{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t\t\t\t\t  <br>ESAS NO\t: 2025/435 Esas\t\t\t\t\t  <br>KARAR NO\t: 2025/471<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ: 31/10/2024<br>KARAR TARİHİ: 07/05/2025<br>Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili Çeşme Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... Sigorta tarafından sigortalanmış olan ve diğer davalı ...’nın sahibi olduğunu, kaza anında bir  diğer davalı ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla müvekkilinin ... plakalı aracına direksiyon hakimiyetini kaybederek %100 kusurlu olarak çarpması sonucu oluşan toplam 5.967,48 Euro karşılığı 223.839,-TL maddi tazminatın, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, avukatlık ücreti ve yargılama giderleri ile birlikte müteselsil borçlu-davalılardan alınarak müvekkile ödenmesi ayrıca kazaya neden olan ... plaka sayılı aracın trafik kaydına ihtiyati tedbir konulmasına davanın kabulüne karar verilmesi talep ve dava ettiği anlaşılmıştır.<br>Davalı ... şirketinin Çeşme ... Asliye Hukuk Mahkemesine vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı vekili her ne kadar başvuru aşamasında müvekkili şirketten hiçbir dönüş alamadığını belirtmişse de, eksik evrakların ikmali istemiyle dönüş gerçekleştirildiğini, müvekkili şirketçe gerçek hasarın tazmini amacıyla sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti gerektiğini, bu doğrultuda davacı taraftan eksik evraklar istenilmiş olup, davacı tarafça bu evraklar ikmal edilip iletilmeksizin dava ikame edildiğini, gerekli evraklar gönderilmediğinden, kazanın oluşumunda sigortalının sorumluluğunun bulunup-bulunmadığı tespit edilmediğini, dolayısı ile davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvuru söz konusu olmayıp, Mahkeme huzurunda ikame edilen başvuru anılan dava şartına haiz olmadığından ötürü, ilgili davanın başkaca hiçbir incelemeye gerek duyulmaksızın reddinin gerekeceğinin ortada olduğunu, başvuran tarafça talep edilen masraf kalemleri uyuşmazlık konusu kazanın sebep olduğu doğrudan zararlardan olmayıp dolaylı zararlardan olduğu, ZMMS Genel Şartları uyarınca dolaylı zararlar teminat altına alındığını, bu sebeple, müvekkili şirketin söz konusu zararlardan herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, oysa mevcut eksper ataması incelendiğinde, yapılan atamanın yukarıda anılan hususlarla ilişkilendirilmesi mümkün olmadığını, belirtilen nedenlerle, başvurucu dayandırdığı eksper raporunu ve bu rapor için talep edilen eksper ücretini kabul etmediğini, buna ilişkin istemin reddini talep etmiş ve savunmuştur. <br>Çeşme ... Asliye Hukuk Mahkemesi 18/02/2025 tarih ... esas-... karar sayılı kararı ile \"...Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi yargı çevresinin İzmir ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi ile mahkememizin görevsiz hale geldiği, görev kuralları, kamu düzeninden olup, HMK'nin 114/1-c fıkrası uyarınca mahkemenin görevli olmasının dava şartlarından olduğu, yine HMK'nin 115/1 hükmüne göre mahkemenin görevli olup olmadığını yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetmesi gerektiği anlaşılmakla mahkememizin görevsizliğine...\" karar verildiği, dosya mahkememize tevzi edilmekle mahkememizin ... esasına kaydı yapılmıştır. <br>Çeşme ... Asliye Hukuk Mahkemesi 18/02/2025 tarih ... esas-... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilen ve ... esas sırasına kaydı olan dosya incelendiği, arabuluculuk tutanağı bulunmadığı ve davalı ... yönünden tefrik yapılarak mahkememizin ... esas sırasına kaydı yapıldığı ve arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:<br>Dava; hasar tazminatı talebine yönelik yapılan tazminat talebine ilişkindir. <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; somut olayda davalılardan ... Sigorta tarafından sigortalanmış olan ve ...’nın sahibi olduğu, kaza anında ...’in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla davacının ... plakalı aracına direksiyon hakimiyetini kaybederek %100 kusurlu olarak çarpması sonucu oluşan toplam  5. 5.967,48 Euro karşılığı 223.839,-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müteselsil  tahsili talepli olarak tazminat davası açtığı anlaşılmış olup,<br>6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı, arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin sunulduğu görülmekle davacı vekiline 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesi gereğince; tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin yedi günlük kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği; aksi takdirde, davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren tensip tutanağının tebliğ edildiği, verilen kesin süre içerisinde tutanağın aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmekle 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>Bölge adliye mahkemesi kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair Yargıtay 'nin 19.04.2022 tarihli Esas No :  Karar No :  sayılı ilamı; <br>\"... Antalya  Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri Başkanlar Kurulunca aynı konuya ilişkin talep Dairemize daha önce iletilmiş ve Dairemizin 17.06.2020 T, ... E, ... K. sayılı kararı ile “taraf veya vekillerinin 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince ‘arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini’ elden veya UYAP sistemi üzerinden dosyaya ibraz etmemesi halinde, bu belgelere UYAP sistemi üzerinden erişebilme imkânının olmasının sonuca etkisinin bulunamayacağı, bu durumda davanın dava şartı yokluğunda usulden reddinin gerekeceği; taraf veya vekillerinin arabuluculuk son tutanak fotokopisinin/suretinin dosyaya sunmasının yeterli olmadığı, 7036 sayılı Kanun’un 3/2. maddesi mucibince bu tutanağın aslının veya onaylanmış bir örneğinin elden veya UYAP sistemi üzerinden dosya ibrazının gerektiğine ve uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine” karar verilmiştir... \" şeklindedir.<br>6235 sayılı HUAK’ın 18/A-2. bendine göre, “Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” hükmüne aykırıdır. Bu hüküm uyarınca “herhangi bir işlem yapılmadan” tabirinden kasıt arabulucuya başvuru için taraflara süre verilmeyeceği, başka hiçbir usuli işlem yapılmadan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğidir. Bu nedenle, yasanın çok açık hükmü karşısında zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olarak görülmemiştir. (Yargıtay ... Hukuk Dairesi'nin 20.12.2022 tarihli, Esas No: ... Karar No: ... sayılı ilamı)<br>Zorunlu arabuluculukta arabulucuya başvuruya ilişkin dava şartı davadan önce gerçekleştirilmek zorunda olup HMK’nın 115/2. maddesi kapsamında tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla; dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş, <br>Ayrıca, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nun 114/e maddesinde, dava takip yetkisine sahip olunması açıkça dava şartları içerisinde sayılmıştır. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik, dava ön şartlarının yokluğu veya husumet nedeniyle davanın reddinde, davanın nakli ve açılmamış sayılmasında ücret” başlığını taşımakta; maddenin 2.fıkrasında ise “davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur” düzenlemesi bulunmaktadır.<br> Şu hale göre tarifenin açıklanan 7/2 maddesi hükmü gereğince; konusu para veya para ile değerlendirilmesi mümkün bulunan bir şey olan davanın dava şartlarından birinin bulunmaması (noksan olması) nedeniyle usulden reddine ilişkin kararda, vekalet ücreti nispi tarifeye göre takdir edilir; ancak, bu nispi vekalet ücretinin miktarı, maktu vekalet ücretini geçemez. <br>Somut olaya gelince, dava dava şartı olan arabuluculuğa başvurmaksızın açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda dava şartlarından olan 6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek, davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;<br>1-Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, <br>2-Alınması lazım gelen 615,40 TL başvurma harç ve 615,40 TL peşin harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,<br>3-Taraflar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>4-Davalının kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre takdir ve tayin edilen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan  tahsili ile davalıya verilmesine, <br>5- Arabuluculuk ücretinin davacıdan 6183 sayılı kanun hükümleri kapsamında tahsiline, Arabuluculuğun müşterek yapılması ve karara göre uzun vadede esas dosyada  buna dair karar verileceği nazara alınarak,<br>Mahal bulunmadığına, (yer olmadığına)<br>6-Karar kesinleştiğinde  bilgi mahiyetli olarak kararın mahkememizin tefrik öncesi esası olan ... E. Sayılı dosyasına gönderilmesine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi  Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/05/2025<br>Katip ...<br>e-imzalı  <br>Hakim ...<br>e-imzalı<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a339f56308b621aa","SID":"7f85c657d52e2f45"}}