{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. BURSA BAM   ...HUKUK DAİRESİ     <br>\tT.C.<br>                     BURSA                     \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>            ... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: 2 <br>KARAR NO\t: <br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .<br>ESAS NO\t:.<br>KARAR NO\t: <br>KARAR TARİHİ\t:.<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: .<br>DAVACI\t: ... - \t   <br>VEKİLİ\t: Av. ... -.<br>DAVALI\t: ... - \t   <br>VEKİLİ\t: Av. ... -.<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: .<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:.<br>Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların, davalıya ait taşınmazdaki inşaat tamirat tadilat işleri anlaştığını, davacının işleri eksiksiz yaptığını ve 19.04.2020 tarihinde davalı adına işlerin takibini sağlayan inşaat sorumlusu ...'a teslim ettiğini, tarafların anlaştığı işlerin 19.04.2020 tarihinde eksiksiz olarak teslim edildiğine dair \"İş Teslim Tutanağı\" başlıklı belgenin düzenlendiğini, faturalar düzenlendiğini, faturaların gönderildiğine ilişkin mail kayıtları ve muavin defteri kayıtlarının olduğunu, ancak faturalara ilişkin borcun davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, alacağın likit olduğunu, arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığını belirterek, itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dava konusu iş için teklifinin anahtar teslim KDV dahil 85.000,00.-TL olduğunu, bunun üzerine tarafların anlaştığını, davacının basiretli tacir olduğunu, taşınmazda keşif yaparak bu teklifi sunduğunu, ayıplı ve eksik işler nedeniyle delil tespiti yapıldığını, davacının faturayı takip talebine eklemediğini, faturanın şirket kayıtlarında da olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, yapılan delil tespitinde dava konusu işteki eksik ve ayıplı işler bedelinin 116.230,00.-TL olduğunun rapor edildiğini, davacının işi teslim ettiğini iddia ettiği kişinin davalı şirket ile doğrudan ya da dolaylı hiçbir ilgisi olmadığını, taraflar arasında delil niteliğini haiz bir yazışmadan söz etmenin mümkün olmadığını, ayrıca likit alacaktan da bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br> Mahkemece, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulü ile; davalının Bursa ... İcra Müdürlüğü'nün ....esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 128.112,73.-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br> Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının ticari defter kayıtlarına göre alacağın sabit olduğunu, davalının süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmadığını, taahhüt edilen işlerin tamamının eksiksiz ve ayıpsız olarak yapıldığını, delil tespitinin takipten sonra yapıldığını, davalının 5 ay boyunca taşınmazda ikamet halinde olmasına rağmen icra takibinden sonra borçtan kurtulmaya çalıştığını, ayıplı imalat olmadığı gibi süresinde ayıp ihbarı olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekili davacının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ayıp ihbarı yapılmadığı iddiasının doğru olmadığını, davanın itirazın iptali davası olduğunu belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, takip dayanağı olan faturanın her iki şirketin defterinde kayıtlı olmadığını, itirazın iptali davasının alacak davası gibi sonuçlandırılmasının doğru olmadığını, davacı tanığın beyanlarına göre terditli olarak hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, delil tespiti dosyası ile tespit edilen eksik ve ayıplı işler bedelinin hükümde dikkate alınmadığını, davalı şirket ile ...'un arasında hiçbir bağ olmadığının SGK kayıtları ve imza sirkülerlerinde de sabit olduğunu, basiretli tacir olan davacının, kendisinden beklenen özeni göstermeyen ancak buna karşılık kendi hataları sebebiyle ortaya çıkan ayıplar ve riskleri davalı şirketten talep etmesinin de MK m. 2’nin amacına ters düştüğünü, delil tespit raporu ile bilirkişi raporunun çeliştiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davacı vekili davalının istinaf başvurusuna karşı verdiği cevap dilekçesinde, faturaların her iki şirketin defterlerinde kayıtlı olduğunu, mahkemece gerekli incelemenin yapıldığını, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen faturanın ödenmediği iddiasıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İtirazın iptâli davası müddeabihi, takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Bu davanın  takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı olarak ele alınması gerekir ve sonucu itibarıyla takibin devamına etkili bir davadır. Bu nedenle takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Davada her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Bunun sonucu olarak takip ve dava konusu olmayan  taleplerin bu davada dikkate alınamayacağı hakimin iddia ve savunmayla bağlı olduğu kuralının bir gereğidir. (HGK Esas 2011/19-617 Karar 2011/749 tarih 14.12.2011 ve Esas 2006/19-260 Karar 2006/251 tarih 03.05.2006) Buna bağlı olarak, dosya kapsamındaki inceleme de takip dayanağı faturayla sınırlı olarak yapılacaktır (Yargıtay 6 HD 02.10.2023 T. 2022/2606-2023/3073 ile 09.05.2023 T., 2022/1780-2023/1714 sy. k.).<br>Hâl böyle olunca, davacı vekiline takip dayanağına ilişkin açıklama yapması için süre verildikten sonra, takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık kuralına göre inceleme yapılması gerektiğinden, bu yöndeki istinaf sebebinin yerinde olduğu anlaşılmıştır. <br>İşin esasına yönelik istinaf sebepleri yönünden ise, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu hukuki ilişki 6098 sayılı TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi olup, davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Eser sözleşmelerinde, kural olarak yapılan işin miktar ve değerini ispat yükü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibindedir (Y. 6. H.D'.nin 15/03/2023 tarih, 2023/516-1062 sy.k). <br>Yine taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altında olması (HMK 190) nedeniyle de, davacı yüklenici işin miktar ve değerini, davalı iş sahibi ise iş bedelinin ödediğini ispat yükü altındadır.<br> Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde  tam  yapılmayan iş, ayıplı iş ise sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya  vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. <br>Eser sözleşmelerinde ayıplı imalat halinde 6098 sayılı TBK'nın 474/I. maddesi uyarınca açık ayıplarda iş sahibi eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek, gizli ayıplarda ise aynı Kanun'un 477/son maddesi uyarınca ortaya çıkması üzerine gecikmeksizin ayıp ihbarında bulunmak zorundadır. İş sahibi gözden geçirmeyi ve ihbarda bulunmayı ihmâl etmişse eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılır.<br>Eserin ayıplı  olması halinde; iş sahibi, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunması şartıyla, sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada bu hususu def'i olarak da ileri sürebilir. Ayrıca, imalatın ayıplı olduğunu ispat yükü iş sahibine aittir (Y. 15 H.D.'nin 24/01/2011 tarih, 2010/588-2011/246 sy. k). <br>Bunun yanında, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun \"Tacir olmanın hükümleri\"  kenar başlıklı 18/2 nci maddesi hükmüne göre de; “Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. ”<br>Bu açıklamalar ışığında; işin miktar ve değerini davacı yüklenicinin, ödeme ve ayıp iddialarını davalı iş sahibinin ispat etmesi gerektiği yönündeki ispat yüküne ilişkin bu hususlara riayet edilmemesi doğru olmadığı gibi ayıp ihbarına yönelik savunmanın da değerlendirilmemesi hatalıdır. <br>O hâlde mahkemece yapılacak iş; öncelikle takip dayanağı davacı vekiline açıklatıldıktan sonra, takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık kuralına göre inceleme yapmak, ayıp ihbarına yönelik savunma uyarınca ayıbın süresinde ihbar edilip edilmediğini araştırmak, davacının usulüne uygun delillerle ispat edeceği işin miktar ve değeri üzerinden ayıp ve eksik işlere yönelik değerlendirme yapmak ve oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.      <br>HMK nun 355. Maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olmadığından  taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile, HMK nun 353/1.a.6 hükmü uyarınca kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.    <br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf taleplerinin  KABULÜ ile, Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarih ....sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf başvurusu aşamasında davacı ve davalı vekili tarafından  yatırılan karar ve ilam harçlarının ilgililerine iadesine, <br>3-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a-6 hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 21/10/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Üye<br>...<br> <br>...<br>Katip<br>...<br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b87fdd749f8f6879","SID":"98e4daecf80cb4be"}}