{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2023/2296 - 2026/66<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2023/2296 <br>KARAR NO\t: 2026/66<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 26/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2023/95 E.  -  2023/366 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2023 tarih ve 2023/95 Esas - 2023/366 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" markasının uzun yıllardır hem ticaret unvanın esaslı unsuru olarak hem de markasal anlamda nizasız ve fasılasız bir şekilde kullanıldığını ve bu surette tanınmış marka haline getirildiğini, anılan markanın T/00102 ve T/02680 sayıları ile tanınmış markalar sicilinde kaydının bulunduğunu, müvekkilinin bu markaları mesnet gösterilerek davalı şirketin 2021/139436 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-17278 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, dava konusu markanın müvekkili seri markaları ile iltibas yaratacak nitelikte olduğunu, aralarında yalnızca \"v-d\" harflerinden kaynaklı bir farklılığın bulunduğunu, kalan beş harfin birebir aynı dizilimde yer aldığını, markaların \"...\" – \"...\" şeklinde telaffuz edildiklerini, Kurum tarafından daha evvel \"...\" markalarının müvekkili markaları ile benzer görülerek reddedildiğini, dava konusu markanın \"normal\" bir saikle tercih edilmediği, dava konusu markanın kapsamındaki 09, 35, 37, 42, 45. sınıftaki mal ve hizmetlerin yer aldığını, müvekkili markaları kapsamında da bu mal ve hizmetlerin bulunduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka olması nedeniyle de korunması gerektiğini, ... ibaresinin alan adı ve ticaret unvanı olarak da korunması gerektiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, ... YİDK’nın 30/12/2022 tarih ve 2022/M-17278 sayılı kararının iptaline, 2021/139436 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin 20 yıldır ticaret unvanının da esas unsuru olan markalarının kullandığını, markalar arasında görsel, işitsel ve nihai intiba açısından bir benzerlik olmadığını,  tarafların faaliyet konularının tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin siber güvenlik, ağ güvenliği, IT altyapısı, network hizmetleri gibi hizmetler sunduğunu, bu hizmetlerin davacı yanın faaliyetleri ile bir ilgisi olmadığını, kötüniyet iddialarını kabul etmediklerini, SMK'nın 6/6. maddesi koşullarının oluşmadığını, iltibas değerlendirmesinin bütünsel olarak yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.  <br><br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin tamamının, davacı yanın önceki tarihli markaları kapsamında aynı sınıflarda yer alan mal ve hizmetler ile aynı ya da benzer olduğu; taraf markalarının görsel unsurları itibariyle herhangi bir benzerlik taşımadıkları, işitsel olarak \"... - ...\" ibarelerinin harf dizilimsel benzerliğinden kaynaklı mutlak bir ilişki içerisinde oldukları, kavramsal olarak ise işaretlerin esas unsurları itibariyle doğrudan karşılaştırılabilir olmadığı, bu haliyle taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyinin esasen yüksek olmadığı, ancak davacı yanın \"...\" markalarının, \"beyaz eşya, ev elektroniği-bilgisayar ürünleri ve bunların mağazacılığı/geliştirilmesi hizmetleri\"nde yüksek düzeyli ve güçlü bir tanınırlığı bulunduğu, dava konusu marka ve benzeri markaların tesciline izin verilmesinin davacı yanın bu tanınırlığı ve markalarının ayırt ediciliğinin zarar görme ve zaman içerisinde sulanarak benzer şekilde oluşturulmuş çok sayıda marka arasında ilgili piyasada var olmak zorunda kalması sonucunu doğuracağı, dolayısıyla davacı markalarının tanınırlığı hususunun, işaretler arasındaki benzerlik ile birlikte ele alınarak bir inceleme yapılmasının daha isabetli olacağı, böylesi bir durumda ise davacı yanın markaları ile dava konusu marka arasında davacı markalarının tanınmışlığı da gözetildiğinde, oluşması muhtemel çağrışımsal bir benzerlik ve ilişkilendirmenin tüketici algısında meydana gelebileceği, bu durumun ise başvuru kapsamındaki 09. Sınıfta yer alan \"Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.\"; 35. Sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için  Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\"; 37. Sınıfta \"Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.\" ve 42. Sınıfta \"Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri; bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık ve kiralanması hizmetleri.\" açısından karıştırılma riskini doğurabileceği; ancak aynı yönde bir değerlendirmenin, başvuru kapsamındaki sair mal ve hizmetlerde yapılamayacağı, taraf markaları arasında harf dizilimsel benzerliğin, ilk harflerde meydana gelen farklılığa doğrudan üstün tutulamayacağı, \"... – ...\" ibarelerinin, davacı markalarının tanınırlığının bulunduğu mal ve hizmetler haricinde, birbirlerinden farklı algılar yaratacağı ve birbirlerini çağrıştırmayacak olduğu; davacı yanın markalarının tanınmışlığı nedeniyle bu tanınmışlığın SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında benzer olan mal ve hizmetler açısından da yüksek düzeyli olarak korunması gerektiği, zira bu mal ve hizmetlerin, davacı markalarının birebir tanınırlığı bulunduğu sektöre yönelik olduğu, bu nedenle somut olayda SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının da meydana gelebileceği; ancak yine davacı markalarının tanınırlığının, sair mal ve hizmetlerde, davacı lehine ek bir koruma sağlamayacağı; davacı yanın SMK'nın 6/6. maddesi kapsamında ek bir korumadan yararlanamayacağı, kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı, YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük koşullarının kısmen oluştuğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... YİDK'nın 2022-M-17278 sayılı kararının 09. Sınıfta yer alan \"Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstütablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri.\" 35. Sınıfta \"Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar: kameralar, fotoğraf makineleri, televizyonlar, videolar, cd-dvd kayıt ve oynatıcı cihazlar, mp3 çalar, bilgisayarlar, masa üstü-tablet bilgisayarlar, giyilebilir teknolojik cihazlar (akıllı saatler, bileklikler, başa takılan cihazlar), mikrofonlar, hoparlörler, kulaklıklar; haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları: cep telefonları ve bunların kılıfları, sabit telefonlar, telefon santralleri, bilgisayar yazıcıları, tarayıcılar, fotokopi makineleri mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)\"; 37. Sınıfta \"Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri.\"; 42. Sınıfta \"Bilimsel ve sınai inceleme, araştırma hizmetleri; mühendislik hizmetleri, mühendislik ve mimari tasarım hizmetleri, kalite ve standart belgelendirme amaçlı mal/hizmetlerin test edilmesi. Bilgisayar hizmetleri; bilgisayar programlama, bilgisayarı virüse karşı koruma, bilgisayar sistem tasarımı, başkaları adına web sitelerinin tasarlanması, bakımı ve güncelleştirilmesi, yazılım tasarımı, kiralanması ve güncelleştirilmesi, internet arama motoru sağlama, hosting, bilgisayar donanımları alanında danışmanlık ve kiralanması hizmetleri.\" mal ve hizmetler yönünden iptaline, dava konusu markanın belirtilen mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği oluşmuşken, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, tüm emtia bakımından iltibas ve tanınmışlık koşullarının oluştuğunu, taraf markaları arasında yüksek düzeyli bir benzerlik bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, kararın SMK'nın 6/5. maddesi yönünden de kaldırılması gerektiğini, her marka yönünden SMK'nın 6/5. maddesindeki risklerin mutlaka oluşacağı kanatine varılamayacağını, buna ilişkin davacı tarafça yeterli delil sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı şirket vekili, taraf markalarının farklı tüketici kesimine hitap ettiğini, birbirinin muadili olmadığını, markaların hitap ettiği tüketici kesiminin bilinç düzeyinin yüksek olduğunun tespit edildiğini, bu durumun iltibası ortadan kaldırdığını, davacı markasının sulandırılması tehlikesi tespitine ilişkin değerlendirmeyi de kabul etmediklerini, SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının oluşmadığını, davacı firmanın markasını tüm sınıflarda tescil ettirmesi nedeniyle tescil sınıflarının çakışmamasının mümkün olmadığını, yerel mahkeme kararında benzer sınıfların bazıları için hükümsüzlük kararı verilip bazılarının kapsam dışı bırakılmış olmasının taraflarınca anlaşılamadığını; özellikle  09., 35. ve 37. sınıfta yer alan yazılım ana temelli sınıf gruplarında müvekkilinin markasının hükümsüz kılınmayarak hükümsüzlük kararı dışında bırakılması gözetildiğinde, 42. sınıf kapsamında hükümsüzlük kararı verilmiş olmasının büyük çelişki yarattığını, müvekkilinin 42. sınıf kapsamında göstermiş olduğu tüm faaliyetlerin aktif ve yoğun olduğunu, ancak davacının özellikle bu sınıf yönünden herhangi bir tanınırlığı mevcut olmamakla birlikte dosya kapsamında bu yönde herhangi bir delil de sunulmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşlem dosyasının incelenmesinden, davalı şirketin, \"...\" ibaresinin, 09, 35, 37, 42 ve 45. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğu, davacının \"...\" ibareli markalarına dayalı olarak başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacının bu karara karşı yaptığı itirazının da, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2022-M-17278 sayılı kararıyla reddedildiği, anılan kararın davacıya 01.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 21.02.2023 tarihinde  açıldığı anlaşılmıştır.  <br>İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas bulunup bulunmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşullarını gerçekleşip gerçekleşmediği noktasındadır.<br>6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.<br>   Bu açıklamalardan sonra somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru \"...\" ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda bu ibare üç adet iç içe geçmiş ve üçü de sol üst kısmından tam tamamlanmış çemberin içinde yer almaktadır. Davacının itirazına mesnet markaları da \"...\" asıl unsurludur. Buna göre yapılan değerlendirmede, taraf markalarının esas unsurlarının ilk harfleri dışındaki 5 harfleri aynı harf dizilimi ile oluşturulmuştur. Her ne kadar, ilk derece mahkemesince, bu harf ortaklığı nedeniyle taraf marka işaretleri benzer bulunmuş ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 01.12.2025 tarih ve 2025/2413 E.-2025/7150 K. sayılı kararında \"...\", 02.04.2024 tarih ve 2022/6408 E.-2024/2654 K. sayılı kararında \"...\" ibareleri davacının mesnet markalarıyla benzer bulunmamıştır. Somut uyuşmazlıkta da, taraf markalarının ilk harflerini farklı olmasının markaları yeterince farklılaştığı, zira, \"V\" ve \"D\" harflerinin görsel ve işitsel olarak benzer harfler olmadıkları, dava konusu markadaki şekil unsuru da göz önüne alındığında, dava konusu markanın bir bütün olarak mesnet markalardan farklı bir algı bıraktığı, davacı markalarına yanaşmadığı, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilecekleri kanaatine varılmış ve taraf marka işaretleri arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmadığı sonucuna varılmış; ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü ise yerinde görülmemiştir.<br>Tarafların marka işaretleri benzer bulunmadığından, Dairemizce emtia benzerliği şartı yönünden değerlendirme yapılmasına gerek görülmediği gibi davacı markalarının tanınmış olması da sonuca etkili bulunmamıştır.<br>Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.<br>Davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince; yukarıda açıklandığı üzere tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, taraf markaları benzer olmadığından SMK'nın 6/5. maddesi koşullarının da oluşmadığı, davacı tarafın kötüniyet iddiasını taraf markalarının benzerliğine dayandırdığı, kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf  itirazları yerinde görülmemiştir. <br>Bu itibarla, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında iltibas bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vekili ile davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.   <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 26/10/2023 gün ve 2023/95 Esas - 2023/366 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın REDDİNE,<br>\t4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin harç olarak alınan 179,90-TL harçtan mahsubu ile bakiye 552,10-TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t7-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yatırılan 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan tahsili ile davalı Kuruma verilmesine,<br>\t8-Davalı şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 122,50-TL posta masrafı ile  738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 860,50-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine,<br>\t9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),<br>\t10-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara iadesine,<br>\t11-Davacıdan alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>\t12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\tDair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 16/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 06/02/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1e01e7047f3d781f","SID":"97a59ca23573c92d"}}