini zedeleyeceği ve hukuka olan güveni sarsacağı bu nedenle yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan ------ nolu genel kurul kararlarınn iptaline karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla  davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\" <br>b. Tazminat Talebine Yönelik Haksız Rekabeti İnceleyen Kararlar:<br>------ Sayılı Kararında özetle; davacı ------- açılan haksız rekabetin tespiti, men'i ve tazminat talepli davanın incelenmesi neticesinde, bilirkişi kurulunun raporları aynen hükme esas alınmış ve haksız -------bulunmadığına karar verilmiştir. Kararın ----- kesinleştiği görülmüştür. ----- Kararda özetle; davacı ----- tarafından ----- uyarınca haksız rekabetin tespiti ve haksız --------nedeniyle oluşan zararın tazmini davasında yapılan incelemeler neticesinde, ------özelleştirildikten sonra ticari faaliyetlerine devam edebilmesi için kresi almasının gerekli olduğu, bankanın ----teminat istediği, ----- ait nalların üzerinde hacizlerin bulunması nedeniyle bankanın teminat olarak bunları kabul etmediği, bu nedenle ---- tarihli genel kurulunda karar alınarak diğer davalı ------ ait hisseler üzerine banka teminatı oluşturulması karşılığında da bu şirketelere üretimin %50'si üzerinden öncelikli teslim hakkı tanınmasına karar verildiği, bu karar verilirken ---- görüş sorulduğu, --- olumlu görüş ve izni ile öncelikli teslim hakkının sağlandığı, bu nedenle ----- tarafından yapılan üretimin %50'lik kısmı üzerinden bu 3 şirketin öncelikli alım hakkı bulunduğu, banka kredisinin ---- kapatıldığı, o tarihe kadar öncelikli alım hakkının geçerli olduğu, ---- hemen artık kredi kapandığı için eşitsizlik yaratan öncelikli teslim hakkının kaldırılmasını ---- istediği, ---- öncelikli alım hakkını kaldırdığı,----- öncelikli alım hakkının kredilerin kaldırıldığı -------arasında geçen yaklaşık 4 aylık kısımda ise davacının bu süre yönünden herhangi bir siparişinin ispat edilemediği; (...) öncelikli alım hakkının dışında kalan diğer %50'lik kısım yönünden ise davacı şirketin kütük demir siparişi verip de alamadığı ve bunu başka yerlerden temin ettiğine dair bir belgenin ibraz edilmediği ---- her ne ----tarafından davalı ---- yıllarında diğer davalı ------- çekle satış yapması örtülü kazanç sağlama niteliğinde olduğu ileriye sürülerek suç duyurusunda bulunulmuş işe de----- tarafından dosyaya alınan kararlarla herhangi bir örtülü kazanç sağlanmadığı yolunda hükümler kurulduğu; keza ------ Sayılı dosyasında da davalıların yetkililerinin haksız ---------yaratmadıkları tespit edilerek bundan dolayı açılan davada beraat ettikleri, bu kararların kesinleştiği; en önemlisi de ----Haksız rekabetin tespiti, men'i ve zararın tazmini davasının reddedildiği ve -------Sayılı hükmü ile onanarak kesinleştiği nazara alınmak suretiyle ... Davanın reddine karar vermek gerekmiştir\" yönünde hüküm kurulmuştur. ----- Sayılı Kararda özetle; davacı-------- dönemi yönünden 6762 sayılı TTK'nun 334 ve 335.maddelerinde düzenlenen -------yasağına aykırılık nedeniyle tazminat\" istemli davada yapılan incelemeler neticesinde, \"...---- tarihli olağan üstü genel kurulda, ---- yöneticilerine -------izni verilmiştir. Mahkememizden talepte bulunulan ------ tarihleri arasında henüz iptal edilmemiş ve geçerli bir genel kurul kararı ile kendisine ------izni verilen davalı -------- yaptığı eylemlerden; daha sonra bu genel kurul kararının iptal edilmesi ve iptal kararının kesinleşmesiyle sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu sebeple ortada -------yasağını kaldıran bir genel kurul kararı varken 6762 sayılı yasanın 334 ve 335. Maddelerinin uygulanması mümkün değildir. Davalı şirketlerinde yönetim kurulunda yer alan ------ birlikte hareket etmeleri nedeniyle iş bu davanın açıldığı, tüm davalılardan tazmininin müteselsilen gerçekleştirilmesinin talep edildiği nazara alınarak, gerek ---- yönünden gerekse davalı şirketler yönünden; ------- tarihleri arasında gerçekleşen eylemlerden dolayı ------yasağının ihlal edilmiş sayılamayacağı; -------izni veren kararın her ne kadar hükmen iptaline karar verilmiş ise de; söz konusu iptal hükmünün karar geçerli iken oluşan eylemleri hukuksuz hale getirmeyeceği, aksinin hakkaniyetsiz bir kabul  olacağı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Kaldı ki, mahkememizce alınan bilirkişi raporunda, söz konusu ---- tarihleri arasındaki dönemde de, dava dışı ------ ticari kayıtlarına göre, diğer siparişlere nazaran daha öne alınarak ve daha ucuz emtia satılmadığı da belirlenmiştir.\" denilerek davanın reddine karar verilmiştir. -----Sayılı Kararda özetle; davacı------ tarafından huzurdaki davanın davalılarına karşı açılan TTK m. 395, 396 uyarınca tazminat talepli davanın incelenmesi neticesinde, \"...Davacının ve davalıların ortağı olduğu, dava dışı ------- tarihli genel kurul toplantısında 4. Madde ile “yönetim kurulu üyelerine  6762 sayılı TTK nun 334,335 maddeleri uyarınca şirketle işlem yapma ve şirketle -------etme konusunda yazılı izin verilmesine dair” karar verilmiştir. <br>Davacı ortak, bu kararın iptali için süresinde dava açmış, ---- sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, bu karar ----kararla onanmasına karar verilmişse de, karar düzeltme istemi sonrası------- sayılı kararla, “....genel kurul kararı ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerine 6762 sayılı TTK'nın 334 ve 335. maddelerinde düzenlenen hususlarda yetkiler tanınmış ise de, aynı yöneticiler hakkında daha önce anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinden kaynaklanan eylemlerinden dolayı açılmış ve devam eden bir ceza davasının bulunmasına göre, aynı kişilere yeniden aynı yetkilerin tanınması afaki iyi niyet kurallarına aykırı olup, söz konusu kararın çoğunluk oyu ile alınmasının da yapılacak değerlendirmede etkili olamayacağı, bir başka anlatımla kararın oy çokluğu ile alınmış olmasının afaki iyi niyet kurallarına aykırılığı ortadan kaldırmaya yetmeyeceği, bu itibarla davacının isteminin kabulü ile afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan davaya konu genel kurul kararının iptaline karar verilmesi gerektiği \"  gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. <br>Bu bozma sonrasında------ tarihli genel kurulun 4. maddesinin iptaline karar verilmiş, bu karar da ---- sayılı kararla onanarak ---- tarihinde  kesinleşmiştir.<br>Davacı, eldeki davada, bu iptal kararı sonrasında ----- tarihleri arasında davalılar ------- yaptıkları her bir işlem sebebiyle, şirketle işlem yapma yasağına aykırı işlemler için şimdilik 30.000 TL, -------etmeme yasağına aykırı işlemler için şimdilik 30.000 TL olmak üzere, 60.000 TL tazminatın her bir işlemde olay tarihinden itibaren avans faizi ile, her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve dava dışı ------ ödenmesini talep etmektedir.<br>Husumet yöneltilen her üç davalı da ---- ortağı olup, davalılar----- aynı zamanda anılan dönemde şirketin  yönetim kurulu üyeleridir. Diğer davalı şirket ise davalılar ------ hakim ortağı olduğu aile şirketidir. Davacı, ---- şirketinin ----ailelerinin hakimiyetinde olduğunu, yöneticilerin kendi aile şirketlerinde de yönetici durumunda olduklarını ileri sürmüştür. <br>Davacının haksız --------hükümlerine göre açtığı davalar olup bunlar celp edilerek incelenmiştir. Davacı,------ karşı haksız -------hükümlerine göre dava açmış, ---- sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. Davacı bu kararı istinaf etmiş, ----sayılı kararla istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Davacı ----- karşı haksız -------hükümlerine göre dava açmış,-----sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar-----sayılı kararla onanmıştır.<br>Davacı, dava dışı ------şirketine karşı haksız rekabet  hükümlerine göre dava açmış, ------ sayılı kararla davanın reddine karar verilmiştir. Bu kararın istinaf istemi ---- kararla reddedilmiştir. Davacının başvurusu üzerine ------- dosya kapsamında ----- ile dava dışı diğer şirketlerde incelemelerde bulunmuş ve sonuç olarak ------tarihli karar ile,  davalı şirketlerin ve diğer şikayet edilen şirketlerin eylemlerinin ------ maddelerini ihlal etmediklerine karar verildiği anlaşılmıştir. Davacı,------- dosya no ------ karar sayılı kararına karşı dava açmış, ----- sayılı  kararı ile dava reddedilmiş; ----sayılı kararı, ------ tarihli kararı ile davacı itiraz ve temyizleri de  yerinde görülmemiştir.Yöneticilerin yargılandıkları ------- tarihli kararla sanıkların beraatine karar verilmiş, bu karar -----sayılı kararla onanarak kesinleşmiştir.(...)  somut olayda uygulanacak 6762 sayılı TTK nun 334,335 maddelerine aykırı olarak yönetim kurulu üyesine verilen izin iptal edilse de, bu tek başına bu yönetim kurulunun  mevcut ve iptal edilene kadar da geçerliliğini koruyan genel kurul kararına uygun olan işlemlerini hükümsüz hale getirmez. Dava dışı şirketin devam eden yıllarda da yine yönetim kurulu üyelerine aynı şekilde işlem yapma ve -------etme izin verdiği düşünüldüğünde, şirketin izni iptal edilse dahi, sonradan verilmiş icazeti söz konusudur.<br>(...) Davacının yönetim kurulu üyelerinden tazminat talep edebilmesinin tek yolu sorumluluk davası olup, bunun ön koşulu da zarar, kusur ve  zarar ile kusur arasında uygun bir nedensellik ilişkisinin mevcut olmasıdır.<br>Dava dışı -------- defterleri üzerinde (talimat yoluyla); sonrasında da davalı şirketin defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi marifetiyle incelemeler yaptırılmıştır.<br>Dava dışı ---- şirketin defterlerinin incelendiği  -------tarihli bilirkişi raporunda \"sektördeki dalgalanmalar satış fiyatlarını değişken kıldığından,-------ortalama on beş günde bir fiyat listesi güncellediği, bu sebepten dolayı toplam satışların toplam fiyata bölünerek birim fiyatın bulunması yönteminin değerleme açısından bir sonuç vermeyeceğinden dolayı satış faturaları ----- kamuya açıkladığı fiyatlar karşılaştırılmış, ilişkili olamayan kişilerle yapılan satışların etüt edilmiş, ----- mal alımlarında uygulanan fiyat ve vadelerin kamunun bilgisine açık olan fiyat listesi ile uyumlu olduğu\" belirtilmiştir.Davalı şirketin defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında yaptırılan incelemede,------ tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle, \"... 6762 sayılı TTK.m.383 (aynı yönde 6102 sayılı TTK.m450) uyarınca, genel kurul kararının iptaline ilişkin kesinleşmiş ilamın bütün pay sahipleri hakkında hüküm ifade ettiği; buna karşılık iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarının korunduğunu, şirketle işlem yapma yasağına şirketçe önceden izin verilebileceği gibi sonradan da bu işteme icazet verilerek geçerlik tanınabileceği; icazet açık olabileceği gibi zımnî de olabileceğini, -------yasağı düzenlemeleri ile amaçlanan şirketin zarar görmesinin önlenmesi olduğu; şirket -yasağına aykırı hareket eden üyeden ve iş birliği halinde ilişkili kişiden tazminat talep edebileceği; şirketin bu hakkın kullanabilmesi zararın varlığına ve bunun ispatına bağlı olduğunu; tazmini talep edilen zarar daha çok, bu işlemin şirketin ad ve hesabına yapılmamış olmasından doğan kâr kaybı olduğunu; Borçlar Kanunu'nun sistematiğinde de tazminatın uğranılan zarardan fazla olamayacağını, davalı şirkete satılan ürünler dolayısıyla dava dışı şirketin zarara uğrayıp uğramadığı ve haksız -------yönünden; dava dışı ----- kamuya açıkladığı fiyatlar ile talimatla incelenen dava dışı şirketin satış kayıtları ve davalı ------ yıllarında dava dışı şirketten almış olduğu mallann fiyatlarının yapılan karşılaştırmasında, alınan fiyat ile kamuya açıklanan fiyatın uyumlu olduğu, -------göre yapılan inccleme sonucunda düzenlenen değerleme raporlarında  ---- yılında dava dışı------ mal alımlarında uygulanan fiyat ve vadelerin kamunun bilgisine açık olan fiyat listesiyle birebir uyumlu olduğunun, ------ satın mal alımlarının piyasa değerinin üzerinden gerçekleştirildiğinin belirtildiği, tarafımızca yapılan hesaplamada da aynı şekilde dava dışı şirket tarafından davalı şirkete satılan ürünlerden dolayı herhangi bir zararının bulunmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde davalıların haksız -------teşkil edecek eylemlerinin bulunmadığı\"  mütalaa edilmiştir.<br>(...)Alınan bilirkişi raporlarına, özellikle ---- karar sayılı kararında yapılan tespitlere, bu tespitlere davacının itirazı üzerine açılan -----sayılı kararı, (bu karara karşı ---- sayılı kararı ile, bu karara karşı ------- tarihli kararı) nazara alındığında,  şirketin bir zararının olmadığı, yöneticilerin kusurlu bir davranışının olmadığı, yöneticilerin alınan bir genel kurul kararı doğrultusunda, kamuya açık olarak piyasaya bildirilen fiyatlara göre işlem yaptığı, iptal kararının tek başına yöneticinin işlemini hukuksuz hale getirmediği anlaşıldığından davanın davalı yöneticiler ----- yönünden reddine karar verilmiştir. (Benzer dava ----- sayılı dosyasında da görülmüş, gerekçeli karardan bir suret dosya içine konmuştur.) Diğer davalı ----- yönünden yukarıda açıklanan gerekçelerle husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.\"----- Sayılı Kararda özetle; davacı ----- tarafından huzurdaki davanın davalılarına karşı açılan davanın incelenmesi neticesinde, ------ genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396.maddeleri uyarınca yazılı yetki verilmiştir. Olağanüstü genel kurul toplantısının 5.maddesi ile verilen bu yetkinin ------Sayılı ilamı ile iptaline karar verilmiş, verilen bu karar temyiz denetiminden geçerek ----- tarihinde kesinleşmiştir. (...) Mahkememizce ... 3 kişilik uzman bilirkişi heyetinden talimat yolu ile rapor alınmıştır. Yapılan incelemede ... 2-a) Davalılardan ------ Düşük fiyatla satış yapılmadığı, siparişine göre öncelik verilmediği, (diğer davalıların siparişinin olmadığı), 3- (...) ------- ortalama on beş günde bir fiyat listesi güncellediği, bu sebepten dolayı toptan satışların toplam fiyata bölünerek birim fiyatın bulunması yöntemi değerleme açısında sağlıklı bir sonuç vermeyeceğinden  dolayı satış faturaları ---- kamuya açıkladığı fiyatlar karşılaştırılmış, ilişkili olmayan kişilerle yapılan satışlar etüt edilmiş,------- alımlarında uygulanan fiyat ve vadelerin kamuoyunun bilgisine açık olan fiyat listesi ile uyumlu olduğu, 4- ----- zarara uğramadığı, davalıların ---- birlikte hareket etmediği bu hususta defter ve kayıtlar da bir delil olmadığı tespit edilmiştir. ----------- rapor alınmış, bilirkişi raporunda <...iptal kararlarının geçmiş etkili olacağı ancak belli şartlar altında söz konusu olabileceği doktrinde ileri sürülmüştür. Ancak ---------ve doktrin görüşlerinde genel kabul gören görüş, iptal kararının ileriye dönük bir etkisi olduğu ve iptal kararının kesinleşmesi öncesi gerçekleşen işlemler bakımından bir etkisinin olmadığı yönündedir. Somut olayda TTK m. 395 ve 396 uyarınca verilen yetkinin iptali, ancak kararın kesinleştiği tarihten sonraki işlemler bakımından önem taşımaktadır. İptal tarihinden önce gerçekleştirilen işlemler TTK m. 395 ve 396 uyarınca verilen yetki kapsamında değerlendirilecek ve hukuka uygun olduğu söylenebilecektir. Bu sebeple davalı yönetim kurulu üyesinin iddia konusu işlemleri ---------- tarihli olağansütü genel kurul toplantısında, gündemin 5.maddesinde TTK m. 395 ve 396 uyarınca verilen yetki ve izin kapsamında gerçekleştirdiği düşünülmektedir. Bu durumda iddia konusu işlemlerin hukuka aykırı olmadığı kanaatine varılmaktadır. (...) Dava konusu işlemlerin TTK m. 396 ve 396 kapsamında izni bulunmayan davalı yönetim kurulu üyesi tarafından gerçekleştirildiği varsayımında; dosyaya sunulan ------ tarihli bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında dava dışı ------ bir zararının bulunmadığı, ... İddia konusu işlemlerin hukuka aykırı olmadığı sonuç ve kanaatine vardığımızı...> şeklinde görüş bildirilmiştir.\" dedikten sonra ------- iptal edilen genel kurul kararının baştan itibaren geçersiz olmayacağı ve iptalin ileriye etkili sonuç doğuracağı yönündeki görüşünü yansıtan kararlara yer verilmiş ve sonuç olarak genel kurul kararının iptaline dair kararın ----- tarihinde kesinleştiği, iptalin bundan önceki tarihteki iş ve işlemlere etki etmesinin mümkün olmadığı, dava dışı şirketin kısa aralıklarla yaptığı genel kurullarda TTK m. 395 ve 396'da düzenlenen yetkileri tekrar verdiği, söz konusu iptal edilen genel kurul kararının etkisini ------ aralığında gösterdiği, iptal kararının geçmişe yürümezliği ilkesi nedeniyle davanın reddi gerektiği; aksi yorum yapılsa dahi talimatla alınan bilirkişi raporunda davalıların sorumluluğunu gerektirecek bir işlem yapmadıklarının tespit edildiği, benzer mahiyetteki diğer davaların da reddedildiğinin anlaşıldığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.----- tarihli kararında özetle; ----tarafından yapılan başvuru neticesinde -----maddelerini ihlal edip etmedikleri hakkında soruşturma yapıldığı, kararın 238.paragrafında; anılan şirketlerin kanun maddelerini ihlal etmedikleri ve idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına karar verildiği görülmüştür.<br><br>Ceza Mahkemesi Kararları:<br>------ Kararında özetle; müşteki ---------- tarafından aralarında huzurdaki davanın bir kısım davalılarının da olduğu \"6102 sayılı Ticaret Kanununa Muhalefet ------ suçundan yapılan yargılama neticesinde, \"...eşit durumdaki alıcılara farklı teslimatlarda bulunarak ayrımcılık yapmak sureti ile -------kanununu ihlal ettiği iddiası üzerine -----sayılı CMK.'nın 160.maddesi gereğince başlatılan soruşturmada, ----- Piyasası Kuruluna verilen talimat üzerine ilgili uzmanlarca yapılan çalışma sonucunda;------ tarihli raporun sonuç kısmının 17.bendinde \"TTK.nun 54 ve 55 maddeleri kapsamında yapılan incelemede; a) Kardemir'in üretim fazlası kütük demirlerinin ---- faaliyet gösteren demir çelik firmalarına satıldığı, b) -----tarafından satışı yapılan kütüklerin çoğnluğunun ilişkili şirketler --- tarafından satın alındığı, c) Mal alım talepleri ve malların teslim süreçlerinin ------ tarafından tek taraflı olarak belirlendiği, süreçlerin mal alım teklifi veren firmalar tarafından dışarıdan izlenemediği, tüm inisiyatifin ----- olmasının mevzuata aykırılık teşkil etmediği, ayrıca -------kurulu tarafından-------- nezdinde yapılan inceleme neticesinde serbest rekabetin bozulmadığı sonucuna ulaşıldığı, d) İlişkili şirketlerin ----- yöneticilerinin aynı zamanda ----- yöneticileri olmaları nedeniyle bu kişilerin ----- üretim ve satış bilgilerine sahip olduğu, e) ---- üretim ve satış bilgilerine sahip ilişkili şirketler ------- sunulan mal alım taleplerinin, ----mal satışları ile tam olarak uyuştuğu için ilişkili şirketlerin ----- kolaylıkla mal alabildiği, f) ilişkili şirketler dışındaki firmaların------üretim bilgilerine sahip olmamaları nedeniyle, bu firmaların mal alım taleplerinin ----- mal satışları ile uyuşmadığı, g) ilişkili şirketler dışındaki firmalar tarafından ---- mal alınsa bile mal teslimatları gecikmeli yapılmak suretiyle yeni siparişlerin önüne geçilmeye çalışıldığı, h) İlişkili şirketlerin----- sahip olduğu ----- üretim bilgilerinin hukuka aykırı yollardan elde edilmediği ancak hukuka aykırı bir amaç için diğer firmalara göre maliyet avantajı sağlamakta olduğu, j) İlişkili şirketlerin ------ yönetici konumlarını kullanmak suretiyle rakip firmalara karşı haksız olarak avantaj sağladıkları, dolayısıyla ilişkili şirketlerin ------ yöneticileri tarafından TTK.nun 54 ve 55 maddelerinde yer verilen \"haksız rekabet\" düzenlemesinin ihlal edildiğinin\" bildirildiği ve bu tespitin katılanlara tebliğ edilmesi üzerine katılanların şikayetçi oldukları,---- ait kayıtların incelendiği, hangi tarihte, ne kadar, hangi fiyat ve şartlarda ----- diğer müşterilere satılan ürün / demir kütüke dair kayıtların çıkarıldığı, bu kayıt verilerine dayanılarak, ayrıntılı olarak ------ tarihli, 46 sayfalık raporun düzenlendiği, (...) Genel olarak ------- yöneticisi olan sanıklar tarafından yine bu sanıkların ortağı olduğu tüzel kişilere mal satıldığı, alım hususunda teklif götüren başka şirketlere satış yapılmadığı ya da az miktarda satış yapıldığı, kayırmacılık yapıldığı ve bu suretle satış yapılmayan şirketler aleyhine haksız -------suçunun işlendiği iddia olunan eylemler yönünden ilgili kanun maddeleri uygulandığında, sanıkların şikayet konusu eylemlerinin  sadece kanunun 57.maddesinin 6.bendi yönünden değerlendirilebileceği, diğer haksız -------oluşturabilecek düzenlemelerin dosyamıza konu eylemlere uymadığı anlaşılmıştır. Mahkememize ibraz edilen --------tarihli bilirkişi raporunda da sanıkların 6.ve 8.bentlerine aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle haksız -------koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak mahkememizce 57.maddenin 8.bendinin dava konusu olay yönünden herhangi bir ilişki kurulamamış, bilirkişi raporunda da niçin bu bende aykırı hareket edildiği gerekçelendirilmemiştir. Raporun sonuç kısmında 57.maddenin 6.bendinin ihlal edildiği gerekçesiyle haksız --------koşullarının oluştuğu belirtilmiş ise de, ------Karar sayılı dava dosyasına sunulan ek bilirkişi raporunda da belirtilen \"şirket yetkililerinin aynı zamanda ------ yetkilisi olarak ------ üretimine ilişkin bilgilerine sahip olmasının iyi niyet ilkelerine aykırı bir biçimde elde edilen bir sır niteliğinde olmadığı, bu bilgilere sahip olunması, aynı kişilerin aynı anda her iki şirketin de yönetiminde olmasının doğal sonucu olduğu, dolayısıyla bu bendin de  somut olayda ihlal edilmediği şeklinde belirtilen bilirkişi kurulunun görüşü, mahkememizce makul ve ticari hayata uygun görülmüş, bu bakımdan mahkememize ibraz edilen ----- tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir. Mahkememize ibraz edilen ------- tarihli bilirkişi raporunda ise, sanıkların eylemlerinin 6762 saylı TTK'nun 57.madddesinin 1, 2, 4, 5, 6, 8, 9 fıkraları ile 64.maddesinin 2, 3, ve 4 fıkralarında düzenlenen haksız --------eylemlerine hiç birisinin uymadığı belirtilmiştir. Bu rapor da 6762 sayılı TTK'da düzenlenen haksız -------eylemleri örnekleme yoluyla tek tek belirtilerek sanıkların şikayet konusu eylemlerinin niçin haksız -------suçunun unsurlarını oluşturmadığı bildirilmiştir. Bu anlamda gerekçeli ve denetime elverişli olduğundan-------tarihli bilirkişi raporuna itibar edilerek, sanıkların eylemlerinin 6762 sayılı yasanın 57.maddesinde düzenlenen haksız -------eylemlerinin hiç birisine uymadığı kanaatine varılmıştır. Aynı bilirkişi raporunun sonuç kısmında muhalif bilirkişi üyesinin belirtmiş olduğu sanıkların eylemlerinin örtülü kazanç aktarımı yasağına ilişkin ----- düzenlenen cezai hükümlere uyduğu şeklindeki görüşü bakımından, eyleme bağlılık ilkesi gereğince bir değerlendirme yapılmamış, zira bu kanuna muhalefet yönünden soruşturma ve kovuşturma yapılması için aynı kanunun 49.maddesinde belirtildiği üzere kurul tarafından ---- yazılı başvuruda bulunulması gerektiği, bu kanun yönünden ----- her hangi bir yazılı başvuruda bulunmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, sanıkların eylemlerinin atılı suçun unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlerine, ...\" karar verilmiştir. Kararın ----- tarihinde kesinleştiği görülmektedir. ----- Beraat Kararında özetle; müşteki ---- ve katılanlar -------- tarafından aralarında huzurdaki davanın bir kısım davalılarının da olduğu \"6102 sayılı Ticaret Kanununa Muhalefet ------ suçundan yapılan yargılama neticesinde, \"Genel olarak ------ yöneticisi olan sanıklar tarafından yine bu sanıkların ortağı olduğu tüzel kişilere mal satıldığı, alım hususunda teklif götüren başka şirketlere satış yapılmadığı ya da az miktarda satış yapıldığı, kayırmacılık yapıldığı ve bu suretle satış yapılmayan şirketler aleyhine haksız -------suçunun işlendiği iddia olunan eylemler yönünden... Sanıkların şikayet konusu eylemlerinin sadece kanunun 57/6 bendi yönünden değerlendirilebileceği, diğer haksız ----oluşturabilecek düzenlemelerin dosyamıza konu eylemlere uymadığı anlaşılmıştır. Mahkememize ibraz edilen ------ tarihli bilirkişi raporunda da sanıkların 6 ve 8.bentlere aykırı hareket ettikleri gerekçesiyle haksız --------koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirilmiştir. Ancak mahkememizce 57/8 bendinin dava konusu olay yönünden herhangi bir ilişkisi kurulamamış, ...57/6  bendinin ihlal edildiği gerekçesiyle haksız --------koşullarının oluştuğu belirtilmiş ise de --------Sayılı dava dosyasına sunulan ek bilirkişi raporunda da belirtilen <şirket yetkililerinin aynı zamanda ----yetkilisi olarak------- üretimine ilişkin bilgilerine sahip olmasının iyi niyet ilkelerine aykırı biçimde elde edilen bir sır niteliğinde olmadığı, bu bilgilere sahip olunması aynı kişilerin aynı anda her iki şirketin de yönetiminde olmasının doğal sonucu olduğu dolayısıyla bu bendin de somut olayda ihlal edilmediği> şeklinde belirtilen bilirkişi kurulunun görüşü, mahkememizce makul ve ticari hayata uygun görülmüş, bu bakımdan mahkememize ibraz edilen ---- tarihli bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir. Mahkememize ibraz edilen ---- tarihli bilirkişi raporunda ise, sanıkların eylemlerinin TTK'nun 57.maddesinin ------fıkralarında düzenlenen haksız --------eylemlerine uymadığı belirtilmiştir. (...) Sonuç olarak sanıkların eylemlerinin atılı suçun unsurlarını oluşturmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beratlerine...\" karar verildiği görülmüştür.  <br>C. Dosya Kapsamına Alınan Bilirkişi Raporları:----- sayılı dosyasından alınan ----- tarihli Bilirkişi Heyet Raporu görüldü.<br>----- tarihli -----dökümüne ilişkin bilirkişi raporu görüldü.<br>----Sayılı dosyasından alınan ---- tarihli ----Çözümü başlıklı bilirkişi raporu görülmüştür. ----Sayılı dosyasından alınan ----- dökümüne ilişkin bilirkişi raporu görülmüştür. ----Sayılı dosyasından alınan ---- dökümüne ilişkin bilirkişi raporu görülmüştür. ----Sayılı dosyasından alınan ---- dökümüne ilişkin bilirkişi raporu görülmüştür. ----Sayılı dosyasından alınan ----- tarihli bilirkişi raporu görülmüştür. -----Sayılı dosyasından alınan bilirkişi heyet raporu ve ek rapor ile 2. Ek raporu görülmüştür. -----Sayılı dosyasından talimat yoluyla alınan ---- tarihli bilirkişi raporu görülmüştür. ----Sayılı dosyasından alınan ---- tarihli bilirkişi heyet raporu ve ayrıca mali inceleme raporu ile --- tarihli bilirkişi heyeti ek raporu görülmüştür.----- Talimat sayılı dosyasından alınan ----- tarihli bilirkişi raporu ve bu rapora karşı itiraz dilekçesi görülmüştür.<br>D. ------ Yazısı:<br>---- dosyaya gönderilen --- tarihli yazı ekinde, ---- ----- bulunduğu ve şirketin ----- gören halka açık bir şirket olması nedeniyle ortaklarının ------ talep edilmesi gerektiği belirtildikten sonra; şirket yetkilileri tablo halinde sunulmuştur. Buna göre; 42 yetkili ismi bildirilen şirkette ortakların hisse dağılımlarının ne şekilde yapıldığı yer almamaktadır. Dolayısıyla hangi ortak veya ortakların hakim konumda olduğu, şirketin kaç gerçek veya tüzel kişi ortağı bulunduğu tespit edilememektedir. Yetkili olarak bildirilen isimler arasında huzurdaki davanın davalıları yer almamaktadır. <br><br>III.  İNCELEME, TESPİT VE DEĞERLENDİRME:<br>A. Metalurji Uzmanlığı Yönünden İnceleme ve Değerlendirmeler<br>Çelik; demir elementi ile genellikle % 0,02 ile %2,1 oranlarında değişen karbon içeren bir alaşımdır.  Karbon, demirin ana alaşım malzemesi için kullanılırken, tungsten, krom, manganez vb. elementler de kullanılmaktadır. Çelik üretiminde kullanılan elementlerin çeşitleri ve miktarları, çeliğin sertliğine, sünekliğine ve gerilme mukavemetine bağlıdır. Alaşım elementi olarak bilinen elementler, demir atomlarının yerinden çıkmasının önüne geçerek kristal kafes yapısını korumaktadır. Bu sayede çelikte sertleştirici madde olarak korunmaktadır.<br>Çelik ürünü sıklıkla inşaat sektöründe tercih edilmektedir. Bunun dışında binalar, stadyumlar, demiryolu, köprüler, otomotivler, gemiler, uçaklar, makineler vb. sektörlerde kullanılmaktadır. Günlük kullanım alanı olarak da ev aletlerinin yapımlarında çelik kullanılmaktadır. Demir ve çelik ürünlerin üretimi ise; çelikhane ve haddehane aşaması olarak ikiye ayrılır. Çelikhanelerde demir cevheri ve hurdadan üretilen ve ingot denilen sıvı çeliğin döküm veya sürekli döküm yöntemiyle katılaştırılmasıyla yarı mamuller elde edilir. Bunlar haddehanelerde soğuk veya sıcak haddeleme ile nihai ürünler elde edilir. Nihai ürünlerin üretiminde kullanılan ara mamuller;<br> BLUM: 15x15 cm ile 30x30 cm arası,<br> KÜTÜK:5x5 cm ile 15x15 cm arası,<br> SLAB: 50x150 cm ile 5x25 cm arası olan ürünlerdir.<br>Nihai demir çelik ürünleri uzun ürünler, yassı ürünler ve vasıflı ürünler olarak ayrılır. Bunlardan uzun ürünler blum ve kütük ara mamulün haddelenmesi ile elde edilip daha çok yapı ve inşaat sektöründe kullanılmaktadır. Yassı ürünler ise slab ara mamulünün sıcak veya soğuk haddelenmesi ile elde edilmekte olup genelde çok dayanıklı tüketim malları, gemi yapımı ve otomotiv sektöründe kullanılmaktadır. Vasıflı ürünler ise çeşitli özellikleri garanti edilebilen ve bu garantiyi vermek için ihtiyaç duyulan tüm güvenilir muayene, ölçüm ve deneyleri yapılmış ürünlerdir. Vasıflı ürünler kalite, üretim ve kullanım amacı bakımından uzun ve yassı ürünlerden ayrılmaktadır.--------ülkemizdeki uzun çelik profil, inşaat demiri, filmaşin ve kütük demir üreticisidir. Firmanın internet sitesinde yayımladığı ürünlerinin:<br>Uzun demir çelik ürünler;<br>•Nervürlü inşaat demiri {6-50 mm çaplarında (6-10 mm arası çaplar 1000 kg lık kangal şeklinde sarılarak,10 mm den büyük çaplar ise 6-15  m uzunlukta çubuk şeklinde satışa sunulmaktadır.<br>•8-50 mm çaplarında 6-15 m boylarında düz inşaat demiri,<br>•5,5-16 mm arası çaplarda tel, tel kafes vb. ürün üretiminde kullanılmak üzere kangal şeklinde filmaşin,<br>•Yüksekliği 80 mm ve üzerinde olan I, U veya H kesitli profil ve köşebentler,<br>2- Yassı ürünler ise;<br>•Sıcak haddelenmiş  saçlar genel otomotiv endüstrisi, gemi yapımı vb. yerlerde kullanılmak üzere 1,5 -20 mm arası kalınlığında rulo şeklinde sarılan saçlar, <br>•Soğuk haddelenmiş saçlar; inşaat, konstrüksiyon vb yerlerde kullanılan 0,3-2 mm aralığında rulo şeklinde sarılmış saçlar,<br>•Ayrıca, soğuk haddeleme ile üretilen ve ambalaj vb. sektörde kullanılan Teneke/krom kaplı saçlar, sıcak haddeleme ile üretilen gemi, basınçlı kap ve tarım aletleri vb. üretiminde kullanılan 5-200 mm kalınlığında kalın levhalar üretilerek piyasaya sunulmaktadır.Firma üretimini yaptığı ürünlerin satış fiyatlarını dosyada mevcut bilirkişi raporları eki CD'lerden de görüleceği üzere internet sitesinde piyasa koşullarına ve fiyat değişimine bağlı olarak periyodik şekilde yayınladığı görülmektedir.Davacı vekilinin, davalı tarafın dava dışı ----- tarihlerindeki alımlara ilişkin irdeleme yaparken dava dosyasında mevcut Sayın Mahkemenin ---- tarihli yazısına cevaben------- tarihli Mali Müşavir bilirkişi raporu eki ----dava dışı ----- yasal defterlerine göre tespit edilen faturalar ile adı geçen firmanın halka açık olarak sunduğu üretmiş olduğu ürünlerin fiyat listeleri ile karşılaştırıldığında; davalı ----- siparişleri için ödediği bedelin, dava dışı ----internet sitesinde yayınladığı birim fiyatlar üzerinden faturalandığı hesaplanmıştır. <br>B.Ticaret Hukuku Yönünden İnceleme ve Değerlendirmeler<br>Dava konusu uyuşmazlığın; davacının da hissedarı olduğu------ tarihli genel kurul kararı ile davalılara verilen şirketle işlem yapma yasağına ve -------yasağına aykırı yetkilerine dayanılarak davalılar tarafından yapılan işlemlerin, ---- şirketinin zararına sebep olup olmadığı, ------ bir zararı varsa davalıların bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı, ibra kararının buraya etkisinin ne olacağı,  anılan yetkileri veren genel kurul kararının mahkeme kararıyla iptal edilmesi ve yetkilerin kaldırılmasından sonra davalıların bu yetkiye dayanarak yapmış oldukları işlemlerden doğan zararı tazminle mükellef tutulup tutulamayacağı üzerinde toplandığı anlaşılmaktadır. Ancak dosya kapsamında alınan bir kısım bilirkişi raporunda, hukuki özel mütalaada ve bazı mahkeme kararlarında, dava konusunun mecrasından ayrılarak; yetkilerin geçerli olduğu dönemde yapılan işlemlerin ortadan kaldırılıp kaldırılamayacağı, genel kurul kararının iptali kararının etkisinin geçmişe yürütülüp yürütülemeyeceği gibi dava ve taleplerin dışında değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür. <br>Oysaki burada çözüme kavuşturulması gereken uyuşmazlık, davalıların, ortak olunan ------ menfaatleri aleyhine, kendilerine veya çoğunluk hisseleri bulunan ve aynı sektörde faaliyet gösteren aile şirketlerine,------ tarihli ve mahkeme kararıyla iptal edilen genel kurul kararına dayanarak TTK m. 395 ve 396'ya aykırılık oluşturacak biçimde menfaat temin edip etmedikleri ve ibra edildikleri de dikkate alındığında davalıların bu zararın tazmininden sorumlu tutulup tutulamayacaklarıdır. Dolayısıyla huzurdaki davada iptal edilmek istenen bir işlem bulunmadığından ve yalnızca bu işlemler dolayısıyla uğranılan zararın tazmini talep edildiğinden; \"genel kurul kararının geçmişe yürümezliği ilkesi\" gibi değerlendirmelere girmeye gerek bulunmamaktadır. Bu bakımdan, dosya üzerindeki tespit ve değerlendirmelere geçmeden önce, davalı tarafın cevap dilekçesinde yer verilen hukuki mütalaaya yönelik bir değerlendirmeyle giriş yapmakta fayda görülmektedir. Şöyle ki; Sayın -------mütalaasının iki yönüyle somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmamaktadır. Bunlardan birincisine göre, yönetim kurulu üyeleri kendilerine verilen yetki uyarınca işlem yaptığından üçüncü kişilerin korunması ve işlemin geçerliliğinin sağlanmasına ilişkin yorumun somut olayda karşılığının olmamasıdır. Davacı taraf, üçüncü kişi ile değil; davalı şirketin kendisiyle veya diğer davalı gerçek kişilerin aile şirketleriyle yapılan işlemleri dava konusu etmiştir. Burada davalı şirketin ya da davalıların aile şirketlerinin dava dışı ------- menfaatleri aleyhine menfaat elde ettiğini bilmemesi söz konusu değildir. Başka bir ifadeyle, danışıklı biçimde kâr aktarımı söz konusu ise artık kâr eden şirketlerden üçüncü kişi olarak bahsedilemez. Zira burada çifte temsil söz konusudur. Bu nedenle, Sayın Kaya'nın işaret ettiği \"üçüncü kişilerin korunması\" gerekçesi dava konusu bakımından geçerli bir argüman değildir. İkinci olarak Sayın Kaya, sürekliliği olan işlemlerin geri alınamayacağını belirtmiş, örnek olarak da bir yönetim kurulu üyesinin seçimine ilişkin kararın iptali halinde dahi bu kişinin görevi süresince yaptığı sözleşmelerin geçerliliğini koruyacağı belirtilmiştir. Huzurdaki davada ise davacının böyle bir talebi olmadığı görülmektedir. Davacının talebi, sürekliliği olan işlemlerin iptali değil; bu işlemler nedeniyle dava dışı ---- menfaatleri aleyhine elde edilen danışıklı kazancın ---- tazmini isteminden ibarettir. Açıklanan nedenlerle mütalaanın somut olay ile ilişkili ve uygulanabilir olmadığı değerlendirilmekte olup nihai takdir sayın mahkeme heyetine aittir.Dosya üzerinde yapılan incelemeler, davacı tarafından davalılara ve bazı diğer ortaklar ile ortaklık şirketi olan ------ karşı on yılı aşkın bir süredir aynı sebeple, farklı tarihlerdeki genel kurullarda verilen --------yasağına ve şirketle işlem yapma yasağına aykırı yetkilerin iptali ve ayrıca tazminat istemleriyle ayrı ayrı davalar açıldığı görülmüştür. Mahkemelerden ittifakla; genel kurul kararlarının, --------yasağına ve şirketle işlem yapma yasağına aykırı şekilde işlem yapmak üzere yönetim kurulu üyelerine yetki veren ilgili maddelerinin iptaline karar vermiş ve bu kararlar kesinleşmiştir -----Mahkemelerin genel kurul kararını iptal gerekçeleri aynı/benzer içerikte olup; \"iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemece iptal edilmiş bulunduğu\" ve bu durumun \"davalı şirketin yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395. ve 396. maddelerinde düzenlenen yetkilerin verilmesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğu\"; ayrıca ------ Karar sayılı onama kararının gerekçesinde dikkate alınan ----- iptaline ilişkin olguların, kararın alındığı tarih olan ----- itibariyle halen geçerli olduğu, \"bir içtihat mahkemesi olan ----- kararlarının ilk derece mahkemeleri için yol gösterici olduğu, iptali talep edilen kararın  iptaline karar verilmiş ve ------onamasından geçmiş kararlar ile aynı mahiyette olduğu, iptaline karar verilmiş kararlar ile aynı mahiyetteki kararların hukuk dünyasında sonuç doğurmaya devam etmesinin hukuk güvenliğini zedeleyeceği ve hukuka olan inancı sarsacağı, bu nedenle yönetim kurulu üyelerine anılan maddelerdeki yetkilerin verilmesinin afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğu,\" değerlendirildikten sonra aynı kişilere yeniden aynı yetkilerinin tanınmasını afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunmuştur. Ayrıca, bu afaki iyi niyet kuralına aykırılığın oy çokluğu ile alınan bir karar ile giderilemeyecek nitelikte olduğu da belirtilmiş ve afaki iyi niyet kurallarına aykırı bulunan ------- kararının her defasında iptaline karar verilmiştir. Burada mahkemelerin gerekçesinde yer verilen iyi niyet kurallarının üzerinde durulması gerekir. Nitekim genel kurul kararının iptali, her ne kadar o genel kurul kararı yürürlükteyken yapılmış işlemlere geçmişe etkili olarak sirayet edemez ise de; dürüstlük kuralları ve iyi niyet prensibi bunun istisnasını oluşturmaktadır. Genel kurul kararının iptali bir inşaî hükümdür ve inşaî hükümlerin geçmişe etkili olup olmadığını ilgili hukukî ilişkinin mahiyetini dikkate alarak dürüstlük kuralına göre tayin etmek gerekir -------- Kural olarak HMK m. 108/3’e göre inşaî kararlar hüküm ve sonuçlarını ileriye etkili olarak doğurur. Ancak genel kurul kararlarının iptaline ilişkin kararın sadece ve sadece ileriye dönük etki doğuracağının kabulü, karara karşı açılan iptal davasından beklenen menfaati ortadan kaldırabilir. Genel kurul kararlarının iptaline ilişkin TTK m. 445 ve devamındaki hükümler amaçsal yoruma tâbî tutularak, iptal edilen genel kurul kararlarının geçmişe etkili olduğu kabul edilmelidir ---------- Keza TTK m. 445; özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal başvurusu yapılmasını mümkün kıldığına göre, dürüstlük kuralına aykırı biçimde genel kurul kararıyla yetkilendirilen kişilerin şirket menfaatleri aleyhine hareket etmeleri halinde bunun tazmini mümkün olmalıdır. Dosya içine alınan ------ Sayılı karar gerekçesinde de; \"şirket ---------yasağına aykırı hareket eden üyeden ve iş birliği halinde ilişkili kişiden tazminat talep edebileceği; şirketin bu hakkın kullanabilmesi zararın varlığına ve bunun ispatına bağlı olduğu\" belirtilerek aynı yönde, -koşulları varsa- tazminat talep hakkı bulunduğuna işaret edilmiştir.<br>Genel kurul kararının iptali durumunda ortaya çıkan geriye dönük etkinin hangi hukukî ilişkileri kapsadığının belirlenmesi hukukî görünüşe güven açısından önemlidir. Geçmişe etkinin ortaklık içi ilişkilerde ve genel kurul kararının ortaklık ile üçüncü kişiler arasındaki hukukî ilişkinin unsuru ya da geçerlilik şartı olduğu durumlarda söz konusu olacağı ifade edilmektedir ------Sonuç olarak; gerek mahkeme kararlarında dikkat çekildiği üzere daha önce ------aynı yönetim kurulu üyelerine verilen işlem yapma yetkisi nedeniyle açılmış ve bir kısmı da kesinleşmiş hukuk ve ceza davaları varken ve daha önce bu kişilere yetki veren genel kurul kararları da birden fazla kez iptal edilmişken, dava konusu ------ tarihli genel kurul kararında yeniden aynı yönetim kurulu üyesi olan davalılara yetki verilmesinin iyi niyet ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Mahkemelerin önceki kararlarında dikkate alınan ---- Karar sayılı kesinleşmiş onama kararının içtihat etkisi sayın mahkemenin takdir alanındadır. TTK 445'inci madde düzenlemesinde genel kurul kararının iptali için aranan koşullardan biri de dürüstlük kurallarına aykırılıktır. Bu durumda, dürüstlük kurallarına ve iyi niyet kurallarına aykırı biçimde, yeniden aynı yönetim kurulu üyelerinin iptal edileceği kesin olarak öngörülebilen işlem yetkisiyle donatıldığı durumda, bu kişiler tarafından anılan yetkiye dayanarak kendi hissedarı olduğu şirketler lehine ve fakat ortaklık şirketi olan ------ zararına yapılan işlemlerin korunmayacağı açıktır. Çünkü burada işleme taraf olan diğer şirketler, iyi niyetli üçüncü kişi değildir. Dolayısıyla, genel kurul kararının etkisinin, eğer haksız -------ile kazanç sağlamışlarsa; bu iyi niyetli olmayan şirketler yönünden geçmişe yürütülebileceği de belirtilmelidir. Bu durumda, somut olay yönünden iptal edileceği öngörülmesine rağmen ısrarla aynı yönetim kurulu üyelerine aynı işlem yetkisinin verildiği, ortaklık şirketinin bu nedenle her defasında genel kurul kararının iptali davasına maruz bırakıldığı, bu nedenle genel kurulda verilen yetkinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, anılan yetkiye dayalı işlem gerçekleştirilen kişilerin de işlemi yapan kişilerin hissedarı olduğu şirketler olması nedeniyle iyi niyetle üçüncü kişi durumunda olmaması ve çifte temsilin söz konusu olması nedeniyle iptal edilen genel kurul kararının etkisinin geçmişe yürüyebileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Ne var ki eldeki davada işlemlerin iptali değil; iptal edilen yetkiye dayalı işlemler dolayısıyla verilen zararın tazmin ve telafisi istenmektedir. ---------sayılı kararında da isabetle belirtildiği üzere, davacının, yönetim kurulu üyelerinden tazminat talep edebilmesinin tek yolu sorumluluk davası olup, bunun ön koşulu da zarar, kusur ve zarar ile kusur arasında uygun bir nedensellik ilişkisinin mevcut olmasıdır.Yine mahkemelerce yapılan önceki yargılamalarda, ittifakla Ticaret Kanunu'nun 395 ve 396'ncı maddeleri kapsamında haksız --------veya şirketle işlem yasağı oluşturacak bir işlem veya eylemin bulunmadığı, adına tazminat istenilen---------- zararının bulunmadığı, fiyat listelerinin kamuya açık olduğu ve davalıların da ortağı bulunduğu şirketler tarafından yapılan alımların haksız --------oluşturacak ölçüde öncelikli veya düşük fiyatlı olmadığı tespit edilmiş, davacının tazminat talep edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığına karar verilmiş, bu kararlar kesinleşmiştir ------- Yine ceza mahkemelerinde haksız rekabete dayalı olarak TTK'ya muhalefet suçundan yapılan yargılamalarda davalıların haksız --------oluşturacak eylemlerinin bulunmadığı tespit edilerek beraatlerine karar verildiği; -------Kurulu tarafından yürütülen soruşturmanın da davalıların ortak olunan şirketten haksız/örtülü kazanç elde etmediğine veya haksız -------teşkil eden işlem ve eylemlerinin bulunmadığı yönünde raporlama yapıldığı görülmüştür ------Davalıların,  ortaklık şirketine haksız -------teşkil edecek davranışlarda bulundukları yönünde bazı bilirkişi raporlarında değerlendirmelere yer verilmişse de; özellikle ------ tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtildiği gibi bunların TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümler çerçevesinde değil; ancak 4054 sayılı Kanun kapsamına girmesi nedeniyle ------ nezdinde çözülmesi gerekmektedir. Başka bir ifadeyle; heyetimizdeki sayın teknik bilirkişinin de işaret ettiği ve dosyada daha önce alınmış olan  ------ tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; alınan fiyat ile kamuya açıklanan fiyat uyumlu olduğundan davalıların haksız -------teşkil edecek eylemlerinin bulunmadığı için tazminat talep koşullarından olan zararın somut olayda--.---- tarihli genel kurul kararıyla verilen yetkinin kullanılması yönünden> gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Daha önceki mali ve heyetimizdeki teknik tespitlere dayalı olarak; davalıların, genel kurul kararıyla verilen yetkileri kullanırken hissedarı olduğu şirketlere haksız kazanç sağlamadığı anlaşılmaktadır.Davalıların, her ne kadar iyi niyete aykırı biçimde sürekli olarak iptale müsait genel kurul kararıyla işlem yetkisi vermeleri nedeniyle tazminat yükümlüsü oldukları tespit edilmişse de; tazminat istenebilmesi için zarar ve kusur bulunması ve bunların arasında da uygun illiyet bağı olması gerektiğinden, ortaklık şirketi olan ----yönünden bir zarar gerçekleşmemiş olması nedeniyle tazminat talep koşullarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır. Bu durumda davalıların sorumluluğunu doğuran bir zarar söz konusu olmadığına göre ibranın etkisinin ayrıca incelenmesine gerek bulunmamaktadır.<br>C. Mali Yönden İnceleme ve Tespitler<br>Davacı vekilinin ---- tarihli duruşmada zapta geçen ----- tarihli dilekçesinde sonuç kısmında ileri sürülen hususlar; \"DAVA DIŞI ------- YILLARINA İLİŞKİN FAALİYET RAPORU VE BİLANÇOLARI İLE ------ TARİHLİ BİLİRKİŞİ RAPORUNUN ' 4.g. ' MADDESİ ALTINDA TABLO HALİNDE VERİLMİŞ OLAN DAVALI --------SAYILARI VE TUTARLARI HEP BİRLİKTE GÖZETİLEREK, DAVALI ------ FİRMASINDAN ALMIŞ OLDUĞU EMTİALARIN HANGİ FİYATLARDAN ALINARAK, ÜÇÜNCÜ ŞAHISLARA HANGİ FİYATLARDAN SATILDIĞININ VE BÖYLELİKLE KENDİLERİNE KAR AKTARIMI YAPMAK SURETİYLE------ ----- FİRMASINI NE KADAR ZARARA UĞRATTIKLARININ TESPİT EDİLEBİLMESİ İÇİN, -------FİRMASININ TİCARİ DEFTER VE KAYITLARI ÜZERİNDE BİLİRKİŞİ İNCELEMESİ YAPILMASINI, \" şeklinde olup mahkemece bu yönde inceleme yapmak üzere görev tevdi edilse de ticari defter ve kayıtlar incelemeye sunulmadığı için davacı tarafça istenilen hususlara ilişkin bir inceleme ve tespit yapılması mümkün olmamıştır. <br><br>IV.  SONUÇ VE KANAAT:Takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere, dosyada yapılan inceleme neticesinde; Dava konusu uyuşmazlığın; davacının da hissedarı olduğu ----- tarihli genel kurul kararı ile davalılara verilen şirketle işlem yapma yasağına ve ----------------yasağına aykırı yetkilerine dayanılarak davalılar tarafından yapılan işlemlerin, ---- şirketinin zararına sebep olup olmadığı, ----- bir zararı varsa davalıların bu zarardan sorumlu tutulup tutulamayacağı, ibra kararının buraya etkisinin ne olacağı,  anılan yetkileri veren genel kurul kararının mahkeme kararıyla iptal edilmesi ve yetkilerin kaldırılmasından sonra davalıların bu yetkiye dayanarak yapmış oldukları işlemlerden doğan zararı tazminle mükellef tutulup tutulamayacağı üzerinde toplandığı,----- mütalaasının iki yönüyle somut olay bakımından uygulanabilirliği bulunmadığı; birinci olarak danışıklı biçimde kâr aktarımı söz konusu ise artık kâr eden şirketlerden üçüncü kişi olarak bahsedilemeyeceğinden davalı şirketin ya da davalıların aile şirketlerinin dava dışı ---- menfaatleri aleyhine menfaat/haksız kazanç elde ettiğini bilmemesi söz konusu olmayacağı ve  bu kişilerin iyi niyetli üçüncü kişi durumunda bulunmadığı, bu nedenle ---- işaret ettiği \"üçüncü kişilerin korunması\" gerekçesinin dava konusu somut olay ile örtüşmediği, ikinci olarak da  işlemler nedeniyle dava dışı ------ menfaatleri aleyhine elde edilen danışıklı kazancın --- tazmini istemi dava konusu olduğundan sürekliliği olan işlemlerin geçmişe dönük iptal edilemeyeceği şeklindeki değerlendirmenin dava konusu olay ile örtüşmediği,Davacı tarafından davalılara ve bazı diğer ortaklar ile ortaklık şirketi olan ------- karşı on yılı aşkın bir süredir aynı sebeple, farklı tarihlerdeki genel kurullarda verilen ---------yasağına ve şirketle işlem yapma yasağına aykırı yetkilerin iptali ve ayrıca tazminat istemleriyle ayrı ayrı davalar açıldığının ve Mahkemelerin ittifakla; genel kurul kararlarının, yönetim kurulu üyelerine yetki veren ilgili maddelerinin iptaline karar verdiği, bu kararların kesinleştiği ve ortak gerekçelerinde; iptali istenilen genel kurul kararının alındığı tarih itibariyle davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri hakkında devam eden hukuk ve ceza davaları ile yine davalı şirketin önceki genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararın mahkemelerce iptal edilmiş bulunduğunun, bu durumun afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun ve ----da aynı içerikte kesinleşmiş onama kararı bulunması karşısında bu içtihadın takip edilmesi gerektiğinin belirtildiği; gerek mahkeme kararlarında dikkat çekildiği üzere daha önce ----- aynı yönetim kurulu üyelerine verilen işlem yapma yetkisi nedeniyle açılmış ve bir kısmı da kesinleşmiş hukuk ve ceza davaları varken ve daha önce bu kişilere yetki veren genel kurul kararları da birden fazla kez iptal edilmişken, dava konusu -----tarihli genel kurul kararında yeniden aynı yönetim kurulu üyesi olan davalılara yetki verilmesinin iyi niyet ve dürüstlük kurallarıyla bağdaşmadığı, mahkemelerin önceki kararlarında dikkate alınan ------ Karar sayılı kesinleşmiş onama kararının içtihat etkisi sayın mahkemenin takdir alanında kaldığı,    <br>TTK  445'inci madde düzenlemesinin amaçsal yorumu ve iyi niyet kuralları ile dürüstlük kurallarının istisnai etkisi dikkate alındığında; somut olay yönünden iptal edileceği öngörülmesine rağmen ısrarla aynı yönetim kurulu üyelerine aynı işlem yetkisinin verildiği, ortaklık şirketinin bu nedenle her defasında genel kurul kararının iptali davasına maruz bırakıldığı, bu nedenle genel kurulda verilen yetkinin iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, anılan yetkiye dayalı işlem gerçekleştirilen kişilerin de işlemi yapan kişilerin hissedarı oldukları şirketler olması nedeniyle iyi niyetle üçüncü kişi durumunda olmaması ve çifte temsilin söz konusu olması nedeniyle iptal edilen genel kurul kararının etkisinin geçmişe yürüyebileceği, Eldeki davada işlemlerin iptali değil; iptal edilen yetkiye dayalı işlemler dolayısıyla verilen zararın tazmin ve telafisi istendiğinden; bunun ancak,----- sayılı kararında da isabetle belirtildiği üzere, zarar, kusur ve zarar ile kusur arasında uygun bir nedensellik ilişkisinin mevcut olması halinde kabul edilebileceği, Mahkemelerce yapılan önceki yargılamalarda, ittifakla Ticaret Kanunu'nun 395 ve 396'ncı maddeleri kapsamında haksız --------veya şirketle işlem yasağı oluşturacak bir işlem veya eylemin bulunmadığı, adına tazminat istenilen ----- zararının bulunmadığı, fiyat listelerinin kamuya açık olduğu ve davalıların da ortağı bulunduğu şirketler tarafından yapılan alımların haksız ----------oluşturacak ölçüde öncelikli veya düşük fiyatlı olmadığının tespit edildiği, davacının tazminat talep edebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığına karar verildiği ve bu kararların kesinleştiği, yine ceza mahkemelerinde ve ----- tarafından yürütülen soruşturmada davalıların haksız ---------oluşturacak eylemlerinin bulunmadığının tespit edildiği, davalıların,  ortaklık şirketine haksız ---------teşkil edecek davranışlarda bulundukları yönünde bazı bilirkişi raporlarında değerlendirmelere yer verilmişse de; özellikle --- tarihli bilirkişi heyet raporunda belirtildiği gibi bunların TTK'da düzenlenen haksız rekabete ilişkin hükümler çerçevesinde değil; ancak 4054 sayılı Kanun kapsamına girmesi nedeniyle --------Kurulu nezdinde çözülmesi gerekeceği,Heyetimizdeki sayın teknik bilirkişinin de işaret ettiği ve dosyada daha önce alınmış olan  ----- tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere; alınan fiyat ile kamuya açıklanan fiyat uyumlu olduğundan davalıların haksız --------teşkil edecek eylemlerinin bulunmadığı, dolayısıyla tazminat talep koşullarından olan zararın somut olayda --------- tarihli genel kurul kararıyla verilen yetkinin kullanılması yönünden> gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, Davalıların, her ne kadar iyi niyete aykırı biçimde sürekli olarak iptale müsait genel kurul kararıyla işlem yetkisi tesis etmeleri nedeniyle tazminat yükümlüsü oldukları tespit edilmişse de; tazminat istenebilmesi için zarar ve kusur bulunması ve bunların arasında da uygun illiyet bağı olması gerektiğinden, ortaklık şirketi olan--------yönünden bir zarar gerçekleşmemiş olması nedeniyle tazminat talep koşullarının oluşmadığı,Davalıların sorumluluğunu doğuran bir zarar söz konusu olmadığına göre ibranın etkisinin ayrıca incelenmesine gerek bulunmadığı,sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır.\tDeğerlendirmelerimiz, meselenin asli ve nihai hukuki takdiri ile tavsifi 6100 sayılı HMK m. 266/c.2 ve m. 279/4 hükmü ile 6754 sayılı Kanun m.3/3 hükmü icabı tamamen ve münhasıran Mahkemeye ait olmak üzere Sayın Mahkemenize saygıyla arz olunur.  ...\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Raporda da belirtilen şekilde defterlerin incelenmemiş olması ve itirazlar gözetilerek inceleme günü tayin edilmek suretiyle defterlerin incelenmesi suretiyle itirazları aydınlatır şekilde ek rapor alınması yoluna gidilmiş ise de dosya kapsamına yansıyan şekilde defterler incelenmeden düzenlenen ek raporla itirazlar aydınlatılarak kök rapor teyit edilmiş ise de davalılar vekilinin  ------tarihli dilekçesi üzerine yapılan inceleme sonunda bu dilekçe arkasına düşülen derkenardaki yönteme bağlı olarak defterlerin incelenmesi de sağlandıktan sonra bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen --- tarihli ikinci ek raporun gerekli-yeterli kısımları:<br>\"... <br>III.-) Değerlendirme ve Sonuç:<br>-----tarihli Bilirkişi Heyeti Kök Raporumuzda, dava bir sorumluluk davası olarak nitelendirilmiş ve tazminat istenebilmesi için şirket zararının bulunmasının bir önkoşul olarak aranacağı; kamuya ilan edilen liste birim fiyatı ile davalılara yapılan satışların fiyatı uyumlu olması nedeniyle somut olayda tazmin edilecek bir zararın ---- tarihli genel kurul kararıyla verilen yetkinin kullanılması yönünden> gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, davalıların, her ne kadar iyi niyete aykırı biçimde sürekli olarak iptale müsait genel kurul kararıyla işlem yetkisi tesis etmeleri nedeniyle tazminat yükümlüsü oldukları tespit edilmişse de; tazminat istenebilmesi için zarar ve kusur bulunması ve bunların arasında da uygun illiyet bağı olması gerektiğinden, ortaklık şirketi olan ----- yönünden bir zarar gerçekleşmemiş olması nedeniyle tazminat talep koşullarının oluşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.-----tarihli Bilirkişi Heyeti Ek Raporumuzda ise, alternatif oluşturması açısından dava ---------yasağının ihlalinden doğan tazminat hükümleri çerçevesinde değerlendirilerek sayın mahkemenin, davacı taleplerini TTK m. 396'dan kaynaklı --------yasağının ihlaline dayalı tazminat davası olarak nitelendirmesi ihtimalinde, zarar aranmadan da şirketin tazminat talebinde bulunabileceği belirtilmiş, somut olayda davalıların, yöneticisi oldukları ---- hâkim ortağı oldukları kendi aile şirketlerinin aynı pazar piyasasında aynı faaliyet alanında iştigal ettiğinin anlaşıldığı, davalıların, ortak olunan ----- tarafından piyasada yüksek bedel üzerinden satışı yapılabilecek emtiaları düşük birim fiyatlar üzerinden kendi şirketlerine satmaları ve oradan da daha yüksek fiyatlarla piyasaya arz etmelerinin ----- menfaatleri doğrultusunda hareket etmedikleri anlamına geldiği, bunun da --------yasağına ve dolayısıyla sadakat yükümlülüğüne aykırılık oluşturabileceği, nihai hukuki nitelendirme ve takdirin mahkemede olduğu sonucu bildirilmiştir.<br>Ek Raporda ayrıca, --------yasağına aykırı olarak davalıların şirketlerince yapılan satışlardan elde ettiği kârın, ---- yoksun kaldığı kâr olarak zararını oluşturduğu, --- yoksun bırakıldığı kârın sorumluluk davasının önkoşulu olarak aranan zararı karşılar nitelikte olup olmadığının takdirinin mahkemede olduğu da belirtilmiştir.Tüm bu yorum ve değerlendirmeler gerek kök raporda gerekse ek raporda önceki kurum ve mahkeme kararlarının tümünün irdelenmesi, buralardan alınan bilirkişi raporlarının ve tarafların bu raporlara itirazlarının da dikkate alınması suretiyle yapılabilmiştir. Bu bakımdan heyetimizce bir karar veya raporun göz ardı edilmesinin söz konusu olmadığının altı çizilmelidir. Ne var ki --------tarihli \"Bilirkişi Raporlarında Hukuki Nitelendirme ve Değerlendirmede Bulunulmaması\" konu başlıklı yazıda, bilirkişilerin hukuki nitelendirme ve değerlendirme yapması kesin olarak yasaklanmış ve aksi yönde davranan bilirkişiler hakkında işlem uygulanacağı bildirilmiştir. Bu sebeple raporlarda kesin hukuki nitelendirme ve değerlendirmelere yer verilmemekte ve Sayın Mahkemenin takdir alanında kalan hususlarda bir kanaat bildirilmemektedir. Davalı tarafın itiraz dilekçesinde dikkat çektiği mahkeme kararları ve ---- Kararının delil değeri ile bu davaya etkisi Sayın Mahkemenin takdirinde olup tarafımızca yalnızca görev alanımız sınırları çerçevesinde bu kararların içeriğine ve gerekçesine temas etmekle yetinilebilmiştir.Öte yandan, huzurdaki davada zararın aranıp aranmayacağı, mahkemece davanın nasıl nitelendirileceğine bağlı olarak çözümlenebilir.<br>>Dava bir sorumluluk davası olarak nitelendirilirse bu davanın kabulü için zararın gerçekleşmiş olması gerekir. Ortaklığın zarara uğratılmış olması için davalıların ortaklık ------- şirketinden liste fiyatından aldıkları ürünleri piyasaya yüksek fiyatlarla satmış olmaları aranacaktır. Bugüne kadar dosya kapsamında yapılan mali incelemelerde bu sonucu ortaya koyabilecek tespitler yapıl(a)mamıştır. Değerlendirmeler ise daha önceki dosyalarda yer alan rapor ve kararlardaki tespitler üzerinden yapılabilmiştir. Şayet böyle bir zarar kalemi varsa, bu zarar----------yoksun kaldığı kâr olarak ifade edilebilir ve bu zararın sorumluluk davasının şartını sağlayıp sağlamadığını belirleme konusunda nihai takdir mahkemeye aittir.<br>>Dava, TTK m. 396'dan kaynaklı -------yasağının ihlaline dayalı tazminat davası olarak nitelendirilirse bu davanın kabulü için somut bir zararın gerçekleşmesi şart değildir. Davalıların ortak oldukları ---- aynı ---- piyasasında faaliyette bulunmaları ve ----- aldıkları ürünleri piyasada daha yüksek bedelden satarak kâr etmelerinin ------ menfaatlerine aykırılık oluşturduğu, bunun da ---------yasağına ve dolayısıyla sadakat yükümlülüğüne aykırılık oluşturabileceği belirtilebilecektir.Beş sayfadan müteşekkil bu ikinci ek raporda yapılan inceleme ve değerlendirmeler, Sayın Mahkemenin hukuki nitelendirme ve nihai takdirine saygıyla arz olunur....\"şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır. Söz konusu ikinci ek rapor önceki ek raporu ve kök raporu teyit etmiştir.Söz konusu ikinci ek rapora davalılar vekili itiraz etmiş ise de davacı vekili tarafından yasal süresi içinde herhangi bir yazılı beyanda bulunulmamış olup davacı vekili son duruşmadaki beyanında önceki beyanlarını tekrar ederek raporda haksız rekabete ilişkin sorumluluklara yönelik değerlendirmelere iştirak edildiği ifade edilerek davanın kabulüne karar verilmesi istenmiştir.Davalılar vekilinin itirazlarının mahiyeti ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bu itirazlar yönünden bir tahkikat işlemi olmadığı gibi başka bir heyete görev verilmesine ilişkin davalılar vekilinin önceki duruşmadaki beyanı yönünden de yapılması gereken bir işlem olmadığı ve davanın aydınlandığı sonucuna varılarak yargılama aşağıdaki şekilde bitirilmiştir. Sonuç olarak ticaret sicil kayıtları,------ ünvanlı şirketin ortaklık yapısı, tarafların bu şirketin ortakları olup davalı-gerçek şahısların ise dava konusu dönem itibariyle yönetici konumunda olmaları, dava konusu dönemin ----- yılında yapılan genel kurul tarihi ile bir sonraki genel kurul tarihi arasında geçen süreye ilişkin olması,  davalıların bu şirketteki ---- tarihli genel kurul itibariyle paylarının toplamının %4,29 olması, temin edilen dosya kapsamına uygun ve davanın aydınlanması yönünden Mahkememize yeterli görülen talimatla alınan raporlar, oluşturulan bilirkişi heyetinden alınan nihai rapor ve ek raporlar, TTK. Madde 369,395,396 ve 553 maddelerinde yer alan yasal düzenlemeler, ayrıntısı yukarıda aktarılan rapor içeriğinde belirtilen başka davalara konu dönemler yönünden haksız rekabetin ve sorumluluğun doğmadığına ilişkin davaların reddine yönelik mahkeme kararları,---- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen ve kesinleşen beraat kararı,---- tarafından yapılan inceleme sonunda ---- tarihli --------kurallarına aykırılık olmadığı yönündeki raporu, iptal edilen genel kurul kararının geçmişe yürümezliği ilkesi, genel kurul toplantılarında yönetim kurulu üyelerine TTK. Madde 395 ve 396. Maddelerine göre yazılı yetkinin verilmiş olması, biraz önce belirtilen toplam pay oranından da anlaşılacağı üzere davalıların hakim hissedar olmaması, temin edilen raporlara göre söz konusu---------- zararının bulunmaması, işlemlerin ticaretin kurallarına göre yapıldığına yönelik ticari defter ve kayıt bilgileri, davalıların hissedarı olduğu şirketlerle olan işlemlerde daha düşük birim fiyatından satış işleminin ve dolayısıyla ileri sürüldüğü şekilde kar aktarımı yapılmak suretiyle ----- zararına yol açılmadığının değerlendirilmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde  ileri sürülen her iki zarar kalemi yönünden de davalı yöneticilerin sorumluluğunu gerektirir şekilde ------ zarara uğratılmasının söz konusu olmadığı, davalı şirkete kar aktarımı yoluyla zarar iddiasının da sübuta ermediği, davalıların işlemlerinin ---------------ve ticaret kurallarına aykırı olmayacak şekilde gerçekleştiği, genel kurullarda verilen izinler de gözetildiğinde sadakat ilişkisine de halel gelmediği ve her iki iddia yönünden de davanın sübuta ermediği sonuç ve kanaatine varıldığından her iki zarar kalemi yönünden de ve bütün davalılar bakımından davanın reddine ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>Davanın reddine,<br>Peşin harçtan maktu karar harcının mahsubu ile artan 2.000 TL harcın kararın kesinleşmesine bağlı olarak ve istek halinde davacı tarafa iadesine, <br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak ----- tarafından yapılan ve ------ Bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL zaruri giderin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafça yapılan harç ve giderin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>Davalılar vekili için tarife gereğince hesap ve takdir edilen nispi avukatlık ücreti düşük olduğundan tarife gereğince belirlenen 45.000 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalılara müştereken ödenmesine,<br>Davalı --------adına yapılan toplam 400 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine; diğer davalılar adına  yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir karar oluşturulmasına yer olmadığına,<br>Artan avansın ilgilisine iadesine, <br>İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/01/2026         </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"73800f8c89d6d228","SID":"15aae947ecbe887a"}}