{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C..... BAM   .... HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: .../... - .../...<br>\tT.C.<br>                 ...   \t\t\t         <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>           .... HUKUK DAİRESİ     \t\t             K A R A R <br><br>DOSYA NO\t: .../...<br>KARAR NO\t: .../...<br><br>BAŞKAN\t\t: ...<br>ÜYE\t\t:...<br>ÜYE\t\t:..<br>KATİP\t\t: ..<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .. ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>ESAS NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ..<br>KARAR TARİHİ\t: ...<br>İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ\t: ... davacı - ... davalı<br>DAVACILAR\t: 1-...<br>\t \t2-...<br>\t.<br>KÜÇÜK\t:\t...<br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVALILAR\t: 1-...<br>\t \t2-...\t <br>VEKİLİ\t: Av...<br>\t\t 3-...<br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>İHBAR OLUNAN\t: ..<br>VEKİLİ\t: Av....<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>B.A.M. KARAR TARİHİ \t: ..<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:...<br><br>Davacılar tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden kabulü, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne dair verilen karara süresi içinde davacı vekili ile davalılar .... ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.<br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: <br>Davacı dava dilekçesi ile, 18.11.2016 tarihinde davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araçla Ürünlü yolu üzerinde Çalı istikametinde yaya olarak kaldırımda bulunun .....'e çarparak yaralanmasına ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, vekil eden davacının kaza geçirdikten sonra uzun bir süre okula gidemediğini, tedavi sonrası dönemde okuluna gidip gelirken ve günlük yaşamını sürdürürken kalıcı sakatlığı nedeniyle zorluk çektiğini, çoğu zaman aile yakınlarının yardımının gerektiğini,  vekil eden davacının 6100 sayılı Yasa'nın 107. Maddesine göre bedensel zararlarının ve tarafların kusur oranlarının tespiti ile (fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere ) şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın (güç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin hesaplatılarak ) araç sahibi ve sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden  31.05.2018 tarihinden işletilecek faizi ile 150.000,00 TL manevi tazminatın , 50.000,00 TL baba , 50.000,00 TL anne  adına olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte  araç sahibi ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile,  manevi tazminat, geçici iş göremezlik ve tedavi gideri taleplerinin teminat dahilinde olmadığını, müvekkil şirketin sorumluğunun sigortalı aracın kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının iddia ettiği maluliyetin kaza ile ilgisinin ispatlanmasının gerektiğini, sürekli sakatlık ve destekten yoksun kalma tazminatı hesabında TRH 2010 Tablosunun dikkate alınması ve 1.8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, KTK. 97. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalılar .... ve .... vekili cevap dilekçesi ile,  HMK 31. maddesi gereği maddi tazminat taleplerinin miktarlarını alacak türlerine göre açıklamaları  gerektiğini, tedavi tamamlanmadığından dolayı davanın vaktinden önce açıldığından HMK 114. mad. uyarınca usulden reddinin gerektiğini, davacı ......'in tedavisinin devam etmekte olmasından dolayı kalıcı maluliyetten kaynaklanan maddi tazminatın da hesaplanmasının mümkün olmadığından davanın reddinin gerektiğini, müvekkillerinden .....'ın işleteni olduğu aracın .... nolu poliçe ile .... tarafından genişletilmiş kasko sigortası teminatı altına alındığını, davalılardan ....'nin poliçe limitini aşan maddi tazminat talepleri ile manevi tazminat taleplerinin tamamının kasko poliçesini tanzim eden .....'nin de sorumluluğunda olduğunu, HMK 61. Mad. Uyarınca davanın .....'ne ihbar edilmesini talep ettiklerini beyanla davanın reddini  talep etmiştir.<br>Mahkemece, davacıların maddi tazminat talebinin kabulü ile, 198.876,01 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 31/05/2018 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, davacı ........ için 24.000,00 TL davacı ........ için 9.000,00 TL ve davacı ........ için 9.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 18/11/2016 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .......... ve .............'dan alınarak davacılara verilmesine   karar verilmiştir. <br>Davacılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, maluliyet raporlarına karşı yapmış oldukları itirazlar değerlendirilmeden ........Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan maluliyet raporu ve bu rapor ile belirlenen meslekte kazanma gücü kaybı oranı kabul edilerek hesaplanan tazminatın hatalı olduğunu, manevi tazminatın az olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir,<br>Davalılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, 362,42 TL maddi tazminat talebinin sürekli iş göremezlik tazminatına mı, yoksa geçici iş göremezlik tazminatına mı ilişkin olduğunun belirtilmediğini,  tedavi giderlerine ilişkin 9.637,58 TL tutarındaki talebin atiye bırakılmasına muvafakat etmedikleri için bu kısım yönünden ret kararı ve vekalet ücreti verilmesi gerektiğini, birden fazla maluliyet raporu alındığını, davacının ilk rapordaki orana rağmen fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadığını ve ıslah ettiğini, sigorta şirketleri yönünden faizin 08.12.2016 tarihinden itibaren başlaması gerektiğini, 02.08.2016 tarihinden sonraki kazalarda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu hakkındaki Yönetmelik hükümleri uygulanmak suretiyle tespit edilmesi gerektiğini, ilk maluliyet raporunun da hatalı olduğunu, manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.   <br>DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:<br>Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.<br>Davacılar tarafından  davalı sürücü ........'ın kullandığı ...........plakalı araç ile tam  (% 100)  kusurlu şekilde yaya olarak kaldırımda bulunun 8 yaşındaki ........'e çarparak yaralanmasına ve yaşam boyu beden gücü kaybına uğramasına neden olduğu gerekçeleri ile  maddi ve manevi tazminat talep edilmiş, Mahkemece taleplerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. <br> Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında  Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4  HD 2021/6772 E- 2021/9565 K sayılı ilam).<br> Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 29.07.2019 tarih ve 394 sayılı raporunda Özürlülük Ölçütünün Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik Hükümlerine göre davacının özür oranının % 14 olduğu ve  meydana gelen kemik kırıklarının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği belirtilmiş olup, alınan rapor kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olduğundan % 14 maluliyet oranına göre değerlendirme yapılması gerekmesine rağmen aynı kurumun 24/02/2021 tarih ve 133 sayılı raporunda belirlenen  Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne göre % 20,2 olarak belirlenen maluliyet oranına göre karar verilmesi hatalı olmuştur. <br>Davacı taraf 01.04.2019 tarihli beyan dilekçesi ile maddi tazminat alacaklarının 9.637.58 TL'sinin tedavi gideri, kalan 362,42 TL'sinin maddi tazminata ilişkin olduğunu açıklamış, 04.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile tedavi giderine ilişkin talep haklarını davalının sorumluluğunda olmaması nedeniyle atiye terk ettiklerini beyanla  198.876,01 TL maddi tazminat talep ettiklerini belirtmiş, davalılar vekili atiye terke muvafakatları olmadığını bildirmiş, mahkemece atiye terk edilen kısımla ilgili karar verilmeden maddi tazminat talebi yönünden kabul kararı verilmiştir.  <br>Davadan feragat davalının rızasına (muvafakatına) bağlı olmadığı halde, davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Davanın geri alınması durumunda dava hiç açılmamış sayılır ve mahkemece \"karar verilmesine yer olmadığına\" dair karar verilir. Davadan feragat halinde ise davanın reddine karar verilir. Davanın geri alınması durumunda, geri alma anına kadar edinilen izlenime göre, haksız olduğuna kanaat getirilen tarafa vekalet ücreti ve yargılama giderleri yüklenir. Davadan feragat halinde, feragat edilen hak ileride tekrar dava konusu yapılamaz, yapılır ise mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine karar verilir. Davanın geri alınması durumunda ise, geri alınan dava ileride tekrar açılabilir. Davacının davasını geri almasına davalı rıza göstermemişse, davaya devam edilmeli ve talep hakkında esastan bir karar verilmelidir. Davacının davasını geri alabilmesi için davalının açık rızasına ihtiyaç vardır. Zımni muvafakat yeterli değildir. Bu nedenle, davacının davasını geri almasına rıza gösterip göstermediği davalıya sorulmalı, davalı açıkça geri almaya rıza gösterir (muvafakat verirse) ise ona göre işlem yapılmalıdır.<br>Somut olayda, davacının atiye bıraktığı kısımla ilgili bir karar verilmediği anlaşılmakla davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf istemi kabul edilmiştir. <br>Aktüer bilirkişi tarafından davacının % 14 maluliyetine göre 290.806,53 TL, % 20,2 maluliyet oranına  göre 419.592,28 TL tazminat alabileceği hesaplanırken yaşı itibari ile geçici iş göremezlik dönemi 9 aylık süre için maluliyet oranı % 100 kabul edilmemiş, 18 yaşından itibaren çalışmaya başlayacağı kabul edilerek geçici iş göremezlik ve efor tazminatı  hesabı yapılmamıştır. <br>Haksız eylemden zarar gören kişinin beden gücünün belli oranda yitirilmesi durumunda kişi, yaşıtlarına oranla daha fazla güç ve efor harcamak durumundadır. Bu fazla güç kaybı yüzünden haksız eylemden zarar gören kişinin tazminat isteme hakkı bulunmaktadır. Her ne kadar davacı çocuğun kaza tarihindeki yaşı itibariyle, kazanç getiren herhangi bir işte çalışması söz konusu olmasa ve dosya kapsamında davacı tarafça bunun aksini kanıtlayan belge ve bilgi bulunmadığından, bu yönden mahrum kalınan bir kazançtan bahsedilemez ise de yukarıda açıklandığı üzere yalnızca meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarf eden) diğer kişilerin de maddi tazminat (efor tazminatı) talep edebileceğinin kabulü gerekmekte olup, olay sırasında 8 yaşında olan davacının 9 aylık geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat isteyebileceği hususu gözetilerek, davacı çocuk için, kaza tarihinden itibaren efor kaybına uğrayacağının kabulü ile % 14 olarak belirlenen maluliyet oranı üzerinden reşit olduğu tarihe kadar AGİ'siz asgari ücret üzerinden daimi iş göremezlik zararı hesaplanması hususunda aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davacının geçici iş göremezlik zararına uğramayacağı kabul edilerek, karar vermeye elverişli olmayan rapora göre yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.   <br> 6098 sayılı TBK 56/1  maddesi gereği, haksız fiil sebebiyle bedensel zarar halinde, zarar gören, manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesini isteyebilecektir. 6098 sayılı TBK 56 maddesine göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.<br>Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nispetinde iadesini amaçladığından hakim, 4721 sayılı MK  4  maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.<br>Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.<br>Kabule göre de; hükmedilen manevi tazminat az olup, daha yüksek manevi tazminata hükmetmek gerektiğinden davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde bulunmuştur.  <br>HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranların sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup  taraf vekillerinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi  yukarıda  açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekili ile davalılar ........ ve ........  vekilinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile  ........ .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih, ..... esas, ...... sayılı  kararının KALDIRILMASINA,<br>Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı ve davalılar ...ve ... tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının talepleri halinde ilk derece mahkemesince yatıran taraflara iadesine,<br>3-Karar tebliğ, gider avansı işlemleri ile harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca  kesin olmak üzere 16/03/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>..<br>Başkan<br>...<br> <br>..<br>Üye<br>..<br>..<br>Üye -..<br><br> <br>..<br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"89435fa5eef71585","SID":"9e6d1b64189eb4bf"}}