{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO\t:2025/1164 <br>KARAR NO: 2026/237<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/07/2025<br>NUMARASI: 2024/168 Esas - 2025/568 Karar<br>DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/02/2026<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkilinin ücret karşılığı taşıma işini, davalı yüklenici şirket ve dava dışı alıcı arasında ticari kimyasal malların ... isimli gemiyle 18.02.2020 tarihinde İzmit limanından yüklemesinin yapılarak varış limanı olan ...'ya (Hindistan) taşınması hususunda anlaştıklarını, konşimento düzenlendiğini, konşimentonun “...” kısmında da görüleceği üzere taşınacak mal, yüklenici tarafından yüklendiğini, istiflendiğini ve sayıldığını,davalı tarafından paketlenen ve dolumu yapılan konteynerlerin gemiye yüklenmesi ile hangi limanda hangi şartlar altında telsim alınacağı hususlarındaki taşıma işi örgütlenmesinin müvekkilince sağlandığını, ancak ... isimli geminin seyir halindeyken, davalıya ait kimyasal malların konteyner içinde infilak etmesi ve gemi donatanı tarafından temizlik işlemleri yapıldığı, zararın, konteyner içinde yer alan davalıya ait temizlik malzemelerinin akıntı yapması ve akabinde patlayıp konteynerle birlikte çevreye zarar vermesinin tek nedeninin temizlik malzemelerinin yanlış ambalajlanıp istiflenmesi  olduğunu, geminin eski haline getirilmesi için bir takım masraflar yapıldığını ve işbu masrafların taraflarına fatura edildiğini, TTK m. 864'e göre kusuru olmasa da yetersiz ambalajlamadan ve işaretlemeden kaynaklanan, taşıyıcının zararı ile giderlerini tanzimle zararlarda kusur şartı aramaksızın göndereni açıkça sorumlu tutulduğunu,temizlik safhasında suyun yanında kimyasal etmenlerin de kullanılması, patlama ve akıntıya sebep olan taşıma konusu temizlik malzemelerinin doğurduğu zarar ve tahribatın ortadan tamamen kaldırılmasına yönelik olduğunu, dolayısıyla rücu kapsamında istenilen bedelin içerisinde donatanın yaptığı temizlik masraflarının da yer almasının doğal olduğunu, yapılan temizlik masraflarının lüks için değil mecburiyetten yapıldığını beyanla, davalının sebep ve sorumlu olduğu 1.942-Euro ve 2.164,56-USD zararın ödeme tarihi olan 11.12.2020 tarihinden itibaren faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep   etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ürünlerini olması gerektiği gibi paketlediğini ve istiflediğini, taşımaya konusu ürünlerin taşıma firmasının organizasyonel sorunları nedeniyle günlerce Hindistan gümrüğünde beklemek zorunda kaldığını, konteynerde bir akıntı meydana gelip zeminde göllenme yaptığı farz edilse dahi bu birikintinin temizlenmesi için bunca masraflı ve hayatın normal akışına uygun olmayan uygulamalarla bir temizlik işlemi yapılmasına gerek olmadığını, ürünlerin komplike ve tehlikeli bir kimyasal olmadığını, pandemi nedeniyle gümrüğün kapanması sonucunda ürünlerin konteyner içinde yaklaşık 2 hafta boyunca 50 derecenin üzerinde aşıcı sıcak altında bekletilmesinden kaynaklı olarak bu durumun ortaya çıktığını, yani zarar kısmı gemide değil varış limanında gümrükte bekletildiği sırada meydana geldiğini,müvekkili şirketin davacının kendilerine başvurması üzerine hakkaniyetli davranarak 1.500 USD ödeme yaptığını, verilen hizmetler için piyasa fiyatının en az 5 katı fazla bir ücret talep ettiğini, ürünün konteynere zarar vermiş olsa dahi, bu hasarın çok büyük ihtimalle varış limanında gerçekleştiğini, ancak davacının sanki konteyneri tamamen parçalanmış gibi bir muamele ile işbu davayı açtığını, konteynerlerin bulunduğu gemilerde son teknoloji haberleşme cihazları bulunmasına rağmen, müvekkili şirkete konu hasar anında değil, hasarın meydana geldiğini iddia ettikleri tarihten çok sonra bilgi verildiğini, müvekkilinin konuya anında müdahil olarak gerekli tespit ve araştırmaları yapamadığını, olayın üstünden aylar geçtikten sonra hem ürünü heba olmuş, hem de müşterisine mahcup olduğunu beyanla, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;Dava konusu konteyner içindeki yükün akması ve ardından patlaması neticesinde oluşan kirliliğin temizlenmesi ve konteynerin hurdaya çıkması nedeniyle oluşmuş 1.942- Euro  ve 2.164,56 -Usd masraf talep edildiği,fiili taşıyan  ... tarafından düzenlenen faturaların toplam tutarının 1.942,00 Euro + 2.128,56 Usd davacının fatura tutarlarını fiili taşıyana ödediği, ödenen bu bedeli davalıya yana yansıtabileceği, alacak yansıtma niteliğinde olduğundan fazladan talep edilen 36,00 usd yi talep edemeyeceği, davalı vekili dava konu hasar nedeniyle davacı yana 1.500,00 usd ödeme yapıldığını ileri sürmüş ise de bilirkişi ek raporunda davalının 09.10.2020 tarihli 1.525 USD'lik ödemesinin, uyuşmazlık konusu 31.12.2020 tarihli, 4 adet fatura bedelleri için yapılmadığı,  davacı ve davalı defter kayıtlarında yer alan ve uyuşmazlık konusu olmayan 30.09.2020 tarihi itibarıyla davacının alacak bakiyesine ilişkin yapılan ödemeyi ihtiva ettiği, taraflar arasındaki cari hesap uyuşmazlık konusu 4 adet faturaların tarihi ise 31.12.2020 tarihi olup, davalının bu faturalara karşı iade faturası tanzim ettiği tespit edilmiş olup,  buna göre dava konusu fatura bedellerine ilişkin ödeme yapıldığı ortaya konulamadığından davanın kısman kabulüne 1.942-EURO ve 2.128,56-USD'nin 11/12/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile birlikte davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.Davalı vekili; Davacı taraf, ...gemisinin kendisine yansıttığını belirttiği bu masrafları, doğrudan davalı tarafa yansıttığı,bu taleplerin işin mahiyetine ve zararın niteliğine uygun olup olmadığını davacı tarafından değerlendirmemiş veya bağımsız bir denetime, itiraza ya da yargı yoluna tabi tutmadığı, davacı taraf, gemi işleten/taşıyan şirket tarafından bildirilen masrafların doğruluğunu sorgulamamış; bu bedellerin, zararın mahiyeti ve kapsamı itibarıyla uyumlu ya da fahiş olup olmadığını bir itiraza ya da sorgulamadığını akışıyla bağdaşmayacak derecede yüksek olup; bu bedellerin piyasa rayiçlerine uygunluğu yönünden herhangi bir teknik veya yargısal değerlendirme yapılmadığı, bir an için konteynerde bir akıntı meydana gelip zeminde göllenme yaptığı farz edilse dahi bu birikintinin temizlenmesi için bunca masraflı ve hayatın normal akışına uygun olmayan uygulamalarla bir temizlik işlemi yapılmasına gerek olmadığını,ürün komplike ve tehlikeli bir kimyasal olmdığını, Ürün Güvenlik Bilgi Formu (SDS) ve Teknik Bilgilendirme Müvekkil şirket, ürünlerin niteliğini ve taşıma koşullarını içeren SDS formunu taşıyıcıya sunduğunu,SDS formu, yetkili bir kimyager tarafından hazırlanmış olup, ürünlerin tehlikeli olmadığı, yalnızca belli sıcaklıkların üzerinde buharlaşma gösterdiği belirtildiği,konteyner içine nem alıcı torbalar yerleştirilmiş, taşıma öncesi tüm öngörülebilir tedbirler alındığını uyuşmazlığın teknik niteliği, mevcut bilirkişi raporlarının yetersizliği ve somut delillerin yerel mahkemece yeterince değerlendirilmediğinden kararın kaldırılmasını;eksikliklerin tamamlanmasının ardından yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini; bir kova talaş ve üç kova su ile basitçe yapılabilecek bir işlemi, çeşitli kimyasallar ve zahmetli/kompleks prosedürler ile masraflı hale getirdiklerini Safety Data Sheed (Güvenlik Bilgi Formu) nu okuyup içeriğine göre hareket edilse idi bunca masraf ve zahmet oluşmayacağını, dosyanın ambalaj/lojistik uzmanı ile malzeme bilimi alanında yetkin bilirkişilerin görev alacağı yeni bir heyete tevdii edilerek; Bidon ve kapaklara ilişkin kalite kontrol belgelerinin malzeme bilimi açısından değerlendirilmesi,taşınan emtianın Güvenlik Bilgi Formu)nun uzman tarafından yorumlanması, konteynerin yapısal kusurlarının taşıma güvenliği üzerindeki etkisinin incelenmesi, rücuya konu edilen masrafların zarar ilkesi, rayiç değerler ve hakkaniyet açısından denetlenmesi için kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalının emtia sigortacısı tarafından alınan ekspertiz raporunda; davalı tarafından 1 adet 40lık konteyner talep edildiği, geminin 16.03.2020 tarihinde Liman'a ulaşacağı ve tahliye edileceği öngörüldüğü, gemi zamanında varmış ise de konteynerde 13.03.2020 tarihinde sızıntı olduğunu, fotoğraflarını çektiklerini gemide kirlenme yarattığını belirterek konteyneri o şekilde teslim ettiklerini, durumun 17.03.2020 tarihinde sigortalıya bildirildiğini, gemi hattının ekspertiz çalışması yapacağının alıcıya bildirildiği, burada gecikme yaşandığı gecikmenin sebebinin  sigortalıya göre gemi hattının alıcıya e-mail atılarak eskpertiz yapılacağı bilgisi vermesiyle, nakliyecinin iddiası alıcının araç bulamaması ve konteyneri aldıramaması olduğu,geminin talebi ,konteynerin sızıntıdan dolayı komple çürümesi ile oluşan konteyner talebi ve konteyner imhası için için konteynerin mililileştirme masrafı olduğu gemi hattının surveyi, gemi hattının surveyi ve nakliyeci acentesinin hazır olduğu surveyde konteynerin sağ ve sol panellerinin dışarı bombe yaptığı, ön tarafın ezilmiş ve paslı olduğu,tüm panellerin renginin değiştiği, hasarlı mal listesi düzenlendiği, emtianın yarısının hasarlandığı,sigortalının(davalının) bu 2.750-USD hurdaya ayrılan konteyner bedeli hurdaya ayırmak için yapılan  masraf ile gemi temizlik bedeli 1.942-EURO karşılığı 2.297-USD ödenmesini  istediği, emtia ambalaj ve istifinin  taşıma koşullarına uygun olduğu ancak hasarın sebebinin içeriğin aşırı sıcaklara maruz kalması olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da emtianın  akarlı hale gelmesi hava sıcaklığı ve ürün özelliği nedeniyle meydana geldiği, konteyner seçimi, hava şartları, taşıma güzergahı dikkate alınarak yüke göre süreç talep etmesi gerekenin davalı olduğu, kapalı konteyner içinde ki yükte meydana gelen akıntı nedeniyle fiili taşıyana ödediği konteyner ve temizlik masraflarını davalıya yansıtabileceği, ödenen miktarın kadri maruf bulunduğu yolunda rapor sunulmuştur.TTK nın 1208(1) maddesi uyarınca Taşıtan ve yükleten ,kendilerinin ve adamlarının  kusurundan kaynaklanmış olmadıkça ,taşıyanın veya fiili taşıyanın ,geminin ziyaı veya hasarı dolayısıyla ya da diğer bir sebeble uğradığı zarardan sorumlu değildir.Ne var ki zarar davalının uygun konteyner seçmemesi nedeniyle gerçekleştirmiş ve emtianın özelliği nedeniyle taşıyanlar zarara uğramıştır.Faturalara bakıldığında; 1.450+478.56+236-toplamı 2164,56-USD nin konteyner ve hurdaya ayırma  masrafları olarak talep edilmektedir. 40'lık yeni bir konteyerin 4.000-4500-USD civarında olduğu bilinmektedir. Konteynerin de hurdaya çıktığı sabit olduğuna göre konteyner bedeli fahiş sayılamayacaktır.Konteynerde 1827 koli malzeme konteyner içinden dışarıya yolculuk sırasında 13.03.2020 tarihinde taşma yapmış ve konteyner içi akarlı bir vaziyettedir.1.942-EURO konteynerin yarattığı kirlilik için makul gider olduğu tespit edildiğinden her iki kalem alacağın emtia sahibi taşıtan dan tahsiliyle davacıya ödenmesine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından davalı vekilinin karar yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 2.554,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 638,60-TL harcın mahsubu ile kalan 1.915,80-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 330-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b088ad9e8c140b0e","SID":"162373d530356756"}}