{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/151 - 2026/313<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2024/151 <br>KARAR NO\t: 2026/313<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                          K A R A R <br><br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/55 E.  -  2023/299 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Coğrafi İşaret İle İlgili Kurum Kararlarının İptali ,<br>\t\t  Coğrafi İşaretin Davacıya Karşı Kullanımının Men'i,<br>\t\t  Coğrafi İşaretin Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/06/2023 tarih ve 2022/55 E. - 2023/299 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, TÜİK verilerine göre baharatlık kırmızı biber dahil Türkiye’deki toplam biber üretiminin Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz Bölgelerinde yapıldığını, baharatlık kırmızı biberin ekiliş alanının Şanlıurfa, Gaziantep, Kilis, Kahramanmaraş ve Hatay illerinden müteşekkil bir havza içinde yer aldığını, bu havza içerisinde yetiştirilen biber meyvelerinin çoğunluğunun saf bir çeşit olmadığını, yerel popülasyonlardan oluştuğunu ve her yıl açılımlarla genetik varyabilitesinin kısmen değiştiğinin bilindiğini, kurutmalık kırmızı biberde Türkiye’de coğrafi işaret çalışmasının ilk olarak ... Başkanlığı tarafından 2000 yılı içinde başlatıldığını, bu kapsamda ... tarafından 29.04.2001 yılında kırmızı biber menşe işareti olarak ... Başkanlığı üzerine tescillendiğini, coğrafi sınırlarının sadece Şanlıurfa olarak belirlendiğini, Kahramanmaraş ilinde ilk coğrafi işaretin “...” üzerine müvekkiline C 2001/024 numaralı başvurusu üzerine kırmızı biber menşe işareti olarak verildiğini, Gaziantep Ticaret Borsası’nın davaya konu ... numaralı “...” coğrafi işaret başvurusunun tescile bağlandığını, bu başvurunun ilanına “coğrafi alan sınırlarının çakışması” ve “başvuruya konu ürünün ayırt edici özelliğinin bulunmaması” sebepleriyle itiraz ettiklerini, itiraza konu coğrafi işaret başvurusunun coğrafi sınırının “Gaziantep ili İslahiye ve Nurdağı ilçelerinin kuzeyde Nurdağı ve Amanos Dağları ile güneyde İslahiye’den Suriye sınırına kadar olan alan” olarak belirtildiğini, ilk bakışta her ne kadar Gaziantep ili içerisinde belirli bir bölge ile sınırlandırıldığı izlenimi verilse de Gaziantep ilinin tamamının müvekkilinin adına tescilli “...” coğrafi işaret tescili kapsamında yer aldığını, bu ürünlerin ya kapsadıkları coğrafi alan farklılığı ya da diğer ürünlere nazaran ihtiva ettikleri ayırt edici özellikleri ispatlanarak tescil imkanının bulunduğunu, “...” olarak ifade edilen ürünün “Maraş Biberinden” farklılaşan, ona ayırt edicilik kazandıran bir özelliğinin bulunmadığını, dava konusu YİDK kararında “...” ile “...”nin değerlerinin aynı olmadığını ve bu nedenle “...”nin tescil edilebilir olduğuna ilişkin değerlendirmenin bilimselliğe ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olduğunu, buna rağmen davalının ... numaralı “...” ibareli coğrafi işaret başvurusuna itirazlarının, YİDK'nin 2021-M-11823 sayılı kararı ile reddedildiğini, dava konusu YİDK kararında itirazlarına ilişkin esaslı bir araştırma yapılmadığını, davalının karşı görüşünde dayandığı bir takım çalışmaların tarihlerinin 15-20 sene öncesine ait olduğunu ileri sürerek, 2021-M-11823 sayılı YİDK kararının iptaline, ... numaralı “...” ibareli coğrafi işaretin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, dava konusu ürünle ilgili yapılan araştırmalar ve incelemeler sonucunda internet ortamındaki bilgilerden İslahiye ilçesi ile başvuruya konu “biber” ürününün özdeşleşmiş olduğu kanaatine varıldığını, ilan/tescil metninde ürünün ayırt edici özelliklerinin ayrıntılı bir şekilde açıklandığını, başvuruya konu ürünün İslahiye ile özdeşleştiğine ilişkin kanıtların başvuru ve itiraz aşamasında Kuruma sunulduğunu, aynı coğrafi alan içerisinde birden fazla coğrafi işaret tescilinin mümkün olduğunu, ... tescilinin dava dilekçesinde bahsi geçen ... Kümelenme Projesi kapsamında yapılacak çalışmalara da engel teşkil etmeyeceğini, Maraş Biberinin 6 ili kapsayan çok geniş bir coğrafi sınır için tescil edilmesinin, bu tescilden sonra bu illerin belirli yerlerinde doğal olarak gelişebilecek coğrafi işaretlere engel teşkil etmesinin, belli bir yörede üretilen ve orası ile ünlenmiş ürünlerin üreticilerinin hakları dikkate alındığında mümkün olmayacağını, yapılan denetimler ve yazışmalardan Gaziantep’te \"...\" ifadesini kullanan üretici işletme olmadığının tespit edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı Gaziantep Ticaret Borsası vekili, dava konusu coğrafi işaret için doğal unsurun iklim ve toprak farklılıkları olduğunu, İslahiye ilçesinin Verimli Hilal’in sınırları içerisinde kaldığından coğrafi yapısının Kahramanmaraş’ın iklim ve diğer özelliklerinden farklılık gösterdiğini, ... tescil metninde biberin tuzlu topraklarda yetişmeyeceğinin belirtilmesine karşın, belirlenen coğrafi sınırın toprak özelliklerinde tuzlu, kayalık, tarıma elverişsiz araziler gibi araziler de dahil edilerek çelişkili bir sınırın ortaya çıktığını, ... ... ile benzer tohum özelliklerine sahip olsa da iklim, toprak ve coğrafi alan özelliklerine bağlı olarak özellikleri gelişmiş ve ... adlı tescilli üründen bariz olarak ayırt edici özelliklerinin olduğunu, bu durumun coğrafi işaret tanımına uygun bulunduğunu, Maraş Biberinin tescilinde yapılan değişiklikle kimyasal özellikler için aralığın çok geniş tutulduğunu ve birçok biberi kapsadığını, böyle geniş aralıkların bilimsel yaklaşıma da uygun olmadığını, bilimsel çalışmaların büyük çoğunluğunun 2010 yılı sonrasına ait olmakla beraber, sadece birkaç çalışmanın eski tarihli olduğunu, bilimsel bir çalışmanın eski tarihli olmasının o çalışmanın geçersiz olduğu anlamına gelmeyeceğini, dava dilekçesinde iddia edildiği gibi ... coğrafi sınırının daraltılmasının söz konusu olmadığını, İslahiye ilçesinin bilinen bir ürününün tescil edildiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir. <br>\t <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her iki coğrafi işaret belgesinde; hammadde renginin farklılığı (koyu kırmızı/bayrak kırmızısı), hasat sayısı (2 veya 3 hasat / 3 veya 4 hasat), kurutma sistemleri farklılığı (tüm hasatların doğal (güneş altında) kurutulması / ilk iki hasadın doğal ve sonraki hasatların kurutma makinelerinde yapılması), üretimde kullanılan alet ekipmanın yöresel adlarındaki farklılığı (kepertme makineleri/el ile kırma ve öğütücülerden geçirme) ve hammadde özelliklerinde yer alan sayısal (karbonhidrat, protein, yağ, nem miktarı ve enerji değeri) farklılıkları göz önünde bulunduğunda, her iki coğrafi işaret belgesinde belirtilmiş özelliklerin birbiriyle uyuşmadığı, İslahiye Biberinin ... coğrafi işaretinden farklı olduğu/ayırt edici nitelik taşıdığı, ayrıca ... coğrafi alanı olarak ... coğrafi alan sınırları içerisinde kalacak şekilde ... Coğrafi İşaret Belgesi’nin olduğu ve aynı zamanda da ... Coğrafi İşaret Belgesi’nin de Maraş Coğrafi İşaret Belgesi coğrafi alanı içerisinde yer aldığı, bu hususta coğrafi alan sınırları içerisinde kendine has özellikleri farklılık arz edecek şekilde Coğrafi İşaret Belgelerinin düzenlenmesine engel oluşturmadığı, İslâhiye Biberi Coğrafi İşaret Belgesinde fiziksel ve kimyasal özellikleri tanımlanmış ve özellikleri belirlenmiş ürünlerin (hammaddenin) belirlenmiş coğrafi alanın tamamında yer alan işletmelerde üretilmesini engelleyici bir durumun bulunmadığı, ülkemiz genelinde online satış yapan internet sayfalarında davaya konu olan “...”nin satışta olduğunun ifade edildiği, ... tescil belgesinde ve ... ilan metninde yer alan ayırt edici özellikler incelendiğinde verilerin birbirinin aynı olmadığı, başvuruya konu coğrafi işaretin SMK m.33 vd. hükümlerde düzenlenen şartları sağladığı, 991 tescil numaralı \"...\" menşe işaretinin, hak sahibine verdiği yetkilerin davacıya karşı ileri sürülemeyeceğinin tespiti ve davaya konu coğrafi işaretin davacıya karşı ileri sürülmesinin men'i isteminin, ...'nin ayırt edici özellikleri dikkate alınarak yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararın gerekçesinin salt kanun metninden oluşması nedeniyle hukuki gerekçeden yoksun olduğunu, tedbir talebinin reddinin telafisi güç zararlara neden olacağını, her kırmızı biber üreten il veya ilçenin kendi markaları ile yoluna devam etmesinin üreticiler, tüketiciler ve dış ticaret açısından bölünmüşlüğe ve kafa karıştırıcı bir duruma sebebiyet vereceğini, bu durumun farklı yörelerdeki onlarca biberin tesciline neden olacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, coğrafi işaret ile ilgili kurum kararlarının iptali, coğrafi işaretin davacıya karşı kullanımının men'i, coğrafi işaretin hükümsüzlüğü  istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve mahkemece görüşüne başvurulan ve aralarında gıda ve ziraat mühendislerinin de bulunduğu üç ayrı bilirkişi heyet incelemesi sonucunda, hammadde renginin farklılığı, hasat sayısı, kurutma sistemleri farklılığı, üretimde kullanılan alet ekipmanın yöresel adlarındaki farklılığı ve hammadde özelliklerinde yer alan sayısal farklılıklar göz önünde bulunduğunda, ... ile ... coğrafi işaret belgesinde belirtilmiş özelliklerin birbiriyle uyuşmadığının tespit edildiği, her ne kadar ... coğrafi alan sınırları içerisinde kalacak şekilde ... Coğrafi İşaret Belgesi’nin de olsa da aynı zamanda ... Coğrafi İşaret Belgesi’nin de Maraş Coğrafi İşaret Belgesi coğrafi alanı içerisinde yer aldığı, bu durumun coğrafi alan sınırları içerisinde kendine has özellikleri farklılık arz edecek şekilde coğrafi işaret belgelerinin düzenlenmesine engel oluşturmadığı, İslâhiye Biberi Coğrafi İşaret Belgesi'nde fiziksel ve kimyasal özellikleri tanımlanmış ve özellikleri belirlenmiş ürünlerin (hammaddenin) belirlenmiş coğrafi alanın tamamında yer alan işletmelerde üretilmesini engelleyici bir durumun bulunmadığı, başvuruya konu coğrafi işaretin SMK m.33 vd. hükümlerde düzenlenen şartları sağladığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br>  <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5d4461f39fa0ec33","SID":"61c87c49ca883c45"}}