{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2023/281 <br>KARAR NO:2026/171<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 05/12/2022<br>NUMARASI: 2020/428 Esas - 2022/794 Karar<br>DAVA:Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen)<br>KARAR TARİHİ:29/01/2026<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı 3.şahıs adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın, 18/04/2017 tarihinde davacı şirketin malik/işleten sıfatıyla sorumlu olduğu ... plaka sayılı araç ... sevk ve idaresindeyken önünde bekleyen ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde hasara uğradığını, dava konusu olay nedeniyle sigortalısına ödemiş olduğu toplam 10.502,01 TL'nin davacı şirkete rücu hakkı olduğundan İstanbul 29.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davacı şirkete ödeme emri gönderildiği, davacı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu, İstanbul  3.ATM 2018/194 esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulü ile takibin devamına karar verildiğini, davacı tarafından dava dışı sigorta şirketine toplam 19.193,16 TL ödeme yapıldığını, dava neticesinde ödenen bedelin iadesi talebiyle davalı sigorta şirketine başvurulduğunu, arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşılamadığını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi tarafından 18/04/2017-2018 tarihli ... poliçesi bulunduğunu, İstanbul 3. ATM dosyasında davalı sigorta şirketine ihbarda bulunulduğunu, dilekçe ile de başvuru yapıldığını ancak ödeme yapılmadığını belirterek  ödenen 19.193,16 TL'nin ( Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ) ödeme tarihinden itibaren işleyecek  yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yapılan incelemeler ve araştırmalar kapsamında kaza saatinin poliçe düzenlenme saatinden önce olduğu, kaza saatinde açık çelişki ve uyumsuzluk olup işbu talebin sigortacılık tekniği ve mevzuatına aykırı olması nedenleriyle kabul edilemez olduğunun anlaşıldığını, konusu aynı olan İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/194 E. ve 2019/655 K. sayılı dosyası üzerinden verilen karar neticesinde davalının sorumlu olmadığının belirlendiğini, davacı yan tarafından geçmiş tarihli davada, huzurdaki davada öne sürülen hususların tamamı öne sürülmüş ve reddedilmiş olduğundan, davacının bu davada öne sürdüğü hususların yargı kararıyla kesinleştiğini, aynı uyuşmazlık hakkında ikinci bir dava açılmış olup davanın derdestlik ve kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, zararı ispata elverişli belgeler ibraz edilmeden açılan davanın dava şartları oluşmadığından usulden reddi gerektiğini, poliçe incelendiğinde kaza tarihi olan 18/04/2017 tarihinde saat 12:01'de düzenlendiğini, kazanın meydana gelmesini müteakiben davacının davalı şirket acentesine giderek sigorta yaptırdığını, maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği anda davacı sigorta teminatı kapsamında olmadığını zira sigortalı olmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacının ödendiğini iddia ettiği tazminat tutarının artmasına yönelik kusurlu/ihmalkar davranışlarının araştırılması gerektiğini, faiz başlangıcının ödeme ve talep tarihi olan tarihi değil, davacının sigorta şirketine yaptığı yazılı başvuru olan 34/09/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak 45.gün sonunda muaccel olacağı ve faizin ancak bu tarihten ya da dava ikamesi tarihinden itibaren başlatılabileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,\"Davanın kabulü ile, 18.04.2017 tarihinde meydana gelen kaza olayı nedeniyle  davacıya ait ... plakalı araç için davalı ... A.Ş. tarafından18/04/2017-18/04/2018 tarihlerini kapsar şekilde tanzim edilen ... no'lu ... poliçesi kapsamında dava dışı ... A.Ş. Tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı ... plaka sayılı araç için ödenen 19.193,16-TL'lik ödemenin TTK 1472. maddesi kapsamında  halefiyet yoluyla ödeme tarihi olan 21/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili  istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu kazanın 18.04.2022 tarihinde gerçekleştiği beyan edilmişse de işbu dilekçede ekinde sunulan ekspertiz raporundan ve kaza yeri fotoğrafları bilgilerinden açıkça anlaşılacağı üzere uyuşmazlık konusu kaza 17.04.2022 tarihinde gerçekleştiğini, müvekkil ... A.Ş.'nin 17.04.2022 tarihli kazadan meydana gelen hasardan sorumlu olabilmesi adına o tarihte daha öncesinde düzenlenmiş, mevcut bir poliçe bulunması gerektiğini, hasar aşamasında sigortalının müvekkil şirkete başvurusu üzerine hasar incelemesi çalışmalarına başladığını, tespit edilerek asıl kaza tarihinde ve kaza gerçekleştirildiğinde mevcut bir poliçe olmadığı kanaatine varıldığı ve herhangi bir ödeme bu yüzden yapılmadığını,bahsi geçen 17.04.2022 tarihli kazaya ilişkin fotoğraf dilekçe  ekinde sunulduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu poliçede başlama ve  sona erme tarihleri olarak yazılan günlerde geçerli olduğunu, dava konusu talep açısından müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddi gerekirken haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kabul kararı verildiğini, karara esas alınan hesap bilirkişi raporu yetkili merci tarafından hazırlanmamış olmasıyla birlikte son derece hatalı ve fahiş tutarlar içerdiğini, söz konusu araç hasarının uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini,  bilirkişi raporunda tayin ve tespit edilen yedek parça fiyatları fahiş oranda yüksek olup tarafça kabulü mümkün olmadığını, tazminatın uzman sigorta eksperi tarafından Yargıtay İçtihatları doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini, müvekkili şirketin faizden sorumluluğu sınırlı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, sigortalının dava dışı 3. Şahsa ödediği  hasar bedelinin rücu   istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 18/04/2017 tarihinde davacı şirketin işleteni olduğu ... plaka sayılı araç  dava dışı ... sevk ve idaresindeyken önünde bekleyen ... plakalı araca çarpması sonucu aracın karşı şeride geçerek ... plakalı araca çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, ... plakalı aracı  genişletilmiş ... poliçesi ile sigorta ettiren  ... A.Ş.'nin  ... plakalı araç için sigortalına ödeme yaptıktan sonra rücu için kusurlu araç işleteni olan davacı aleyhine icra takibi başlattığı, itiraz üzerine takip durduğundan açılan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda  İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2019 tarih, 2018/194 E. ve 2019/655 K. sayılı ilamı ile \"kazanın meydana gelmesinde davalıya ait aracın sürücüsünün KTK madde 52/b, 84/d maddelerini ihlal ederek %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ödemiş olduğu hasar bedeli yönünden Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesinde düzenlenen halefiyet hükümleri uyarınca davalıya rücu şartlarının oluştuğu, alınan bilirkişi raporu ile takipte talep edilen hasar bedeli tutarının kadri marufunda olduğunun tespit edildiği\" gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul 29. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin talep edildiği şekilde aynen devamına karar verildiği, kararın  19/12/2019 tarihinde kesinleştiği, bu davada davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ihbar olunan olarak yer aldığı,  davacının icra dosyasına ödeme yaptıktan sonra kendi ... olan davalı ... Sigorta(yeni ünvanı ... A.Ş.) aleyhine rücu davası açtığı anlaşılmıştır. ... Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türüdür.  ... sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan sigortalı ödeme yapması halinde, ... poliçesi kapsamında limit ile sınırlı olarak kendi sigortacısına  rücu edebilecektir. Somut olayda ödemede bulunan davacı işleten bu kez eldeki dava dosyası ile ödediği bedel kadar kendi sigortacısına rücu davası açmış, davalı sigorta şirketi ise kaza tarihinde geçerli bir poliçe olmadığı gerekçesiyle davanın reddini talep etmiştir.Dosyada mevcut poliçe, kaza tespit tutanağı, Sigorta Bilgi Gözetim Merkezinden gelen yazı cevapları ve bilirkişi raporundan anlaşılacağı üzere kazanın 18/04/2017 tarihinde saat 14:05 meydana geldiği, ... poliçesinin ise aynı gün 18/04/2017 saat 12:01 de düzenlendiği, poliçeye ait primin de banka kayıtlarına göre aynı gün 18/04/2017 tarihinde ödenmiş olduğu,  davalının sunmuş olduğu fotoğrafların başlı başına kaza tarihinin poliçe tanzim tarihinden önce olduğunu ispata yeterli olmayacağı, kaldı ki İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2019 tarih, 2018/194 E. ve 2019/655 K. sayılı ilamında da kaza tarihinin 18/04/2017 olarak kabul edilerek karar verildiği gözetildiğinde davalı vekilinin kaza tarihinin, poliçe tanzim tarihinden önce olduğunu ispat edemediğinden kazanın poliçe risk periyodu içerisinde gerçekleştiğinin kabulünde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2019 tarih, 2018/194 E. ve 2019/655 K. sayılı dosyasın alınan kusur ve hasar raporu, davalı da bu davada ihbar olunan olarak yer aldığından  eldeki dava bakımından kuvvetli delildir.  İlk Derece Mahkemesince  rücuya esas dava dosyasında alınan kusur ve hasar raporu hükme esas alınarak ödeme tarihi aynı zamanda rücu tarihi olduğundan ödeme tarihinden itibaren  faiz işletilerek  ... poliçe limitinde kalan tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.  <br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,<br>2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 1.311,08 TL harçtan peşin alınan 327,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 983,31 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,<br>4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, <br>5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme     sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.29/01/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ebba3d994cd6cef4","SID":"ab26079c0fa7eaf3"}}