{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2024/510 Esas   2025/1895 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/510 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1895<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 31/05/2023<br>NUMARASI\t: 2022/631 Esas 2023/356  Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Kasko Poliçesinden Kaynaklanan Rücu)<br>DAVA TARİHİ\t: 15/09/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/12/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik verilen hükme karşı, davacı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı dava dilekçesinde özetle; sigortalı dava dışı ... Otomotiv Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketine ait ... plakalı aracın, davalının sorumluluğu altındaki otoyolda rögar giderinin tıkalı olması nedeniyle yağmur sularının yolun sol şeridine taşması sonucu kazaya karışarak hasara uğradığını, dava konusu kazanın meydana gelmesinde yolun bakım, onarım, gözetim ve işletiminden sorumlu davalı şirketin can ve mal güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemleri almayarak işbu kazanın oluşmasında asli kusurlu olduğunun Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürlüğünce düzenlenen kaza tespit tutanağı ile belirlendiğini, kaza nedeniyle sigortalısına 41.721,86-TL ödeme yaptığını, kazaya karışan ... plakalı aracın sigortacısı ... Sigorta A.Ş. Tarafından bu aracın kusuru oranında 10.430,47-TL'nin 28/02/2022 tarihinde tarafına ödendiğini, davalı tarafa rücu hakkı bulunası nedeniyle Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7878 Esas sırasında icra takibi başlattığını, ancak davalının takibe itirazı ile takibin durmasına karar verildiğini belirterek vaki itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Genel Müdürlüğü ile imzalanan uygulama sözleşmesi ve eklerine uygun olarak 2918 sayılı K.T.K.ile sair mevzuat tahtında eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, uygulama sözleşmesine uygun olarak her 4 (dört) saatte bir otoyolda devriye faaliyeti yürüttüğünü, devriye ekiplerinin, devriye turları sırasında tespit ettikleri ya da otoyol çağrı merkezine bildirilen kazalara ve sair olaylara müdahale ederek olay yerinin güvenliğini sağlayıp yol yüzeyinin temizliğini gerçekleştirdiğini, kazanın meydana geldiği bölgede 14/06/2021 tarih ve öncesinde şirket tarafından görevlendirilen rutin bakım personelleri tarafından otoyolda temizlik faaliyetlerinin gerçekleştiğini savunarak davanın reddi ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...’ün, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/b ve c) maddesini ihlali nedeniyle meydana gelen kazada; ... plaka sayılı aracın arka kısmında meydana gelen hasardan, ... plaka sayılı aracın ön kısmında meydana gelen hasardan %100 (yüzde yüz) oranında  sorumlu olacağı, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/b ve c) maddesini ihlali nedeniyle meydana gelen kazada ... plaka sayılı aracın arka kısmında meydana gelen hasardan, ... plaka sayılı aracın ön kısmında meydana gelen hasardan %100 (yüzde yüz) oranında sorumlu olacağı, ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...’in, meydana gelen kazada etkisi ve ihmalinin bulunmadığı, trafik görevlilerince tanzim edilen trafik kazası tespit tutanağında, havanın yağmurlu, zeminin ıslak olmasından ve orta ayırıcıda bulunan rögar giderinin tıkalı olmasından yağmur sularının yolun sol şeridine taşması ve birikinti yapmasından dolayı davalı ... A.Ş.’nin “Can ve mal güvenliği bakımından gerekli önlemleri almaması, rögarın temizlenmediğinden dolayı kusuru olduğu” kanaati belirtilmiş ise de; davalı tarafça sunulan dosya içerisindeki olay yeri fotoğrafları, rutin bakım sicil kartları ve otoyol bakım formları incelendiğinde, ilgili şirket tarafından otoyolun güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler ve önlemlerin ilgili mevzuat, teknik şartnameler ve standartlara uygun olarak alındığı, gerekli bakım ve yol temizliklerinin yapıldığı, ayrıca, kazanın gerçekleştiği otoyol kesiminde var olduğu iddia edilen yapısal kusurları tespit etmeye imkân verecek gerekli uzmanlık, mühendislik eğitimi, bilgi ve tecrübe gerektiğine ilişkin görüşleri de dikkate alındığında, belirtilen yol kusuruna ilişkin dosyada somut bir bilgi, belge, bir hata veya kusur tespit edilemediği (Su birikintisinin seviyesi gibi), dava dışı sürücü ...'in  (beyanına göre) aynı yönde ve önünde seyreden ve plakasını alamadığı (TIR’ın) yol üzerinde yoldaki su birikintisi nedeniyle kaymasından dolayı TIR’a çarpmamak için duruşa geçtiği yönündeki beyanı dikkate alındığında meydana gelen kazanın sürücülerin, “hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak, yola gereken dikkatlerini vermemeleri sonucu gerçekleşmesi sonucu, dikkatsiz ve tedbirsizlikleri sonucu” meydana geldiği, davalının işletmesinde olan otoyolda su birikintisi olması durumunda dahi araç sürücülerinin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaları ve yola gereken dikkatlerini vermeleri gerektiği bu koşullara göre davalıya kusur atfedilemeyeceği, bu tespit ve değerlendirmeler karşısında davalı ... A.Ş.nin meydana gelen kazada etkisi ve ihmalinin bulunmadığı, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin davalıya rücu hakkının bulunmadığı ve başlatılan takipte davacının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle; \" davanın ve davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine\" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi asıl ve ek raporunun yetersiz olduğunu, itirazlarının karşılanmadığını, olay günü zincirleme şeklinde gerçekleşen kazanın temel sebebinin davalının sorumluluğunda bulunan otoyoldaki rögar giderlerinin tıkalı olması nedeniyle taşan suyun yolun sol şeridinde birikinti yapması olduğunu, bilirkişi raporu düzenlenirken kaza tespit tutanağındaki tespitlerin dikkate alınması gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre otoyoldaki rögarların tıkalı olup yolun sol şeridinde trafik akışına uygun olmayacak şekilde su birikintisi bulunduğu, davalı tarafından sunulan rutin bakım sicil kartlarının doğrudan kaza yeri ve tarihini göstermediğini, kazadan önceye ait olduğunu, davalı tarafından sunulan belgelere göre rögar giderlerinin tıkanık olup suların taşma seviyesine geldiğinin açıkça görüldüğünü, buna rağmen bilirkişi raporunda davalıya kusur ya da ihmal atfedilmemesinin hatalı olduğunu, yetersiz bilirkişi raporuna dayalı karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Dava konusu Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2022/7878 sayılı icra takip dosyasında, davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 20.860,93 TL asıl, 912,67 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 21.773,00 TL alacağın tahsili talebi ile icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği ile 7 günlük itiraz süresi içerisinde davalı borçlunun, borca itiraz ettiği ve iş bu itirazın iptali davasının İİK'nun 67. maddesi uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı dosya içeriğiyle sabittir.  <br>Davacı yan, otoyol üzerinde bulunan davalıya ait rögarın tıkalı olması sonucu yolun sol şeridine taşan yağmur suları nedeniyle kasko sigortalı ... plakalı aracın, hemen önünde seyreden ... plakalı aracın fren yapması üzerine bu araca arkadan çarpması ve sigortalı aracın arkasından gelen ... plakalı aracın da sigortalı araca arkadan çarpması sonucu zincirleme kaza meydana gelerek sigortalı aracın hasara uğraması nedeniyle sigortalıya ödenen bedelden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek rücuen alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise üzerine sorumluluklarını yerine getirdiğini savunmuştur. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.\t<br>\tTaraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın( ...) trafikte seyir halinde bulunduğu sırada olay yerinde sol şeride taşkın bulunan yağmur suyu birikintisi üzerinden geçerken önde seyreden aracın ani fren yapmasıyla sigortalı aracın ön kısımlarıyla bu araca( ...) çarparak yine sigortalı aracın arkasından seyirle gelen aracın( ...) da duramayarak sigortalı araca arkadan çarpmasıyla sigortalı aracın ön ve arka kısımlarının hasara uğradığı, davacı tarafından hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, davacının hasar bedelinin rücuen tahsili için icra takibi başlattığı ve davalının icra takibine itiraz ettiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.<br>\tUyuşmazlık, meydana gelen trafik kazası sonucu sigortalı aracın hasara uğramasına sebep olan olayın, sol şeride taşkın yağmur sularından kaynaklı gerçekleşip gerçekleşmediği, taşkın suların ve tıkalı rögarın temizlenmemesi nedeniyle sigortalı araçta hasar oluşmasında davalı yanın kusurunun bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davalı yanın sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.<br> 25/03/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda sonuç olarak;\" bahse konu maddi hasarlı zincirleme trafik kazasının meydana gelmesinde; davacı ... Sigorta A.Ş. tarafından Genişletilmiş Filo Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanan ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...’ün, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/b ve c) maddesini ihlali nedeniyle meydana gelen kazada; ... plaka sayılı aracın arka kısmında meydana gelen hasardan, ... plaka sayılı aracın ön kısmında meydana gelen hasardan %100 oranında sorumlu olacağı, ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...’ın, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun (52/b ve c) maddesini ihlali nedeniyle meydana gelen kazada ... plaka sayılı aracın arka kısmında meydana gelen hasardan, ... plaka sayılı aracın ön kısmında meydana gelen hasardan %100 oranında sorumlu olacağı, ... plaka sayılı aracın dava dışı sürücüsü ...’in, meydana gelen kazada etkisi ve ihmalinin bulunmadığı, davalı ... A.Ş.nin meydana gelen kazada etkisi ve ihmalinin bulunmadığı, bu nedenle davacı sigortanın rücu edebileceği bir tutar bulunmadığını\" bildirdikleri görülmüştür. Davacı sigortanın itirazları üzerine düzenlenen 10/05/2023 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda da aynı görüşlerin tekrarlandığı anlaşılmış, mahkemece, bilirkişi kök raporu ve ek raporu denetime ve hükme elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. <br>Kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının, TTK 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunmaktadır. Bir başka anlatımla davacının ödediği bedeli davalıdan talep etmesi davalının meydana gelen trafik kazasında kusurlu olması halinde mümkündür. <br>Trafik görevlilerince tanzim edilen ve dosya kapsamında mevcut trafik kazası tespit tutanağında; havanın yağmurlu, zeminin ıslak olmasından ve orta ayırıcıda bulunan rögar giderinin tıkalı olmasından dolayı yağmur sularının yolun sol şeridine taşması ve birikinti yapması nedeniyle davalı ... A.Ş.’nin “Can ve mal güvenliği bakımından gerekli önlemleri almaması, rögarın temizlenmediğinden dolayı kusuru olduğu” kanaati belirtilmiş ise de; davalı tarafça dosyaya sunulan olay yeri fotoğrafları, rutin bakım sicil kartları ve otoyol bakım formları incelendiğinde, davalı tarafından otoyolun güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler ve önlemlerin ilgili mevzuat, teknik şartnameler ve standartlara uygun olarak alındığı, gerekli bakım ve yol temizliklerinin yapıldığı, ayrıca kazanın gerçekleştiği otoyol kesiminde var olduğu iddia edilen yapısal kusurları tespit etmeye imkân verecek gerekli uzmanlık, mühendislik eğitimi, bilgi ve tecrübe gerektiğine ilişkin görüşleri de dikkate alındığında, belirtilen yol kusuruna ilişkin dosyada somut bir bilgi, belge, bir hata veya kusur tespit edilemediği gibi, dava dışı sürücü ...'in, aynı yönde ve önünde seyreden ve plakasını alamadığı (TIR’ın) yol üzerindeki su birikintisi nedeniyle kaymasından dolayı TIR’a çarpmamak için duruşa geçtiği yönündeki beyanı dikkate alındığında; meydana gelen kazanın sürücülerin, “hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamak, yola gereken dikkatlerini vermemeleri sonucu gerçekleşmesi sonucu, dikkatsiz ve tedbirsizlikleri sonucu” meydana geldiği yönündeki bilirkişi raporunda yer verilen kapsamlı inceleme ve değerlendirmelerin somut olaya uygun olduğu, davalının işletmesinde olan otoyolda su birikintisi olması durumunda dahi araç sürücülerinin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaları ve yola gereken dikkatlerini vermeleri gerektiği bu koşullara göre davalıya kusur atfedilemeyeceği Dairemizce de değerlendirilmiş, hal böyle olunca, mahkemece, kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına hasar nedeniyle ödeme yapan davacının, TTK'nın 1472. maddesi uyarınca halefiyet ilkesine dayalı olarak hasarın oluşmasında kusurlu olan taraflara rücu etme hak ve yetkisi bulunduğundan, ne var ki somut olayda davalıya kusur atfedilemeyeceğinden bahisle davanın reddine yönelik yazılı olduğu üzere karar verilmesinde Dairemizce bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,   <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025<br>Başkan -          Üye -                    Üye -              Zabıt Katibi -<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9af500a2625be11a","SID":"b4c18c08faa74537"}}