{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/1164 <br>KARAR NO\t: 2026/91<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/04/2022<br>NUMARASI\t 2020/545 Esas -  2022/287 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali ( Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/01/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, keşidecisi ... ...Ltd Şti olan İstanbul Esenyurt Şubesi ... Bankası'na ait ... numaralı 30/09/2017 tarihli 25.000TL bedelli çekin davacıya ciro edilip teslim alındığını, çekin lehtarı olan davacının uhdesinde iken kaybolduğunu, daha sonra çalıntı çek sebebiyle davacı ve davalı aleyhine başlatılan takipleri önlemek ve iptal etmek adına çek iptal davası açıldığını, çek iptali davasının açılmamış sayılmasına karar verildiğini, daha sonra sahte imza ile yapılan ciro sebebiyle başlatılan takibin iptali davası açıldığını, davanın kabulüne karar verilerek kararın kesinleştiğini, davacının borçlu olunmadığı ve çekin istirdadına dava açıldığını ve davada borçlu olunmadığına dair karar verildiğini, davalı tarafın keşidecisi ... ... İnş Tur olan 30/09/2017 tarihli 25.000TL bedelli çeki davacıya ciro etmesine ve borçlu olmasına rağmen 30/09/2017 tarihinden beri ödemediğini, davalı tarafa çekin ödenmesi hususunda ihtarname çekilmesine rağmen ödeme yapılmadığını,  bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 13.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının itirazı üzerin takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla öncelikle ihtiyati haciz kararı verilmesini, davanın kabulü ile borçlunun takibe, faize, faiz oranına, borca ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı firmanın çalışanın davalı tarafından düzenlenen çek çaldırdığını, bu hususta davacı tarafından gerekli şikayetlerin yapıldığını, ayrıca yine davacı tarafından İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/521 sayılı dosyasından bahsi geçen çekin karşılığının  3.şahısları da kapsar vaziyette ödenmemesi hususunda men yasağı konulduğunu, çekin arkasına \"karşılıksızdır\" şerhinin kesinlikle vurulmadığını, ödeme yasağı olmamasına rağmen davalının ve davacı aleyhine çeki elinde bulunduran hamil ... tarafından İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından ihtiyati hacizli takip başlatıldığını ve davalının adresine hacze edildiğini, davalının yapılan hacizle birlikte ticari itibarının zedelendiğini, davacı tarafından talep edilen çek bedelinde hamilin kim olduğunun henüz kesinleşmediğini, bu hususta yargılamanın devam ettiğini, davacıya defaatle borcu kabul ettiklerini ancak hamilin kim olduğunun henüz kesinleşmediğinden ödeme yapmadıklarını, kesinleşmesi halinde gerçek hamile zaten ödeme yapılacağını bildirdiklerini, ancak davacının kendi kusuru neticesinde gerçekleşen ve davacı firmaya haciz uygulanmasına kadar gelen çekin çalınma olayını kendi lehine çevirme çabasında olduğunu, davalı tarafından davacıya ödenmesi istenen çek bedelinin İstanbul BAM 2020/1720 sayılı dosyasında davalı aleyhine bir karar çıkması halinde icra alacaklısına tekrar ödemek zorunda kalacaklarını,  dava konusu çekin gerçek hamilinin tespitinden sonra ancak davacının alacağının muaccel olacağını beyanla, davacının davasının reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI\t:<br>İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ,...Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının savunması, icra takip dosyası,  ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;  keşidecisi davalı ... ...Ltd Şti olan İstanbul Esenyurt Şubesi ... Bankası'na ait ... numaralı 30/09/2017 tarihli 25.000TL bedelli çekin davalı uhdesinde iken çalınması nedeniyle davacı tarafça İstanbul 13. ATM 2017/521 Esas sayılı takip dosyası ile kıymetli evrakın ziyaı nedeniyle iptaline karar verilmesi talebiyle dava açıldığı davanın HMK 15. Maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, yine davacı tarafından aynı çeke ile ile aleyhine başlatılmış olan İstanbul 5. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilgili olarak menfi tespit ve istirdat davası açıldığı, İstanbul 14. ATM 2017/938 Esas, 2019/1004 K sayılı kararı ile davanın kabulüne kara verildiği ve davacı tarafça çek bedelinin tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın iptaline ilişkin davanın İİK 67/1. Maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. TTK 646 .maddesine göre kıymetli evrakın borçlusu, ancak senedin teslimi karşılığında ödeme ile yükümlüdür. Hile veya ağır kusuru bulunmadıkça borçlu, vade geldiğinde, senedin niteliğine göre alacaklı olduğu anlaşılan kişiye ödemede bulunmakla borcundan kurtulur. Buna göre davacının ödeme yapması gereken hamilin belirli olması için  İstanbul 14. ATM 2017/938 Esas, 2019/1004 K. Sayılı kararın kesinleşmesi beklenilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 2020/1720 Esas, 2022/158K sayılı kararı ile davacının İstanbul 14. ATM 2017/938 Esas, 2019/1004 K. Sayılı kararı kaldırılarak istirdat davasının reddine dair kesin olarak yeniden karar verilmiştir. Buna göre TTK 646. Maddesine göre dava dışı...'dan alacağı devralan dava dışı... nın senet bedelini davalıdan talep edebileceğinden davalının takibe itirazında haklı olduğu kanaatine varılarak davanın ve (davacının takipte kötü niyetli olduğu sabit olmadığından) kötü niyet tazminatı talebinin reddine,\" karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. \t<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği; '' dava dışı...'dan alacağı devralan dava dışı ...'nın senet bedelini davalıdan talep edebileceğinden'' hususunun davacı şirketi ilgilendiren bir durum olmadığını, yerel mahkemenin dava konusunu salt senet alacağı  olarak değerlendirdiğini ve kararın bu yönden hatalı olduğunu, tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadan eksik araştırmayla karar verildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>GEREKÇE :<br>Dava; açık hesap alacağının tahsili istemi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın reddine  karar verilmiş davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde davacıya cari hesap alacağına karşılık olarak verilen ileri tarihli çek nedeniyle borcun sona erip ermediği noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında, İstanbul 13. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile \"30/09/2017 tarihli 25.000 TL tutarında asıl alacak\" borcun sebebi gösterilerek 25.000,00 TL  asıl alacak,  9.183,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.183,90 TL  alacağın  tahsili istemiyle ilamsız  takip başlatıldığı, takibe borçluya keşide edilen ihtarname örneğinin  eklendiği, borçlunun  itirazı üzerine takibin  durduğu ve süresinde  itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmektedir.Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu davalının açık hesap borcuna karşılık davacıya 25.000 TL bedelli ... Esenyurt şubesine ait 30/09/2017 keşide tarihli ... numaralı, lehdarı davacı  ... ... Ltd. Şti. olan çeki keşide ederek teslim ettiği, çek üzerinde sırasıyla ... ... Ltd. Şti. ... . Ltd.Şti,  ... Ltd. Şti., .. ...  Ltd.Şti., ... ve ... cirolarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bahsi geçen çekin davacıya ileri tarihli düzenlenerek teslim edildiği, çekin davacı elinde iken çaldırıldığı, davacı tarafça zayi nedeniyle çek iptaline ilişin İstanbul 13. ATM'nin 2017/521 E dosyası ile dava açtığı, çek hakkında tedbir kararı verilerek ilgili bankaya bildirildiği, bilahare dava takip edilmeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 12 Hukuk dairesinin 2018/2567 E. 2018/1716 K sayılı ilamı ile istinaf isteminin kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bahsi geçen çeki elinde bulunduran dava dışı... tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak İstanbul 5. İcra dairesinin ... takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibine geçildiği, bunun üzerine çeki elinde iken kaybeden davacı lehtar ... Ltd.Şti. ve çekin keşidecisi ... Ltd. Şti tarafından çek hamiline karşı İstanbul 13. ATM'nin 2017/938 E dosyası ile çek nedeniyle borçlu almadıklarının tespiti ve çekin istirdadı için dava açtıkları ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine İstanbul BAM 44. HD. Tarafından davalının istinaf talebi kabul edilerek İDM kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, davacı ... yönünden ciro üzerindeki imza şirket yetkilisine ait olmadığından çek nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı ... Ltd.Şti. nin açtığı menfi tespit davasının reddine, davacıların  çek istirdadı  talebinin reddine kesin olarak karar verildiği görülmektedir. 6098 sayılı TBK'nın 133. Maddesine göre; yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi, ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz.Eldeki uyuşmazlıkta taraflar arasında cari hesap (açık hesap)  ilişkisinin bulunduğu, dosyaya sunulan tarihsiz tahsilat makbuzu ile davalıdan 25.000,00   TL bedelli ... Esenyurt şubesine ait 30/09/2017 keşide tarihli ... numaralı 1 adet çekin alındığı sabittir.Uyuşmazlığın konusu malların teslimi veya bedel uyuşmazlığı olmayıp davacıya teslim edildiği ancak davacı tarafça elden rıza hilafına çaktığı iddia edilip az yukarıda özetlenen yargı süreci sonucu dava dışı 3. Kişinin elinde kalan, keşideci davalının 3. Kişiye ödemek durumunda olduğu  ve temel ilişkiye dayalı yapılan takibe rağmen davalıya iadesi sağlanmayan çek bulunmasının davanın kabulüne engel teşkil edip etmediği hususudur.  Davalı taraf bahsi geçen çekin davacıya teslim  edilmesi dışında temel borç ilişkisine dayanan borcun ödendiğini savunmamıştır. Davacıya verilen çek ile borcun sona erip ermediği yönünden yapılan değerlendirmede; çek teslimine dair düzenlenen tahsilat makbuzunda borcun yenilendiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı görülmekle borcun yenilendiğinden bahsedilemez.  Kaldı ki çek bir kıymetli evrak olup, ifa uğruna verilmektedir. Ancak çekin karşılığının ödenmiş olması halinde borç ifa edilmiş sayılır. (Yargıtay 11. H.D.'nin  28/02/2018 Tarih,  2016/10878 Esas ve 2018/1532 Karar sayılı İlamı). Kambiyo senedi verilmekle  taraflar arasında temel ilişkiye dayanan alacak ilişkisi yanında ayrıca kambiyo hukukuna dayanan bir ilişki daha kurulmuş bulunmaktadır. Bu durumda davacı tarafın  temel ilişkiye dayanarak  eldeki icra takibini başlatmasına engel bir hal yoktur. Davacıya ayrıca aynı borca ilişkin çek verilmiş olmasının eldeki takibe engel oluşturmadığı anlaşılmaktadır.Taraflarca aralarındaki hukuki ilişkiden doğan borcun kambiyo senedi ile ödenmesi kararlaştırıldığında, kambiyo senedinin düzenlenmesi kural olarak borcun yenilendiği anlamına gelmez ve hem asıl borç ilişkisinden doğan borç hem de ona binaen kambiyo senedinden doğan kambiyo borcu mevcudiyetini korur (818 sayılı Borçlar Kanunu, m.114/II; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 133/II). Talep haklarının yarıştığı kabul edilen bu durumda asıl borç ilişkisine dayanarak talepte bulunan alacaklı, kambiyo senedini borçluya geri vermekle yükümlüdür (Poroy, R./Tekinalp,Ü: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 13. Baskı, İstanbul 1998, s.128). Başka bir anlatımla; asıl borç ilişkisine dayanılan hâllerde bu kişinin asıl borç ilişkisi nedeniyle kendisine verilmiş olan kambiyo senedini iade edebilmeli veya senedin iptalini sağlamış olmalıdır (Can, M.: Kıymetli Evrak Hukuk Ders Kitabı, Ankara 2011, s.57). (HGK 2017/13-662 Esas 2019/449 k.) Bu  durumda  alacaklıda  iki  türlü  talep  hakkı  vardır. Fakat  alt  ilişkiden doğan  talep  hakkı, kambiyo hakkı  kullanılıncaya  kadar  donmuş ve  böylece  vadesi  kambiyo  alacağının  vadesine kadar  uzatılmış durumdadır. Kambiyo senedi  dolayısıyla, başvurma  mümkün  olunca  adi  alacağı  da  talep  hakkı  doğar. Alacaklı  bu haklardan birini  veya  ötekini  kullanmak  zorunluluğunda  değildir.  Seçim yapmakta  serbesttir. Fakat  adi  alacağı  talep  ederse kambiyo  senedini borçluya  geri  vermekle yükümlüdür. Kısaca  alacaklının  bu  durumda  iki  ayrı  talep  hakkı  mevcut  olduğu halde, bu haklar  birbirinden bağımsızdır, teminatları (varsa) birbirlerinden ayrıdır ve ayrı  faize  ve  zamanaşımına  tabidirler.Poyraz/Tekinalp, Kıymetli Evrak Hukuku  Esasları, 1999, s.146. Vd) (y 9 hd. 2010/38042 e. 2010/36483 k)Somut olayda çek davacıya ifa uğruna verilmiştir. Çekin karşılığının ödenmiş olması halinde borç ifa edilmiş sayılır. Ne var ki uyuşmazlık konusu olan çekin davacı tarafından rıza hilafına da olsa elden çıkarıldığı, davalı keşideciye fiziken iade edilme imkanının bulunmadığı, çek üzerinde dava dışı 3 kişilerin hak sahibi olduğu, çekin iptaline ilişkin açılan davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davalın ödemek durumunda kalacağı çekin davalıya iadesi karşılığında itirazın iptaline hükmedilmesi gerekecektir. (Emsal Yargıtay 11  Hukuk Dairesi'nin  28/02/2018 tarih ve  2016/10878 E., 2018/1532 K sayılı ilamı) Oysa davalı tarafından davacıya ifa uğruna verilen çek davacı tarafça davalıya iadesi sağlanmamıştır. Davacının basiretli bir tacir gibi davranmamasının sonucuna katlanması gerektiği anlaşılmakla davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın, alınması gerekli olan 732,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 27/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"441ddd54f586a942","SID":"d45c832fe3091750"}}