{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>40. HUKUK DAİRESİ<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  KARARI<br>DOSYA NO: 2023/466 <br>KARAR NO: 2025/1915 <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 06/07/2022<br>NUMARASI: 2016/68 Esas -  2022/731 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat<br>KARAR TARİHİ: 30/12/2025<br>Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;       <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'in işleteni olduğu aracın  yaya müteveffaya çarparak ölümüne sebep olduğunu, belirterek belirsiz alacak davası olarak 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. <br>Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.Birleşen dava yönünden;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yaya müteveffaya çarparak ölümüne sebep olan aracın sigorta poliçesinin yapılma saatine bakıldığında kazaya sebep olan aracın sigortasız olduğu tespit edildiğinden sigortasız araçlardan da ...sorumlu olduğundan iş bu davanın açıldığını belirterek, davanın kabulüne, davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/68 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; asıl dava yönünden davanın davalı ... yönünden reddine, davanın (birleşen dosyada verilen hüküm dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere) davalılar ...ve ... yönünden kısmen kabulü ile,  26.454,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/678 esas sayılı dosyası yönünden; davanın (asıl dosyada verilen hüküm dikkate alınarak tahsilde tekerrür olmamak üzere) kısmen kabulü ile,  26.454,97 TL destekten yoksun kalma tazminatının birleşen dosya dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte birleşen dosya davalısından alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, kararın gerekçesinin anlaşılamadığını, tazminat takdir edilirken müteveffanın gerçek gelirinin esas alınması gerektiğini, asgari ücretin ancak gelirin ispat edilemediği takdirde uygulanacak gelir türü olduğunu, dosyada müteveffanın gelirini gösteren belgelerin bulunduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:,Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.Dosyada bulunan bilirkişi raporunda; davacıya ait nüfus kaydına göre  kaza tarihinde 71 yaşında olduğu, pasif dönemde bulunduğu, SGK Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün 28/03/2016 tarih, ...... sayılı yazısında; Kurumdan ..... sayılı tahsis dosyasından yaşlılık aylığı almakta iken.../11/2015 tarihinde vefat eden ... sigorta sicil numaralı ...'nun hak sahibi eşine ölüm aylığı bağlandığının bildirildiği, müteveffanın ortağı olduğu...Şti. 'de her konuda münferiden temsil ve ilzam yetkisine sahip tek ortak olduğu, şirketin duran varlıklarının 24,785.143,35 TL olduğu (şirket gayrimenkullerinin de ayrıca tapu örneklerinin ve emlak vergisi beyannamelerinin dava dosyasında bulunduğu), 01/01/2015-25/11/2015 tarihleri arası gelir tablosunda net dönem karının 173.771,83 TL olduğu görülmüştür. Somut olayda müteveffanın kaza tarihinde 71 yaşında olduğu ve 1987 tarihinden sonra aktif çalışmasının olmadığı anlaşılmaktadır. Cismani zarar sebebi ile iş gücü kaybı tazminatının hesabında merhum desteğin gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda mahkemece, bilirkişi raporunda desteğin asgari ücret kadar gelir elde ettiği seçenek kabul deilerek tazminata karar verildiği anlaşılmıştır.Desteğin avukat olduğu ve hakim ortağı olduğu şirketten gelir elde ettiği, dava konusu kaza nedeniyle gelirinde azalma olduğu, gerçek gelirinin şirketten elde ettiği gelir olduğunun kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, desteğin kişisel yetenek ve emeği ile şirket gelirine sağladığı katkıya ilişkin deliller sunulamadığı gibi kaza tarihinde desteğin yaşamının pasif döneminde olduğu anlaşılmıştır.Nitekim yargıtay 4. Hukuk Dairesini  2022/6645 E.  2023/1126 K. sayılı kararında \"... Kaza tarihinde emekli olan 64 yaşında olan destek her ne kadar kolejde danışman olarak görev yapmakta ise de çalışabileceği aktif dönem süresinin sonu 65 yaş olduğunun kabulü gerektiğinden, desteğin 65 yaş (dahil) aktif dönem, sonrasında pasif dönemde olduğu kabul edilerek ve pasif dönemde AGİ'siz asgari ücret üzerinden yapılacak hesaplama ile ( hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak)  sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.\"  şeklindedir. Bu karar ile; çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu bu nedenle zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği  belirtilmiştir. Kaldı ki,  destek tazminatının konusu, kişinin bedensel veya fikri çalışması ile elde ettiği gelirlerdir. Bunun dışında, kişinin fiilen çalışmasını gerektirmeyen mal varlığı değerlerinin gelir olarak kabul edilmesi ve bu değerler üzerinden tazminat hesabı yapılması olanağı da yoktur.Bu durumda, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun  desteğin kaza tarihindeki yaşı, pasif dönemde olduğu göz önüne alınarak geliri asgari ücret esas alınarak düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmakla  usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından desteğin gelirine ilişkin davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. <br>KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince  esastan reddine,<br>2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,7 TL istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,  HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.29/12/2025<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95a3723616f503b2","SID":"96657e83fc627093"}}