{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   31. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2026/34 - Karar No:2026/80<br>                       <br>                         T.C.<br>                        ANKARA<br>       BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>                31. HUKUK DAİRESİ<br>       \t                                                     <br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t  \t\t     \t(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1  md)\t<br>\t                                                                  <br>ESAS NO\t: 2026/34 <br>KARAR NO\t: 2026/80<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/10/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/665 E-2025/651 K<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tanıma Ve Tenfiz (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan )<br>KARAR TARİHİ\t: 29/01/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 09/02/2026<br>\t<br>Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan tanıma ve tenfiz istemine ilişkin davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili,  taraflar arasında  24/03/2021 tarih ve 303 sayılı sözleşme ile iki adet ... paketleme makinesi, iki adet Telinmatik otomatik bisküvi besleme makinesi, iki adet yan dikiş yapıştırma cihazı ve bir adet sekiz metre uzunluğunda bisküvi konveyöründen oluşan bisküvi makinesinin müvekkili şirkete satışı konusunda anlaşıldığını, davalı tarafın sözleşmeye ilişkin yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmemesi sebebiyle, müvekkili firma tarafından Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesi' ne dava açtığının  mahkemenin  19/07/2023 tarihli kararı ile müvekkili şirketin davalı aleyhine açmış olduğu dava kabul edildiğini,  Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesi' nin kararında davalının müvekkili şirkete 209.661,46 EURO ödemesine hükmedildiğini, yabancı  mahkeme kararının Türkiye'de tanınması ve hükmün cebri icraya konulabilmesi için tenfizine karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle  Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesi tarafından verilen kararın Türkiye'de de geçerli olabilmesi için  tenfiz ve tanınmasının karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili ; sözleşme gereğince müvekkilinin makineyi imal ederek, davacıya teslim ettiğini, ancak davacının makinenin teslimi sonrasında ödemesi gereken 22.500,00 EURO borcunu ödemediğini,  24.02.2022 tarihinde Ukrayna ile Rusya arasında savaş başladığını,  davacının savaşı da bahane ederek makineyle ilgili bazı sorunların olduğunu müvekkiline ifade ettiğini, bunun üzerine makinede bir sorun olmadığını göstermek amacıyla müvekkilinin  Ukrayna'ya (Lviv şehrine) giderek makineleri çalıştırarak ürenim yaptığını ve bir sorun olmadığını gösterdiğini, savaş ortamı nedeniyle davacının makineyi çalıştıracak uzman bulamadıkları için makineyi çalıştıramadıklarını, bunun üzerine müvekkili  şirket aleyhine Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası bünyesinde yer alan Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesi'ne başvurduğunu, 291/2022 sayılı ve 19/07/2023 tarihli hakem kararının tanınması ve tenfizi talebinin redde gerektiğini,  Ukrayna'da savaş ortamında ve olağanüstü yönetim nedeniyle mahkeme bağımsızlığının bulunmadığı bir ortamda hakem yargılaması yapılmasının düşünülemeyeceğini, müvekkili  firmanın adil yargılanma hakkının hukuki dinlenilmesi hakkının ihlal edilmesine neden olacağını, hakem kararının en başta kamu düzenini aykırı olduğunu, kamu düzenine aykırı olan yabancı hakem kararlarının tenfiz edilemeyeceğini,  tarafları temsil edecek birer hakem bulunmak üzere üç hakemden oluşan bir heyetle yargılama yapılması gerekirken tek hakemli yargılama yapılması,  hakem seçimi için belirlenen usule uygun olmadığından da tenfiz talebinin reddi gerektiğini, MÖHUK m. 63 gereğince tenfiz koşulları oluşmayan tahkim kararı hakkındaki tanıma talebi de kabul edilemeyeceğini,  bu nedenlerle  Ukrayna Sanayi ve Ticaret Odası bünyesinde yer alan  Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesi  tarafından verilen 291/2022 sayılı ve 19.07.2023 tarihli hakem kararının, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, 10 Haziran 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu ilgili hükümleri kapsamında aranan tanıma ve tenfiz şartlarını sağlamaması nedeniyle işbu davanın reddine,  dava konusu hakem kararının iptali için açılan ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi  2023/5 E. sayı ile görülen davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini istemiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>Mahkemece;\"Dava, eser sözleşmesi nedeniyle Ukrayna Ticaret ve Sanayi Odası Uluslararası Ticaret Tahkim Mahkemesinin 19/07/2023 tarihli kararının tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir. <br>Mahkememizce tarafların delilleri toplanmıştır.<br>5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Kanunu'nun 60 vd. Maddeleri uyarınca, kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının Türkiye'de icra olunabilmesi, yetkili Türk Mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesinden istenilebilir.<br>Davalı şirketin ticaret sicil özeti incelendiğinde; merkezinin Ankara ili, Yenimahalle  ilçesinde bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Taraflar tacir olup, davalı şirketin ticaret sicil merkezi Ankara'da bulunduğundan mahkememiz görevli ve yetkilidir.<br>Davacı vekili dava dosyasına, yabancı hakem kararının o ülke makamlarınca usulen onanmış örneğini ve onanmış tercümesini, ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı ile onanmış tercümesini sunmuş, incelenmesinde; yabancı hakem kararının kesinleştiği, tenfizi için aranan şartlara haiz olduğu görülmüştür.<br>Tenfizi istenen yabancı hakem kararına konu uyuşmazlık eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmakta olup, Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir hususun bulunmadığı anlaşılmıştır.   <br>Toplanan deliller ve dosya içeriğine göre, taraflar arasında imzalanan sözleşmede tahkim şartının bulunduğu, tahkim şartı gereği görevlendirilen hakem tarafından yargılamanın sonuçlandırıldığı, verilen kararın kesinleştiği, T.C. Devleti ve Ukrayna Devleti'nin 08/05/1991 tarihli \"Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi'nin\" tarafı oldukları, 12/12/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Kanun'un \"Yabancı Hakem Kararlarının Tenfizi\" bölümünde tenfiz için karşılıklık (mütekabiliyet) şartının yer almadığı, anılan Kanun'un 62. maddesinde belirtilen ret sebeplerinin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı kanaatine varılmakla, davanın kabulüne\" karar verilmiştir.<br><br><br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu hakem kararı Newyork sözleşmesinin 5. Maddesi ve MÖHUK'ün ilgili maddelerine aykırı olarak verildiğini, sözleşmede yer alan tahkim şartının uyuşmazlığı başlatan tarafa göre hakem seçimini ve uygulanacak hukuku belirlediğini, bu nedenle tek tarafa yetki veren tahkim şartının geçersiz olduğunu, sözleşmenin 8.3.1 maddesinde düzenlenen tahkim şartının aynı anda hem Ukrayna  hemde İstanbul Ticaret Odası Tahkim ve arabuluculuk kurullarının uygulanmasını öngördüğünü, taraflardan yalnızca birine tahkime gitme konusunda yetki tanıyan tahkim anlaşmasının geçersiz olacağını, Ukrayna'da savaş ortamında ve olağanüstü yönetimin nedeniyle mahkeme bağımsızlığının bulunmadığı bir ortamda hakem yargılaması yapıldığını, bu durumun müvekkilinin adil yargılanma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmesine neden olduğunu, tahkim yargılaması sırasında talep edilmesine rağmen bilirkişi raporu alınmadığını, bu nedenle hakem kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, savaş ortamından dolayı Ukrayna'ya ulaşım konusunda çok fazla zorluklarla karşılaşan müvekkilinin bu durumunu davacının kötüye kullandığını, müvekkilinin ileri sürdüğü hiçbir savunma ve iddianın dikkate alınmadan hakem kararı verildiğini, hakem kararında makinenin müvekkiline iadesine karar verilmediğini, davacının haksız zenginleştiğini, üç hakemden oluşan bir heyetle yargılama yapılması gerekirken, tek hakemli yargılama yapılması  nedeniyle hakem kararının  tanınması ve tenfizine karar verilemeyeceğini, sözleşmenin 8.3.1 maddesinin bu yönde olduğunu, hakem kararının tahkim süresinde verilmediğini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin hatalı ve hukuka aykırı olarak belirlendiğini, yabancı hakem kararlarını tanıma ve tenfizi davalarında harcın maktu alınması gerektiğini belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir.<br>\tGEREKÇE:<br>\tDava,  eser sözleşmesinden kaynaklanan yabancı hakem kararının tanıma ve tenfizi istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>  HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Alınması gereken 418,488,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan 104.621,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 313.866,66 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere  29/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.   <br><br>Başkan ...                         Üye  ...                       Üye ...                    Katip ...<br>¸e-imzalıdır                     ¸e-imzalıdır                    ¸e-imzalıdır              ¸e-imzalıdır <br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7ca1e52efa1c11ba","SID":"f689a1f16c683b6c"}}