{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2023/1497 Esas   2025/1861 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2023/1497 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1861<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/07/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/195 Esas  2023/789 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (KASKO Rücu)<br>DAVA TARİHİ\t: 23/02/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 25/12/2025<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 25/12/2025<br><br>\tTaraflar arasındaki  itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete  0001-0210-4403-6283 numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesiyle sigortalı olan ... plakalı aracın, 04.07.2022 tarihinde davalıya ait işyeri önünde yola bırakılan duvar örmeye yarayan kaya parçalarına çarpması sonucu tek taraflı olarak meydana gelen kazada hasara uğradığını, yapılan inceleme neticesinde hazırlanan eksper raporunda tespit edilen 86.712,72 TL  hasar bedelinin  20.09.2022 tarihinde müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini,  ödenen bedelin  Türk Ticaret Kanunu’nun 1472. maddesi gereğince kusurlu olan davalı yandan kusuru oranında tahsili amacıyla  Kahramankazan İcra Müdürlüğü’nün 2022/2570 E. sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu iddia ederek davalının  Kahramankazan İcra Müdürlüğü’nün 2022/2521 E. sayılı dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ava konusu kazanın 04.07.2022 tarihinde gündüz vakti saat 20:00 civarında meydana geldiğini ve sürücünün yol kenarında duran taşları görmemesinin mümkün olmadığını, davacının iddia ettiği gibi davalıya ait işyerinin önündeki yola bırakılmış herhangi bit taş olmadığını, taşların yol kenarında olduklarını, kaza yapan aracın da yoldan çıkıp yolun kenarında bulunan taşların üzerine çıktığını, dolayısıyla müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davalı ... Laboratuvar ve İnş. Test Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti. meydana gelen kazanın oluşumunda işyeri önündeki yola tehlike arz eder şekilde taş bırakarak 2918 sayılı KTK.nun 14/a-b. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %75 oranında kusurlu olduğu, davacıya kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b. maddesi kural ihlalini işlemiş olmakla %25 oranında kusurlu olduğu, davacı sigorta şirketine kasko sigortalı ... plakalı araç hasar tutarının KDV dahil 86.712,72 TL olduğu, davacı ... Sigorta A.Ş.'nin, davalıdan talep edebileceği bedelin, 65.034,09 TL asıl alacak ve 2.637,89 TL faiz olmak üzere toplam 67.671,98 TL olduğu, belirtilen bedellerin icra takibinde talep edilen alacakla uyumlu olduğu, bu nedenle itirazın haksız olduğu gerekçeleriyle davanın kabulü ile, davalının Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2022/2570 esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sigortalı sürücünün tam kusurlu olduğunu, müvekkiline atfedilecek kusur bulunmadığını, keşif ve tanık dinlenmesi talepleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, bilirkişinin dava konusu olay ile ilgili uzmanlığının yeterli olmadığını, piyasa rayiç değerinin araştırılmadığını, rapora itirazlarının gözetilmediğini, sigortalı sürücünün hız sınırını ayarlayamadığını, dikkatli davranmadığını, 04/07/2023 tarihli mazeretinin haksız olarak reddedildiğini ve bu suretle hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, takipten önce temerrüt oluşmadığından ödeme emrinin davalıya tebliğinden itibaren temerrüdün söz konusu olabileceğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; trafik kazası nedeniyle  kasko sigorta poliçesi kapsamında ödenen  hasar bedelinin TTK'nun 1472.maddesi gereğince rücuen  tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki  itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tKahramankazan İcra Müdürlüğünün 2022/2570 esas sayılı dosyası, kasko sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, 07/06/2023 tarihli hasar ve bilirkişi raporu vs deliller dosya arasında mevcuttur.<br> Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2022/2570 Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 23/12/2022 tarihli ödeme emri ile 65.034,09 TL asıl alacak, 2.637,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 37.671,98 TL  alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalının ödeme emrine süresinde itirazı üzerine durduğu, eldeki davanın İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür.<br>\t07/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;  dava konusu kazanın oluşumunda  işyeri önündeki yola tehlike arz eder şekilde taş bırakarak 2918 sayılı KTK.nun 14/a-b. maddelerindeki kuralları ihlal eden davalı ... Laboratuvar ve İnş. Test Makinaları San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin  %75 oranında,  davacıya kasko poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı araç sürücüsü ...'in ise 2918 sayılı KTK.nun 52/b. maddesi kuralını ihlal ettiğinden %25 oranında kusurlu olduğu, kaza nedeniyle sigortalı araçta toplam 86.594,12 TL hasar oluştuğu, sigortalısına ödeme yapan davacının TTK'nun 1472.maddesi gereğince yaptığı ödemeyi kusuru oranında davalıdan talep etmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosyada mevcut trafik polisi ... tarafından düzenlenen 04/07/2022 tarihli \" Tutanak\" ta ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davalı şirketin, iş yerinin önünden geçen 115.caddeye  duvar örmek için kaya parçalarına sigortalı araç sürücüsünün çarpması nedeniyle kazanın meydana geldiği ve sigortalı araçta  hasar oluştuğu, yine kaza tespit tutanağında dava  konusu kazanın, sigortalı araç sürücüsünün davalı şirkete ait işyeri önünden yola bırakılmış olan çok sayıda duvar örmeye yarayan kaya parçalarını görmeyerek üstüne çıkması ve akabinde aynı yönde seyreden başka bir araca çarparak durması neticesinde meydana geldiğinin açıklandığı, kazanın oluş şekli göz önünde bulundurulduğunda hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit ve kusur durumunun dosya kapsamına uygun ve hüküm açısından yeterli olduğu, mahkemece 04/07/2023 tarihindeki celsede davalı vekilinin mazeretinin reddine dair gerekçeleri gözönüne alındığında hukuki dinlenilme hakkının ihlalinden söz edilemeceyeceği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.<br>\tNe var ki, dava konusu icra takibinde davacı tarafından davalı şirketten  65.034,09 TL asıl alacak ve 2.637,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.671,98 TL  alacağın  alacak ve işlemiş faiz kalemleri ayrı ayrı gösterilerek talepte bulunulmuş olmakla birlikte alacağa toplam miktarı üzerinden ve hangi tarihten itibaren talep edildiği belirtilmeksizin ve sigortalı araç maliki ile davalının tacir olması nedeniyle  ticari iş niteliğinde olan eldeki uyuşmazlıkta  \"ticari avans\" faizi işletilmesinin talep edilmiş, mahkemece  hükmedilen alacağa hangi tarihten itibaren faiz işletileceği ve faizin cinsi belirtilmeksizin itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\t 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesinde, istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, bölge adliye mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bu re'sen gözeteceği düzenlenmiştir. <br>\t\t\t\t\t\t\t\t6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi; \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" düzenlemesini içermektedir. <br>\tBuna göre, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).<br>\t Hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesi  kamu düzeni ile ilgilidir. <br>\tTaraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve sigortalı araç maliki ile davalıların tacir olmaları nedeniyle ticari işlerden olan sigortacılık işleminden kaynaklanmaktadır ve 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi uyarınca ticari işlerde avans faizi uygulanması gereklidir. <br>\tAvans faizi, TCMB tarafından belirlenen ve ticari işlerde uygulanan özel faiz oranıdır. 3095 sayılı kanunun 2.maddesi uyarınca ticari alacaklarda temerrüt faizi olarak uygulanan bu faiz türü , tacirler arasındaki sözleşmeli borç ilişkilerinde, senetlerde (bono) hatta haksız fiil durumlarında dahi talep edilebilir.\t<br>\t<br>\tYukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince, tarafların sıfatı gözetildiğinde ticari işlerden olan sigortacılık işleminden kaynaklanan eldeki davada 3095 sayılı Yasanın 2/2.maddesi uyarınca avans faizi uygulanması gerekli olup  (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar)  , davacı yanca icra takibinde \"ticari avans\"   faizi işletilmesi talep edilmiş ve  mahkemece de faizin cinsi belirtilmeksizin itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmiş ise de,  yukarıda açıklandığı üzere somut  uyuşmazlıkta uygulanması gereken faiz cinsinin \"avans\" faizi olmasına rağmen mahkemece hüküm kısmında faizin cinsi ve başlangıç tarihi yönünden bir açıklık bulunmaması  infazda tereddüte sebep olacak niteliktedir. <br>\tÖte yandan,\tTBK’nın 121/3 (BK 104/3) maddesi “Temerrüt faizine ayrıca temerrüt faizi yürütülemez” hükmünü haiz olup, uygulamada “faize faiz yürütme yasağı” olarak bilinen kuralın uygulanması Türk hukukunda kamu düzenine ilişkin bir kural olarak kabul edilmektedir. Bu kural,3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 3/1.maddesinde \"Kanuni faiz ve temerrüt faizi hesaplanırken mürekkep faiz yürütülemez\"  şeklindeki kural da faize faiz yasağının tekrarıdır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.10.2002 tarihli 2002/709 Esas ve  2002/781 Karar sayılı; Yargıtay 15.HD’nin 26.04.2017 tarihli 2016/20103 Esas ve 2017/1801 Karar sayılı;  Yargıtay 15.HD’nin 03.11.2016 tarihli  2016/3876 Esas ve 2016/ 4538 Karar sayılı; Yargıtay 12.HD’nin 27.06.2013 tarihli  2013/14820 Esas ve 2013/ 24820 Karar sayılı emsal ilamları da bu yöndedir. <br>\tİcra takibinde takip konusu alacak  kalemlerine ilişkin ana para ve işlemiş faiz tutarları ayrı ayrı belirtilmekle birlikte ana para ve işlemiş faiz alacaklarının toplamı üzerinden faiz işletilmesi talep edilmiş olup, ilk derece mahkemesince de işlemiş faiz alacaklarının ana para alacaklarına eklenmek suretiyle toplam  alacağa bir kez daha faiz uygulanmasına sebep olacak şekilde 6098 Sayılı TBK'nin 121/son maddesinde belirtilen ve kısaca “faize faiz işletilmesi yasağı” şeklinde ifade edilebilecek emredici nitelikteki düzenlemeye aykırı olarak karar verilmesi doğru olmadığından kamu düzeni gözetilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. <br>\tHal böyle olunca, kamu düzeni gözetilerek davanın kabulü ile davalının takibe  itirazının iptaline, takibin 65.034,09 TL asıl alacak, 2.637,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.671,98 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine  karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tTüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KABULÜNE, <br> 2-Ankara Batı Asliye Ticaret  Mahkemesi'nin 04/07/2023 tarih ve 2023/195 Esas 2023/789 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>B)1-Davanın KABULÜ ile, <br>\tDavalının   Kahramankazan İcra Müdürlüğünün 2022/2570 esas sayılı icra takibine vaki itirazının toplam 65.034,09 TL asıl alacak,  2.637,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.671,98  TL'ye  yönelik olarak iptaline,  <br>\tHükmedilen asıl alacak tutarı olan 65.034,09 TL 'na takip tarihinden itibaren  avans faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına,  \t<br>\t2-Alınması gereken 4.622,67 TL  karar ve ilam harcından  peşin alınan 817,31 TL harç ile  338,36 TL icra  peşin harcının mahsubu ile  mahsubu ile bakiye  3.467,00 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>\t3- Davacı tarafından yatırılan 817,31 TL peşin harç, 338,36 TL icra peşin harcı ile 80,70 TL  başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t4-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.353,22 TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye irat kaydına,<br>\t5-Davacının yargılamada yapmış olduğu 1.500,00 TL bilirkişi ücreti, 51,25 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 1.551,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,<br>\t6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden istinafa gelenin sıfatına göre aleyhe hüküm yasağı gözetilerek ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 10.827,52 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br><br>C) 1-Davalı tarafından peşin yatırılan 1.155,66 TL istinaf nispi karar harcının  talep halinde davalıya iadesine,<br>2-Davalı tarafından yapılan 234.00 TL posta giderinin davadaki haklılık durumu gözetilerek davalı üzerinde bırakılmasına,<br>3- Davalının yatırdığı delil avansından artan miktarın davalıya iadesine,<br>      4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi 25/12/2025<br>  <br>  Başkan-               Üye -                       Üye -        Zabıt Katibi -<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"86f8c496d84240c4","SID":"28b416e45fd45d0d"}}