{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/157 <br>KARAR NO:2026/183<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/11/2025<br>NUMARASI:2025/571 Esas - 2025/883 Karar<br>DAVA\t:Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:03/02/2026<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı; 11.07.2025 tarihinde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğuna posta yoluyla başvuru yaptığını, davalının 14.07.2025 tarihinde teslim aldığını, 23.07.2025 tarihli cevap verildiğini tarafına borçlu bulunan ...bank AŞ ve... Bankası'nın yönetimde bulunan şirket müdürlerinin tarafına olan borçları nedeniyle yetkilerinin kısıtlanmasının ve iki Bankanın Ticaret Sicil İşlemlerinin durdurulmasını talep ettiğini, bunun yanında dilekçesinde şirket ortaklarının üyelik işlemlerinin askıya alınması ve üyelerin borcu üstlenmeyerek TTK'da yer alan basiretli tacir gibi davranmadıkları için ticaret sicil disiplin cezaları yönetmeliğine göre yapılan eylemin karşılığı olan disiplin cezaları ile cezalandırılmaları için soruşturma açılması ve soruşturma sonuna kadar üyeliklerinin askıya alınmasının talep edildiğini ancak Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün bu taleplerini değerlendirmediğini, hiçbir işlem yapmadığını, 17.07.2025 tarihli 84329644/86, 322 sayılı Ticaret Sicil yazısı kararının iptalini, bankaların yönetimlerinin atadıkları müdürlerin işlemlerinden sorumlu olmaları sebebiyle borç ödeninceye kadar bankaların yönetim kurulu ve müdürlerinin kısıtlanmasını, gerekli görülmesi halinde her iki bankanın da iflasını istemek için ilgili Ticaret Mahkemesine talepte bulunulmasına karar verilmesini  talep etmiş, davalı vekili  müvekkili cevabi yazısının öncelikle dava dışı şirketler-banka yetkililerinin sınırlandırılması talebine ilişkin olarak davacının müvekkili müdürlüğe başvuru yetkisinin dahi olmadığı,tescil edilmiş olguların ancak mahkeme kararı ile değiştirilmesinin mümkün olduğunu açıklayan bu genel nitelikli anayasal cevabi yazısının da ret kararı olmadığını  müvekkili müdürlükçe yapılabilecek bir işlemin söz konusu olmadığını, yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini  talep etmiştir.Mahkemece; Davacının, dava dışı bankadan alacaklı olması davacıya TTK 34.maddesi ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 22.maddesi kapsamında \"ilgili\" sıfatı vermediği, davacı, tescil istemi konusunda kesinleşmiş bir mahkeme kararı veya tedbir kararı ibraz etmediği, tescil isteminin TTK nın 29. maddesinde belirtildiği şekilde dilekçe ile yapılmadığı, davacının kimliğinin elektronik posta ve normal posta ile doğrulanamayacağı, usulüne uygun bir tescil talebinin özel dava şartının mevcut olmadığı anlaşılmakla itirazın usul yönünden reddine karar verilmiş, davacı; hatalı karar verildiğini, gerekçenin çelişkili olduğunu, mahkemenin esasa geçerek davacının alacağının miktarını tespit ederek alacağın koruma altına alınması gerektiğini, mevcut sicil kaydının halen yürürlükte olduğunu ve kendisini zarara uğrattığını ticaret sicil müdürlüğünün sahip olduğu yetkileri kullanmayarak zararın doğmasına engel olmadığını, davalının hareketsiz kalması ile doğan zararın hesaplanması gerektiğini ileri sürerek bilirkişi raporu alınması için kararın kaldırılarak dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalının talebi davacının alacağının hesaplanarak borçluları ...bank ve... Bankası yönetim yetkililerinin kısıtlanması istemine ilişkindir.Ticaret Sicili ancak tescili gereken hususlarda bir değişiklik olması halinde bu değişiklikleri ilgililerin talebi üzerine tescil eder. Davalının; yargı yetkisi olmadığından ...bank ve...Bankası yönetiminin yetkilerinin kısıtlanması hususunda karar verme  yetkisi olmadığı gibi davacının  da ...bank ve ... Bankası'nda ilgili sıfatı olmadığından; ortada usulüne uygun bir talep, usulüne uygun bir ret kararı bulunmadığından itirazın usulden  reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, itiraz edenin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İtiraz edenin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 03/02/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c8d3481ca046a5b","SID":"39c5555e1fe670f2"}}