{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No:....<br>T.C.<br>BURSA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>.....HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t:  <br>KARAR NO\t: <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: .<br>ÜYE\t\t: .<br>ÜYE\t\t: .<br>KATİP\t\t: .<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BURSA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t : 14/09/2023<br>NUMARASI\t: ...<br><br>DAVACI\t: .<br>VEKİLİ\t: .<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 02/10/2025<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 02/10/2025<br><br> \t Mahkemece verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine dosya incelendi.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>       Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile uzun yıllardır ticari ilişki içinde olduğunu, davalı firmaya \"epoksi kaplama aparatı\" imal ettiğini ve bu makineyi teslim edip faturasını da davalı firmaya gönderdiğini, ancak davalı firmanın kendisi için yapılan ve teslim edilen makinenin ödemesini yapmadığını, bu durum davacının ticari defterlerinin incelenmesi ile ortaya çıkacağını, bu nedenle alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız  itirazı üzerine takibin durdurduğunu, beyan ederek davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, alacak miktarının %20’sinden aşağı olmayan bir icra inkar tazminatına hükmedilmesine,  yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.      <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını ve zaman aşımına uğradığını, itirazın iptali davası açılabilmesi için icra dosyasına yapılan itirazın öğrenilmesinden itibaren 1 yıl içerisinde davanın açılması gerektiğini, ancak davacının öğrenmesine rağmen ve hatta 18/03/2019 tarihinde arabuluculuk sürecinin sonlandırılmasına rağmen davanın neredeyse 3 yıl sonra açıldığını,  bu nedenle davanın reddinin gerektiğini. davacı ile aralarındaki ticari ilişkiye itirazlarının bulunmadığını, üretilen makinenin ayıplı olduğunu, ayıplı olduğu için kullanılamadığını, iade etmek zorunda kaldıklarını ancak davacı tarafın iadeden kaçınması sebebi ile davacı tarafa iade edilemediğini beyan ederek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.   <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: <br>       Mahkemece, bilirkişi raporlarının usul ve yasalara uygun olduğu, hükme esas alınabileceği, davacı ile davalının hesaplarının genel itibariyle birbiri ile uyumlu olduğu, davacının ilgili malları teslim ettiği, davalının ba bildirimi ile bu hususun karinesel olarak ispatlandığı, yine bedelinin ödenmediği hususunun da ticari defterler vasıtasıyla ispatlandığı, bilirkişi hesabının takip talebinden farklı olduğu ve bilirkişinin hesapladığı bedele itibar edildiği, zaten davalının ödeme iddiasında bulunmadığı ve malların ayıplı olduğunu iddia ettiği, ayıp ihbarına ilişkin belgesi sunmak ve ayıbı ispatlamak için verilen süreye rağmen belge sunulmadığı nazara alınarak ayıp hususunun davalı tarafından ileri sürülmesine rağmen ispatlanamadığının kabulü gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ile; Bursa.....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 32.760,34.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın likit olduğu gözetilerek kabul edilen tutarın %20'si oranında hesaplanan 6.552,06.-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>     Davalı... Kaplama A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı müvekkilinin davacı şirket ile arasındaki yıllardır süregelen ticari ilişkiye güvenerek bir epoksi kaplama aparatı siparişi vermişse de davacı şirketin, mezkûr aparatı ayıplı şekilde ürettiğini,  ve bu şekliyle müvekkili şirkete teslim ettiğini, davacı şirket tarafından ayıplı olarak üretilen ve fatura edilen epoksi kaplama aparatını kullanamayan  müvekkili şirketin, mezkûr aparatı iade etmek amacıyla davacı şirkete gerekli bildirim/lerde bulunduğunu,  ayrıca iade faturası da kestiğini, ancak davacı taraf, kötü niyetli olarak gerek iade faturasına gerekse müvekkilinin tüm iletişim girişimlerine dönüş yapmadığını, her iki tarafın ticari defter kayıtları, bilirkişinin sunduğu eksik ve hatalı raporun aksine birbirini tutmamakta aksine birbiriyle uyuşmayan nokta/lar içerdiğini, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınmasının  hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, davacı şirket tarafından ayıplı olarak üretilen ve bu şekliyle müvekkili şirkete teslim edilen mezkûr aparatın iadesi için müvekkili şirket tarafından kesilen iade faturası, söz konusu aparatın anlaşmaya aykırı olarak ayıplı olduğunu ve müvekkil şirket tarafından kabul edilmediği hususunu açıkça tevsik ettiğini, nitekim faturanın iade edildiğine yönelik bir inceleme ve değerlendirme de yapılmadığını, mezkur bilirkişi raporunda açıkça görüldüğünü,  bilirkişi aydınlatmakla görevlendirildiği işbu hususu da göz ardı ettiğini, beyan ederek istinaf talebinde bulunmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.<br>           Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı fatura alacağının tahsili için başlatılan vaki icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili talebine ilişkindir.<br>       Davacı, davalı ile aralarında süregelen ticari ilişki kapsamında davalıya “ epoksi kaplama aparatı\" imal ettiğini ve bu makineyi teslim edip faturasını da davalı firmaya gönderdiğini, ancak davalının faturayı ödemediği gibi alacağın tahsili için başlatmış oldukları icra takibine de haksız olarak itirazı ettiğini savunmuş, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>         Taraflar arasında eser sözleşmesi kurulduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf davacı tarafından üretilip davalıya teslim edilen \"epoksi kaplama aparatının ayıplı olup olmadığı, noktasında toplanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise  iş sahibidir.<br>                   Bursa .....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine  fatura alacağından kaynaklı 35.562,34.-TL asıl alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.<br>Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini  ispat etmek zorundadır (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi,  2021/3130 Esas, 2021/2836 Karar). <br>                  Davalı tarafından, davacının sözleşme kapsamında yaptığı eserin ayıplı olduğu iddia edilmiştir. Taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. (TMK 6) Kural olarak, ayıbın varlığının iş sahibi tarafından kanıtlanması gerekir. Ayıbın varlığını kanıtlama yükümlülüğü ayıbın niteliğini kanıtlamayı da kapsar. Ayıbın varlığı ve niteliğinin belirlenmesi teknik incelemeyi, bu nedenle bilirkişi raporu alınmasını da  gerektirir. Ayıbın varlığı her türlü delil ile bu kapsamda tanık beyanları ile de ispatlanabilir. Yine eser sözleşmesi ilişkilerinde ayıbın varlığı ve bunun ileri sürülmesi defi niteliğinde olup itiraz niteliğinde olmadığından ileri sürülmedikçe bunun bilirkişiler ve mahkemece itiraz gibi nitelendirilerek kendiliğinden dikkate alınması mümkün değildir (Yargıtay 15. HD’nin 17.09.2013 gün, 2013/2829 Esas - 2013/4913 Karar sayılı ilamı ile benzer içtihat ve uygulamaları).  <br>                 Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır (Fatura ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. <br>      Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.<br>        Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında davalı tarafın kabulünde de olduğu üzere taraflar arasında “epoksi kaplama aparatı”nın imal ve teslimi için için eser sözleşmesi kurulduğu, ve işin davalı tarafa teslim edildiği konusunda uyuşmazlık yoktur. Akdi ilişki kabul edildiğine ve iş davacı tarafından teslim edildiğine  göre  faturayı kabul ederek ticari defterlerine kayıt eden davalının artık ispat edemediği ayıp iddiasına dayalı  kesmiş olduğu iade faturasına dayanarak borçtan kurtulması mümkün olmadığı gibi, anılan iade faturası davacının defterlerine de işlenmemiştir. Yine davalı taraf süresinde ayıp itirazını ileri sürmüş ise de ayıbın nitelikleri ve varlığı hususunda hiçbir delil verilen süreye rağmen dosyaya sunulmadığı, yukarıda bahsi geçen karine uyarınca ayıbın varlığı ve niteliğini davalı iş sahibi şirketin ispat etmesi gerektiği ancak dosyamızda da ispat edemediği anlaşıldığından usul ve yasaya uygun alınan 22/05/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca karar verilmesi yerinde olmuştur.<br>                 Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br><br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Gerekçe ile;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesine göre ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.237,85 TL’den, peşin alınan 559,46.-TL’nin mahsubu ile bakiye ....TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından karşılanan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, artan gider avansının yatırana iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t5-Karar  tebliğ, harç tahsil ve gider avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 02/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br>¸e-imzalıdır   <br>...<br>Üye<br>...<br>¸e-imzalıdır   <br>...<br>Üye<br>...<br> ¸e-imzalıdır  <br>...<br>Katip<br>...<br> ¸e-imzalıdır  <br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9fc0c2a70a83c851","SID":"8925647d1c18ce03"}}