{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ:26/01/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:14/06/2022<br>DAVANIN KONUSU:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ:26/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ:27/01/2026<br><br>Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle davalı sürücü ...'un 06/03/2018 tarihinde ... plakalı araç ile ... Mahallesi ... Sokak istikametinden gelerek ... Caddesine çıkış yaparken bu cadde üzerinde Burdur-Antalya Karayolu istikametine doğru seyir halinde olan davacı ...’ya ait ... plakalı motosiklete çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza sonucu ağır bir şekilde yaralanan müvekkilinin tedavisinin halen devam ettiğini, polis memuru tarafından tutulan trafik kazası tespit tutanağına göre otomobil sürücüsü ...'un ilk geçiş hakkını ihlal ettiğini, motosiklet sürücüsü olan müvekkilinin ise herhangi bir kusurunun bulunmadığını, bu kapsamda ... plakalı otomobil sürücüsü davalı ...'un kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçirdiği kaza sonucu sağ bacağında oluşan kemik kırılmalarından dolayı yürüyemeyeceğinin saptandığını, tekrar yürüyebilmesi için acil ameliyat edildiğini, halen tedavisinin devam ettiğini, müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde, manevi olarak yıprandığını, psikolojisinin bozulduğunu, görüntüsü ve sakat kalmış  olmanın verdiği ızdırap ile ruhsal çöküntü içine girmiş iken bir de işine devam edememesi ve yürüyüşünün halen düzelmemesinin bütün aile düzenini bozduğunu, sadece kendi psikolojisi açısından değil eşi ve çocukları da bu kaza sonucu son derece manevi zarar gördüğünü, kaza neticesinde müvekkilinin halen daha iş göremez durumda olduğunu ve tedavi sürecinin devam ettiğini, kendisi ileride yerine getirmesi gereken bir sorumluluğu yerine getiremeyecek ve uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle hiçbir zaman eskisi gibi olamayacağını belirterek  belirsiz alacak davası olarak ikame edilen davanın kabulüne, haksız fiil nedeni ile meydana gelen cismani zararın HMK’nin 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre iş göremezlik, tedavi giderleri ve tüm iyileşme süresince yapılan masrafların yoksun kalınan kazanç ve ek harcamaların hesaplanarak, şimdilik fazlaya ilişkin istem ve ıslah etme hakları saklı kalmak kaydı ile haksız fiil tarihi olan 06/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte 1.000.00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 40.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle birlikte davalı ... ve ...'tan dan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle dava konusu kazada davacı asilin hız kurallarına riayet etmediğini ve motosiklet sürücüsü olarak gerekli dikkat ve özeni göstermediğini, davacı yanın kaza sebebi ile kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespitinin gerektiğini, davacı yanın talep etmiş olduğu 40.000,00 TL manevi tazminat tutarının oldukça yüksek olduğunu, ayrıca müvekkilinin kazadaki kusurunun tali derecede olduğunu, davacı yanın talep etmiş olduğu manevi tazminat talebine ve tutarına itiraz ettiklerini, davacı yanın talep ettiği maddi ve manevi tazminat tutarlarına haksız fiil tarihinden işleyecek en yüksek avans faizi talep etmesinin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun maddi ve manevi tazminat istemli davasının reddine, yargılama harç ve giderler ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,  davacının iddialarını ve taleplerini kabul etmediklerini, davalı müvekkilinin her ne kadar aracın kayden maliki olsa da dava konusu trafik kazasında aracı kullanan sürücü ...'a aracını teslim etmediğini, müvekkilinin ...'ı hayatında hiç görmediğini ve tanımadığını, ...'un müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında müvekkile ait aracı kullandığını, müvekkilinin üzerine düşen tüm özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, Yargıtay yerleşik kararları uyarınca bir kimsenin sürücü belgesi olan ergin bir kişiye aracını teslim etmiş olması ve daha sonra rızası ve bilgisi dışında başka bir kişi tarafından aracın kullanılmasından kaynaklanan haksız fiilden ötürü üzerine düşen tüm özen ve sorumlulukları yerine getirdiğinden sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilin aracını sürücü belgesi olan oğlu ...'a teslim ettiğini,  müvekkili ile ... arasında herhangi bir tanışıklığın dahi mevcut olmadığını, müvekkilinin iş bu dava ile ...'un aracını kullandığını öğrendiğini, aracının rızası dışında kullanan ...'nun kusurundan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, öncelikle davaya husumet yönünden itiraz ettiklerini, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, sayın mahkemenin görevine itiraz ettiklerini, davalı müvekkili ile davacı arasında herhangi bir ticari ilişki olmadığını belirterek sayın mahkemenin görevsizliğine karar verilerek davanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesine,  müvekkilinin tüm özen ve sorumluluklarını yerine getirmesine karşın, diğer davalı ...'nun müvekkilinin aracını bilgisi ve rızası dışında kullanmasından dolayı müvekkile karşı açılan davanın husumet yönünden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise; taksirle yaralama sebebi ile açılmış ya da açılacak olan ceza davasının bekletici mesele yapılmasına, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından cevap dilekçesinde özetle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetki itirazında bulunduklarını, müvekkil şirketin genel müdürlük adresinin Maslak ... İstanbul olduğunu, ancak davanın yetkisiz Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, poliçe üzerinde ölüm/sakatlık halleri için kişi başına teminat limiti ile azami 330.000 TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkil şirketin asıl sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirleneceğini, manevi tazminat taleplerinin müvekkil şirketten talep edilebilmesinin mümkün  olmadığını belirterek sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında gerçek hasarı ödemekle yükümlü olduğunu, haksız ve mesnetsiz açılan davanın  reddine, görev ve yetki yönünden reddine, müvekkili şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine, masraf, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince özetle maddi tazminat davası yönünden, davanın kabulü ile 403,57 TL geçici iş göremezlik, 182.055,79 TL sürekli iş göremezlik, 3.750,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 186.209,36 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi açısından temerrüt tarihi olan 29/03/2018, diğer davalılar açısından kaza tarihi olan 06/03/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalılardan alınarak davacıya verilmesine; manevi tazminat davası yönünden, davanın kısmen kabulü ile takdiren 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06/03/2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılar ... ve ...'tan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.<br>Davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından özetle davacının dizlik kullanmaması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, pasif dönem tazminatı hesaplanırken AGİ nedeniyle ödenen verginin düşülmediği, tazminat hesaplanırken % 1,8 teknik faiz kullanılmadığı, araç sahibi % 20 kusurlu olduğu halde tazminattan indirim yapılmadığı, geçici iş göremezlik zararını SGK’nin karşıladığı, başka zarar kalmadığı, istinaf edenin geçici iş göremezlik zararından sorumlu olmadığı, yol giderinin fazla hesaplandığı, katkı payı ve koltuk değneği giderlerinin faturalı tedavi giderlerine dahil olduğu ve bunlardan SGK’nin sorumlu olduğu, davacının bakıcı ve refakatçi talebinin bulunmadığı, bilinen gelirin asgari ücretin 1,3742 katı olduğu halde bilinmeyen dönem gelirinin asgari ücretin 1,5227 katı kabul edilmesinin doğru olmadığı, ıslah edilen bakım ve refakat ücreti için zamanaşımının dolduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Dava, yaralamalı trafik kazasına dayalı maddi ve manevi tazminata ilişkindir.<br>Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür (TBK Md. 49/1).<br>Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK Md. 50/1).<br>Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK Md. 51/1).<br>Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri, 2. Kazanç kaybı, 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar (TBK Md. 54).<br>Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez. Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesi ile artırılamaz veya azaltılamaz (TBK Md. 55/1).<br>Somut olayda hüküm kurmaya elverişli kusur ve maluliyete ilişkin raporlara göre davacı sürücünün kullandığı motosiklet ile davalı sürücü ...’ın kullandığı otomobilin karıştığı trafik kazasında davacı sürücü, maluliyet oranı % 7, geçici iş göremezlik süresi altı ay olacak şekilde yaralanmış olup işbu trafik kazasında davacı sürücünün kusursuz, davalı sürücü ...’ın kusurlu olduğu anlaşılmıştır. <br>Davacının bedensel zararlarının tazmininden davalı sürücü, davalı işleten ve davalı sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumludur (TBK Md 49, 54 ve 2918 sayılı KTK Md. 85).<br>Bakıcı giderleri de tedavi giderleri kapsamındadır. Limitler dâhilinde davalı sigortacı tedavi giderlerinden sorumludur.<br>Dava konusu olayda davacı bakıcı giderinin karşılanmasını talep etmiştir. Bilirkişi tarafından bakıcı gideri hesaplanmış; ilk derece mahkemesince bu rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığı varsa süresinin doktor bilirkişi tarafından belirlenmesi ve bu süre için bakıcı giderine hükmedilmesi gerektiğinden alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunmamış; dolayısıyla verilen karar, bakıcı gideri yönünden usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>O halde ilk derece mahkemesince dava dosyası Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kuruluna yeniden gönderilmeli, davacının bakıcı ihtiyacı olup olmadığına varsa süresinin kaç gün veya ay olduğuna ilişkin ek rapor alınmalı ve sonucuna göre davacının bakıcı gideri ödenmesi talebi hakkında karar verilmelidir. <br>Bu itibarla istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın esasının incelenmeksizin mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>KARAR: Yukarıda açıklanan nedenler ve gerekçe ile<br>1-İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a-6 maddesi uyarınca başvurunun esası incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, <br>2- Başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde başvurana iade edilmesine, <br>HMK'nin 353/1-a ve 362/1-g maddeleri uyarınca kesin olarak oy birliğiyle 26/01/2026 tarihinde karar verildi. <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6a9e23ca2acfb875","SID":"58796ecc045bdd08"}}