{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO:2023/1541 <br>KARAR NO: 2026/298<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/05/2023<br>NUMARASI: 2021/645 Esas - 2023/356 Karar<br>DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/02/2026<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında müvekkili şirketin takip konusu faturalara konu malzemeleri davalı şirkete satıp teslim ettiğini, davalı şirketin malları teslim aldığını ancak bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili amacı ile Ankara 3. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı ve yetki itirazı üzerine İstanbul Anadolu 11. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası üzerinden devam takibe edildiğini,davalının yetkili icra dosyasında takibe itiraz ettiğini beyanla davalının itirazının iptaline,davalı aleyhine %20 den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP:Davalı vekili; alacağın zamanaşımına uğramış olup zamanaşımına uğrayan taleplerin reddi gerektiğini,yazılı sözleşme olmadığı gibi davalı şirket yetkilisi tarafından davacı ile sözleşme yapılmasına ilişkin herhangi bir çalışana verilmiş bir yetki de bulunmadığını, fatura düzenlenmiş olmasının alacak iddiası için tek başına yeterli olmadığını, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması, malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında doğacağı hüküm altına alındığını, temerrüttün söz konusu olmadığını, takipte talep edilen işlemiş faiz, faiz oranları da yasaya uygun olmadığını beyanla; davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br> İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; Bilirkişiler tarafından  her iki  tarafın ticari defterleri incelendiği, her iki tarafın ticari defterlerine  göre de davacının davalıdan 52.120,60- TL asıl alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının BS formu ile ilgili faturaları vergi dairesine bildirdiği  davalının 32.916,10 TL bedelli 15/09/2020 tarihli faturayı BA formu ile bildirmediği ancak 19.204,50 TL bedelli, 10/12/2020 tarihli faturayı BA formu ile vergi dairesine bildirdiği,davalı taraf ilgili 19.204,50 TL bedelli faturayı bildirmemişse de bu faturayı kendi ticari defterlerine kaydettiği, faturaya süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade etmediği dikkate alındığında fatura konusu malların davalıya teslim edildiği, davacının fatura bedellerine hak kazandığı gerekçesiyle 52.120,60-TL alacağa itirazın iptaline, %20 si oranda icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; taraflar arasında yapılmış bir yazılı sözleşme olmadığı gibi müvekkil şirket yetkilisi tarafından davacı ile sözleşme yapılmasına ilişkin herhangi bir çalışana verilmiş bir yetki bulunmadığını ,davacının  müvekkil şirketi borç altına sokma işlemi yapma yetkisine sahip olmayan kişi ile işlem yapması kabul edilemeyeceğini,aksinin kabulü halinde şirket yetkilisi olmayan birine imzalatılan her belgenin şirketi bağlayacağı sonucu çıkacağını ,müvekkil şirket yetkilisi ... tarafından şirketi zarara uğratan eylemlerde bulunulduğu tespit edildiğinden onaylamış olduğu alacak kayıtlarının sahteliği ihtimali mevcut olup Beylikova C Başsavcılığının 2021/187 soruşturma dosyası iş bu dosyanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden dosyanın bekletici mesele yapılması talebinin  değerlendirilmeden karar verildiğini, işlemiş faiz ve icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, iki adet fatura bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.HMK'nın 222.maddesi \"Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine ibrazına karar verebilir\" hükmünü haizdir. Her iki yanın  ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 2 adet 52.120,60-TL bedelli faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, icra takip tarihi itibariyle, her iki tarafın ticari defterlerinde davalının davacıya 52.120,60-TL borçlandığı belirlenmiştir.Davalı vekili şirket yetkilisi olan ...'nın şirketi zararlandırıcı eylemleri nedeniyle suç duyuru yaptıklarını ileri sürmüş ise de; davacı tarafın davalı şirket yetkilisi ile işbirliğinde olduğu ileri sürülmediğinden davacı şirket yetkilisinin yaptığı usulsüzlük davacıya karşı ileri sürülemez. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır.  TTK'nın 21/2. Maddesine göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delille ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. Maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve  iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak borcu olmadığını ileri sürmekle yetinmiştir.Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,davalının davacıya 52.120,60-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kaydı bulunan alacağın likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, işlemiş faize itiraz edilmekte ise de icra takibinde işlemiş faiz talep edilmediği  anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 3.560,35-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 890,90-TL harcın mahsubu ile kalan 2.669,45-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"50a1e7e15c598f58","SID":"8cf27a0f81e557c1"}}