{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>DENİZLİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 12/02/2026<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2025 <br>NUMARASI\t\t: ... Esas- ... Karar <br><br>DAVACI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVALI\t: ...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan<br>G.KARAR YAZIM TARİHİ\t: 13/02/2026<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde;  Müvekkili şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve 5346 Sayılı Yenilenebilir Enerji kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanuna ve bu kanunlarca çıkarılan ikincil mevzuata uygun bir biçimde ... İli ... İlçesinde:<br>- ... tesisat numaralı 915,2kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-1 Güneş Enerji Santrali,<br>- ... tesisat numaralı 793,65 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-2 Güneş Enerji Santrali,<br>- ... tesisat numaralı 556,27 kWp/400 kWe Kurulu Gücünde ...-3 Güneş Enerji Santrali,<br>- ... tesisat numaralı 743,6 kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-5 Güneş Enerji Santrali,<br>- ... tesisat numaralı 686,4 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-6 Güneş Enerji Santrali,<br>- ... tesisat numaralı 839,48 kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-1 Güneş Enerji Santrali,<br>- ... tesisat numaralı 715,52 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-2 Güneş Enerji Santrali,<br>kurulumunu yaptığını,  tüm güneş enerji santralleri için ayrı ayrı olmak üzere davalı ile müvekkil arasında 05.12.2019 tarihli Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, sözleşmeler davalının teklifi ve her iki tarafında ortak iradesiyle 29.06.2021 tarihinde revize edildiğini, 26.10.2023 tarihinde davalı şirket çalışanları tarafından müvekkil şirketin güneş enerji santrallerinin olduğu sahaya gelinerek müvekkilin dağıtım sistemi kullanım bedelini ödemediği gerekçesiyle bahsi geçen santrallerin sisteme enerji vermesinin engellendiğini, engelleme işlemi yapılmadan önce sahada bulunan müvekkil şirket çalışanları tarafından davalı şirket çalışanlarına müvekkilin yapmış olduğu ödemelere ilişkin dekontlar gösterildiğini ve müvekkilin ödeme yapmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığı belirtildiğini ancak davalı tarafça bu durum dikkate alınmadığını, söz konusu engelleme saatlerce devam ettikten sonra müvekkilin ödemeleri yaptığının anlaşılması üzerine aynı gün engellemeye son verilerek müvekkile ait güneş enerji santrallerinin ürettiği ihtiyaç fazlası elektriği sisteme vermesi sağlandığını, taraflar arasındaki anlaşmanın karşılıklı yükümlülüklerinde dağıtım şirketine karşı mali yükümlülüklerine yerine getirmemesi halinde; \" Kullanıcının, dağıtım şirketine karşı bu anlaşmadan kaynaklanan ödeme yükümlülüklerini son ödeme tarihine kadar yerine getirmemesi durumunda dağıtım şirketi tarafından kullanıcıya uyarı bildiriminde bulunulur. Kullanıcı, dağıtım şirketi tarafından yapılan uyarı bildirimine rağmen, ödeme yükümlülüğünü bildirimin yapıldığı tarihi izleyen 8(sekiz) gün içerisinde yerine getirmezse, kullanıcıdan bu anlaşma kapsamında alınan teminatı kullanıcının borçlarına mahsup edilir. Teminatın kullanıcının borçlarına mahsuben kullanılması durumunda: kullanıcı 30(otuz) gün içerisinde ek teminat vermek sureti ile teminatını önceki miktara tamamlar. Kullanıcının teminatını zamanında ve yeter miktarda tamamlamaması halinde dağıtım şirketi, en az 5(beş) gün önceden kullanıcıya bildirimde bulunmak suretiyle sisteme enerji vermesini engelleyebilir.\" şeklinde düzenleme yapıldığını belirterek davalı şirketin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı bir biçimde müvekkil şirketin mülkiyetinde bulunan güneş enerji santrallerinin sisteme enerji vermesini engellemesinden kaynaklı olarak; ... tesisat numaralı 915,2kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-1 Güneş Enerji Santrali için  10,00 USD,  ... tesisat numaralı 793,65 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-2 Güneş Enerji Santrali için  10,00 USD,  ... tesisat numaralı 556,27 kWp/400 kWe Kurulu Gücünde ...-3 Güneş Enerji Santrali için  10,00 USD,  ... tesisat numaralı 743,6 kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-5 Güneş Enerji Santrali için 10,00 USD,  .. tesisat numaralı 686,4 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-6 Güneş Enerji Santrali için 10,00 USD, ... tesisat numaralı 839,48 kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-1 Güneş Enerji Santrali için 10,00 USD,  ... tesisat numaralı 715,52 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-2 Güneş Enerji Santrali için 10,00 USD olmak üzere toplam 70,00 USD(Amerikan Doları) bedelin haksız işlem tarihinden itibaren işletilecek USD mevduata kamu bankalarınca fiilen uygulanan azami yıllık faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, öncelikle zamanaşımı, hak dürüşürücü süre, hukuki yarar, derderstlik, kesin hüküm, yargı yolu ve husumet yönünden itirazlarının bulunduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davacı yanın talep sonucunun açık olmadığını, 29/06/2021 tarihinde anlaşmalar revize edilerek davacının dağıtım sistemini kullanması için gerekli hüküm ve şartları ihtiva eden revize anlaşmalar imza edildiğini, müvekkil şirket ile davacı arasında akdedilen anlaşmalar gereği davacının asli edim yükümlülüğü dağıtım sistemini kullanması karşılığında dağıtım sistemi kullanım bedelini ödemekten ibaret olduğunu, somut olayda davacı tarafa ait ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tesisat numaralı aboneliklere ilişkin Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı dağıtım sistem kullanım bedelleri ödenmediğini, buna istinaden müvekkili şirketçe her bir tesisat için ayrı ayrı olacak şekilde davacı aleyhine 30.09.2023 tarihinde fatura tahakkuku gerçekleştirildiğini, davacı tarafa  21.10.2023 tarihinde SMS ile de bildirimde bulunulduğunu, ödeme dekontlarından da anlaşılacağı üzere bahsi geçen borca ilişkin kısmi ödeme 26.10.2023 tarihinde enerji arzının durdurulmasından sonra yapıldığını, akabinde aynı gün içerisinde söz konusu aboneliklerin veriş yönlü enerji dağıtımı yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;  \"Mahkememizce hükme esas alınan heyet bilirkişi raporunda belirtildiği gibi,  taraflar arasındaki faturalarda, önceki borçların ödenmesi hakkında uyarı bildiriminin yapıldığı, davaya konu olan faturaların son ödeme tarihi olan 20.10.2023 günü ödenmemesi üzerine, 21.10.2023 tarihinde davacının cep telefonuna borcun ödenmesi hakkında uyarı bildiriminin gönderildiği,  davacının cep telefonuna gönderilen mesaja rağmen borcu ödemediği ve bildirimden 5 gün sonra, 26.10.2023 günü saat 12.00'de davacının sisteme enerji arzının engellendiği, aynı gün borcun tamamının ödenmesi üzerine saat 15.45'te davacının sisteme tekrar bağlandığı, buna göre davalının davacının enerji arzını kesmeden önce gerekli bildirimleri yaptığı, davalının öncelikle davacının yatırdığı teminatı borca mahsup etmesi hususunda ise taraflar arasındaki teminat miktarının davacının ödemediği borcunun yaklaşık 1/2’sini karşılaması, tamamını karşılamaması nedeniyle teminatın borca mahsup edilemediği, dolayısıyla, davalının gerçekleştirdiği enerji arzının engellenmesi işleminin mevzuata uygun yapıldığı, davacının mevzuata uygun olan bu işlem nedeniyle davalıdan tazminat talep edemeyeceği\" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; söz konusu kararın usule, yasaya, ilgili yönetmeliklere ve en önemlisi taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu, her iki tarafın da iddia ve kabul ettiği üzere müvekkiline ait olan güneş enerji santrali üretim yapmaktayken davalı tarafça yapılan müdahale neticesinde, müdahaleye son verilinceye dek, üretimine ara vermek durumunda kaldığını, söz konusu müdahale nedeniyle müvekkiline ait güneş enerji santralinin üretiminin aksadığını ve bu nedenle ilgili saatler arasında gelir elde edemediğinin de dosya kapsamıyla sabit olduğunu, dairenizce somut uyuşmazlığın çözümünde izlenmesi gereken yol haritasının şu şekilde olduğunu : davalı tarafça yapılan müdahalenin hukuka, taraflar arasındaki ikili anlaşmalara ve ilgili mevzuata uygun olup olmadığnın  belirlenmesi gerektiğini, kesintinin yapıldığı saatler arasında ne kadarlık üretim kaybına sebebiyet verildiği ve üretilemeyen enerjinin parasal karşılığının ne kadar olacağı söz konusu hesaplamayı yapabilecek bir bilirkişi veya bilirkişi heyetince  belirlenmesi gerektiğini, davalı tarafça yapılan müdahalenin son çare olarak yapılmadığını, müdahale yapılmadan önce ilgili mevzuat ve taraflar arasındaki ikili anlaşmalarca izleneceği kararlaştırılan adımların izlenilmediğini, Elektrik Piyasası Bağlantı Ve Sistem Kullanım Yönetmeliği 27'nci maddesinin 1-e ve 2'nci fıkralarına aykırı bir biçimde kesinti yapılması yoluna gidildiğini, ayrıca müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasının Karşılıklı Yükümlülükler başlıklı 4'ncü maddesinin 8 numaralı kısmında belirtilen süreç izlenilmeden müvekkilin mülkiyetinde bulunan güneş enerji santralinin sisteme enerji verilmesinin engellendiğini, dosyaya konu edilen uyuşmazlığa ilişkin yürürlükte olan mevzuattan öte taraflar arasında akdedilen bir sözleşme bulunduğunu, her iki tarafın da tacir sıfatına haiz olduğunu,  dolayısıyla ilgili sözleşme taraflar için bağlayıcı olduğunu, söz konusu sözleşmenin somut uyuşmazlığa öncelikli olarak uygulanması gerektiğini, Mahkemeye sunulan sözleşme hükümlerine bakıldığında dava konusu uyuşmazlıkla ilgili izlenmesi gereken adımların çok net bir biçimde yazıldığını, buna göre işlemin sözleşmeye uygun olması için,  dağıtım şirketinin müvekkiline uyarı bildiriminde bulunmuş olması, müvekkiline bildirimden itibaren 8 gün süre tanınmış olması, bedelin öncelikle müvekkili tarafından davalı şirkete verilen teminattan karşılanması, ek teminat vermek için gereken 30 günlük sürenin müvekkile tanınması, ek teminat verilmemesi halinde gereken 5 günlük sürenin müvekkile tanınmasının gerektiğini, sözleşmenin ilgili maddesi incelendiğinde teminatın yetersiz olması halinde teminatın paraya çevrilmesi yoluna başvurulmadan ve teminatın tamamlanması için müvekkiline süre verilmeden enerji bağlantısının kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğini, davalı şirket tarafından müvekkiline usulüne uygun bir bildirimde bulunulmadığı gibi bildirimden sonra 8 günlük süre tanınmadığını, sözleşmedeki açık hükme rağmen teminat paraya çevrilmediğini ve teminatın paraya çevrilmesinden sonraki gerekli olan sürelerin müvekkiline tanınmadığını, bu nedenlerden ötürü yapılan işlemin taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğundan bahsedilebilmesinin mümkün olmadığını, nitekim konusu, sebebi ve davalısı aynı olan ...Asliye Ticaret Mahkemesi ...Esas sayılı dosyasına ilişkin hazırlanan heyet raporlarında davalı şirketin usulüne uygun işlem yapmadığını ve müvekkilin zararını tazmin etmesi gerektiğinin açıkça belirtildiğini, söz konusu dosya alanında uzman ve bir kısmı akademik ünvana da sahip olan toplamda altı farklı bilirkişi tarafından incelenmiş olup; bilirkişilerin tamamı yapılan işlemin usule, yasaya ve taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olduğunu belirttiklerini, bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. ve ...K. Sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesi ile, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanununun “Lisanssız yürütülebilecek faaliyetler” başlıklı 14/-d bendinde “d) Ürettiği enerjinin tamamını iletim veya dağıtım sistemine vermeden kullanan, üretimi ve tüketimi aynı ölçüm noktasında olan, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisi” denilerek belirtildiği üzere davacıya ait tesislerin faaliyeti lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf faaliyetler arasında sayıldığını, bu doğrultuda 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun çerçevesinde yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üretiminde uygulanacak usul ve esaslar düzenleme altına alındığını, davacı taraf ile müvekkili  şirket arasında 05.12.2019 tarihinde Davacıya ait,<br>- ... tesisat numaralı 915,2kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-1 GES, <br> ... tesisat numaralı 793,65 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-2 GES ,<br> ... tesisat numaralı 556,27 kWp/400 kWe Kurulu Gücünde ...-3 GES , <br> ... tesisat numaralı 743,6 kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-5 GES ,<br> ... tesisat numaralı 686,4 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-6 GES ,<br> ... tesisat numaralı 839,48 kWp/700 kWe Kurulu Gücünde ...-1 GES ,<br> ... tesisat numaralı 715,52 kWp/600 kWe Kurulu Gücünde ...-2 GES isimli üretim tesislerinin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun ile bu kanunlar uyarınca çıkarılmış Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği ve diğer ikincil mevzuat uyarınca dağıtım sistemini kullanması için Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması imzalandığını, akabinde tarafların ortak iradeleri ile 29.06.2021 tarihinde anlaşmalar revize edilerek davacının dağıtım sistemini kullanması için gerekli hüküm ve şartları ihtiva eden revize anlaşmaların imza edildiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen anlaşmalar gereği davacının asli edim yükümlülüğü dağıtım sistemini kullanması karşılığında dağıtım sistemi kullanım bedelini ödemekten ibaret olduğunu, söz konusu yükümlülük Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliğinin “Bedeller” başlıklı 36. Maddesinin 3. Fıkrasında da “(3) Bu Yönetmelik kapsamında üretim yapan gerçek ve tüzel kişiler; Kurul Kararı ile belirlenen sistem kullanım bedellerini ödemekle yükümlüdür.” denilerek düzenleme altına alındığını, davacı ile imzalanan anlaşmanın da bahsi geçen mevzuat hükümlerine dayanılarak yayımlanan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretim Yönetmeliği hükümleri dava konusu uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gereken özel bir düzenleme niteliğinde olduğunu, şebeke ayrılma işlemine ilişkin dağıtım şirketlerine herhangi bir bildirim yükümlülüğü atfetmediğini, davacı tarafça yükümlülükleri yerine getirilmeyerek dava konusu ihtilafın doğumuna sebebiyet verildiğini, somut olayda davacı tarafa ait ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... tesisat numaralı aboneliklere ilişkin Temmuz, Ağustos ve Eylül ayı dağıtım sistem kullanım bedelleri ödenmediğini, buna istinaden müvekkili şirketçe her bir tesisat için ayrı ayrı olacak şekilde davacı aleyhine 30.09.2023 tarihinde fatura tahakkuku gerçekleştirildiğini, davacı tarafça ödemekle yükümlü olduğu dağıtım sistem kullanım bedellerini ödemediği ve mevzuat hükümlerine aykırı davranıldığını, müvekkili şirket değinilen süreçte üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmekle son derece iyiniyetli davrandığını, dava konusu sisteme veriş yönlü enerji arzı durdurulma işlemi son çare olarak uygulandığını ve davacının veriş yönlü enerji arzı 25.10.2023 tarihinde durdurulduğunu, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı denetime elverişli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, raporda da belirtildiği üzere teminatın davacının borcunu karşılamadığını, müvekkili şirket tarafından davacıya yapılan tüm borç bildirimlerine rağmen müvekkili şirket alacaklarının ödemesinin gerçekleştirilmediğini, mevcut teminat tutarının borcu karşılamadığı ve 25 günlük üretimden kaynaklı ilave fatura tahakkuku gerçekleştirileceği hususu da göz önünde bulundurulduğunda davacının üretime devam etmesi durumunda müvekkili şirket zararının artacağının izahtan vareste olduğunu, bu nedenle davacının müvekkili şirket nezdindeki teminatı 31.10.2023 tarihinde tahakkuk edilecek olan faturalara mahsuben kullanılabilmek adına biriken ve teminat tutarını aşan borçlarına mahsup edilmediğini, bu nedenlerle.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2025 Tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı hukuka ve usule uygun kararı aleyhinde davacı tarafça yapılan istinaf başvurularının esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: <br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;<br>Dava; davacının sağladığı enerji arzının  taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı durdurulduğu iddiasına dayalı  kısmi alacak davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, tüm dosya kapsamından; karar gerekçe içeriği bir bütün olarak değerlendirildiğinde mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, davacı adına düzenlenen faturalarda önceki borçların ödenmesi konusunda gerekli uyarıların yapıldığı, son ödeme tarihinde borcun ödenmemesi üzerine davacı şirket cep telefonuna borcun ödenmesi için uyarı mesajının gönderildiği, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine 26.10.2023 günü saat 12.00'de davacının sisteme enerji arzının engellendiği, aynı gün borcun tamamının ödenmesi üzerine saat 15.45'te davacının sisteme tekrar bağlandığı, buna göre davalının davacının enerji arzını kesmeden önce gerekli bildirimleri yaptığı, davacı tarafça yatırılmış olan teminat tutarının borcun yaklaşık 1/2'sini karşılaması nedeniyle teminatın borca mahsup edilmemesinde bir yanlışlık bulunmadığı,   davalının gerçekleştirdiği enerji arzının engellenmesi işleminin mevzuata uygun yapıldığı kanısına varılmakla, davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/06/2025 tarih, ...Esas ...Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Alınması gerekli 732,00 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.12/02/2026\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>Üye<br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a72808f16cad8559","SID":"a46f6da4d8c6d362"}}