{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                       T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2023/1907<br>KARAR NO\t\t: 2025/1561<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2020/592<br>KARAR NO\t\t: 2021/182<br>DAVA TARİHİ\t: 23/09/2016<br>KARAR TARİHİ\t: 23/02/2021<br>DAVA\t\t: Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Hasar ve Kazanç Kaybı  Bedelinin Tahsili <br>KARAR TARİHİ\t: 04.12.2025<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 04.12.2025<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.02.2021 tarih ve 2020/592 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacılar vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Müvekkilinin.... isimli gezi teknesinin sahibi olduğunu, 2016 yaz sezonuna hazırlık kapsamında teknenin bakım ve onarımlarının yapılması için davalı ... ile anlaştığını, teknenin 30.04.2016 tarihinde ... limanından çıkarak davalı kooperatife ait çekek yerine getirildiğini, kooperatife 1.600,00 TL ödeme yapıldığını, teknede yapılacak işler kapsamında davalı ... ile 7.000,00 TL karşılığı anlaştığını, ücretin 5.000,00 TL'sinin davalı....'a ve ona bağlı çalışan .... isimli marangoza elden ödendiğini, bu aşamadan sonra davalının işi ağırdan alarak teknenin 40 günden fazla kızak üzerinde kalmasına sebebiyet verdiğini, 10.06.2016 tarihinde davalının tekne işlerini bitirerek tekneyi suya indirdiğini ve müvekkilinin kalan 2.000,00 TL'yi ödediğini, teknenin suya inince su almaya başladığını, davalının teknenin ağaçlarının şişeceği ve su almasının duracağını söylediğini, 14.06.2016 tarihinde teknenin çekek yerinden ayrılarak ...'ya geldiğini, yolda gelirken su aldığını, suyun jeneratör yardımı ile tahliye edilerek sefer yapıldığını, bu tarihten sonra yerinden kıpırdamadığını, dalgıç vasıtasıyla su altı çekimi yapıldığını, teknenin altında çok sayıda çatlağın ve makinanın iskele tarafından 20 cm. çöküntünün tespit edildiğini, davalı ... A.Ş ile temasa geçildiğini, şirketin müvekkiline 16.600,00 TL hasar ödemesi yaptığını, gerçekte oluşan hasarın daha yüksek olduğunu, müvekkilinin Haziran-Eylül ayları arasında çalışabildiğini, tekne ile günlük tur yaparak geçimini sağladığını, teknenin 35 kişi kapasiteli olduğunu, masraflar düşüldükten sonra günlük 800,00 TL kazancı olduğunu, Haziran-Eylül aylarında da günde ortalama 400,00 TL-500,00 TL kazancı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hasar için 1.000,00 TL'nin tüm davalılardan, hasar sebebiyle çalışılamayan ve yoksun kalınan gelir sebebiyle 3.000,00 TL'nin davalılar .... ve ...'dan dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsili isteğinde bulunmuştur.<br>Davacı vekili 11.05.2017 tarihli ıslah dilekçesiyle hasar bedeli olarak talep edilen 1.000,00 TL'ye ek olarak 13.740,00 TL hasar bedeli, 3.000,00 TL gelir kaybına ek olarak 48.081,00 TL gelir istemi ile davayı ıslah etmiştir.<br>CEVAP :<br>Davalı .... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile davacının .... isimli teknenin bir kısım onarım işi için anlaştığını, davacıya ait teknenin neredeyse ekonomik ömrünü tamamlamış, bilinene göre dört yıldır Liman Başkanlığı'ndan denize elverişlilik belgesi alamayan, çok yaşlı bir tekne olduğunu, teknenin yapılan incelemesi sonucunda müvekkili tarafından davacıya kısmi onarımdan ziyade komple yenileme yapılması gerektiğinin söylendiğini, komple yenileme işlemi yapılmadığı sürece teknenin su almasının önüne tam olarak geçilemeyeceğinin ifade edildiğini, davacının bütçesinin olmadığını, bu nedenle bir kısım onarım işlerinin yapılmasını talep ettiğini, teknenin karina ve bordrasının macun ve boya işinin davalı tarafından değil davacı tarafından temin edilen başka bir kişi tarafından yapıldığını, taraflar arasındaki kısmi onarım işleri için anlaşılan bedelin de bu hususu doğruladığını, yaklaşık 14 metre boyunda bir teknenin komple yenileme işleminin 7.000,00 TL bedelle yapılamayacağını, teknenin altında kalas unutulduğu iddiasının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, su altı çekimi delilinde böyle bir kalas görülse de bu kalasın oraya kim tarafından ve ne zaman konulduğunun belli olmadığını, ...limanı ile ... limanı arasının yaklaşık 25 deniz mili olduğunu, 25 mil yol yapan teknenin altındaki bir kalasın tekne ile birlikte bu mesafe boyunca yolculuk yapamayacağını, müvekkilinin üstlendiği işleri tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, ahşap teknelerde her yapısal elemanın bir diğerini tutar ve destekler olduğunu, anlaşma kapsamında olmayan ve bu nedenle yapılmayan işlerin neden olduğu sorunların bedelinin müvekkiline yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>Davalı .... Şirketi vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile özetle; ... isimli davacıya ait teknenin 199624509 numaralı \"Gezinti Tekneleri Sigorta Poliçesi\" ile müvekkili tarafından sigortalandığını, davacı tarafından müvekkiline 17.06.2016 tarihinde tekne üzerinde muhtelif hasarlar oluştuğu ve su almaya başladığı bildirilerek başvurulduğunu, 21.06.2016 tarihinde ...'da bulunan ... Limanı'nda ekspertiz incelemesi yapıldığını, raporda hasarın giderilmesi için yapılması gereken onarım ve çekme masraflarının yaklaşık 26.500,00 TL olarak hesaplandığını, teknenin asıl değerinin 80.000.00 TL olacağını, ancak sigorta bedelinin 50.000.00 TL olarak gösterilmiş olması nedeniyle tazminat bedelinden 9.936,19 TL indirildiğini, ayrıca %1 500,00 TL muafiyet uygulandığını ve hasara ilişkin davacıya 16.060,00 TL ödendiğini, müvekkili sigorta şirketinin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 28.11.2017 tarih ve 2020/33 Esas, 2020/70 Karar sayılı kararı ile özetle; Davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, buna göre davalılardan ...'ne ait teknelerin yıllık bakım ve onarımlarının yapıldığı ve işleteni olduğu, çekek yerinde diğer davalı ....'ın davacıya ait teknenin tamiri sırasında teknenin kızağa özensiz olarak çekilmesi sonucu çatırtı sesleri duyulduğu ve teknenin gövdesinde çatlamalar meydana geldiği, teknenin ön görülenden daha uzun bir sürede kızakta bekletilmek suretiyle armuzlarının kuruması ve açılma meydana gelmesine sebebiyet vermek suretiyle teknenin su almasına sebebiyet verdikleri ve kızak kalasını teknenin altında unuttukları, teknenin su almasının engellenmeden eser sözleşmesi tam olarak ifa edilmeden davacıya teslim edilmesi nedeniyle teknenin su aldığı, bütün bir sezon çalışamadığı, bu nedenle her iki davalının davacının uğramış olduğu zarardan kusurlu olduğu ve denetime el verişli bilirkişi raporuna göre 14.740,00 TL hasar bedeli, 51.081,00 TL gelir kaybının davalılardan tahsili gerektiği gerekçesiyle, davalı .... hakkında açılan davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile; 14.740,00 TL hasar bedeli ve 51.081,00 TL gelir kaybı bedelinin 4.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 61.871,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı .... ve ....'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararının davalılar .... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 25.09.2020 tarih ve 2020/33 Esas, 2020/70 Karar sayılı kaldırma kararı ile özetle; ''..Mahkemece, davalı yüklenici ile çekek yeri işleteni olan kooperatifin birlikte kusuru ile gerçekleşen hasardan, her iki davalının sorumlu olduklarının kabulü ile hüküm kurulmuş ise de gerek dosya kapsamı ve gerekse tarafların da kabulünde olduğu üzere davalı kooperatif çekek yerinin işleticisi olup eser sözleşmesinin tarafı olmadığından, ortaya çıkan ayıp nedeniyle sorumlu tutulması yerinde değildir.<br>Davalı yüklenicinin istinafına gelince; aralarında yazılı sözleşme bulunmadığından üstlenilen işin kapsamı belirli değil ise de dava konusu istem teknenin kızakta uzun süre bekletilerek özensiz ve sert bir şekilde denize indirilmesi nedeniyle oluşan hasarın giderilmesi isteğine ilişkin olduğundan, ortaya çıkan hasarın giderilmesi için yapılması gereken hususlar gözetilmek suretiyle belirlenen bedelde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Ancak teknede oluşan hasar nedeniyle yoksun kalının kazanç kaybı yönünden, hasarın ortaya çıktığı tarih itibarıyla bu hasarın giderilmesi için gereken makul süre, bir başka anlatımla teknenin yeniden suya indirilebileceği süre saptanarak kazanç kaybının bu süre ile sınırlı olarak hesaplanması yerine gerekçesi açıklanmadan sezon süresinin tamamının kazanç kaybına esas alınması ve davacının hasarın artmasına neden olan bir kusurunun bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılmadan karar verilmiş olması dairemizce doğru görülmemiştir\" gerekçesiyle kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına'' dair karar verilmiştir.<br>İzmir BAM 22. Hukuk Dairesi kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesinin 23.02.2021 tarih ve 2020/592 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedeli ve gelir kaybı tazminatına ilişkin alacak davasıdır. <br>Davacının, kendisine ait ....isimli gezi teknesinin 2016 yaz sezonuna hazırlık kapsamında bakım/onarımlarının yapılması için davalı ... ile anlaştığı, teknenin 30/04/2016 tarihinde ... limanından çıkarak davalı kooperatife ait çekek yerine gittiği, davacı tarafça davalı kooperatife 1.600 TL ödeme yapıldığı, teknede yapılacak işler kapsamında davalı ....ile 7.000 TL karşılığı anlaşıldığı, ücretin 5.000 TL'sinin davalı ...'a ve ona bağlı çalışanına elden ödendiği, teknenin 10/06/2016 tarihinde suya indirildiği, teknenin suya inince su almaya başladığı, teknenin altında çatlak ve makinanın iskele tarafında 20 cm çöküntü tespit edildiği, davalı .... A.Ş tarafından davacıya 16.600 TL hasar ödemesi yapıldığı, davacı tarafça bakiye hasar bedeline ve teknenin kullanılamıyor olması nedeni gelir kaybına ilişkin mahkememizde iş bu alacak davasını açtığı anlaşılmaktadır. <br> Dosya içerisindeki tüm delil ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davanın eser sözleşmesinden kaynaklandığı, buna göre davalılardan ....'ne ait teknelerin yıllık bakım ve onarımlarının yapıldığı ve işleteni olduğu, çekek yerinde diğer davalı ....'ın davacıya ait teknenin tamiri sırasında teknenin kızağa özensiz olarak çekilmesi sonucu çatırtı sesleri duyulduğu ve teknenin gövdesinde çatlamalar meydana geldiği, teknenin ön görülenden daha uzun bir sürede kızakta bekletilmek suretiyle armuzlarının kuruması ve açılma meydana gelmesine sebebiyet vermek suretiyle teknenin su almasına sebebiyet verdikleri ve kızak kalasını teknenin altında unuttukları, teknenin su alması engellenmeden teknenin davacıya teslim edilmesi nedeniyle teknenin su aldığı, dolayısıyla yüklenici olan davalı ....'ın eseri iş sahibinin amacına uygun imal etmediği, eserin ayıplı olduğu, mahkememizce İzmir BAM kaldırma kararından önce alınan bilirkişi raporunda hasara ilişkin bakiye belirlenen hasar bedelinin 14.740,00 TL olduğu, bu bedelden yüklenici davalı ...'ın sorumlu olduğu, ayrıca mahkememizce İzmir BAM kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sırasında aldırılan bilirkişi ek raporuna göre de; teknenin suya indirilebileceği yani teknenin onarımının yapılabileceği sürenin 17 gün olduğunun belirlendiği, teknenin bu süre içerisinde gayrı faal kalması nedeniyle oluşacak gelir kaybının 6.242,40 TL olduğu, bu bedelden de yüklenici davalı ....'ın sorumlu olduğu anlaşılmakla davacının gelir kaybına ilişkin talebinin bu miktar üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin kazanç kaybı talebinin reddine, her ne kadar davacı tarafça davalı kooperatife yönelikte dava açılmış ise de; İzmir BAM kararında da belirtildiği üzere davalı kooperatifin çekek yerinin işleticisi olduğu, eser sözleşmesinin tarafı olmadığı anlaşılmakla davalı kooperatife yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı sigortaya yönelik davanın ise feragat nedeniyle reddine'' dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacılar vekili tarafından verilen 15.08.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Mahkemenin, davalı ...hakkında verilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine ve diğer davalı .... için verilen davanın kısmen kabul kararının yerinde olmadığını, 23.12.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda dava konusu olan teknede meydana gelen hasardan davalıların birlikte sorumlu olduklarının tespit edildiğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalı ....'ın dava konusu olan işleri makul süresinde yapmadığı, yaptığı diğer onarım işlerini de ayıplı şekilde yaparak teknede hasara sebep olduğu, bir diğer davalı taraf olan ...'nin ise teknenin denize indirilirken kusurlu davrandığı ve tekneyi hasara uğrattığının belirtildiğini, bilirkişinin, ilk raporunda da, istenen ek raporunda da bu durumu tespit ederek bildirdiğini, <br>-....teknenin gerek karaya çekilmesinde gerekse teknenin tekrardan denize indirilmesi sürecinde yer aldığını, kaldı ki kooperatifin bu somut olayda da asli görevinin de teknenin karaya çekilmesi ve denize indirilmesinin sağlanması yani güvenli bir şekilde çekme ve indirme işlemini yerine getirmesi hususunda olduğunu, görevi bu olmasına rağmen teknenin denize indirilmesi anında hasar aldığı bilirkişi raporlarında ortaya konulduğunu, bilirkişi raporuna göre teknenin denize indirilmesi sırasında davalı kooperatif gereken özeni göstermediğini, görevini yerine getirirken baştan savma bir şekilde yaparak teknede hasara neden olduğunu, düzenlenen üç bilirkişi raporunda da bu durum saptanmasına rağmen BAM kararında ve İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/529 E. - 2021/182 K. Sayılı kararında bu husus göz önüne alınmadan karar verildiğini, bilirkişi raporuna rağmen bu durumun neden göz önüne alınmadığının anlaşılamadığını, BAM kararı ve sonrasında ilk derece mahkemesince verilen karar hakkaniyete uygun düşmediğini ve hukuka olan güveni zedelediğini, kaldı ki davalı kooperatif ilk derece mahkemesinde görülen davaya cevap vermediğini, bilirkişi raporu hakkında beyanda bulunmadığını ve herhangi bir delil sunmadığını, bu duruma rağmen BAM dosyaya sunulmayan beyanlar ve belgelerle davalı taraf lehine hareket ederek haksız karar verdiğini, ilk derece mahkemesine sunulmayan delilin istinaf aşamasında sunulması düşünülemez ve kabul edilemez olduğunu, bu durumun hukuka aykırı olduğunu, davalı kooperatifin bu süreçten sorumlu olduğu yani teknenin hasar almasında diğer davalı ile birlikte müteselsil sorumlu olduğunun mahkemece kabul edilmesi ve buna uygun karar verilerek hakkaniyet sağlanması gerektiğini, <br>-Bir diğer konunun ise hasar bedeli ve kazanç kaybının hesaplanmasına ilişkin olduğunu, bilirkişinin, 23.12.2020 tarihli ek raporunda yapılan hasar bedeli ve kazanç kaybı hesaplamasının, BAM kararı doğrultusunda sırf kararı desteklemek için sürelerin ve miktarların müvekkilinin aleyhine olacak şekilde objektiflikten uzak, sırf BAM kararının gölgesi altında yapıldığı aşikar olup yapılan hesaplamaların hakkaniyete uygun düşmediğini, bilirkişinin bu hesaplamayı yapmaya mecbur bırakıldığını, aynı olay hakkında daha önce hazırlanan iki bilirkişi raporundaki tespitlerde davalıların yaptığı kusurlu hareketlerin ve neden oldukları sonuçların detaylı bir şekilde açıklandığı ve yapılan bu açıklamalar doğrultusunda gerekli hesaplamaların yapıldığı, bu hesaplamalar sonucunda hasar bedeli ve mahrum kalınan kazancın göz önünde tutulmayıp BAM kararı sonrasında tekrardan hazırlanan rapor ile müvekkilinin mutlak haklılığı karşısında, hakkı olan bedelin hakkaniyete ve ticaret hayatına uygun düşmeyen tespitlerle zarara uğratıldığının ortada olduğunu, <br>-Teknenin gayrı faal kalması neticesinde hesaplanan tutarın BAM kararı öncesinde yapılan bilirkişi raporunda 51.081,60 TL tespit edildiğini, BAM kararı sonrasında ise belirlenen bu tutar karar doğrultusunda tekrar hesaplanarak 6.242,40 TL tespit edildiğini, belirtilen miktarın hesaplanmasında baz alınan sürenin 17 gün olarak belirlenerek bu tutara ulaşıldığını, lakin geminin tamirat süresinin tarafların ve tanıkların beyanlarından hareket edilecek olursa 17 günü aştığının anlaşılacağını, 17 günlük süre bilirkişinin BAM kararına uygun olacak şekilde düzenlendiğinden ve tamamen gerçeklikten koparak kağıt üstünde hesaplama yapılarak ulaşılmış süre olduğunu, gerçek hayatta gerek bu konuda kalifiyeli olan üç işçilerin bulunmasıyla geçecek süre, gerekse teknenin çekek yerine götürülüp tekrardan geri getirilmesinde geçecek süre ve bedelin hesaplamalara dahil edilmemesi hazırlanan raporun gerçeklikten ne kadar uzak, ticari hayatla ilgisi olmadığını ortaya koyduğunu, bunun yanında sadece tamirat süresi haricinde müvekkilinin teknesinin düzgün bir şekilde tamir edilmemesinden ve denize indirilirken dikkat ve özen gösterilmemesinden dolayı teknesi hasara uğradığını, tüm sezon boyunca gelirden mahrum kaldığını, mahrum kalınan kazanç hesaplanırken sadece tamirat süresinin baz alınmasının doğru olmadığını, teknenin geri dönüşü olmayacak bir biçimde hasara uğradıktan sonra sanki hiçbir şey olmamış gibi ertesi gün işe başlayamayacağının bariz bir şekilde ortada olup sürenin hesaplanmasında sanki böyle bir şey mümkünmüş gibi hareket edildiğini, bilirkişinin ilk raporunda ve sonrasında sunulan ek raporlarda sürelerin nasıl olması gerektiği ve bedellerin miktar olarak aşağı yukarı ne kadar olması gerektiği daha gerçekçi verilerle desteklenerek hesaplandığı, bu hesaplamanın yapılması sırasında çalışan işçi sayısı, sayılan işlerin bitirilmesi için gereken süreler göz önünde tutularak varılan süreler ile, teknenin tamiratına başlama ve müvekkiline teslimine kadar geçen süre hesaplamasında müvekkilinin, taraflarınca hatalı olan hesaplama nedeniyle hak kaybına uğradığını, tekrardan herhangi bir kararla uyumluluk sağlanmaya çalışılmadan bir hesaplama yapılması ve asıl olan süreye ulaşılmasının gerektiğini, müvekkilinin uğradığı zararın yeniden, ticari hayata ve gerçeğe uygun bir biçimde hesaplanmasının gerektiğini, <br>-Müvekkilinin davanın ilk açılmasından itibaren geçen 7 yıllık süre içerisinde telafisi mümkün olmayacak bir şekilde maddi ve manevi zarara uğradığını, <br>-Bu süre içerisinde tekrardan iş hayatına atılamadığını, geçimini sağlamakta zor duruma düştüğünü, borçlandığını ve ticari hayatının bittiğini, zaten müvekkilin de 2021 yılında vefat ettiğini, davasını ise mirasçılarının sürdürmeye karar verdiğini, bu nedenlerden dolayı İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 2020/529 E. - 2021/182 K. Sayılı hukuka ve hakkaniyete aykırı kararına karşı istinaf yoluna gitmek zaruri hale geldiğini, <br>Yukarıda izah ettiğimiz sebeplerle ve res'en göz önüne alınacak nedenlerden dolayı, İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/02/2021 tarihli 2020/529 E. - 2021/182 K. Sayılı kararın kaldırılmasına, istinaf gerekçeleri çerçevesinde yeniden karar verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesine konu işin ayıplı ifasından kaynaklanan tazminat ve kazanç kaybından doğan alacağın tahsili isteğine ilişkindir.<br>İlk derece Mahkemesi tarafından davalı .... şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ....aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı .... aleyhine açılan davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece Mahkemesi tarafından 23.02.2021 tarihinde karar verildikten sonra davacı ...'ın 02.07.2021 tarihinde vefat ettiği, Foça Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/282 Esas ve 2021/347 Karar sayılı veraset ilamına göre mirasçıları olan ...., ...., ....ve....'ın vekilleri tarafından kararın istinaf edildiği görülmüştür.<br>Davacıların murisi iş sahibi ....ile davalı yüklenici ...arasında \"....\" isimli gezi teknesinin bakım ve onarımlarının yapılması için sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu, iş bedelinin 7.000,00 TL olduğu ve iş bedelin tamamının davalı yükleniciye ödendiği; davacıya ait teknenin davalı sigorta şirketine sigortalı olduğu, davalı kooperatifin ise çekek yerinin işleticisi olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Davacıların murisi iş sahibi, davalı yüklenicinin 10.06.2016 tarihinde eser sözleşmesine konu teknenin işinin bittiğini belirtmesi üzerine teknenin suya indirildiğini, ancak teknenin su almaya başladığını ve hasar gördüğünü, davalı sigorta şirketi tarafından 16.060,00TL hasar ödemesi yapıldığını, ancak hasarın daha fazla olduğunu, tekneyle yaz sezonunda çalışamadığından kazançtan yoksun kaldığını belirterek hatalı imalat sebebiyle meydana gelen hasarın tüm davalılardan, hasar sebebiyle yoksun kalınan gelirin davalı ...ve davalı ...'dan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır.<br>Mahkemece 14.740,00 TL hasar bedeli ve 6.242,40 TL kazanç kaybının davalı ....'dan tahsiline, davalı .... şirketi aleyhine açılan davanın feragat nedeniyle reddine, davalı .... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.<br>Somut olayda eser sözleşmesinin davacıların murisi ile davalı yüklenici .... arasında kurulduğu; davalı ...nin çekek yerinin işleticisi olup eser sözleşmesinin tarafı olmadığı, eser sözleşmesine konu teknenin bakım ve onarımının ayıplı ifa edilmesinden sorumlu tutulamayacağından Mahkemece davalı kooperatif aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırlık bulunmamaktadır.<br>Mahkemece istinaf kaldırma kararı doğrultusunda davacıya ait teknede oluşan hasar nedeniyle yoksun kalının kazanç kaybı yönünden, hasarın ortaya çıktığı tarih itibarıyla bu hasarın giderilmesi için gereken makul süre, bir başka anlatımla teknenin yeniden suya indirilebileceği süre saptanarak kazanç kaybının bu süre ile sınırlı olarak hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alındığı, ek raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sözkonusu ek rapora göre teknedeki hasarın 10.06.2016 tarihinde meydana geldiği, hasarın giderilmesi için makul sürenin 17 gün olduğu, teknenin 17 gün boyunca gayri faal kalmasından kaynaklı olarak davacının 6.242,40 TL kazanç kaybı oluştuğunun tespit edildiğinden Mahkemece 6.242,40 TL kazanç kaybının davalı yükleniciden tahsiline karar verilmesinde usule ve yasaya aykırlık bulunmamaktadır.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23.02.2021 tarih ve 2020/592 Esas, 2021/182 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL'nin mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  <br>3-Davacılar tarafından yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 04.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e5180f5906513cc","SID":"4da7e4024599622b"}}