{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. .... BAM   .... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ..../.... - .../...<br>\tT.C.<br>                    .... \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           ..... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: ..../...<br>KARAR NO\t: .../...<br><br>BAŞKAN\t\t: ....<br>ÜYE\t\t: ...<br>ÜYE\t\t: ...<br>KATİP\t\t: ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t:.../...<br>KARAR NO\t: .../...<br>KARAR TARİHİ\t: .../...<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: .... (....), ... (Davalılar ....)<br><br>DAVACI\t: ........<br>VEKİLİ\t: Av. ....<br>DAVALILAR\t: 1-...<br>\t\t2-...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALI\t: 3 -...<br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: 4 -..<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: ...<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: ....<br><br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dilekçesinde, müvekkilinin yan koltukta yolcu olduğu .... adlı kişinin ....... plakalı aracı ile ....... adlı şirket adına kayıtlı .......... sevk ve idaresinde bulunan ....... plakalı araç 10.08.2016 tarihinde kaza yaptığı, kaza sonucu müvekkilinin ağır yaralandığı, kazada ..... plakalı araç sürücüsünün asli ve ağır kusurlu bulunduğunu, tahkikat sonucunda müvekkilinin sakatlık tazminatının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere şimdilik 10.000 TL maluliyet tazminatının, 100,00 TL geçici  iş göremezlik tazminatının, 100,00 TL bakıcı giderinin haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 10/08/2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan kusur oranlarına göre müştereken ve müteselsilen tahsiline, SGK tarafından karşılanmayan doğmuş veya doğacak tedavi için gerekli masrafları için 4.000 TL tazminatın davalılardan kusur oranlarına göre avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 01/09/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maluliyet tazminatı talebini 189.892,92.-TL, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 40.259,34.-TL ve bakıcı gideri tazminatı talebini de 5.023,35.- TL olarak ıslah etmiştir.<br>Davalı ........ vekili cevap dilekçesinde, müvekkili .......'in davalı ........... nin çalışanı olup, şirkette herhangi bir hissesi  olmadığını ve şirket ortağı olmadığını, şirketin asıl sahibinin ..........olduğunu, kazaya karışan tankerin şirket üzerine kayıtlı olup, maddi tazminat taleplerinden davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde, davacı vekili tarafından, 10.08.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda oluştuğu iddia edilen maddi zararın tahsili amacı ile müvekkil şirket aleyhine 27.11.2017 tarihinde dava açıldığını, davaya konu poliçe tanzim edilmeden önce, 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanun ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesi değiştirilmiş, trafik kazasından doğan tazminat talepleri için dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta şirketine yazılı olarak başvuru bir dava şartı haline getirildiğini, dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK'nun 97. maddesi kapsamında geçerli bir başvuru sayılmayacağını, dolayısıyla davacı yanca başvuru şartının yerine getirilmediğini, davacı vekilinin avans faizi talebinin haksız olduğunu, haksız fiilden doğan ilişkilerin Ticaret Kanunu'nda da düzenlenmedikleri için bu nedenle ticari iş niteliği kazanamayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ........vekili cevap dilekçesinde, dava şartının yerine getirilmemesi sebebi ile davanın usul yönünden reddi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete eksik başvuru evrakı ile başvurulduğunu, ........ plakalı aracın ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limitinin kişi başı 310.000TL olduğunu, trafik sigortacısı şirket; üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan, sigorta poliçesinde belirtilen azami limitlerle ve işletenin veya işletenin eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında maddi tazminat ile sorumlu tutulabileceğini, davacının trafik kazası sebebi ile meydana gelmiş bir maluliyetinin olup olmadığının, ve varsa oranının belirlenmesi gerektiğini, başvuru sahibinin bakıma ihtiyaç duyduğunun kesin şekilde tespitine ek olarak bakım ihtiyacının karşılanması için bir yardımcı kişinin filli olarak çalışıp çalışmadığı tespit edilmesi gerektiğini, davaya konu uyuşmazlık tamamen “haksız fiil”den kaynaklandığını, haksız filden kaynaklanan taleplerde de uygulanacak ancak  kanuni faiz olacağını, bu nedenle talep edilen avans falz talebi haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, avans faize ilişkin talebin reddi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece, davacının ıslah talepli davasının kabulü ile, 230.152,26 TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminatın (davalı ...... ve .........'nin 198.988,20 TL kısmından ve poliçe limitleri ile sorumlu olmak üzere) davalılar .......... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı .. ......yönünden 30/11/2017 tarihi yönünden işleyecek avans faizi ile birlikte,  davalı ........... yönünden 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5.023,35 TL bakıcı gider alacağının davalılar .............. ve ......... yönünden kaza tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4.000,00 TL yol-beslenme gider alacağının  davalılar ............ ve .............. yönünden kaza tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı ................ yönünden 30/11/2017 tarihi yönünden işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı .......yönünden 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitleri ile sorumlu tutulmasına) karar verilmiştir. <br>Davalı ....... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, hükümde poliçe limitinin açıkça belirtilmediğinden karışıklığa yol açacak bir hüküm olduğu, tüm ferilerin poliçe limitine oranlanarak açıkça kararda yazılması gerektiği, maddi tazminata ilişkin müvekkili şirket yönünden sigortalının kusuru oranında sorumluluğa karar verilmesi gerektiği, müvekkili şirketin sigortalısı araç sürücüsüne izafe edilen %75 kusuru oranında sorumlu olduğu ancak hükümde tazminatın tamamına hükmedildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların fahiş olduğu, sigortanın zenginleşme aracı olmadığı sadece gerçek zararı tazmin etmesi gerektiği, dosyada alınan maluliyet raporunda hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak afaki bir maluliyet oranının belirlendiği, eksik inceleme ile objektif hukuk kurallarına aykırı bir şekilde rapor hazırlandığı, birden fazla maluliyet raporu olduğu ve her raporda farklı maluliyet oranı belirlendiği, mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği, tazminat hesabının hatalı olduğu, müvekkili sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktarın masraf ve vekalet ücreti bakımından hesaplanmayarak tüm vekalet ücreti, yargılama gideri ve harçlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu, geçici iş göremezlik zararı, yol ve beslenme gider alacağı bakımından müvekkili şirketin sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir.<br>Davalılar .... ve .......... vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, müvekkili .......'in, ...........'nin çalışanı olduğu, ortaklığı bulunmadığı, kazaya karışan .........'a ait ..........  plakalı aracın ..............ZMMS poliçesi ile sigortalandığı, poliçeye göre davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutarın 310.000,00 TL olduğu, mahkemece sigorta şirketinin sorumlu olduğu tutar hesaplanırken hatalı hesaplanma yapıldığı, bilirkişi raporlarında yapılan hesaplamaların fahiş olduğu, davacı tarafın zenginleşmesine sebebiyet verdiği, davacının araç içinde emniyet kemeri takma kuralını ihlal etmesi sebebi ile kazanın sonucunda ortaya çıkan maddi zarar açısından kusuru bulunduğu, bilirkişi raporlarında kusur hesaplanmasında bu hususun dikkate alınmadığı, davacının bulunduğu araç sürücüsünün kusur oranının belirlenenden daha yüksek olduğu, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini, talep etmiştir. <br>DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE:<br>Dava, haksız fiil sebebiyle  maddi tazminat talebine yöneliktir. <br>Davacının, dava dışı Vahit Zenyul adına kayıtlı ve yine Vahit Zenyul sevk ve idaresindeki, davalı .......tarafından ZMMS ile sigortalanan  .........plaka sayılı araçta yolcu olarak seyahat halindeyken, davalı ..... sevk ve idaresindeki diğer davalı ....... adına kayıtlı ve davalı ....... tarafından ZMMS ile sigortalanan ....... plakalı araç ile .............. plakalı aracın karıştığı kazada yaralandığı ihtilaf konusu değildir. 2918 sayılı KTK 85 maddesinde, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, yine KTK 88 maddesinde,  bir motorlu aracın katıldığı bir kazada,  üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulup, birden fazla kişinin sorumlu olduğu durumlarda, bunlar arasındaki ilişki bakımından zarar, olayın bütün şartları değerlendirilerek paylaştırılacağı, özel durumlar ve özellikle araçların işletme tehlikeleri, zararın iç ilişkide başka türlü paylaştırılmasını haklı göstermedikçe, işletenler ve araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahipleri kusurları oranında zarara katlanacağı düzenlenmiştir.  <br>2918 sayılı KTK 91 maddesi gereği, aynı yasanın  85/1 maddesi kapsamındaki  sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirilmiştir. İşletenin sorumluluğu tehlike sorumluluğu olmakla birlikte, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91 maddede düzenlenen sorumluluğu ise sözleşmeye dayalı sorumluluktur.<br>Ancak dava dilekçesinde, hükmedilecek tazminatın davalılardan kusur oranlarına göre  müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmekle, 6100 sayılı HMK 26 maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olacak şekilde hükmedilen tazminatın müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Davalı ......., davalı ........ ve davalı .............vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi ayrı ayrı yerindedir. <br>... ... Asliye Ceza Mahkemesi .../... E-.../....  K sayılı dosyasında davalı(sanık) ...... hakkında taksirle yaralama suçundan 5237 sayılı TCK 89/1 ve 62 maddesi gereği ceza tayin edildiği, hükmün kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği, hükme esas alınan trafik bilirkişi raporunda kazanın  meydana gelmesinde dava dışı sürücü ....'in tali, sanık sürücü ....'ın asli kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. <br>6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz.<br>ATK Trafik İhtisas Dairesi 28/01/2019 tarihli raporunda, kazanın meydana gelmesinde  dava dışı sürücü ....'in %25, davalı sürücü .....'ın %75 oranında kusurlu  olduğunun bildirildiği, ceza yargılamasında alınan raporla ve 10/08/2016  tarihli kaza tespit tutanağı ile örtüştüğü anlaşılmakla kusur raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  Davalı ........ davalı ........ ve davalı .... vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir. <br>Davacının maddi tazminat talebi; geçici iş görmezlik, maluliyet, bakıcı gideri ve tedavi masraflarından oluşmaktadır. <br>Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4  HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).<br>Somut uyuşmazlıkta, davacının yaralanmasına neden olan kaza 10/08/2016 tarihinde meydana gelmekle,  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında rapor alınacağı açık olup,  ... ... İhtisas Kurulu'nca düzenlenen 11/11/2019 tarihli ve Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında düzenlenen rapora itibar edilmesinde isabetsizlik yoktur. Davalı .........vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. <br>6111 sayılı Kanun'la değişik 2918 sayılı KTK 98 maddesine göre; \"Trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmî ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanır.\" hükmü getirilmiştir. 6111 sayılı Kanun gereği Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ve sonra meydana gelen tüm trafik kazaları nedeniyle sunulan belgeli sağlık hizmet bedelleri SGK tarafından karşılanacaktır. Bu nedenle davacının dava konusu tedavi giderlerinden belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK (belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve zorunlu mali sorumluluk sigortacısı) sorumludur. <br>Öte yandan, Danıştay 15. Dairesi'nin 14/11/2013 tarihinde yürütmenin durdurulması kararı ve 16/03/2016 tarih, 2013/7713 E- 2016/1779 K sayılı kararı ile trafik kazaları nedeniyle ilgililere sunulan sağlık hizmet bedellerinin tahsiline ilişkin usul ve esaslara ilişkin Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. bendinde yer alan “...Sağlık Uygulama Tebliğinde (SUT) yer alan hükümler doğrultusunda” ibaresinin iptaline karar verilmiş, iptal edilen ibare yerine 31/12/2016 tarih ve 3. Mükerrer 29935 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan yönetmelik değişikliğiyle “...genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde...” ibaresine yer verilmiştir (Yargıtay  4 HD. 21/12/2020 tarih ve 2020/3382 E - 2020/4482 K sayılı ilam).<br>Somut olayda, 02/06/2021 tarihli uzman doktor bilirkişi tarafından düzenlenen  raporda tedavi giderlerinin SGK 'nın sorumluluğunda olduğu belirtilmiş olup, davacının 64 kez hastaneye gittiği, 6098 sayılı TBK 50 maddesi gereği 4.000,00 TL ulaşım giderinin makul olduğu ve tamamının belgelendirilmesinin beklenemeyeceği yolundaki mahkeme tespitinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı .............vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir. <br>6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD. 2021/6032 E- 2021/8065 K sayılı ilam). <br>Somut olayda, davacının, ....... plaka sayılı araçta yolcu olarak seyahat halindeyken kazanın meydana geldiği, kaza tespit tutanağının incelenmesinde davacının kaza anında emniyet kemerinin takılı olup olmadığı yolunda belirleme yapılmadığı, ispat külfetinin olağanın aksini iddia eden davalıda olup, bu husus ispat edilmemekle müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı .........., davalı ....... ve davalı ........... vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir. <br>Geçici iş görmezlik tazminatı, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) kişilerin  talep edebileceği  (efor tazminatı) tazminat türüdür. Geçici iş göremezlik zararı; kazanç getiren bir işte çalışması yahut çalışma imkanı bulunmakla beraber, yaralanması nedeniyle iyileşme süresi içerisinde çalışamaması nedeniyle uğranılan zararlara karşı talep edilebilecektir. 6098 Sayılı TBK 54 maddesinde çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan kayıplar ile kazanç kaybı, bedensel zararlar kapsamında sayılmış olup, geçici iş görmezlik zararları da bu kapsamdadır. Sürücü ve işletenin, zarar görenin geçici iş görmezlik zararlarından sorumlu olması nedeniyle, aracın sigortalı olması halinde 2918 Sayılı KTK 90 maddesi gereğince, sigortacının  sorumluluğu  TBK hükümlerine göre belirleneceğinden ve geçici iş göremezlik zararları da 2918 Sayılı KTK 92 maddesinde sigorta teminatı dışında tutulmadığından, geçici iş göremezlik tazminatından sigorta şirketi sorumlu tutulabilecektir. 2918 Sayılı KTK  98 maddesi gereğince geçici iş görmezlik zararlarının tedavi giderleri kapsamında olduğundan bahisle, SGK'nın sorumluluğunda olduğu ileri sürülmüş ise de, genel şartlara atıf yapan kanuni düzenleme Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği gibi, geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri olmayıp, 2918 Sayılı KTK  98 maddesinde  geçici iş göremezlik zararlarının SGK'nın sorumluluğunda olduğuna ilişkin düzenleme de yer almamaktadır. 6111 sayılı Yasa ile getirilen düzenlemede; trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin karşılanacağı belirtilmiş olup, geçici iş göremezlik ödemeleri yasa kapsamı içerisinde bulunmamaktadır (Yargıtay 17 HD 2020/11295 E- 2021/780 K sayılı ilam). Davalı ...........vekilinin, geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıkları yolundaki istinaf sebebi yerinde değildir.<br> Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir\" bölümündeki \"bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda\" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat  hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu,  progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, aktüerya bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle hesaplanması gerekecektir  (Yargıtay 17 HD 2019/3292 E- 2021/1848 K sayılı ilam). Mahkemece hükme esas alınan 02/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda bu ilkeler gözetilerek hesaplama yapılmış olup, davalı ........, davalı ........... ve davalı ......... vekillerinin bu yöndeki istinaf sebebi ayrı ayrı yerinde değildir. <br>2918 sayılı KTK 98 ve 99 maddeleri ile ZMSS Genel Şartlarının B 2 maddesi uyarınca, sigortacı yargılama giderleri ile avukatlık ücretini ödemekle yükümlü olup hükmolunan tazminat miktarı sigorta bedelini (limitini) geçerse sigortacının bu masraflardan sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde sorumlu olacağı hüküm altına alınmıştır. O halde, davalı sigorta şirketinin yargılama gideri ve avukatlık ücretinden, sigorta bedelinin (limitinin) hükmolunan  tazminata  oranı  dahilinde  sorumlu  tutulması gerekecek olup  (Yargıtay 17 HD 2021/2784 E-2021/3232 K sayılı ilam) davalı ...........vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. <br><br>6100 sayılı HMK 355.maddesi gereğince istinafa başvuranın sıfatı, istinaf konusu yapılan nedenler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece gerekçe yönünden verilen karar  usul ve yasaya aykırı olup davalılar........, ........... ve ........ vekillerinin istinaf başvurularının bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK’nun 353/1-b-2 maddesi gereğince mahkeme kararının düzeltilerek ve kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1- .... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... tarih ve ....../....... - ..../.... sayılı kararı hakkındaki davalılar ..........., ....... ve ......... vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜNE,    <br>2- HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince KARARIN DÜZELTİLEREK ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,<br>Davacının davasının KABULÜ ile, <br>a)\t1) Toplam 230.152,26.-TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatından;<br>\t\tA) 180.405,21.-TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminatın (davalı .........'nin 149.241,15.-TL'sinden ve poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) davalılar .........ve ............. yönünden kaza tarihi olan 10/08/2016 tarihinden, davalı ........ yönünden 30/11/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine,<br>\t\tB) 49.747,05.-TL sürekli ve geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere maddi tazminatın (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ..........'den alınarak davacıya verilmesine,<br>\t2) 5.023,35.-TL bakıcı gider alacağının davalılar .......... ve .......... yönünden kaza tarihi olan 10/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>\t3) Toplam 4.000,00.-TL yol-beslenme gider alacağı tazminatından;<br>\t\tA) 3.000,00.-TL yol-beslenme gider alacağına ilişkin maddi tazminatın davalılar ........ ve ....... yönünden kaza tarihi olan 10/08/2016 tarihinden, davalı ......... yönünden (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) 30/11/2017 tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte, müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>\t\tB) 1.000,00.-TL yol-beslenme gider alacağına ilişkin maddi tazminatın (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) 24/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....'den alınarak davacıya verilmesine,<br>b) Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 16.338,09.-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 48,51.-TL ve ıslah harcı 768,41.-TL olmak üzere toplam 816,92.-TL'nin mahsubu ile bakiye 15.521,17.-TL nispi karar ve ilam harcının davalılardan (Davalı ......'nin 10.399,59.-TL, davalı ................'nin 3.466,53.-TL bakiye nispi karar ve ilam harcından sorumlu olmak üzere) davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>c) Davacı tarafından yapılan toplam 4.181,73.-TL yargılama gideri ile peşin alınan 31,40.-TL başvuru harcı, 48,51.-TL peşin harç ve 768,41.-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.030.05.-TL yargılama giderinin davalılardan (davalı ...........'nin 3.772,54.-TL'sinden, davalı ........'nin 1.257,51.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,<br>d) Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>e) Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 25.192,29.-TL vekalet ücretinin davalılardan (Davalı ..............'nin 18.412,91.-TL'sinden ve .....'nin 7.397,12.-TL'sinden sorumlu tutulmasına) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, <br>f) Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>3- İstinaf kanun yoluna başvuran davalılar ............., ....... ve ............'nin istinaf başvurusu nedeniyle yatırdıkları istinaf karar harcının istem halinde ilgilisine iadesine,<br>4- İstinaf başvuru aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin gideri yapan taraf üzerinde bırakılmasına,<br>5- Karar tebliğ, harç iade ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>6- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK' 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile 12/04/2023 tarihinde karar verildi. <br><br><br>....<br>Başkan<br>...<br>....<br><br>Üye<br>..<br>..<br>Üye<br>...<br>Katip<br>...<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25879f62c395c685","SID":"8485262bc6a1f659"}}