{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>                        T.C.<br>                     İZMİR<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>         14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2023/664<br>KARAR NO\t\t: 2026/111<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t\t: 2021/157  <br>KARAR NO\t\t: 2022/872  <br>DAVA TARİHİ\t: 04.03.2021<br>KARAR TARİHİ\t: 27.10.2022<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 22.01.2026<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 22.01.2026<br><br>İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.10.2022 tarih ve 2021/157 Esas, 2022/872 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dosyanın gönderildiği, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2023 tarih ve 2023/384 Esas, 2023/430 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br> Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firmanın,....Bölge Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan..’nci Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı Binalarında Bulunan Radyoaktif Paratonerlerin Sökülmesi ve Yıldırımdan Koruma Sistemi yapılması işini aldığını, firmanın işin bir kısmının yapılması amacıyla müvekkilinden fiyat teklifi aldığını ve işin yapılması konusunda sözleşme imzalandığını, müvekkilinin yapılacak iş için taahhütname verdiğini, işin başından sonuna kadar çalıştığını,  müvekkili firmaca, alt yapı işlerinin tamamlanmasının ardından teklifte bulunan taahhüt edilen işlere başlanılması için 08.05.2020 tarihinde davalı firma hesabından müvekkili firma hesabına 25.000,00-TL gönderildiğini, davalı yanca, sözleşme kurallarına uymayıp ara ödeme yapılmamasına rağmen işin zamanında bitirildiğini, idarenin gösterdiği eksik ve kusurların müvekkilince davalının menfaatine uygun olarak tamamlandığını, işin geçici kabulünün yapıldığını, davalının ödeme yapmadığını ve müvekkilinin kestiği faturaya itiraz etmeksizin iade faturası düzenlediğini, davalı tarafın eseri kabul etse de sözleşmede belirlenen bedeli ödemekten imtina ettiğini, yapılan sözleşme gereğince ödeme tarihleri belli olduğunu, davalının bu tarihlere riayet etmediğini, davalı tarafın borcunun eserin teslimiyle muaccel olduğunu, müvekkilinin davalı taraftan ödeme alamadığı için menfi müspet zarara uğradığını ve kendi ödemelerini geciktirdiğini, müvekkilinin davalı firmadan 27.142,00-TL alacağı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sehven 27.134,00-TL’nin ticari temerrüt faiziyle ödenmesine, ayrıca tüm yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>YANIT:<br>Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin 01.04.2020 tarihinde ..nca ihalesi yapılan.... Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı binalarında bulunan radyoaktif paratonerlerin sökülmesi ve yıldırımdan korunma sistemi yapılması işine ilişkin ihaleye iştirak ettiğini, söz konusu ihalenin 222.222,00-TL üzerinden ihalenin müvekkili firmada kaldığını bildirerek müvekkili şirketten ihale bedelinin %6'sı tutarında kesin teminatı da uhdesine alarak işin yapımını müvekkili şirkete verdiğini, anılan sözleşmede bedelin KDV dahil 56.250,00-TL olması gerekir iken 56.250,00 + KDV olarak düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilisinin şirket çalışanı tarafından imzalanan sözleşmenin gerek iyi niyet gerekse ticari güvenden kaynaklı herhangi bir art niyete konu edilemeyeceğine kanaat getirdiğini ve söz konusu ihale işini bir an önce bitirilmesini teminen 08.05.2020 tarihinde 25.000,00 TL, 29.07.2020 tarihinde 7.000,00 TL ve 13.08.2020 tarihinde 8.000,00 TL ödemede bulunduğunu, işin geriye kalan kısmı olan 16.250,00 TL'yi ise şantiye sahasında elden vermek suretiyle davacı şirkete taşere edilen işin bedelinin ödendiğini, konu ile ilgili olarak 01.07.2020 tarihinde .... Lığınca çalışan işçilere bir duyuru yapıldığını, söz konusu duyuru ile alacaklı olan ve/veya alacağı olduğunu iddia eden kişi ya da kişilerin 7 gün içerisinde bildirimde bulunmalarının ihtar edildiğini, verilen 7 günlük süre içerisinde herhangi bir bildirimde bulunulmaması üzerine 07.07.2020 tarihinde bu durumun tutanak altına alındığını, hak ediş raporunda ihale tutarının 56.199,94 TL olduğunun görüldüğünü belirterek, davacı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun ödendiğinin tespiti ile açılan işbu haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 27.10.2022 tarih ve 2021/157 Esas, 2022/872 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Davacı defter kayıtlarına göre davalı aleyhine 27.142,00 TL alacak kaydı bulunmuş olsa da, 01.05.2020 tarihli sözleşme hükümlerine göre davacı tarafından düzenlenen 13.09.2020 tarih ve GIB2020000000004 no’lu faturanın 3. ve 4. satırlarında bulunan beton kırım raporu bedeli (500,00 TL+90,00 TL KDV)= 590,00 TL ile Çelik çekme raporu bedeli olan (150,00 TL+27,00 TL KDV)= 177,00 TL ‘nin toplamı olan 767,00 TL’nin davalıdan (ana yükleniciden) bu sözleşme hükümlerine göre  talep edilemeyeceği kanaatine varılarak,  davacının davalıdan alacak bakiyesinin (66.375,00 TL eksi 40.000,00 (32.000,00 TL davalı şirkete EFT ve 8.000,00 TL davalı şirket ortağı ....’a EFT) ile 26.375,00 TL olacağı anlaşılmış, davacının davasının kısmen kabulüne, \" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 18.01.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; davalı firmanın,.... Bölge Başkanlığı tarafından ihalesi yapılan.... Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı Binalarında bulunan radyoaktif paratonerlerin sökülmesi ve yıldırımdan korunma sistemi yapılması işini aldığını,  firma işin bir kısmının yapılması amacıyla müvekkilinden fiyat teklifi aldığını ve işin yapılması konusunda taraflar arasında sözleşme imzalandığını, davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde davalı şirket çalışanına gönderilen sözleşmenin şirket çalışanı tarafından işin aciliyetine binaen incelenmeden imzalandığını, tarafların belirtilen fiyatı, KDV dahil olarak belirlediği ancak sözleşmede farklı yazıldığını iddia etmişse de taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olduğunu,  ticari defter ve belgelerde yer alan kayıtlar ile belirtilen hususlar doğrultusunda tarafların sözleşmede belirtilen bedel + KDV üzerinden anlaştıklarını, davalı firma tarafından müvekkili firmaya 08.05.2020 tarihinde 25.000,00-TL, 29.07.2020 tarihinde 7.000,00-TL ve 13.08.2020 tarihinde 8.000,00-TL ödendiğini ve bu hususların da ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan karar ile netliğe kavuştuğunu, ancak ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükümde müvekkili tarafından düzenlenen faturanın bulunan beton kırım raporu bedeli olan toplam 767,00-TL'nin davalıdan iş bu sözleşme hükümlerine göre talep edilemeyeceği yönündeki kararının kabulünün hukuken mümkün olmadığını, sözleşmede tarafların aralarında test bedellerinin davalı tarafça karşılanacağı yönünde anlaşmış olduklarını, müvekkilinin yapılan iş karşılığında zarar edeceğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede bu hususun düzenlenmemiş olsa da müvekkilinin iş bu bedelleri davalı tarafa faturalandırılması da tarafların iş bu bedellerin davalıya yansıtılacağı hususunda anlaştıklarının göstergesi olduğunu, davalı yanın temerrüte düşürüldüğünü, alacağın kesinleştiğini, bu hususun değerlendirildiğinde davalı yan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, eser sözleşmesinden kaynaklanan borca müvekkilinin sebep olmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen fatura bedeli toplamının tamamının taraflar arasında imzalanan 01.05.2020 tarihli taşeronluk sözleşmesine uygun olarak kabul edilmesi ve müvekkilinin davalı firmadan alacak bakiyesinin 27.142,00-TL olarak kabulü ile söz konusu tutara işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte esas alınarak hüküm kurulması gerektiğini belirterek, yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye iş bedeli istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. <br> TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak  yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise  iş sahibine aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.\", 6100 sayılı HMK’nın “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesi: “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklindedir.<br>Somut olayda, taraflar arasında 01/05/2020 tarihinde \"Alt Yüklenici Sözleşmesi\" başlıklı  sözleşme imzalanmıştır. Sözleşmede iş bedeli 56.250,00-TL+KDV olarak kararlaştırılmıştır.  Davacı, sözleşme gereğince işin yapılıp teslim edilmesine rağmen iş bedelinin  27.142,00-TL.sinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Davalı ise, sözleşmede yazanın aksine KDV dahil 56.250,00-TL üzerinden anlaşmaya varıldığını, davacı tarafça düzenlenen faturanın iade edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında, işin yapılıp teslim edildiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.<br>Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun şekilde ve denetime elverişli olarak hazırlandığı,  davalı yükleniciye açık İhale Usulü İle İhale Edilen “..’nci Topçu Tugay Komutan Yardımcılığı Binalarında Bulunan Radyoaktif Paratonerlerin Sökülmesi Ve Yıldırımdan Korunma Sistemi Yapılması” işiyle ilgili olarak taraflar arasında 01.05.2020 tarihinde düzenlenen alt taşeronluk sözleşmesi hükümlerine göre 56.250,00 TL+KDV üzerinden sözleşme imzalandığı, 01/05/2020 tarihli sözleşme hükümlerine göre davacı tarafından düzenlenen 13.09.2020 tarih ve GIB2020000000004 no’lu faturanın 3. ve 4. satırlarında bulunan beton kırım raporu bedeli (500,00 TL+90,00 TL KDV)= 590,00 TL ile çelik çekme raporu bedeli olan (150,00 TL+27,00 TL KDV)= 177,00 TL ‘nin toplamı olan 767,00 TL’nin davalıdan (ana yükleniciden) talep edilemeyeceğinin tespit edildiği, davacının davalıdan alacak bakiyesinin 26.375,00-TL, olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından Mahkemece bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>\tDosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27.10.2022 tarih ve 2021/157 Esas, 2022/872 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, <br>3-Davacı vekili tarafından yatırılan 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br>  <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c55f6f7dd8e5bca","SID":"fbc5471f62d82e36"}}